GAZETECİ: SAYIN BAKAN ÇİRKİN GÖRÜNÜMLÜ HARABE BİNALAR NE ZAMAN KENTSEL DÖNÜŞÜME ALINACAK? BAKAN: RAMAZANDIR DUA EDİN!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte azırlayıp, Canlı Olarak TEMPO TV’de Canlı Olarak Yayınlanan Programa Siz


Her Pazar Günü, Saat: 14.00’da ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


2019 yılında çıkarına 3194 sayılı İmar Kanununun ‘Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar’” başlıklı 39’uncu maddesi ‘Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapıların öncelikli olarak yıkılması, yıkılamayanların ise iyileştirilmesi-rehabilite edilmesi ve güvenlik tedbiri alınmasına yönelik iş ve işlemlerin yerel yönetimler başta olmak üzere ilgili kurum-kuruluşlar ile koordinasyon sağlanarak devam ettirilecek’ şeklinde değiştirilmesine rağmen Ardahan ve ülke genelinde hala ortada dururken Gazeteci Fakir Yılmaz konuyu bakana sordu.


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın İstanbul Kartal’da görüştüğü ve ‘Sayın bakanım kent ve köylerde bulunan çirkin, metruk ve depreme dayanıklı olmaya binalar ne zaman ortada kaldırılacak?’ sorusunu sorduğu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olan Murat Kurum bu soruya cevap vereceğine ‘Ramazandayız dua edin’ demesi dikkat çekti.



YOL ORTASINDA KARAKOL ÇİRKİN


BİNALAR KENTLRE GÖLGE DÜŞÜRÜYOR..


Özellikle 15 Temmuz’un ve yaşanan iç çatışmaların ardından alınan güvenlik önlemleri artırılmaya devam ediyor.


Güvenlik önlemleri kapsamında kent girişleri başta olmak üzere resmi kurumların önleri bariyerle kapatılırken kent girişlerinde de polis noktaları kurularak araçlar durdurup, aramalar yapılmaya devam ediyor.


İstanbul – Gebze girişinde bulunan karakol noktasında ki polislerse örnek davranış sergileyerek yol ortasında konulan bariyer ve kulübeleri ‘Sizin için varız’ yazılı pankartlar, boyamalar ve süslemelerle adeta karakol haline çevirdi. Bu durum yoldan geçen sürücülerin beğenisini çekti.


ÇİRKİN BİNALAR GEBZE’YE GÖLGE DÜŞÜRÜYOR..

İl olmak için çabalayan ve ilçe nüfusu 850 bine yaklaşan Gebze’de gelişigüzel yapılaşma ve mevcut binaların bakımsızlığı dikkatlerden kaçmıyor.

1999 Gölcük depremi sonrası mevcut yapılarda kentsel dönüşümün ve onarım çalışmalarının çokta yapılmadığı Gebze ilçesinde özellikle E-5 ve otoban üzerinde bulunan birçok binanın adeta harabe halinde olduğu dikkat çekerken bu durum çirkin görüntülere sebep oluyor.



Bu anlamda durumdan şikayetçi olan vatandaşlar belediye ve kaymakamlığın harabe, ucube yıkılacak durumda olan bakımsız ve sahipsiz binaların, aynı zamanda gelişigüzel levhalar asıp, araç lastiklerini dahi çatılarına çıkararak koyarak kentte çirkin bir görünüme sebep olan işletmeleri uyarmalarını ve yasal gerekliliklerini yerine getirmelerini istedi.



arşiv haber 24/10/20121 tarihli haber/yorum/reklamlar


MİLYON DOLARLIK VERİCİ VEREMİYOR MU?!..


Karslı eski ulaştırma bakanı Ahmet Aslan döneminde yapılan ve İstanbul Çamlıca tepesinin üzerindeki uydunun başta gökdelenlerin engeli olmak üzere yağmurlu ve karlı havalarda yetersiz kalmasından dolayı etrafını seyyar vericiler sardı.


Gelişi güzel konulan vericilerin görsel kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle kaldırılarak yerine yapılan kulenin beklenen hizmeti vermediği ileri sürülüp, birçok vericinin yine aynı durumu yaşattığı dikkat çekiyor.


29 Mayıs 2021tarihinde resmi açılışı yapılan ve 121,7 milyon dolara mal olan Çamlıca tv, radyo vericisinin yeterli gelmediği de ileri sürülmekte.


Restoran ve giriş fiyatlarının da tartışma konusu olması, Avrupa’nın en büyük vericilerinden olduğu söylenilen Çamlıca kulesinin üzerinde bulunan tv ve radyo vericilerinin söylenildiği gibi yeterli gelmediğini belirten tv ve radyo kuruluşlarının bu, 369 metre yüksekliğindeki kulenin üzerinde bulunan ve son teknolojiyle donatıldığı söylenen vericinin yetersizliğinden dolayı çevresindeki alanlara birçok seyyar verici yerleştirildiği görülmekte.



Başta Çamlıca tepesine doğru çıkılan ve eski adıyla Boğaz Köprüsü olan 15 Temmuz köprüsüne giden yol üzerinde olmak üzere birçok araçlı ve direkler üzerine konulmuş vericilerle bu sorunu gidermeye çalıştıkları görülürken, onca tv ve radyo kuruluşlarının yanı sıra bölgedeki telefon vericilerinin çokluğu ile boğaz manzaralı alan eskisi gibi görsel kirliliğe neden olduğu görülmekte.


ARDAHAN’DA YOL ORTASINDA BİNA


YAPILIRKEN KÖPRÜYE YOL YAPMAYI UNUTTULAR!


BUDA YOLU ORTASINDA BİNA!.. Deprem paraları dahil olmak üzere kaybolduğu ileri sürülen 128 milyar dolar sorulduğunda “yol, köprü yaptık” diyen iktidarın döneminde yapılan yol ve köprülerin birçoğu “yap, işlet” olurken devletin yaptığı köprülerin, yolların yarım kaldığı görülmekte.



Ak Parti ve Cumhur İttifakının son yerel seçimlerde kaybettiği İstanbul ve diğer metropollerin ana arterlerinin üzerinde bulunan köprü ve reklam panolarına bol bol reklam asarak hala yerelde de iktidar olduğunu hissettirmeye çalışan iktidarın, ulaştırma bakanlığının bünyesinde bulunan birçok şehirler arası yolun bir hayli bozuk olduğu görülürken bu yollar üzerine atılan köprülerinde giriş çıkış yollarının olmadığı dikkat çekmekte.




Kanal İstanbul’u yapacağını iddia eden ve bunu ortaya koymak için daha yolları olmayan bir alanda İstanbul Sazlıdere’de temelini attığı köprü gibi Sabiha Gökçen Havalimanının da bulunduğu Pendik-Kurtköy mevkiinde yapılan yolun üzerindeki köprünün giriş ve çıkış yollarının yapılmadığı görülmekte.

Yol üzerinde taç gibi duran ve yollarının neden yapılmadığı bilinmeyen Kurtköy’deki köprüyü görenler bir çıkışı olmayan köprü yollarının kâğıt üzerinde yapıldı gösterilip parasının ödenip ödenmediği de merak edilmekte.


**BUDA YOLU ORTASINDA BİNA!..


Daha önce Kura manzaralı turistik Hotel diye ayrılan arazisini imar değişikliği yaparak betoncu bir müteahhitte izin veren Ardahan Belediyesi Meclisi bu kez kentin içinde geçen ana yolun ortasına bina yapılmasını izin verdi.


Yapılaşma konusunda gelişi güzel bir plan ve projenin uygulandığı ve başta Karagöl mahallesi olmak üzere, birçok mahallesinde derme, çatma binaların olduğu Ardahan’da valinin makam odasında da görünen yolun ortasında yapıldığı ileri sürülen bina tüm tepkilere rağmen yapılmaya ve binada bulunan konutlar satılmaya başladı.


Ardahan Valisinin makamın penceresinden ve Ardahan Adliyesinde savcılarla, hakimlerin penceresinde bakıldığında da görülen ve yolun ortasında yapıldığı ileri sürülen binanın çokça tartışıldığı Ardahan’da ana caddeyi Karagöl Mahallesine bağlayan yolun ortasına yapıldığı alenen görülen bu binanın bir anda gündemden düşmesi dikkatlerden kaçmadığı Ardahan’da Çevre Müdürlüğünün tutanakları, Belediyenin mühür girişiminin de ne olduğu sorulmakta.



Hızla devam eden ve daha bitmeden dairelerinin satışları yapılan bu bina ile ilgili diğer ilginç bir durumda belediyenin binaya zabıta göndermesinin nedeni,  binanın yol ortasına yapılmasını durdurmak değil, binayı yolun ortasına yapan firmanın sahiplerinin belediyeden alacakları akaryakıt parası olan paralarını tahsil etmek için olduğu bu duruma kızan başkanın, “Sizin yüzünüzden basın beni yazıyor, birde akaryakıt parası mı istersiniz” diyerek kızıp, zabıtaları ondan binayı mühürlemeye, göz dağı vermeye gönderdiği de iddia edildi.



Kayyumlar Kaç Maaş Alıyor?


HDP’nin desteğiyle yerelde iktidar olup kendi medyasının güçlenmesini sağlayan ve bu medyanın gücüyle gündemi muhalefete kaptıran Ak Parti ve MHP koalisyonu bürokratlarının çifter değil beşer hatta 10’dan fazla maaşlar aldığı konuşula dursun HDP’li seçilenlerin yerlerine atanan kayyumlar unutulmuş gibi..


Demokrasinin gereği olan, halkın oylarıyla iktidar olduklarını belirtip halktan büyük kimse yoktur edasıyla siyaset yapanların, yine halkın seçtiklerini çeşitli bahanelerle görevden alıp hapse atarken bir başka şey daha yaptılar..

O da ikinci hata denecek şeyi, yani muhalefetin  rahat hareket etmesini sağlayan CHP’yi destekleyen HDP’li meclis üyelerini tek tek görevden el çektirip batıdaki CHP’li Belediyelerin elini daha da rahatlattılar..

Yani doğu ve güneydoğuda halkın seçtiği HDP’li belediye başkanlarını görevden alıp yerlerine memur kayyumlar atayarak başta kürt seçmeninden olmak üzere tüm dünyada tepki alırken İstanbul başta olmak üzere Batı kentlerindeki belediyeleri elinden alıp yerelde iktidar olan CHP’yi destekleme adına birer ikişer HDP’liyi CHP Belediyelerinin meclisine sokan HDP’lileri de görevden alarak belediyelerin yönetiminin tümünü CHP anlayışına hediye etti. 

Ve bugün “dürüst ol, demokrasiye, adalete, hak ve hukuka uy ve bu yoldan uzaklaşma” diyen elçileri neredeyse terörist ilan edip, içeri olamasa da dışarıya kovacağım diyen aynı anlayışın hata üzerine hata yaptığını görüyor, hallerine üzülmüyor değiliz..

Çünkü iktidara gelmeden önce kendilerinin bizzat karşılaştığı zulümlerin mağduriyetiyle iktidar olduğunu unutanlar aynı mağduriyeti yaşattıkları HDP’nin ahıyla başkalarını önce yerelde şimdide genelde iktidar edeceklerinin farkında değiller..

Ha unutmadan ekmek elden su gölden olmasa da devletin özel idare bütçesinden ve halkın vergisi üzerinden geçinen memur kayyumlar kaç maaş alıyor? Sorusunuda merak etmiyor değilim..

