FESTİVAL BÜTÇESİ YOLLARA VE HİZMETE!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



İstanbul’da  sade bir memurken DSP’den Çıldır Belediye Başkan adayı olan ardından seçilip, iktidar partisi AK Partiye geçen Ardahan’ın Çıldır Belediyesi bu yılda yapılmayan Çıldır Göl Festivaline ayrılan bütçeyi mahalle arası yoların yapımına yönlendirdi.

Ardahan’ın Ermenistan ve Gürcistan’a sınır ilçesi Çıldır’a bir tekstil atölyesi açma planları yapan ve bu yönde ihaleye çıkmaya hazırlanan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu yaz çalışmalarının başını çeken kent içi ve mahalle yoları için aralıksız çalıştıklarını belirtti.

Aynı zamanda Ardahan Yerel Yönetimler Birlik Başkanı olan Azizoğlu gerek pandemi gerekse valilik yasağına takılan Çıldır Göl Festivalini yapamamanın üzüntüsü yanında bu etkinliklere ayrılan bütçeyi kent içi yollara harcamanın güzelliğini yaşadıklarını belirtti.

Yol ve alt yapı çalışmalarının yanı sıra ilçelerinde bir teksti fabrikası kurmak için hazırladıkları projenin ilk adımını önümüzdeki ayın 12’sinde yapacakları ihale ile atacaklarını da belirten AK Partili Çıldır Belediye Başkanı K. Yakup Azizoğlu yıllardır çözüm bekleyen sorunlara iki dönemdir başında bulundukları belediye imkanlarınca neşter vurmaya devam ettiklerini de sözlerine ekledi.



ARDAHAN 81 İL İÇİNDE KAÇINCI?


İmamoğlu’nu davet eden ve valilik bünyesinde bulunan Ardahan kalesinde yeni bir şova hazırlanan Ardahan Belediyesi ve diğer birçok siyasi STK temsilcisinin, başta tırnağı kanayanın kent merkezine kilo metrelerce uzaklıkta bulunan diğer illerdeki hastanelere gönderildiği Ardahan ve diğer 80 vilayet, son sınavda 8 başarı konusunda kaçıncı oldular acaba?

Ülkemin 80 vilayetinde durumun ne olduğunu bilmem ama ülkemin Gürcistan sınırında  mayın temizliği yapılan ve bir kişinin yaşanan mayın patlamasıyla yaralandığı haberini aldığım Ermenistan’a sınır olan Ardahan’ın üniversite sınavlarında geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda sonuncu olması ardından il genelinde yaşanan sessizlik dikkatimizi çekiyor.

Son LGS sınavları öncesi açıklanan onca sınavların sonuçlarının  adeta bir devlet sırrı gibi saklanması nedeniyle öğrenilmediği ve o ülkenin eğitimi, sağlık başta olmak üzere binbir sorunu ile her yıl en az 2 bin kişinin göç ettiği Ardahan’da yaşanan bu başarısızlığa karşı başta öğrenci velileri olmak üzere, STK’ların, siyasi partilerin, basının ilgisizliği ve de duyarsızlığı bu başarısız sonuçlar kadar ilginç bir durum olarak değerlendirilebilir.

İktidar partisinin gıkının çıkmadığı, muhalefetin oralı olmadığı, STK’ların kışları kaz, yazları sazla günlerini gün ettikten sonra yan gelip, yatığı bu sonuçların velileri, öğrencileri, aydınları, ileri gelenleri, belediye başkanlarını, il ve belediye meclis üyelerini, köy muhtarlarını olduğu gibi internetten al yapıştırla çıkarılan 5-10 gazete ile ‘resmi ilanı kapma’ dışında bir düşüncesi olmayan basını da rahatsız etmediği görülmektedir.


-Falan müdür bele dedi, filan idareci ele gettinin dışında bu ülke ve kentte başka haber yapma becerisini ortaya koyamayanların eğitim düzeyindeki bu durumu meydana getirip getirmediği mi, yoksa ‘Bana ne, ben mi kurtaracağım bu memleketi?’ anlayışını sürdürdükleri için mi bilmiyoruz ama bir kaçı dışında bu ülkede çıkan onca gazetenin ve haber sitelerinin yani ulusal denen ama bir kaç mahalli gazete kadar tirajları olmayan basının ve meslektaşlarımın eğitimde yaşanan bu duruma  hiç üzülmediklerini  görmekteyiz.

