Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Canlı Olarak Sundukları ve Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yerel Medya Çalıştayı’nda açıklamalarda
bulundu. Kılıçdaroğlu, burada CHP iktidarında basın ve medya alanında yapılacak olan değişiklikleri açıkladı.
Kılıçdaroğlu, medyaya yönelik önemli açıklamalarda bulunurken; CHP iktidarında basın ve medya alanında yapılacak değişiklikleri tek tek sıraladı.
Gelecek Partisi , Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun İstanbul’da bir araya geldiği gazeteciler bu kez Marmaris’te CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldiler.
Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ile AGC Yönetim Kurulu/Gazeteci Barış Bilgin’in de katıldıkları ‘Yerel basının sorunları ve Çözüm yolları’ başlıklı Anadolu Buluşması Çalıştayına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da katıldı.
Marmaris Belediyesinin ev sahipliği yaptığı ‘Yerel basının sorunlarının ve çözüm yollarının konuşulduğu, ‘Anadolu Buluşması – Marmaris Yerel Medya Çalıştay’ı üç günlük bir çalışma ardından sona erdi.
Çalıştayın ilk gün oturumunda açılış konuşmalarının ardından yerel medyanın sorunları ve çözüm önerileri yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirildi.
Marmaris Belediyesi’nin basın meslek örgütlerinin katkılarıyla düzenlediği ‘Anadolu Buluşması – Marmaris Yerel Medya Çalıştayına Türkiye’nin 60 şehrinden 300’e yakın gazeteci bir araya geldi.
Çalıştayın sabah oturumunda açılış konuşmalarının ardından yerel medyanın sorunları ve çözüm önerileri yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirildi.
MEHMET OKTAY: GAZETECİLER SESİMİZİ DUYURDU
Çalıştay’ın açılış konuşmasını Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay yaptı. Marmaris’in iki senedir pandemi bu yaz da yangınlar nedeniyle zor zamanlar geçirdiğini söyleyen Belediye Başkanı Oktay, “Ben bu süreçte Marmaris’te bulunan gazeteci arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Marmaris’imizin sesini duyurmak, yangının vahametini gözler önüne serebilmek için gece gündüz demeden bizlerle birlikte canla başla çalıştılar. Kendilerine teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Marmaris olarak hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadıklarını ifade eden Oktay, yangının ardından maddi yaraların hızla sarıldığını, Marmaris’te yaşamın normale dönmesi için büyük gayret gösterdiklerini söyledi. Oktay, yanan ormanlık alanların tekrar eski haline gelmesi için zamana ihtiyaç olduğunu belirterek, buraların hiçbir şekilde turizm, maden veya farklı bir yapılaşmaya izin vermeyeceklerine de vurgu yaptı.
ÖZKAN: ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÖNEMLİ
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay’ın ardından Gazeteci kökenli, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan kürsüye geldi. Gazetecilerle buluşmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Özkan, “Sorunlarımızı, çözüm önerilerini ele alacağımız bu çalıştayda sizlerle birlikte bulunmaktan şeref duyuyoruz. Bu bir imecedir. Hep beraber gerçekleştirdiğimiz ve özgür günlerin yaratılmasına katkı sunmak amacıyla oluşturduğumuz çalıştayın hepimize hayırlı olmasını, sizlerin memleketine çözüm önerilerini de beraberinde götürmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
GÜNEŞ: GAZETECİLİK EN ZOR MESLEK
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ise “Gazetecilik zor zamanlardan geçiyor sözünün gölgesinde bir aradayız. Toplantının adı yerel medya çalıştayı olsa da burada konuşulan her sorunun evrensel gazetecilik sorunları olduğunu biliyoruz” ifadesini kullandı. Türkiye’de gazeteciliğin en zor mesleklerden biri olduğunu söyleyen Güneş, “Gazeteciliğin işsizlik, basın iş yasası ile çalıştırılmamak, sendikasızlık, sansür ve otosansür, can güvenliği, iddianamesiz uzun tutukluluk sorunları, yayın yasakları, bizi basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün gerçekleşmediği ülkeler arasında önlere taşımaktadır. İçinde bulunduğumuz durum diğer ülkelerdeki gazeteciler tarafından maalesef kıskanılacak bir durum değildir” açıklamasını yaptı.
