Gazeteci Fakir Yılmaz Cuma Günü Saat: 20.00-22.00’de ‘de TEMPO TV’de
Her Cumartesi günü saat:20.00-22.00’de ekranlarınızda..

Ardahan‘da kar yeniden etkisini arttırdı… 56 köy yolu ulaşıma kapandı.
Ardahan‘da kar nedeniyle 56 köy yolunda ulaşım sağlanamıyor. Ekipler yolların açılması için çalışmalarına devam ediyor.
Ardahan‘da gece saatlerinde kar yağışı etkili oldu. Sabah saatlerine kadar etkili olan kar yağışı nedeniyle 56 köyün yolu ulaşıma kapandı. Ardahan İl Özel İdaresi ekipleri yolların açılması için çalışma başlattı. Ekipler, köy yollarını ulaşıma açmak için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
Kent genelinde gün boyunca etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 56 araç ile araçlardaki 137 kişi köy yollarında kaldı.
-Kar ve tipi nedeniyle yolda mahsur kalanlar kurtarıldı
Ardahan’da etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle yolda otomobillerinde mahsur kalan vatandaşlar, İl Özel İdaresinin karla mücadele ekipleri tarafından kurtarıldı.
Kar ve tipi nedeniyle yolda kalan 56 araç ile içindeki 137 kişi, karla mücadele ekiplerince kurtarıldı.
İl Özel İdaresi ekipleri, yolda kalan araçları iş makinelerinin yardımıyla kurtardı. Kent genelinde karla mücadele çalışmalarını sürdüren ekipler, tipi nedeniyle sürücülerin özellikle akşam saatlerinde tedbirli olmalarını istedi.


Banka ve kooperatife olan borcunu ödeyemeyen besici yaşamına kafasınasıkarak son vermişti..
Bugün yaşanan yeni bir intihar olayınınyaşandığı Ardahan’da geçtiğimiz günlerde de banka ve Tarım Kredi Kooperatifi borcu faizleri ile birlikte 770 bin lirayı bulan besici, alacaklıların sıkıştırmasından sonra intihar etmişti. Otomobilini bile sattığı halde borcunun faizini bile ödemekte güçlük çeken 34 yaşındaki üç çocuk babası Fuat Avşar yaşamına son vermişti.

