JANDARMADAN FACEBOOK OPERASYONU!.. 10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI..

**KARSLI İKİ KİŞİDE ARDAHAN’DA GÖZALTINDA..


Öte yandan Kars’ta gözaltına alınan iki kişinin Ardahan’a getirilidiği alınan diğer bilgiler arasında oldu.


David Moser kaşar ve gravyer peynirini ilk kez Ardahan’da yaptı..


David Moser ve arkadaslari Gravyer ve kasar peynirini ilk defa nerede yaptilar ?


Peynir yapımı için üç kardeş üç koldan harekete geçti. Aslında ekmeklerini kazanmak için yola çıkmışlardı. İsviçre o zamanlar oldukça fakir bir ülkeydi. Biri ABD’ye gitti. Oranın en ünlü kaşar ve gravyer yapımcılarından biri oldu. Bir diğeri Simon İsviçre’de kaldı. O da başarısını ülke geneline yaydı.


En küçükleri David Moser ise…


Ona Kafkasya yollarına düşmek kaldı. Rusya steplerinde dolaştı. Hayatını kazanmak için geldiği Kafkasya’da bir yalnız adam olarak dolaştı. Bir süre Tiflis’te kaldı. Sonra macerasının başlayacağı Ardahan’a beyaz bir atın sırtında geldi.


Kendini korumak için Kafkas kıyafeti giydi ve omuzunda tüfekle dolaştı.


Malakan köyü Sarzep’e yerleşti. Tatar Memed’i tanıdı. Mandıra kuracağı bina ve kalacağı evi kar ortağı olduğu Tatar Memed’ten aldı. Her şeye sıfırdan başladı. Kardeşi Simon’dan yardım istedi. Ağabeyi hemen İsviçre’den yola çıkarak Ardahan’a kadar geldi. Gelirken peynir yapımında kullanacağı büyük tunç kazanları da beraberinde getirdi.



(Görsel: Malakanlar)


Mandırayı kurduğunda Malakanlar tüm sütlerini ona verdiler. David Moser belki de geride bırakacağı izin farkında değildi. İlk defa kaşar ve gravyer peynirini ağabeyi Simon’nun getirdiği büyük tunç kazanlarda imal etti.



(Görsel: David Moser’in Sarzep köyünde kurduğu zavot-1903)


Sarzep köyü David Moser’le adını bütün Kafkasya’ya duyurdu. Yaptıklarını almak için uzun yollar kat edenler oldu. Kuzey rüzgarlarını alan Sarzep peynirin çabuk kurumasını sağlıyordu. Bu da ona lezzet katan bir lütuftu. Evin önünden toprağı kazarak peynirin şırasını atmak için aşağıdaki suya kadar ağaç borular döşedi. İş yoluna girince bir süreliğine baba ocağına döndü. Bu ayrılık fazla uzun sürmedi.



Orada daha önceden tanıdığı İlk okul öğretmeni olan Maria ile evlendi. Ve “İş beklemez” diyerek yeniden kolları sıvadı. Maria’yla birlikte döndü Sarzep’e dönerken iki de yardımcı getirdi İsviçre’den…Davit Moser 1902’de geldiği Ardahan’da ünlendiğinde yıllar akıp gitmişti. Bir mandıra daha kurdu. İşi ilerletmişti. Artık Malakanlar’da kaşar ve gravyer yapımı öğrenmeye başlamışlardı. 1914’de çeteler Ardahan’ı bastığında baba ocağındaydı. Ancak mahkumlar mandıraları yağmalamıştı. Zarar bir hayli fazlaydı. Yeniden Simon’dan yardım istedi. Ağabeyi telgrafı alır almaz yola çıktı. Zorlu bir yolculukla Ardahan’a geldiğinde bitkin vaziyetteydi. Mandırayı birlikte toparladılar. İmalat başladığında ikisi de sevinçten naralar atmışlardı. David Moser çetelerden sonra altı yıl daha kaldı Ardahan’daki Sarzep köyünde. Artık çok şey değişmişti. Rusya’da Bolşevik devrimi olmuş. Ve Ruslar apar topar ağır silahlarını da bırakarak Ardahan’dan ayrılmışlardı. Ermeni ve Gürcü çekişmesi vardı. Kura sınır olmuştu. Nehrin ova tarafı Gürcülere, şehir tarafı Ermenilere kalmıştı. David Moser önce karısı Maria’yı gönderdi. Bu arada Ankara hükümeti Gürcülerle anlaşmıştı .


