Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15-19.15’te TEMPO TV’de
Her Cumartesi günü saat:17.15-19.15’de ekranlarınızda..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Başta Ardahan’ın Lavustan (Gedik) köyünde yaşanan yayla yolu sorunu olmak üzere Çıldır’ın yamalanarak iyileştirilmeye çalışılan köy yolları gibi birçok yayla yolunun ulaşıma izin vermediği Ardahan’da atılan birkaç metre asfalt üzerinde yapılmayan şovun kalmadığı dikkat çekiyor.
Vatandaşların ‘Göz önünde olanlara süs atanların bu yolları da görmesi gerekmez mi?’ diye sorduğu Ardahan’da yıllardır bir türlü tamamlanamayan alt yapı sorunu dolayısıyla her kış bozulan yolları asfaltlamakla, onarmakla geçiştirenler hem ekonomik gidere neden oluyor hem de yol bekleyen vatandaşın umutlarını yitirmelerine sebep oluyorlar diye yakındıkları görülmekte.
EN (!) Büyük Muhbir Peker!
Halbuki; Haber denilince ilk akla gelen şu gazetecilik sahası denilen saha da bön bön gezinip, geçinenlerden almak gerekmez mi asıl haberleri?!.
Yani haber denilince nazik adıyla muhabir, normal ve gerçek adıyla muhbir ve bugünün adıyla basın ve medya olduğunun bilinmesi gerektiğini anlıyoruz.
Yani çeper dibi ve mahalle ağzıyla yanlış anlaşılıp, anlatıldığı için yani muhbirliğin ihbarcı, fesat olarak sanılmasından korkularak, gazeteciliğin gerçek adı olan muhbirliği önce muhabir sonra basın ve medya diye değiştirenler, bugün bir mafya adamının muhbirliği, gerçek gazeteciliği karşısında acaba hiç sıkılıp, utanıyorlar mı?
Çünkü işi muhbirlikten öte mafyacılık olan bir kişinin çıkmış en kral, en usta ve en tecrübeli gazetecilerden daha iyi bir gazetecilik yaptığı açık seçik bir gerçektir.Çıkar ve menfaatler ön planda tutularak sözde halkın yani kamuoyunun gözü, kulağı, ağzı olması gerekenlerin söylemesi, yazması gerekeni bir mafya lideri söylüyor, yazıyor..

Ayda bir EN’ler seçip, birilerine gaz vermekle, yağdanlıktan beter kayganlıkları ile gazetecilik yapanlar başta olmak üzere doğru haber, dürüst habercilik yaptıklarını iddia edenlerde bu adama yani Peker’e yılın EN’i ödülünün yanı sıra dünün sarı, bugünün turkuaz rengi olan basın kartını vermelidirler.
Çünkü yılın EN’i olan Peker’in bugün dediklerini bilip, onun bugün dediklerini önceden bilip ya bir kemik ya da olmayan kişilikleri uğruna sus pus olanlar, asıl ona ve onun anlattıklarına ortak olanlar ortada gazeteci geçinirlerken, bir mafya adamının gazetecilik yaptığını görüyoruz.
Gazeteciliğin ayaklara düştüğü iddia edilen bir süreçte Peker’den yeni haber, twit, video beklenen ama konuyla ilgili olanlar, savcılar, ekranda olduğu gibi bu memlekette, bu meslekte de yedikleri ile altına kaçıran Veyis Ateş gibilerini üyelikten çıkaran TGC başta olmak üzere kimsenin gıkının çıkmadığı bu EN’leri bol memlekette..
Ve benim 2018 yılından bu yana beri yazıp, bugün yaşanacakları anlatırken oralı olmayanlar..
Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Olgun Ekmekçi ve Yönetim Kurulu üyeleri gazetecilerle bir araya geldi.
Gazetecilere açıklamada bulunan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Olgun Ekmekçi, “3 buçuk yıl merhum Mustafa Morkoç başkanımızla oda başkanlığını yürüttük. Başkanımız Mustafa Morkoç hiç beklemediğimiz bir anda aramızdan ayrıldı. Bizim arkadaşımızdı, kardeşimizdi, dostumuzdu vefatı bizi derinden üzdü. Ailesine, tüm esnafımıza başsağlığı diliyorum. Allah gani gani rahmet eylesin. Başkanımızın vefatının ardından yönetim kurulu arkadaşlarımız toplanarak bir karar aldı ve seçime kadar başkanlığa ben getirildim. Yönetim kurulu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Başkan vekiliydim, ben başkan olunca başkan vekilliğini de Gökhan Aktaş arkadaşımız yürütecek. Yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte seçime kadar oda çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdüreceğiz” diye konuştu.