İntihar nedenleri ‘bilinmiyor’
TÜİK verilerinde intihar vakalarının gerçekleşme nedenleri ise; hastalık, aile geçimsizliği, geçim zorluğu, ticari başarısızlık, hissi ilişki ve istediği ile evlenememe, öğrenim başarısızlığı, diğer ve bilinmeyen biçiminde kategorize edildi. Hem erkek ve hem kadınların intihar nedenlerinde ilk sırayı “bilinmeyen” nedenler olarak gösteren TÜİK verilerine göre; 2015-2019 yılları arasında bilinmeyen nedenlerle gerçekleşen toplam intihar vaka sayısı 7 bin 351. İçeriği yazılamayan “diğer nedenlerle” gerçekleşen toplam intihar vaka sayısı ise 2 bin 682. Raporda, resmi verilerde ‘bilinemez’ veya ‘belirsiz’ kılınan intihar nedenlerinin sorunla mücadelede bir sorunsal olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
İlk üç sırada İstanbul, İzmir ve Ankara yer aldı
Yine resmi verilere göre; Türkiye’de en çok sayıda intihar vakasının yaşandığı ilk üç kent sırasıyla İstanbul (2370), İzmir (1063), Ankara (1001) oldu. Bursa, Antalya, Adana, Konya, Mersin gibi kentlerdeki vaka sayılarının da dikkat çekici olduğuna işaret edilen çalışmada, kentlerin nüfus sayıları ile intihar sayıları oranlandığında en fazla intihar oranına sahip ilk beş kentin; Tunceli, Ardahan, Burdur, Aydın ve Edirne olduğu belirtildi. Doğu ve Güneydoğu kentleri içerisinde ise, intihar vakalarının en fazla görüldüğü ilk 3 kent; Diyarbakır (370), Gaziantep (351) ve Şanlıurfa (284) olarak öne çıktı.
İntihar sayıları ile cinsiyet karşılaşmalarına bakıldığında Türkiye genelinde tüm yıllarda kadın ve erkek intihar vakalarıyla en yüksek sayıda karşılaşılan ilk üç kent yine İstanbul (327), Ankara (176), İzmir (150) oldu. Bu kentleri Adana (153), Diyarbakır (139) ve Konya (130) izledi. Medeni duruma ve cinsiyete göre intihar sayıları karşılaştırıldığında en fazla intihar vakası ‘Evli’ (8090) kategorisinde görülürken; ikinci sırayı ‘Hiç Evlenmeyen’ (6090 kişi) kategorisi oluşturdu.
Yıl bazlı yapılan incelemelerde toplam intihar vaka sayılarının 2018’e kadar düşüş gösterdiği, fakat 2018’in başlangıcı itibariyle artış göstermeye devam ettiği tespit edildi. Yaş, cinsiyet ve yıl karşılaştırmasına bakıldığında ise; 25 ve üstü yaş gruplarında yaş ilerledikçe hem erkek hem de kadınlar açısından intihar vaka sayılarının düzenli biçimde azaldığı kaydedildi.
‘Erkek intihar vakalarında yaş aralığı 20-24, kadınlarda 15-19’
