Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Karslı yedi kadın girişimcinin kurduğu, ‘4K Kars Kadınlarını Kalkındırma Kooperatifi’ İstanbul’da kendisini anlattı.
“Ün Değil Un Peşindeyiz” sloganıyla yola çıkan Karslı yedi kadın girişimcinin kurduğu“4K Kars Kadınlarını Kalkındırma Kooperatifi” yönetici kadınlar İstanbul’da düzenlediği gece ile amaçlarını anlattı. İstanbul Ataşehir’de düzenlediği tanıtım gecesine ilgi büyüktü.
Kars’ta faaliyet göstermek üzere kurulan ve “ÜN DEĞİL UN PEŞİNDEYİZ” sloganıyla yola çıkan Kooperatifin Kurucu Başkanı Filiz Kayaş, kooperatifin amacı ve planlanan faaliyetleri ile ilgili şu açıklamalarda bulundu :
“4K Kars Kadınlarını Kalkındırma Kooperatifi’ni kurmak üzere Kars Kadınları olarak bir araya geldik. Amacımız, Karslı Kadınlarımızın gücünü birleştirerek, tamamen yerel ürünlerden oluşan üretim ve pazarlama süreçleri yaratarak hem aile hem şehir hem de ülke ekonomisine katkı sağlamak, halkın organik besin kaynaklarından yararlanmasına katkı sunmaktır. Bu doğrultuda neleri, nasıl, ne zaman ve kimler tarafından gerçekleştireceğimize dair çalışmalarımızı planladığımız şekilde başlatmış bulunmaktayız.
Kooperatifimiz, doğal ve hayvansal ürünleri mamul haline getirmek suretiyle: öncelikle halı dokuma işi ile faaliyetlerine başlamayı planlamaktadır. Tezgahıyla, yünüyle, iş gücüyle tamamen yerel imkanlardan yararlanacaktır. İplik için yün, yün için koyun, koyun için yem gibi faktörler birlikte harekete geçecektir. Koyunun sütü, eti ayrıca değerlendirilecek, üreten elden çıkarma kaygısı taşımayacaktır. Deneyimli kadınlarımız iplik boyama, dokuma işinde genç kadınlara rehber olabilecektir. Ayrıca dağda, kırda kendi kendine yetişip çürüyen evvellik, yarpuz gibi bitkiler toplanıp kurtularak vakumlu paketlerle, gımılar turşu yapılmak suretiyle tüketiciye sunulacaktır. Bunun yanı sıra hayvansal ürünler süt, yağ, peynir, yoğurt, kurut, et, kavurma vs. halinde tüketiciye sunulacaktır. İlerleyen dönemlerde faaliyet konuları öneriler ve görüşler doğrultusunda geliştirilebilecektir.
İlk etapta kooperatif merkezinin bulunduğu yerde halı tezgâhları kurulup, gerekli malzeme ve hammadde temin edildikten sonra usta öğreticiler nezaretinde Kafkas halı dokuma usulüyle halı, kilim dokutturulacaktır. Giderek aynı usulle günümüz ihtiyaçlarına göre yeni renk ve desenlerde yeni tasarımlar yapılması düşünülmektedir. Daha sonra iş gücü ve hammaddenin yoğun olduğu köy ve mahallelerde halı tezgâhları kurulup üretim sürdürülecektir. Usta öğretici ve dokumacıları kooperatif yönetimi temin edecek, sonra tezgâh kurulması planlanan yerlere nezaret etmek üzere görevlendirecektir. Sonraki aşamalarda, mevsimine göre bitkiler toplattırılıp kurutulacak, hayvansal ürünler ise köylerde hazırlanacak, yerinde veya kooperatif merkezinde paketlenip tüketiciye hazır hale getirilecektir.
Nüfusunun yaklaşık olarak yarısının kadın olduğu şehrimizde tüm kadınlarımıza ulaşmayı düşünüyoruz. Bu nedenle iletişim kanalımız köy tüzel kişiliğini temsilen muhtarlar olacaktır. Şöyle ki; köydeki iş gücünü üretim sürecine muhtarlarımız aracılığıyla dahil etmeyi planlıyoruz. Köylü kadınlarımız toplayıp kuruttuğu evvellik, yarpuz, yaptığı kurut veya diğer hayvansal ürünleri köy muhtarı aracılığıyla kooperatifimize ulaştıracaktır. Emek ve ürünlerinin karşılığını da yine muhtarlar aracılığıyla alacaklardır. Böylelikle ürünüm elde kalacak, kime nasıl satacağım kaygısı gütmeden sadece üretime yoğunlaşacaktır.