Çünkü görevlendirme vekâlet, köy ziyaretleri, toplantı katılımı, mesai, adı altında birçok ödenek alan memur kayyumların valilik, kaymakamlık maaşlarının yanı sıra kanunen değil adaletli hiç değil zorla oturturdukları belediye başkan makamlarınlarının maaşlarını da aldıkları hiç konuşulmaz..

Şu benim demokraside, eşitlikte, adalette dünya birincisi değil, sonun bir tık üstünde olan ülkemde..



arşiv haber 01/05/20121 tarihli haber/yorum/reklamlar



POLİS, ARDAHAN’DA BİR GAZETECİNİN FOTOĞRAFLARINI SİLDİRDİ!.


Emniyet Genel Müdürlüğü’nün toplumsal olaylarda emniyet personelinin ses ve görüntülerinin alınmasının engellenmesine ilişkin genelgesinin ardından Ardahan’da bir gazetecinin çektiği fotoğraflar polis tarafından sildirildi.


Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, personelin ses ve görüntüsünün kayda alınmasının engellenmesine ilişkin genelgesine ilişkin tartışma sürüyor.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün, bir televizyon kanalında, genelge ile ilgili olarak; “Ama diyorsanız ki herkes polisin karşısına geçsin, polis bir işlemi yaparken veya tapucu bir işlemi yaparken veya bir memur bir işlemi yaparken, hatta siz yolda yürürken. Hanımefendi siz yolda yürürken birisi gelip sizi telefonla taciz ederse. Buradaki arkadaşlarımız aynı yorumu yaparlar mı acaba? Peki siz bundan mutlu mu olursunuz? Memnun mu olursunuz? Bu doğru bir şey değil. Beni bağışlayın ama bu normal bir insan davranışlı değil. Anlaşılıyor ki dünyada cep telefonları olmadan adalet tecelli etmemiş bu zamana kadar. Yani hiçbir zaman tecelli etmemiş” değerlendirmesini yaptı. Soylu, genelgenin anayasaya aykırı olmadığını söyledi.


Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Başkanı Mehmet Ali Dim, sosyal medya hesabında, Soylu’nun canlı yayına telefonla bağlandığı görüntüyü paylaşarak, bir gazetecinin yaşadıklarını aktardı. Dim, şunları söyledi:


“Sayın Bakanım Süleyman Soylu, bugün Ardahan Kazım Karabekir Caddesi’nde uygulama noktasında fotoğraf çeken gazeteci Özkan Karakaya’ya polis müdahale etti ve fotoğraflarını sildirdi. Polis, ‘Yeni genelge var, resim çekemezsin resim çekmek yasaktır’ dedi. Bilginize.”



YOL ORTASINA ŞEHİTLİK…


Haber: Fakir Yılmaz 


Adapazarı’nın turistik ilçesi olan Karasu’ya gidenler bir anda karşılarına çıkan yol ortasında ki şehitliği görünce şok oluyorlar.

İki emekli öğretmenin ve bazı derneklerin katkısı ile, başta güneydoğuda şehit olan iki yakınını olmak üzere, Dumlupınar şehitleri anısına Adapazarı Karasu’ya giden yol üzerinde bulunan eski belde Darıçayır köyü yolu ortasında yaptırılan sembolik şehitlik abidesinin yanında iki adet sembolik şehitlerin adını taşıyan mezarlıklar bulunuyor.

Adapazarı Karasu ilçesi yolu üzerinde bulunan ve Darıçayır ile birçok köye giden yolun ortasına yapılan “Şehitler Anıtı” adı verilen, yol ortasında bulunan alana da Şehit Veysel Saygılı Bulvarı adı verilmiş.


Konu hakkında bir açıklama yapan Darıçayırlı çiftçi Mustafa Keşçi köylüsü olan iki emekli öğretmenin ve bazı derneklerin katkısı ile yapılan bu şehitliğin ülke için canını verenlerin adının yasatılması amacını taşıdığını belirtti.

Üç yıl önce yaptırılan sembolik şehitliğin açılışına zamanın Valisinin, ilçe kaymakam ve belediye başkanlarının katıldığı da öğrenildi.



Bir şiirin anlattıkları..


Evet her insan gemi misali onca hafif, çalkantılı, zaman, zamanda tsunamiye dönüşen dalgalar arasında bilinmeze yol alırken, zaman, zaman da Titanik misali buzlara, kayalıklara ya da kanalı kapatıp, tüm dünyanın gidişatını olumsuz etkileyen korona virüsü ile karşılaşır…


Ve bir umut diyerek Karadeniz’de, Akdeniz, Ege’de yer altı kaynakları arıyoruz deyip taaa Libyalara kadar uzanıp, durduk yerde uluslararası sorun ve sıkıntılara neden olan gemiler gibi yeniden yanaştığı limanlarda da karşılaşır yeni sorun ve sıkıntılarla, hatta çek git diye tepkilerle karşılaşır, sevinçle yeni attığını düşündüğü çapanın elinde kaldığını anlayıp, kala kaldığı yerde göğüste bulunan çatlağın verdiği ağrıyı hissederken.

İşte duyguların insanı şairleştirip, şiirler yazdırdığı bir anda o büyük bir umutla yanaşıp, ama beklenmedik bir anda gelen fırtına ile yıkıldığı limana attığı çıpayı çekmeye çalışan kolların koptuğunu, şiirleri yazan parmakların ağrıdığını ve “haydi diren, kalk, yürü, git yeni bilinmeyen bir limana” demek isteyip, gidemeyen ayakların adım atamaz halde kala kaldığı bir andır basitçe, “yaşandı bitti” denen o anlar…

Ve o dağları delip, tüm gücü ile homurdayıp, içindekileri ateşe çevirip hem kendisini hem de limanı, çevresini yakıp, yıkıp, geçtiği andır lav adını alan limanın dirençsizliği, zavallılığı oraya çıkar sarı ışıkların açtığı yoldan kendisine çektiği gemiyi param parça edip, kenara attığını düşünüp, kendisini kandırır, kanattığı yaraların nasıl kapanacağını bilmeden…

Evetle başlayıp, hayırla biten anların insanı şairleştirip, şiirler yazdırdığını bir kez daha anlarken, en güzeli olanın limanın ve gemiyi ona çeken fenerin değil, severek çıktığın bu yolda kendi bildiğinden vazgeçmemek ve tüm tsusinamilere, hatta köpek balıklarına karşın yazmaya, yaşamaya ve şairleşmeye devam demeli insan attığı çıpanın o kadar basit olmadığını ve kopmayacağını hissettirmektir asıl yaşam ve şiirler…




İşte, “benden de bir şiir” diyerek bugünü sakin, yarını fırtınalarla karşılamak adına mücadeleye devam duygularlada son bir yıldır koronanın bagane edilip getirilen tüm yasaklara karşın o yasakları, saçma duyguların esiri olup, “olmaz, buraya kadarmış,” denenleri, yani ufukta da ola, serapta görsen o limanı, adayı ya da volkanlar gibi yanan içini soğutacak suya ulaşmak için umut, sevgi, saygı ve arzu deyip yeniden çıktığın yolda adım atmaya devam etmeli insan…

Hem de yelkenleri yırtılmış, kürekleri kırılmış olsa da, devam diyerek aşağıdaki şiirin yazdırdığı bu yazı gibi yazmaya, yaşamaya, yaşanılması gerekenleri görmeye kalbin bulunduğu göğsü gererek vazgeçmedim demektir, ‘limanı terk etmeyen insanın kendi kıyısında acı çekmeye mecburdur’ densede yaşamın diğer bir adıda limandır… 


Limandan Ayrılmak…


 

Hiç görmediği Zonguldak’ın

hep o ısıtan kara kömürle

anarken umudun diğer adı olan

mavi denizin yanı başında

bulunan limana ışık veren

ve güneş sarılığı ile

geniye

-Yorgunsun yaklaş şu limana

derken aslında zaten birçok

yara almış, yüreği, kalbi

çatlamış durumda olan

gemiyi karaya oturtup, parçalamak

ve köpek balıklarına yem yapmak

olduğunu nereden bilecekti ki

kendisini usta Kaptan sanan

ve limandan ayrılmak zorunda

bırakılan yara, bere içinde

olan limanı çok seven GEMİ..


 



arşiv haberler 01/09/2019 tarihli haberler/yorum


Fakülte Değil, Turistik Tesisi Olacak!


Ardahan Belediyesinin Ardahan şehir merkezi ortasında geçen Kura nehri için geliştirilen “Kura Nehri Yaşam Projesi” ilk çalışma başlattığı Kura Nehrinin yanı başında bulunan tarihi Askeri Kışla turistik tesis olacak. Konu Hakkında bir açıklama yapan Ardahan Valisi Mustafa Masatlı İl Özel İdareye devrine karar verilen Askeri kışlanın yakından halka açılacağını belirtti. Ardahan Üniversitesine ait Güzel Sanatlar Fakültesi olacağı söylenen Azize Kışlasının turistik bir alan olacağı belirtildi.


Aziziye kışlası içerisindeki tarihi yapıların onarıularak turizime kazandırlacağını ve Ardahan Müzesinin  buraya yapılacağını belirten Ardahan Valisi Mustafa Masatlı  Ardahan Kalesi, Kura Nehri ve Aziziye kışlası alanının gerek turizm potansiyeli gerekse sosyal yaşam alanı olarak şehrin en stratejik noktası olması için şu an Başkanlığını yürttüğü SERKA ile birlikte çalışma başlatacaklarını belirtti.


Ardahan Kalesi, Kura Nehri ve Aziziye kışlası alanının gerek turizm potansiyeli gerekse sosyal yaşam alanı olarak değerlendirleceğini belirten Vali Masatlı Baltık mimari varlıklarının bulunduğu bu alan da yapılacak olan çalışmalar ile il merkezinde ilde yaşayanlara sunulan sosyal alan ve aktivite sayısını arttımak olduğunu belirtti.


Aziziye kışlası alanında kura nehrinde ıslah ve nehir kenarında yürüyüş ve bisiklet yolları, bank ve kamelyalar, iskele, kayıkhane, restoran ve diğer işletme alanları gibi alanların oluşturulmasına çalışacaklarını belirten Ardahan Valisi Mustafa MasatlıAziziye kışlası içerisinde bulunan yapıların restorasyon ve rekonstrüksiyon yapılacağını söyledi.


Vali Masatlı, Aziziye kışlası alanının çevresi ve içerisinde peyzaj düzenleme çalışmalarının yapılması için şimdilik 50.000 TL.’lik bir proje hazırlığı içinde olduklarınıda sözlerine ekledi.


HOÇ/FED Siyasete Atıldı!


HOÇ/FED Siyasete Atıldı!


Mavzer şimdi de vekil olmak istiyor..


Hoç/Fed Başkanı HDP’den Milletvekili Aday Adayı Oldu


**Eski Haber.. 10/08/2019 TARİHİ HABER


Ardahan Merkeze bağlı 21 köyün bulunduğu alanın adı olan Hoçvan bölgesinde bulunan köyleri İstanbul’da ki derneklerini bir çatı altında toplama iddiasıyla kurulan Hoçvan Federasyonun Başkanı Yakup Mavzer HDP’den Milletvekili Aday Adayı oldu.


İstanbul 1. Bölgede HDP’den Milletvekili Aday Adayı olduğu öğrenilen Hoç/Fed’in Başkanı Yakup Mavzer’in yanı sıra Göleli İsmet Koç’un da aynı bölgede HDP’den Milletvekili aday adayı olduğu alınan bilgiler arasında oldu.


