Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır. Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yer alan stratejik öneme sahip dünyada nadir görülen, biri demir yolu, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrük kapısı olmak üzere üç sınır kapısı bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan kozmopolitlik bir ildir.
Ardahan deyince; Tarım,Hayvancılık, Arıcılık, Kaleler ve Kuleler şehri akla gelir.
Kısacası Rutin cevap verecek olursak; Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır.
Ama Ardahan’ı bize tanıtın derseniz ben Ardahan’ın ülkenin en stratejik bir vilayeti olarak adlandırırım.
Bunu da, savaş karşıtı biri olarak eğer çıkarsa tek bombalanmayacak bir bölge olmasına bağlıyorum.. Çünkü Ardahan denilince Kafkasların yer altı zenginliklerinden olan petrol ve doğal gazını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hatlarının yanı sıra yapımı sona eren Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, TANAP petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan ülkemiz üzerinde batıya aktarılıyor.
Yani çıkacak bir savaşta Rusya ve Kafkas ülkeleri Ardahan’ı bombalayamaz, çünkü petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan geçiyor.
Yunanistan, Fransa, Almanya vb. ülkeler Ardahan’ı bombalayamaz. Çünkü kendilerine lazım olan petrol ve doğal gaz bor hatları Ardahan’dan geçiyor. Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı Ardahan’dır derim.. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e giden yolu Ardahan’dan geçmektedir.
Bugün dünyanın gözünün diktiği Ortadoğu’da ki siyah petrol kadar değerli olan Kırmızı et deposu olan Ardahan’da yıllık 350 bin büyükbaş, 170 bin küçükbaş hayvan yetiştirilir..
7 yıl önce döşenen şehir içi doğalgaz hattıyla kent merkezi doğalgazla ısınmaya başlayan Ardahan’a sınır olan Kafkasya da adını aşılayan ve 6-7 santimlik uzun iğnesiyle ile bir çoğu endemik olan çiçekler ile donatılan Ardahan yaylasında derde deva olan balı toplayan Kafkas Arısı denilince Serhat Ardahan akla gelir..
Üzerine birçok HES yapılmasına karşın sularına gem vurulamayan ve yeşilim Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır ovalarıına can veren Kura Nehrinin ve üzerinde ki Rus Demir Köprüsünün simgesi olduğu Ardahan tamamı Alevi olan Damal ilçesi ile tamamına yakını Kürt olan Göle ile barışık, tümü Ahıskalı olan Posof’a komşu olan ve yarısı alevi yarısı suni olan Hanak ile kardeş, nüfusunun hepsinin Terekeme olan Çıldır ilçesi ile bacı, 21 köyün bulunduğu Kürt Hoçvanla dosttur..
Ardahan, ‘Işığa Karışın’ sloganı ile bugün 5 bin öğrencisi olan ‘Kafkasya Üniversiteler Birliği’ ni kuran ve yeri ve mimarisiyle müthiş bir kampüse kavuşan Ardahan Üniversitesi ile adından söz ettirmeye başlamasıyla ülke genelinde tanınmaya başlarken, 25 bin ilk ve orta öğretim öğrencisiyle İstanbul başta olmak üzere bir çok kentte örnek olan eğitim altyapısına karşın ÖSS, LYS gibi sınavlarda 81 Vilayet içinde sonlarda kalmanın üzüntüsü yaşayan bir şehir akıllara getirir..
İsveç ve Norveç ve Avusturya karlarından daha kristal bir kar ile bir gelinlik gibi 6 ay kış altında kalan Ardahan’da kış turizmine ve son yılların vazgeçilmez yayla turizmine uygun yeşilim yaylalarına yönelik başta Ardahan’dan göç etmiş olan ve İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde iş adamı, iş kadını olmuşolan iş sektöründe yönelik yatırımlar beklenir..
**Ardahan’ın kent kimliği ve tarihsel özellikleri..
İlimiz Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehirdir.
Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.
Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır.
Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.
Bundan sonra kurulup gelişen Ardahan medreselerinden birçok şairler, bilginler, paşalar yetişmiştir. Bu durum 1828 deki Rus istilasına kadar sürmüştür. 1876 -1877 Osmanlı- Rus Savaşı sonunda savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Brest – Litowski Antlaşması ile geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’ da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’ de Türkiye topraklarına katılmıştır. 1992 yılında Türkiye’nin 75. ili olmuştur.
**Ardahan’ın sosyoekonomik durumu..
Ülkemizin gelir seviyesi bakımından en düşük illerinden biridir. Ekonomisi daha çok büyükbaş hayvancılığa dayanır. Bunun yanında süt ürünlerinin üretimi özelikle kaşar peyniri üretimi yapılmaktadır. Kaz yetiştiriciliği ve Kafkas Arısının ürettiği Ardahan Balı olsada Ardahan ekonomik olarak sağlam bir yapıda olmadığı için daha çok göç veren bir şehir modelindedir. Her ne kadar göçü engellemek amacıyla hibe ve teşvik programları olsa da göçün önüne geçememektedir. Ardahan ili sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 81 ilde 71. Sırada yer almaktadır.