AİLESİNDEN TEŞEKKÜR MESAJI
Değerli aile büyüğümüz Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Merhum Mustafa Morkoç’un vefatı vesilesiyle;
Tüm eş, dost akraba ve hemşerilerimiz gerek cenaze törenine ve gerekse taziyemize gelerek veya telefonla arayarak bizleri bu acı günümüzde yalnız bırakmayan uzaktan yakından cenazemize katılan, taziye ziyaretinde bulunan, mesaj gönderen, telefonla başsağlığı dileyen, internet aracılığı ile mesajını ileten, definden önce ve sonra taziyemize gelip acımızı paylaşan, dualarını esirgemeyen akrabalarımıza, dostlarımıza, arkadaşlarımıza, hemşehrilerimize ve gönüldaşlarımıza, ailemiz adına çok teşekkür ederiz.
Cümle geçmişlerimize Allah’tan rahmet, herkese sağlık ve afiyet dileriz…MORKOÇ AİLESİ
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Ve 128 milyar doları bulamayanlar, 135 milyar doları götürenin nasıl yakalatıldığını anladıkları gün Ardahan’da, Türkiye’de rahatlar diye bilsinler…
REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ
VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..
ki…
.jpg)
Ardahanlı Trafik Canavarı Kurbanı..
Alınan bilgilere göre Beykoz Şişecam Işıklarda kullandığı motor bisikleti ile karşıdan gelen minibüsün altına giren Volkan Yılmaz olay yerinde hayatını kayıp etti.
**Atlar Trafik Canavarı Olmaya Başladılar..
*23/10/2017 Tarihli Haber
Gole de Üzücü Kaza
Okcu koyu yolunda Göle Devlet Hastanesinin yakınlarında trafik kazası meydana geldi.
Ölüm makinası olarak tabir edilen sahipsiz at T.G ‘nin kullandığı aracın önüne aniden çıkınca üzücü kaza meydana geldi.
Kendi kullandığı minibüsle yola aniden çıkan ata çarpan T.G karşı şeritte park halindeki saman kamyonuna carparak araç içinde sıkıştı.
itfaye ve vatandaslarin Uzun uğraşları sonucunda sıkıştığı yerden çıkarılan T. G ‘ye ilk müdahale Göle Devlet hastanesinde yapıldıktan sonra T.G Ardahan Devlet Hastanesine sevk edildi.T.G ‘ nin hayati tehlikesinin olmadığı bilgisi alındı.Öte yandan vatandaşlar gece ışığa çıkan atların sahipsiz bırakılmasına tepki göstererek vatandaşların atlarını sahipsiz bırakmamaları konusunda daha duyarlı olmalarını ve yetkililerin de onlem alması gerektiğini belirterek tepkilerini dile getirdiler. Haber: Ömer Turan
**Dağ: Satıldım! Kültür Evi Çatlamaya Devam Ediyor..
*08/04/2015 Tarihli Haber
Merkezi İstanbul’da bulunan Kültür Ei eski başkanı Tuncer Dağ sert açıklamalarına devam ediyor.
Arkadaşları tarafından satıldığını belirten Mali Müşavir Tuncer Dağ’ın son açıklaması şöyle oldu;
Esenyurt Belediyesi tarafından yapılan ve 28.03.2015 günü açılışı gerçekleşen Ardahan Kültür Evi açılışı sırasında bana karşı uygulanan ambargo ve susturma politikası beni hiçbir zaman bıktırmayacaktır. Doğru bildiğim bir şeyi söylemekten ve direnmekten hayatım boyunca taviz vermedim ve vermeyeceğimde… Başkanlık görevim sırasında benden görevden almak istedikleri üç kişi ile ilgili taviz vermedim ve arkadaşlarımı satmadım …… ? Bu gün olsa yine aynı şeyi yaparım..
Kendi koltuğumu korumak ve birilerine iyi görünmek için arkadaşlarımdan taviz vermedim.. Her şeye rağmen bugün olsa yine aynı şeyi yaparım.
Bu bıktırma ve susturma politikası şimdi değil.. Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan olduğu dönemden de aynı şeylerle karşılaştım… O zaman ki duruşum neyse şimdide aynıdır.. Birilerinin adamı olmadım.. Olmayacağım da..
28.03.2015 günü yapılan açılışta bana karşı uygulanan ambargo nedeni ile katılmadım. Ne yazık ki uygulanan bu ambargoya ses çıkarılmadığı gibi gerekçesi de sorulmadı. 28 kişiden oluşan Ardahan Kültür Evinden programı yapan 5 kişilik ekip yönetimi bilgilendirmediği gibi alakasız yanlış yönlendirmelerde bulunmuşlardır.
Ardahan Kültür Evinin açılışından sonra oluşan tepkilerde ve yayınlanan haberleri beğenen ve paylaşan insanlar da aranmış ve yalan yanlış etkileme girişimleri olmuştur.
İstanbul Ardahan Kültür Evi Başkanlığını yapan Efrail Çiftçi’nin iyi niyetinden, kişiliğinden ve karakterinden hiç şüphen yoktur. Hemşehrileri için verdiği mücadeleyi iyi bilenlerden birisiyim. Efrail Çiftçi’nin iyi niyetini suistimal edip hedef gösterilmeye çalışıldığının da farkındayım.