Üretim ve ambalaj köy veya mahallelerimizde, pazarlama kooperatif merkezinin veya şube/temsilciliklerinin bulunacağı yerlerde, bazı ürünler için ise üretim yerlerinde yapılabilecektir. İlk etapta kooperatif merkezinin kurulacağı Kars’ımızda işyeri, depo oluşturulacak, 9-10 halı tezgâhı kurarak faaliyete başlamayı planlıyoruz. İlerleyen zamanlarda köy veya mahallelerimize de dokuma tezgâhı kurabileceğiz.
Tüm bunları gücünü, bilgi, birikim ve donanımını üretim süreçlerine dahil etme düşüncesinde olan Karslı kadınlarımız ve bu kadınlarımıza destek olmasa da engel olmayacak erkeklerimizle yapacağız.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan “Kadın Girişimciler Kooperatifi Ana Sözleşmesi” nde belirlenen usul ve esaslar dahilinde hazırladığımız 4K Kars Kadınlarını Kalkındırma Kooperatifi Ana Sözleşmesini gereğince kooperatifi 7 ortakla kurduk. Üst sınır yoktur. Pay bedeli 100 TL olarak belirlenmiş, bir ortağın en fazla 5000 pay alabileceği, pay miktarının en az 1/4 ünün ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu şartlarda tüm Karslı kadınlarımız kooperatife ortak olabilecektir. Pazarlama sonrasında maliyetler düşüldükten sonra kalan kar, ortaklara payları oranında dağıtılacaktır.
Logomuzda 4 renk kullanılmıştır. Kırmızı enerjimizi, hareketliliğimizi, siyah ciddiyetimizi, yeşil bereketimizi, başak sarısı refah ve huzurumuzu, renklerin tümü ise memleketimizin hemşeri profilini oluşturan farklı etnik aidiyetlerin bir araya gelip bir bütünü tamamlayabileceklerini sembolize etmektedir.
Bunun yanı sıra 4K kooperatifimizin adının baş harflerini simgelemektedir. Daire gerek coğrafik ve gerekse sosyal sınırlar, çark görüntüsü çalışmayı, 4 ün yukarı doğru uzayan kuyruğu yükselmeyi, daire dışına taşan başak, sınırları tarımsal faaliyetlerle aşma hedefimizi, daire dışındaki kurdele ve üzerindeki yarım desenler dokuma faaliyetlerimizi simgelemektedir.
Kooperatifimizin kurulmasında katkı ve katılım gösteren, başta kurucu ortaklarımız Ülker Akyol, Figen Arslan, Nuran Karahal, Yıldız Tutar Kılıç, Nuran Arslan ve Sevil Karahal olmak üzere, destek veren ve verecek olan tüm hemşerilerimize teşekkür ediyorum.” Özetle “ÜN DEĞİL UN PEŞİNDEYİZ” dedi.
Biz de “4K Kars Kadınlarını Kalkındırma Kooperatifi” nin şehrimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.
BİZİM KÖYDE KAN DAVASINI KİM ÇIKARMIŞTI?
İki amcamın 2 köylümün öldürülmesi ile sonuçlanan ve gravyer peynirin merkezi, malakanların yaşadığı, hayvancılığın Hollanda’yı kıskandırdığı ve en önemlisi babamın muhtar olduğu yıllarda ülkenin ilk Bio-Gaz merkezinin kurulduğu bir köyün darmadağın olduğu kan davasını hatırlatan görüntüleri bana wahsaptan atana bir sorum üzerine bu yazımı yazdım, bir taraftan da ağlayan çocuk sesleri eşliğinde bombalanan Ukrayna’yı izlerken..
Ve Ortadoğu’dan sonra yeniden Kafkasyay’yı kana bulayanların kim olduğunu sorgularken.. Aslında oynanan oyun çok basit ve bilinen bir oyundu..
Çünkü binbir çiçekli Şişka dağının eteğinde kardeşçe yaşayan halkları hatta akrabaları karşı karşıya getirenlerin aynısı idi önce Irak’ı ardından Afrika ülkelerini sonrasında Suriye’yi kan, revan içinde bırakan sözde Arap Baharının kış versiyonuydu Ukrayna’da oynanan kanlı oyun..
Yani dost adı altında ziyaret edilip, atılan imzalarla satılan silahların patlamasıyla olan olmuştu gerek benim köydeki kan davası ile Ukrayna’daki akan kan..
Çocuktum ama iyi hatırlıyorum, sonrasında benim de sol yanımdan yiyeceğim kurşunu taşıyan silahlarla köye gelen ve karanlık ahırlarda yapılan görüşmelerde bir inek, bir tozum karşılığı sattıkları silahları beğendirmek için çabalayan karanlık adamları..
