GAZETECİ DEVREYE GİRDİ, ARDAHAN'A EKİLMEK ÜZERE 10 BİN FİDAN GELDİ..

Ardahan Belediyesine destek amacıyla devreye giren ve Erzurum Orman Müdürlüğünde 10 bin yeni fidanın Ardahan’a gelmesine katkısı olduğu öğrenilen çeşitli ağaç türünü oluşturacak olan fidanlar tırlarla kentte getirildi. Başta Kura Nehrinin geçtiği alana olmak üzere kentin çeşitli alanlarına ekileceği öğrenilen fidanların Ardahan Belediyesi çalışanlarınca dikilmeye başladı.


Daha önce de böyle hayırlı bir işe destek veren ve Ardahan-Kars yolu üzerinde bulunan alanlara dikilen çamların kentte getirilemesini sağlayan Hanaklı gazeteci hemşehrimizin bu duyarlılığı başta meslektaşlarınca olmak üzere Ardahanlılarca takdirle karşılandı.



Dönem farklı, Kolpacılar aynı!


Coronanın Kolpacılara nefes beceremediği şu günlerde iyiden iyiye anlaşılan gerçek dostlukların önemini bilmediğimiz ve her dönemin değişmez kolpancılarının ayırdığı dünuyaların nasıl olup yıkıldığını anlamak için meslektaşım Ekrem Hasanoğlu’nun yaptığı ama manşet yada sürmanşet olmaktansa gazetelerin, haber sitelerinin görünmeyecek, küçük bir yerine eklenen haberinde daha net anlaşılmakta.


‘Dönem farklı kolpacılar aynı!’ başlıklı haberi görüp, okuduğumda nedense içimi bir hüzün sardı,  nedense sabah sabah..


Belkide yazımı yazarken dinlediğim Ahmed Arif’in anlatmak istediklerini anlatması gibi, okuduğum haberin başlığı da ondan mı bilmem ama o çok şeyi anlatan ve habere konu olanları anlatırken aslında hepimiz anlattığını anlaşılması için 8 sütun sürmanşet olması gerektiği için miydi sabah sabah duygusallaşıp, hüzünlenmem.. Bilmemem ama dün senin yanında olup, bugün başka yerler de hemde dün sana yaptığı gibi bugün yeni krala yalakalık yapanların, Kolpancıarın gerçek yüzlerini görmeyen yeni Krallaramıydı isyanım ve hüznüm..


Neydi o haber, beni olduğu gibi belki sizi ve Kolpancıları  yeni Krallara anlatamayan?!.




Çoğumuzun göz ucuyla başlığına bakıp, okumuş anlamış gibi beğenip, geçmek bir çok şeyi anlatan o haber..

**Necmi Kadıoğlu: Dönem farklı kolpacılar aynı! 

CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu, Damga’yı vurguladı. Kadıoğlu; ‘Dönem farklı kolpacılar aynı’ dedi. 

CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt hakkında yaptığı açıklamalarla gündeme oturan Necmi Kadıoğlu Damga’yı konuştu. “Gürbüz Çapan dönemindeki kolpacılarla, benim dönemimdeki kolpacılar ve Kemal Bey’in dönemimdeki kolpacılar hep aynı” diyen Kadıoğlu, “Bir adam başarılıysa başarılıdır. Bu saldırılara Kemal Bey de prim vermedi. Süreci iyi yönettiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Açıklamasının ardından bazı tepkiler aldığını da belirten Kadıoğlu, “Yok efendim dosyaların mı var diyorlar. Devletin olduğu yerde dosya mı olur?” dedi. Artık siyaseti bıraktığını sözlerine ekleyen Kadıoğlu, “Bazıları benim adımı kullanıyorlar. Güçleri olmayanlar benim gücümü kullanmaya çalışıyor. Kemal Beyin yanında olan bana, benim yanımda olanlar Kemal Bey’e gitmişler” ifadelerini kullandı. EKREM HACIHASANOĞLU 

Evet bu haberi bir kez daha okuyun ve dün ile bugünü bir değerlendirin ve bir şeyin değişmediğini, değerlerin nasıl Kolpancılar yüzünden anlaşılmadığı, anlatmak istenenlerin anlaşılması için nasıl engel olduklarını anlamak için..

Neyse bugün olduğu gibi dünde anlamadığımız ve ‘dağlarına bahar gelmiş memleketim’ diye devam eden Ahmed Arifi dinleme, anlamak en mantıklısı..

Çünkü, ‘Oturmuş yazıcılar, fermanı yazar.. Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü dost gülücüklü, suskun, hain, çıyansı, dört yanı puşt zulası’ satırları daha iyi anlatır, anlatmak istenenleri..