KARACA: ANADOLU BASINI SIKINTILI
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca ise Anadolu’daki gazetecilerin büyük sorunları olduğunu ifade ederek, medya kurumu sahibi veya çalışanlarının özellikle ekonomik olarak darboğazda olduğunu söyledi. İnternet sitelerinin haberciliği etkilediğini iddia eden Karaca, “300-500 liraya bir site açanlar siyasetçiyi, belediye başkanını tehdit ediyor. Bunun önüne geçilmesi ve yasasının çıkması için meclise müracaat ediyoruz. CHP milletvekilleri birçok kez önerge verdi ama bir türlü çıkarılmak istenmiyor” diye konuştu.
GÜLERYÜZLÜ: SORUN AÇIK ORTADA
Daha sonra kürsüye gelen Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Can Güleryüzlü ise “Bazı konular vardır ki anlatılması hem kolay hem de zordur. Kolaydır; çünkü sorun açık, ortada ve kapsayıcıdır; dolayısıyla da herkes soruna ilişkin belli bir düzeyde bilgiye sahiptir. Zordur; çünkü yaşananların kapsayıcılığından kaynaklı kanıksanma tehlikesi, diğer bir ifadeyle sıradanlaşması söz konusudur. Halk adına kamu otoritelerini denetleme görevini üstlenen gazeteciliğin sorunları ve sorunlara çözüm geliştirme zorluğu ne yazık ki bu tehlikeyle karşı karşıyadır. Gazeteciliğe, gazetecilere yönelik bugün yaşanan sayısız baskı, aralarında da gazetecilerin de yer aldığı halkın çok geniş bir kesimi tarafından suskunlukla karşılanır hale gelmiştir” şeklinde konuştu.
GAPPİ: YEREL MEDYA GÜÇLENECEK
“Biz yerel medyanın temsilcileri birçok konuyla boğuşuyoruz” diyen İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi de şunları söyledi; “Yerel basın zaten zor durumdayken iki ay önce tasarruf genelgesi yayınlandı. Araç, lojman savurganlığı ile gazete alınması aynı kefede sayıldı. Abone olmayacaksın, doğrudan çalışmalarını anlatmayan ilan vermeyeceksin dendi. Bugün Türkiye’nin yerel gazeteleri yaşam savaşı veriyor denilse yeridir. Herkes yerel gazeteler bitiyor mu diyor ya ben farklı düşünüyorum. Belki de yerel medya en güçlü olacağı zamanları yaşayacak. Evet yeter ki baskı değil, destek görelim.”
SERTEL: ÇALIŞMALARA IŞIK TUTACAK
Açılışın son konuşmasını ise CHP İzmir Milletvekili Atila Serter yaptı. Sertel, “Sizlerle bir arada olmanın mutluluğu içindeyiz. Çalıştay’ın önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmalara ışık tutacak” dedi. Açılış konuşmalarının ardından yerel medyanın sorunları ve çözüm önerileri yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirildi.
KILIÇDAROĞLU: İKTİDARIMIZDA DAHA ÖZGÜR BASIN OLACAK..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yerel Medya Çalıştayı’nda açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, burada CHP iktidarında basın ve medya alanında yapılacak değişiklikleri açıkladı.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Yerel Medya Çalıştayı’na katıldı.
Burada açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, medyaya yönelik önemli açıklamalarda bulunurken; CHP iktidarında basın ve medya alanında yapılacak değişiklikleri tek tek sıraladı.
ANAYASADA MEDYA VURGUSU
”Anayasa değişikliğinde dördüncü güç olarak medyayı koyalım” diyen Kılıçdaroğlu, “Medyanın çok önemli bir güç olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Politikacıların alkışlardan hoşlandığı ifade edildi. Ben aksi görüşteyim. Politikacıların en çok eleştiriye ihtiyaç duymaları gerektiğine inanç duyanlardan birisiyim.
Sabah televizyonu izlediğinde, sosyal medyaya baktığında ülkenin herhangi bir yerinde su borusunun patladığını sabahleyin gazete ve televizyondan öğrenirler. Oranın il veya ilçe başkanına telefon açıp burada bir sorun var demez. Gazeteciliğin yaşanan sorunları iktidara aktaran bir organ olduğunu bilmemiz lazım. Politikacıların alkışa değil sağlıklı tutarlı eleştiriye ihtiyacı var. Bizim de hatalarımız olabilir, ama bize hatalarımızı bağımsız olarak bildiren medya olursa aynı hataları tekrar etmeyiz” ifadelerini kullandı.
