İş Adamından Posoflular Tehdit!.. 'Cahit Başkan'a Oy Verirseniz Ancak Yatırım Yaparız'

İlçe Başkanı ‘Tehdit Etmiyoruz’ Dediği Toplantı da


Posoflu İş Adamı Yanında Posofluları Tehdit Etti!


Normal bir devlet memuru iken emekli olduktan sonra sanayici olduğunu ve Posof’a yatırım yapmak istediğini belirten Posoflu İşadamı batıda bulunan bazı iş adamları ile Posof’ta 200 kişilik bir tekstil atolyesi yatırımı yapacaklarını belirtirken karşılığında AK Partili Posof Belediye Başkan Adayına oy istedi.


ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/


Asmakonaklı olduğunu belirten ve ‘Burada Cahit başkana oy vermezseniz, yapacakları yatırımı gözden geçiririz’ diyen emekli müdür, yeni sanayici olduğunu ileri süren kişiye Posoflulardan tepki alırken aynı an açık hava da yapılan ve çoğu AK Parti İlçe Teşkilatındakiler olmak üzere 100 kişiden az insanın katıldığı toplantıda söz alan AK Parti Posof İlçe Başkanı Songül Öner’de toplantıda yaptığı konuşmada muhalefet ve bazı gazetelerin ileri sürdüğü gibi kendilerinin kimseyi tehdit etmediklerini belirtmesi iş karşılığında Posofluları tehdit eden İşadamının tehditinin yanında gölgede kaldı.


Posofluları oy karşılığında tehdit eden iş adamının konuşmasınu bu linkte izlenebilir.. https://www.facebook.com/cahit.polatoglu/videos/2408075692559157/UzpfSTEwMDAwMjA5MTkzMzk2MDoyMTUyOTU1NjcxNDUwODEw/



**Unutturulan Cumartesi Yazıları..


ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/


Kendini yerel seçimlerin gündemine kaptıran bir ülkenin başta ekonomi, işsizlik, iç barış olmak üzere bir çok önemli konuyu unutup, ötelediği gibi bizlerde bu seçim atmosferi için de kendi özellerimizi unuttuğumuzun farkında mıyız?!.


Sizi bilmem ama benim de kendimi kaptırdığım seçim atmosfer içinde kayıp olduğumu fark ederken her cumartesi ele aldığım ve özellerimi sağında solunda anlattığım ve rahatladığım yazılarımı bile unuttuğumu ve ülkem gibi benimde kendimi kayıp etmiş durumdayım.


Başkan Erdoğan’ın ortağı Bahçeli ile birlikte Beka sorununa çevirdiği, CHP, İYİ Parti ve Saadet Parti ve sakladığı HDP ile birlikte kendilerini kurtarıcı olarak ilan ettiği bu süreçte sandık başına gidecek olan biz seçmenlerin 31 Mart’ta vereceği oylarla ‘birileri seçilecek, bizi kurtaracak’ diye beklerken 100 yaşına gelen ülke de hep aynı sorun ve sıkıntıları yaşadığını ama rahatlık içinde olanların siyasiler olduğunu da özellerimiz gibi unutuveriyoruz.


Maddi sorunların yanında manevi sorunları bizlere unutturan yerel seçimlerin aslında ülkenin olduğu gibi bizim özelde yaşadıklarımızı unutturmak, ötelemek olduğunu farketsekte demokrasi adına sandık başına gidilecek olan sandıklarda toplumun, fertlerin özellerinde yaşadıklarını sorunların çözüm bulacağına olan umuttur belki bugün yaşadıklarımızı bize unutturan..


Bilmem ama bu ülkenin olduğu gibi toplumun birer ferdi olan bizlerin yaşadığı ve yazmayı unuttuğu özellerinin de içinde olduğu onca sorun ve sıkıntının unutturulup, ötelendiği bu süreçte Güney de kayyumları Ankara’ya geri gönderip, gönderemeyeceğini, batı da ve diğer iller de MHP Kökenli İYİ Parti ve Muhafazakar kesimin temsilcisi olduğunu öne süren Saadet Partisi ile ittifak kuran ama CHP’nin yanlarında resim çekmesine izin verilmeyen HDP’nin alacağı oyları merak ederken, iktidar da olmanın imkanları ile basın ve medya aracılığı ile de yeniden balkon konuşmasını yapmak isteyenlerin yarışı içinde kendimiz ve özellerimiz unuttuğumuz bir gerçektir.


Neyse gelelim Cumartesi yazılarımızda birine daha;


**Cumartesi günü uzaklarda yazmak..


Bir cumartesi günü yazmak istediğinizde neyi yazacağınızı uzun uzun düşünmeniz gerekir.

Çünkü insanların birer makine gibi programlandığı bir dünya da pazar günü hiç uyumasanız da haftanın en stresli günü olan pazartesi günlerinin ilk saatlerinde uyanmak zorunda olduğu gibi cumartesi günüde bir bilgisayar gibi resetlenmek ister, her cumartesi günleri şöyle bir uzanayım haftanın tüm yorgunluğunu üzerimden atayım diye düşünür..

Ve bunun dışında hiçbir şey düşünmek istemez, parmakları hareket etmez, ayakları kalır kala kaldığı yerde..

Ama dedik ya insanın bir makine gibi programlandığı, istese de o programı bozamayacağını..

İşte o insanlardan biri olan benim, haftanın altı günü en az bir köşe yazısı yazmam gerektiği ve bu yazıyı, en az iki yorumu, onca haberi ele alıp yazmaya başladığımda en az bir belki de iki saatimi bilgisayar başında geçirmek zorunda olurum.

Birçok kişinin facebook, msn, okey ve gereksiz sörflerle zamanını harcadığı bilgisayarın artık yorduğu gözlerle o gözler kadar yorgun beynimde akan düşünceleri o tatil denilen cumartesi günleri de yazıya aktarırken o yazının her satırının ne kadar değerli olduğunu her yeni yazımda daha iyi anlar ve omuzlarıma çöken yorgunluğun kalktığını anlar, öyle dinlenirim

Çünkü yazının benim enerjim olduğunu, yorgunluğumu aldığını yazdıkça daha iyi anlarım..

Uzun süredir uzak kaldığım matbaamın boya kokusu olmadan yazarken her ne kadar zorlansam da ardımı bırakmayıp, önce Ankara’ya sonrada İstanbul’a kadar gelen soğuk havaya inat bir yazıyı daha yazıp ısındım bir cumartesi günü daha..


ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA 


https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/