Hoçvan Şenliği Her Köşe Başında Pikniğe dönüştü..

Geçen yıl yapılamayan, gün geçtikçe gündemde düşen federasyonu oluşturan derneklerin tek tek kendi başlarına piknikler düzenlemeye başlaması için kaynadığı ileri sürülen federasyonun bu yılda Hoçvan’da şenlik düzenlememesi üzerine bölgede ki köylerin dernekleri kendi şenliklerini düzenlemeye başladılar.



Hoçvan Otbiçen (Kımılı) Köy Muhtarlığının düzenlediği yayla şenliği ardından Taşlıdere (Pangis) Derneği de Ardahan’da köylüleri ile birlikte ilk kez piknik düzenledi.


Reis Sönmez’in Başkanlığını yaptığı Pangis Köy derneğinin düzenlediği pikniğe Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yanı sıra aynı köylü olan Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Yılmaz Özer, Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Ercan Özer, Ardahan Belediye Meclis Üyesi İsmail Sural ve Ardahan’da bulunan köylüleri de katıldılar.


**Bilbilan Yayla Festivali Yapılmayacak..


Her yıl yaz aylarında başlayıp, yılsonuna kadar devam eden Ardahan’da ki yaz etkinlikleri bu yıl kurulan Ardahan Posoflular Derneğinin ‘Bayram Şenliği adı altında ki etkinliğin hemen ardından Dikkan Muhtarlığının başlattığı Ardahan’da ki yaz şenlikleri Dursun Akçam Kültür Günlerinin hemen ardından Göle’de yapılan iki festivalle devam derken Hoçvan Yayla Şenliği gibi geçen yıl da yapılmayan Bilbilan Yayla Şenliği de yapılmayacak.


Köy Muhtarının izin vermemesi üzerine yapılmadığı öğrenildi.


**Damal Şenliği Yarın..


22 Temmuz’da yapılacak olan Çıldır Festivali öncesi gerçekleşecek olan etkinlikler arasında olan Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde adlı şenlik yarın düzenlenecek olan programla gerçekleşecek.


**Hoçvan’ın Müdürü Beyaz Beg Anılacak..


Ardahan’ın kurtuluş savaşında verdiği mücadelenin önemli aktörlerinden Kürt Beyi Beyaz Bey’in hayatı kitap olacak.


Hoçvan olarak bilinen bölgede yıllarca Nahiye Müdürlüğü yapan Kürt Beyi Beyaz Beg’in Ardahan’ın da için de bulunduğu Misak-i Milli kurtuluş harekatında oynadığı rolü konu edecek olan kitap önümüzde ki günlerde baskıya verileceği öğrenildi.

Bugün tartışma konusu olan Kürt kimliğinin o dönemler de verildiği Beyaz Beg’in kimlik bilgilerinin de aktarıldığı kitapta bölgede verilen mücadele Türk, Kürt, Alevi, Terekeme ve Ahıskalının birlikte mücadelesi de konu edilmekte.

İlk olarak Av. Emin Azeri tarafından organize edilen Ardahan Festivalinde gündeme taşınan ve Ardahanlı önemli şahsiyetler olarak bilinenlerin başında gelen Beyaz Beg ismi Hoçvanlı kamuoyunda olduğu gibi bölgede saygıyla anılan bir isim.

Beyaz Beg’i anlatan kitabın hazırlayıcıları Kürt Lider Beyaz Beg adlı kitabın hazırlığını yapıp, baskısını yaptıktan sonra Ardahan’da da bir konferans düzenleyip, Beyaz Beg’i yeni nesile tanıtacaklar.



**Terk-i Alem..


Atılan bir mesajla bavullarını alıp, öğrencilerini terk eden öğretmelerin görüntüler gerçekten iç acıtıcıydı.

Bu ülkenin güneyinde ciddi olayların yaşandığını da ortaya koyan o fotoğraf ve görüntülere neden olan olayların aslında tarafların bir masaya oturması ve bir birinden özür dileyip, yıllardır yordukları, bıktırdıkları halkın önünde diz çökmekle beş dakikaya çözüleceğini düşünmeyenlerin boş ve anlamsız, bir o kadar da can acıtıcı inatları değil mi bizleri acıtan?..

Bilmem ama okulların kapandığı, camilerin kurşunlandığı, ev ve iş yerlerinin duvarlarına nefret dolu sloganların yazılarak bir ülkeyi dinamitlmeye çalışan kan döken anlayışın nereye varacağı artık kestirilemiyor..

Buzdolabına konulduğu söylenen Barış Sürecinin o dolaptan çıkarılıp, yeniden masanın üzerine konulması halinde barışın yeniden yeşereceğini anlamamazlıktan gelip, kendi başkanlık hırslarına kurban edenler bu ülkeye, bu insanlara çok ama çok yazık ediyor bu içine girilip, çıkılması zor bir süreçte..



