BELEDİYE DEĞİL, VALİLİK MİLLET YAPIYOR!..
Kent merkezinde bulunan ve Ardahan Belediyesince yeniden planlanmasına çalışılan ancak çevrecilerin müdahalesi ile belediyece proglamlanan planın yarım kaldığı, altında yapılan kapalı parkın hala hizmete açılmadığı ve Ardahan Barosunun şikayeti dolaysıyla mahkeme kararının beklediği Arhan şehir merkezinde ki Milli Egemenlik Parknın akibetinin hala belli olmadığı şu günlerde Valilik yeni bir park yapmak için kolları sıvadı.
Uzun yıllardır boşaltılmasına karşın boş bekletilen ve içinde kentin siluetini taşıyan bir çok taş yanınında bulunduğu, Ardahan Kalesi ve Kura Nehri yanı başında ki bulunan ve içinde Ardahan Müzesinin olup, olmayacağının belirtilmediği Aziziye Kışlasını ziyaret eden Ardahan Valisi Mustafa Masatlı bu önemli alanın Miller Bahçesi olacağını duyurdu.
Hala asker nöbetçilerin beklediği ve sivil girişlere izin verilmeyen Aziziye Kışlasının yanında geçen diğer önemli bir su yatağı da Ardahan Alabalık Deresi olurken bu alanda yapılacak olan düzenleme ve restorasyonun Valilik İl Özel İdare tarafından yürütüleceği belirtildi.
Atatürk Caddesinin kesiştiği noktada bulunan ve bugün alanı ziyaret eden ve onu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın Millet bahçesi olacağı belirtilen ve bu yönde çalışmaların başlatıldığı kışlayı ve başlayan çalışmaları yerinde inceledikten sonra Ardahan Valiliğince şu açıklama yapıldı..
‘Millet Bahçesi Çalışmaları Başladı..
‘Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin her ilde bir Millet Bahçesi Projesi kapsamında Ardahan ziyaretinde sözünü verdiği Millet Bahçesi Projesi çalışmaları Aziziye Kışlasında başladı. Valimiz Mustafa Masatlı, çalışmaları yerinde inceledi.
Millet Bahçesi olacak kışla içerisinde ki yıkım ve enkaz kaldırma çalışmalarını yerinde inceleyen Valimiz Mustafa Masatlı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin her ilde bir Millet Bahçesi Projesi kapsamında ilimizde Ardahan Kalesi ve Kura Nehri bölgesinde bulunan Aziziye Kışlası Millet Bahçesi yapılması için yaklaşık 70 bin metrekare alan Valiliğimiz İl Özel İdaresine tahsis edildi. Özel İdare marifetiyle, kışla içerisinde ki tescilli tarihi yapılar korunarak, tarihi yapılarla uyuşmayan sonradan yapılmış bina ve depoların yıkımına başladık. Burasını hem Ardahan Kalesi hem de Kura Nehri ile entegre olarak güzel bir Millet Bahçesine dönüşecek. İçerisinde ki tarihi yapıları da aslına uygun restore edilmesi ve bölgenin Millet Bahçesine dönüştürülmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız çalışmalarını tüm hızıyla devam ettirmektedir. Restore edilecek bölgede müze, kıraathane, butik otel ve çeşitli sosyal aktivite alanları oluşturulacak.”
.jpg)
Özel Hayat Anlatılır mı?
Bilmem ama yıllar önce karaladığım ve sanırım yol boyunca yine ‘Özel hayat anlatılır mı?’ başlıklı olarak kaleme aldığım yazılarımı yazıp, tozlu arşivlerime kaldırdığım günden bugüne hep düşündüğüm ama ‘ha bugün, ha yarın’ diyerek ertelediğim ve gün yüzüne bir türlü çıkaramadığım ancak yakınlarda da yayınlamayı düşündüğüm kitabımın adı da ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olacak…
Ve yazılmayanları yazan gazetecilikten, yıllardır her gün ama her gün yorum yazan köşe yazarlığından terfi edip, yazar olacağımı düşündüğüm o kitabımda nelerin olacağını, kapağının nasıl olacağını da düşünüp, daha çıkmadan beynime not ettiğim içerikler kalbimde yer edenler olacağını da şimdiden belirtmek isterim..