Herkesin şunu bilmesi gerekir.. Benim kadar kurucu Başkanımız Barış Yıldırım ve arkadaşlarının da emeği vardır.. Şu an başkanlığımızı yapan Efrail Çiftçi’nin yerin alınması ve teslimatı konusunda büyük emekleri vardır.. Kurumlar daimi kişiler geçicidir. O Kurumun daimiliği için özveri, dürüstlük, sadakat ve güven gereklidir. Bu güven ortamını sağlayacak olan da Yönetim Kuruludur..
Ardahan Kültür Evi Başkanı Efrail Çiftçi’ye önerim şudur ki.. Başkanlık inisiyatifini elinden tutmasını, iyi niyetinden istifade edip öne çıkmaya çalışanlara fazla prim vermemesini diliyorum.
Şunu unutmayın ki Yaptığınız çalışmaların iyi olması halinden herkes sahiplenir ama kötü olması halinden faturayı sana keserler..
**Kültür Evi olacaktı Kaos Evi’ne döndü..
Yapımı “yılan hikayesine” dönen Esenyurt’taki Ardahan Kültür Evi binası, tartışmalı bir törenle açıldı. Tören alanına Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dev posterlerinin asılması tepki çekti. Derneğin uzun yıllar başkanlığını yürüten Tuncer Dağ’ın, törende yapacağı konuşmanın programdan çıkarıldığını duyurması ve Olağanüstü Kongre çağrısı yapması da ayrı bir tartışma konusu yarattı.
Merkezi Esenyurt’ta bulunan Ardahan Kültür Evi Derneği’nin faaliyetlerini yürüteceği Kültür Evi binası, 5 yıllık uzun bir aradan sonra tamamlanıp 28 Mart 2015 günü hizmete açılabildi. 7 Haziran’da yapılacak genel seçimin arifesinde gerçekleşen açılış, AKP şovunun yapıldığı gerekçesiyle tepki topladı.
Tören alanına asılan dev Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu posterleri, açılışa gelen farklı siyasi düşünceye sahip Ardahanlılar’dan tepki gördü. Törende yapılan konuşmalarda ve hazırlanan slayt gösterisinde derneğin çalışmalarından ziyade Esenyurt Belediyesi’nin ve Başkan Necmi Kadıoğlu’nun çalışmalarının anlatılması ve Kültür Evi binasının gölgede kalması tepkileri artırdı.
Bunların üstüne derneğin uzun yıllar başkanlığını yürüten Tuncer Dağ’ın, tören sonrasında yaptığı açıklamalar ve “Olağanüstü Kongre çağrısı” ise yeni tartışmaların önünü açtı.
BUGÜNE NASIL GELİNDİ?
Ardahan Kültür Evi Derneği, Esenyurt’ta yaşayan bir grup Ardahanlı tarafından 2007 yılında kuruldu. Barış Yıldırım’ın kurucu başkan olduğu dernek, daha sonra Tuncer Dağ’ın başkanlığında yoluna devam etti. İlçedeki lobi faaliyetleri oldukça dikkat çeken Ardahan Kültür Evi, zamanla bu etkisini ilçe dışına kadar yaymayı başardı. Kısa sürede diğer sivil toplum örgütleri arasından sıyrılmayı başaran derneğin bu alandaki etkin konumu Ardahan’a kadar uzandı, Ardahanlılar arasında saygın bir yer edindi.
Derneğin bu etkin yapısı, bölgedeki siyasilerin de dikkatini çekti. Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, derneğe yaptığı bir ziyarette, dernek yöneticilerine bir “dernek merkezi” sözü verdi. Daha sonra bu sözünü ileriye taşıyan Kadıoğlu, Esenyurt Belediye Meclisi’nden de geçirdiği bir kararla, bugün adı Akşemsettin Mahallesi olarak değişen İncirtepe Mahallesi Mahsuni Şerif Caddesi üzerinde 650 metrekare kullanım alanı olan bir arsa tahsis etti derneğe.
Kadıoğlu, tarihler 2010 yılının Eylül ayını gösterirken, Anayasa Değişikliği için yapılan Referandum’un arifesinde Kültür Evi binasının temelini attı. Ancak temel atma töreni, tıpkı açılış töreninde olduğu gibi “AKP’nin siyasi propaganda alanına dönüştürüldüğü” gerekçesiyle tepki topladı. Törene dönemin Başbakan Yardımcısı Abdulkadir Aksu ve çok sayıda AKP’li katılırken, sokağın girişine AKP’nin seçim aracı yerleştirilmiş ve AKP’nin seçim şarkıları çalınmıştı. Manzara bu olunca AKP’li olmayan Ardahanlıların “sessiz protestosu” yaşandı ve törene katılım çok düşük oldu.
İşte o günden sonra bir şeyler ters gitmeye başladı. Hızla betonlaşan Esenyurt’ta 30-40 katlı konut projeleri birkaç ayda yükselirken Ardahan Kültür Evi binası ise yerinde sayacaktı. İnşaat ağır aksak yürüdü, “neden bitmiyor?” sorusu dönem dönem dillendirilmesine karşın bir arpa boyu yol alınamadı. Ve bu durum tam beş yıl boyunca böyle devam etti. Perde arkasında çok şey yaşandı ve bunların hemen hemen hiçbirisi kamuoyuna yansımadı. Kadıoğlu ile ters düşmek istemeyen dernek yönetimi, ısrarlı ve sabırlı bir şekilde süreci kovalamayı tercih etti.
