GECELER DE RUZ KAZI DA YİYECEĞİZ..

Rusya’dan Kaz ithal mi edilecek?


Ardahan köylerinin yöresel yiyeceği ve Köylülerin geçim kaynağı olan Kaz’lara rakip geliyor.


Ardahan Göleli CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, hükümetin Rusya’dan Kaz ithal etmeye hazırlandığını açıkladı.


CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Rusya’dan Kaz ithalatı yapılacak olmasına büyük tepki gösterdi.


CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Rusya’dan kaz ithalatı yapılacak olmasına tepki göstererek “Kaz, kar ve Kars ayrılmaz üçlüdür” bu üçlüyü ayırmayın” dedi.Tekin, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle Meclis başkanlığına verdiği soru önergesinde;“Kaz” hem eti hem ciğeri hem de tüyü ile değerli bir hayvandır.


Hal böyle olunca “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.” atasözünü Karslılar sıklıkla kullanırlar. Şimdi, bende Tarım ve Orman Bakanına soruyorum, “kaz gelecekse elbette tavuk esirgenmez! ama ortada tavuk bile yok” dedi.


Gürsel Tekin’in soru önergesi şöyle: Türkiye’nin en önemli hayvancılık merkezlerinden olan Kars, Ardahan ve Iğdır çevresi küçük üreticilerin geçim kaynağı olan kazıyla ünlü. “Kars Kazı”, özellikle kış aylarında yöre insanı için önemli bir besin maddesi olmasının yanında aynı zamanda küçük üreticilerin de geçim kaynağı olmaktadır. Kaz, kar ve Kars ayrılmaz bir üçlüdür.Ancak, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan habere göre; Rus ve Türk yetkililerin “Rusya’dan, kaz, ördek ve hindi etinin Türk pazarına sevkiyatı için görüştüklerini, Rusların, Türkiye’ye kaz, hindi ve ördek eti ihraç edecekleri” ifade edilmiştir.Binlerce ırmak, çay, dere, göl ve gölet bulunan ülkemiz, kaz ve ördek yetiştiriciliği bakımından büyük bir potansiyele sahipken, bakanlığınızın ve karar alıcıların destekleme politikalarında kaz yetiştiriciliğine yer vermesi temel beklenti iken, Rusya’dan kaz ithal edeceğinizi üzülerek öğrenmiş bulunmaktayım.Kaz, Doğu Anadolu bölgesinde yoksul ailelerin temel protein ihtiyacını karşılayan bir üründür. Kaz kesilir, ayağından ciğerine her şeyi tüketilir. Diğer taraftan da kadının ev harçlığı, çoluk çocuğunun, kocasının kışlık cep harçlığıdır.



İthal kaz getirmeye başladığınız andan itibaren yöre halkı için alternatif bir iş ve gelir kaynağını da yok etmeye başlamış olacaksınız.Bu bağlamda;


1-Türkiye, ekolojik uygunluğu, dış ticaret açısından AB ve Ortadoğu pazarı için uygun jeolojik özelliği ile kaz üretiminde ideal koşullara sahipken, Rusya’dan kaz ithal etmenizin asıl gerekçesi nedir?


2- İthal kaz ticareti yapan ve pazarlayacak olan aracı firmalar bu sürecin kazananı olacakken, yöre halkı alternatif iş ve gelir kaynağını kaybetmiş olacak. Yaşanacak olası mağduriyetlerin önüne geçmek adına ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz?


3- Rusya’dan kaz alarak, tüketiciye donmuş ucuz beyaz et satmakla et sorunumuzu çözemezsiniz. Bu tür uygulamalar hem döviz kaybına, hem de içeride besiciliğin çökmesine yol açıyor. Hayvansal üretimde gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için ithal etten ne zaman vazgeçeceksiniz?


4- Et ve Süt Kurumu (ESK) ithalat ofisi olmaktan çıkarıp, piyasaya müdahale edebilecek bir kurum haline getirmeyi düşünüyor musunuz?



Kavgalar içinde olup , “Bir” olmaz isek … 


 


CHP Genel Balkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan konuşmaları arasında bulunan ve biz gazetecilerce başlık yapılan ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözlerinin kime ve kimlere gönderme olduğunu biliyorum diyenlerin bir de kendilerine bakmalarını isterim.


Çünkü bu ülkede sağcı bir partinin meclise girmesini sağlayan, milliyetçi, muhafazakar kesime hitap eden bir parti ile konuşabilen, halktan aldığı milyonlarca oyla mecliste temsil edilmesine karşın terörist denen siyasilerden destek almayı başaran Kılıçdaroğlu’nun bu mesajı herkes tarafından not edilmeli ve bu önemli mesajı tüm çalışma, çabalarda öne alınmalı.


Ve bu mesaj başta Başkan Erdoğan olmak üzere benim de içinde olduğum STK’lardan siyasilere hatta aile içi olaylarla muhatap olan herkes iyi değerlendirmeli.


Evet Kılıçdaroğlu’nun ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözleri hepimiz için geçerli bir söz ve bizlerin de kavga çıkarmak için çeşitli manalara sığınmayı bir kenara bırakıp, ‘Nasıl birlikte oluruz’ u düşünmesi gerekir . 


Düşünmeliyiz ki, Başkan Erdoğan’ın ‘Sanki leblebi, çekirdek atıyoruz’ dediği kavga da sona ermeli ve bayramdan sonra çıkarılacağı söylenen yeni affın barışı getirmesi umuduyla yıllardır süren kavganın da bitmesine katkı sunulmalı..


Bu kavgaları bizzat yaşayan belki de yaşatan biri olarak ben de Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi ben de kavgalardan bıktığımı ilan ediyor, eskilerin barışla sonuçlanması ve  yenilerinin olmamasına çaba göstereceğimi ilan ediyorum.


Ve gelin Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan’da veriği mesajı kulaklarımıza küpe yapalım ve yeni bir sayfayı hep birlikte açalım diyorum.


Çünkü kavga edip, birlik  olmasak, iyiden iyiye ayrılırsak başta Ortadoğu’da oynana oyunlar olmak üzere Akdeniz’de, STK,larda, federasyonlarda, derneklerde, hatta aile içinde değil hiç bir yerde başarı sağlayamayız.


Bu nedenle İstanbul’da başında olduğum STK’nın çok önemli bir toplantısının olmasına karşın kendisini ve beraberindekilerini karşılamak için Bin 450 km yol alıp, gittiğim ve bu yaşanan kavgaları da tartıştığımız, Kılıçdaroğlu ve birlikte Ardahan Bal Festivaline gelenler ile festivali düzenlenleyenlerle görüştüğümüz süreçte de herkesin kavgalardan yorulduğu ama bu kavgaların bitmesi konusunda da bir adım atmadığını da görsem de yine de umudum var, ‘Kavga yok, Barış var’ diyerek..


Çünkü kavga edip, birlikte olmasak barışık görünüp başta rant düşüncesi olmak üzere bölgede, ülkede, dünyada ince hesapları olanların ellerine imkan vermiş oluruz..