Kadın Muhabirimiz Muhtar Adayı Bir Hayli İddialı..

Suğara Mahallesi Muhtar adayı Hilal Demirkaya 2019 yerel seçimlerine yaklaşık 1,5 yıl kala muhtar adayları adaylıklarını açıklamaya başladığından bu yana seçmeni iknaya çalışıyor


Nüfusu 2 binin altına düştüğü için Beldeliği alınıp önce köye ardından mahalleye çevrilen Çıldır’ın en kalabalık nüfuslu mahallerinden birisi olan Aşık Şenlik Köyü muhtar adayı Hilal Demırkaya bir hayli iddialı.


Hilal Demirkaya köyünde ki seçmenlerini ziyaretinde yaptığı açıklamada, “Mahalleye bir kadın eli değmesi gerektiğini düşünüyorum. Yerel idarecilerimiz ile birlikte mahallemizin sorunlarına çözüm bulacağız. Mahalle halkımızın ihtiyaçlarına cevap vermeye özen göstereceğiz. Bu anlamda Suğara mahallesi sakinlerinin ve özellikle bayanların desteğini bekliyorum. 31 Mart 2019 yılı yerel seçimlerinde Suğara mahalle muhtarlığına adayıyım ve Mahallemin sakinlerinin oylarına talibim” diyerek oy istiyor.


 


 


**CENNETİM..


Bir kadın 

Saçlarını tarıyor


Usul usul

Şarkı söylüyor.


Bir kadın

Ütü yapıyor


Damla damla 

İçinden ağlıyor


Bir kadın

Beşik sallıyor


Yürekten yüreğe 

Ninniler akıyor


Bir kadın

Emek veriyor


Ömürden 

Terler döküyor


Bir kadın

Kadınım diyor


Göğsünde 

Çiçekler açıyor


Bir kadın

Utanın diyor


Kaldırımlar

Utançtan utanmıyor


Bir kadın

İçini çekiyor


Ahhh anam Ahh 

Kadınım diyor.


Bir kadın

Hayal kuruyor


Herşeye 

Gülüp geciyor


Bir kadın 

Hergün ölüyor


Herkes onu

Cennet biliyor.


( Dünya kadınlar 

günü kutlu olsun )


Bilent ATALAY 

08 MART 2019

İstanbul



**Kadınlar da Erkekler Kadar Zordur..


Öncelikle bende her erkeğin yaptığı yalakalığı yaparak, Dünya Kadınlar Günü 8 Mart Günü Bugün ve Tüm Kadınların Günü olarak ilan edilen bu günün mutlu bir gün olmasını umuyor ve diliyorum

Her 8 Mart veya resmi günlerde hatırlananlar gibi bugün devletin en üst makamından en sade vatandaşa kadar herkes öyle yada böyle bu günü yani 8 Mart Dünya Kadılar Gününü kutlama yarışına girecek..

Ve benim de içinde bulunduğum erkekler kadınlardan çektiklerini bir kenara itip, anamız, eşimiz, bacımız, kızımız, sevgilimiz olan kadınlara methiyeler dizeceğiz.

Bu yazıyı okuyanlar gibi bugün hemen her kes öyle yada böyle bugünü hatırladığını ve kadına yönelik ya hazır bir mesajı yada da bir karanfili hediye etmiş rahatlığı içinde olacağız.

Kimizi uzakta olan, kimimiz ulaşamadığı, kimizi ise yanında olan kadınını mutlu etmeye çalışacak..

Ama kimse kadınların da bir insan olduğunu ve biz erkeklerden daha zor insanlar olduğunu dillendirmeyecek, gündeme taşımayacak.

Ve biz erkeklerin olmazsa olmazları olarak gördükleri kadınlara yönelik çok kötü insan tarafı olduğumuzu da dillendirip, bugün kadınlarla ilgili yaşanabilecek olan olaylarla gülüşüme olup, erkekleri suçlayacağız..

Yani olmazsa olmaz denen kadınları birer melek, erkeklerin ise melek değil her kategoriye girenler diyerek suçlayan kadınları bugünlük baş taşı edeceğiz.

Çünkü gün onların, bugün onları yarın ve diğer günlerin hepsi biz erkeklerinmiş gibi..

Babalar günü gibi biz erkeklerle ilgili günlerin neden 14 Şubat Günü gibi olmadığını, erkeğin olmadığı bir dünyada kadının ne kıymeti var diye sorulmadığı bugün, ‘yukarı kadın, aşağı kadın’ diyeceğiz.

Yemek yapmalarını sağlayan gıdaları, yaşamlarını idame eden tırları, gemileri yani Namus denen kavramın güvenliği dahil sınır bekçiliği gibi askerliğin de içinde olduğu tüm zor işleri yapan erkeklerin yaptığını unutup, yaşanan olumsuzluklar da erkek gibi insan olan kadını hiç günahı, suçu yokmuş gibi suçlamayacağız.

Yani mahalle diliyle diyecek olursak bugün biz tüm erkekler kadılara yağ yapacağız, yalakalık edeceğiz, hatta takla atacağız..

Ama erkeklerin ömrünü tüketen diğer önemli bir faktöründe kadın değil, erkeğin kendisinin suçuymuş gibi kıvransakta tüm erkeklerin kadınlardan çektiğini de dillendirme cesaretinde bulunacağız desem ‘Aha işte erkeğin ta kendisi’ denip yine biz erkekler suçlanacağız..

Ayağı öpülesi ilgi gördü mü erkeği cennete yollayan ananın hiç biz erkekleri dövmediğini, kız kardeşin erkek kardeşi hiç üzmediğini, sevgili denen kadınların 32 dişi söktürüp, cinnet getirtecek kadar erkeği germediğini, kandırmadığını hatta aldatmadığını ve kadınların Allah’ın en güzel kulları hatta perileri olduğunu yalandan da olasa kabul edip, ses çıkarmayacağız.

Çünkü bugün onların günü, 8 Mart Kadınlar Günü..

Diyeceğimiz de 9 Mart yada sonrasına mı bıraksak derken kadınında erkekler kadar zor insanlar olduğunu saklamamak ve yaşamın sadece erkeklerce cehenneme çevrilmediğini padişahların, başkanların, başbakanların anaları, eşleri, sevgilileri dahil tüm kadınlar da bilmeli ve varsa günah o günahın sadece erkekte olmadığını da belirtmek gerçek anlamda insanlık değil mi?

Yani kısacası; Sanki yine biz erkeklerin ulaştığı uzayda da varmışlar gibi bugün, ninem, anam, eşim, kız kardeşim, sevgilim diyerek, ‘8 Mart Dünya Kadınları Gününü’ diyerek günlerini kutladığımız kadınlarımızın da birer insan olduğunu ve erkekler kadar sevaplarının yanında günahlarını da olduğunu belirtilmesi, masaya yatırılması, konuşulup, tartışılması gerekir diye düşünenlerdenim, yaşasın insanların bir birlerini mutlu ettiği günlerin çok olması dileğiyle..