GÖLE PARTİSİNİ DE KURDULAR!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cuma Günü Saat: 20.00-22.00’de ‘de TEMPO TV’de 


Her Cumartesi günü saat:20.00-22.00’de ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



Göle Ak Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay’ın davetiyle Uygulama Otelinde kahvaltıda bir araya gelen Göleli Gazetecilerle dünü, bugünü ve gelecek düşüncelerini paylaştı.

Başkan Sinan Karatay ve yönetimi, Göleli Gazetecilerden toplumsal sorunları ve çözüm önerileri, eleştiri, özeleştiri, sosyal belediyecilik, yoksullukla ilgili sosyal dayanışma, halkın temsilcilerinin Göle kararlarında söz hakkı, sokak hayvanlarının durumu ve çözüm odaklı önerileri ile okullar, üretime dayalı insanlarımıza istihdam alanlarının açılması gibi bir çok konu hakkında bilgilendirme ve önerilerin tartışıldığı kahvaltı programı yaklaşık üç saat sürdü.

Başkan Karatay, Gazetecilerin sorularına yanıt verirken; insanımızın haber alma ve bilgilenme hakkını halkımıza taşıyan Göle Basınıyla bir araya gelerek böyle sohbetler yapmamanın eksikliğini dile getirirken gazetecilere katılımları için teşekkür etti.


GÖLE’NİN PARTİSİ OLMAK..

Gazetecilerin sorularını özveriyle yanıtlayan Başkan Karatay, birbirimizi eleştirmenin ötesinde hepimizin ortak partisi ”Göle Partisi” olmak zorundadır. Bu tür toplantılarla bir araya gelip ilçemiz için ne yapabiliriz sorusuna çözüm odaklı çözümler üretmeliyiz. Eleştiri birbirimizi tamamlayan eksik ve hatalarımızı gösteren amaca hizmet etmelidir. Kürsüye çıktığımızda hepimiz sözümüzü söyleyebiliriz, birbirimizi eleştirebiliriz. 

Söz konusu hizmet, yatırım ve Göle hakları olunca bizim A-B partili değil Göle partisi olmak zorunluğumuz vardır.Yatırımları, Göle hakları ile hizmet ve Göle öğrencilerine kattığı emeğiyle sık sık Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a teşekkür eden Karatay, Arkadaşlarına ve Belediyelerin asli görevlerini yerine getirdiklerini söyleyerek Başkan İlhan Gültekin’e teşekkür etti.

Göle insanına özgü hoş görü, esprili ve saygının olduğu sohbete gazeteci Metin Kasımoğlu, Kurbani Demir, Ömer Turan ve Şanlıbey Alabay ile İlçe Yönetimden; Günday Hışır, İlyas Keskin ve Birol Cabak katıldı.   


ARDAHAN’DA KADINLAR GÜNÜ


arşiv haber 08/03/2022 tarihli haber


Vali Öner’den çalışan kadınlara karanfil..


Ardahan Valisi Hüseyin Öner, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle çalışan bayanlara karanfil verdi.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Vali Hüseyin Öner, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ile birlikte kadın esnaf ve çalışanları ziyaret etti. Vali Öner, kadınlara karanfil hediye ederek günlerini kutladı.


Bu yıl kadınları iş yerlerinde bizzat ziyaret ederek günlerini kutlamak istediğini ifade eden Vali Öner, “Bugün özellikle sizleri ziyaret edip gününüzü kutlamak istedik. Gününüzün kutlu ve hayatınızda başarılara vesile olmasını temenni ediyorum. Hayatımızda kadınlarımızın rolü ve öneminin farkındayız. Bizler sizlerin başarılı olması için her zaman destekçiniz olacağız” dedi.


Öner, ziyarette kadınların ikramlarını da kabul etti.



HAKİM CIRCIR OLMUŞ!


Adaletin ‘Tuz koktu’ denerek ​tartışma konusu olduğu ülke de 61, 62, 64 ve 65. Hükümetlerde ve son olarak yeniden Adalet Bakanlığına getirilen Bekir Bozdağ’ın bu göreve gelir gelmez ilk uygulamalarından birisi milletin vekili olan milletvekillerine başta olmak üzere milletle ilgilenmeyen tüm çalışanlarını hemen görevden alacağını söylemesiydi.


Evet bu çıkış doğru ve olması gereken bir hareketti. Onaylıyorum eski ve yeni Adalet bakanımızı.


