
Esenyurt’un kurucusu Belediye başkanı Dr. Gürbüz Çapan ve Kardeşi iş adamı Çetin Çapan Millet ittifakı Esenyurt Belediye başkan adayı Kemal Deniz Bozkurt ‘a destek olmak için Esenkent Anadolu Şark sofrasında toplantı düzenledi.
Çetin Çapan Karşılıksız Başkan adayımızın yanındayız dedi
Çetin Çapan’ın divan başkanlığı yaptığı toplantıda söyle dedi ”Hepinizin bildiği gibi CHP Küçükçekmece ilçe belediye başkan adayı idim. Adaylar açıklandı. Ben aday olmadım .Ağabeyim beni arayıp şu talimatı verdi. Aday yapılmadın diye sakın bir kenara çekilip sürece seyirci kalma dedi. 31 Mart 2019’ a kadar elinden geleni yap dedi. Ben de bu talimatın bir gereği olarak siz dostlarımı kahvaltılı toplantıda ağırlayarak buraya davet edip Esenyurt Belediye Başkan adayımız Sayın Kemal Deniz Bozkurt ‘a destek olmak adına bir araya geldik. Hep beraber 31 Mart akşamına kadar elimizden ne geliyorsa karşılıksız olarak başkana dayımız için çaba sarf edeceğiz dedi.
Konuşmasını yapan Dr. Gürbüz Çapani, şunları söyledi “ Arkadaşlar hepimiz insanız hata ve eksik yaparız. Genel merkezimizde bize göre hata ve eksik yapmış olabilir. Ancak onlarında mutlaka her aday için söyleyecekleri olumlu gerekçeleri olabilir. Adaylar belli oldu. Enerjimizi şöyle oldu böle oldu diyerek harcarsak kaybederiz. AKP adaylarını çok mu iyi seçti sanki ama içlerinde birlik olup adayları kötü de olsa seçimi kazanmak için çalışıyorlar. Biz şu an tartışma yapmayacağız. Kavga etmeyeceğiz. Kendi kendimizle enerjimizi heba etmeyeceğiz. Önce kendi aramızda birlik olacağız ve çalışarak Esenyurt’u yıllar sonra yine kazanacağız. Kemal Deniz Bozkurt 31 Mart 2019’ da Esenyurt’ un başkanı olacak. Şimdiden başarılar dilerim dedi.
Kemal Deniz Bozkurt, Yaşanılabilir bir Esenyurt Oluşturacağız
Millet ittifakı Esenyurt Belediye başkan adayı Kemal Deniz Bozkurt ise şunları söyledi “Öncelikle Dr. Gürbüz Çapan Ağabeyim ve Çetin Çapan dostumuzun bizi desteklemek için yapmış oldukları bur toplantının hayırlı olmasını dilerim. Biz değil Esenyurt halkı 31 Mart 2019’ da kazanacak. AKP 20 küsür senede Esenyurt’u ne hale getirdi hep beraber görüyoruz. O eski 2/3 katlı binaları olan organik Esenyurt gitti yerine yerine dere yataklarına bile 30 katkı binaların yapıldığı hormonlu Esenyurt geldi. Biz halkımız ile beraber yaşanabilir bir Esenyurt oluşturmak için çaba sarf edeceğiz dedi.
İnsanlığın var oluşundan bugüne kadar yani yasak olmasına rağmen Hz. Adem’den Hava’nın ilişkisinden bugüne kadar süren süreci devam ettirenin en önemli faktörü Aşkın hak ettiği yeri bulamamasına da vefasızlık denir.
Çünkü insanların yani erkek ile kadının yakınlaşmasına sebep olan aşk sadece insanların çoğalmasına neden olmamış ve o günden bugüne çoğalan insanların bir birlerini tanımasına da büyük katkı sunmuştur.
Ve insanların bir işi, bir ilişkiyi başlatmak için önce o işe, o ilişkiye aşık olmalıdır, olması gereklidir, olmasa başlamadan başarısızlığı tadar..
Bu nedenle aşkı götürüp, illaki Adem ile Hava’nın meselesine yani cinselliğe bağlamayın..
Çünkü dağları deldiren Ferhat ile Şirin’in aşkının bugün Bin 400 yıldır yaşayan Hz. Muhammed’in Allah’a ve onun emirlerine olanın da aşk olduğunu anlamak o günden bugüne yaşanan aşkların önemini anlatan en güzel şeydir diğer adı aşk denen hayatımız boyunca verdiğimiz mücadele..
İşte bu mücadele içinde kimi ilahi için, kimi aşkı için, kimi ise toplumu için yani kısacası hayat denen yoldaki yaşamı boyunca inandığını şevkle yapması için aşkı his etmeli ve bunu his edeceklerle birlikte mücadele etmelidir.
Bu yönde mücadele edenleri de aşkını anlayacak kadar aşkı bilmelidirler..
İşte tam da burada karşımıza bir sitem çıkmakta.
