HDP'DEN GÖLE'YE ÖZEL İLGİ MİTİNGİ!


31 Mahalli İdareler seçimlerine günler kala partilerinseçim mitingleri de devam etti.


İlk olarak Başkan Erdoğan’ın gelip, Ardahan genelinde ve komşu illerden gelen AK Partililer hitap ettiği miting ardından partisine adeta dükkan kapatan HDP İl Başkanının partisinden bir haber Ardahan’da CHP’li aday ile gizli ittifak yaparak, ‘Biz Ardahan’da, siz Göle’de aday göstermeyelim’ diyen ve CHP’nin gizlii ittifaka uymayıp, Göle’de aday çıkarmasına rağmen Ardahan’da aday göstermeyen HDP’nin Eş Başkanı Sezai Temelli Göle’de miting düzenlemişti.

Ardahan’da aday göstermeyen Halkların Demokratik Partisi Göle’de yoğun güvenlik önlemleri alındığı Hapan Mevkiinde türküler ve halaylar eşliğinde ikinci mitingini yaptı. Renkli görüntülerin yaşandığı miting alanında partililer ve vatandaşlar türküler eşliğinde halaylar çekti .

Ardahanlı İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay’ın da katıldığı ve bir de konuşma yaptığı miting de 31 Mart Yerel Seçimlerinde aday olan Belediye Başkan adayları ve Beleidye ve İl Genel Meclis Üyesi adayları ile katılımcılar tek tek sahneye davet edilerek tanıtıldı. Ve seçimle ilgili konuşmalar yapıldı Göle Belediye Eş Başkan Adayları Nizamettin Öztürk ve Akgül Manduz seçildikleri takdirde tasarladıkları belediye yönetim anlayışını ve projelerini anlatılar.

Nizamettin Öztürk konuşmasında Göle’nin 17 yıl AKP ikdidarında ve ondan önce yaklaşık 90 yıl muhalefetin iktidarlığında büyük bir köye dönüştürüldüğünü söyleyerek, CHP ve AKP ye yüklendi. 

“31 Mart’ta yapılacak Yerel Yönetim seçimlerinde, HDP Göle’de de kadınların belediyecilik alanında var olması için mücadele veriyor. HDP Belediyeciliği Göle’de hayat bulacak. Sosyal, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü, katılımcı, eşit ve adil belediyecilik anlayışı tüm hizmetlere yansıyacaktır. HDP’nin Eş Başkanlık sisteminin kadına verilen değer üzerinde durulmuştur. Önemli farkımız olan Eş Başkanlık sistemi, Göle halkı ve kadınlar için büyük avantaj sağlayacaktır”

Göle’nin ayrıcalıklı kış manzaraları kartpostallarda kalmayacak. Kış turizmini teşvik edeceğiz. İnsanların Göle’ye kış mevsiminde de gelebilmelerini sağlayacağız. Kısa süreli kalabilecekleri tesisler kurulacak, dağ evleri, butik oteller, küçük oteller sitesi, otantik mekânlar. Yaz ayları için ise, kiralık yayla evleri oluşturacağız. Merkezde Sosyal market kurulacak. 

Göle ilçe merkezine 5 km. uzaklıkta bulunan Karınca Düzü ve orman alanı Göle’ye bağlanması için girişimlerde bulunacaklarını söyleyen Öztürk, “Karınca Düzü Göle’ye çok yakındır. İftarını Göle ilçesinde okunan ezanla açıyor. Eğitimini, her türlü ticari işlerini Göle’de sağlamaktadır. Bunu gerçekleştirmemiz halinde, Göle halkına çok büyük ekonomik getirisi olacaktır. “Orman Ürünleri Sektörü” alanında istihdam yaratacağız. Kereste ürünlerinin işlenmesi, mamul hale gelmesi noktasında belediye katkısıyla bir şirket kuracağız. Karınca Düzü Göle’ye bağlanması, büyük bir çaba gerektirecek, halkımızın ve genel kamuoyunun desteğiyle gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. İdari ve hukuki prosedürlerin tamamlanması için tüm mekanizmalarla iletişim kuracağız. Gerekirse parlamentoya taşınmasının olanaklarını yaratacağız dedi.