Ama yeniden başına geçtiği tartışmalı sistemin ana sorununun sadece bu olmadığını da belirtmek isterim.


Çünkü saray adı verilen devasa adliyeler ile diğer irili, ufaklı adliyelerde çalışanlarının çalışıp, çalışmadığına da bakacak mı bilmem ama asıl diğer bir sorunun hantal ve yürümeyen sistemin başını çeken Adliye çalışanlarında olduğunu da kabul etmemiz gerekir.



Bunun en son örneğini bizzat yaşamış yani bir davası için koşturmaca içinde gittiğim kemerime kadar soyunup, güvenlikten geçtiğim adliyede doğru dürüst gelmeyen asansörler yüzünden 7 katı merdivenle çıkıp son dakikada kapısına dayandığım mahkeme salonunun giriş kapısına asılan ‘Mazeret var, hâkim raporlu’ yani ‘saat 09.40’da ve şu saatte adliyeye, mahkemeye, davaya gelin, gelmezseniz ya polis zoru ile ya da hakkınızdaki dava aleyhinize sonuçlanır’ denen davanın hâkim hastalandığı için ertelendiği duyurusu gibi..


Evet, bu durumu yıllar önce yine yaşamış ve herkese yapılan mahkeme davetinde, ‘Saat 10.00’da Adliyeye Gelin’ denen ama saat 10.00’da davet edilenin, saat 16.55’te mahkeme salonuna ancak alabilen anlayışla mücadele etmiş, yazmış şikayetçi olmuş, hakimle tartışıp, reddi hâkimde bulunmuş ve bunu bir nebze olsun değiştirtmiş biri olarak bugün beni şok eden diğer bir sorunla karşılaştım o devasa, içine girilmekten, kaybolmaktan korkulan Adliye Saraylarından birinde.


Ama o günkü mücadelemde sadece bana özel değil, tüm ülkede bir anlayışı değiştirtmiş yani herkese saat 10.00 gelin deyip, hem adliyeyi boğan hem de insanların saatlerce wc’leri kapalı ya da ‘Burası Hâkim, Savcı ve Adliye çalışanlarına aittir’ denen adliye salonunda saatlerce bekletilmenin önüne geçen ve o tartışmam, mücadelem sonucu artık 09.40, 11.55, 14.15, gibi davetler çıkarttıran biri olarak bu durum karşısında da bir kez daha şok olmuştum.



Bu şokla sıraya girmiş ve katibin kendisinin bozuk el yazısıyla yazıp, emrinde çalıştığı için hakimin hasta olduğunu belirtip, Sayınla başlayan bir dilekçeyi yani ‘Mahkeme Hakiminin raporlu olması sebebiyle mazeretli sayılmasına karar verilmesini arz ederim…’ diye yazılan, okunmayan dilekçeyi imzalamak için sıraya girmiş Avukatların bu duruma itiraz etmemeleri ve katibin benim gibi bozuk kelimelerle yazdığı dilekçeyi imzalama sırasına girmeleri diğer bir şoktu…


Evet bu durum karşısında şok olmuş biri olarak adalet sistemindeki asıl önemli diğer bir sorun ise yaşanan bir olay ardından olay yerinde bizzat olması gereken, beklenen savcının kanunen kendisinin görevi olan bu görevi kolluk görevlerine yani asıl işi güvenlik olan polise yaptırmasıdır. Bu yetmezmiş gibi olaya muhatap olanları saatlerce, hatta bazen de günlerce karakollarda bekletip, kendisinin müsait olduğu zaman kadar tutturmasıdır..


Burayı da es geçtik, ‘haydi canım o kadar yoğunlukta bunlar olur..’ derken bu kez çokta eleştirilmeye gelemeyen ve bulundukları makamın hassasiyeti ile dokunulmayan hakimlerin onca dosya arasında sıkışıp, kalmaları yetmezmiş gibi ‘reddi hâkim’ e kadar giden tutum/davranışları ile ortaya koydukları tavırlarıdır.


Ve bu sorunun, adalet sisteminin diğer en önemli bir konusu da gelişen teknolojiye rağmen milyonlar harcanan bu sistemin kurulan ve onca çalışanı olan bilişim odası, sistemine rağmen yeterli hızda, zamanda çalıştırılamamasıdır.