Bunca gazetenin yanı sıra onca internet sitesi olan bir ülkenin ve de 75 plakası gibi başarıda 81 kent için hep sonlarda olan ve intihar vakalarında ilk sıralarda bulunan bir kentin o kenti içinde barındıran ülkenin eğitim sorunu neden dile gelmez, niye tartışılmaz anlaşılamıyor…

Eğitim sendikalarının, sözde vakıf ile derneklerinin, üniversitelerinde yaşanan bu duruma kafa yormadıkları gibi basınında oralı olmaması gerçekten vahim, bir o kadar da acıklı durumdur.

Halbuki aynı basının kendi ya da yalakalık yaptıklarının kuyruğuna basıldığında, kendi çıkarları ellerinden gittiğinde attıkları o kalın puntolu manşet ciyaklamalarını bir gazeteci olarak iyi biliyorum…

Halkın değil, kendi kişisel çıkar ve egoları için gazete çıkaranların, internet sayfası yapanların bu kentin eğitim sorununu ne diye dile getirmeyi akıl edemedikleri, yaşanan soruna dikkat çekip öneri ve çözümlerde bulunmadığını merak eden bir gazeteci olarak diyorum ki;

Bu ülkenin ve 81 kentin eğitimden, sosyal hayatına kadar var olan sorunlarıyla ilgili eğer ilgilenmeyecekseniz, gözünüzün önündeki habere değer şeyleri es geçecekseniz niye basın mensubu, aydın, gazeteci diye çarşılar da gezersiniz anlayamıyorum…

Neyse ben yine de sorayım İlahiyatçı profesörün, Büyükelçi vekilinin, çantacı belediye başkanlarının olduğu Ardahan, son sınavda 80 kentin arasında acaba kaçıncı oldu?!.



    arşiv haber 07/05/2017 tarihli haber/yorum


Şeytan Kalesindeki gizli kapının sırrı!


Ardahan’ın Çıldır ilçesindeki Karaçay Kanyonu’nun ortasında yer alan kayalıkların zirvesine kurulu tarihi “Şeytan Kalesi”, yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor.


Urartular döneminde yapıldığı tahmin edilen Şeytan Kalesi, kanyonun ortasındaki sarp kayalıkların üzerindeki konumuyla görenleri adeta büyülüyor. Gizli bir giriş kapısı bulunan kale, sunduğu eşsiz manzarasıyla birçok ziyaretçinin ilgi odağı oluyor.


 Son dönemde özellikle sosyal medyada adından sıkça söz edilen kale, bölgeye gelen turistlerin en fazla ziyaret ettiği mekanlar arasında yer alıyor.


ŞEYTAN KALESİNİN TARİHİ VE EFSANESİ


Yüzlerce yıldır Karaçay Vadisi’nin zorlu doğa koşullarına direnen kaleye, vadi yamacına açılmış patika yoldan ulaşılabiliyor. Arnavut kaldırımlarla döşenmiş patika yolun sonunda yükselen Şeytan Kalesi, kendinden daha yüksek tepelerin arasına, bir vadinin içine-yamacına, muhtemelen vadiden gelip geçen kervanları denetlemek amacıyla kurulmuş. Uçurumun kenarında doğal bir kayaya yaslanan tarihi Kalede; dereye kadar inen bir merdiven, su sarnıcı ve bir de şapel kalıntıları bulunuyor. Yüksek dağların kuşattığı dik ve dar bir vadinin ortasında yükselen küçük bir tepenin üzerine kurulu kalenin, yapıldığı dönemde oldukça yoğun kullanılan yol olduğu tahmin edilen vadiyi kontrol etmek amaçlı kurulduğu sanılıyor. Kimlerce, hangi tarihte yaptığı kesin değil. M.Ö. 1000’li yıllarda Urartular tarafından yapıldığı dahi iddia ediliyor. Bu iddia kalenin mimari yapısına dayandırılıyor. Şeytan Kalesi, Hellenistik dönemden günümüze kadar; Medlere, Perslere, Makedonyalılara, Romalılara, Sasanilere, Selçuklulara, İlhanlılara, Karakoyunlulara, Akkoyunlulara, Safavilere ve en son Osmanlılara evsahipliği yaptı.


NEDEN ŞEYTAN KALESİ DENİLİYOR?