Ve o kalbin hazine kapağını açıp yazmaya başladığımda, kitabımın adının neden ‘Özel hayat anlatılır mı?’okudukça anlaşılacak , anlaşıldıkça da ağlanacak, göz yaşlarının kitabın yaprağına düşmemesine çalışılacağını şimdiden hissediyor, anlıyorum..
Çünkü sözkonusu kitabın kapağında, çevrilen her sayfasında kendisini bulacak olan her okurumun benden farklı bir şey yaşamadığını, aynı acıları, mutlulukları, gelenleri, gidenleri hatırlayıp, yaktığı, yakacağı, yakmak isteyeceği bir sigaranın eşliğinde biten sayfanın ardından gelecek sayfanın neleri getireceğini düşünüp, dolan yüreğinin bir volkan gibi patlayıp, göz yaşlarının eşliğinde lavlara dönüşmemesine direnecek.
.
Adına deprem denen, ardından gelecek olan sarsıntının aslında bir yaşam boyunca 7 şiddetinde titreşimler olduğunu anlayacak okurlarımın çoğunun ” Ula sen gazeteciydin ve o gazetecilik yaptığın yıllar boyunca beni mi, yaşadıklarımı mı takip edip, not mu ettin?” diyerek bazen bana kızıp, bazen yaşananların hiç de sır olmadığını anlayarak, utanıp, kızacaklarını ama bu yaşananları gazetecinin ve her insanın yaşadığını hissedip, gülümseyeceklerini de biliyorum, şimdiden, hem de daha başlamadığım ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitabım çıkmamasına rağmen gülümseyerek…
Ve o kitabın kapağının hemen ardından gelecek olan sayfada kitabımın bir soru ile başlayıp, başka sorularla biteceği merakıyla okunmaya devam edilirken ilk sorunun cevabında çok şeyin anlatılmak istendiği de anlaşılacak…

Çünkü özellerinin saklandığını ve kendisiyle toprağa gideceğini sanma rahatlığı ile Ay’a kadar uzanan insan oğlunun işgal edip, yakıp, yıktığı ve talan ettikten sonra terk ettiği şeyin aslında gün gelip göğsünün sol yanında olan dört harfli organın kendisine hayat verdiğinin farkına vardığında çok geç olduğunu anlayacak..
Evet, Ay’da bile görünen ve bugünlerde Corona denen Çin işkencesesine dönen merkezde bulunan o geçilemez denen kale gibi nice dört harfli kalenin yakılıp, yıkılıp, talan edildiğini, terk edildiğini hiç düşündünüz mü?
Veya yapıldıkları gibi kalmayan, işgal edilip, sonrasında yakılıp, yıkılan ve talan edilkten sonra terk edilen yani diğer adıyla virane bırakılan o kalelerin kaç harfi olduğunu bile düşünmeyen insanoğlunun, kalın, yüksek, geçilemez denen duvarlarla çevrili o kalelerin ardında bulunan saraylardaki hazineye ulaşma uğruna yaşamı boyunca hep plan yaptığı, saldırıya geçmek için fırsat aradığı ve bulduğu ilk yarıktan içeri girip, hedefine ulaşmaya çalıştığı şu dünyada aslında ulaşılmak istenenin yine 4 harfli olan başka bir şey olduğunu da düşünmemiş, aklına getirmemiş olduğun da anlaşılacak ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı çıkarmayı düşündüğüm, ömrüm yeterse çıkaracağım kitabımda..
Ve zaman bulup, yıllardır her gün yazdığım yazılarımdan seçtiklerimin de aralarında olacağını hayal ettiğim kitapta insan denen varlığın yaşamı boyunca hedeflediği ve süt beyaz gülen bir yüzle karşılanmayı düşündüğü o kalenin ardından yaşanacakları bilmeden ve beyazın her an kırmızı kana, göz yaşına dönüşeceğini akıl etmeden hep kendisini yaraladığını da anlayacak ama çoktan iş işten geçmiş olacak ne yazık ki ve sol yanında bulunan dört harfli organın artık onu taşıyamadığını çok ağrıdığını ve durma noktasına geldiğini de hissedecek, özel diye sakladığı şeylerin aslında kendisini tüketen yiyip bitiren sınırlardan ve düşüncelerden olduğunun farkına geç varmış olarak.