**İSTİFA EDECEK Mİ?


Daha önce BDP İstanbul Esenyurt Belediyesinde Belediye Meclis Üyelği de yapan Yakup Mavzer’in siyasete atılması ardından Merkezi Esenyurt’ta bulunan Hoç/Fed’in başkanlığında istifa edip, etmeyeceği merakla bekleniyor.



Birlikte nice bayramlara..


 


Onca sorunun bir an olsun unutulduğu güzel anların birini daha yaşadığımız şu günlerde öncelikle sevgili okurlarımın, biz sizlerle buluşturan Gazete Damga, 23 Şubat Kuzey Anadolu, Son Vilayet ve diğer yerel ve ulusal gazetelerimizin ve internet haber sitelerimizin çalışanlarının ve tüm ülkemin, Müslüman aleminin Kurban Bayramını kutlar, birlikte nice güzel gün ve bayramlara derim..


Kurdistan levhasının asıldığı Irak’tan sonra Suriye’de oluşturulmak istenen ama tereddütlerinde birlikte tartışıldığı güvenlik bölgesi, ülkemin dışlandığı Akdeniz’de ki yer altı zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılması yarışı, ‘leblebi, çekirdek değil’ denen, ekonomiyi sıkan dolarlara mal olan bombalarla, kurşunlarla önlemeye çalıştığı iç çatışmaların devam ettiği, günlük et almamızı zorlaştıran ekonominin iyiden iyiye daraldığı bir süreçte kutladığımız bu bayramın, tüm insanlığın bayramının olmasını umut ederim.


Bayramlarda yaşanan güzelliklerin her güne yansıması için verilen mücadelenin barış ve kardeşliğin yeşerdiği ve bu yönde sonuç vermesi dileğiyle hep birlikte kutladığımız kurban bayramının küskünlükleri de son vermesini umut ederim.


Ve kimsenin kimseyi aşmadan, insanları, dostları, akrabaları görmezden gelip, ‘ben tek başıma yaparım, ben olmazsam olmaz’ demeden ve en önemlisi her şeyin bir yedeği yani çaresinin olduğunu unutmamasını dileyip, ‘Bensiz bir şey olmaz’ diyenlere bir mesaj olacağına inanarak, bayram mesajlı yazımızı güncel ve özel yazılarımıza bırakarak, birlikte nice bayramlara diyerek yeninden herkesin bayramını en içten güzel duygularımla ve kalben kutluyorum.


 


**Bensiz bir şey olamaz..


 


Çoğumuzun kilitlendiği, ‘Bayramdan sonra’ dediği gündeme gelince;


24 Ağustos’ta Ardahanlı bir çok holding, şirket sahibi ve yöneticisi ile bir araya gelip, ARDAFED İş Adamları Konseyi Kurulunu yeniden masaya yatırmaya hazırlandığımız şu günlerde başta kadınlar olmak üzere ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabası içinde olanların çaba ve çalışmalarını Lobiye sanan bazılarının tüm engellemelerine karşın yolumuza devam ettiğimiz şu günlerde birilerinin de ‘Bensiz bir şey olmaz’ moduna girip, ARDAFED’in önünü nasıl keserim hesap ve planları içinde olduğunu da görmüyor değilim.


Rahmetli babamın hiç unutmadığım sözlerinden olan ve ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlere kapak olan ‘Sen olmasan yedeğin var’ sözünü bir kez daha gerçek olduğunu son çalışmalarımız da görürken bu kapağı hak edenlerin de bu dünyada her şeyin bir yedeğinin olduğunu unutmamalarını hatırlatırım.


Ve bu gerçeği ortaya koyan Ardahanlı Kadınların kısa süre içinde organize olup, ‘Bizde varız’ demelerinin ardından başında olduğum ARDAFED’in Başkan Yardımcısı Hüseyin Kaya’nın başkanlığında bir araya gelen Ardahanlılar bayramlaşıp, bundan sonraki hedeflerini ortaya koymaları bir şeyi daha gösterdi..


O da Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ ihtiyacının kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, aydınıyla, siyasetçisi ve okumuşuyla biriktelikten geçtiğidir ve ‘Bensiz bir şey olmaz’ diyenler karşın ‘Bizle bir şeyler olur’ diyenlerin haykırışıdır.


Evet, son yıllarda ortaya koyduğu performansıyla derneklerden sorumlu İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince İstanbul Metropolünde en aktif 20 federasyon arasında olan Ardahan Dernekler Federasyonu, federasyona ve Ardahan’a beklenen katkıyı sunmadan onun gölgesinde kendilerine özel çıkar ve rantlar sağlayan tiplere karşın gönüllü bir kaç değil bin, iki bin ve Ardahan kamuoyunun desteği ile yoluna devam ederken ‘Bensiz bir şey olamaz’ diyenler inat çalışmalarını sürdürüyor, sürdürecek.


Hele hele her şeyin bir yedeğinin olduğu şu dünyada ben, sen, biz, o bir şeyler yapmadığımız gibi yapılanlara engel olup, ARDAFED adıyla kapılar açıp, açtırıp poz versekte ve bir şey yapmasakta birileri bu işi, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ni er geç ortaya koyup, ‘Sen olmasan da biz varız’ diyecek, diyor da..



arşiv haber 20/19/20/2007 tarihli haber/yorum/reklamlar


KATİLLERE TESLİM OLMAYACAĞIZ!..


 




 



Sevinmesin kahpe kurşunları sıkanlar ..


Çünkü; Bizler hepimiz biren Hrant Dinkiz ..


Biz ölmedik, sevinmesin katiller, gülmesin kahpeler çünkü teslim olmayacağız ..


Dün yine bir gazeteci vuruldu bu ülke’de.. 


Birileri kuklaları kanalıyla yine bir gazeteciyi kahpece yere serdiler..


Adı, Hrant Dink’ti ..


Suçu, sadece yazmaktı..


Nice gazeteci gibi onuda kahpece arkadan yanaşıp vurdular iki kurşunla ..


Ülkemin barış ortamına sıkılan bu kurşunlara teslim olmayacağız…


Ve öldükçe çoğalıp, yazmaya devam edeceğiz ..


www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-www.sonvilayet.net


 


Gazetecinin öldürülmesini 


GAZETECİ isimli arabasına gazete başlıkları asarak kınadı ..


 




 



Ardahanlı Gazeteci Fakir Yilmaz meslektaşı Gazeteci Hrant Dink’in katledilmesini GAZETECİ isimli arabasına, yerel ve ulusal gazetelerin konuyla ilgili manşetlerini yapıştırarak şehir merkezinde gezerek kınadı.


Ardahan’da günlük olarak yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi’nin Yazıişleri Müdürlüğünü  yapan 21 yıllık gazeteci Fakir Yilmaz gazetecilerin düşüncelerini açıkladıkları için katledildikleri bir ülkede bu tür manşetlerden birilerinin belki utanması için böyle bir eyleme gittiğini ve Hrant Dink’in katil ve katilleri bulunana kadar bu eylemine devam edeceğini açıkladı.


GAZETECİ isimli 1992 model aracına siyah bez asıp, ulusal ve yerel gazete manşetlerini yapıştırarak kent merkezinde gezen gazeteci Fakir Yilmaz ayrıca internet üzerinde yayınlan www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com adlı internet sitesi üzerinde yayın yapan ARDAHAN RADYO isimli internet radyoda da gün boyu sadece Sarı Gelin ve Uğurlar Olsun türkülerini çalıyor.


Haber ekleme saati: 12.46 – 20/01/2007


Haber/Foto: Özkan Karakaya-Günay Nuh


 


Ardahan ve Kars’ta yapılan 


-20 Derece Operasyonundan ilk bilgeler gelmeye başladı ..


İHALELERDE SİYASİ NÜFUS KULLANMIŞLAR!..


 




 



AKP’li bazı politikacı yakınlarının tutuklandığı yolsuzlukla ilgili polis raporunda, ‘zanlıların ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanarak baskı oluşturdukları’ belirtildi 


 


TOLGA ŞARDAN Ankara 


 


 


Kars’ta yapılan ve bazı AKP’li yerel politikacıların yakınlarının tutuklandığı ihale operasyonuyla ilgili olarak soruşturma dosyası hazırlayan emniyet, zanlıların, “ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanarak baskı oluşturdukları”na resmiyet kazandırdı. 


Kars Emniyet Müdürlüğü, hazırladığı fezlekeyle, 25 ayrı şüpheli ihaleyi tek tek mercek altına aldı. 


Aralarında AKP’li Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun iki kardeşi İsmail Medet Alibeyoğlu ile Yusuf Alibeyoğlu ve AKP’li İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Yağcı’nın yakınları Yücel Yağcı ile Erol Yağcı’nın adının karıştığı “ihale yolsuzluğu” soruşturmasıyla ilgili olarak polisin hazırladığı soruşturma fezlekesi, gün ışığına çıktı. 


Geçen yıl yapılan ve “Çıkma” kod adı verilen operasyonla ilgili olarak 30 sayfalık fezleke hazırlayan Kars Emniyet Müdürlüğü, Medet Alibeyoğlu’nun lideri olduğu belirtilen suç örgütü için şu tanımlamayı yaptı: 


“Kamu kurumlarındaki mal ve hizmet alımlarına ilişkin ihalelerde, ihaleye katılan firmalardan ihale şartlarını ve fiyatlarını etkilemek için aralarında anlaşma yaptıkları, ‘çıkma’ tabir edilen para aldıkları, ihaleye katılma yeteneğine veya koşullarına sahip olan firmalara cebir şiddet ve tehdit unsurlarını kullanarak ihale sürecindeki işlemlere katılmasını engelleyip ihalelere fesat karıştırma suçu işledikleri ve bu suçu işlemek için örgüt kurdukları, oluşturulan bu örgütün liderliğini İsmail Medet Alibeyoğlu’nun yaptığı ve kardeşi Yusuf Alibeyoğlu ile birlikte ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanmak suretiyle baskı sağladıkları, girdikleri ihalelere bazen örgüt lideri İsmail Medet Alibeyoğlu ve kardeşi Yusuf Alibeyoğlu’nun bizzat katıldıkları…” 


 


25 şüpheli ihale 


Şüpheli ihalelerin nasıl yapıldığı da fezlekede şöyle anlatıldı: 


 


İsmail Medet Alibeyoğlu 15, Yusuf Alibeyoğlu 17 ihaleye fesat karıştırdı. Medet Alibeyoğlu, Akyaka YİBO’nun yemek ihalesi için yapılması gerekenlere okul müdürü Mustafa Aramaz’la birlikte karar verdi, ihaleye girecek firmaları birlikte saptadı. Aramaz, bunun karşılığında çeşitli tarihlerde Medet Alibeyoğlu’ndan para aldı. 


Özel İdare’ce yapılan Arpaçay Koç köy yolu ile Susuz yol yapım ihalesinde de siyasi nüfuzlarını kullanan İsmail Medet Alibeyoğlu, ihale bedelleri ve şartnameleri öğrenmek için Köy Hizmetleri ve Özel İdare Müdürlüğü yetkililerinden bilgi aldı. 


İl Kültür Müdürlüğü’nün güvenlik hizmeti ihalesinde Medet Alibeyoğlu ve Alibeyoğlu ikilisi, Kültür Müdürü Kenan Bekis ve yardımcısı Turgay Kızılörenli’yle birlikte çalıştı. İkili, Kafkas Üniversitesi tadilat inşaatı için para karşılığı bilgi aldı. 