Erkek intihar vakalarının en çok sayıda gerçekleştiği yaş aralığı 20-24 (1438) yaş aralığı iken; Kadın intihar vakalarının en çok sayıda gerçekleştiği yaş aralığı 15-19 yaş aralığı (711) oldu. Ayrıca resmi verilere göre 15 yaşın altında görülen toplamda 364 intihar vakasının 186’sı erkek, 178’i kadınlardan oluştu. 15-19 yaş aralığında ise toplamda görülen 1647 intihar vakasının 936’sı erkek, 711’i kadınlardan oluştu. 19 yaş ve altı çocuk/gençlerde intihar oranlarının/sayılarının fazlalığı da yine dikkat çekti.
Erkek intihar vakalarının nedenleri sırasıyla en çok ‘bilinmeyen’, ‘hastalık’, ‘diğer’ ve ‘geçim zorluğu’ olarak ortaya çıkarken; kadınlarda ise sırasıyla en çok ‘bilinmeyen’, ‘hastalık’, ‘diğer’ ve ‘aile geçimsizliği’ gibi nedenler ön plana çıktı.









Bir zamanlar Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti’nin bir bölümü ile Samtshe-Cavaheti bölgesini, Türkiye’de Artvin, Ardahan illeri ile Erzurum ilinin bir kısmını kapsayan büyük bir Eyalet olan ama bugün ilçe ve devam eden göçle yarın kasaba durumuna düşme tehlikesiyle karşı karşıya olan Çıldır’da bu yıl yeniden düzenlenen donmuş göl festivali başladı.
Atatürk’ün dürbünle bakan fotoğrafının kardan heykele döndüiüdüğü etkinliğe gidenler Atatürk’ün nereye baktığını merak derlerken, Çıldır ve Çıldırlılar ülkeyi bugünkü idarecilere teslim eden Ata’nın bugüne kadar olması gerekenleri merak edip, onlara baktığını belirtmeden geçemediler.
foto:cidirsancağı facebook
Evet, bakalım eline aldığı dürbünle nereye bakıyor, bu ülkeyi kurup, bugünkü izinde olduklarını iddi eden idarecilere teslim eden Atatürk…
*DOĞU EXPRESİNİN
SON DURAĞI OLMAMIŞ…
*GÜMRÜK KAPISI AÇIK
AMA KAPALI…
*ŞEYTAN KALESİNİN
YOLU GİBİ BAYRAĞI, IŞIKLANDIRMASI HALA YOK…
*MOZORET TÜNELİ HALA AÇILAMAMIŞ…
*AŞIKŞENLİK BELEDİYESİ
MAHALLE OLMUŞ…
*AKTAŞ GÖLÜ UNUTULMUŞ!
*YUKARICANBAZ’A AÇILACAK DENEN LOJİSTİK MERKEZİNDE HABER YOK…
ÇILDIR GÖLÜ ETRAFINA ÇİVİ ÇAIKLMASINA İZİN OLMADIĞI GİBİ KENTİN İMARI HALA YAPILMAMIŞ…
*ÖĞRENCİ YURDU SORUNU HALA ÇÖZÜLMEMİŞ…
*GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ OLMADIĞI İÇ GÜMRÜK İDARESİ KURULMAMIŞ…
*HAYVANCILIK BESİLİKÇİLĞE DÖNMEMİŞ.
*KANALİSAYON HALA KARAÇAYA AKIYOR…
*SUYU ÇEKİLEN, BALIK KALMAYAN HER İKİ GÖL KİRLENMEYE DEVAM EDİYOR…
VAY ANASINI 100 YILDIR HALA BİR ŞEY YAPMAMIŞLAR ŞOWDAN ÖTE…





