Ardahan’ın Göle İlçesin de meydana gelen ot yangınında 30 ton ot yandı.
Alınan bilgilere göre Göle merkeze bağlı Okçu köyünde çıkan yangında 30 ton ot 5 ton saman yandı Adem Dekak’a ait yığında çıkan yangına köylü kendi imkanlarıyla müdahale etti
Yandın sonucu 30 ton tou yanan Adem Dekak yaptığı açıklamada; ‘otumuzun yandığını fark ettim hemen Göle Belediyesi İtfayesini aradım ama dakikalar geçti cevap veren olmadı. Abartısız 20 dakika aramam devam etti cevap alamayınca bende koşarak Okçu köyünden Göle itfayesine kadar gittim itfaiyede nöbetcinin dışında kimse yoktu. Yani aracı kullanacak şöfürü kastediyorum. ben de itfaye aracını çalıştırarak Okçu köyüne yangın yerine geldim işin garip tarafı itfaye aracı çarşıyı suladığından dolayı içinde su yoktu öylece kala kaldık daha sonra Göle belediye ekipleri gelerek yangına müdahale etti. 30 ton ot 5 ton saman kulanılmaz bir durumda dedi.
**Göle’de tek suçlu Belediye Başkanı mı?
Bir ilçe’de olur ya bir yangın çıkarsa ararsın itfaiye cevap vermez ise.koşarak gidersin itfaiyeye sadece nöbetçi orada ise,itfaiye aracını otu yanan kişi çalıştırıp yangın yerine götürür ise,hortumları açıp yangına su sıkılması gereken bir anda itfaiyenin suyu yok ise, Bu Belediye Başkanı bu skandal olay karşısında hala o koltukta oturuyor ise, bu pişkinliğe artık şaşırmamak lazım.
Eğer
-Bir İlçede sular günlerdir akmıyorsa,
-Bir ilçede sokaklar toz ve pislik içerisindeyse,
-Bir ilçede üstü kapatılmayan ve etrafına güvenlik şeridi çekilmeyen kanalizasyon çukuru yüzünden özel idare aracı yaşlı bir vatandaşı ezip öldürüyorsa,
-Bir ilçede Milletvekilinin kardeşi Başkan hakkında çok önemli ve suçlayıcı açıklamalar yaparak protesto ediyorsa,
-Bir ilçede Başkan Makam aracını beğenmeyip evinin kapısında çürümeye bırakıp yeni bir lüks jeep alıp konforunu düşünüyorsa,ve bu jeeple ailece tatile gidiyorsa,kul hakkına riayet etmiyorsa
-Bir ilçede hamam diye yaptırılan yer tam bir garabet ve komedi inşaatıysa,
-Bir ilçede Belediye’de disiplin kaybolmuş at izi-it izine karışmışsa,
-Bir ilçede Belediye İmar işlerinde işler kontrolden çıkmışsa,
-Bir ilçede İŞ-KUR aracılığıyla Belediye’de işe alınan zengin ve torpilli kişiler işe gitmeden evinde oturup maaş alıyorsa,
-Bir ilçede halk Belediye Başkanından ümidini kesmişse,
Bu Adamı elinden tutup getiren ve seçilmesi için gayret gösteren Göleli Milletvekilinin ve buna destek veren AK Parti ilçe başkanının bu işte hiç mi suçu yok?
Onu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Festivale dışarıdan gelip şov peşinde olup bunu yapınca ortadan kaybolanlar,bizlere selam vermeyip sağda solda,ahkam kesenler ve Göle Yarınlarına koşuyor diye panel düzenleyenler,
Göle’yi bu haliylemi yarınlara hazırlıyorlar?
Bari çıkıp bu duruma bir açıklama yapsınlar.
zafer Tahiroğlu
**Göle’de Hayvan Hırsızlığı..
Ardahan’da aralıksız devam eden hayvan hırsızlıklarına bir yenisi daha eklendi.
Alılanan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ileçesi merkezinde Tacettin Kayıkçı’ya ya ait 6 büyük baş hayvan evinin bahçesinde kimliği belirsiz kişi yada kişilerce çalındı
Gece saat 22.30 sularında meydana geldiği öğrenilen ve Tacettin Kayıkçı’ya ait bahçeye giren hırsızlar 6 büyük baş hayvan çalarak ortadan kayboldular
Konu hakkında bir açıklama yapan Tacettin Kayıkçı, ‘40 yıl terzilik yaptım. Binecek bir arabam hiç olmadı. Emekliyim, 40 milyon kıredi kullanarak almış olduğum hayvanların sütüyle yağıyla hayatımızı idame ettiriyorduk. Yılların emeği bir gecede yok oldu.’ dedi.
