GALAKSY'DEN YENİ PROJELER.., AKTAŞ'A DA ZAM GELDİ!. ARDAHAN'DA KÖYLERE ULAŞILAMIYOR!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV



Bu iş insanlarından olan GALAKSY İNŞAAT adlı şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toptaş İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan merkezini yenilerken bünyesinde bulunan inşaat firması aracılığı ile  yeni projelere imza atmaya devam ediyor.Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip,  yeni merkezinde görüştüğü GALAKSY İNŞAAT FİRMASI’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ardahanlı iş insanı Mesut Toptaş yaşanan ekonomik sıkıntıların tüm piyasayı olumsuz yönde etkilediğini ancak kendileri gibi bir çok firmanın da bu olumsuzluğa teslim olmayıp, ürettiği yeni plan ve projeleri ile hem yeni yatırımlara kapı açtığını hem de çalışanlarını mağdur etmediğini belirtti.


Toptaş, GALAKSY İNŞAAT OLARAK gerek Ege’de gerekse merkezlerinin bulunduğu İstanbul’da planlayıp, hazırladığı projelerini hayata geçireceklerini ve önümüzdeki günlerde yeni projeler ile müşterilerinin karşısında olacaklarını söyledi.



ARDAHAN’DA KÖYLERE ULAŞILAMIYOR!


ErzurumKars, Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Tunceli’de 1054 yerleşim yerine kar ve tipi nedeniyle ulaşım sağlanamıyor.


Ardahan’da 112 Acil ekibinin doğum yapacak Fadime Aslanoğlu’nu almak için çalışma yapması Kars ve Ardahan’da etkili olan kar ve tipi nedeniyle yolu kapanan köylerde mahsur kalan 3 hasta, ekipler tarafından hastaneye zor ulaştırıldı.


Erzurum‘da son günlerde etkili olan kar ve tipi, ulaşımda aksamalara yol açıyor.


Yüksek kesimlerde tipinin etkili olduğu kentte, kırsaldaki 610 mahalle ile mezranın yolu ulaşıma kapandı.


Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kapalı yolların açılması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.


Kar ve tipi nedeniyle Kars’ta 169, Ağrı’da 108, Ardahan’da 97, Iğdır’da 45 ve Tunceli’de 25 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor.


Kars’ta kar yağışı ve tipi nedeniyle bazı köy yollarında kar kalınlığı 3 metreyi bulurken, ekipler yolları açabilmek için yoğun çaba gösteriyor.


Söz konusu 6 ilde dünden beri kardan kapanan yaklaşık 1150 mahalle ve köy yolunu ulaşıma açan belediye ve İl Özel İdaresi ekiplerinin yol açma, yol genişletme ve tuzlama çalışmaları devam ediyor.


SANAYİ’NİN YOLLARI KAPALI, ESNAF DERTLİ..


Son 30 yılın en ağır kışının yaşandığı Ardahan’da, özellikle Mart ayında yoğun bir şekilde yağan kar, ilkbaharın bir ay geç geleceğine işaret ediyor.

Köy olları başta olmak üzere, Ardahan’da da mahalle yolları kardan dolayı geçit vermiyor. Ardahan Belediye ekipleri gözle görülür yerlerde biriken karları temizlerken sınırları içinde olan kent merkezinde kim mahalle araları ve yolları gibi sanayi esnafı sanayideki yolların temizlenmediğnden şikayet var.


Kapılara birşey’CİK geldi..


Haber/foto Suat İncedere


Açıldığı günden beri hep %200’CÜK zam gelen Çıldır Aktaş Sınır Kapısı pandemi nedeniyle yolcu geçişine kapalıydı.

Geçtiğimiz günlerde açılan, kapanan ve bir daha açılan Türkiye Gürcistan Çıldır Aktaş Sınır Kapısında yolcu geçişine %200’CÜK zam geldi.

Üç gün önce 50 TL olan kişi başı geçiş ücreti 150 TL CİK olarak %200’CÜK zam gelmiş oldu.