Davir Moser Gürcüler ayrılırken mandıralarını yetiştirdiği yeni sahiplerine bırakarak Ardahan’daki macerasını sonlandırdı. Giderken gözü arkada değildi. Artık Sarzep



’teki Malakanlar kaşar ve Gravyer yapımını öğrenmişlerdi. Hatta Türklerden bile imalata başlayanlar vardı.


Kafkasya’ya bir yalnız adam olarak geldi ve giderken kaşar ve gravyer peynirini yöreye öğreterek arkasında derin bir iz bıraktı. Ve yine bir yalnız adam olarak geri döndü. Bir süre Tiflis’te kaldı. Orada da yapamadı. Almanya’ya gitti. Peynir yapımından elde ettikleriyle orada bir tarla aldı ve çiftçilik yapmaya başladı. Naziler iktidara gelmeden oradan da ayrıldı. Yeniden baba ocağına döndü. Ağabeyi Simon karşıladı onu. Kendi oturduğu evi boşaltarak ona verdi. Artık kendini emekli etmişti İsviçre ve Amerika’da kaşar ve gravyer peynirinde ünlenmişlerdi.


Fransa, Almanya ve Avusturya onların imal ettiği lezzetlerden ayrılmıyordu. 1944’de yaşama veda ettiğinde arkasında derin 



bir iz bırakmıştı. O Kafkasya’ya kaşar ve gravyer peynir yapımını öğreten adamdı. İsviçre devleti ona sahip çıktı. Onun için oluşturulan arşiv devlet kontrolünde. Ve artık onun izini torunları takip ediyor. En son 25 haziran 2015’de yani geçen hafta buradaydılar. yöresel yemekler ikram edildi. Köydeki kültür merkezinde. Onu sahiplenmiş olmamızdan mutlanarak gittiler, geldikleri Sarzep’ten…


Ne yazık ki onun kurduğu mandıra sahipsiz durumda. Keşke onarabilsek ve torunları yeniden geldiklerinde orada ağırlayabilsek onları. Kaşar ve gravyeri tadarken onu bize öğreten bir yalnız adam David Moser’i de unutmayalım olur mu…


KENAN KARABAĞ ( KURA ÇÖZÜLDÜ’NÜN YAZARI)


 



**ARDAHAN’DA YENİ BİR OPERASYON DAHA!


*31/05/2016 Tarihli Haber


Geçtiğimiz gün yapılan ve 9 kişinin gözaltına alındığı Ardahan’da yapılan operasyonda bu kez 6 kişi gözaltına alındı.


Yapılan açıklamada; ‘Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce, PKK’nın gençlik yapılanmasının faaliyetlerinin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen istihbarat çalışmaları sonucu, şüpheli olarak belirlenen kişilere yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı.


Operasyonda biri Bursa ilinde bulunduğu tespit edilen 6 zanlı, gözaltına alındı.


Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda, bazı örgütsel doküman ve dijital materyaller ele geçirildi.’ denildi.


 


Ardahan’ın Posof İlçesi’ne bağlı Gürcistan’a açılan Türkgözü Sınır Kapısının bulunduğu beldede Richter ölçeğine göre 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.


Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün merkez üssünü Türkgözü olarak saptadığı deprem, saat 16.52’de yerin 5 kilometre derinliğinde meydana geldi.


Posof ve çevredeki yerleşim merkezlerinde halk sokağa döküldü. Kısa süreli panik yaşanırken, ilk belirlemelere göre depremin herhangi bir hasara neden olmadığı açıklandı.



