Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de

Almanya, ABD ve İngiltere üniversitelerinde yapılan bilimsel araştırmalarda güneşten elektrik enerjisi üretilirken, her panelin çevre dostu olmadığını, içinde kanser yapabilen ağır metaller, az ya da olmayanların seçimine özen gösterilmesi gerektiğini gösterirken yok olma ile baş başa bulunan Kafkas Arısının Gen Merkezi’nin yanı başında bulunduğu Ardahan ovasının ortasına, panellerinin içinde kansere neden olan ve zehirli tetra klorürün kullanıldığı, kristal olan GES’in etkisi de tartışılmaya açıldı.
Ardahan’ın simgesi konumunda olan Kura Nehri’nin yanı sıra Posof Çayı üzerine yapılan HES’lerin başta balık türlerinin yok olmasına, bu nehrin sularıyla hayat bulan binbir çiçeğin solmasına neden olduğu Ardahan’da, Ardahan Ovasının ortasına yapılan içinde kanser yapabilen ağır metaller içerdiği ve panellerinde kullanılan kristal silikonun içindeki silikon tetra klorürün çok zehirli olduğu, bitki ve hayvanları öldürdüğü, insan sağlığını tehdit ettiği belirtilen bölgedeki iş istihdamına hiç bir katkısı olmayan GES,özel sektöre para kazandırmaktan öte bir şey yapmazken, ovada hayat bulan Kafkas Arısının yok olmasına ve başta kanser olmak üzere insanlar üzerinde olduğu gibi ovadaki meralarda yem ihtiyaçlarını karşılayan hayvanların hastalanmasına neden olduğu öne sürülmektedir.Panellerde kullanılan kristal silikonun içindeki silikon tetra klorürün çok zehirli olduğunu, bitki ve hayvanları öldürdüğünü, insan sağlığını tehdit ettiğini araştırmacılar açıklıyorlar.
Temiz enerji olarak bilinen güneş enerjisinin bu kirli yanıyla ilgili yönetmelikler olmadığından özellikle Çin’de güneş panellerinin üretildiği yerlerde, zehirli kimyasalların toprak ve havadaki tanecikleri, insanların sağlığını tehdit ettiğini araştırmacılar bildiriyorlar.
Kadmiyum telüridli ve kurşunlu güneş panelleri ise başlı başına bir sorun. Bunlar, böbrek ve kemiklerde hasar hatta kanser bile yapabiliyorlar. Araştırmacılar, panellerdeki kimyasallar, parçalanan, kırılan, eskiyen panellerden 5-6 ay içinde yağmurla akıp çevreye ve insana ulaşabileceği gibi, milyonlarca panelin ileride (20 yıl kadar sonra) sökülüp çöpe atıldığında, özellikle çöp ayrımı ve işlemi yapılmayan az gelişmiş ülkelerde büyük sorunlar yaratacağını vurguluyorlar.
Başta kurşun ve kadmiyum olmak üzere panellerindeki zehirli ağır metallerin önlenmesi gerektiğine verilen önemi gösteren Stuttgart Üniversitesi’nde 800.000.- Avro devlet desteğiyle, 2014’ten beri yapılmakta olan bilimsel bir araştırmayla ABD ve İngiltere’deki başka araştırmaların sonuçları da bu yazıda özetle yer alıyor.
Türkiye’de pek bilinmeyen bu konunun ilgililerin dikkatini çekeceğini ve gereken önemin gösterilerek ilgili önlemlerin alınacağını ve yurdumuzun bir de ‘Güneş Panelleri Kimyasalları Çöplüğüne’ dönüşmeyeceğini umuyoruz.
Bu önemli konuula ilgili yazı ve seminerlerde Almanya ve Türkiye’de elektrik üretiminde güneş enerjisinin önemini ve Türkiye’de de arıtımın gerektiğini vurgulamış, Türkiye yüz ölçümünde metrekareye düşen ortalama kWh (kilowattsaat) güneş enerjisi miktarının yılda Almanya’dakinin iki katı kadar olmasına rağmen, Türkiye’de, Almanya’dakinin sadece 40’ta biri kadar (2017 değeri) güneşten elektrik üretilebildiğini belirtmişti.

arşiv haber 29/07/2017 tarihli haber/yorum/reklamlar
Ensar Öğüt’ün Acı Günü..
**KURAKLIK SAMANI SEYRAN YAPTI..
ARDAHAN‘da bu yıl yaşanan gzili kuraklığa bağlı olarak ot ve saman veriminde önceki yıla oranla düşüş kaydedildi. Ot ve tahıl hasadının başladığı kentte verim az olunca, Şanlıurfa, Diyarbakır gibi Güneydoğu illerinden samancılar Ardahan‘a akın etti.