Her gün birşey olmasada, her saniye birşey’CİKin olduğu ülkenin en büyük banknotu 200 TL’nin enflasyon karşısında 200 TL’CİK olduğunu tepeden tırnağa cik-cek-cak cümleleri ile artık herkes kabullendi. Birşey’CİK olmasa bile, birşey’CUK oturdu.



İnat Newrozu, Nevroz’u..


Sabah işe gelmek için çıktığım binada yan yana kalıyor, aynı binaya girerken selamlaşıyor, çıkarken gülümsüyoruz.  


Bizden çok eşlerimiz daha yakın, daha samimi, çocuklarımız birlikte parkta oynuyorlar.


Aynı çatı altında, aynı binada huzur içinde yaşarız, hepimiz bir birimizin güvencesi olarak gece rahat uyur, sabah huzur içinde çıkarız evlerimizden.


Ben, benim gibi yorulan artık kullanmadığım ama satmayıp, hala evimin önünde tuttuğum GAZETECİ isimli arabamı çalıştırırken, onlar selam verip, işlerine giderler.


Bugünde aynı oldu ama bir fark ile..


Ben Nevroz için kameramı, fotoğraf makinemi hazırlamış, onlar çelik yeleklerini, coplarını.


Yine aynı gülümseme, yine selamlaşma.


Sanki iki tarafta meydan muharebesine gidiyor gibi hazırlıklı, birazda şüpheli.


Ben gazeteci, onlar polis.


Yani her zamanki gibi iki tarafta stresli…


Her iki tarafta aynı binada, aynı evlerde kalmış, aynı suyu içmiş, aynı havayı koklamış olsa da.. Bahar bayramı Newroz’a gidiyoruz, gülüp, halay çekeceğimizi düşündüğümüz ama günlerdir yaşanan gerginlikler dolayısıyla neler olacağını, karşı karşıya gelip gelmeyeceğimizi kara kara düşünürken…


Evet her yıl tekrarlanan, halaylarla değil, ölümlerle, yaralanmalarla sona eren bir Newroz’a daha giderken bu yaşadıklarım gerçek.



Aynı çatı altında oturur, aynı suyu birlikte içeriz ama gerek gazetecilikte gerek dünya düşüncesinde hep karşı karşıya gelir, çatışır, birimiz hak ararken, birimiz cop atarız.


Çünkü biz birbirimize düşmanca bakanlar, aynı ülkede olduğu gibi aynı binada oturmayı bilir, birlikte yaşamayı seçer, eşlerimizin, çocuklarımızın kaynaşmasına müsaade ederiz…


Birimiz penceremize bayrak asarken, diğerimizin siyasi görüşüne de saygı gösteririz…


Ama her nedense alanlarda, çarşıda, resmi işlerde hep karşı karşıya gelir, o binadaki barışı unutur, kardeş olmayı değil, düşman olmayı seçeriz…


Düşünsenize benim gibi aynı binada olmasanız da, yan komşunuz, aynı dolmuşa bindiğiniz, aynı cafe de çay içtiğiniz, aynı lokantanın tabağından yemek yediğinizin biri polis, biri siz değil misiniz?


Polis olmasa da savcı, hâkim, asker, jandarma, istihbaratçı veya devletin bir memuru değil mi o birlikte yaşamayı seçmiş, aynı evde, aynı binada, aynı ülkede yaşarken yıllardır süren inatlar nedeniyle karşı karşıya geldiğiniz..


İşte size son inat.. 


Biri, ‘ben Newroz’u kutlayacağım’ dedi, diğeri, ‘Hayır kutlayamazsın’ dedi..


Dünde aynı değil miydi, erken olmazsa da, aynı güne bile izin vermiyorlardı… Ve sonuç meydan muhaberesinde karşı karşıya gelip, kan revan içinde kalıp, yaralanıp, ölüp aynı binaya, aynı eve gelip, aynı suyu içtiğimizi hep unuttuk…


Kim kazanıyor bu yıllardır süren ama çare bulunamayan inatlaşmada, kim kaybediyor bu anlamsız ve de anlaşılmaz inatlaşmada kim?..


