.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw




KILIÇDAROĞLU ERDOĞAN’I DEĞİL,
İMAMOĞLU’NU YİYECEK…
Yeni bir yıla adım attığımız şu günlerde hemen hemen herkesin iyi dileklerle kutladığı 2021’in aslında birçok yeniliğe açık olduğunu ve bu yeniliklerin başını da siyasetin çekeceğini bilse de ‘şimdilik’ ses çıkarmadığını görmekteyiz.
Çünkü bu yılın seçim yılı olan 2023 yılına atılan ,ilk adımının olduğunu bilenler yaşanacakların başında gelenin muhalefetin kimi aday göstereceği ve kimle Erdoğan’ın karşısına çıkacağını düşünürken asıl yenliğin bu muhalefetin başını çeken CHP’de olacağını da tahmin ediyor gibi.
Ve bu değişimin başında gelenin Erdoğan’ı yıllardır iktidar koltuğunda oturmakla eleştiren isim olan Kılıçdaroğlu’nun da kaybettiği onca seçime rağmen hala aynı koltukta oturduğu ve bunu yaparken kendisine rakip olacakları saf dışı etmekle usta olduğunu da biliyor ama ‘kötünün iyisi’ diyerek ses çıkaramadığı da diğer bir gerçek.
Ama diğer bir gerçek daha var ki; Onu da ben söyleyeceğim ve buraya yazdığımı sizin de bir yere yazıp not etmenizi isteyeceğim.
Ve diyeceğim o ki; Şimdilik koalisyonun etkili isimlerinden olan Meral Akşener’in ‘ben başbakan olacağım’ diyerek yolunu açmaya çalıştığı İmamoğlu ile ilgili açıklamasından bu yana CHP’de yaşanan hareketlilik ve Kılıçdaroğlu’nun ‘dereyi görmeden paçaları sıvayıp, ‘Geleceğim, yapacağım’ demesinin altında yatanın aslında İmamoğlu’nun önünü kesmek ve bunu da son olarak katıldığı bir tv programında ‘Ben genel başkanım o belediye başkanı’ diyerek parti içinde açılmak üzere olan İmamoğlu kapısını kapatmaya çalışmasıdır.
Yani kısacası benimde kutlayıp, hayırlara vesile olmasını dilediğim 2021 yılının iktidarın değişiminden çok CHP’de yaşanacak yenilikler olacağıdır. Ve bu yeniliğin başında gelen ise İmamoğlu’nun öyle ya da böyle bir yol ile başkanlık adaylığında saf dışı bırakılması çabalarıdır.
Ve bunun başında gelenin de koltuğunu korumaya çalışan, kendisinin genel başkanlığa kadar gelmesini sağlayan Gürsel Tekin gibilerini saf dışı etmekde bir hayli başarılı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun son birkaç aydır yaptığı çıkışlarıyla aslında İmamoğlu’na yönelik olan tutumuyla niyetini açık açık ortaya koyan tavırlarıdır.
Çünkü onun derdi seçim falan kazanmaktansa koltuğu korumak için Ekmeleddin gibi birini bulup, ‘Ne yapayım, aday yaptım kazanamadı’ demeye hazırlandığı ve parti içinde en güçlü rakibi olarak gösterilen İnce’nin de partinden gitmesi için inceden inceye işlediği oyunu yani ‘İmamoğlu’nu yeme planı’ bu yılın asıl ve bilinen ama anlamayanlar için eski bir oyun olsa da iktidarda değişim bekleyenler için yeni bir yenilik olacağıdır şüphesinde değil, iddiasındayım…
.jpg)
arşiv haber 28/05/2018 tarihli haber/yorum/reklamlar
Küçük ESOB,
Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Göle Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Yönetimini oluşturanların oy kullandığı Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığına Göle Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yılmaz Kaya seçildi.
Eski Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Esfender Yılan’ın 14 oy ile küçük odadan sonra büyük odanın başkanlığını da kayıp ettiği Ardahan ESOBB’un yeni başkanı olan Göle Esnaf ve Sanatkârlar odası Başkanı Yılmaz Kaya’ya en büyük destek ESOB Ardahan’ın yeni Başkanı Mustafa Morkoç ve ekibinden geldi.