Sahte Fakültenin Levhası Kaldırdı!..
arşiv haber 28/03/2017 tarihli haber veyorumlar
Referandum sürecinde seçmeni ikna çalışmalarına devam eden ve bunu yaparken yalanlar dahil tüm kozlarını ortaya koyan siyasiler her seçimde olduğu gibi 16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu öncesinde de vaat üzerine vaatlerini yenilemeye devam ediyorlar.
Bir önceki genel seçimler de Posof’a bir duvara Yüksek Okul Tabelası asıp, oy alanlar şimdi de Göle’de bir okulun duvarına fakülte tabelası astılar.
Olayın görüntülenmesi üzerine ve sitelerimiz ve de gazetelerimizin haberleri ardından yalancı levha al acele ortadan kaldırıldı.
Bakanlar Kurulu Kararı olmaksızın fakülte açılmayacağını haber yapmamız üzerine ortadan kaldırılan Yalancı Fakülte Levhasını indirtmek zorunda kalan siyasiler ve bu duruma alet olan Ardahan Üniversitesin de her hangi bir açıklama yapılmaması da dikkatlerden kaçmadı.
**Bakanlar Kurulu Kararı Olmadan Levha Astılar!
*26/03/2017 Tarihli Haber
Anayasa Referandumu öncesi ‘Evet’, ‘Hayır’ kampanyasını sürüdüren siyasiler 16 Nisan’da sandık başına gidecek olan seçmene vaatlerde yapılmaya başlandı.
Son olarak hayvancılığın merkezi konumunda ki Ardahan’ın Göle ilçesine İlahiyat Fakültesi tabelası asıldı.
Bakanlar Kurulu Kararı gereken ancak bu konuda bir açıklama yapılmamasına karşın Göle’de bulunan bir binaya Göle İlahiyat Fakültesi levhası asıldı.
Konu hakkında şu açıklama yapıldı..
**GÖLE’NİN BİR DÜŞÜ DAHA HAYAT BULUYOR.
İLAHİYAT FAKÜLTESİ AÇILIYOR..!

Göleli İş adamı Nihat Delibalta tarafından binası yapılan ve Gölelilerin uzun bir uğraşları ve mücadeleleri Göle’ye bir Üniversite açılmasına Ardahan Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yanıt vererek İlahiyat Fakültesinin Göle’ye gelmesini sağladı.
Ardahan Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın girişimleri sonucu ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ve yönetimi olumlu yanıt vererek Göle İlahiyat Fakültesinin açılmasını sağladılar.
Önümüzdeki öğrenim yılında öğrenci alacak olan Göle İlahiyat Fakültesinin Göle halkı tarafından önemsenerek hayat bulması bir değeri de beraberine getirmesi anlamlıdır.
Göle’nin bir eksiğinin daha gidermesini sağlayan bu karar halk tarafından olumlu olarak karşılanırken Atalay’ın çabası taktir ile karşılandı.
Göle’ye açılacak olan İlahiyat Fakültesi bu ilçeye ne kazandıracak?
*zafer Tahiroğlu
Göle’li işadamı Nihat Delibalta tarafından 4 yıl önce yaptırılan Fakülte binası eski Rektör Ramazan Korkmaz’ın onay vermemesi üzerine Milletvekili Orhan Atalay’ın hayalinde olan ve çok istediği Göle İlahiyat fakültesi açılamamıştı.Ramazan Korkmaz’ın görev süresinin bitiminden sonra göreve yeni atanan ve Orhan Atalay’la öğrencilik yıllarından beri arkadaş olan ve Atalay’ın elinden tutup getirdiği benimde tanıdığım şimdiki Rektör Mehmet Biber’in koltuğa oturduktan sonra ilk icraatı olan Göle’ye ilahiyat Fakültesi açılması kararının alınmasına öncülük edip,Okulun tabelasının da artık Fakülte binasına asılmış olması bu işin artık bittiğini ve 2017-2018 öğretim yılında ARÜ’ye bağlı Göle İlahiyat Fakültesine öğrenci alınacağını ve bu işte artık sona gelindiğini gösterdi.