Her iki tarafta kayıp etmiyor mu?


      arşiv haber 25/04/2029 tarihli haber


KİM TAKAR CORONAYI, İŞE, HAYATA


DEVAM.. İNŞAAT SEZONU KIPIRDADI!..


Son yerel seçimlerde belediyenin el değiştirmesi ile birlikte yeniden gözden geçirilen imar planı dolaysıyla geçtiğimiz yıl beklenen hareketliliğin yaşanmadığı bu yılda Covit-19 önlemleri çerçevesinde adeta duraklayan hayata rağmen hareketli günlerin yaşandığı Ardahan’da baharında gelmesiyle birlikte inşaat sektörü de yarım kalan işleri tamamlamak için kolları sıvadığı görülmekte.


Hafta sonunu bir hayli hareketli geçiren ve eskisi gibi Corona uyarılarının sıkça yapılmadığı gözlenen Ardahan’da pazar olmasına karşın işe başlayan inşaat sektörü aralarında belediye başkanın evinin de bulunduğu bir çok alanda yarım kalan işler için mal indirimi ve hazırlıklar yaptıkları görüldü.


**0.506..


Dün yazdıklarım diyecem ama yıllar önce ele aldığım bir yazımın hala bugünü anlattığını görünce bugünde ‘Arşiv’ yazımı yayınlayacağım, ‘değişen ne ki?’ diyerek..


İşte 2013 yılında ele aldığı ve hala ama hala geçerliliğini koruyan ‘O.506’ adlı yazım..


Evet, 2013 ve bugün 2020 ve O yazım..


Ankara’dan sonra metropol köy olarak adlandırılan İstanbul yollarını aşındırdığım şu günlerde burnum da tütmeye başlayan memleketimde günün ilk telefonunu alıyorum.


Sabahın erken saatinde arayan numaranın 506 ile başlaması arayanın büyük ihtimalle bir memur olduğunu düşünerek ‘Alo’ diyorum..


Karşıda ki sesin nazik oluşu arayanın memur olmasının yanı sıra Ardahanlı değil, memleketimin insanına hizmet eden başka memleketli bir hemşehrim olduğunu da bana hissettiriyor..


Bu düşüncenin bende oluşmasının diğer bir nedeni de Ardahanlının kendi sorunları karşısında bile duyarsız olduğunu bildiğimden olacak.


Ve sanırım haklı çıkıyorum..


Çünkü ben arayanın duyarlı bir vatandaş olduğunu anlıyorum, ‘Fakir bey İstanbul’a gittiniz, gelmiyorsunuz. Bakın siz gideli senin muhabirlerin dahil kimse bozuk yollar dahil hiç bir sorunu görmüyor, gelin artık görün şu yolları ve gazeteciyim deyip, ortalıkta gezenler dahil hiç bir kimsenin görmek istemediği onca sorunu yazın’ diyor..


Gülümseyerek cevapladığım, hatta, ‘merak etmeyin, ben olmazsam da, hatta ölsem de orada gazeteci diye bilinen muhbir, pardon muhabir arkadaşlarımız var orada’ desem de ikna edemiyorum sabah sabah arabasını yanmış kömür külleriyle doldurulan çukurlarda kıran duyarlı vatandaşı..


Bana siteme devam eden ismini vermeden konuşmaya başlayan vatandaş benim de muhabirlerimizin olduğu Göle ilçesinin kent merkezinde geçen yolların adına vilayet denilen Ardahan’daki yollar gibi olağanüstü bozuk olduğunu ve bu durumu belediye başkanları gibi onların bile görmediğinden şikayetçi olduğunu anlatıyordu..