**Sular olmayınca bir yandı, kül oldu!
Göle Kazim Karabekir Mahllesinde Celal Kılıç’a ait evde yangın çıktı
Mahalleli tarafından müdahale edilmek istenen yagın
mahallede suların akmadığından dolayı yangının büyümesine engel olamadılar.
Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesi Kazım Karabekir mahallesinde Celal Kılıç’a ait evin yan tarafında bulunan yazlıkta ekmek pişirmek için yakılan ocaktan sıcrayan kıvılcımlardan dolayı
evin çatı katında yangın çıktı.
Bunu gören mahalleli yangına müdahale etmek istedi. Ancak suların akmadığından dolayı çıkan yangına müdahale edemeyen mahalleli Göle Belediyesine ait itfaye ekiplerine haber verdi.
**Adersi Bulmayınca..
İtfaiyenin verişen adres e gitmektense yanlış yere gitmesiyle iyiden iyiye büyüyen yangın büyük hasara neden oldu.
Haberler: Kurbani Demir
**Basını Vali Hatırladı..
24 Temmuz Gazeteciler Günü Ardahanlı Gazetecilerle bir araya gelen Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez gazetecilerden ‘Önce Ardahan’ demelerini istedi.
Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın yanı sıra Kasım Tırpancı, Özkan Karakaya, Barış Bilgin, Selmi Yılmaz, Bülent Kılıç, Deniz Başlı, Alper Turgut, Akın Kılıç, Dinçer Aktemür, Sezgin Uygar, Olgun Yıldız, Mehmet Avşar, Ercan Ürker, Mitat Çoban, Günay Nuh, Ahmet Rıfat Vural, Mehmet Alkan’ın katıldığı toplantıda basın bayramını kutlayan Ardahan Valisi Bilmez birlikte hizmet ettikleri gazetecilerle sık sık bir araya gelceklerini belirtti.
Ardahan’da yerel ve ulusal gazetecilik yapan gazeteciler ile Kongre Binasında bir araya gelen Vali Bilmez, ‘İdareci ve kamuoyunun gözü, kulağı, sesi olan bizlerin önceliği Ardahan ve ülke ve Ardahan olmalıdır.’ dedi.
Ardahan Basın ve Halkla İlişkile Müdürlüğünün ev sahipliği yaptığı toplantı da gazetecilerin yaşadıkları sorunları bizzat kendilerinden dinleyen ve yapılması gerekenleri not alan Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez kısa bir süre önce atadığı Ardahan’ı tanıma sürecinde olduğunu ve bu süreçte ilk gördüğü en önemli şey Ardahan’ın birlik, berberliğin yaşandığı en güzel bir kent olması kendisini mutlu ettiğini belirtti.
**Eğitime önem vereceğiz..
Vali Mehmet Emin Bilmez, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolasıyla il merkezinde ve ilçelerde yayın yapan yerel medya temsilcileri ve ulusal basın temsilcileri ile tarihi Kongre binasında bir araya geldi.
Burada tek tek gül dağıttığı gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Bilmez şöyle konuştu: “Sizler, duymayan kulağımız, görmeyen gözümüzsünüz. Ardahan’ın lehine olacak her şeyi en iyi şekilde kullanıp, Ardahan’a zarar verebilecek, kötü intiba oluşturabilecek konularda daha duyarlı olacağız. Bunu sizin desteğinizle birlik ve beraberlik içerisinde başaracağınıza inanıyorum. İlimiz çok güzel, biz bu güzellikleri tanıtacağız ve daha güzel hale getireceğiz. Sorunları birlikte çözeceğiz. Kalkınma olacaksa eğitimle olacaktır. Bu nedenle zamanımızın çoğunu eğitime ayıracağız. Çünkü kurtuluşumuz eğitimle olacak.