Posof'ta elma ağacı çiçek açtıPosof’ta elma ağacı çiçek açtı


ariv haber 12/10/2016 tarihi haber yorumlar..


Posof gibi Çıldır Gölü de mi Gidiyor..


ARDAHAN’ın Posof ilçesinde sonbahar mevsiminde yaşanan pastırma yazı nedeniyle bazı elma ağaçları çiçek açtı.


Geçen hafta kar yağdığı için çevresinde bulunan Ilgar ve Sahara dağları beyaza bürünen Posof ilçesinin Armutveren köyü merasında çiçek açan elma ağacı görenleri şaşırttı. Köy halkından Turhan Öner, “Uzun yıllardan beridir böyle bir şey görmemiştik. Havaların ve iklimin değişmesi bu tip şeylere sebep oluyor. Normal şartlar altında bütün ağaçlara baktığınızda yaprakları kuruyor. Ama buradaki bir elma ağacı rengarenk çiçek açmış yeniden. Meyve verecekmiş gibi. Gerçi batı bölgelerinde özellikle narenciyede bu tip şeyler görme şansı var. Ama doğuda özellikle Posof’ta böyle bir şeyi şimdiye kadar görmemiştim. Bu meyve ağacı bir sonraki yıl meyve verebilecek mi çok merak ediyorum. Doğada büyük bir değişiklik olduğu bir gerçek” diye konuştu.Alper TURGUT**Posof’ ta Ayı Köy Camisine Girmek İstedi..


Ardahan’ın Posof ilçesinde, sabah namazı saatinde köye gelen ayı cami imamını korkuttu.


Posof Günbatan köyünde, imam Ahmet Apa camiden sabah namazı ezanını okurken, pencerenin önünde duran ayıyı gördü. İmam, korkuyla ezanı tamamladı. İmam namazı kıldıktan sonra uzun bir süre daha bekledikten sonra camiden dışarıya çıkabildi. HANGİSİNE AĞLAYALIM!


ŞAVŞATLILARDAN SONRA KARSLILAR!..


Erzurum sınırlarının burnunun dibine sokulduğu Göle’ye bağlı Senemoğlu köyü üzerinden Göle’yi Kars’ın Selim İlçesine bağlama hesaplarının yanında, Türkgözü Gümrük kapısını Posof Kol köyü üzerinden Şavşat’a bağlama hesapları ardından şimdide  Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çıldır Gölü’ne Ardahanlı yetkililer duyarsız kalınca, Karslılar hareket geçti.


Ölçekli eski Sanayi Bakanı Abdulkerim Doğru’nun, ‘köyüme yakın olsun’ diyerek, Ardahan’a can veren ‘Eski Hanak Yolunu’ iptal ettirip, Posof, Damal, Hanak ve Çıldır’ın direk Kars’a gitmesini teşvik eden yolu yaptırması ardından şimdi de Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan Posof-Şavşat yolu yapıldığı haberlei ardından şimdi de Ardahan’ın olan Çıldır Gölü üzerinde oyun oynanıyor.


Ardahan’ın Gölü olmasına rağmen, Karslıların ‘ Bizim Gölümüz ‘dediği Çıldır Gölü kenarına gelen Kars Valisi Rahmi Doğan, burada basın mensupların açıklama yaparak, Çıldır Gölü kenarına mesire alanı ve sosyal tesisin yapılacağını söyledi.


Yıllardır Çıldır Gölü konusunda herhangi bir proje geliştirmeyip, dağa taşa bina yapan Ardahanlı bazı idarecilerin basiretsizliği yüzünden Çıldır Gölü’nden Karslılar nemalanıyor. Bunun son örneği de dün yaşandı. Daha önce Ardahanlı idarecilerin vurdumduymazlığı yüzünden Çıldır’a bağlı 9 köyü Kars’a kaptıran Ardahan, bu sefer Çıldır Gölü’nü Karslılara kaptırmak üzere.


Kars Valisi Rahmi Doğan, beraberindeki Sarıkamış Kaymakamı Yusuf İzzet Karaman, Selim kaymakamı Erdinç Dolu ile birlikte Çıldır Gölü kenarına gelerek mesire alanı ile tesislerin yapılacağı bölgede incelemelerde bulundu.


Vali Rahmi Doğan ve beraberindekiler, hayata geçirilecek proje üzerinde yetkililerden bilgi aldı. Doğan, Türkiye’nin en önemli göllerinden bir tanesi olan Çıldır Gölü’nün etrafında yapılması planlanan mesire alanı ve sosyal tesislerin projelerinin hazır olduğunu ve kısa süre de projenin hayata geçirileceğini belirtti.