Yusuf Alibeyoğlu, tek başına yürüttüğü İl Özel İdaresi’nin iş makineleri ve diğer araçların yakıt ihalesinde 5. olmalarına karşın, siyasi nüfuzlarını kullanarak ihalenin kendisinde kalması için çalışmalar yaptı. 


Suç örgütü, taşımalı ve pansiyonlu eğitime tabi öğrencilerin yemek ihalesine de fesat karıştırdı. 


Kars Devlet Hastanesi kalorifer yakıtı alım ihalesinde “anlaşmayı kabul etmeyen” işadamı Necat Dereci, suç örgütünün talimatıyla Bülent, Erol ve Tuncer Yağcı tarafından dövüldü. 


Haber ekleme saati: 16.33 – 20/01/2007


Haber/Foto: Milliyet Gazetesi


-17’te yapılan Sağlığın açılışında sağlıkçılar hastalandılar ..


 




 



Dünya Bankası tarafından yaptırılan üç yeni sağlık ocağının açılışında valiyi bekleyen başta sağlıkçılar olmak üzere tüm protokol dondu.


Özelikle Göle ilçesinde ki açılış töreninde sıraya dizilip Ardahan’da gelecek olan valiyi bekleyen hemşire, ebe ve doktorlar Vali Murat Yıldırım’ın kaymakamlığı ziyareti uzayınca -17’i bulan dondurucu soğukta hastalandılar.


Posof ve Hanak ilçesinde de kar yağışıyla birlikte esen şiddetli tipi altında resmi açılışları yapılan sağlık ocakları açılış törenlerinde de aynı manzaralar yaşandı.


Haber ekleme saati: 16.10-20/01/2007


Haber/Fotolar: Tuğba Yilmaz/Göle


 


Posoflular arıcılığı Almayanda öğrenecekler ..


 




 



Çıldır Lisesinden sonra Ardahan’ın Posof İlçesi Halk Eğitim Müdürlüğü de AB’ye bir proje kabul ettirdi.


Alınan bilgilere göre Posof İlçe Halk Eğitim Müdürlüğünün hazırladığı LEONARDO DAV INCI adlı projeyi kabul eden Avrupa Birliği, Posof İlçe Milli Eğitim Müdürü Yücel Ertan ile Posof İlçe Halk Eğitim Müdürü Raşeittin Üstün ile 2 Posoflu arıcıyı Almayan’ya davet etti. Koblens şehrine davet edilen Posof İlçe Milli Eğitim Müdürü, İlçe Halk Eğitim Müdürü ile iki Posoflu arıcı burada yapılan arıcılık ve bal üretimi üzerinde incelemelerini dönüşlerinde düzenleyecekleri konferanslarla Posof’ta ki arıcıları anlatacaklar.


Haber ekleme saati: 16.09 – 20/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


SIRA KİMDE?




 



Gazeteci Hrant Dink kalleşçe katledildi …


Siyasiler istifayi değil, her zaman ki açıklamalarına başladılar…


 


**Dink, Son Yazısında ‘Tehdit’ Edildiğini Belirtmişti .. 


 


Uğradığı Silahlı Saldırıcı Sonucu Hayatını Kaybeden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Gazetenin ‘Agos’un Merceğinden’ Adlı Köşesindeki Son Yazısında, ‘Tehdit Edildiğini’ Bildirmiş.


 


Dink, Agos Gazetesi’nin arka sayfasında yer alan ”Ruh halimin güvercin tedirginliği” başlıklı yazısında, ”Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hakkında başlatılan soruşturma ve açılan davada çıkan mahkumiyet kararını eleştirerek, ”Türk düşmanı olarak meşhur edildiğini” kaydetetmişti.


 


Dink, yazısında şu ifadelere yer vermişti .. 


 


”Şu çok açık ki, beni yalnızlaştırmak, zayıf ve savunmasız kılmak için çaba gösterenler, kendilerince muratlarına erdiler. Daha şimdiden, topluma akıttıkları kirli ve yanlış bilginin tesiriyle Hrant Dink’i artık ‘Türklüğü aşağılayan’ biri olarak gören ve sayısı hiç de az olmayan önemli bir kesim oluşturdular. Bilgisayarımın güncesi ve hafızası bu kesimdeki yurttaşlar tarafından gönderilen öfke ve tehdit dolu satırlarla yüklü. 


 


Bu mektuplardan birinin Bursa’dan postalandığını ve yakın tehlike arz etmesi açısından da hayli kaygı verici bulduğumu ve tehdit mektubunu Şişli Savcılığı’na teslim etmeme rağmen bugüne değin herhangi bir sonuç alamadığımı yeri gelmişken not düşeyim. 


 


Bu tehditler ne kadar gerçek, ne kadar gerçek dışı? Doğrusu bunu bilmem elbette mümkün değil. Benim için asıl tehdit ve asıl dayanılmaz olan, kendi kendime yaşadığım psikolojik işkence. Tıpkı bir güvercin gibiyim… Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli… Ve anında dönecek denli de süratli.” 


 


Hrant Dink, yazısında, yaşamamak için fazlasıyla umutları ve nedenleri olduğunu belirterek, ”Şimdi artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyorum. Bu dava kaç yıl sürer, bilemem. Bildiğim ve beni bir miktar rahatlatan gerçek şu ki, hiç olmazsa dava bitene kadar Türkiye’de yaşamaya devam edeceğim” ifadesini kullanmıştı.


www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 




Yıl 2007 insanlar yolda mahsur ..


 


Dün hafta sonu dolaysıyla köyler de ki evlerine gitmek isteyen 40 Yatılı Bölge İlköğretim Okulu öğrencisi ile bir çok köylü Beşiktaş-Dağcı köyü yolunun tipiden kapanan yolunda mahsur kaldı.


6 minibüsle yolda kaldıkları öğrenilen insanların kurtarılmak için yaptıkları çağrılarının 4 saattir cevap almadığı öğrenilirken Köy Hizmetlerinden sorumlu İl Özel İdare Genel Sekreteri’nin cep telefonu olay süresi boyunca kapalı olduğu görülürken, Köy Hizmetleri Birimii santralcısı, yolu açmaya giden dozerin Hoçvan Hasköy’de tekerinin patladığını belirtti. Jandarmanın doğruladığı olay bugün saat 18.00’da sıralarında meydana geldi.Son alınan bilgilere göre Ardahan’dan olay yerine giden yeni bir ekibin Beşiktaş/Dağcı köy yolunu açtığı ve vatandaşların kurtarıldığı öğrenildi..


Haber ekleme saati: 20.41 – 19/01/2007


Haber: Fakir Yilmaz/Ardahan


 


IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/ÇARŞAF


 




 



ÇARŞAF…


Esenyurt’tan Cihan Güner, Ardahan’daki Fakir Yılmaz’a bir resim göndermiş. Fakir de, yeme-içme o resimi bana attı.


Resimde, çarşaflı bir kadın var.


Nerde?


Esenyurt’un AKP’li Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun makam koltuğuna gömülmüş.


Kadıoğlu da, konuk koltuğunda. 


Fakir sordu:


“Yorumun ne?”


Dedim ki:


“Gürbüz Çapan sonrası, çağdaş ve aydın kent kimlikli Esenyurt’un içine düştüğü kara hal.”


Çarşaf artık Esenyurt’ta adeta moda. 


***


Çarşaf, kimi zaman bağımsızlığın simgesi olabilir, kimi zaman da özgürlüğün üstüne atılmış bir kara şal gibidir, zamana, mekâna göre anlamı değişen bir giysidir.


İslam dünyasında sömürgecilere karşı savaşımda, çarşaf çok işe yaramıştır. 


Cezayir kurtuluş savaşında çarşafın altına kimi zaman silah gizleniyordu, kimi zaman bir gizli belgeyi, çarşaflı kadın, direnişçilere ulaştırıyordu. 


Fransız polisi çarşaflı kadına el attığı zaman, ulusal tepki başkaldırma duygusuna dönüşüyor, bağımsızlık onurunun itici gücünü körüklüyordu.


Bizim Kurtuluş Savaşımızda da çarşaf kutsal amaçlar için kullanıldı.


Kurtuluş Savaşı filmlerinin bir çok karesinde, işgalciye yakalanmamak için çarşaf giymiş kuvayi milliyeci vardır.


Ne var ki çarşaf, uyuşturucu kaçakçılığında da iş görebilir, esrar kaçırmaya, eroini gizlemeye yarayabilir. 


Her çarşaflı kadının ille de erdem simgesi gibi değerlendirilmesi gerekmez. Kimi zaman şeriatçının “aydınlanma”ya karşı gerici siyasetinde kara çarşaf kullanılır.


Bir tabanca kimi zaman cinayet işlemek için araç olabilir, kimi zaman can kurtarmak için.


***


Kadının örtünmesi, başını örtmesi, çuvala girmesi, bağnazlığın turetimidir.


Kadın örtünmeyi yeğliyorsa, kendi bilir. Yok, kadın çarşafı kendi istencinin dışında, çevrenin baskısıyla giymek zorunda kalmışsa, yazık değil mİ! 


Kız çocuklarını çarşaf kültürüyle yetiştiren analar babalar, cinayet işliyorlar.


Çarşafın ülykemizde görünmesi, 19’uncu yüzyılın başlarında, Suriye Valiliği’nden dönen Suphi Paşa’nın eşiyle başlamış. İran ve Arap illerinde yaygın bu giysi Dersaadet’te moda olmuş.


Yüzyılın sonunda, İkinci Abdülhamit, saray kadınlarıyla ötekileri ayırmak için buyruk çıkarmış:


“Feraceyi yalnız saray kadınları giyebilir.”


O günden sonra çarşaf İstanbul’da en çok kullanılan giysiler arasına girmiş.


İstanbul’da çarşafın öyle türleri çıkmış ki yobazlar giyilmesini “bidat” saymışlar. 20’ncİ yüzyılın başında, kadınların popolarını büyük göstermek için yastıklı çarşaflar piyasaya sürülmüş, zenginler ithal malı çarşafları yeğlemişler, her renkten baştan çıkarıcı çarşaf türleri kadınlarca kapışılmış. 


Örtünmenin çekiciliğine eklenen küçük cilveler ülkemizi baştan sona sarmış.


Anadolu’da kırsal kesimlerde kara çarşaf tutulmamış, kasabalarda az çok geçerli olmuş.


***


Bilmem ki, sizin de dikkatinizi çekmiş midir?


Geçmişte Refah, bugün AKP döneminde çarşaf, biraz da her işin kilidini açan bir anahtar gibi.


AKP’li belediyelerin çoğunda işin olan kadın, işinin yürümesi için örtünme gereği duyuyor.


Ama, Esenyurt Belediyesi’ndeki görüntü, biraz farklı.


Çarşaflı kadın, Belediye Başkanı Kadıoğlu’nun koltuğunda.


Kadıoğlu, konuk koltuğunda.


Bu kare neyi gösteriyor?


Asıl başkan çarşaf.


Esenyurt’u çarşaf yönetiyor.


Kadıoğlu’nun, çarşaflı kadına, “koltuğuma oturamazsın” deme şansı yok. 


Derse ne olur AKP’li Belediye Başkanı AKP’nin tek başına iktidar olduğu ülkemizde?


Çarşafa dolanır.