Ardahan’a doğru yol almaya hazırlandığım İstanbul’un yolları ve alt yapısının da çöktüğünü anlatmama fırsat vermeyen 0506 kodlu vatandaşın ve bir çok Ardahanlının bu yöndeki şikayetine bir kez daha dikkat çekmek için Barış’tan bugünkü manşetleri bana bırakmasını isterken o özlediğim Ardahan’ın neden bir türlü yol almadığını da kendi kendime düşünüyordum, ‘ Ardahan’ın yolları, güller açar bağlarında’ isimli türküye sahip bir kentin onca sorunu gibi kent içi yolları ne zaman yapılacak diye kendi kendime sorarken..


Bilmiyorum ama beni sabah sabah arayan telefonun ardından Ankara CHP Genel merkezinde gelen telefonla bir kez daha anladım ki bu kentin ana sorunu siyasilerdir..


Çünkü Göle’den sonra telefonumu çaldıran Ankara’da, Ardahan’ı yıllardır görmemesine karşın bir çoğu gibi milletvekili olmayı düşünen Göleli bayan bir politikacı hemşehrimdi..  26 Nisan 2013


İnşaat Ölüm Getirdi..


İnşaat Ölüm Getirdi..


arşiv haber 31/07/2015 tarihli haber VE YORUMLAR


Ardahan Merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) Köylü bir kişi inşaattan düşerek hayata göz yumdu. Alınan bilgilere göre Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yaşayan ve inşaatta çalışan İsmet Bozkurt’un oğlu Nuri Cemal Bozkurt çalıştığı inşaattan düşerek hayata göz yumdu. Darıca’da toprağa verilen Bozkurt’un ölümü ile ilgili soruşturma başlatıldı.



**Sebahattin Hanoğlu ve Dostları..


Ülkem gibi bir durumda olan ve adeta değil gerçekten baştan aşağıya yeniden ayağa kaldırmaya çalıştığımız Serhat Ardahan Spor’a yönelik başlatılan ekonomik yardım kampanyası için yollara düştüğümüz bugünlerde samimi dostlukların önemini bir kez daha görmenin hazını yaşadım.

Buna neden olan kişi ise hiç işi olmamasına karşın yaşadığı kentin gençlerine katkı sunmak, sosyal sorumluluğunu yerine getirmek adına Serhat Ardahan Spor’un yönetiminde yer alan ve Başkan Yardımcılığı üstelenen isimlerden olan Ardahanlı İşadamı, Hayvan Tüccarı Sabahattin Hanoğlu ve onun dostlar oldu.

İstanbul’dan beni Ankara’ya çağıran ve Ankara’da ki hayvan besicisi dostları Cavit Çomak, Kenan Tekin gibi dostları ile tanıştıran Sabahattin Hanoğlu’nın daha ağzını açmadan dostlarından gördüğü maddi ve manevi destekler gerçekten çok anlamlı bir durumdu.

Ve bu durum ülkeler arasında olduğu gibi insanlar arasında ki ilişkilerin nasıl olması gerektiğini de ortaya koymaktaydı.

Evet, Sabahattin Hanoğlu ve dostlarının geçtiğimiz hafta Ankara’da ortaya koydukları ulvi davranışları bana bir kez daha gösterdiği şeyin baki kalan dostlukların er ya da geç olumlu olarak gerek şahsi ilişkilere gerekse topluma yansıdığıdır.

Bu nedenle; Bura da bizi Ankara’da karşılayan ve yakın ilgilerini esirgemeyen Sabahattin Hanoğlu ve dostlarına bir kez daha hem şahsi olarak, hem de maddi desteklerinizi bekleyen Serhat Ardahan Spor adına bir kez daha teşekkür ediyorum.



**Gerilen Diş İlişkiler, Batan İç ilişkiler..


Serhat Ardahan Spor Desteklerinizi Bekliyor..


Ermenistan’ın Türkiye ile yeniden ilişkiler kurabileceğini açıkladığı şu günlerde ABD’nin kış kışlaması ile gaza gelen Mısır ve İsrail gerekirse Türkiye’ye yönelik askeri güç kullanacaklarını beyan ediyorlar.