Yani hakim bey ya da hakime hanım rahatsızlanmış, ishal olmuş olabilir. Sonuçta oda insan…


Ama benim gibi onca insanın bir o kadar hengamenin içinde olması yetmez, İstanbul trafiği ya da Ardahan’ın Posof ilçesinin ve Gebze’nin dağ köyünden gelip, kemerini çıkarıp, güç bela içine girdiği yani davasına yetiştiği devasa adliye sarayının mahkeme salonunun kapısına asılmış ‘Mazeret var’ levhasını okumak zorunda bırakılmazsa da ve hakimin mazeretli sayılması için kendisinden hazır dilekçeyi imzalatmazsa da parasını vergimizle ödediğimiz bir iki kontörün gideceği ‘Gelmeyin mazeret var’ diye mesaj atılsa olmaz mı?


Veya muhalefetin merdiven altı diye eleştirdiği ama bana göre olması gereken dediğim onca Hukuk Fakültesinde yetişmiş hakimlerimizden birini ‘yedek, acil durumlarda nöbetçi hakim’ olarak görevlendirmek çok mu zor?!.


Bilmem ama benim bugün yaşadığımı her gün yaşadıklarını belirtip, bu durumu ve diğer onca sorunu baroları aracılığıyla bakanlığa bildirmeyen avukatlar mı suçlu yoksa sistemin başında olan Adalet Bakanı mı diye sormaktansa benim gibi onca toplumsal sorunlarda olduğu gibi bu durumları bizzat yaşayan Avukatların sessizliği, baroların itirazı ve de şikayetçi olmamaları veya biz, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerin ‘böyle gelmiş, böyle gider’ diyerek kulak ardı etmeleridir bizi olduğu gibi sistemi cırcır eden asıl sorun..



arşiv haber ARŞİV HABER 15/04/2018 tarihli haber/yorum/reklamlar



Ne Varsa Kadınlarda Var!


Kültür kelimesi dışında kültürel olarak ciddi bir faaliyetleri olmamakla eleştirilen onca derneğin ne iş yaptığının sorgulandığı bir sırada Ardahanlı bir grup kadının bir araya gelerek oluşturdukları kadın meclisinden örnek çalışma..

Göleli Kadın Meclisinin kurucusu Mali Müşavir Türkan Deli’nin organize ettiği, Ülkü Aras Karatay ve Burak Elmas’ın sunuculuğunu üstlendiği, kadınların oynadığı, ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı oyun İstanbul Avcılar’da seyircileri ile buluştu.
Ardahanlı Mali Müşavir Tuncer Dağ’ın yazdığı, Tiyatrocu Murat Aydın’ın ‘Bazı tenekeci derneklere örnek olması umuduyla’ diyerek hazırlayıp, sunduğu ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı oyuna ilgi bir hayli büyüktü.


Geliri Ardahan’da ki okuyan kız çocuklara burs desteği olarak bağışlanacağı öğrenilen tiyatro oyunu bir seans olarak sergilendi.


**Küçük yaşta görücü usulu ile evlendirilen kızların dramı sergilendi..


İstanbul Avcılar’da bulunan Barış Manço Kültür Sarayında sergilenen ve yaklaşık 500 izleyicinin izlediği ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı tiyatro oyunu hem güldürdü, hemde ağlattı.


CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in yanı sıra AK Parti Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Hakan Deli, Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ile bir çok dernek, stk başkanı, Veysel Karatay başta olmak üzere onca iş adamı ve siyasetçinin de büyük ilgi ile izlediği ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı oyun küçük yaşta görücü usulü ile evlendirilen kızların ve okuma-yazma bilmeyen, erkekleri tarafından ezilen kadınların dramını bir kez daha ortaya koydu.



**Amatör Tiyatrocular Ustalara Taş Çıkarttılar..


Göle Kadın Meclisinde yer alan bir grup Göleli kadının Ardahanlı usta tiyatrocu Murat Aydın’ın yönetiminde 15 günlük bir hazırlık ardından sergilediği ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı oyunda yer alan kadınlar usta tiyatroculara taş çıkardılar.


İzleyicilerin ayakta alkışladığı ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı oyunun oyunculara birer plaket verilmesi ile oyun son bulunurken, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak oyunun başında Kültür Merkezine uğrayıp, protokolle merhabalaştıktan sonra başka bir programa katılmak için kısa sürede ayrıldığı dikkat çekti.



Tiyatro ile eğitme destek verecekler..