Yaşanan ekonomik bunalımın gün geçtikçe daha çok can sıktığı ve bir o kadar da ağır hissedildiği şu günlerde, bu sıkıntılara dikkat çekmek için herkese olduğu gibi kendisine gelen yüksek rakamlı elektrik faturasını, zamlar geri alınana kadar ödemiyeceğini belirten Kılıçlaroğlu’nun bu desteklediğim, ferdi çıkışı adeta şimşek misali patlatması gündemi yaman şoke etti..
Ve bu şovun hemen ardından yalnız yaşadığı evine kendisine gelen elektrik, doğalgaz, su faturalarının ne kadar olduğu merak edilen, hükümetten önce muhalefete tepki koyan ve başta CHP olmak üzere muhalefetin ‘hükümetin yedek lastiği. koltuk değneği’ diye suçlanan Bahçeli’den bir açıklama geliyor. Bahçeli, “Kalmasını istemem ama ödemeyip elektiriği kesilerek, karanlıkta kalırsa da 81 ilin il başkanına söylüyorum kendisine kandil göndersinler..” demesi ile ayrı bir tartışma başladı.
Bahçeli’nin her zamanki gibi hükümeti savunan bu avukatlığı üzerine yeniden hatırladığımız kandiller sizleri eski günlere, Erdoğan’ın mumlu yıllar dediği yıllara götürürken benide başka yerlere götürdü..
Çünkü, Kandil tarışmaları ile bu yaşım boyunca yani elli yıldan fazladır gidilecek denen ama bir türlü gidilemeyen Kandil Dağını hatırlayıp, bu dağı googelden araştırdım.
Karşıma çıkan ilk bilgilerin “Kandil bombalandı! Terör yuvası yerle bir edildi!Kandile yeni bir operasyon! Kandilde panik!” başlıklı Aa, İha logolu bir çok haberi okurken merağımın , araştırmamın nedeni bunlar değil, Kandil Dağı’nı özelliğini, adının nereden geldiği ve neden bir türlü gidilemediğini öğrenmekti.
Ancak sadece adının Kürtçe’den geldiğini Irak ile İran arasında yüksek bir dağ olduğunu, Irak tarafında olduğu gibi İran tarafında da Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı, ormanlarla süslü yüksek rakımlı bir dağ olduğunu öğrendim.
Bahçeli’nin gündeme getirdiği devletin, bu güne kadar gelmiş, geçmiş hükümetlerin bir türlü gidemediği, son olarak da yerelde olduğu gibi ulusalda da Kürtlerin desteğiyle iktidar hayali kuran Kılıçlaroğlu’nun da “İktidar olursak yerle yeksan edeceğiz” dediği bu bölgenin Birleşmiş Milletler tarafından gidilemeyeceğinin de açıklandığını Demirel iktidarları döneminde söylediğini de öğreniyordum.
Demirel ve diğerlerinin, artı bu günkilerin bir türlü gidemediği ama “Gidiyoruz, gittik, bombaladık geldik” başlıklı, bol açıklamaların Aa ile İha gibi yarıdan çok resmi olan ajanslara haber olmasından öteye, gidilemeyen Kandil’in bu ülkenin ekonomisinde de, büyük rol oynadığını anladım.
Çünkü “gittik, girdik, vurduk, bitirdik” denen ama bir türlü gidilemeyen yani analarımızın gaz hissinden camını ömür boyu silip, yaktıklarını ve bize ışık veren kandillerle aynı adı taşıyan Kandil Dağı dolarlarla alınan, yapılan onca bombanın atılmasına rağmen bir türlü gidilip, yakılamadığı gibi hazinenin en büyük yükü olduğu da anlaşılıyordu.
Tam da kandil simitlerinin dağıldığı ayların içinde olduğumuz şu günlerde MHP il başkanlarından birer tane kandil gönderilmesinin istendiği Kılıçlaroğlu ve onu hedef gösterenlerin kandil konusunda bir türlü öteye geçemediğini de görüyordum.
Ve mubarek üç ayların içinde olmamız vesilesiyle dağıtılan kandil simidini yiyerek devlet ve iktidarlarınca bir türlü gidilemeyen ama 50 yıldır gündemden düşmeyen Kandil dağını araştırmakdan yorulup, oralara gitmekten ne olur, ne olmaz’ diyerek bende vazgeçiyordum..
arşiv haber 03/06/2021 tarihli haber/yorum/reklamlar