***


Ama, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediye başkanı olan Nemci Kadoğlu’nun, makam koltuğunda kara çarşaflı bir bayan oturuyorsa, bilinki Esenyurt şimdiden çarşafa dolanmış demektir. 


yazarcizer@hotmail.com


 


Sağlıkta AKP partizancılığı ..


 




 



Kars’ta sağlık skandalına bir yenisi daha eklendi. Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktoru Kars’a geçici olarak gönderilip, Kars Doğumevi Başhekimliği’ne atanırken, Doğumevi Hastanesi’nde görevli doktorlar rotasyonla Kağızman’a gönderiliyor. Sağlıkta yaşanan bu skandal, “AKP’nin partizancılığı” olarak değerlendirildi.


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın ilçesi olan Kağızman’da Devlet Hastanesi’nde ameliyathane olmadığı için burada görevli uzman doktor Levent Keskin, ameliyathane faaliyete geçinceye kadar geçici görevle Kars’a gönderildi. Geçici görevle geldiği Kars’ta Doğumevi Başhekimliği’ne atanan Levent Keskin, ameliyathanenin faaliyete geçmesi üzerine yeniden Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Ancak, Keskin, Kağızman’daki görevine başlamadan, yeniden geçici görevle Kars’a atandı ve Doğumevi Başhekimliği görevini sürdürmeye başladı. 


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’a yakınlığıyla bilinen Keskin’in, asıl görev yeri olan Kağızman’a önce gönderilip, yeniden geçici görevle Kars’a görevlendirilmesinin ardından, Kağızman Devlet Hastanesi’ndeki kadın doğum uzmanı kadrosu için, Kars Doğumevi Hastanesi’nde görevli kadın doğum uzmanları rotasyonla Kağızman’da görevlendirilmeye başlandı. 


Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktorunun geçici olarak Kars’a görevlendirilmesine ve burada aynı daldaki boşluğun rotasyonla doldurulmak istenmesine isyan eden doktorlar, “Partizancılığın ve adam kayırmacılığın bu kadarına da pes!” dediler.


Kağızman’ın, Kars’a geçici olarak gönderilen ve burada başhekimlikle ödüllendirilen uzmanı varken, Kars’tan rotasyonla Kağızman’a kadın doğum uzmanı gönderilmesinin anlaşılmaz olduğunu belirten bazı doktorlar, şunları söylediler:


“Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir uygulama yaşanıyor. AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’a yakınlığıyla bilinen Kağızman Devlet Hastanesi’ndeki uzman doktor Levent Keskin, orada ameliyathane olmadığı için Kars’a geçici görevle atanıyor ve geçici görevle atandığı Kars’ta Doğumevi Başhekimliği’ne getiriliyor. Bu konuda çıkan haberlerin ardından yapılan açıklamada, Keskin’in, ameliyathane faaliyete geçtiğinde görev yeri olan Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderileceği bildiriliyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin ameliyathanesi faaliyete geçiyor ve bir süre sonra, Kars’a geçici olarak atanan ve Doğumevi Başhekimliği’ne getirilen Levent Keskin, asıl görev yeri olan Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Ancak, Keskin göreve başlamadan yeniden geçici görevle Kars’a atanıyor ve Doğumevi Başhekimliği görevini sürdürüyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktoru olan ve şu anda Kars Doğumevi Başhekimliği görevini sürdüren Levent Keskin, geçici görevle Kars’ta bulunurken, Kars Doğumevi’nde bulunan kadın doğum uzmanları rotasyonla Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin doktorunu   geçici görevle Kars’a atayacaksın ve başhekim yapacaksın, bundan doğan boşluğu da Kars’taki doktorlarla dolduracaksın! Böyle bir saçmalık ve çelişki olur mu?”


Bu arada, rotasyonla atanan ilk doktor olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Rengiz Kılıç’ın da siyasi torpil nedeniyle Kağızman Devlet Hastanesi’ne gitmediği öğrenildi.


Doktorlar, şu ana kadar Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış buu rezaletten, sağlık atamalarından sorumlu AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey ile AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ı sorumlu tuttular. 


Haber ekleme saati: 19.09 – 19/01/2007


Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


 


ÖZÜRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK


 




 



AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, “Sosyal Yardımlaşma Vakfı’dan 1241 kişiye 50’şer milyon dağıtacağım” açıklamasına sert tepki gösteren MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş’a verdiği yanıtta çam devirdi. Açıklamasında, “Bahsi geçen yardımları açıklamak AK Parti’nin görevidir” diyen AKP İl Başkanı Aras’a, MHP İl Başkanı Aktaş’ın yanıtı gecikmedi. Aktaş, “Açıklama, Demokrat Parti dönemini çağrıştırıyor.” dedi. Bu arada, AKP İl Başkanı Remzi Aras’ın, Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından dağıtılacak paraya “dağıtacağım” açıklamasına, açıklama istenen Vali Mehmet Ufuk Erden’in seszizliği dikkat çekti.


Dünkü gazetemizde yer alan, “MHP İl Başkanı Aktaş, AKP İl Başkanı Aars’ın, ‘Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ndan 1241 kişiye 50’şer YTL dağıtacağım’ açıklamasına serç çıktı” başlıklı haber üzerine, yazılımı bir açıklama yapan AKP Kars İl Başkanı Aras, partisinin kendine verdiği yetkiye dayanarak bu açıklamayı yaptığını savundu. 


Aras, açıklamasını, “Bahsi geçen kuruma ait yardımla ve bu yardımların niteliği hakkındaki açıklamalar AKP İl Başkanı’nın görev sorumluluğu içerisinde” diye savundu.


Bu arada, MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın açıklamasını şaşkınlıkla karşıladığını belirterek, “Açıklama, Demokrat Partisi dönemini hatırlatılıyor.” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nde bazı gelenekler olduğunu ifade eden Aktaş, “Böyle bir açıklama yapılması gerekiyorsa, bunu bu işten sorumlu Vali yapar. İktidarda da olma bir siyasi partinin üzerine düşen görev değildir böyle bir açıklama.” dedi.


Devletin bir siyasi geleneği olduğunu ve bu siyasi geleneğe de öncelikle siyasi partilerin saygı duyması gerektiğini ifade eden Aktaş,  “Eğer ortada bu geleneğe saygı yoksa, demokrasi de yok demektir. Türkiye Cumhuriyeti devlet geleneğinde, sayın Remzi Aras’ın açıklaması, gelenekle örtüşmüyor.” diye konuştu. 


İKİNCİ AÇIKLAMADA ÇARK


Bu arada, AKP Remzi Aras’ın, ““Sosyal Yardımlaşma Vakfı’dan 1241 kişiye 50’şer milyon dağıtacağım” açıklamasına sert tepki gösteren ve “Hangi sıfatla?” diye soran MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş’a, öğleden önce AKP’den verilen ve gazetelere imza karşılığı dağıtılan yazılı açıklama, öğleden sonra toplatıldı. Daha sonra yapılan ve yine imza karşılığı gazetelere verilen açıklamada, farklı bir tutum takınılarak, hükümetin icraatlarını kamuoyuna bildirmek zorunda oldukları ifade edildi. Ancak, AKP Kars İl Yönetimi, öğleden sonra yaptığı açıklamada yumuşattığı öğleden önceki açıklamasını, eposta adresiyle gazetelere ulaştırdığını unuttu. 


Haber ekleme saati: 12.00 – 19/01/2007


Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


 


Ağaların 4×4 keyfi bozulacak gibi!..


 




 



Hükümet yayınladığı genelge ile resmi kurumları tasarufa yapmaya çağırdı.


Başta 4×4 Jipler olmak üzere bir çok konuda tasaruf yapalıacağını bildiren hükümetin yeni genelgesi eğer tam olarak uyguların ve delinmezse başta Posof ile Göle kaymakamları da dahil olmak üzere İl Sağlık Müdürü, İl Çevre Müdürü, Göle Orman İşletmesi Müdürü ve diğer bir çok kurum amirinin kullandığılüks araçlar makam aracı kimliğinden çıkarılıp, ya vatandaşın hizmetine sunulacak, yada satışa sunulacak.


Makam araçları, görev dışında kullanılamayacak  


Başbakanlık, kamu kuruluşlarına yönelik kapsamlı bir tasarruf genelgesi yayınladı. Resmî taşıtların kullanımında, telefon, yurtdışı görevi, gazete alım-ları, temsil, ağırlama ve tanıtım giderlerinde harcamalar sınırlandırıldı. 


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik geniş kapsamlı sınırlamalar içeren bir tasarruf genelgesi yayınladı. Genelgeyle resmi taşıt, telefon, yurtdışı görevlendirmeler, gazete alımları, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım harcamalarında sınırlandırılmaya gidilirken, “telefonla özel görüşme bedellerinin, özel görüşmeyi yapanlardan tahsil edilmesi” istendi. Doğal afetler nedeniyle yapılması gereken acil müdahaleler, iç ve dış güvenlik ile istihbarat hizmetlerinin gerektirdiği zorunlu harcamalar, karayolu trafik güvenliği ve sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimle ilgili harcamalar ise genelge kapsamına alınmadı. 


Başbakan Erdoğan imzalı “tasarruf Tedbirleri” genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Genelgeye göre kamu kurumları yurtiçi ve dışında hiçbir surette yeni hizmet binası, lojman, kamp, dinlenme ve benzeri sosyal tesisle ilgili arsa satın alamayacak, kamulaştıramayacak, kiralayamayacak ve üzerine yeni inşaat yapamayacak. Kamuya ait araçlar özel işlerde, tatil günlerinde ve personel servis aracı olarak kullanılmayacak. İdareler, akaryakıt sarfiyatının asgari düzeyde tutulması için tasarruf yapacak. Yeni dönemde her kurumun telefonlarının milletlerarası görüşmeye açılmaması planlanıyor. Telefon faturalarının her defasında harcama yetkilileri tarafından kontrol edilerek, özel görüşme bedellerinin ilgililerden tahsil edilmesi öngörülüyor. Ayrıca genelgeyle birlikte bakan, müsteşar, müsteşar yardımcısı vb makamlar dışında kurumlara günlük gazete alımınında önüne geçilecek. Uluslararası toplantılar ile milli bayramlar hariç, açılış, konferans, seminer, yıldönümü ve benzeri kutlama ve organizasyonlara ilişkin faaliyetler nedeniyle davetler düzenlenmeyecek, hediye ve diğer adlar altında ödeme yapılmayacak. 


İşçi, ikramiyeyi ay sonunda alacak 


Bu arada devlet, kamu kurumlarında çalışan işçilere 2007 yılına ait ikramiyelerinin ilk yarısını 31 Ocak’ta, ikinci yarısını ise 29 Haziran’da yapacak. Maden işletmelerinin yeraltı işlerinde çalışanlara yapılacak ikramiye ödemelerinin tamamı ise 17 Aralık 2007’de gerçekleştirilecek. 


Haber ekleme saati: 12.03 – 19/01/2007


Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


Ermenistan’da önemli adım ..


 




 



Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ulaşım yollarının gelişmesine önemli katkı sağlaması beklenen Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryolu hattı projesine Ermenistan’ın da katılmak istediği bildirildi.


Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Gegham Garibcanyan, Gürcü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ermenistan’ın, Türkiye sınırını açmaya ve Kars-Ahılkelek-Tiflis demiryolu inşaatına katılmaya hazır olduğunu” söyledi.