**SARSINTI DEVAM EDİYOR..


Türkiye’de her gün olduğu gibi bugün de pek çok deprem gerçekleşti. İşte bugün ve dün (14 Mart 2016) Türkiye’de gerçekleşen son depremler…


 Dün ve bugün Türkiye’de meydana gelen depremler arasında Ardahan’da gerçekleşen 3.0 şiddetindeki deprem oldu.

AFAD yani Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı, her gün Türkiye’de meydana gelen son depremler ile ilgili detaylı bilgiler (Merkez üssü, derinlik, Rms, büyüklük) veriyor. 13 ve 14 Mart 2016 itibari ile Türkiye’de meydana gelen son depremler de şu şekilde…

12-13 MART 2016′DA MEYDANA GELEN SON DEPREMLER

Tarih (TS) Rms Büyüklük Ülke İl İlçe İlçe

14/3/2016 13:18:52 0.20000 1.7 Türkiye Burdur Altinyayla –

14/3/2016 13:08:25 0.20000 2.5 Gürcistan Sachkhere – –

14/3/2016 12:50:19 0.18000 1.8 Türkiye Erzincan Kemah –

14/3/2016 12:23:45 0.23000 2.4 Türkiye Erzincan Kemah –

14/3/2016 12:00:07 0.34000 2.5 Türkiye Manisa Saruhanli –

14/3/2016 08:39:29 0.49000 1.4 Türkiye Manisa Saruhanli –

14/3/2016 05:45:59 0.17000 1.3 Türkiye Van Saray –

14/3/2016 05:17:52 0.40000 1.5 Türkiye Mugla Mentese –

14/3/2016 04:13:56 0.26000 1.5 Türkiye Sakarya Hendek –

14/3/2016 04:09:12 0.25000 1.3 Türkiye Sivas Hafik –

14/3/2016 04:02:20 0.26000 1.4 Türkiye Kütahya Simav –

14/3/2016 02:06:08 0.48000 1.6 Türkiye Adiyaman Gölbasi –

14/3/2016 01:47:38 0.52000 2.6 – – – Akdeniz, 72.95 km. Alanya (Antalya)

14/3/2016 01:20:49 0.42000 1.7 Gürcistan Ochamchire – –

14/3/2016 01:18:47 0.22000 2.3 Türkiye Manisa Saruhanli –

14/3/2016 00:24:46 0.21000 1.5 Türkiye Çankiri Çerkes –

14/3/2016 00:15:30 0.64000 1.4 Türkiye Kütahya Hisarcik –

14/3/2016 00:14:45 0.46000 2.1 Türkiye Kütahya Domaniç –

14/3/2016 00:12:34 0.29000 1.3 Türkiye Ardahan Çildir –

14/3/2016 00:08:52 0.24000 1.5 Iran Khoy – –

13/3/2016 23:58:18 0.37000 3.0 Türkiye Ardahan Çildir –

13/3/2016 23:41:25 0.35000 1.4 Türkiye Erzincan Kemah –

13/3/2016 22:35:52 0.52000 2.5 Türkiye Erzincan Iliç –

13/3/2016 22:35:33 0.21000 1.4 Türkiye Erzincan Iliç –

13/3/2016 22:21:18 0.11000 1.6 – – – Akdeniz, 17.88 km. Arsuz (Hatay)

13/3/2016 22:15:47 0.19000 1.8 Türkiye Elazig Baskil –

13/3/2016 21:48:17 0.40000 1.9 Türkiye Antalya Manavgat –

13/3/2016 21:32:52 0.53000 2.0 Suriye Ar-Raqqah – –

13/3/2016 21:14:36 0.26000 1.2 Türkiye Denizli Acipayam –

13/3/2016 21:03:58 0.60000 1.4 Türkiye Amasya Gümüshaciköy –

13/3/2016 20:46:42 0.32000 1.5 Türkiye Manisa Akhisar –

13/3/2016 20:05:38 0.26000 1.8 Türkiye Malatya Hekimhan –

13/3/2016 19:06:40 0.64000 2.2 Türkiye Adana Kozan –

13/3/2016 18:04:15 0.41000 2.2 – – – Akdeniz, 98.36 km. Kumluca (Antalya)