”MEDYANIN TEMEL SORUNU…”
Medyanın temel sorununun medya patronları üzerindeki baskı olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, ”Medya bir toplumu yönlendirebilir, farklı yere götürebilir. Bunlar mümkün. Ama hayatın gerçekleri var. Yaşadığınız sorunlardan yola çıkıp, medyanın nasıl olması gerektiğine izin verirseniz dilimin döndüğü kadar siz değerli gazetecilere aktarmak isterim. Eğer iktidar medyayı sürekli öven organ haline getirmek istiyorsa, bağımsız medyayı yok etmek isteyecektir. Bunun birinci yolu medya patronunu nasıl susturabilirim, yargıyı nasıl sopa olarak kullanırım, gazeteyi artık televizyonu ile beraber şuna satacaksın baskısı nasıl kurarım. Türkiye’nin temel sorularından biri, medya patronu üzerindeki baskıdır. Bunlar yaşanan olaylardır” ifadelerini kullandı.
BİK VE RTÜK ÇIKIŞI
Basın İlan Kurumu ve RTÜK’e ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında bu kurumların nasıl yapılanacağını açıkladı.
Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: ”Basın İlan Kurumu (BİK), aslında iyi niyetlerle kurulmuş. Yerel medya ve medyayı destekleyen, finans imkanı sağlayan kurum. Ama bugün güce, yani iktidarı sorguladığı için ben size ilan vermiyorum diyen infaz kurumuna dönüşmüş durumda…. Başka bir konu RTÜK. Kuruluş amacının tümüyle dışına çıkmış durumda. Gücü denetleyen, iktidarı eleştiren televizyonlara nasıl ceza veririm arayışı içinde. Bu arayışa kilitlenirseniz medyanın özgürlüğünü mahvedersiniz. Bir anlamda sansür kurulu olmanın dışına çıkmak zorundadır. Sadece politikacılardan oluşan kurul, elbetteki tepeden gelen talimatların gereğini yapan kurula kısa sürede dönüşebilir. Bunun değişmesi lazım.
Medya patronuna baskı yapıyorsunuz, BİK aracılığıyla ilanları kesiyorsunuz, RTÜK aracılığıyla ceza kesiyorsunuz, bu yetmiyor. Bazen yargıyı da sopa olarak kullanıyorsunuz. Birincisi gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanması. Oysa yasada tutuklamanın istisnai bir kurum olduğu ifade edilir. İkincisi doğru haberlere erişim hakkının yargı kararıyla engellenmesi. Bir başka sorun, sahte tirajlar. Geçen yıl bütçe görüşmelerinde bunu ifade etmiştim. Bağımsız bir denetçi gönderin. Gerçek tirajlar üzerinden Basın İlan Kurumu versin paraları. Sahte tirajlar üzerinden açıkça devlet soyuluyor.
Kamu reklamları. Kamu kurumlarının reklamları sadece iktidarı öven medya organlarına gidiyor. Diğerlerine gitmiyor. Olması gereken tirajına, reyting ölçülerine göre yaparsanız, kimse rahatsız olmaz. TRT’nin tarafsızlığı, bağımsız bir kurum. Bağımsız olmadığını siz de biliyorsunuz. Bunların dışında doğrudan gazetecilere fiili saldırı oluyor. Özelikle köşe yazarlarına sokağın ortasında saldırı olabiliyor. Eğer iktidarın yanındaysanız para bolluğu içinde görevinizi yapıyorsunuz. Bağımsız gazeteciyseniz bütün bu sorunlarla karşı karşıya kalıyorsunuz.”