**Ardahan yatırımcısına
ne tür imkanlar sunar..
Bu anlama da gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.
Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden de faydalanmaktadır.
Ardahan’ın ne tür yatırımlara ihtiyacı var, devletten beklentileri nelerdir?
İlimizin özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi beklenmektedir. Ardahan ili Havaalanında içinde olduğu büyük ölçekli yatırım ile stratejik yatırımlar ihtiyaç duymaktadır.
Bunun yanı sıra;
Madencilik yatırımları, Demiryolu ve Denizyolu ile yük veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar. Test merkezleri, rüzgar tüneli ve benzeri nitelikteki yatırımlar, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yatırımları (TRA2’de yok), Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, yatırım tutarı 20 milyon TL’nin üzerindeki belirli ilaç yatırımları ve savunma sanayi yatırımları..
**Ardahan’ın ayrıca yarattığı ekosistemi..
* Bölgede;
• 15 Adet Anonim Şirketi,
• 30 Adet Akaryakıt İstasyonu,
• 5 Adet Oda,
• 18 Adet Taşıyıcılar Kooperatifi,
• 24 Adet Sanayi Sicil Belgesi Alan İşletme,
• 132 Dükkanlı Küçük Sanayi Sitesi,
• 3 Adet Sınır Ticaret Belgesi Mevcuttur.
• ATSO Üye Sayısı 560 (Tüzel kişi sayısı: 226 – Gerçek kişi sayısı: 334 )
• Sektörel anlamada süt ve süt ürünleri imalatı: 27 işletme bulunmaktadır.
7- Bölgenizde istihdam yapısı nedir? Mevsimlik istihdam yapısı söz konusu İstihdam 7.145 79. sıra da Kadın İstihdamı 1.456 80. sıra da Kadın İstihdamının Oranı % 20,4 43. sırada İşsizlik Oranı % 5,8 7. sırada yer almaktadır. Tuik verilerine göre Ardahan istihdam oranı en yüksek ildir. Bu Toplum yaranına yapılan iş kur programları kapsamında işe alımlardan kaynaklanmaktadır. 2015 yılı itibariyle 4200 kişi İş-Kur aracılığıyla kurumlara Toplum yararına çalışma programı kapsamında yerleştirilmiştir.
**Ardahan’ın yıllık ihracat ve ithalat rakamları..
İhracat : 1600.000 $, İthalat 450.000 $ Yapılan ihracat : çimento, tuz, inşaat malzemesi İthalat: Gübre
**Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları ve kuruluş bilgileri..
Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batmak üzere olan Yunanistan’ı kurtaran Avrupa Birliğinden fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşturmak, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar..
Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…
Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’
Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır..
**ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri ..
Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezi Hazırlattığı, ‘ARDA/FED’in Vizyon, Misyonu, Hedefleri’ adlı rapor kamuoyuna sunuldu.
Proudhon’un; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile yola çıkan ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri başlıklı raporu şöyle;
**ARDA/FED MİSYONUMUZ;
Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED’in temel misyonudur.
**VİZYONUMUZ;
Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.
**HEDEFLERİ;
1) Ardahan’ın ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,
2) Ardahan derneklerini ve Ardahan’ı temsil etmek,
3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak, iletişimi güçlendirmek,
4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,
5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Eğitim ve Kültür Komitesi, Kadın Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak..
6) İşverenlerin ve bürokratların ticari ve mesleki gelişimine katkıda bulunmak..
7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak..
8) Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek..
9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek..
10) Başta Avrupa Birliği ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek
11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek..
**HAKKIMIZDA
2010’dan beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra 19 Kişilik yöneticileri ile hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 64 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, son 4,5 yıl için de ayrı ayrı gruplardan oluşan bugüne kadar bir çok, ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..
Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvalar düzenleyen, İSO gibi önemli kurumlara ziyaretler yapan, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep etmiş ve görüşmüş, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul’un 39 ilçelerinde ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporlar sunan, İstanbul ‘un diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz geceleri düzenlemekten öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuştur.
ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Bölge Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Derneği’ , ‘Pendik Ardahan İl Derneği’ Ardahanlı İş Adamları Derneği kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’ ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Derneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan, 14 İl Federasyonunun buluştuğu Anadolu Konfederasyonunu kurduran Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…
ARDA-FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plana itildiğini görmüştür.. Bunun için hep , ‘ş adamları’ denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Hülya Avşar dâhil tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu,
Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?.’ demiştir.
Saygılarımla..
Fakir Yılmaz
Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci
05322678015
.jpg)
**Postun içinde ki dostlar, Ulusalcılar!..
HDP’nin Genel Merkezinin 81 Vilayet Örgütlerine, tabana sormadan aldığı karar ile yeniden CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun aday olduğu İstanbul seçimleri öncesi açıklanan işsizlik rakamlarına baktığımıza da seçim sonuçlarınında büyük etkisi olan ekonominin içinde olduğu durumu daha iyi anlamaktayız.