11/04/2018 Tarihli Haber


İstanbul Esenyurt’ta Mali Müşavir Türkan Deli’nin önderlik ettiği ve kendilerine ‘Göle Kadın Meclisi’ adını koyan bir grup Göleli kadın doğu da ki öğrencilere destek olmak için kendilerinin oynayacağı bir tiyatro oyunu organize edecekler.



Deli gibi Mali Müşavir olan Tuncer Dağ’ın yazdığı, Göleli kadınların oyunculuğunu üstlendiği ‘Hatice’nin He-Ce-Si’ adlı tiyatro oyunundan sağlanacak gelirle Göle’de ilk öğretim ve üniversitede okuyan Ardahanlı kız öğrencilere burs verilecek.


Konu hakkında bir açıklama yapan Mali Müşavir Türkan Deli amaçlarını erkeklerin arka planında kaldıkları iddia eden kadınların aslında erkeklerin önünde değil, yanında yer aldığını ve ellerinden geleni kendi öz güvenleri ile yapabildiklerini otaya koymak olduğunu belirtti.


Tiyatro oyuncusu Murat Aydın’ın yönetmenliğini üstlendiği olduğu, ‘Hatice He-Ce-Si’ adlı tiyatro oyununda yer alan 11 kişilik bir ekibin oluşturduğu tiyatro oyunu Avcılar Barış Manço Kültür Merkezinde pazar günü saat 13.00’da sergilenecek.


**Ülkemin Çiçekleri Her Biri Bal Damlar..


81 Kentinin her birinin güzel yanının olduğu ülkemin Kafkaslara açılan kapısı olan Ardahan’ın İstanbul’da ki varlığını her alanda hisettirmeye çalışan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak yeni bir etkinlik yapılacak.


Metropollerin yanı sıra en küçük şehrin bile ‘Gelişiyoruz, Yatırım Yapıyoruz’ adıl altında betonlaştırıldığı, insanların olduğu gibi hayvanların bile nefes almaktan zorlandığı bir zaman da kentleirn kıyılarından, köşelerinde kalan yeşillikleri en iyi şekilde değerlendirme çabası içinde ki beleidyelerden olan İstanbul Bakırköy Belediyesinin günde yüz binlerce aracın seyir ettiği -5 yolunun yanı başında ki Botanikpark’ta gerçekleşecek olan bu önemli etkinliğin adı Bal Festival..


Başta yayla turizmi için en güzel doğaya sahip, binbir çiçeğin bal olup insanların damağını tatlandırdığı Ardahan Balı başta olmak üzere üç yanı denizlerle çevrili, doğasıyla muhteşem bir ülke olarak adlandırılan ülkemin 81 vilayetinin çiçeklerinden damlayan balları İstanbul’un Avrupa yakasına akıtmaya çalışacak olan bu önemli etkinlik 4-5 Temmuz’da yapılacak.


Bu önemli etkinliği Bakırköy belediyesinin desteklerinin yanı sıra Ardahan ve İstanbul’da ki diğer yerel yönetimlerle bilikte gerçekleştirmeyi hedefleyen Ardahan Dernekler Federasyonunun bu önemli iddiası 20 Milyonluk bir kentte bir de ilk olacak.


Çünkü 81 Vilayetin çiçeklerini bir araya toplayıp, başta Ardahan’ın Kafkas arısı olmak üzere çalışma azimleri ile insanlara çok benzetilen arıların elde ettiği balları metropol denen İstanbul’a damlatmayı hedeflenmekte.


Bunun için kolları yeniden sıvayan ve geçtiğimiz yıl yine İstanbul’da gerçekleşen ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ gibi bir ilke imza atmaya hazırlanan kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonun bu önemli çabası ve çalışması ne kadar başarılı olur?’ diye düşünmektense ‘Evet, hep birlikte yapabiliriz’ denmeli diye düşünüyorum.


Neden mi?


Çünkü bu ülkenin çiçekleri, arılar gibi insanlarının da birlik, beraberlik istediğini bugüne kadar yaşanan onca badireye karşın hep birlikte görüp, yaşadık, el ele vermeyi de başardık.


Bunu bu önemli etkinlikte de başarabilineceğine olan inançla başta Türkiye’nin Bal Birlikleri olmak üzere dünyada bal üretiminde 2. olan Türkiye’nin önemli bir çalışması ve çabası olacağı diğer bir gerçektir.


İşte bu nedenle diyoruz ki;


‘Ülkemin tüm çiçekleri birer bal damlasıdır’


ve bu ballara damlaya damlaya ülkemin tadı gibi tatlı bir etkinli olacaktır.