“BASIN KARTINI GAZETECİLER VERMELİ”
Kılıçdaroğlu açıklamalarına şöyle devam etti: ”Ne yapmalıyız? Haber yapan gazetecinin tutuklanmaması lazım. Yargılama olabilir ama daha başta tutuklarsanız, medya özgürlüğüne büyük darbe vurmuş olursunuz. Basın kartı. Kimin gazeteci olup olmadığına siyasi iktidar karar vermez. Gazeteciler karar verir. Sizin çatı örgütünüz olmalı. Kime basın kartı verilecekse onlar karar vermeli. Gazetecilik mesleğinin önemine en çok gazeteciler değer verirler. Gazeteci olup olmadığını devletin kurumları değil fiilen bu işi yapan kurumların karar vermesi lazım. Basın İlan Kurumu’nun yeniden yapılanması lazım. Meslek örgütlerinin sayısının arttırılması lazım. İster yazılı, ister internet medyası olsun gazetelerin temsil sayısının arttırılması gerekiyor… Gazete tirajlarının bağımsız denetim kurumları tarafından denetlenmesi ve gerçek tirajların ortaya çıkarılması, ona göre kaynak aktarılması gerekiyor. Böylece bir soygunun önlenmesi anlamına geliyor.
RTÜK’ü örnek vereceğim size. Bazen soygununun hangi boyutlara ulaştığını göstermek için. İstanbul’da kule yapıldı. Kule Anonim Şirketi diye şirket kuruldu. 100 radyo kuleye bağlandı. RTÜK, burayı 1 milyon 605 bin liraya Kule A.Ş.’ye verdi. Ortalama yıllık 1 milyon liraya kiraladı. 100 radyondan 1 yılda aldığı para ise RTÜK’ün 1 milyon değil 357 milyon 575 bin 664 lira. Değerli arkadaşlar, yerel medyanın ve radyoların güçlendirilmesi gerekirken, tam tersine oradan para çekiliyor. 1 milyona kiralıyorsunuz, onun karşılığında 357 milyon alıyorsunuz… Ayrıca kafe ve restoranlardan sağlanan gelirler hariç.
Basın İlan Kurumu’nun fiyat tarifeleri de siyasi iktidarın iki dudağı arasında, onun da değişmesi lazım… Basın İlan Kurumu’nun yerel medyaya pozitif ayrımcılık yapması lazım. Yerel medyanın bazen çalışanlarına ücret ödemekte zorluk çektiğini biliyoruz.
“MEDYADA SENDİKALAŞMA ZORUNLU OLMALI”
Sendikalaşma. Medyada sendikalaşma zorunlu olmalı. Şunun için ifade ediyorum; medya çalışanı patronuna karşı da haberinin arkasında durma gücüne sahip olmalı. Ama ücret sendikacılığı değil. Gazeteci yakaladığı haberi özgürce yazabilmeli. Patron şu haberi yazma dediği zaman da ‘hayır haberi yazmalıyım’ diyebilmeli. RTÜK’ün yeniden yapılandırılması lazım. Siyasetçilerin sayısı çok, minimum yapılabilir. Medya kurumlarının temsilcilerinin sayısı artırılmalı. Objektif kurallara uygun reyting ölçüm sisteminin gelmesi lazım. Bedava ilanları var, Sağlık Bakanlığı ve diğer kurumların. İlan veriyorsanız, bunun bedelinin de ödenmesi gerekiyor. Sosyal medya giderek gelişen bir alan. Bazen gerçekten de doğru olmayan binlerce haberin yer aldığı bir medya. Burada teyit mekanizmasının oluşması gerekiyor.”
KENTLERİ GÖRMEYEN OTOYOL!..
‘Deprem paralarını ne yaptınız?. Ya 128 milyon doları?.. Hatta daha ileriye de gidilip, ‘kırmızı, mavi yeşil kategoride aranan ve başına 5 milyon, 3 milyon, 1 milyon ödül konan “etkisiz hale getirildi” denilerek 40 yıldır bitmeyen ama hep biten, terörü bitiriyoruz’ denilip, buraya ayrılan paraların hesabı sorulduğunda “yol yaptık, köprü yaptık, siz bir kurşunun kaç lira olduğunu biliyor musunuz?’ savunması yapan 20 yıllık iktidarın hakkını yememek gerek..
Her ne kadar yapılanların 5 müteahhit aracılığıyla hem de torunumun torunu borçlanırken Marmaris’e giden yollara köprülere bakmak yeter artar bile.
‘Ne demokrasisi, insan hakları, adalet onlar bahane siz bilmiyorsunuz terör bölecek’ dediği ama kimsenin bölmediği, bölmek istemediği ülkenin bölünmüş denilen yollarının bir türlü bitmediğini yazarken kendimi yoldan çıkmış olarak paralı otobanda bulu veriyorum.