Bunlar yetmez gibi başta S-400 Füzeleri ve İran’a ambargo konusu yetmez gibi bir de Papaz sorunu dolaysıyla dünyanın jandarması olan ABD ile gün geçtikçe gerilen dış ilişkilerimizin nereye varacağını ve bu gerilmenin başta dolar olmak üzere diğer ilişkiler üzerinde yaratacağı yan etkileri zaten iyi olmayan ekonomiye çokta katkısı olmayacağı bir gerçektir.

ABD’nin İran, Rusya ilişkilerini ve ev hapsine aldığı papaz konusunu üstü kapalı tehditlere çevirirken Başkan Erdoğan’ın da reste rest diyerek elinde ki kartları Rusya ve Asya’ya dönderildiğini de gördüğümüz şu günlerde iyide iyiye ısınan havalar gibi diş ilişkilerde ısınıyor hatta yanıcı hala geliyor.

İlişkilerin nereye varacağı yönünde tereddüt için de olan iş adamlarının da yaşanan bu durumdan hiç memnun olmadığı ve ve bir mağazasını kapatan TEKZEN gibi birçoklarının gün geçtikçe fabrikalarının önüne, ‘Satılık’ ya da ‘Kiralık’ pankartları astığını görürken bunun nasıl olup aşılacağı da diğer bir merak konusudur.

Başkan’ın son Afrika turunda çoğu kuyruklarında değil, boyunlarında batı ülkelerine bağlı olan Afrikalı iş adamlarını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet ederken, ülkemize yatırıma davet edilen iş adamlarının yanı sıra Afrikalı öğrencilerin Türkiye’de okumaya davet eden Başkan Erdoğan’ın yaptığı bu çağrının çoğu hala ABD, Fransa, İngiltere ve Avrupa ülkelerinin sömürgeleri olan ülkelerde nasıl bir yankı bulacağı da merak edilen diğer önemli bir konudur.

Güney Kıbrıs’ın yanı sıra bu aralar ne Esed, ne de Esad diye dile getirilmediği tam aksine adeta unutturulduğu, parçalanacak denilen Irak’ın da Suriye gibi gündemden düşürülüp, ne durumda olduğundan çok haber alamadığımız şu günlerde yanan Yunanistan’ın yardım talebimizi bile kabul etmediği, her gün 10-15’nin imha edildiği PKK’ye ne olduğu, Öcalan gibi ‘öldü, mezarı bile belli’ denilen Feto’nun sus/pus olduğu şu günlerde dişilikler de yaşanan durumun içişlerine yansıması da bir o kadar yakıcı ve can alıcı gibi ve bu durumda devam edecek gibi..

Başkan’ın ve kendisinin kurduğu ekibin nasıl bir yol bulup, iç işleri bozan dış ilişkiler düzelteceğini de merak ederken asıl tusinaminin ekonomiye yönelik olduğu da gün geçtikçe daha iyi anlaşılırken doların ve ambargo tehditlerinin gün geçtikçe ağırlaştığı da diğer bir gerçektir.

Ekonominin başına getirilen Damadın yaşanan bu durumu hafifletmek için Çin’de 3.6 Milyar dolarlık bir destek kredisi sağladığı müjdesinin de ekonomide ki yüksek ateşi düşüremediğini de gördüğümüz şu günlerde ülke olarak işimizin hiçte kolay olmadığı ve gerilen dış ilişkilerle birlikte iç ilişkilerin battığı da ve diğer acil çözüm bulunması gereken bir durum olarak karşımızda durmaktadır.

Çözüm!..

Vallahi bilmem ama şu günlerde ülkemin sınır kenti, Serhat Ardahan’ın BAL ligi ekibi Serhat Ardahan Spor Futbol Kulübü için Ardahan dışında kapı kapı gezen benim anladığım ve tek diyeceğim şey; dış ilişkilerin çok önemli olduğunu ve bunun artı bir durumdaysa paranın geldiğini görüyorum derim o kadar..