HDP BETONA KARŞI ÇIKTI! GRUP KURUYOR..

Ardahanlı Avukat Yaşar Kaya’nın HDP Ardahan İl Başkanlığına geldiği HDP’nin geçtiğimiz gün yeni parti yönetim, ile yaptığı toplantı da aralarında CHP’li Belediye Meclis Üyelerininde bulunduğu bir çok Belediye Meclis Üyesinin de karşı çıkmasına karşın imara açılan Milli Egemenlik Parkının için de betonlaşmaya karşı çıkıp, bu yönde alınan karara izin verilmemesi kararının alındığı öğrenildi.



 


 **PANİKLENEN CHP FOTOĞRAF ÇEKTİRMEMEK ŞARTIYLA


HDP’Yİ ZİYARET ETTİ !


Üç Belediye meclis üyesinin HDP’li olduğu Ardahan Belediyesinin meclisin de grup kurma kararı da aldığı öğrenilen HDP’nin çarşı merkezin de bulunan Milli Egemenlik parkının imara açılmasının yanlış olduğunu ve bu yönde alınan kararın iptal ve engellenmesi için gerekli girişimler de bulunma kararı alması ve belediye meclisin de HDP Grubunun kurulmasına karar alması üzerine paniklenen CHP’li Belediye Başkanı,CHP İl Başkanı Yalçın Taştan’ı, atamayla yeniden CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı olan Başkanı, Belediye Meclis üyelerini yanına alarak HDP Ardahan İl Başkanlığına gittiler . 


Alınan bilgilere göre,HDP İl Binası için de fotoğraf çektirmediği iddia edilen CHP’lilerin HDP’yi ziyaretlerini basından da gizli tuttukları ve HDP’nin Milli Egemenlik Parkını imara açılması ve grup kurma kararını HDP’nin İl Yönetimi ile görüşüp yapmak istedikleri çalışmayı anlattıkları öğrenildi ancak HDP’lilerin kararların da vazgeçmedikleri de alınan bilgiler arasın da oldu. 



**CHP’lilerde Krşı Çıkmıştılar!..


Bugün CHP’li Belediye Başkanının İmara açmak istediği Ardahan merkezde ki Milli Egemenlik Parkının İmara’a açılması ve altına Kapalı Otoparkın yapılmasına karar alan bir önceki AK Partili Belediyenin bu yöndeki tavrını eleşt,ren ve parkta eyşem yapan CHP İl Başkanı ve İl Örgütü dün karşı oldukları karara bugün sahip çıkmaları da dikkatlerden kaçmıyor.



Betonlaştırılmak İstenen Park’ta Okuma Etkinliği..


Ardahan Valiliği koordinesinde Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen “Ardahan Okuyor Projesi” kapsamında CHP’li Belediyenin İmara açtığı, HDP’lilerin de içinde bulunduğu bir çok tarafın karşı çıktığı Ardahan Milli Egemenlik Parkında kitap okuma etkinliği düzenlendi.


Geçtiğimiz aylarda başlatılan etkinliğe Vali Mustafa Masatlı, Kurum Müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.


Vali Mustafa Masatlı, kurum müdürleri, etkinlikte öğrenciler, öğretmenler ve vatandaşlarımızla birlikte kitap okumuştular. Etkinlik sonunda Vali Masatlı, öğrencilerle birlikte Drone kamerasına poz vermişti.


Etkinliğin başladığını ilan eden Vali Mustafa Masatlı, Ardahan’da 174 kurumdaki 19 bin 200 öğrencinin “Ardahan Okuyor Projesi”ne dahil edildiğini belirterek, “Valiliğimizin koordinesinde yürütülen proje kapsamında, ilimizdeki 19 bin 200 öğrenci her gün bir saatini kitap okumaya ayırıyor. Bu projedeki temel amacımız öğrencilerimize okuma alışkanlığını yeniden kazandırmak ve kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak ve teknoloji bağımlılığınında önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Gençler ve çocuklarımızında özellikle okuma alışkanlıklarını devam ettirmek istiyoruz. Bunun sürdürülebilir bir şekilde hayatlarının diğer dönemlerine de aktarmalarını hedefliyoruz. Söz konusu proje ile öğrencilerimize çok güzel bir alışkanlık kazandırmış olacağız. Ben projede bizlere katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” demişti.



*Hızlı Tren Durmamalı..


Suçları sadece gazetecilik olan ve düşündüklerini habere, yoruma ve kitaba döktükleri için tutuklanıp hapis edilen ve başta AB kriterlerinin olmak üzere bir çok baskı ardından yarım/yamalakta olsa zor bela çıkarılan ve adına da ‘Genel Af’ olması gerekirken, ‘Yargı Reformu’ denen yasalar ardından serbest bırakılmak zorunda kalınan Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan nihayet serbest kaldılar..