Kafkasya’ya açılan yolun üzerinde bulunan Ulgar gibi tünellerinin açılmadığı bir zamanda ve bir tren istasyonu kurulamayan, havaalanı yapılmayan, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, iki ülkeye sınır kentinden kalkıp düştüğümüz yollarda yaşanacak bir depremle %70 inin yerle bir olacağı iddia edilen gecekondu metropolu İstanbul’a geldik o yollardan.
Yetmedi her geçişi bir uçak bileti parası olan Osmangazi köprüsüne ulaşmak için ya bedava denen ama onların da paralı olduğu marmara boğaz köprülerinden, olmadı, deniz altından geçip tatil kenti Marmaris’e, yani deniz sezonunun kapandığı bir zamanda Ege’ye doğru yol almaya başladık kesintisiz ama çok paralı otoyoldan.
Bir türlü yapılamayan yerli araba gibi yaşanan orman yangınlarından önemini anlayıp, aradığımız, kiraladığımız uçakların pist olarak kullanabileceği genişliği ve güzelliğindeki yolların kep batıya yapıldığını gördüğüm İstanbul-İzmir yolu boyunca isimleri oksijen olan tesisler dışında ne bir şehir, ne bir kasaba nede bir belde ya da köyle karşılaşmamanın üzüntüsünü yaşıyorum, ’80 yıl boyunca yoktu, 20 yıldır yani bugün var.. Nankörler şükredin’ diyerek..
En çok üzüldüğüm de Çıldır gölü gibi batı yakasını özlediğim körfezi saran Gölcüğü, babamın son yıllarını geçirdiği Yalova’yı yetmedi 4. metropol Uludağ’ı Bursa’yı, siyasi cinayetlerin işlenebileceği söylenen bir zamanda hala karanlıkta kalan kamyon cinayetinin yaşandığı Çatlarcasına ayranını içemediğim Susurluğu göremedim..
Kentleri, kasabaları öteleyen Balıkesir’i es geçen kömürü ile ünlü Soma’yı, ihtiyacını hissettiğim bir yaşta Osmanlı padişahlarını ayakta tutan mesir macununu tatmadan geçtiğim Manisa’yı, ‘gavur var’ diyerek adı ağızlara alınmak istenmeyen İzmir’e “ileri marş marş” şarkısıyla el sallattıran paralı otobanda delik cebimin içine incir ağacı dikilmiş halde Aydın’a yaklaşmıştım. Ve adının başında Türkiye olmasına karşın üye sayısı bir elin beş parmağını geçmeyen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Gazeteciler Federasyonu, Basın Konseyi, başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti gibi İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Basın İş Sendikası Ekonomi Muhabirleri Derneği gibi kuruluşların ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da katılacağı ve fikir teatisinde bulunacağını düşündüğüm toplantıya katılmak için kentleri görmeyen yollara düştüğümü anladım. Ambulansların bile durdurulup, para alındığına da şahit olurken..
Aynı manzaranın birisini de kominist denen terzi Fikri’nin memleketi olan Fatsa’da, sahil yolunda el sallayarak, hızla geçen araçları durdurmaya çalışanların 50 TL. karşılığında gemileri limana olmasa da, yangınla gündemde olan orman içlerine çektiklerini görmüştüm…
Yani kısacası; Ekonomik krizden mi, çok gelişmişlikten mi, 60 yıldır kapısına dayanıp, içine giremediğimiz Avrupa kültüründen mi bilmem ama, bu memlekette güzel kadınların, hatta onları sollayan erkek / kadınlar ada manzaralı kaldırımda gelen, geçeni durdurmaya çalışırken, belediyelerinde o kaldırımlarda park yeri arayanlara yer satma derdinde olduğunu görüyordum, ekonomik sorun yok, enflasyon gelecek ay düşecek denen ülkenin en büyük metropolünde…
Arşiv Haber 20/01/2016 tarihli Haber/Reklamlar
İşadamları da Gazetecilerle Buluştular
Kars-Ardahan-Iğdır Sanayici ve İşadamları Derneği (KAISİAD) 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü vesilesiyle, Avcılar Hilton Otel’de Gazetecileri kahvaltıda ağırladı.