 


POSOF’U ARDAHAN’DAN KOPARACAK YOL YENİDEN YAPILMAYA BAŞLANDI!


**Ardahan’a ihanet yolunu kim yaptırıyor? Ölçekli eski Sanayi Bakanı Abdulkerim Doğru’nun, ‘köyüme yakın olsun’ diyerek, Ardahan’a can veren ‘Eski Hanak Yolunu’ iptal ettirip, Posof, Damal, Hanak ve Çıldır’ın direk Kars’a gitmesini teşvik eden yolu yaptırması ardından şimdi de Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan Posof-Şavşat yolu yapılıyor.


POSOF’U ARDAHAN’DAN KOPARACAK YOL YENİDEN YAPILMAYA BAŞLANDI!

 


 

 


Başta iktidar Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere Ardahanlı siyasilerin duyarsızlığını fırsat bilen ve bugünkü Karadeniz/Bayburtlu Kaymakamın da içinde olduğu Karadeniz Lobisinin Ardahan’ın gümrük kapısını Şavşat üzerinden direk olarak Karadeniz’a bağlama projesi adım adım işliyor.


Bir taraftan ‘Posof Ulgar Dağına tünel yapıyoruz’ deyip diğer taraftan Posof’u ve Türkgözü Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan ‘Posof/Şavşat’ yolunu yaptıran iktidarda ki çoğunluğu Karadenizli olan siyasiler Ardahan’ı, Hanak’ı ve Damal’ı iyiden iyiye bitirecek olan ‘Posof/Şavşat Yolunu’ na hız verdikleri görülüyor.



Başta mevcut Ardahan-Posof yolunu olmak üzere bozuk köy yollarını yaptırmayan Karadeniz kökenli kaymakamın Ardahanlıların, ‘Ardahan’a İhanet Yolu’ olarak adlandırdığı yolu Posof Kaymakamlık sitesinde, ‘POSOF-ŞAVŞAT YOLU ÇALIŞMALARI BAŞLAMIŞTIR’  başlığıyla kamuoyuna duyurmadı dikkatlerden kaçmadı.


Ardahan’ı, Hanak’ı ve Damal’ı baypas edecek olan, Ulgar dağının tünelini öteleyecek olan ‘Posof-Şavşat’ yolunun yapımından rahatsız olan ama Ardahanlı siyasilerin duyarsızlığı dolaysıyla bu rahatsızlıklarını açıkça dile getiremeyen Posoflular, bu yıl başka yere atanacak olan Karadenizli kökenli Kaymakamın Posof’un köylerine, yaylalarına giden yolu yapması gereken araçları, Ardahan’ı baypas edecek olan ve Posof Türkgözü Gümrük Kapısını Ardahan’dan koparacak olan bu yola başta AK Parti Ardahan Milletvekili, Ardahan Valisi, Ardahan Beleidye Başkanı olmak üzere her Ardahanlının dur denilmesini istiyorlar.



**Faruk Köksoy’un Devrimci Yönü..


15 Temmuz’da bu yana ortada göremediğimiz onca tüccar, iş adamı ve de sözde aydın Ardahanlıların gelmediği Demokrasi Nöbetlerinin ev sahibi Faruk Köksoy’un aslında bir çok devrimciden daha bir devrimci olduğunu da görme imkanı yakaladık..

Pos bıyıklı devrimci ağabeylerimizin ‘Haydi oradan’ deyip, kendilerine bakmadan bizi eleştireceklerini bilmeme karşın Kökso’un onlardan daha devrimci hatta uzun bıyık bırakıp, ‘Vatan-Millet-Sakarya’ diyen milliyetçilerden daha milliyetçi olduğunu da iddia edebilirim..

Çünkü öyle yada böyle cunta kalkışmasının yaşandığı bu ülkede kendisine devrimciyim, milliyetçiyim, hatta hükümetçiyim deyip, malı götürenleri ne saha da nede AKP’li Faruk Köksoy’un yanında gördük..

‘Haydi oradan biz Köksoy’un yanına mı gideriz’ diyenlerin alternatif bir demokrasi nöbeti, eylemi yada açıklamasını mı gördük deriz..

Hele o tatilden tatile kara gözlüklerini takıp, Ardahan’a geldiklerinde Köksoy ile makamında fotoğraf çektirenler..

Hepsinin birer sahtekar devrimci, birer salağana milliyetçi olduğunu da bir kez daha ortaya koyan 15 Temmuz’dan bu yana başta Kongre Caddesinde olmak üzere Ardahan’da ve diğer illerde malı götürenleri de ne saha da nede gecesini gündüzüne takan Köksoy’un yanında göremedik..


**Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.

Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..