“Fısıltı gazetelerinde” Kadıoğlu’nun yönetim kurulunda değişiklik istediği ve kendisine yakın isimlerin yönetim içinde daha etkin olmasını talep ettiği kulaktan kulağa yayıldı. Dedikodulara göre Kadıoğlu’nun talebi bununla da bitmiyordu; CHP’li olan Tuncer Dağ’ın başkanlıktan “el çektirilmesini” de istiyordu Kadıoğlu. Fakat, bu istekler yerine gelmedi. Dernek içinde huzursuzluklar baş gösterse de yönetim içindeki çoğunluk Tuncer Dağ’a sahip çıktı. Fısıltı gazeteleri, inşaatın aksamasını buna bağlıyordu. İddiaya göre; Kadıoğlu’nun istekleri gerçekleşirse hızlanacaktı inşaat.
Kadıoğlu ile dernek yönetimi arasındaki ipleri iyice geren son gelişme ise 2014 yerel seçimlerinden önce yaşandı. CHP’den Esenyurt Belediye Başkan Adayı olan Gürbüz Çapan, hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesiyle aday olamadı. Seçime kısa süre kala ortaya çıkan bu gelişme üzerine Kars, Ardahan ve Iğdır’lı sivil toplum örgütleri Çapan’ın lehine açıklamalar yapmaya başladı. Onlardan birisini de Tuncer Dağ yaptı. Dağ, “Biz Ardahan Kültür Evi olarak haksızlığa uğrayan herkesin yanında oluruz. Hele ki bir hemşerimiz olursa daha da fazla yanında olup haksızlığa karşı gereken tepkiyi gösteririz” diyerek Çapan’a destek çıktı. Dağ ve ekibi, bu açıklamanın yanı sıra Cumhuriyet Meydanı’nda Çapan için düzenlenen “destek” amaçlı mitinge de katıldı.
Fısıltı gazetesi, tüm bunları kenara not eden Kadıoğlu’nun, kazandığı seçimlerin ardından kesin tavrını koyduğunu ve Tuncer Dağ çekilmediği sürece binayı derneğe vermeyeceğini söylediğini fısıldadı kulaktan kulağa…
İki taraf arasındaki inatlaşma bir müddet daha böyle devam etti. Ama uzun sürmedi, dernek yönetimi “kısmi” bir “geri adım” atarak, 2014’ün Mayıs ayında yapılan olağan kongrede 3 AKP’li ismi kadroya dahil ediverdi.
Ama yetmedi, süreç Tuncer Dağ’ı istifaya kadar götürdü. 2014’ün Eylül ayında bir basın açıklaması yaparak başkanlık görevinden istifa ettiğini duyuran Dağ, kendisi de Ardahanlı olan Esenyurt Belediyesi Başkanvekili Gürbüz Süleymanoğlu’na suçlamalar yöneltti. Süleymanoğlu’nun başını çektiği bir grubun, dernek yerinin teslim edilmemesi için lobi yürüttüğünü belirten Dağ, Ardahanlılar’ın zarar görmemesi için istifa ettiğini açıkladı.
Bu istifanın Ardından Esenyurt Belediyesi’nin AKP’li eski meclis üyesi Efrail Çiftçi Kültür Evi’nin yeni başkanı oldu. Bu değişimin ardından sular duruldu, Kültür Evi’nin iç dizaynı da hızla bitirilerek açılış gerçekleşti.
Açılış töreninde yaşananlar, Kadıoğlu’nun konuşması ve sonrasında Tuncer Dağ’dan gelen basın açıklaması, suların aslında durulmadığını, uzun süredir perde arkasından yürütülen büyük kavganın bu kez kamuoyu önünde devam edeceğini gösterdi.
AÇILIŞTA NE OLDU?
Tuncer Dağ’ın 5 yıl boyunca yaşananlara ışık tutan basın açıklamasına geçmeden önce, tepkiye neden olan açılış törenine bakalım;
Kamuoyu, Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu ve Ardahan Kültür Evi yönetimi arasından yaşananları, kulaktan kulağa yayılan dedikodulardan duyabildiği kadarıyla öğrendi ve kısmen şahit oldu. Ardahanlılar’ın büyük bölümü bu yaşananlardan dolayı rahatsız olsa da açılış törenine giderken Belediye Başkanı Kadıoğlu’na iletilmek üzere bir de “teşekkür” koymuştu heybesine. Ama ne var ki açılış töreni, birçoğunun o teşekkürü heybesinden hiç çıkartmadan gerisin geriye dönmesine neden oldu.