13/3/2016 17:48:11 0.61000 1.5 Türkiye Mugla Mentese –

13/3/2016 16:08:01 0.67000 1.7 Türkiye Adana Ceyhan –

13/3/2016 15:23:06 0.80000 4.0 Yunanistan Khania – –

13/3/2016 14:50:20 0.32000 2.4 Türkiye Mugla Seydikemer –

13/3/2016 14:01:56 0.44000 2.6 Türkiye Mugla Seydikemer –

13/3/2016 12:33:40 0.37000 2.8 Türkiye Bursa Karacabey –

13/3/2016 11:04:57 0.47000 1.9 Türkiye Manisa Akhisar –

13/3/2016 09:37:34 0.47000 1.4 Türkiye Erzurum Ispir –

13/3/2016 08:00:58 0.40000 2.6 – – – Ege Denizi, 45.27 km. Ayvacik (Çanakkale)

13/3/2016 07:49:15 0.72000 1.3 Türkiye Adana Karaisali –

13/3/2016 07:23:20 0.37000 2.5 Türkiye Van Tusba –

13/3/2016 06:29:44 0.25000 2.1 Gürcistan Kvareli – –

13/3/2016 06:21:26 0.30000 2.0 – – – Ege Denizi, 7.44 km. Karaburun (Izmir)

13/3/2016 04:26:51 0.24000 1.2 Türkiye Van Özalp –

13/3/2016 03:54:59 0.35000 1.5 Türkiye Kirikkale Keskin –

13/3/2016 03:49:12 0.42000 1.7 Türkiye Manisa Akhisar –

13/3/2016 03:22:50 0.28000 2.5 Türkiye Sirnak Beytüssebap –

13/3/2016 03:19:55 0.31000 2.6 Türkiye Sirnak Beytüssebap –

13/3/2016 02:44:06 0.46000 2.4 Türkiye Mersin Mut –

13/3/2016 01:32:17 0.37000 2.9 – Nicosia – –

13/3/2016 00:32:26 0.18000 1.0 Türkiye Adana Ceyhan –

13/3/2016 00:25:40 0.20000 1.6 Gürcistan Khulo – –

13/3/2016 00:24:08 0.37000 1.2 Türkiye Aydin Söke –

13/3/2016 00:20:24 0.22000 1.6 Türkiye Bolu Merkez –    



GAMBİYA DİKTATÖRÜ GİTMEK İSTEMEYİNCE..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 
  

Aslında bugün size nereden estiyse gece yarısı uyanıp, internetten arayıp, vikipedi de bulduğum ve uzun uzun okuyup, incelediğim 24 Milyonluk Kuzey Kore’nin Diktatörünü anlatacaktım..

Babadan kalma bir ülkeyi yöneten bir oğulun devam ettirdiği dikta rejimi ile idare edilen 24 Milyon insanın nasıl, hangi şartlar altında yaşadığını ve bu insanların nasıl olup babadan oğula geçen bir diktanın önüne geçemediğini inceledim.

Ve aslında bir dikta rejimi altında nasıl yaşana bildiğini merak edip, uykudan aniden fırlayıp, dikta bir rejim ile idare edilen ülkeler arasında ilk aklıma gelen Kuzey Kore’yi ve orada yaşananları inceleme, kendimce bir kez daha tanımlama imkanı yakaladım, ülkemde yaşanan diktatör, ‘dikta rejimine gidiyoruz’ tartışmalarını düşünürken..