Bu okulun açılması benim gibi islami kadrolardan yetişenleri memnun edebilir,fakat bu ilçenin sosyo-ekonomik durumuna bakınca buraya İlahiyat Fakültesi yerine,bir Veterinerlik bölümü,Orman Mühendisliği bölümü,Ziraat Fakültesi veya Süt ve Süt ürünleriyle ilgili bir fakülte veya Gıda Mühendisliği Bölümleri açılması daha uygun olurdu düşüncesindeyim.
Ama kendisi de ilahiyat mezunu olan vekil Orhan Atalay’ın buraya öğretim üyesi ve öğrenciyi nasıl bulacağını da merak ediyorum.umarım bu konuda sorun yaşanmaz.
Milletvekili seçilmeden evvel Göle İmam-Hatip lisesi ve yurdunun yapımını üstlenen ve uzun uğraşlar sonucu işe başladığında Göle Merkezdeki ilk lisenin temeli atılırken işçilik parasını da bana ödeten Atalay’ın vekil olduktan sonra devlet imkanlarıyla hayalindeki o devasa İmam-Hatip ortaokul ve lisesinin yaptırılması ve açılışından sonra hızını alamamış olacak ki İlahiyat Fakültesini de açtırmayı başardı.
Bu gelişmeden sonra ve bu saatten sonra yapacak bir şey yok artık.
Orhan Atalay bana sürekli şunu söylerdi,Göle’de yeni yetişen neslin islami temeller üzerinde yetişmesi ve terör örgütünün önünün bu yolla kesilmesinin gerektiğini anlatır ve tüm hesabını bu söylem üzerinden kurardı.Şimdi açılan bu İmam-Hatip okullarının ve İlahiyat Fakültesinin yararlarını veya zararlarını zamanla hep birlikte göreceğiz.
Yeni Fakültenin Gölelilere hayırlı olmasını dilerim ve beklenen amaç doğrultusunda eğitim ve öğretim vererek o güzel ilçemizin ruh dünyasına etki edeceğini umuyorum.
.jpg)
Kültür Evi’nin Arka Kapıları Ardından Neler Döndü?
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Geçtiğimiz hafta yapılan kongreye olağanüstü bir ilgi gösterenlerin başında sadece benim gibi saf Ardahanlılar olmadığını bilmenizi ve bu hafta bu konuyu hemde yüreklice tartışmaya var mısınız?
Bilmem ama ben bu hafta bu konuyu işleyeceğim ve Ardahan Kültür Evi’nin kongresi öncesi ve sonrası yaşananları kendi bildiklerimle birlikte kongreden sonra görüş alış/verişinde bulunduğum Ardahanlıların tahminlerini, iddialarını anlatmaya ve en önemlisi birilerinin vicdanlarının sesini de dinleyerek, ortaya çıkıp bildiklerini anlatmalarına yardımcı olacağım.
Evet, 16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu kadar tartışılan, iki ay boyunca konuşulup, başa baş, dişe diş bir tartışma ile sona eren ama hala ‘Ne oldu, Nasıl kayıp edildi? diye tartışılmaya devam eden Ardahan Kültür Evi’nin kongresinin bu kadar ateşli geçmesine karşın adaylar arasında ki bu fark neden yaşandı?
Halbuki toplumun büyük kesimi değişimden yana kazanacak tarafın yeni taraf olacağından o kadar emindi ki..
Ve ne oldu da bu sonuç yaşandı?
Sorulan sorulara geçmeden önce tam bitmiş, tükenmiş ve diğer derneklerde olduğu gibi bu dernekte de elesine bir kongre yapılacağını tahmin edenlerin yanıldığını da gördük.
Çünkü başta benim olmak üzere Karatay’ın ekibin içinde bulunan Tarkan Kaya, Murat Abdullahoğlu, 3. Bölge Ardahanlılar Derneği, Senemoğlu ve Arpeşen Derneği başta olmak üzere Göle’nin köy dernekleri hatta Tuncer Dağ bu kongrenin gizli, saklı yapılmasının önüne geçmiş, siyasi bir grubun etkisinde olan Ardahan Kültür Evi’nin kongresini gündemde tutmayı başarmış, sanal ortamda ki Ardahanlılar da bu konuyu sürekli gündemde tutarak bir dernek seçimini adeta genel bir seçim havasına sokmayı başarmış olduklarını belirtmek gerek..