**Stratejik Kent Ardahan..
Ardahan’ın stratejik konumunu devletimiz görmüş durumda. Posof’ta ki Ilgar tüneli Çıldır’da ki Mozeret tüneli, duble yollar, BTK demiryolu hattı bunu ortaya koyuyor. Çok stratejik bir konumdayız. Uzun vadede Ardahan gelecek vaat ediyor. Ama önemli olan bu sürede Ardahan bir hamle yapmalı ve bu yatırımları kendisine ekonomik değer katacak hale getirmelidir. Biz, sizlerle birlikte diyalog halinde olacağız. Ardahan’ın sorunlarına birlikte çözüm arayıp güzellikleri birlikte yaşayacağız.”
“Ardahan bundan sonra
sınırda olmanın avantajını yaşayacak”
Ardahan’ın bugüne kadar sınırda olmanın dezavantajını yaşadığını ama bundan böyle sınırda olmanın avantajlarını göreceğini ifade eden Vali Bilmez, “Bu bölge insanı değişik kökenlere sahip olsa bile halkların birbiriyle sorunu yok. Bizim burada amacımız bütün farklılıklarımızı zenginliğimiz addederek, huzur ortamında yaşamak ve birlikte daha güçlü olmak, bu birlikteliği korumaktır. Burada olduğumuz süre içerisinde kamu kurumlarımızla, derneklerimizle, muhtarlarımızla, siz basın mensuplarımızla ve STK’larla herkesi kaynaştırmaya çalışacağız. Buna herkesin de katkı sunması lazım” dedi.

Metal Delinmiş, Tekne Su Alıyor..
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
|
İktidarın Ardahan İl ve İlçeler yakasına baktığınız da Başkan Erdoğan’ın yeniden başına geçtiğinde söylediği metal yorgunluğu meselesini tam olarak algılayabilirsiniz..
Çünkü AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatların da yaşanan bu yorgunluğun metalin yorulmaktan öteye delindiğini, teknenin su almasına kadar gittiğini görmek o kadar mümkün.
Buna neden olan en büyük sorun da başta Ardahan İl Teşkilatın da olmak üzere AK Partinin İlçe teşkilatlarında görev alan birinin kendisi dahil, yeddi sülalesini İŞ-KUR vasıtasıyla devletin resmi kurumlarına yerleştiren zihniyettir..
Bunu da görmek için başta İl Spor Müdürlüğüne olmak üzere Hastaneye, Belediyeye, Sağlık Müdürlüğüne ve ilçe belediyeleri ile kaymakamlıklarına doldurulan AKP’li yöneticilerin, siyasilerin dost ve yakınlarına bakmak yeterli..
Öyle ki bir evde en az bir değil, 3-4 kişinin fakirin, fukaranın çocuğunun girmesi gereken işe girdiğini ve bu kanalla yine AKP’li olan bir eve ayda 10 ila 12 bin TL: bankamatik kartı ile maş girdiğini görmek mümkün..
Bu yetmezmiş gibi iktidarın nimetlerinden faydalanma hırsı ile devletin verdiği krediler, teşvikler yani tüm imkanlarda çel, çocuklarını, eş ve gelinlerini İŞKUR aracılığı ile maaşa bağlayan AKP’li büyük yöneticilere gitmesi de adeta normal ve olması gerek bir durum haline gelmiş..
Bu da Ardahan’da ki metali daha çok yormuş, delmiş, teknenin de su almasına neden olmuş halde..
Demirel dönemini, Özal sürecini aşan bu durum gün geçtikçe toplumu rahatsız ederken birileri de Başkan Erdoğan’a olan sevgi ve güvenden dolayı gelen oyları kendiler alıyormuş gibi pazarlayarak rantlarına rant katmanın şımarıklığıyla, gezişleri, tavırları değişmeye başlamış durumda..
Yaşanan bu şımarıklıkla Milletvekili ile Belediye Başkanını bile takmamaya başladıkları görünen metali yıpratıp, delen, teknenin su almasına vesile olan bu haramiler 15 yıldır iktidar olan partinin çarkını Ardahan’dan ters döndürmeye başlamış durumda olduğu da diğer bir gerçektir..
Peki bunun önüne geçmek mümkün mü?
Bana sorarsanız mümkün..
Onuda yapacak olan yorgun metalin başına geçen Başkan Erdoğan’ın olaya el atıp, önümüzde ki aydan itibaren başlayacak olan kongreler de şu an gerek ülke genelinde gerekse Ardahan’da ki AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarında bulunan mevcutların bulunmaz Hint kumaşı olmadığını ve hemen hepsini hurdalığa kaldırmasıdır..