Evet, tüm olumsuzluklara karşın ortaya çıkan eser çok önemliydi. “Kültür” merkeziydi orası, geleceği inşa edecek olan çocukların, gençlerin kültürle, sanatla haşır neşir olacağı, “aydınlanmanın kapısından” içeri “ilk adımlarını atacakları” bir kültür beşiğiydi orası. Geçmişte olan olmuştu, yarınlara bakılmalıydı ve bu eserin mimarı olan Kadıoğlu’na da teşekkür edilmeliydi…
Bu duygular, tören alanına girildiğinde “ilk darbeyi” kültür merkezinin yan binasına asılan dev posterlerle yiyiverdi; gittiği her yerde AKP için oy isteyen hatta miting bile yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun posterleri asılıydı binada. Tarafsız olması gerekirken açıktan açığa seçim kampanyası yürüten Erdoğan ile AKP lideri Davutoğlu’nun, halkın parası ile yapılan kültür merkezi binasının açılış töreninde ne işi olabilirdi ki? Kültür beşiği, 7 Haziran seçimlerine yönelik bir malzemeye mi dönüşüyordu? AKP’ye gönül verenlerin “dışında kalanlar” oldukça rahatsız oldu bu durumdan…
Bu ilk darbeyi, törenin ilerleyen bölümünde gösterilen slayt ve yapılan konuşmalar takip etti. Tören sanki Esenyurt Belediyesi ve Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun tanıtımı için düzenlenmişti. Kadıoğlu’nun Kars ve Ardahan’a yönelik yaptığı yardımlar anlatıldı, 2007 yılından bu yana büyük emek ve özveriyle bugüne getirilen Ardahan Kültür Evi Derneği gölgede kaldı. Tuncer Dağ’ın yerine Başkan olan Efrail Çifçi de, yaptığı konuşmada aynı yolu izledi, Kadıoğlu’nun yaptığı sosyal amaçlı yardımları anlattı, bol bol teşekkür etti kendisine.
SİYASET YAPARSANIZ GEREĞİNİ YAPARIM!
Ve sonra Kadıoğlu çıktı kürsüye. Konuşmasında, “Burada kesinlikle siyaset yapılmayacak” diyen Kadıoğlu, yapılması durumunda da “gereğini” yapacağını iletti Ardahanlılara. Bu sözler tören alanında buz gibi bir hava yarattı. Birçok kişi ”tehdit” ve “hakaret” olarak değerlendirdi bu sözleri. Homurdanmalar yaşandı kalabalığın arasında. Tam o anda kulak misafiri olduğum iki vatandaş arasında şöyle bir konuşma geçti;
Kadıoğlu açık açık, “Parayı ben verdim düdüğü de ben çalarım diyor!”
İyi de kardeşim kendi parası ile mi yaptırdı? Sonuçta belediyenin kaynaklarıyla, halkın parası ile yapılmadı mı burası? Kimin parası ile kimin düdüğünü çalıyor!
ARDAHANLILARIN TEŞEKKÜR BORCU KALMADI!
Kadıoğlu’nun ardından siyasiler de söz aldılar. Onlar da bol bol teşekkür ettiler Kadıoğlu’na. Ama birisi vardı ki onu burada anmadan geçmek olmaz; Kendisi de Ardahanlı olan AKP İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca. Konuşmasını adeta “Kadıoğlu’na Teşekkür” üzerine kurmuştu. Övdü teşekkür etti, övdü teşekkür etti, dönüp dolaşıp Kadıoğlu’na teşekkür etti. O kadar çok teşekkür etti ki onun sayesinde Ardahanlılar’ın Kadıoğlu’na “teşekkür borcu” kalmadı!
Ardahanlılara Karadeniz türküleri eşliğinde horon izlettirilmesi gibi bazı garipliklerin de yaşandığı açılışa dair birkaç notu daha paylaşalım;
Uzun yıllar derneğin Başkanlığını yapan Tuncer Dağ açılışta yoktu. Daha önce yapılan programda onun da konuşmacılar arasında olduğu ama sonradan programdan çıkartıldığı ve Dağ’ın da bu nedenle törene katılmadığı çıktı ortaya.
Törene katılan siyasiler ve kurum temsilcilerinin anons edilmesi kararlaştırılmıştı. Tam anonslar başlamıştı ki Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun müdahalesi geldi ve anons yaptırtmadı.
Açılışa kendisi de Ardahan Hoçvanlı olan Hülya Avşar’ın da katılacağı duyurulmuştu. Çok sayıda kişi Avşar’ı görmek için geldi açılışa ama o gelmedi.
Bu arada derneğe uzun yıllar emek veren birçok yöneticinin açılış günü pasifize edildiği ve tören programından haberdar bile edilmediği öğrenildi. Bir misafir gibi katıldılar açılışa! Onların verdiğini bilgiye göre, töreni yönetim içinden Kadıoğlu’na yakın olan 5 kişilik dar bir kadro organize etti.
Törenin en dikkat çeken yanlarından birisi de, sahne alan halk oyunları ekibi oldu. Halk oyunları ekibinin, Ardahan’la yakından uzaktan ilgisi olmayan Karadeniz türküleri eşliğinde horon oynaması büyük şaşkınlık yarattı.