Ve en önemlisi işi torba da keklik görenler karşılarında olağanüstü bir ekibin olduğunu anlayıp, yaklaşık 50 gün rahat uyuyamamış ve işin ciddiyetini anlayınca da son 15 gün içinde sığındıkları belediye başkanı dahil Esenyurt Ardahan Diaspoarasıyla birlikte ekip halinde harekete geçmiş, delege zabıtalık dahil her şeyi vaat etmeye başlamıştırlar..
Hatta, Esenyurt dışından olan İmdat Tatar gibi isimleri dışarından değiştirmek istemedikleri listelerine eklemiş, panik içinde yıllardır arayıp, sormadıkları 780 delegeyi tek tek arayarak oy istemiştirler..
Tüm bunlara karşın yenilikçilerin seçimi kazanacağından emin olanlar
Başa baş, dişe diş geçen kongre sürecinin son 10 gününe kadar umutlu olanlar ise bir anda bir şeyin farkına varmış,
Çünkü son 15 güne kadar benimde aralarında olduğu değişimden yana olanlar, önde olanlar bir anda birilerinin frene basıp, çalışmamaya başladığını anlasalar da bu durumu kamuoyuna his ettirmemeye gayret etmiş, ‘belki de yanılıyoruz’ diyerek kendilerini teselli etmiş ve kazanılıyor diye bilinen kongreyi hata yapıp kayıp etmemek istememiştirler..
Ancak cevap arayan sorulara kongre sonucunda cevap alan yenilikçiden yana olan ekip sanki satışa gelmiş ve kongre öncesi yani kongreye 10 gün kala his ettiklerinin çokta doğru olduğunu anlasalar da iş işten geçmiştir..
Neyse olan oldu ama güzel oldu diyerek yukarıda ki soruları, tahminleri, yaşanması muhtemel karanlık ilişkiler ve kapalı kapılar ardından oynandığı ileri sürülen oyunları Ardahan kamuoyunun vicdanına bırakıp, ‘Arka kapılar ardından neler oldu?’ sorusunu asıl sahiplerine, onların vicdanına bırakalım diyorum..
.jpg)
|
|
**ARDA/FED Göle Dernekleriyle Bir Araya Geldi..
*12/03/2017 Tarihli Haber
Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bira Ardahan Lobisi’ çalışmalarına aralıksız devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahan’ın en büyük ilçesi olan Göle ilçesinin İstanbul’da ki köy dernekleri ile bir araya geldi.
Göle Senemoğlu Derneğin de ilik düzenlenen ilk toplantının ikincisi Göle İlçesinin en büyük köyleri arasında bulunan Arpaşen Köy Derneğinin İstanbul Esenyurt İlçesinde bulunan merkezinde dernek merkezinde kahvaltılı bir toplantıda bir araya gelen Gölenin Köy Derneklerinin buluşmasına katılan ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Derneklerinin çatısı ve buluşma noktası olan Ardahan Dernekler Federasyonuna Göle’nin köy derneklerinin de katılmalarını istedi.
**Gündem Kültür Evi’nin Yönetiminin Yenilenmesiydi..
Göle Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ertekin Baysan’ın da katılıp, bir konuşma yaptığı buluşmaya 18 Mart’ta Kongreye giden Ardahan Kültür Evi’ne Başkan Adayı olan Veysel Karatay ve yönetiminde ki bazı isimlerde katıldılar.
Dernek Başkanlarının kendilerini tanıtıp, ARDA/FED’in davetiyle ilgili görüşlerini açıklayıp, Kültür Evi’nin yönetiminin değişmesini kendilerinin de istediği toplantıya; Göleli CHP Esenyurt CHP Belediye Meclis Üyesi Engin Doğru, AK Parti Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Hakan Deli, Göleli Esenyurt Mahalleri Muhtarlarından Gökmen Çiftçi ve Murat Cambaz, Göle Derneği Başkanı Bülent Sarıtaç’ın yanı sıra Hoşdülbent Dernek Başkanı Seyfettin Korkmaz, Yeleçli Dernek Başkanı Gürbüz Kayıkçı, Budaklı Dernek Başkanı Gökçe Ayaz, Samandöken Dernek Başkanı Tacettin Akçora, Serinçayır Dernek Başkanı Ömer Dağ, Dedekılıç Dernek Başkanı Cihan Demir, Dedekılıç Derneği Saymanı Engin Aydın , Senemoğlu Dernek Başkanı Yılmaz Yeni, Çakırüzüm Köy Dernek Başkanı Necati Karakaya, B. Altunbulak Dernek Başkanı Cihan Aydın, Yağmuroğlu Dernek Başkanı Musa Karakoç, Kuytuca Dernek Başkanı Nihat Karayılan katıldılar.