**Genel Af Ülkeyi ve Başkan’ı Rahatlatır..


İktidarın gücü ile devletin tüm imkanlarını seferber edip, kirli paralarla oluşturulduğu ileri sürülen medya ve basının havuzun da çıkan manşetlere, ‘2 Milyon toplandı’ başlıkları attıranların yanılttığı Başkan Erdoğan’ın tüm baskılara karşın kendiliğinden ve de gönüllülerin oluşturduğu CHP’nin yürüyüşü ardından iki elini başının arasına alıp, ‘Nerede yanlış yaptım, kimlerin, hangi danışmanların yüzünden neden bu kadar büyük bir kitleyi karşıma aldım’ demesinin tam zamanı..

Ve hemen, bir kılıç gibi elinde tuttuğu OHAL’ı fırsat bilip, elinde bulundurduğu onca gücün yanında Kanun Hükümünde Kararnameyi de devreye sokarak ulusu rahatlatacak bir genel af ilan etmelidir..

Çünkü dün tüm baskılara ve olmayan imkanlara karşın Diyarbakır meydanında toplanan milyonlar gibi bugünde Ankara’dan yürüyüp, İstanbul’da bir araya gelen milyonların tek bir isteği var oda Adalet olmadığına inandığı için tutuklananların olduğunu, demokrasinin önüne bir çok engelin getirildiğine inanmaya, homurdamaya başladı..

Her geçen gün biraz daha daraldığı ileri sürülen ekonomininde katkısıyla nefes almaktan zorlandığını ve 15 yıllık iktidarın metal yorgunluğu vede yıpranmışlığını da gördüğüne inandığım Başkan Erdoğan’ın önünü görmesi ve kendisinin başında bulunduğu yönetime gelen eleştirileri ötelemek için geniş değil tam bir genel af ilan ederek kendisini olduğu gibi 2023 hedeflerini yakalama arzusu içinde ki ülkeyi de rahatlatmalı, bir hayli gerilmiş olan toplumu rahatlatmalıdır..

Bunu yaparsa yani milyonları arkasına takan Kılıçdaroğlu’nın 2019 genel seçimlerinde yerine oturmasını itemiyorsa acil olarak bir karar alıp, Başkanlığını bir kez daha ortaya koyup, dünyayı da şaşırtan bir genel af ilan etmelidir..

Bunu da yapacak olan tek bir isim var onun adı da Başkan Erdoğan’dır..

Haydi Başkan..

Sana yönelen ve her geçen gün biraz daha artan tepkileri kökünden silecek bir karar al ve çıkaracağın bir genel af ile ülkeye rahatlat..

Not: Bu öneri benim CHP’nin Ankara’dan sonra İstanbul’da noktaladığı ve 10 Maddelik istemlerine ek olarak 11. isteğimdir..


İşte 10 maddelik Adalet Çağrısı:


1- Darbe girişimini lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin onurlu duruşu ve halkımızın direnmesi ülkemizin demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. Siyasi ayağın ortaya çıkarılması engellenmektedir. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı.

2- 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. OHAL ilan edilmiş ve TBMM yetkileri gaspedilmiştir. Biz buna sarayın 15 Temmuz’u diyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı.

3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Kollektif suç gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.

4- OHAL ile mağdurların yargıya erişim hakları ellerinden alınmıştır. Tüm uygulamalara son verilmelidir.

5- 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilişkisi bulunmayan ama muhalif göründüğü için haklarından yoksun bırakılan akademisyen ve kamu görevlileri görevlerine iade, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.

6- Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbeset bırakılmalı.

7- OHAL koşullarında serbest tartışmanın yapılmadığı bir ortamda gerçekleştirilen anayasa değişikliği gayri meşrudur. Bu bir mühürsüz seçimdir. Türkiye gayri meşru anayasa ile yönetilemez.

8- Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Liyakat yasası görevde yükselmede esas alınmalıdır.

9- Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, örgütsüzlük, yaygın şiddet, terör gibi geniş yelpazede yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir.

10- Adalet sadece iç politikaya değil, uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır.


 



**Başarılı hem de çok başarılı..


Ülkenin iki ülkeye komşu, iki gümrük kapısı olan, 5 ilçesi, belediye başkanı olmayan bir beldesi, halktan kopuk üniversitesi olan bir kentte birileri, hem de çok başarılıymış..

Örnek mi?

Belediye Başkanlarını, il ve İlçe Teşkilatlarını dışlayan ve her şeyin kendisine sorulmadan yapılmasını istemeyen vekili devletin ve hükumetin imkanlarını kendi ilçesine, iktidar partisinin teşkilatı başta TDK, İl Gençlik Merkezi, SODES, TANAP, BTC, SYDV olmak üzere devletin imkanlarını kendilerine, yakınlarına kullanması başarılı, hem de çok başarılı bir çalışma olarak değerlendirildiği bir vilayet Ardahan..