TUNCER DAĞ PERDE ARKASINI ANLATIYOR
Buraya kadar, gördüklerimiz, duyduklarımız ve şahit olduklarımız kadarını anlatmaya çalıştık. Bu noktadan sonra sözü Ardahan Kültür Evi’nin eski başkanı Tuncer Dağ’a bırakıyoruz. Olayların, yaşananların perde arkasını o anlatacak bize. Açılış töreninin hemen ardından kendisine ait sosyal medya hesabından yazılı açıklama yapan Dağ, perde arkasında yaşananlara dair ilginç şeyler söylüyor. Kimlerin kendisine istifa etmesi için baskı yaptığını, kültür evi binasının neden 5 yılda bittiğini, binayı kimlerin kuran kursu yapmak istediğini isim isim anlatıyor.
MİTHAT RENÇBER KÜLTÜR MERKEZİ’NİN KURAN KURSU YAPILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU
2010, 2012 ve 2104 yıllarında Ardahan Kültür Evi’ne yönelik çeşitli operasyonların yapıldığını ileri süren Dağ, bu operasyonlara karşı yıllarca mücadele ettiğini dile getirdi:
“Ardahan Kültür Evinin hiçbir siyasi partinin arka bahçesi haline gelmesine müsaade etmedik. İnşaatı biten ve kullanılmaya hazır hale gelen Ardahan Kültür Evi’nin teslimi öncesi belediye tarafında tapunun Ardahan Kültür Evi’ne verilmesi konusunda ısrarda bulunmaya devam ettim. Mithat Rençber’in başını çektiği bir gurup tarafından Ardahan Kültür Evinin yerinin Kur’an Kursu ve öğrenci yurdu olması konusunda Esenyurt Belediye Başkanına teklifte bulunulmuştu.
BELEDİYE BAŞKANI YÖNETİMİN DEĞİŞMESİNİ İSTEDİ
Ardahan Kültür Evi inşaatının devam ettiği süre içerisinde Ak Parti Esenyurt İlçe Başkanı tarafından yönetim kurulunda üç kişinin görevden alınarak yerine Mithat Rençber’inde yer aldığı üç isimin yönetime alınması konusunda teklif iletildi. Belediye Başkanının isteği Ak Parti İlçe Başkanı tarafından bana iletilmesinde “Ardahan Kültür Evinin yönetiminin kimlerde oluşacağına Ardahanlılar karar verir Belediye Başkanı değil” şeklinde tepki göstererek taleplerini ret ettim.
İSTİFA ETMEK ZORUNDA KALDIM
Esenyurt Belediyesinin yönetimi değiştirme talepleri tarafımızca kabul edilmedikten sonra Mithat Rençber benim ile görüşerek Belediye Başkanının talebini iletti. Talepte Ardahan Kültür Evinin teslim edilmesi için yönetim kurulunun değişmesi, benim başkanlığı bırakmam ve Efrail Çiftçi’nin Başkan olması istendi. “Yönetim Kurulunda hiçbir arkadaşımı değiştirmeyeceğimi” kendilerine ilettim. Mithat Rençber, Efrail Çifti, Akan Deli ve Adem Saçın Mithat Rençber’in işyerinde bir araya gelerek benimle görüşmek istediklerini söylediler. Yönetim Kurulumuzda Gürhan Şimşek ile görüşmeye gittik. Mithat Rençber Belediye Başkanının talebinin “Benim Başkanlığı bırakmam ve Efrail Çiftçi’nin Başkan olmasını istedi” dedi. Bu görüşmelerin devam ettiği süre içerisinde Mithat Rençber’in yakını olan bir cemaat mensubu Ardahan Kültür Evi Yönetiminin toplantısının olduğu bir saatte yerinin kendi cemaatine verileceğini iletti. Ardahan Kültür Evinin yerinin cemaate verilmemesi ve Ardahanlıların mağdur olmaması için Kültür Evi Başkanlığında istifa etmek zorunda kaldım.
İSTİFA ETTİM AMA TAPUYU YİNE VERMEDİLER
Benim Ardahan Kültür Evi Başkanlığını bırakmamdan sonra tapusunu vermesini istediğimiz Ardahan Kültür Evinin tapusu verilmediği gibi Mülkiyeti Belediyeye ait olmak üzere 10 yıllık kiralama usulü olarak verildi. Belediye tarafından İlçe ve Federasyonlara yer verilmemesi ve 600 metrekarelik bir alanın dershane yapılması istendi. Yönetim Kurulunda olmamama rağmen İlçe Derneklerine ve Ardahan ile Hoçvan Federasyonuna yer verilmesi konusunda ısrarcı olmaya devam ettim. Yönetim Kurulu oy çokluğu ile Belediyenin ısrarına rağmen İlçe Dernekleri ile Federasyonlara yer vermeyi kararlaştırdı.
