HOÇVANLI AİLEYE BAYRAM ÖNCESİ KARA HABER!

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Alınan bilgilere 24 yaşında olan ve ailesinin oturduğu İstanbul’dan Denizli’ye giden Sibel Kaya’nın içinde bulunduğu aracın ters yola girmesi arıdan meydana gelen kazada ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayata göz yumduğu öğrenildi. Kaya’nın cenazesinin İstanbul’a getirilip, Beykoz Kavacık’ta toprağa verileceği alınan dişer bilgiler arasında oldu. 



Seninle 34 Yıl..


BUGÜN 23 MAYIS..


Seninle birlikte girdiğimiz bu bahçemizde


5 çiçek, 6 gül buldum..


Ve bir baktım ki; 34 yıl olmuş..


Ve seninle, ben hala birlikteyiz..


Bugün gibi hatırlıyorum, adeta bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor, ikimiz de çocuk denecek yaşta sen 16, bense 17 yaşındaydım..


Dünyayı, ülkeyi ve kentimi sosyal hayattan soğutan Corona nedeniyle yaşamın renkleri olan bir çok şey gibi 3 aydır ortalıkta olmayan, boyacı çocuklardan birine şu an bulunduğum aynı caddenin üzerinde ayakkabılarımı boyatırken o çocuğun, ”Abi ayakkabılarını öyle bir parlatacağım ki gören sana damat mı olacaksın?” dediğini..


Ve boyacı çocuk henüz ikinci ayakkabımı boyamadan, bugün virüs yüzünden bomboş olan bu sokakta ana caddeye, okula, bana geldiğin gibi, senin kız arkadaşınla yeni evlenmiş olan arkadaşımın heyecanla yanıma gelip, ”-Haydi artık sıra sende” dediğini ve iki arkadaşı arayarak, ”Kız kaçıracağız” deyip minibüsü alıp, yanımıza gelmesini istediğini..


Ve boyacı çocuğun birazdan olacakları sezmişcesine gülümsemesini, boyayıp, parlattığı ayakkabılarımı,”Tamamdır abi haydi hayırlısı” deyip, bizi yolcu ederken ben de senin, sevgilimin her zaman gelip, geçtiğin yola doğru bakıyordum, senin de sanki o boyacının dediklerini duymuşcasına bana, bize doğru geldiğini görüyor, damat cilasıyla parlayan ayakkabılarım gibi ışıl ışıl parlayan gözlerimle..


Ve sen birazdan olacakları biliyormuşcasına, benim ve arkadaşlarımın içinde olduğumu bilmeden minibüsün yanından geçip, bugün, ‘yıkılmasın içinde, etrafında bir çok anılarımız var’ diye tartışılan ve bir çok Ardahan’lının eğitim almak için gelip, geçtiği, sevgili bulduğu, buluştuğu Lise Caddesine doğru yol alıyordun..



Aynı bugün gibi o gün de bir cumartesi günüydü.


Az önce yanından geçtiğin minibüsün bir anda sana yaklaşıp, durduğunu ve içinde her zaman ellerini tutan elin sana doğru uzandığını ve ‘Gel sevgilim, nereye gidiyorsun?’ dediğini duyarken şaşırmıştın..


O an bir anda karşında gördüğün sevgilinin heyecanını anlamayıp, çok da sorun çıkarmadan ama tereddütlü adım ve gözlerle bana bakarken bilinmeyen bir duygu eşliğinde yanıma oturmuştun, o bizi bu kez yeni bir yola, yeni bir hayata ve seninle birlikte beni bugüne kadar getiren kırımızı minibüse..


Sinema filmlerine konu olan “Selvi boylum al yazmalım” filmindeki kırmızı kamyon ya da “Çiçek Abbas” filmindeki kızı kaçırmasın diye tekerlekleri sökülen kırmızı minibüse benzeyen o kırmızı minibüs ile önce sık sık birlikte gittiğimiz tarlaların bulunduğu yöne çevre yoluna, ardından seninle beni buluşturacak olan yola yani seninle onca zorluk, sıkıntıya, sürprize, istenmeyene karşın, beraberce omuz omuza ‘dile kolay’ dedikleri ama bugüne kadar devam eden 34. yıla girdik..


Yani seni görüp, sevdiğim, yoldan alıp,kendime eş ettiğim 34 yıl geride kalsa da sen hep o günkü heyecanla sevgilim, bugünkü eşim,hayat arkadaşım, çocuklarımın anası, torunlarımın ninesi, anamın gelini, ailemin en büyük emektarı, kadınım, arkadaşım, can yoldaşım, kabul eder misin bilmem ama bir çok kez özür dilediğim ve bir çoğuna benim neden olduğum onca sarsıntıya karşın evimin yıkılmayan direği, temelisin..