Merkezi Erivan’da bulunan Arminfo ajansının haberine göre, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki bulunmamasının, mevcut sorunları artırdığını savunan Garibcanyan, ülkesinden geçen Kars-Gümrü-Ahılkelek demiryolu hattının SSCB’nin dağılmasından bu yana kapalı olduğunu dile getirerek, “Eğer Türkiye-Ermenistan sınırı açılırsa hemen sonraki gün bu hat kullanılmaya başlanabilir” dedi.


Söz konusu hattın kullanılmaya başlanmasıyla bölge ülkeleri arasındaki işbirliğinin gelişebileceğini, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki ekonomik ilişkilerin artacağını ileri süren Garibcanyan, böylece bölgenin de herkes için daha güvenli olacağını savundu. Sözde Ermeni soykırımının uluslararası alanda tanınmasının Ermenistan dış politikasının öncelikleri arasında yer alması, Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde 20’sinin Ermeni işgali altında bulunması gibi konular ise Garibcanyan’ın açıklamasında yer almadı. Azerbaycan, topraklarındaki işgalin sona ermesi ve vatandaşlarının topraklarına dönüşü sağlanmadan Ermenistan ile hiçbir işbirliği yapılmayacağını daha önce açıklamıştı.


 


***3 ÜLKE HEYETLERİ BAKÜ’DE


 


Öte yandan, Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryoluyla ilgili toplantıların son aşaması, ilgili üç ülke teknik heyetlerinin katılımıyla bugün Bakü’de başladı. Toplantıların bugünkü bölümü ağırlıklı olarak Azerbaycan-Gürcistan heyetleri arasında yapılırken, görüşmelerin yarınki bölümünün Türk heyetinin katılımıyla sürmesi bekleniyor. Demiryolu hattının inşasıyla ilgili tam bir uzlaşmaya varılırken, heyetlerin görüşmelerinde daha önce Tiflis’te paraf edilen konuya ilişkin anlaşmanın imzalanmasıyla ilgili detaylar ele alınıyor. Gürcistan’ın hattın inşa ve onarım çalışmaları için Azerbaycan’dan uzun süreli ve çok düşük faizle alacağı yaklaşık 200 milyon dolarlık kredinin artırılmasını gündeme getirmesi üzerine görüşmeler uzamış ve sonuçta kredi oranının 300 milyon dolara çıkarılması konusunda anlaşma sağlanmıştı.


Haber ekleme saati: 12.01 – 19/01/2007


Haber: Volkan Özkan – Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


ENSAR ÖĞÜT’TEN SONRA, LPG FİRMALARIDA TEZEĞE SAVAŞ AÇTILAR!


 




 



Bir süre önce TBMM’sine götürdüğüa tezeklerle basın açıklaması yaparak, bölgede ki köy okullarına kömür verilmesi için çağrıda bulunan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ten sonra LPG şirketleride tezeğe savaş açtılar.


Doğalgaz kullanımı vilayetlerden ilçelere doğru hızla yaygınlaşırken, müşterilerini kaybeden tüpgazcılar, yönünü köylere çevirdi.


Köylerde kulis yapan ekipler, yemek yapmak, çocuklara bakmak, hayvanların ihtiyaçlarını gidermek için günü koşuşturmakla geçiren ev kadınlarını ikna etmeye çabalıyor. 


“Vaktinizi tezek ve odunla uğraşarak harcamayın. Tüp kullanın, evinize, çocuğunuza ve hayvanınıza daha fazla zaman ayırın!” sloganı ile köyleri dolaşan tüpgazcıların önündeki en büyük engel ise fiyatı şişiren vergiler. Türkiye Likit Petrol Gazcıları Derneği ile Dünya LPG Birliği’nin (WLPGA) yürüttüğü ‘LPG’nin Kırsal Alanda Yaygınlaştırılması Projesi’ için pilot bölge seçilen Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çukurören ve Yılanlı köylerinde ekipler çalışmaya başladı. Tezek ve odun yakarak ısınan köylüleri tüp kullanmaya ikna etmek için hazırlanan projeye, başkanlığını Kemal Derviş’in yaptığı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da (UNDP) destek veriyor. 


Haber ekleme saati: 11.54 – 19/01/2007


Haber: Volak Özkan Foto: www.sonvilayet.net


 


Eskiden ekmek pişerdi şimdi öğrenci yetişecek!


 




 



Ardahanın Göle İlçesinde yıllar önce ekmek  fırını olarak kullanılan ve daha sonra atıl duruma gelen Göle Belediyesine ait bina, okuma salonu oldu.


Ardahan Sanayici ve İş Adamları Derneği (ARSİAD) tarafından kiralanan ve okuma salonu olarak onarılıp hizmete sunulan bina, Ardahan Valisi Murat Yıldırımın katıldığı bir törenle halkın hizmetine sunuldu.


Yıllarca atıl bir vaziyette boş kalan binanın eğitim yuvası olarak Göleli vatandaşların hizmetine sunulmasından oldukça mennun olduğunu dile getiren Vali Yıldırım:” Dileriz bu eğitim yuvasında çocuklarımız en iyi şekilde yetişir”. dedi.


Yıldırım sözlerinin devamında :”ARSİAD  yönetimine  yapmış oldukları bu önemli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz ve kendilerinden başka yatırımlarda bekliyoruz.Evet yatırım sadece iş hayatında olmaz böyle eğitim yuvaları da bir yatırım sayılır, hemde geleceğe yapılmış bir yatırımdır”.dedi.


 Binanın daha önce fırın olarak hizmet verdiğini ama daha sonra kapandığını dile getiren ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan, yaklaşık 60.000 binYTL harcayarak binayı onardıklarını  söyledi.


Göle Belediyesinin bu konuda kendilerine çok yardımcı olduklarını belirten Çapan :”Başta Sayın Göle  Kaymakamımız Şaban Akça olmak üzere herkese şükranlarımızı iletiyoruz” dedi.


 Okuma salonunda gönüllü eğitimci olarak hizmet verecek olan Kimya Öğretmeni Ufuk Polat , Göleye ve Göleli öğrencilerin hzimetine sunulan yeni yerle ilgili şunları söyledi:”    OKS sınavına yönelik açılan Göle okuma salonu veya bir diğer adı ile  test merkezi olan binanın  tamiratı için yaklaşık 60.000 ytl harcandı. Test merkezi için 200 den fazla öğrenci başvurdu ve sadece 104 öğrenci alınabildi. İmkan olarak sürekli sınırsız internet  ve 5 bilgisayar  var. 


Sanal kütüphane çalışması dediğimiz bir prorgamı öğrencilerin hizmetine sunmuşuz.Ardahan Fem dershanesinin  yardımları ile sağlanan dökümanlarla öğrencilere hizmet vermekteyiz.  2 rehber öğretmen eşliğinde öğrenciler düzenli olarak program eşliğin de takip edilmektedir. İkinci dönem yapılması planlanan faaliyetlerimiz  toplu piknik, göz taraması, diş taraması, velilere yönelik aile seminerleri, oks sınav sistemi ile alakalı olarak öğrenci seminerleri yapılacaktır. Program dahilinde sınavla alınan öğrencilerden farklı olarak herkese hitap eden test merkezinde üniversite sınavına ve okul derslerine hazırlanan öğrencilerde test merkezinin tüm imkanlarından boş  zamanların da faydalanabilmektedir”.  dedi.


Kendisi aslen Göleli olan Ardahan İl Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç, Binayı yıllar önce Yusufelili ekmek ustalarının fırın olarak kullandığını, ama daha sonra işlerinin iyi gitmediğini düşünerek kapattıklarını söyledi. ARSİAD a bu konuda minettar olduklarını dile getiren Karakoç:” Dileriz okuma salonu İlçemiz için hayırlı olur”. dedi.   


Haber ekleme saati: 11.50 – 19/01/2007


Haber: Ercan Yentek Foto: Tuğba Yılmaz/Göle


Kitapları bedava dağıtan hükümet karne parasını öğrenciden alıyor!


 




 



Hükümetin büyük şovlar yaparak, kitaplarını bedava dağıttığı öğrenciler kanalıyla topladığı paranın en sonuncusu da karne için.


Önümüzde ki haftanın sonunda birinci yarı yıl törenine girecek olan binlerce öğrenciden karne parası adı altında para toplamaya başlayan okul yöneticileri, eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla, arma, spor, aidat v.b. gibi isimler adı altında eğitim sezonu boyunca topladığı paranın sonuncusu da karne parası oldu.


Yarı yıl tatili öncesi öğrenci başı 2 ila 3 Ytl. arasında para toplayan okul yöneticilerinin bu isimler adı altında topladığı paralara karşın makbuz vermemeleri olayın diğer ilginç bir yönü olurken, bu önemli konunun defalarca gündeme getirilmesine karşın yetkililerin duyarsızlığı dikkat çekiyor.


Haber ekleme saati: 23.14 – 18/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Yamalı paltolu ..




 



Bugün manşetemize konu olan olayı kaç kezdir yazıyoruz, bilmem ama dün matbaama gelen bir velinin 21. yüz yıl dendiği bu zaman da giydiği yamalı paltosunun içinde 4 çocuğunun okurken her gün para isteyip, kendisini ezmesi karşısında ne yapacağını şaşırdığını söylerken, okulların, hem de makbuzsuz topladığı paraların haddi hesabının olmadığını kimin araştırıp, soracağını merak ettiğini belirtiyordu. Bende, benden de perişan olan veliye dedim ki; Bu memleketin valisi, müdürü vede savcısı var sen merak etme…


fakiryilmaz323@hotmail.com-0535.418 32 58


 


Ardahanlının askerliği bitmez ..


 




 



Belçika’nın Heusden-Zolder kentinde ikamet eden Ardahanlı Ayhan Yener, geçen yıl Temmuz ayında Burdur’da başladığı bedelli askerlik hizmetini tamamlayamadı. 


“Kilo fazlalığı” olan Yener, 12 gün süren askerliğinin ardından şimdi Türkiye ile Belçika arasında mekik dokuyor. Vatani görevini tamamlayamamanın üzüntüsünü yaşayan Yener (36), “Burdur’da bedelli askerlik görevimi tamamlamak için 1 Temmuz’da birliğime teslim oldum. Asker olmanın sevinci içindeyken ve hatta yemin törenine katılmama rağmen muayene olduğum esnada boyuma göre kilomun fazla olduğuna dair bir rapor tutuldu. Önce bu rapor hakkında bilgim yoktu” dedi.


Askerliğinin 13. gününde doktor heyetine gittiğini söyleyen Yener, “14 Temmuz’da Burdur’dan ayrıldım, 4 gün boyunca Isparta’daki askeri hastane ile Burdur arasında gidip geldim. Isparta’da verilen raporda boyuma göre kilomun fazla olduğu belirtilerek bana 6 aylık hava değişimi raporu verildi. 6 ayın dolmasının ardından bu ay içinde Bursa’da tekrar muayene gittim ve burada da boyuma gör kilomun fazla olduğu belirtildi ve tekrar 6 ay hava değişimi için rapor verildi. Boyum 173 cm ve kilom ise 116. Raporda 47 kg fazlalığım olduğu dikkat çekildi” şeklinde konuştu. 