Çünkü benim gördüklerimi, anlatmaya çalıştıklarımı bir ben değil, tüm Ardahan gibi AK Partinin Genel Merkezi de rapor haline getirdiğini duymakta, öğrenmekteyiz..

**Dikta değil, İktidar olun..
Bir çok gazetecinin tutuklu olduğu bir ülke de 24 Temmuz Basın Bayramını kutlamak ne kadar mantıklı bir durum bilmem ama yine de ‘bayram işte’ diyerek, ‘kutlamak gerekir’ diyerek gazetecilik mesleğini tüm baskılara karşın yapmaya çalışan gazeteci meslektaşlarımı tek tek kutlarım..
Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve 30 yıldır her gün yazan bir gazeteci olarak bu kentte gazeteciliği yaparken yaşananları yazarken ‘Acaba başımıza bir şey gelir mi?’ diye düşünüp, beynimizde ki düşünceleri özgürce kamuoyuna aktarma çabası içinde verdiğimiz mücadelede karşımıza hep dikta özlemi çeken siyasilerin çıktığını da biliyoruz.
Yerelde olduğu gibi ulusalda da bin bir soruna karşın inadına gazetecilik mesleğini yerine getirip, basın bayramı denen günlerde hatırlanan gazetecilerin diğer bir istem ve arzusu da iktidarım deyip, kendi yeddi sülalelerini kamu dairelerine yerleştirenlere dikta olmayın, iktidar olup, sizden hizmet bekleyen halka hizmet edilmesini sağlama çabasıdır..
Bu nedenle;
Birilerinin dikta olma hevesini bir kenara itip, iktidar olduğun hatırlayarak başta şu an kaz, tavuk, hindi bırakmayan yalancı veba sorununa çare araması ve merkezlerinde doğru dürüst bir wc’si bulunmayan bu kentin sorunlarına el atmasıdır..

**Cürümünüz kimi yaktı?
Başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde güçlü bir Ardahan birlikteliği için verilen çabaları baltalamak için ellerinden geleni yapanların ve Ardahan merkez de iktidarın gücünü arkalarına alıp şımaranların şu bir kaç festival ve şölende kendilerin bir pay çıkarıp, çıkarmadıklarını düşünüyorum.
Çünkü herkesin ayrı telden harekete edip, yalnız kaldığını bir kez daha gördüğüm Göle, Damal, Çıldır ve Posof Festivallerinde en dikkat çekici durum bir birini yiyenlerin hemen hepsinin moralsiz ve yalnız oluşlarıydı..
Çünkü sırt sırta vermeyi, el ele tutmayı beceremeyenler gerek etkinlik sahalarında gerekirse yaz tatili için geldikleri memleketlerinde yalnızdılar..
Göleli sözüm ona federasyon, dernek başkanı, hatta iş adamının Damal’a, Çıldırlı sözüm ona ileri geleninin Posof’a davet edilip, gidemediği, gidenlerin ise tanınıp, selam alamadığı görülen bölgede ki etkinliklerde onlar kadar yalnızdı..
Çünkü bölgede yani yerelde söz sahibi olduklarını sanıp, federasyon, dernek hatta iş adamı da kim dercesine kendi başlarına hareket edenlerde alanlarda yalnız ve tek başlarına kalmıştırlar..
Vali yada Kaymakamlar alana geldiğinde zorraki bir araya gelenlerin beş dakka sonra hepsi bir köşe de birer yetim gibi dolaştığı şenlik, şölen, ve festivallerde çıkarılacak tek ders herkesin bir yana çektiği Ardahan değil, herkesin el ele verdiği bir Ardahan birlikteliği için eteklerinde ki taşları dökmeleridir..
Çünkü hiç bir belediye başkanın resmi davet çıkarmadığı, yer vermeyi düşünmediği federasyon, dernek başkanı ile dernekçilik olmayacağı gibi başında bulunduğu kenti, ‘Tek başıma kalkındıracağım’ deyip, kendisinden başkasını dikkate almayan bir anlayışla bu kentte o istenen birliktelik olmaz..
Yani bir birimiz yemektense önce bir birimizi sevmeli, samimi olmalıyı..
Aksine mi, ‘Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın’ sözünü hatırlar ve bu sözün ne kadar yerinde ve de doğru söylendiğini anlarsın.
|
|
otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort otele gelen escort