Ve işsizliği asıl tetikleyen ekonomininde içinde olduğu onca sıkıntının altında yatanın da o çok istenen demokrasiye yönelik adımların ileriye atılmaktansa, bu yönde niyeti olanların üzerinde oluşturulan korku çemberi ile geri çekilmesidir..
Örnek mi?
Demokrasi ile başa gelen ve demokrasiyi geliştireceği umut edilenlerin iktidarın verdiği şımarıklıkla demokrasiyi kısa sürede unutmasıdır.
Ve demokrasiden, beklenenlerden uzaklaşan aynı iktidar toplumun kendilerine karşı 7 Haziran’da ortaya koyduğu tepkiyi anlamayıp, 1 Kasım’ı yapınca aynı toplum bu kez de 31 Mart seçimleri ile mevcut iktidarı uyarmıştır.
Yani demokrasi dahil bu ülkede ki iktidar yöneticilerinden isteneni alamayanların tepkisini fırsat bilip, demokrasi gereği olan seçim veya başka yolla iktidarı alt etmek isteyenlere yani bana göre ‘Bu ülkenin asıl sahipleri bizleriz’ diyen ulusalcılara fırsatlar verilmektedir.
Evet, bu ülke de yıllardır iktidar olan ve her eleştirini anti-demokratik bir bakış ile ‘Not ettik’ diyerek tehdit eden ama bu tür hareketleri ile güç kayıp ettiğini anlamayan parti ve başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta demokrasi olmak üzere bir çok konu da yaptıkları yanlışları kabullenmeyip, ısrarla bildiklerini yapmaya kalkmaları, HDP’nin de içinde olduğu toplumun yeniden ulusalcılara yönelmelerine sebep olduğu da bir gerçektir.
Çünkü 31 Mart seçimlerinin asıl kazananları olan ulusalcılardır.
Yani İstanbul İBB’nin de içinde olduğu 31 Mart seçimlerini Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içinde olduğu solcular değil, geride kalan seçimleri asıl kazanan ulusalcıların 23 Haziran’da da zaferle çıkacaklarını şimdiden ortaya koyar gibi..
‘Nereden bu tahmini yaparsın?’ diye soracaklara CHP’nin gizli destekçisi, Barış Sürecinde T.C levhalarını AK Parti’ye indirten ama sürecin tekmelenip, buzluğun dondurucusuna kaldırılması ardından 31 Mart’ta CHP’nin içinde ki kazanan ulusalcılara astıran HDP’nin yanı sıra İYİ ve Saadet Partililer olsa da AK Parti’nin yaptıkları karşısında ‘Düşmanının düşmanı dostumdur’ demek zorunda kalanlardır..
Ve bu durumu 31 Mart seçimlerinin hemen ardından ortaya konan hal, hareket ve uygulamalarla bu partilerin tabanının anladığını da görmek mümkün.
Ve 23 Haziran’a ertelenen seçimi yeniden kazanmak için ‘Solcu, demokrat’ postuyla pusuya giren aynı ulusalcıların hiçte memnun olmadıkları ve 28 Mart seçimlerinin hemen ardından oklarını Kılıçdaroğlu’na çevirecek olanlar olacağını da burada yazıp, not ediyorum.
Ve yine bence bu durumu fark etse de önüne geçmeyen Kılıçdaroğlu gibi Erdoğan’ın da yeni bir plan içine girip, Bahçeli’nin de arasında olduğu BOB yada diğer nazik adı olan 2023 hedefine birlikte gitmek için görünmeyen bir birliktelikle ulusalcıların etrafında biriktiği İnce gibi İmamoğlu’nu da oyun dışına itecekler..
Yani güzel olacak denen 23 Haziran’ın daha güzel olması için ilk adımının İstanbul seçimlerini sadece İmamoğlu yakasını iptal eden YSK hakimlerini Kızılay’da gezemeyeceklerini, hatta yüzlerine tükürülecek hale geleceklerini ileri süren ve yaptıkları anlamsız çıkışları ile adeta ve bana göre seçimi iptal ettiren asıl faaller olan CHP’nin Genel Merkezi attığı adımıdır..
Bu ve buna benzer adımlar 23 Haziran’a yetişir mi bilmem ama yenilenen seçimlerin birilerine yeni bir fırsat daha doğurduğu da bir gerçektir.
İşte burada anlatmak istediğimde bu ülkenin asıl sahipleri olduklarını ileri sürüp, kendiler dışında kimsenin iktidar olmasına, karar vermesine izin vermeyen tabakalar yani diğer bir adıyla ulusalcılardır.
Ve bu ulusalcıların girdikleri solcu, demokrat postu içinde bugünlerde bir hayli hareket içinde oldukları da bir diğer gerçektir.
Ha bu arada diğer her seçimde hemen her gün çeşitli ad ve toplantılarda ortalıkta adı sıkça geçen kısa adı MİT olan Milli İstihbarat Teşkilatı da uzun süredir gündemde yok.
Neden bilmem ama bu ülkenin ulusalcıları kadar MİT’in de sistemin yani Başkanlığa geçen rejimin değişmesinden yana olmayanlardan oluştuğunu biliniyor da ondan mı?