**Ola hani kablo?
Milletvekili adaylarının netleşmesi ile toplu aday tanıtımları ardından sahaya inen partiler belirledikleri adaylarının da içinde olduğu uzun konvoyları ile seçim bölgelerine girmeye başladığı şu günlerde dikkatimi çeken bir şey var.
Oda saydığınızda en az 150-200 araçlık konvoylarla seçim bölgelerine inen milletvekili adaylarının konuşma yapmak için geldikleri parti binalarının önünde ancak 100-150 kişiye hitap etmeleridir.
Yani en az 150 araçla seçim bölgelerine inen adayları merkezlerde karşılayanların sayısı ya 100 bilemediniz 130 kişi!..
Bunların en azı 30-40 kişisi partili..
Yani İl, İlçe Teşkilatların da görev alanlar, geriye kalanlar vekil adayların eşleri dahi dost, akraba, arkadaş yada hemşerisi..
Peki, kendilerini seçecek olan seçmen nerede?
Kısacası milletvekili adaylarının belirlenip, adayların sahaya inmesi ardından sanal ortamda yayınlanan ve herkesin hatırladıkça güldüğü, ‘Ula hani kablo, nerede trafo’ görüntülerini izliyoruz.
Çünkü her adayı karşılayan araçlarda ortalama 3 kişi olsa 100 araçta 450 kişi eder, 450 kişide alanda karşılasa eder 900 kişi, merak eden, ‘hele bir bakayım ne diyecek?’ diyenler, güvenlik için gelen ortalama 50 polis, 20 gazeteci eder..
Hesapladığınızda her adayı karşılayanların toplam Bin 500 kişi olması gerekirken, adaylar neden 150-200 kişi ile kalır?
Yani 55 Milyon oyu olan ülkede sanırım 30, 35 milyon kişinin sandık başına gideceği görülen 24 Haziran seçimleri öncesi seçmen ya seçimi umursamıyor, yada sanki kendisini saklıyor gibi..
Belki de yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla insanlar sahaya çıkıp, kendilerini göstermiyor.
Veya aldığı birkaç kuruş yarım kesilir diye çekiniyor..
Ama bir gerçek var ki sahaya inen adaylar karşılarında seçmeni değil, dost, akraba ve partililere konuşuyorlar.
**Başkanlıkta da durum aynı..
Tabi ki evet, orada da durum vekil adaylarının sahalarında ki manzaradan farklı değil.
Çünkü Erdoğan Erzurum’a gelince Kars, Ardahan, Artvin, Erzincan, Ağrı, Van hatta Rize’den partililer otobüsle alana taşınıyor.
Erzurum’dan Konya’ya gittiğinde orada da Konya’ya komşu illerde ki partililer alana taşınır, saha doluyor.
İstanbul Yenikapı’yı saymayalım..
Çünkü belediye otobüsler, İDO’nun vapurları zaten kendiliğinden kalabalığa neden oluveriyor..
Ama oy istenen asıl seçmen orada yok..
Muhalefet içinde durum iktidarınkinden farklı değil..
Ama bir fark var..
Oda devletin de tüm imkânlarının da seferber edildiği Erdoğan’lı AK Parti’nin mitinglerinde sanki heyecan bitmiş ve o ruh başta İnce’nin olmak üzere Meral Akşener’in miting alanlarına taşınmış gibi.
Yani İyi Partinin mitinglerini izlerken Demirel’in doldurup, taşırdığı ve adeta yeri titreten bir seçmen kitlesi olduğunu görmekteyiz.
Kısacası seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde Esenyurt’ta ki bir iftar programına katılan Ulaştırma Bakanının yüzünde okunduğu gibi iktidarın olduğu gibi adayların da yüzü gülmüyor.
Çünkü kendilerinin indiği saha da seçmenin olmadığını onlarda benim gördükleri yüzlerinden okunuyor.