Evet, seninle, Selmi eşimle 34 yılı bulan birlikteliğin ilk günü olan 23 Mayıs Cumartesi gününü bizim günümüz olarak ilan ettiğim buradan, kalben ve Corona saçmalığı dolayısıyla hayat bitecek korkusu yaşayan, evlere hapsedilen insanlara ‘Korkmayın, bu da gelir, geçer’ dediğim 34 yılların olduğunu anlaması gereken tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyor ve seninle olmanın mutluluğunu yaşadığım yıl dönümünü kutluyorum canım, sevgili eşim, Selmi’m.. Seni seviyorum..



GEÇMİŞ YILLARA AİT HABERLERİMİZİ OKUMAK İÇİN TIKlayın..



KAR YAĞDI KAZALAR BAŞLADI


KAR YAĞDI KAZALAR BAŞLADI


arşiv haber 13712/2018 tarihli haber


Ardahan’ın Göle ilçesinde, otomobil ile yolcu midibüsünün çarpması sonucu meydana gelen kazada, 8 kişi yaralandı.


Kaza, saat 16.00 sıralarında, Ardahan- Göle yolunun 17’nci kilometresinde, Tahtakıran köyü mevkisinde meydana geldi. Ercan Şahin yönetimindeki 34 ES 1884 plakalı otomobil, buzlanma nedeniyle kontrolden çıkıp, karşı yönden gelen İsmail Çelik‘in kullandığı 75 AAC 243 plakalı midibüs ile çarpıştı. Kazada sürücüler Ercan Şahin ve İsmail Çelik ile otomobilde bulunan Aynur Yılmaz ve midibüsteki Niyazi Şahin, Ayşenur Yüksel, Muhammed Sanatçı, Taylan İlçi ile Gözde Saraç yaralandı. İhbarla gelen sağlık görevlileri, 8 yaralıyı ambulanslarla Göle ve Ardahan devlet hastanelerine kaldırdı. Tedaviye alınan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Araçların büyük hasar gördüğü kazayla ilgili inceleme başlatıldı. 


fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


SARI YELEK FRANSA


Başkan Erdoğan’ın ardından dün ona demediğini bırakmayan bugün onunla ortak olan hatta saray bakanıymış gibi konuşan Devlet Bahçeli’nin de gündemine giren Fransa’da ki sarı yelek eylemleri son buldu.

Bu eylemin Paris’te başlayıp tüm Avrupa’ya yayılacağı hatta Türkiye’nin de için de bulunduğu ülkeleri de etkisi altına alacağı belirtilirken ABD Başkanı Trump’ın attığı mesaj başta havuz medyası olmak üzere kimsenin dikkatini çekmedi.

Hal bu ki sarı yelek eylemi başlamadan önce Trump’ı yani Amerika’yı rahatsız eden bir gelişme de dikkatlerden kaçmıştır.

Çünkü Fransa Cumhur Başkanı Macron ve 60 yıldır Türkiye’yi üyeliğe kabul etmeyen Avrupa birliği yöneticileri BM ve ABD’ye gebe kalmayacak bir Avrupa ordusunun kurulması gerektiğini belirtmiştiler.

Yani AB’nin güçlenmesini istemeyip kendi kurucusu olan İngiltere’yi Avrupa birliğinden ayıran Amerika Avrupa ordusunu kurulması yönünde fikirlerden bir hayli rahatsız olmuştu.

Ve bana sorarsanız düğmeye basmış sarı yelekleri hazırlamış Fransa’yı başta olmak üzere tüm Avrupayı karıştırmıştır.

Bu idamı öne sürerken Menderes’in asılmasından 15 Temmuz darbe girişimine kadar rolü olan ABD’yi hafife almamak lazım.

Hafife alanların Saddam,Mısır,Tunus,Filistin’in bu gün ki durumuna bakmasını tavsiye ederim.

Şimdi ne anlatmak istediğimize ve neyi yaparken ABD’siz yapamayacağımızı anlatmak isteyen benim ordumuzun yeniden sınır ötesi bir harekete niyetlendiğinin açıklaması ardından Ankara’da ki tren kazası, Büyükçekmece ‘de ki bomba ihbarı Başkan Erdoğan’ı ‘Bir kaç gün için de harekete geçeceğiz’ demesi ardından meydana gelmesi tesadüfmüdür.

Çünkü Batıdan Doğuya giderken karşımızda ABD’nin olduğunu unutmamak gerekir. Bunu bir ABD askeri üst düzeyi yetkilinin yaptığı karşı açıklamayla da görmek mümkündür.

Kısacası Suriye’nin bu hale gelmesine vesile olanlar ABD’nin ve onun orta doğu da ki temsilcisi İsrail’in beklediği anın yarattıklarını,sebep olduklarını unutması gibi Rusya ve İran’a rağmen bölgeye iyiden iyiye yerleşen ABD’nin karşı atağını unutmasınlar.

Çünkü ABD denen ülke dost görünürken ince hesaplarını orta doğuyu sömürmek olduğunu ve bunun için de müttefik falan hesaplarını düşünmeyeceğini herkes bilmelidir.

Öyle ‘sarı yelek giyen çıplak yatmayı da göz önüne almalıdır’ demekle bu işlerin yürümediğini de ve batıdan doğuya giderken karşıların da ABD’nin olacağına Fransız kalmamak lazım.