**Atatürk’e hakaret eden imam Demirkan’a kaymakamdan destek
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla camiye dönüştürülen Ayasofya’da yaptığı mevlüt konuşmasında, Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden İmam Mustafa Demirkan’a kaymakamdan destek ve övgüler geldi.
İmam Demirkan, konuşmasında Ayasofya için, “Bu ve bu gibi mabedlerin mabed olarak kalması için inşa edilmiştir. Öyle bir zaman geldi ki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi” derken Atatürk’ü de hedef alarak, “Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir… Yarabbi bir daha bu zihniyetin bu ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma…” ifadelerini kullanmıştı.

Bilecik’e bağlı İnhisar ilçesinin kaymakamı Ali Açıkgöz, Demirkıran’a sahip çıkan bir mesaj yayımladı.
Açıkgöz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu yüzyılda yetişen en kıymetli alimlerden biri olan Mustafa Demirkan Hocaya, Allah’ın ayetini zikrettiği için en galiz ifadelerle saldıranlar, seviyelerini bir kez daha göstermişlerdir” ifadelerini kullandı.


Her ses çıkaran telin, bu tellerin oluşturduğu ses ile şarkı, türküye dökülen satırların ustalarının aynı ayda, Haziran’da hayata göz yummalarının anıldığı şu günlerde yapılan paylaşımlara bakarken, onlar yaşarken ne kadar değer gördüklerini bu ülkede kitap, gazete okurunun ne kadar olduğunu düşünüyordum.
Çünkü hayatı ve bu hayatın içinde yaşananları anlamayanların çok olduğu bir dünyada yaşadıklarını tüm dünyaya anlatan Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Orhan Kemal’lerin, yaşarlarken yaşadıklarını anlayanlar, onların yaşadıklarını yaşayanlar her gün, her Haziran’da ölürken birilerinin de o yaşanmışlıklar üzerine timsah göz yaşları döktüklerini görüyor, izliyor, üzülüyordum, bir kez daha kendimin yaşadıkları ile…
Ve Ahmed Arif’in “Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız, bahçeleriniz bahar görmesin.” bedduası ile 82 Milyonluk ülkede bir milyonu spor, bir milyonu magazin, bir milyonu bedava dağıtılan gazetenin okunduğu, kitap evlerinin AVM’ler kadar dolup, taşmadığı ve yaşananların, yaşatılanların yüzünden Haziran’da ölmenin çok ama çok zor olduğunu, sevdasını okşarcasına klavyeyi okşayarak bir yazıyı daha bitiren parmaklarımı, tutan kollarımın kalbimden gelen sızı ile ağrıyıp, halsizleştiğini anlıyor, of çekerek Haziran’da ölmekten öte, daha zor olan duyguları frenlemeye çalışıp, yaşananların öldüğünü iyiden iyiye anlayıp, Haziran’a kadar yaşadıklarıma bir kez daha son veriyordum..
ki…
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
.jpg)
Demir ve Uğrulu Hayata Göz Yumdu..
Ardahanlı iki önemli ailenin önemli iki ismi aynı gün hayata göz yumdu.
Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde beyin kanaması geçiren ve yaklaşık bir haftadır İstanbul Ataşehir’de özel bir hastanede yoğun bakımda tutulan Küçük Sütlüce köylü, İşadamı/Siyasetçi Akın Demir’in babası, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın dayısı Kıyasettin Demir kurtarılamayarak hayata göz yumdu.Uzun yıllar Ardahan’da konfeksiyonculuk yapan Ardahanlı Kıyasettin Demir’in ikindi namazı ardından İstanbul Çekmeköy Küçük Koru Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.
**Kura Kitap Oldu..
Müzesi olmayan, kalesi bom boş bekletilen, tarihi bir çok binası, camisi, kilisesi, kalesi yıkılmaya terk edilen yani geçmişini resmi ideoloji dışın da halk diliyle anlatan ciddi bir kaynağı bulunmayan kısacası adeta tarihi kayıp kent konumunda olan Ardahan’ı anlatan yeni bir kitap çıktı.
Kenan Karabağ’ın ele aldığı ve duyurusu ilk kez gazetelerimiz ve sitelerimiz de yapılan ‘Kura Çözüldü’ adını verdiği kitap basılarak, yayınlandı.
Kura Çözüldü, 1900’lü yıllarda Doğu’nun en ucunda Kars ve Ardahan’da yaşananların anlatıldığı bir roman. Başlangıçta bir arada yaşayan ve Kura boyundaki hayatı paylaşan bu insanlar, ne oldu da birbirlerini kırmaya başladılar. Bu roman, ünlü 93 Harbi’nden sonra (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) Ruslara 40 yıllığına savaş tazminatı olarak verilen Kars ve Ardahan’a “sürgün kavim” olarak gelip Kura boyuna yerleşen eline silah almayan ve insan öldürmeyi günahların en büyüğü sayan Malakanların romanı… Kura boyunda köyler kuran Rumların… Gülüşleri çığlığa dönüşen Ermenilerin romanı… Bu roman Ardahan kırımının arkasından Kazak süvarilerinden kaçan Türklerin, Sahara Dağı’nda karla boğuştuğu insan eliyle yaratılan felaketin kitabı.
Kura Çözüldü, Ardahan’ı bir haftalığına ele geçiren mahkûmlar ordusu, Teşkilat-ı Mahsusa’nın başı Dr. Bahattin Şakir, ünlü tetikçi Yakup Cemil, Alman Binbaşı Ştange, Sinop Cezaevi’nin silahlandırılmış azılı katilleri, Rus Generali Kalitin, Enver Paşa’nın bölgedeki milis güçleri olan Ur Beyleri ve bütün bunların yanında yaşamak için vargüçleriyle hayata sarılanların romanı… Kura Çözüldü ve bir şehrin çığlıkları gökyüzüne yükseldi. Soluksuz okuyacaksınız…

Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var | |
fakiryilmaz323@hotmail.com
|
|
Barış süreci devam etseydi şu an tartışılan Anayasa değişikliğini HDP ile birlikte yapmak istediği saklanamaz bir durum olan AK Parti ve onun kurucusu şimdi ki Başkan/Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugünden itibaren kolları sıvadılar..
|