GÖL/FED Yöneticileri Tarkan Kaya, Yusuf Bahadır, GÖL/FED Genel Sekreteri Ahmet Kaya, Göle Derneği Başkan Yardımcısı Önder Kaya, Merkezi Göle’de bulunan Göle Engelliler Dernek Başkanı Selçuk Yeni, Esenyurt Nakliyatçı ve Taşımacılar Başkanı Harun Yıldırım, Beyaz Ay Drnek Başkanı Cafer Kaya, Bir Adım Dernek Başkanı Ahmet Kaya, Arpeşen Köyü Derneğinin Kurucu Başkanı Suat Kaya ve Doğu Anadolu Gazetesi Sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz ve B. Altunbudak Köy Derneğinin Kadın Kolları Başkanı Naime Yılmaz katıldılar.
**KÜLTÜR EVİNE HIRSIZ GİRMİŞ!..
*10/01/2016 Tarihli Haber
Yeni bir Ardahan Derneğinin kurulmak üzere olduğu İstanbul’un 3. Bölgesinde bulunan Esenyurt’ta ki Ardahan Derneğinin hırsızlarca soyulduğu ortaya çıktı.
İstanbul’da bulunan onca Ardahan Derneği arasında bulunan ve asıl adı İstanbul Ardahan İl Derneği olan Esenyurt’ta ki derneğin soyulduğu ortaya çıktı.
Alınan bilgilere göre bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Ardahan Derneğine giren hırsız yada hırsızlar derneğin içinde bulunan Hanak Derneği Odasına girdikleri ve burada bulunan televizyonu alarak, kayıplara karıştıkları öğrenildi.
Konuyla ilgili bir soruşturmanın yapılıp, yapılmadığından ise haber alınamadı.
**3. BÖLGE ARDAHAN İL DERNEĞİ KURULUYOR..
Öte yandan Esenyurt’u da içine alan İstanbul’un 3. Bölgesine hitap edecek olan yeni bir Ardahan İl Derneği için hazırlıkları tamamlandı.
Özgür Polat Başkanlığında sürdürülen çalışmalar sonucu derneğin kurucu kadrosu tamamlanarak, resmi başvuru için hazırlanan dosya Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı fakir Yılmaz’a teslim edildi.
Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Bursa’da Temaslarda Bulundu..
Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar,Bursa’da Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakki Edebali’yi makamında ziyaret etti.
Samimi bir ortamda geçen görusmelerde Posof ile Yıldırım belediyesi kardeş şehir olması konusu ele alındı. Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakki Edebali’yi Posof’a ve Ardahan’a davet edildi. Göruşmede Gemlik Belediye Başkanı hemşehrimiz Refik Yılmaz ile Bursa Ardahan Dernekleri Federasyonu (BUARDEF) Başkanı Zekai Aydin Başkan Vekili ve Büyükşehir Meclis üyesi Ihsan Bilgili, Genel Sekreter Hilmi Şanlı, Başkan Yardımcısı Bedir Gunduz, Alpaslan Yildiz , Arabayatağı Posoflular Dernek Başkanı Ayhan Yener hazır bulundular.
Bursa Ardahan Dernekleri Federasyonu yönetim kurulu ve dernek başkanları Teleferik Posoflular Derneğinin evsahipliğinde geniş katılımlı bir toplantı yaptı.Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar’da toplantıya katıldı ve bir konuşma yaptı. Toplantida Ardahan ve ilcelerinin yoresel urunleri ile folklorik degerlerinin tanitilmasi bakimindan Bursa da bir Ardahan Günleri yapılması hususunda gorusler ortaya konuldu. Hazırlık çalışmaları planlandı.