Çok sayıda kamyon dolusu samanı Ardahan‘a getiren samancılar, bunların kilosunu 60 kuruştan satışa çıkardı. Saman ihtiyacı olan üreticilerin büyük rağbet gösterdiği Güneydoğu samanı için alıcılar ile satıcılar arasında sıkı pazarlıklar oldu. Saman pazarlığı zorlaştığında ise çevredekiler pazarlığa dahil oldu ve ve alıcı ile satıcı arasında uzlaşma sağlandı. Saman pazarlığından galip gelen genelde sıkı pazarlık yapan alıcılar oldu ve kilo fiyatında 5- 10 kuruş arasında indirim yapıldı. Şanlıurfa‘dan getirdiği samanları Ardahanlı üreticilere sattığını belirten Gürhan Uzun, şöyle dedi:
“Samanları çok zor şartlar altında buraya getiriyoruz. Alıcılar zannediyor ki çok ucuza alıp burada pahalı satıyoruz. Halbuki saman buraya kadar getirilince kilosu 55- 60 kuruşa maloluyor. Bu arpa samanıdır. Büyükbaş hayvanlar için bu saman çok faydalı. Bu samanı yiyen sığırlar ikiz doğuruyor. Bunda yüzde 100 eminim.”
Alıcı İlhan Topçu da samanın 20 gün önce kilosunun 65 kuruş olduğunu, Güneydoğu’dan gelen samanların bu fiyatı 60 kuruşa kadar düşürdüğünü söyledi.
‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’
7 Haziran’dan bu yana karşılaştığı onca haksızlık, hukuksuzluğa karşın, genel başkanı dahil bir çok vekili ve 10 bine yakın partilisinin tutuklanmasına karşın halen neden Sine-i Millete dönmeyip, polis bariyerleri etrafı kapatılmış genel merkezine giderek siyaset yapmaya çalışan HDP’de CHP’den sonra sokağa çıktı.
HDP’nin ‘Durmayalım Dur Diyelim Faşizmi Durduralım’ sloganıyla başlattığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ nin 6. gününde gördüğüm tek şey bir taraftan, muhalefete nefes verilmediği ileri sürülen mecliste durup, maaşları alıp, diğer taraftan da sokakta hak arama siyaseti artık tutmuyor ve inandırıcı gelmiyor gibi..
Çünkü toplumun büyük kesiminin kendilerine iğne batınca eyleme geçenlere artık onay vermiyor.
Başta Kürt seçmeni olmak üzere toplumun kavgadan, çatışmadan yorulduğunu, oy verdiği partinin kendi sorunlarını dile getiren parti olmasını istiyor.
Yani kısacası 7 Haziran ile 1 Kasım’a kadar Erzurum-Erzincan yoluna inen ve HDP’nin aldığı 80 vekilin 40’ını yedikten sonra ortada gözükmeyenlere sözcülük yapmaktansa halkın, milletin sözcüsü olmasını istiyor.
Yani HDP’nin de içinde bulunduğu muhalefetin ortaya koyacağı halk destekli eylemlerle iktidarın önünü mecliste kesen yani gerçek anlamda muhalefet beklediğini bir türlü algılamayan muhalefetin zig zaglı siyaseti artık yemiyor..
Peki ne yapılmalı?
Öncelikle ortaya çıkıp, başta kendi seçmeninden olmak üzere beklenen muhalefeti yapamadıklarından dolayı halktan özür dilenmeli..
Ve; partinin de eleştirilebileceğine kapı açarak, ‘Bizde de metal yorgunluğu var’ denilip, partiyi, yeni kadrolara teslim edip, yeni bir yol haritası çizilmeli..
HDP dışında diğer tüm oluşumlar yani DBP, Kongragel, Mongragel denenler kapatılmalı ve bütün enerjinin HDP çatısı altında toplanması sağlanmalı..
Çünkü Cumartesi anneleri heyeti, Munzur derneği, yasada, resmiyette yeri olmayan Hoçvan’ın adını kullanıp, falan, filan federasyonlar denen kurumlardan akıl almanın en büyük hata olduğu, kafaları karıştırdığı da artık anlaşılmalıdır..
Ha unutmadan benden yaşlıların gözünü açtığından bu yana gördüğü aynı isimlerin her seçimde vekil, belediye başkanı, meclis üyesi, yönetici olması da tartışılmalı, hatta bu bulunmaz Hint kumaşı olanlara, ‘Hele siz kenara geçin’ denilmeli ve önce parti içinde vicdan ve adalet sağlanmalıdır..
Ve en önemli diğer bir politikada; Ardahan’ın hayvancılık sorunu başta olmak üzere havaalanı sorununun da içinde olduğu 81 vilayetin sıkıntılarını dile getiren bir siyaset yolu izlenip, halkın, milletin sıkıntılarına ortak olmayı denemeli..