5 İlçesinin 3’ü ve kent merkezinin belediyeleri yıllardır iktidarın elinde olmasına karşın çarşı içleri toz, topraktan geçilmez bir durumda olması her ne kadar başarısızlık olarak sayılsa da o yolları, kaldırımları yapıyoruz adı altında yani ‘yap/boz’ taktiği ile ne kadar yakın müteahhit varsa onlara verilmesi de başarılı, hemde çok başarılı bir durum değil mi?..

Bilmem ama adı Serhat olan bir kentin aynı adını taşıyan spor takımının sahipsizlikten BAL ligine katılamamam tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, korsan ve göçebe arıcılar dolaysıyla geni her geçen gün bozulan Balı’ı da coğrafi işaret almasına karşın paketleme tesisleri dolaysıyla paketlenemediği ve Köylere Hizmet Götürme Birliği parasıyla alınan tesisin hala çalıştırılamadığı bu kentte bir diğer başarı olarak algılanabilir mi?..

Düğün kornalarından geçilemediği şu günlerde bir düğün salonu yapamayan belediyeleri, çişi gelenin kent merkezlerinde ki kahvelere kaçtığı bir Ardahan’da ilçesinin sınırları içinde dönüp, dolaşan bir vekili, bir birilerinin altını oymaya başlayan teşkilatları ile başarılarına başarı kattıkları bir gerçek değilse nedir?

Bilmem ama Bonzai başta olmak üzere kaçak sigara, alkolün sarhoş ettiği kent içinde ki yolları gibi ilçe, köy ve yayla yolları hala onarılmayı bekleyen bir kentte 21. yüz yılda olunmasına karşın hala kanalizasyonları olmayan köylerinin halen yaylalarda su sıkıntısı yaşayan hayvanlarla geliştiği ileri sürülürken geliştiği ileri sürülen hayvancılığa rağmen önüne geçilemeyen göçle bu kent her geçen gün biraz daha küçüldüğü de diğer bir başarı olmalı..

Her evin önünde yeni bir taksi, traktörün olduğu ama banka borç ve hacizlerinin de rekor kırdığı, kenti geliştiriyor dedikleri binaları yapanların iflas bayrağı çekmeye başladığı sınır kenti Ardahan’da birileri bir hayli başarılı, hem de çok başarıymış..

Ulusal da olduğu gibi İçinde fetonun gazeteci ettiklerinin de olduğu yerelde de basının her şeyi toz/pembe gördüğü bir kentte hala sivilleştirilemeyen askeri kışlaların kentin içinde adeta birer harabe ve mağaraya döndüğü, yıllardır yıkılıp, yerine yapılması beklenen Polis evi gibi bir çok binanın depreme dayanıklı olmadığı halde yeni yapılanların da bire ucube misali göklere yükselmesi başarı olarak kabul edilir mi bilmem ama kentin geneline baktığınız da şehir planının alt üst edildiği başarılı hem de çok başarılı bir durum olarak kayıtlara geçebilir..

Asansörleri çalışmayan devletin ana binası olan valilik ve adliye gibi zar/zor çıkıla bilinen yolları yapılan ama kent ve köy araları gibi hala ışıklandırılmayan, kent merkezlerinde olduğu gibi wc’si olmayan Şeytan kalesinde sorumlu, onca doğa ve tarihi güzelliği olmasına karşın 22 yıldan fazladan İl Turizm ve Kültür Müdürünün olmadığı, gurbette çayır biçmeye gelen yerli turistin yanında hiç yabancı turistin görülmediği, TEOG ve diğer sınavlarda 81 vilayet içinde sonlarda olan, tatilde olan öğrencilerinin çobanlık, boyacılık yaptığı kalanların ise camilerde derse alındığı 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olamadan tamamlayan, Kaz, Tavuk ve Hindilerin veba dolaysıyla kırıldığı bir sırada İl Tarım Müdürü gibi tırnağı kanayanın çevre hastanelere sevk edildiği Kamu hastaneler Genel Sekreteri olmayan Devlet Hastaneleri gibi bir çok müdürlüğün vekilin vekili ile idare edildiği bir kentte başarıdan bahsetmek kadar kolay ne olabileceği düşünülürken asıl başarının bunlara karşın başarısızların hala sözde stk, dernek, federasyoncuların başını çektiği halk tarafından eleştirilmektense alkış alması ise diğer bir büyük başarı olarak görülmekte..

Evet, siyasileri, idarecileri başarılı, hem de çok başarılı olan bir kentte son durumun en başarılı, hem de çok başarılı özeti budur..