Göle’de yapılan HDP Mitingine HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de  katılarak bir konuşma yaptı. HDP Batman Milletvekili Tiryaki Göle’de yaptığı konuşmada, iktidarı ve politikalarını eleştirerek, HDP’nin barıştan yana olduğunu belirtti. HDP İzmir Milletvekili olan Ardahanlı Serpil Kemalbay’da düzenlenen mitingte bir konuşma yaptıktan sonra partililer sanatçı Fikret Goyi’nin söylediği türküler eşliğinde halay çektikten olaysı dağıldılar.



**Kazanmak İstemeyen Adaylar ve Anketler..


Önümüzde ki pazar günü yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi yapılan tahminler ve anketlere baktığımız da mevcut iktidarı tüm imkanlara karşın hala zorda olduğunu ve umudunu kararsız olan seçmenlere bağladığını da görmek mümkün.

Bu duruma neden olan birinci sebebin Başkan Erdoğan’ın ittifak yaptığı Bahçeli ile birlikte bu seçimler öncesi oluşturmaya çalıştığı Beka algısı ve diğer toplumu geren hatta gün geçtikçe kutuplaştıran seçim propagandası olduğudur. Bunun bir diğer nedeni ise seçmenin 17 yıllık iktidarın, 31 Mart’ta kullanacağı oy ile azda olsa uyarmak hatta daha ilerisini düşünerek dizayn etme çabasıdır. 

Bunların yanında mevcut iktidarın aylar öncesi ilan ettiği adaylarının büyük bir bölümün de mevcut yerel yöneticileri, yani başkan, meclis üyelerini değil onlar görevdeyken yeni isimlerle yola çıkmasıdır..

Aynı iktidarın dün kendisine demediğini bırakmayan MHP ile girdiği ittifak gereği ortaya koyduğu milliyetçi söylemler ile başta Kürt seçmeni olmak üzere bugüne kadar ‘Belki’ diyerek AK Parti’den umut bekleyen seçmeni adeta elinin tersi ile geri itmesidir..

Ekonomi de yaşananlar, Dolar’da ki gizli hareketlilikler ve mevcut iktidarın kurucusu olduğunu ama bugün kendilerine selam bile verilmediğini hatta ‘Trenden inen bir daha binemez’ denenlerin işi bırakıp, köşelerine çekilmeleri hatta telefon trafiği ile ‘Vallahi ben ilgilenmiyorum, en hayırlısı ne ise o olsun’ diyerek üstü kapalı da olsa alenen tavırlarını iktidarın dizayn edilerek, ‘^ben olmazsam’ dedirtmeye çalıştıklarını da göz ardı etmemek gerekir.

Tabi gelelim başta son başbakanlığı yapmış, meclis başkanı iken getirilip, İstanbul’a aday edilen Binali Yıldırım ve Ankara’da aday gösterilen isim gibi adaylara…

Bunlara baktığımız da bir hafta kalınan seçimleri kazanmak isteyenler ile kazanmak istemeyenlerin hangi parti de daha çok olduğunu teraziye koyup, tartarsanız hangi parti çıkar?.

Benim terazimin iktidar partisi tarafının kefesinin ağır bastığını görmekteyim..

Ve bunu gören Başkan Erdoğan’ın da paniği de buradan gelmekte ve adeta tek başına bu seçimleri götürmeye çalıştığı da diğer bir terazi kefesidir..

Peki bu durumun yanı sıra çoğu mevcut iktidarın medya ve basın üzerinde kurduğu aynı baskı ile karşı karşıya olan Anket Şirketlerine baktığımız da karşımıza ne çıkıyor?

İktidara yakın anket şirketlerinin de için de bulunduğu onca Anket şirketinin tüm zorlamasına rağmen seçim sonuçlarını %27’de olsa etkileyen olumsuz sonuçları, olumluya çeviremeyip gidişatın hiçte iyi olmadığını yayınlamak zorunda kalmasıdır.

Yani kısacası mevcut iktidara resmen karşı çıkmayıp, sandıkta çıkacak olan sonuçla mesaj vermek isteyen bir tarafın olduğunu gördüğümüz şu günlerde başta kararsız olan seçmen olmak üzere toplumun büyük bir kesimininde benim gördüğümü görüp, bu sahte olumsuz tabloya sandıkta izin vermeyip, iktidara bir zaman daha vereceğidir.

Çünkü toplum ve seçmen iktidara kızsa da, bağırsa da şu an kendisine alternatif bir muhalefet olmadığını ve son çare olarak oyunu bir kez daha iktidara moral olacak şekilde kullanacağıdır..

Ve başta seçilmek istemeyen adaylar olmak üzere anket şirketleri bir kez daha yanılıp kayıp eden taraf olacaklardır..