KAISİAD Gazetecileri ağırladğı kahvaltıda açılış konuşmasını Turgay Zorba yaptı.
Daha sonra KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe yaptığı açıklamada ”Gazetecilerin bu kutsal ve zor görevlerinde başarılar diliyorum. KAISİAD olarak bölge illerine Şubat ayında bir gezimiz olacak. Bu gezimizde Kars,Ardahan ve Iğdır illerimizi ziyaret edip bazı görüşmeler yapacağız. Gezimizde öğrecilerimize Bot, Kaban ve çok sayıda giyim ürünlerini dağıtacağız. Mart ayında bölge sorunlarını masaya yatıracağımız çalıştayın ilkini gerçekleştireceğiz. Son çalıştayıda Mayıs ayında yapacağız. Bu çalıştaylarımıza STK, Siyasetçiler, İşadamları ve Gazetecilerde yer alacak. Hazırlanacak rapor yetkililere verilecek daha sonrada bu raporun takipçisi olacağız” dedi.
İstanbul Yerel Gazeteciler Derneği (İYGAD) Başkanı Mehmet Mert konuşmasında öldürülen gazetecileri anarak Gazetecilik yapmanın zorluklarını anlattı.Toplantıda CHP İl Başkan Yardımcısı Şerif Ateş ve MHP İl Başkan Yardımcısı Himmet Tatar birer konuşma yapıp Gazetecilerin gününü kutladılar.
Kars-Ardahan-Iğdır Sanayici ve İşadamları Derneği (KAISİAD)’ın Gazetecilere verdiği kahvaltıya katılanlar:
ORHAN GÖKÇE – KAISİAD BAŞKANI
TURGAY ZORBA – KAISİAD YÖNETİCİSİ
GÜLSEN EKİNCİ- KAISİAD YÖNETİCİSİ
BİŞAR ŞİRİN – KAISİAD YÖNETİCİSİ
TÜRKAN KILIÇ – KAISİAD YÖNETİCİSİ
NURETTİN MENGÜKAN – KAISİAD YÖNETİCİSİ
CAHİT KOCA ATATÜRK – KÜLTÜR MERKEZİ BÖLGE MÜDÜRÜ
RAİF SÜT İŞADAMI – GAYRİMENKUL DNIŞMANI
ŞERİF ATEŞ İŞADAMI – CHP İSTANBUL İL BAŞKAN YARDIMCISI
HİMMET TATAR İŞADAMI – MHP İSTANBUL İL BAŞKAN YARDIMCISI
ENVER YILDIRIM – İŞADAMI
VEYSEL KARATAY – İŞADAMI
GÖKSEL IRMAK – İŞADAMI
AYTAÇ ÖZER – İŞADAMI
EFRAİL ÇİFTÇİ – İŞADAMI-ARDAHAN KÜLTÜR EVİ BAŞKANI
MURAT KAYA – İŞADAMı
ALİCAN GÖKÇE – İŞADAMI
ALİ KILIÇ – İŞADAMI
MEHMET MERT – GAZETECİ
METİN KARAKOÇ – GAZETECİ
YAKUP TEZCAN – GAZETECİ
YUSUF ŞİT – GAZETECİ
ÇETİN YILMAZ – GAZETECİ
YUSUF ARIKAN – GAZETECİ
REFİK BEK – GAZETECİ
SEVİM ÖNAY ÇAVDAR – GAZETECİ
İSMAİL ÇAVDAR – GAZETECİ
CİHAN GÜNER – GAZETECİ
ERKAN SARIKAYA – GAZETECİ
NUSRET KAFASIBÜYÜK – GAZETECİ
GÜRBÜZ KÜPELİ – GAZETECİ
AYTEN ALKAŞI – GAZETECİ
ERHAN GÜL – GAZETECİ MUSTAFA KÜPELİ – GAZETECİ MURAT ABDULLAHOĞLU – GAZETECİ
BARIŞ EMREGÜL – GAZETECİ
HANİFİ ÇELİK – GAZETECİ SEVDA DURGUN – GAZETECİ AHMET TEKİN – GAZETECİ
TOLGA BORA YILMAZ – GAZETECİ
REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ
VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..
ki…