KONUŞMAM SON ANDA PROGRAMDAN ÇIKARTILDI
Ardahan Kültür Evi’nin açılış tarihinin netleşmesinden sonra Dernek Yönetimi tarafından Ardahan Kültür Evine katkılarımdan dolayı söz hakkı verileceği programa alınmış fakat son günde Yönetim Kurulunun bilgisi dışında program değiştirilerek benim ile ilgili olan bölüm programda çıkarılmış ve programın tüm akışı belediyeye bırakılmış olmasından dolayı açılış programına katılmamaya karar verdim.
AÇILIŞI BELEDİYENİN FAALİYET RAPORUNA DÖNÜŞTÜRDÜLER
Ne yazık ki yönetim kurulu açılış ile ilgili olarak bilgilendirilmemiş, 28 kişiden oluşan Yönetim Kurulunda 5 kişilik bir ekip programı hazırlamış ve adeta bir siyasi şova dönüşmüştür. Programda Ardahan Kültüründen ziyade Esenyurt Belediyesinin faaliyet raporuna dönüşmüştür. Bizzat Belediye Başkanı programa müdahale etmiştir. Açılış programına katılan Ardahanlı Milletvekili Aday Adayları, Meclis Üyeleri, Muhtarlar, Federasyon ve Dernek Başkanlarının anonsuna izin verilmemiştir.
EN KISA SÜREDE KONGREYE GİDİLMELİ
Ardahan Kültür Evinin yapması gereken bu şaibelerden kurtulması için en kısa zamanda olağanüstü bir kongre yaparak Kültür Evininin itibarını kamuoyu nazarında korumalıdır.
SONUÇ
Bu uzun makalede, öncesi, sonrası ve Tuncer Dağ’ın anlattıkları ile Kültür Evi binasının geldiği noktayı görmeye çalıştık. Belediye kaynakları ile yapılan sosyal amaçlı bir yatırımın üzerinden tutuşulan bu “siyasi rant” kavgasından kimsenin kazançlı çıkamayacağını en baştan söylemek gerek. Günü kurtaran, kısa vadeli kazanımların, uzun yolda nasıl bir “kayba” dönüştüğü, zamanla çok daha net görülecektir.
Koca koca adamların yıllardır sürdürdükleri bu “horoz dövüşünü” çocukların ve gençlerin faydalanacağı bir “kültür yuvası” üzerinden yürütmesi, bir “utanç” olarak görülmelidir ve bu utanç şimdiden bu “rant” kavgasını yürütenlerin hanesine yazılmıştır.
Perde önünde edilen laflara bakıldığında herkes siyasetten uzak ve tek amaçları sosyal fayda. Sözde öyle ama pratikte yaşananalar ve şahit olduklarımız tam tersini söylüyor bize. Şu “perde arkası” ve o perde arkasında “yaşananlar” olmasa idi bu yatırımda adı geçenlerin hepsi saygıyla ve minnetle anılabilirdi.
Ama yok! Her şeyi berbat etmede üstümüze yok! Yaptığımız “iyi” ve “güzel” şeyi karşıdaki kişinin gözüne sokamadan rahat edemiyor, “Bu var ya, bunu ben yaptım! Kıyağımı unutma ha!” kabalığını elden bırakamıyoruz! Kültür Evi’ni elbirliğiyle Kaos Evi’ne dönüştürdük…
O gün açılışa gelen birçokları gibi benim de bir “teşekkürüm” vardı heybemde. Tüm olumsuzlukları bir kenara bırakıp, ortaya çıkan “kültür yuvasını” bir “kazanç” olarak görüyordum. Geçmişe bir “çizik” atıp “teşekkür” edecektim her birine… Ama olmuyor ne yazık ki! Onlar “siyasi” rant kavgalarından vazgeçemiyorlar; Kültür Yuvası, çocukların, gençlerin aydınlanması, kültür, sanat… hepsi birer “siyasi rant malzemesi” onlar için.
Aslına bakarsanız, “içten” ve “samimi” teşekküre de ihtiyacı yok onların. Açılışta olduğu gibi günü geldiğinde nasılsa bol bol “teşekkür” edecekler birbirlerine…
Erdal KARASANSAR
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
|
|
24-25-26 Kasım 2017 Günlerinde İstanbul da bir ilki gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz şu günlerde yıllardır düğün salonlarında, otellerde geceler yapanları da şaşırtan bir cesaretle İstanbul gibi dev bir sahaya çıkan Ardahan Dernekler Federasyonuna karşı ayak diretmeye niyettli olanları gördükçe gerilmiyor, üzülmüyor hatta daha çok çalışmalıyım demiyor değilim..
Siyasetçisinden, federasyonuna, derneğinden, ileri gelenine, kadınından, gencine herkesin sahiplendiği bu büyük organizasyon öncesi bizi tahrik edip, hata yaptırıp, topu taça attırmak isteyenlerin asıl amaçlarının, dertlerinin birlikten, beraberlikten ve o çok istenen ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşumu olmadığı gibi gol atmak isteyenlerin önünü kesmeye çalışmak olduğunu da anlamıyor değilim..