Aile bireylerinin genetik olarak kısa boylu ve aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Yener, “Fakat orada benden daha kilolu olan askerler vardı. Onlar askerliklerini tamamladı. Askerlik görevimin tamamlamasına 9 gün kala hava değişimine tabi tutulmam beni maddi yönden sıkıntıya düşürdü. 6 ay sonra tekrar muayene olacağım. Bu 3’üncü gidişim olacak. Yaptığım tüm bu masraflar karşılanmadığı gibi askerlik görevimi de tamamlayamamış olmam beni çok üzüyor. Yetkililerden tek dileğim var: Ya askerlik görevimi tamamlayayım ya da elverişli değilsem bunu bileyim” diye konuştu. 


Haber ekleme saati: 22.28 – 18/01/2007


Haber: www./www.haberler.com


 


Göle yeni sağlık ocağına 4 ay gecikmeyle kavuştu..


 




 



Dünya Bankası tarafından geçtiğimiz yıl temeli atılıp, kısa sürede bitirilen Ardahan’ın göle ilçesinde ki İl Tipi Sağlık Ocağı nihayet açılıp, hizmete verildi.


5 katlı olan yeni Göle İl Tipi Sağlık Ocağı, 408 bin Ytl.’ye mal olurken temeli1 Mayıs 2006 atılan ve 15 Kasım 2006 tarihinde bitirilen sağlık ocağının teslimi Sağlık Müdürlüğü, Göle Belediyesi ve yapımcı firma arasında yaşanan sorun dolaysıyla 4 aydır resmi hizmete sokulamamıştı.


Bugün Ardahan Valisinin katıldığı bir açılışla hizmete sokulan Göle İl Tipi Sağlık Ocağı, bin 908 metrekare alana inşa edildi. Kars Caddesi, Göle Garajının yanında yaptırılan ve Göle Devlet Hastanesinin yükünü bir hayli azaltması beklenen yeni sağlık ocağın da 3 doktor, 4 sağlık memuru  6 Ebe, 4 hemşire ve 2 hizmetli ile hizmet verecek.


Haber ekleme saati: 19.49 – 18/01/2008


Haber: Tuğba Yilmaz/Göle


 


DEVLETİN AYIBI!


Ölen kaymakamına sahip çıkacağına yardım kampanyası açtı ..


 




 



Bir süre önce kalp krizi sonucu ölen Muş’un Bulanık ilçesi kaymakamına yardım için Muş Valisi imzasıyla yardım kampanyası başlatıldı. İl Valilikleri’ne gönderilen yardım kampanyasını içeren yazı, “yardımsevenlerin dikkatine” sunulmak üzere il özel idareleri ilan panosuna asıldı.


Muş Valiliği’nden diğer il valiliklerine gönderilen ve il özel idareleri ilan panolarına asılan yardım talebi yazısında, 03.11.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu 31 yaşında yaşamını yitiren  Kaymakam Mehmet Aydın’ın hizmet süresinin 10 yılın altında olması nedeniyle, geride kalan eşi ve çocuğuna maaş bağlanamayacağından, böyle bir yardım kampanyasına gerek duyulduğu bildirildi. 


Ardahan Valiliğine de gönderilen Muş Valiliği’nin yardım kampanyası yazısında, “Merhum Kaymakam Mehmet AYDIN’ın ailesine maddi destek amacıyla, Muş Valiliğince üç kişilik bir komisyon oluşturuldu. Komisyon 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanununun 7. maddesi uyarınca, Türkiye Genelinde 15.11.2006 15.01.2007 tarihleri arasında 3 ay süre ile 81 il dahil olmak üzere, bütün kamu kurum ve kuruşlarında yardım kampanyası başlattı.” denildi.


Yasaya karşın  9 yıl devlete hizmet eden ve görevdeyken ölen kaymakamına sahip çıkması gereken devletin başta meslektaşlarından olmak üzere vatandaştan el açıp, kaymakamın ailesine yardım istemesi görenlerin, duyanların tepkisine neden olduğu gözlenmektedir.


Haber ekleme saati: 18.34 – 18/01/2007


Haber: Fakir Yilmaz-ÖZEL




ki…








arşiv haber 05/04/03/02/2007 Gününün Haberleri


 



Damal Bebeği “Acı çekmek, tükenmez bir ilham kaynağıdır bizim ayazlı ve yoksul memleketlerimizde… Ve dünyanın her yerinde, nerede kesintisiz bir acı varsa, orada o acıdan kaynaklanan bir eser meydana çıkıverir. Bizim yoksulluğumuzu, sıkıntımızı, kederimizi ve unutulmuşluğumuzu kendi desenlerine katan Damal Bebekleri de bizim eserimiz, üşümüş ellerimizin eseri…” diyen Ardahan’ın Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan kamuoyunda Damal Bebekleri olarak bilinen bebeklerin, oyuncak bebek değil, bir inancın simgesi olduğunu belirtti.

GSM sıralamasında Türkiye’nin  birinci yoksul ilçesi olan Ardahan’ın Damal İlçesi, Atatürk’ün yılın belli tarihlerinde Y. Gündeş Dağlarına yansıyan Silueti ile tanınmasının yanı sıra 1996’da Japonya’daki ‘El emeği, göz nuru yarışması’nda birinci seçilen Damal Bebekleriyle de biliniyor.1995’te dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e hediye edilmesiyle Türkiye çapında tanınan ve bu gelişme ardından açılan kurslarda yöre halkına eğitim verildi ve bebeklerin seri üretimine geçildi. Damal Bebekleri, şimdi yoksul ilçenin umudu durumunda olurken ilçenin CHP’li, Öğretmen Belediye Başkanı Gülcemal Fidan bebeklere oyuncak bebek olarak bakılmasına karşı çıkıyor.  “Damal Bebekleri bir oyuncak değildir. Damal Bebekleri bir inanç bebeğidir.  Damal Bebekleri bir kültür bebeğidir. 1000 yıl ömrü vardır. Desenleri, burada yaşayan insanların acısını taşımaktadır. Buradaki zor hayat şartlarını ifade etmektedir. Damal Bebekleri, bizim acı çeken yanlarımızdır.” diyor. 

Damal’ın, unutulmuş ve yoksul halinin, her yılın 15 Haziran ve 15 Temmuz tarihleri arasında görülebilen Atatürk’ün siluetinin ortaya çıktığı günlerde ancak sorulup, tartışıldığını ve kısa bir süre sonra yeniden unutulduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Gülcemal Fidan,   “Bölge 1876 -1920 tarihlerinde Rusların istilasına uğrayıp, halen halk arasında 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı Rus savaşında 44 yıl istila ve Rus zulmü yaşamasına rağmen Türklük onur ve töresinden taviz vermemiştir. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Ordusu Rus Ordusunu yenilgiye uğratıp 3 Mart 1921 yılında bölge ile birlikte Damal Türk hâkimiyetine kavuşmuştur. İşte bu acı ve kederlerin biriki ve bugün yaşadığı fakir ve yoksulluğun yansımasıdır Damal bebeklerini ortaya çıkaran. Çünkü, o bebekler oyuncak olarak değil, bölge insanının acısını yansıtır, güzelliğini yansıtır, ağlamasını ve de sahipsizliğini belirten renklerle süslenir. Bu nedenle Damal Bebekleri oyuncak değil, âdete birer inanç bebeğidir’ dedi.

Haber ekleme saati: 05.02/04/02/2007

Haber: Fakir Yılmaz Kaynak: www.siyasalbirikim.com.tr

KAI’de sadece Ardahan’ın adı var ..

Özkan Karakaya Geçtiğimiz günlerde Ardahan’da yayın yapan Kuzey Doğu Anadolu isimli yerel gazetede, ilimizde mevcut olan sorun ve sıkıntıların çözümü adlı haber, bana göre tüm duyarlı Ardahan’lıların tekrar tekrar okuyup irdelemesi gerektiğini düşünüyorum. Ardahan ilinde mevcut sorunların deklare edilmesi konusunda Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin kaleme aldığı yazı dizisi, bölgemiz ve ilimizde son yılların birikmiş sorunların çözümü noktasında objektif bir bakış sergilemektedir. Çetin ele aldığı yazı dizisinde gerek çözüm gerekse çözümsüzlüklerin nedenini en ince ayrıntısına kadar dikkate almış. İlimizin sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırılması gerektiğine değinen Çetin,  geri kalmışlığın aslında kaderimizin olmadığı ve yılların vermiş olduğu talihsizlik ve ilgisizlikten kaynaklanan sorunlar olduğunu açıklıyor. İlimizde sorunlarımızı meclise taşıyacak Milletvekilinin olmadığından da yakınan iş adamı Cavit Çetin, “Bizim sorunumuz aslında bir takip sorunudur. Her seçim döneminde meclise gönderdiğimiz değerli vekillerimiz de bu sorunları biliyor ve buraya geldiklerinde bizlerle paylaşıyorlar fakat bu sorunları mecliste hangi sıklıkta dile getirip takibini yapıyorlar. Açıkçası yeterli derecede gayret sarf edip takibini yaptıkları konusunda emin değilim değerli dostlarım. Hükümetimiz, sayın valimiz, değerli kaymakamımız, milli eğitim müdürümüz ve diğer kamu görevlilerimiz elinde gelen çabaları gösterseler de sonuçta bir yere kadar, bundan sonrasını götürebilecek vizyon sahibi memleketi için her şeyini feda edebilecek kadar cesur ve vatanperver siyasetçilere ihtiyaç vardır” derken ilimiz sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırıp çözüm üretmeliyiz diyerek yapmış olduğu çalışma sonucunda ortaya çıkan fikirlerini kendi köşemde okuyucularımla yeniden paylaşmak istiyorum.  İşte iş adamı Cavit Çetin’in Ardahan ili için kaleme aldığı 5 ana temel sorun ve çözümü,



***Hayvancılık ve Tarım



“İlimizin en önemli ekonomik faaliyet alanını oluşturan hayvancılık, özellikle son 15-20 yıllık süreç içersinde oldukça geriye gitmiştir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda sanayi önemli bir ekonomik kaynak olmakla birlikte tarım alanlarındaki gelişmelere verdikleri önem ise hiç de az değildir. Batılı ülkeler gelişmişliklerini tarımla ilgili sorunlarını çözdükten sonra yüzlerini sanayi toplumuna dönmeleri sonucuna borçludurlar. Bizde ise politikacılarımızın sorunları yerinde değil de, masa başında işi çözme kabiliyetleri ( ! ) sebebiyle sorunlarımız daha da çıkılmaz hale gelmiştir. Açık açık belirtiyorum arkadaşılar; Başlangıçta biz tarım toplumuyduk. Doğa bize bu hakkı vermişti. Demişti ki: Size ben tarım ve hayvancılıktan ekmek yemenizi nasip edeceğim. İlk önce bu konuda uzmanlaşın, bu konuyla ilgili sorunlarınızı çözün. Daha sonra sanayi toplumu olmanız için alt yapınız kuvvetli olur demiştir. Biz ne yaptık tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlarımızı çözmeden, sanayi toplumu olma sevdasına düştük. Geldiğimiz nokta ise belli; Ne tarım toplumu olabildik, ne de sanayi toplumu olmayı becerebildik. Ama hiç bir şey geç değildir. Gerekli alt yapı çalışmasıyla özellikle hayvancılık konusunda gerekli gelişmeleri gösterebilir, yeni iş alanları yaratabiliriz. İlimizin ekonomisini canlandırmada öncelikli sektör olan hayvancılığın, hayvansal üretime dayalı sanayi ile desteklenmesi gerekmektedir. Böylece hem hayvansal üretimde zamanın şartlarına uygun üretim yöntem ve teknikleriyle üründe verim, kalite artırılacak hem de sanayi alanında gelişmemiş olan yörede sanayi canlanacaktır.Türkiye büyükbaş hayvan varlığının % 2.56’sının Ardahan’da bulunduğu düşünülürse, yörenin et, süt ve deri işleme gibi hayvansal üretime dayalı sanayi tesislerine hammadde sağlayacak potansiyele sahip olduğu görülecektir”