Genel Merkezin sesi ve politikası dışında dış etkenlere karşı dik durulmalı yani Fransa, Almanya yada daha yüksek yerler de gelen tüm öneriler partinin politikasının önüne geçmesine izin verilmemelidir..
En önemlisi üstü başı militan görünümünde ki kişilerin yarattığı örgüt imajlı bir parti gibi değil, yasal zeminde siyaset yapan, her gün tıraş olan, düzgün giyinen, saçını, başını taramışlarla ciddi bir parti kurumu olduğunu ortaya koymalıdır..
Buda yeni bir ekiple, yeni bir anlayışla yeni bir duruşla yapılabilinir..
Ve 2019 Seçimleri öncesi bugünden itibaren kollar sıvanmalı..
Aksine mi dün 81 olan ve bugün 11’e inen parti 2019 genel seçimleri sonrası bitmiş olur..
ÖĞÜT’ÜN SEÇİM BİLDİRGESİ
*21/04/2015 Tarihli Haber
Öğüt çalışmalarını anlatıp, yeniden oy istedi..
Ensar Öğüt çalışmalarını kitaplaştırdı..
**İLK SORU ÖNERGEM KARS-TİFLİS DEMİRYOLU PROJESİ..
2011 yılında Milletvekili seçildiğinde ilk olarak Kars- Tiflis Demiryolu projesi için soru önergesi verdiğini anlatan Öğüt, “Demiryolunun Ardahan’a gelmesi için çok uğraş verdim. Çünkü bu proje sayesinde Ardahan ticaret yönünde önemi artacaktı. Neticede Kars-Tiflis Demiryolu projesi hayata geçti. Şuan Ardahan’dan demiryolu geçecek. Ancak antrepo kurulmayacak. Çıldır ilçesine antrepo kurulması için çok çaba sarf ettim. Ancak başta Kars lobisi olmak üzere çeşitli güçlerin baskın çıkmasıyla antreponun Kars’a verilmesi kararlaştırdı. Bu beni çok üzdü” diye konuştu.
**AKTAŞ SINIR KAPISI İÇİN 10 YIL ÇALIŞTIM..
Aktaş Sınır Kapısının açılması için 10 yıl mücadele verdiğini kaydeden Öğüt, “Önümüzdeki ay Çıldır Aktaş Sınır Kapısı hizmete açılacak. Ardahan’da ticaret artacak. Aktaş kapısının açılması için yoğun uğraş verdim. Geçmişte benim de içinde bir heyetle birlikte Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev’i ziyaret ettik. Burada iki ülke arasında karşılıklı alışverişinde bulunduk. Aktaş Sınır Kapısı’nın açılması için Sayın Aliyev’e Gürcistan tarafındaki yolun yapılması için ricada bulundum ve şu öneri kendisine sundum. Sunduğum öneride Gürcistan’ın ekonomik sıkıntısının bulunması sebebiyle Gürcistan’a gaz veren Azerbaycan hükümetinin Zagalata şehri ile Aktaş Sınır Kapısı arasında 186 kilometrelik yolun Azerbaycan tarafından gaz ücretine karşılık yapılıp, Türkiye ile Azerbaycan arasında karayolunun kurulması gerektiğini Sayın Aliyev’e aktardım. Sayın Aliyev de bu öneriyi çok beğendi ve talimat vererek proje çalışmasını başlattı. Bu fikir benden çıktı. Sayın Aliyev kendi lisanıyla Sayın Öğüt kardeşim gelenay (Azebaycan lisanıyla önümüzdeki ay) bu projeye başlayacağız diyerek hem bize hem Türkiye’ye hem de kendi ilçem olan Çıldır’a Azerbaycan’la karayolunun kurulması fikrine önderlik ettim. Aktaş Sınır Kapısının geç açılmasının tek sebebi Karadeniz lobisinin yoğun baskısından kaynaklandı. Ben bu sorunu TBMM’de o dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya ilettim. Sürekli ısrarda bulundum. Bakanı bıktırdım. Bakan’da konuyu TOBB’ a katardı. Hiç unutmuyorum Bir gece Sayın Rıfat Hisarcıkoğlu beni arayarak, Sayın Öğüt, sana söz veriyorum Bakan’ı rahat bırak. Bu kapıyı açacağız bu inşaatı başlatacağız deyip bana müjde verdi.