**Atalay, Kerimoğlu, Tekin yada Siz Neden Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Olmasın?
Kendi gücünden bi haber onun bunun eteğine yapışanların bu etkinliği yapamayacağımızı ileri sürüp, topu taça attırmaya çalıştığı bir süreçte Ardahan ve Ardahanlıları İstanbul denen dev saha da tutmaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonun çalışmalarının ve hedefinin başta 2019 seçimleri olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ile birlikte gerçek golü atmak olduğunu anlayan el oğlunun yine Ardahanlı olan maşalarının eliyle bizleri taça zorladığıda diğer bir gerçek..
Ancak biz ARDAFED olarak ısrarla ‘gelin hep birlikte gol atalım’ demeye devam ediyor ve tüm iyi niyetimizle bunu bir kez daha kamuoyuna deklere ediyoruz..
Yani başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurtta güçlü bir Ardahan Lobisinin üst çatısı olduğu Ardahanlıların çaba ve çalışmalarına sizi de davet ediyoruz..
Hydi gelin 24-25-26 Kasım Günlerinde gerçekleştireceğimiz, ‘Ardahan’ı Tanıtma Günlerini’ hep birlikte yapıp, ‘İşte Ardahan Birlikteliği’ diyerek, siyasilerimizi, iş adamlarımızı, federasyon ve derneklerimizi bir arada tutarak, önlerini açarak, ‘Bu kente, bu ülkede bizde varız’ diyelim..
Yani topu taça değil, karşımızda, karşımızda oln ve çok yaklaştığımız kaleye gol olarak atalım..
Bunu yaparken de dost olduğunuzu, dar günde eteğinde ki taşı döküp, gerçek ve samimi dostluğumuzu, Ardahanlılığımızı ortaya koyalım diyoruz..
Demediniz farz edelim..
Öyle yada böyle gerçekleşecek olan ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ardından olacak tek şey ‘golün atılmasında emeğim olmadı’ diye çekeceğiniz vicdan azabıdır.
Haydi o zaman, sahadayız, top önümüzde ve kale karşımızda..
Ya bu topu taça atıp ağlayacağız, yada kaleye gol olarak atıp, hep birlikte güleceğiz atacağız..
Not: İlk golü atmak için lütfen bu yazıyı sayfalarınızda paylaşın..
![]()
**Ardahan İstanbul’da Marka Olmalı..
Dernekçilikte bir çok ilde daha etkin olan, federasyon oluşumunu ilk başlatan iller arasında bulunan Ardahan’ın 20 Milyonluk İstanbul’da nasıl olu siyasette, ticarette, kültürde etkili olacağı yönünde yapılan çalışmaların en üst ve doruk noktası olacağına inandığım 24-25-25 Kasım 2017 Tarihlerinde yapılacak olan Ardahan Tanıtım Günlerinin ilk hedefi Ardahan adını İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde marka yapmak.
Yani 1992 yılında yeniden vilayet olan ve meclis gelmesi için çalışmaların sürdüğü ileri sürülen Bütünşehir Kanununu ile yeniden bağlanacağı söylenen Kars’ın gölgesinde kalıp, hala Kars’ın ilçesi olarak bilinen Ardahan’ı bu ülkenin Kafkaslara ve Karadeniz’e açılan önemli bir kapısı, BTC ve Botaş ile Tanap gibi dünyanın dev petrol ve doğalgaz hatlarının geçmesiyle ülkenin enerji koridoru olmasıyla stretejik bir kent olan, kırmızı et deposu Kafkas Arısının yuvası, Kale ve Kuleleriyle tarihi öne çıkması gerek kültür şehri Ardahan’ın bu ülkede 75 plakalı Serhat Şehir olduğunu başta İstanbul’a olmak üzere tüm dünyaya bir kez daha hemde 30 bin M2 alanda, Maltepe sahilinde bulunan etkinlik alanında tanıtmak, anlatmak ve marka etmektir.
Bunun içinde her Ardahanlıyım diyene, Ardahan adını taşıyan her resmi kuruma, federasyon ve derneğe görev düştüğü de bir gerçektir..
İşte bu çerçevede Ardahan Dernekler Federasyonunun aldığı resmi izinler ile bu yıl 24-25-26 Tarihi Günleri ilki yapılacak olan Ardahan’ı İstanbul’da Tanıtma Günleri çok ama çok önemli bir organizasyon olduğunu tüm Ardahanlılar eteklerinde ki taşları da dökerek sahiplenmeli, ‘biz ne yapabiliriz?’ demeli diye düşünüyorum.
Bu nedenle gelin hep birlikte oluşturulmaya çalışılan Ardahan’ı tanıtma Günlerinin Tanıtım Komisyonunu oluşturalım..
Gelin hep birlikte Ardahan’ı marka yapalım..
Bunu yaparken de miletvekilinden, valisine, belediye başkanlarına, gazetecisinden aydınına, federasyonundan, derneğine, iş adamından, gazetecisine, kadınına, gencine büyük sorumluluk düşmekte..
Bunu da yapacak, yerine getireceğine inanıyor, el ele verip, Ardahan Marka Şehrimiz diyorum..
|