***Sanayi



 “Bir bölgenin kalkınmasında en önemli faktörlerden birisi de sanayileşmedir. işletmenin verimli ve kârlı olabilmesi için kuruluş yerinin önemi büyüktür. Her şeyden önce mal üretebilmek için gereken hammaddeyi ucuz ve kolaylıkla sağlayabilecekleri bölgeleri tercih ederler. Üretilen malın kolaylıkla pazarlanabilmesi için kuruluş yerinin pazar merkezlerine yakın ve ulaşımın kolay olması gerekmektedir. Çalışacak insan gücünün de bol ve ucuz olması, özellikle kalifiye elemanın kolaylıkla sağlanabilmesi önemlidir. İşletmelerin kuruluş yeri seçiminde dikkat ettikleri bir diğer husus da Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi altyapı yatırımları götürülmüş özel sanayi alanlarının bulunmasıdır. Bütün bu koşullar göz önüne alındığında memleketimizin bir işletme olarak gerek ekonomik gerekse doğal faktörler açısından çekici bir merkez olmadığını görmekteyiz. Bu nedenle Ardahan, bugüne kadar sanayi alanında yeterli gelişimi gösterememiştir. Ülke genelinde belli avantajlara sahip bölgelerin sanayileşme açısından hızla gelişmesi, bu bölgelerle diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını açmaktadır. Bu durum, ülke içerisinde sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunların doğmasına yol açmaktadır. Ardahan gibi sanayileşme konusunda birtakım dezavantajlara sahip bölgeler için özel projeler geliştirilerek uygulamaya konulması, hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak hem de bahsedilen sosyo-ekonomik sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Ardahan’daki üretim potansiyeli dikkate alındığında, özellikle tarımsal üretime dayalı sanayi tesislerini besleyebilecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. İlde sanayinin gelişmesi için tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin iptidai usullerden kurtarılarak modern ve verimli işletmecilik yöntemleriyle üretimde miktar ve verimin artırılması, Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin kurularak ildeki sanayi altyapısının tamamlanması gerekmektedir” 



***Posof Türkgözü ve  Çıldır Aktaş sınır kapısı



“Bir serhat şehri olan Ardahan, doğu komşularımızdan Gürcistan ve Ermenistan ile sınırdır.  1990’lı yıllarda bu ülkelerde meydana gelen rejim değişiklikleri ilimiz için yeni bir imkan doğurmuş, bu dönemde Gürcistan ile Ardahan arasında ticari ve sosyal ilişkiler gelişmiştir. Ardahan ile Gürcistan arasında biri Posof Türkgözü diğeri Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmaktadır. Posof ilçemiz sınırında bulunan Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılında  faaliyete geçmiştir. Çıldır İlçemiz sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı ise Gürcistan tarafında bulunan eksiklikler nedeni ile henüz faaliyete geçmemiştir. Gürcistan sınırında bulunan bu kapılar bu ülke ile sınır ticaretini gündeme getirmiştir. Sınır ticareti sınır illeri ile bunlara komşu olan illerin ihtiyaçlarını karşılanması amacıyla karşılıklı olarak yapılan ticari işlemlerdir. Bu ticaretin amacı; bölge halkının ihtiyaçlarını sınır bölgelerinde kısa sürede ve daha ucuza temin etmesi, istihdamın arttırılması, bölge halkının refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölge ekonomisine canlılık getirilmesidir. Özellikle 1997yılından sonra ilimizin ticari hayatında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. Özellikle ilimize sınırsız miktarda motorin ithal etme izninin verilmesi esnafımızın büyük çoğunluğunu bu işle uğraşmasını sağlamıştır. 1998 yılının ortalarına kadar yoğun şekilde devam eden ve ilimizin ekonomisine önemli miktarda para girişi sağlayan motorin ithalatı il genelinde diğer sektörlerde de canlılık getirmiştir. Özellikle inşaat sektöründe gözle görülür bir kıpırdanma olmuştur. Ancak önceleri vergiden muaf olarak yapılan motorin ithalatına Bakanlar Kurulu’nun kararı ile vergi ve fonların % 80’e çıkarılması, ayrıca ithal edilen motorinin il ihtiyacı fazlasının il dışına çıkarılmasının yasaklanması ile motorin ticareti durmuş ve ilimizde meydana gelen canlılık azalmıştır” 



***Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu



“Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir”



***Avrupa Birliği ve Hükümetin başarılı icraatları



“Bilindiği gibi ülkemiz Avrupa Birliğine girebilmek için bir çok alanda önemli adımlar atmaktadır. Hükümetimizin azimli ve kararlı politikası neticesinde gerek günlük yaşamda, gerek kamusal alanda ve özellikle üretim kademelerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde tanına bir çok krediler mevcuttur. Ama çoğumuz bilmediği için kullanılmamaktadır. Çoğu hibe ve uzun vadeli düşük faizli kredi olan bu kaynaklar özellikle tarım sektöründe büyük yatırımlara olanak verecek düzeydedir. İlimizin bu kaynaklardan faydalanmasını sağlayacak her türlü olanakları seferber edip bize tanınan bu hakkı halkımıza sunmayı bir görev bilmekteyim. Böylece uyum sürecine katkıda sadece hükümetimizden değil kendi çabamızla da bir şeyler yapmış olacağız”

balcesme75@hotmail.com-karakayaardahan@mynet.com

Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yayınlanan raporlarda en huzurlu il olarak ilan edilen Ardahan’a Çevik Kuvvet müdürlüğü kurulacak!..


Av. Mahmut Alınak Demokratik Toplum Partisi Kars İl Başkanı Av. Mahmut Alınak yaptığı açıklamada İstanbul/Esenyurt Beldesi Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın kendisiyle uğraşmak için Kars’a gelip aday olduğunu öne sürdü.

Çapan’ın Kars’ta ortaya koymak istediği politikayı kendisini eleştirme üzerine kurduğuna da dikkat çeken Kars DTP İl Başkanı Av. Mahmut Alınak Ardahan’da yaptığı açıklamada, Dr. Gürbüz Çapan’ın Esenyurt’ta kendisiyle çok uğraştığını, buna doymamış ki Kars’a gelip isminin üzerinde siyaset yaparak buna devam etmek istediğini ileri sürdü.

Kendisinin partisinin politik çalışmaları çerçevesinde Kars’ta politika yaptığını ve halkının sorunlarıyla birebir ilgilenmeye çalıştığını da belirten Av. Alınak benim Çapan’la işim olmadığı gibi kimseyle işim olmaz. Ben hukukçu ve siyasetçiyim. Biz Kars ve bölgenin sorunlarıyla ilgilenir, halkımızın sıkıntılarının çözümüne uğraş veriyoruz’ diye sözlerini tamamladı.

Haber ekleme saati: 22.46-02/02/2007

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

Çapan’ı Ardahan ve Kars’a pazarlıyorlar, ama kazanamaz!”


>Remzi Yeni<font> <font face= Aynı zamanda İşadamı olan Göleli siyasetçi hemşerimiz çapan’ın adaylığı konusunda görüşlerine şöyle devam etti.  ”Bence Gürbüz Çapan’ın siyasi misyonu bitmiştir. Gürbüz Çapan 15 yıl Esenyurt’ta Belediye Başkanlığı yapmış fakat kendinden sonrası için bir siyasi kadro yetiştirmemiştir. Arkasında siyaset yapabilecek 3-4 kişi de olsa kimseyi bırakmamıştır. Şimdi bizim toplum onun cezasını çekiyor, başarılı olacağına inanmıyorum.”

Haber ekleme saati: 21.25-02/02/2007

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com 



BANKALARIN YÜZDE ELLİSİ SATILDIĞI TAKTİRDE EKONOMİYİ YABANCILAR YÖNETİR


Fakir Yılmaz Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bugün Amerika’ya gidiyor.

Nedeni ise her yıl ısıtılıp, ısıtılıp Türkiye’nin önüne getirilen bayat filimin vizyon’a girmesini engellemek.

Yani bir gün Fransa’nın, bir gün İngiltere’nin, bir gün ise İtalya’nın ısıtıp ısıtıp Türkiye’nin önüne getirdiği Ermeni filminin şimdi de Amerika’nın senatosunda ısıttığını görmekteyiz. Dikkat edilirse isimlerini verdiğimiz ülkelerin tümü dünyaya silah satan ülkeler..

Ve Gül daha yola çıkmadan, bir açıklama geliyor, ‘Türkiye 100 bilmem ne özellikli tanksavar almak için ihale açacak!’

Ne tesadüf değil mi?

Fransa Helikopter ve radar satmak istediğinde, İngiltere gemi satmak istediğinde, Norveç, İspanya, Danimarka, İtalya ve de diğerlerinin silah satmak istediklerinden oynadıkları filimin bir versiyonunu da Amerika oynuyor..

Işın kısacası Türkiye’ye silah satmak isteyen her ülkenin oynadığı bir oyundur, Ermeni Tasarısı konusu..

Ki; Biz bunu kaç defa yazdıysak ta anlatamadık.

Peki çözüm nedir sizce diye soranlarda oldu bizim bu tür yazılarımız ardından ve bizde hemen cevabını verdik, emekli Koramiral Attilah Kıyak’ın dediği gibi.

Türkiye bu Ermeni sopasını silah tüccarı ülkelerinin elinde almak için hareket etmeli ve başta Ermenistan olmak üzere komşularıyla barışık bir politika izlemelidir diye.

Bu tezimizin doğruluğu da ortaya koyan görüşlerimizi nedeni ise aşağıda yazdıklarımızdır.

Bakın İngiltere’nin Kıbrıs adası hassasiyetinin nedenini öğreniyoruz, Rum kesiminin Lübnan’la birlikte Akdeniz’de petrol aramak için kolları sıvadığı bir sırada.

Ki; Bu bilinmeyen bir durum değildir. Akdeniz’in altının Ortadoğu’da bulunan petrol kaynaklarının ana tabakasını oluşturduğunu ..

‘Vay efendim gemileri sürün’ demektense, çağırıp Lübnan’ı, hatta Rumları.. Varsa bir kaymak birlikte yiyelim, birlikte yapmak varken, Ermenistan kapısını açarak komşum aç iken ben tok yatmam denmelidir.

Yoksa! yoksa her yıl birileri çıkıp, tehdit eder, milyon dolarlık silah ihalelerinin kendilerine verilmesi için..

Tezimizi yeniliyor ve diyoruz ki; Düşmansa en büyük düşman dost görünüp en büyük düşmanlığı yapanlardır.

80 yıldır aynı filimi başımıza oynayanlardır.

Bu nedenle bundan sonra ki politik çıkışları yeniden değerlendirip, işin tam tersine gidip, pastanın paylaşılması gerekirse komşularımızla yaparız denilmelidir.

Aksine, daha çok seyrederiz Ermeni Tasarısı, Kerkük Meselesi ve daha nice isimli bayatlanan filimler…

Olanda bütçemizin belini kıran milyon dolarlarımızın, dost görünüp, düşman olanların kasasına gider. Biz yine diyelim dedik, sayın Gül’ün Amerika gezisi sırasında..

fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58