Ama düşündüklerini yazmaktan öte bir suçları olmayan ama eleştiriye dayanamayan bir anlayışın “terörist” damgası vurup hapislere attığı ve halen oralarda tutuklu tutulan özgürlükten yoksun onca gazetecinin yanı sıra toplumun istediği özgürlüklerin özleminin çekildiği bir ülkede bu özlemin oyları ile 20 yıldır bulundukları iktidara gelenlerin hızlı tren hayalininde içinde olduğu bir çok vaadi yerine geldi mi bilmem ama yapılanları da inkar etmemek lazım..

Özellikle bu iktidarın ilk yıllarındaki heyecanı başta özgürlükler olmak üzere bir çok konuda umut yaratmıştı ve bu yönde olduğu gibi başta bölünmüş yollar olmak üzere birçok konuda yol alınan ülkemde hızlı tren projesi gibi bir çok projede ya gerçekleşmedi ya da yarım kaldı..

Bu yarımların başında gelen İnsan hakları, demokrasi, basın özgürlüğü ve gerçek anlamda çok özlenen demokrasi oldu..

Belediye başkanlığı dönemini de katarsak başkanlığı 30 yıldan fazladır süren ve bu gidişle yani muhalefetin, stk’ların darmadağın oluşundan, aydın denenlerin sus/pus olduğu bir süreçte her an ilan edilebileceği ileri sürülen bir seçimde biri sağ ve muhafazakar partinin kendisine göz kırpması ile bir dönem daha başkanlığı devam edeceğe benzer Başkan Erdoğan ‘ın halen mücadelesini verdiğine inandığım, toplumun ve dünyanın beklediği bu yöndeki vaatlerin yani tam demokrasinin gerçekleşememesi ve adı hızlı olan ama yavaş yürüyen tren projesinin yarım kalmasına benzer bir anlayışın olmasının getirdiği sıkıntılar bu ülkenin yaşadığı ana sorunların başında gelmektedir..

Çünkü, demokrasinin, insan haklarının gercekleşmediği bir ülkede hızlı tren projesi gibi bir çok hayal ve projede yarım kalır.

Bunun nedeni de insan moralidir..

Ve bu moralin yarattığı psikolojik etkinin olumsuzlukları iktidarın da içinde bulunduğu bir çok kesimi olumsuz etkiler, iktidarları da şaşırtıp yapacaklarını unutturur..

Ve gün gelir onca yarım kalan ve bir türlü hızlanmayan hızlı tren projesi gibi bir çok amaç ve hayaller yarım kalır..

Ve bunları yarım bırakanlara da hem demokrasi hemde o moralle sahiplenilen hızlı tren bir gün lazım olur..


Hamitoğlu Yine HDP’nin Adayı mı?


Hamitoğlu Yine HDP’nin Adayı mı?


*Arşiv Hber 27/04/2018 Tarihli Haber


Ardahan’da aktif olan siyasi partilerin başında gelen ve 24 Haziran’da 1 Kasım rövanşını almak için çalışmalarına hız veren HDP’nin geçmiş seçimlerde adayları da sahaya inme hazırlıklarını yaptıkları görülüyor.


Partinin en zor döneminde bile yanında olan partililerin yeniden hareketlendirdiği görülen HDP’ye bir destekte geçtiğimiz seçimlerde bu partiden 25 nci Dönem Milletvekili, Aday adayı olan Ertan Hamitoğlu’dan geldi.


‘Partimin Ardahan’da yeniden en azında bir milletvekili adayı çıkaracağına olan inancımla görev verilsin, verilmesin yanındayım’ diyen Ertan Hamitoğlu bu açıklaması ile HDP’lilere moral verirken Hamitoğlu gibi geçmiş seçimlerde bu partiden aday adayı olan birçok isimin de partilerinin kazanması için sahaya inmeye başladıkları görülmekte.



*Yaşar Kaya: Aday Adayıyım..


Öte yandan 24 Haziran’da kimleri milletvekili adayı göstereceği merak edilen HDP’nin Ardahan’da ilk aday adayı da belli oldu.


Avukat Yaşar Kaya’nın HDP Ardahan Milletvekili Aday Adaylığı için başvuru hazırlığı içinde olduğu doğrulanırken, partinin Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin de bu yönde gelen başvuruları incelediği ve genel merkeze ilettiği alına n bilgiler arasında oldu.


Öte yandan HDP’nin Ardahan’ın da içinde olduğu Doğu Anadolu illerinde ki milletvekilliği başvurularının Van İl’e yapılacağı da alınan diğer haberler arasında oldu.



Adaylar, sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir


 


 


 


24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..


Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

Partilerin böyle bir derdi yok..

Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

Örnek mi?

Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

Bu durum siyasete de geçerlidir..

Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

Diyemez..

Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..