**ULUSLARARASI TİCARET GELİŞECEK..
Benim için çok anlamlı ve hayatım boyunca unutamayacağım bir mutluluk yaşattı. Çıldır Aktaş Sınır Kapısının önemi çok büyüktür. Önümüzdeki mayıs ayında açılışı gerçekleşecektir. Bu kapı dört ülkeye açılacak Türkiye’nin en büyük 3. Sınır Kapısıdır. Doğu kapısının kapalı olması nedeniyle zengin Ermeni iş adamları bu kapıyı kullanarak ticaretin gelişmesine Çıldır’ın kalkınmasına Ardahan’ın gelişmesine katkı sağlayacaktır. Ben üzerime düşeni yaptım. Ardahanlılara söz vermiştim bu kapıyı açmadan siyaseti bırakmayacağım demiştim. Şimdi kapı açılıyor. “ açıklamasında bulundu
**İTHAL HAYVAN GELMEMESİ İÇİN MÜCADELE VERDİM..
İthal hayvancılığın durdurulması için her türlü eylemi yaptığını kaydeden Öğüt sözlerinin devamında şunları söyledi: “ Durumu protesto etmek meclise tosun götürdüm. Çünkü ithal hayvancılık köylüyü bitirecekti. Bunun önüne geçtim. Gerçekleştirdiğim eylemlerin ardından ithal hayvancılık durdu. Köylünün hayvanı para etmeye başladı. Meclis Başkanına eğer ithal hayvancılığı durduramazsanız meclise 10 tosun getireceğim dedim. Sütün değer kazanması için yine meclise hem soru önergesi verdim hem de süt eylemi gerçekleştirdim. Ilgar Dağı tüneli ve Sahara tüneli için yüzlerce soru önergesi verdim. En nihayetinde gelecek yıl bu iki tünelin yapımı bitecek. Posof Türkgözü Sınır kapısı canlanacak,, Şavşat Ardahan’a bağlanacak. “
**SON KEZ ADAY OLDUM..
“ Bir dönem daha milletvekili olup siyasi kariyerimi Ardahan sorunları adına zirvede bırakmak istiyorum” diyen Öğüt, “ Bundan sonra aday olmayacağım. Son kez aday oluyorum. 4 yıl sonra aday olacak arkadaşla Ardahan’a gelip seçim çalışmalarına destekte bulunacağım. Bu parti için çalışan aday için her zaman referans olacağım. Ben Ardahanlılar mecliste hep onurlu bir şekilde temsil ettim. Hiçbir zaman kimsenin başını önüne eğdirmedim. Hiçbirinizin tasvip etmediği bir olayın içinde yer almadım. Meclise şuan kadar 12 bin 500 kez soru önergesi verdim. Meclis kürsüsünde 714 defa Ardahan dedim. Her şeyi Ardahan için yaptım. CHP İktidarında her şey daha güzel olacak.”
**HAVAALANI İÇİN 50 KEZ SORU ÖNERGESİ VERDİM..
Ardahan’a havaalanı yapılmasının şart olduğunu ve bunun için 50 kez soru önergesi verdiğini hatırlatan Öğüt, “ Ardahan’a havaalanı yapılması için varımı yoğumu ortaya koydum. Ardahan’da yapılan kampanyayı Türkiye’ye duyurmak için Ankara’da eylem yaptık. Her türlü desteği verdim. Ancak Ardahan-Artvin havaalanı projesi Rize’ye verildi. Bu bizler için çok üzücü bir durum. Görevini yerine getirmeyenler sorumludur. “dedi.
**150 YILLIK EVLER YIKILACAK..
CHP iktidarında 150 yıllık eski evlerin yıkılıp yerine modern ev ve ahırların yapılacağının altını çizen Öğüt sözlerini şöyle tamamladı : “ CHP iktidarında herkes modern evlerde yaşayacak. Köylerimiz yapı olarak değişecek. Modern ahırlar yapılması için çiftçiye destek verilecek. Modern hayvancılık sayesinde çiftçi daha fazla et ve süt elde edecek. Köylünün hayvanı para edecek. CHP iktidarında yine mazot 1,5 TL’ye inecek. Aile sigortası uygulamasına geçilecek. Taşeronlara kadro tahsisi yapılacak. Emeklilere yılda 2 defa maaş ikramiyesi verilecek. Asgari ücret bin 500 TL olacak. Her aileye 720 TL ev kadınlara para verilecek. 400 TL Kreş desteği ile esnafa vergi reformu gerçekleştirip, kredi kartlarının faizlerinin yüzde 80’ni silinecek. Engellilere 400-600 lira arası yardımda bulunulacak. “
**ARDAHAN HALKINA SELAM OLSUN..
Bir Ardahan sevdalısı olduğunu, buna karşılık Ardahan halının da kendisine her zaman vefa gösterdiğini ifade eden Öğüt, “halkımla gurur duyuyorum. Artık, Ardahan’dan Edirne’ye kadar herkes Ardahan ilinin mertliğini, özelliklerini biliyor. Ardahan bir markadır. Şimdi CHP iktidarında Ardahan’ın şahlanışına tüm Türkiye tanık olacaktır. Tüm Ardahanlılardan desteklerinin artarak devam etmesini istiyor, tüm halkımı saygıyla selamlıyorum”