Anayasa değişimi için gecesini gündüzüne katan bir iktidarın ve ‘Bizde bakan olacağız’ hayalleri kurup, ülkeyi dikta rejime doğru götürdükleri ileri sürülenlere koltuk değeneği olanların da benim gibi bir gece yarısı kabus görmüşcesine uyanıp, böyle bir araştırma yapıp, yapmadıklarını da merak ederken halkında yaşananlardan bi haber olduğunu ve benim gibi ekmek derdine düşüp, kendisinin olmazsa da çocuklarının geleceği ile hiçte ilgilenemediğini anlıyordum bir adamın her an her yerde nefesini hissettirdiği Kuzey Kore halkının durumunu bir kez daha görüp, okurken..

Ve birinin diktatör olmak için çabalarken birilerinin nasıl olup ta vatan-millet-sakarya edebiyatları ile uyutulup, ‘Böyle olmazsa ülke bölünür’ kandırmacısını yuttuğunu da anlıyordum babadan oğula kalan bir dikta ile yönetilmeye devam eden, herkesi düşman ilan edip, milli gelirinin büyük bölümünü silaha yatıran Kuzey Kore’yi incelerken..

Evet bugün Kuzey Kore’yi ve orada ki dikta rejimi anlatmak isterken radyoda dinlediğim bir haber dikkati mi çekti ve dünyayı yine diktatörlerce idare edilen ve bugün darmadağın olan Suriye, Irak ve Ortadoğu da ki dikta rejimi ile yönetildikleri için bugün kan, revan içinde olan çadır ülkelerle farz sayan bizim basının nasıl olupta dünyanın diğer ucunda bulunan ve bölgesinin en küçük ülkesi olan Gambiya ile ilgilendiğini de merak ettim.

Ve gün boyu aklımda kalan bu haberi unutmayıp, bu kez sabah erkenden uykudan uyanır uyanmaz Kuzey Kore gibi Gambiya’yı da inceleme fırsatı buldum..

Ve karşıma çıkan ilk şey yönetim şekli oldu..

Diktatörlük..

Peki ne olmuştu bir çoğumuzun hangi kıta da, ne yiyip, ne içtiğini bilmediğimiz Gambiya’da..

Evet orada da bir diktatör varmış ve yapılan seçimler de yenilmesine karşın iktidar da gitmek istemiyormuş.

Ve çok ilginçtir onunda yönetim rejimi cumhuriyetmiş..

2 Milyonluk nüfus, 2 bin 500 kişilik bir orduya sahip bu ülkede yaşananlarda Kuzey Kore’de yaşananlardan farklı değilmiş..

Yani 12 Mart, 12 Eylül, 15 Temmuz gibi ihtilaller yapılan bizde olduğu gibi 30 yıl önce yapılan ihtilal başa gelip, 30 yıl gitmeyen, gidince de anayasaları başta olmak üzere yönetim anlayışları ile yeni diktalar halka hediye edenlerin ülkesi konumunda ki Gambiya’da er geç yapılan bir gerçek seçim ile yenilen diktatörün gitmek istememesi üzerine komşu ülkelerin müdahalesiyle karşı karşıya gelmiş..

Ve bu yazıyı bitirirken Gambiya diktatörü olan ve sandıktaki yenilgiyi kabul etmeyerek koltuğunu bırakmayan Diktatör Jammeh’e karşı Afrika ülkeleri düğmeye basmış, Gambiya topraklarına girmiştiler..

Yalnızca 2 bin 500 askeri bulunan Gambiya’nın bir dış müdahaleye direnmesi imkansız görünürken burada da ABD’nin elinin olduğunu görüyordum, ‘ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan kritik bir son dakika açıklaması geldi. Bakanlık, Gambiya’daki krizle ilgili olarak ‘Senegal’in askeri müdahalesini destekliyoruz’ dedi.’ haberini okurken..

Yani işin kısa öyküsüne dönecek olursak, artık; ‘Siz kim oluyorsunuz, ben istediğimi yaparım’ demekle işlerin yürümediği bir dünyanın olduğunu ama olan da halka oluyordu şu, ‘Ben iktidarda kalayım da ne olursa olsun’ deyip, her şeyi kendisine göre ayarlamaya çalışanlara da kalmayan dünyada..