.jpg)
**Kültürlüler Neden Korkuyor?
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Esenyurt’ta ki Ardahan birlikteliğini dağıtmakla görevlilerin işgal ettiği Ardahan Kültür Evi’nin bir çok delegesinin silindiği ve çoğu birilerinin askeri olanların yakınları olan sözde naylon delegelerin yazıldığını ilk olarak yine bu köşede kauoyuna duyurmuştum..
Ve bu yönde başlayan tartışmalara karşın başta o Kültür Evi’ni şimdikilerine teslim eden dernek uzmanı (!) başta olmak üzere kimseden karşı cevap gelmediğini görmekteyiz..
Çünkü süt dökmüş kedi gibi yaptıklarının suç olduğunu bilenler biliyorlar ki kimsenin kendilerine karşı koymayacağını, bu yönde cesaretli kimsenin olmadığını ama hazırlanan şikayet dilekçesi ile bugün yarın savcılığa şikayet edilmeyeceklerini sanırlar..
Ama başta ben olmak üzere bu yönde susmayacak, hakkını en sonuna kadar savunacak olan başta ben olmak üzere bir çok kişi de yaşananın ne olduğunu soruyor ve kamuoyunu tatmin edecek bir cevap bekliyor.
Yeniliyorum sorumu ve soruyorum..
Ey kültürlüler? Nedeb Korkuyorsunuz?
Size soruyorum..
Ardahan Kültür Evi’nin kurucuları, hatta yöneticileri olan delegeleri silip, yerine yeddi sülalenizi yazdınız mı?
Yazdıysanız hangi kararla bunu yaptınız?
Ve hangi yasaya bunu dayandırdınız?
Haydi cevap bekliyoruz..

**HDP Genel Başkanı Seçmelidir..
Anayasanın değiştirilmeye çalışıldığı, bir tarafın cumhuriyetin gittiğini, diğer tarafın diktatörlüğün getirilmek istendiğini belirtip, kızılca kıyametler kopardığı şu günlerde dikkatimi çeken önemli bir konuyu tartışmaya açacağım..
Gerçi bu konuyu düşünüp, fikrimi söylemek istediğim HDP’li milletvekillerini arayıp, bir ön görüşme yaptıysam da HDP ve HDP’liler neyi anlatmak istediğimi ve en önemlisi daha fikrimi belirtmeden söyleyeceklerime karşı çıktıklarını da baştan belirteyeyim..
Çünkü benim arayıp, fikrimi açıklayıp, nabız ölçtüğüm HDPli milletvekilleri gibi bazı HDP’liler de hemen ‘Olur mu eş genel başkanlarımız zindanlarda, biz onları satıp, yeni başkanlar seçmeyiz’ diyerek baştan kesip attılar..
Ancak ben bu fikrimden ısrarlıyım..
Ve HDP’nin bir an önce kongreye gidip, yeni eş genel başkanlarını seçmelidirler diyorum..
Çünkü 6 Milyon oyu alan, 7 Haziran’da olduğu gibi bir 6 milyonun da her an oy vereceğini ortaya koyduğu bir partinin genel başkansız olması kadar ilginç bir durum olamaz..
Düşünün bir, ben gazeteciyim görüş almak istiyorum genel başkan yok..
Avrupa görüşmek istiyor genel başkan yok..
Amerika fikir alış/verişinde bulunmak isitiyor genel başkan yok..
Afrika yanında yer almak istiyor muhatap genel başkan yok..
Ortadoğu, Asya, Rusya ne oluyor diyecek genel başkan yok..
Ve yeni genel başkan seçin diyorsunuz hemen olur mu kardeşim hepimiz genel başkansız zaten dercesine suçu kendilerinin çalışmalarını vermedikleri ile suçladıkları basına yüklüyorsunuz..
Olmaz..
Çünkü; ‘Genel Başkanlarımız içeri alabilirsiniz ama biz yeni genel başkanlar seçecek kadar güçlü bir partiyiz, muhatap olarak alın bakın yeni genel başkanımız’ demesi gereken HDP bir an önce büyük kongresini yapmalı tutuklu eş başkanları özgür kalana kadar partiyi genel başkansız bırakmamalıdır diye düşünüyorum..
|
|