Kurulduğu yerin çetin şartları nedeniyle olabilir, ‘şeytan’ ismi ile atfedilen bir anlam olabilir, tehlike ve bilinmezlerle dolu olduğu için olabilir. İki yanındaki iki burç garip ve şeytani bir görüntü veriyor kaleye, daha çok bir hayvan kafası gibi. Tarih boyunca; Kal’a ı Şeytan, Kaçış, İblis Hisarı gibi adlarla da anılmış olmasının nedeni bu da olabilir deniliyor. Efsanesi ise sadece bu kaleye ait değil. Şeytan Kalesi ile mimari bakımdan benzer iki kale daha var bölgede, ikisi de Gürcistan sınırları içinde. Şeytan Kalesi’nin efsanesi Gürcistan’daki kaleleri de kapsıyor. Efsaneye göre; dönemin kralının kızı hasta olur. Büyücüler, biliciler, doktorlar derken, kız kurtarılamaz. Ölür. Kral, çok sevdiği kızını bu üç kaleden birine gömmek ister, elbette eşyaları ve hazinesiyle birlikte. Ama bir sorun vardır; kızının gömüldüğü yeri kimsenin bilmemesi gerekmektedir. Özel yetiştirdiği askerlerinden bir grup seçer ve göstereceği yere kızının gömülmesini ister. Askerler gece yola çıkarlar ve üç kalede de mezar kazarlar. Ancak bunlardan sadece birine kralın kızını ve altınlarını gömerler. Sabah kralın huzuruna vardıklarında, ‘Sizden başkası kızımın nereye gömüldüğünü biliyor mu’ diye sorar kral. ‘Hayır’ der askerler. Kral bunun üzerine, kızının hangi kaleye gömüldüğünü kimsenin öğrenememesi için kızını gömmeye giden tüm askerlerini öldürtür. Haber: Sezgin Uygar


Şeytan Kalesini Görmeyen Başkan!


1992 Yılında yeniden vilayet olmasına karşın yeterince tanıtılamayan Ardahan’ın tarihi, kültürel, doğal ve sosyal güzelliklerini dünyaya tanıtması gereken kurumların başında gelen Ardahan İl genel Meclis Başkanının hayatında Şeytan Kalesinin içini görmediği ortaya çıktı.


Başta Çıldır Şeytan Kalesi olmak üzere bir çok tarihi esere sahip olmasına karşın 22 yıldan fazladır vekilin vekili ile idare edilen İl Turizm Müdürlüğünün gözle görülür bir eserinin olmadığı Ardahan’da yerel parlamento olarak bilinen 14 üyeli Ardahan İl Genel Meclisinin Başkanı Taviddin Coşkun’un bu yaşa gelmesine karşın Çıldır Şeytan Kalesine gitmediği öğrenildi.


Konu hakkında kendisine yöneltilen bir soruya ‘Ben hayatımda Şeytan Kalesine Gitmedim’ diyerek cevaplayan Meclis Başkanı g,bi bir çok Ardahanlının da Ardahan’ı yeterince gezip, tanımadığı, tanıtamadığı da bilinen diğer bir gerçek.


 


**BDP’li Meclis Üyesi İstifa Etti..


 


Meclis Başkanının tarihi Şeytan Kalesini hayatında gezip, görmediği Ardahan’da HDP’li Göle Meclis Üyesinin de meclis üyeliğinde istifa ettiği ortaya çıktı.


BDP’li Göle Meclis Üyesi Yalçın Altay’ın aylar öncesi istifa ettiği öğrenildi.


**ŞEYTAN’IN YOLU GENİŞLETİLİYOR..


**11/052016 Tarihli Haber


Ardahan’ın tarihi simgelerinin başında gelen Çıldır Şeytan Kalesi’nin turizm ekonominse katkı sağlaması için yeni bir çalışma başlatıldı.

DSP’den seçildikten sonra AK Parti’ye geçen Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nun önerisi, Çıldır Belediyesi Meclisinin kararı ile başlatılan yol başlatma çalışması başladı.


**KENDİ KÖYÜ SINIRLARI İÇİN DE..


Geçtiğimiz yıllarda milyonlarca para harcandığı söylenen SERKA projesinin işe yaramadığı için kolları sıvayan Çıldır Belediyesi kendi imkânları ile olağan üstü güzelliğiyle sahip kaleye giden yolu genişletmeye başlamanın birkaç ay içinde sona ereceği öğrenilirken Kale’nin sınırları içinde bulunan ve geçtiğimiz yerel seçimler öncesi Çıldır ilçesine mahalle olarak bağlanan Yıldırım Tepe (Rabat) köyü aynı zamanda Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nun köyü olmakta.


**ŞEYTAN KALESİNİN TARİHİ..


Çıldır ilçesinin Yıldırımtepe köyü civarında olan bu kalenin, Ortaçağ’da yapıldığı tahmin edilmektedir. Çıldır’a 1 km. uzaklıktaki Yıldırımtepe köyünün yaklaşık 1,5 km. kuzeydoğusunda bulunan Karaçay Vadisi’nde oldukça sarp bir alana inşa edilmiştir.


 



**Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


Fakir Yılmaz


Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

Yok canım sormaz..

Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..












ki…












Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem



Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem



Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem



Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem