İl Başkanı Hakan Aydın, yaptığı yazılı açıklamada, Ardahan’da düzenlenen Ardahan Günleri’ne davet edilen isimlerden olan, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın da yer aldığını belirterek, Gürkan’ın 15 Temmuz’da yaptıklarının unutulmadığını ifade etti.
Aydın, “Türk milletinin vatanı için en çok şehit verdiği 15 Temmuz gecesinde, vatandaşlarımız hainlere karşı bedenlerini tankların önüne siper ederken, darbeyi kadeh kaldırarak kutlayanların Ardahan’a daveti kabul edilemez.”
Ardahanlı halk ozanı Aşık Şenlik’in “Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” dizelerini hatırlatan Aydın şunları kaydetti;
“Aşık Şenlik’in memleketi olan Ardahan’a, hainliği ve darbeyi müspet gören böyle zihniyetin davet edilmesini doğru bulmuyorum. Biz ilimiz için yapılan her türlü etkinliğe ve her türlü sosyal faaliyete hep destek olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Lakin yapılacak etkinliklere katılacak olan şahıslar, bizi elbette ki ilgilendirir. Bu yüzden halkın iradesine darbe yapmaya kalkışıp, kendi milletine silah doğrultanları destekleyenlerin ve bunu tasvip edenlerin böyle bir etkinliğe davet edilmesi son derece yanlıştır, hayal kırıklığıdır ve vatanı uğruna canını vermiş şehitlerimize saygısızlıktır. Hilal ile Haç’ın, hak ile batılın mücadelesi olan hain darbe teşebbüsünde, Garp’ın uşaklarına alkış tutanların ve kadeh tokuşturanların, Anadolu’nun ve Türkiye’mizin kilidi olan ilimize davet edilmesi tam bir aymazlık, tam bir şuursuzluktur. Derhal bu yanlıştan dönülmeli ve Ardahanımızın ismi böyle şahıslarla anılmamalıdır.’ dedi.
Dinçer AKTEMUR
ARDAHAN’da Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İl Yönetiminde yer alan Göleli Osman Yıldız, evinde intihar etti.
Göle’nin Dedekılıç köyünde yaşayan evli 4 çocuk babası AK Partili yönetici Osman Yıldız, kendisine ait evde kendisini asarak yaşamına son verdi.
Ailesinin farketmesi üzerine çağrılan ambülansla Göle Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yıldız, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Parti içerisinde sevilen ve neşeli bir kişiliğe sahip olan Yıldız’ın neden intihar ettiği henüz bilinmiyor.
YILDIZ’IN ÖLÜM HABERİ PARTİYİ YASA BOĞDU
AK Parti İl yöneticisi Osman Yıldız’ın vefat haberi, parti teşkilatını yasa boğdu. Yıldız’ın dava arkadaşları ölüm haberinin ardından Yıldız’ın evine akın etti. Bir çok partili, duygularını, sosyal medya üzerinden dile getirdi.
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar, sosyal medya hesabından, “Mekanın cennet olsun Osman Yıldız abim, mertliğini, güler yüzlülüğünü, doğrunun yanında dik duruşunu asla unutmayacağız” paylaşımı yaptı.
Partinin Tanıtım ve Medyadan sorumlu Başkan Yardımcısı Ercan Ürker, sosyal medya hesabından Yıldız’ı kaybetmenin acısını şu sözlerle dile getirdi: “Öyle insanlar vardır ki; öldüğü haberini aldığınızda dahi onun ölebileceğine inanamazsınız. Öyle hayat doludurlar ki tıpkı Osman Yildiz abim gibi. Telefonda vefat haberi geldiğinde bile kendi kendinizi kandırarak, ‘Hayır ölmemiştir. Yanlış anlamışsınızdır, yaralı hastahanede yatıyordur’ diyerek size telefon edene verdiğiniz cevap gibi. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, cümlelerin bağlanamadığı, boğazınıza bir şeyin düğümlenip oturduğu o an. Ölüm!.. İnsanoğlunun var olduğu gündenberi çaresini bulamadığı “İnnalillahi ve inna ileyhi raciun” emri şerifinin sırrına boyun eğdiği İlahî lütuf… “Her nefis ölümü tadacaktır” ayet-i kerimesinde ikram olunan sonsuz huzur ve şahadet gerçeği. Hani hep derdin senin de benim gibi dilin sivri hiç bir toplumda yer bulamazsın diye, ilk bize teneke bağlayacaklar hazır ol diye. Gülüşün tokat atarak, sevişin sanki hamur yoğurur gibi yanaklarımı sıkısın, dobralığın, ne yazsam boş yaktın içimizi be güzel abim Rabbim taksiratını affetsin. İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su; bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek!”
***Bu Ülkenin Koalisyona İhtiyacı Var..
24 Haziran seçimleri tam başkan olmak için mücadele eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir tv programında sandıklarda çıkacak her türlü sonuca razı olduklarını ve koalisyon dâhil her türlü çalışma ve çabanın içinde olduğunu söylüyordu.
Bu açıklamada ilk gördüğümüz tam başkan olmak için adeta tek başına mücadele eden Erdoğan’ın da anketleri iyi takip ettiği ve sonucu gördüğüdür..
Yani başkanlık rüyası bu kezde olmayacak gibi..
Ama başkan olmak için yaptırdığı Anayasa değişikliği ile kendisinin iktidarına da zor bir engel getiren Erdoğan’ın bu safhaya gelmesi bana göre çok önemlidir.
Çünkü 7 Haziran ve 1 Kasım’da HDP’nin engeline takılan, 24 Haziran’da da bu engele takılacağı alenen belli olan Erdoğan’ın ülke yönetiminde tek adam rolünün kimseye fayda getirmediğini tam aksine kamplaşma ve kutuplaşmalar yarattığını anlamışa benziyor.
Yani 24 Haziran’da çıkacak olan bir koalisyonun bu ülkenin sonu olmadığını anlama noktasına gelmesi çok önemli bir durumdur.
Evet, bende Erdoğan gibi düşünüyor ve keşke 24 Haziran seçimlerinde çıkacak olan tablo ülkenin hep birlikte yönetilebileceğini ortaya koyan bir sonuçla sonuçlanır.
Niye olmazsın?
MHP-AK Parti oluyorsa AK Parti-HDP, yada CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP niye olmasın..
Ya da CHP-İYİ Parti-HDP olmaz mı?
Bunlar yada bunun dışında oluşması muhtemel bir koalisyon ülkenin sonumu olur ki olmasın..
Hepsinin derdi ülkenin geleceği, refahı, demokrasisi değil mi?
Hangisi ben iktidar olursam ülkeyi yıkacağım diyor ki birlikte bir koalisyonda olmasın..
Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu koalisyon yani birlikte yönetim anlayışının yeniden hem de daha olgunlaşmış haliyle niye denenmesin..
Erdoğan ile bir araya gelmez denilen HDP gelmedi mi?
‘Kürtler bu ülkenin ana unsurlarındandır’ denilip, Barış süreci başlatılmadı mı?
15 Temmuz Darbe Girişiminde hepimiz bir araya gelmedik mi?
Erdoğan’a demediğini bırakmayan Bahçeli ‘Başkan adayımız Erdoğan’dır’ demedim mi?
Kılıçdaroğlu ‘Çıkmam, gitmem’ dediği Saray’a gitmedi mi, çıkmadı mı?
Demek ki istenirse 24 Haziran sonrasında da Erdoğan ile Akşener’de bir araya gelebilir, MHP ile HDP’de..
CHP’nin toparlayıcı bir üslup ortaya koyması, AK Parti’nin şımarıklığı bir kenara itmesi, MHP’nin itici tavrını terk etmesi diğerlerini Saadeti, Vatan Partisinin, Demokrat hatta Hüdapar’ı bir araya toplayamaz mı?
Bu saydıklarımız seçim tarihinin belirlenmesinin hemen ardından olmadı mı?
Barajı aşamayacak hale gelen, kongresini yapamayan MHP’ye AK Parti sahip çıkmadı mı?
CHP, Seçime girmekten zorlanan İYİ Parti’ye el atmadı mı?
Gül tüm muhalefetin adayı olabilir denmedi mi?
HDP’nin hapiste bulunan Başkan adayı Demirtaş ziyaret edilmedi mi?
Hepsi olduysa 24 Haziran akşamı ortaya çıkacak olan tablo koalisyon dese bu saydıklarımız yine görüşmeyecekler mi, bir araya gelmeyecekler mi?
Halkın, seçmenin bir araya gelin, birlikte yönetin demesi halinde ‘yok, oynamıyorum’ mu diyecekler?
Bence demezler, demeyeceklerini de Erdoğan’ın açıklamasında daha iyi anlıyoruz.
İyi o zaman hep birlikte ve sakince, kardeşçe, barış içinde beklemeye devam 24 Haziran’da ortaya çıkacak olan tabloyu…
**Esenyurt’un STK Keneleri..
Seçimlere doğru gittiğimiz şu günlerde sık sık okuduğumuz haberlerin başını çeken haber başlıkların da, ‘Falan STK ile buluştu, filan siyasi falan platformda bir araya geldi’ şeklinde olduğunu sanırım sizlerde benim gibi görüp, okuyup, izliyorsunuzdur.
Evet tabiî ki gelecekler, tabiî ki stk’larda görüşlerini ortaya koyacaklar, elbette siyasilerde stk, dernek, federasyonlardan destek isteyecekler..
Bunların hepsi doğal ve olması gereken şeyler..
Ancak başta Esenyurt’ta olmak üzere ülkenin batı kentlerine hemşericilik, mikro milliyetçilik kavramları ile toplumlarını kendi öz çıkarları için kullanıp, o sözde savundukları toplum fertlerine bir katkısı olmayan keneleri de görmekte fayda var.
‘Biz çoğuz, biz zenginiz, etkiliyiz’ deyip, kullandıkları toplumun yakasına yapışmış olan birer kan emici bu kenelerin asıl amaçlarının siyaseti, siyasetçileri ve seçimleri de kullanıp, kendi rantlarına daha çok rant katmak, belediyelerde meclis üyesi olmak gibi gizli amaçlarla sahada olduklarını da gözden kaçırmamak gerekir.
Bu nedenle; Bu kenelerin havalar gibi ısınan siyaset arenasına bugünlerde bir hayli cırtık attıkları ve başta Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul ve diğer batı kentlerinde ‘Biz de varız’ derken toplumda olmadıkları da iyi bilinmeli ve buna göre değer verilmeli diye düşünüyorum.