O da; ‘Yaaa Aşk’ta dahil ne yapsan olmuyor?’ sitemidir..
Yani aslında isyan olan bu çıkış ile aşkla başlanıldığı sanılanın adımın gerekli değeri, hak ettiği yeri bulmadığını belirtip, sitem ve şikayetlere başvuranların aslında teslim bayrağını çektiklerinin farkında değiller..
Çünkü aşkın diğer bir adının teslimiyet olmadığını, kazanana kadar mücadele etmek gerektiğini ve kazanamasa da kayıp etmeyenin kendisi olmadığı, tam aksine hissettirmeye çalıştığı aşkıyla geride, toplum nezlinde bir eser bırakacaklarından bi haberler..
Bunu anlamak içinde Adem ile Hava’nın yasak aşkıyla başlayıp, hayatın tüm alanlarından yani iki insan arasında ki özel ilişki, iş hayatında ki başarı, siyasetteki önemli adımlarının başarısının bugünlere kadar gelmesinin altında yatan, onlara can veren Aşk’ın ta kendisidir.
İşte bu alanda, bu anda her alan da verilen mücadelenin de asıl adı başarmak, hissettirmek yani diğer adıyla aşkın ta kendisidir..
Bu nedenle aşkı küçümsemeyin, siyasette, ticarette, hatta özel hayatta anlayıp, önemseyin ki sizde hedeflediğiniz noktaya ulaşmak için başarılı olasınız..
**ARDAFED Ardahanlıların Yanındadır..
Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi oluşturma iddiasıyla çalışmalarına devam eden ve bunu yaparken bin bir engellere takılan bir kurum düşünün ve o kurumun tüm engellemelere karşın 2010 yılından bu yana bugüne kadar gelmesini hayal edin.
Ve o hayalinizi kurarken gerçekleştiğini görün..
Evet yıllardır ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ iddiasıyla yol alan ve son 4.5 yılda bu yolu daha da açan önemli etkinlikler gerçekleştiren bir kurumdan, Ardahan Dernekler Federasyonundan, kısa adı ARDAFED olan be ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyen bahsediyoruz..
Ve bu yolda, yani son yıllara da üzerinde çok durduğu ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasını haklı çıkaran önemli gelişmelere şahit olan yani İstanbul’da 4, Kocaeli’nde 2, Bursa’da 1, Ardahanlının Belediye Başkan Adayı olması ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyondan bahsediyoruz.
4 gün içinde 1.5 Milyon insanın bir araya geldiği, Ardahan adının 20 Milyonluk metropol İstanbul’un her tarafına yazdırıldığı, ardından yine İstanbul’un Avrupa yakasından bir ilki ‘Ardahan Bal Festivali’ ni gerçekleştiren ve 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri de gerçekleştiren Ardahan Dernekler Federasyonu bugünlerde bir hayli tartışılıyor, hatta neredeyse sanki adı Ardahan değilmiş gibi ‘Vurun Abalıya’ misali ile sert bir dille eleştiriyor.
Buna neden ise;
Son yıllara düzenlediği devasa önemli toplantılarla ile Ardahanlı İş Adamlarını bir araya getirmesi, sanatçılarına, köylerine dernekler kurdurması, önemli etkinlikler imza atması yada bugün, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile tetiklediği ve KAI, KAISİAD gibi saçmalıkları tüm eleştirilere karşın geriye itip, Ardahan adını öne çıkararak, verdiği öz güven ile toplam 7 Ardahanlı Belediye Başkan Adayının oluşmasına katkı sunduğundan dolayı değil, yaptığı ziyaretler..
‘-Vay efendim falan yeri neden ziyaret etmediniz, filan adamı niye ziyaret ettiniz?’ denilerek eleştir yağmuruna tutulan Ardahan Dernekler Federasyonunun diğer bir amacının yurt genelinde 3 bine yakın Ardahanlının Belediye Meclis Üyesi olmasına katkı sunmak olduğunu anlamayan, anlamak istemeyen, anlamamazlıktan gelenlerin asıl hedefinin, ortaya koyduğu çalışma ve çabalar ile toplum tarafından sahiplenen ARDAFED’in başkanı ben ve kadromun olduğunu da çaktırmak istememekteler.
Halbuki; Benim ve kadromun yani Ardahan Dernekler Federasyonunun Başkan yardımcılarını yıpratmak olduğu gibi bu kurumun tek amacının Ardahan, Ardahanlı ve Ardahan Lobisi olduğunu anlamak istememekteler.
Kısacası; ARDAFED üzerinden, ‘Vurun Abalıya’ denildiği şu süreçte derdin Ardahan değil, ARDAFED üzerinden biz yöneticilerinin olduğu şu günlerde ki eleştirileri yapanlar ve herkesin bilmesi gereken tek şey bu kervan yoluna bakmaya, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde çalışmalarına devam edecektir.
Ve bu çalışmaları yaparken eleştirileri yapanların da içinde olduğu tüm Ardahanlıların yanında olduğu da artık kabul edilip, bilinmelidir.