Ve onların köyden ayrıldıktan sonra kopan bağırışlar, feryat edip, saç başlarını yolan kadınlar ve bugün Ukrayna’daki gibi ağlayan çocuklar..
Evet, dün Ortadoğu ve Afrika’da bugün Ukrayna’da yaşanan kan davasının tek nedeni daha iyi bir yönetim anlayışı, toprak bölüşülememesi falan değil, silah tüccarlarının kendilerine yeni pazar alanları açmak hem de insan öldürerek, o insanları en çok bizim sattığımız teknolojik, insansız silahlar öldürdü demeleri için..
Ve kimileri ağlar, kimileri ise ölümleri izleyerek kasalarına giren yeşil dolarları saymakla meşgul olur şu savaşın barıştan daha çok para ettiği dünyada..
arşiv haber arşiv haber 03/11/2016 tarihli haber(yorum/reklamlar
Kadınlardan Göleli Öğrencilere Kaynak Desteği
Ardahan’ın LYS ve LGS’de başarısız sonuçlar alarak son sıralarda yer almasına Göleli kadınlarca neşter vuruluyor.
Göleli kadınlar Göle’de ikamet eden ve üniversiteye hazırlanan Lise 12. Sınıf öğrencilerine LYS-YGS kaynak kitapları desteğinde bulunmak üzere kampanya başlattı.
İlk ve Orta Eğitimini Ardahan ‘da tamamladığını ve kendi öğrencilik yıllarında Üniversiteye hazırlanırken kaynak bulmakta güçlük çektiklerini ifade eden, Mali Müşavir Türkan Deli Göleli kadınlar olarak başlattıkları kampanya ile ilgili olarak; “Gölede öğrenci olmanın, veli olmanın ve anne olmanın ne kadar zor olduğunu bilen ve o zorlukları yaşayan kadınlar olarak, Göle’de ki öğrencilerimizin eğitim hayatına katkı sunmak için Üniversiteye hazırlanan öğrencilere kaynak kitap desteği kampanyası başlattıklarını” dile getirdi.
Deli; “Bu konuda başta komisyon üyeleri, federasyon yöneticileri ve tüm Göleli hemşerilerimiz gerekli desteği ve duyarlılığı göstereceklerinden yana hiç kuşkumuz yoktur. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki Göle’mizin her alan da gelişimi için nitelikli beyin gücünün yaratılması gerekmektedir.” dedi.
**2 KAPISI OLAN ARDAHAN’A 20 BİN,
Bir KAPıSI OLAN ARTVİN’E 1MİLYON!.
**Ne olacak bu memleketin hali?
Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) adlı iki gümrük kapısının olmasına karşın ne ithalat, ihracatta nede gelen giden de hayır göremeyen Ardahan kentlere gelen yabancılar konusunda da 81 Vilayet içinde en sonlarda yer aldı.
Ocak-Haziran döneminde Turkiye‘ye gelen yabancıların yüzde 69,4’ü havayolu ile ülkeye giriş yaptı. Söz konusu dönemde Türkiye‘ye gelen yabancıların yüzde 26,8’i kara, yüzde 3,7’si de denizyolunu tercih etti.
Turkiye’yi ocak-haziran döneminde ziyaret eden yabancıların yüzde 69,4’ü havayolunu kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü geçici verilerinden yapılan derlemeye göre, yılın ilk yarısında 52 şehre bağlı sınır kapılarından Turkiye‘ye toplam 10 milyon 740 bin 226 yabancı ziyaretçi gelirken, ziyaretçilerin yüzde 69,4’ü hava, yüzde 26,8’i kara, yüzde 3,7’i denizyolunu tercih etti.
Havayolu ile gelen yabancı sayısı 7 milyon 455 bin 821, karayolu ile gelen ziyaretçi sayısı 2 milyon 883 bin 635, deniz yoluyla gelen yabancı sayısı 398 bin 272 olarak belirlendi. 2 bin 498 yabancı ise demiryolunu kullanarak Türkiye’ye geldi.
Yabancıların giriş yaptıkları iller incelendiğinde ilk 4 sırayı İstanbul, Antalya, Edirne ve Artvin aldı. Söz konusu dönemde yabancı konukların yüzde 41,4’ü İstanbul’dan, yüzde 19,59’u Antalya’dan, yüzde 10,87’si Edirne’den ve yüzde 9,99’u da Artvin’den Türkiye’ye giriş yaptı. İstanbul’a gelen yabancı sayısı 4 milyon 448 bin 448 olurken, Antalya’ya 2 milyon 104 bin 258, Edirne’ye 1 milyon 167 bin 836, Artvin’e de 1 milyon 73 bin 290 kişi geldi.
Söz konusu dönemde Muğla’ya 573 bin 500, İzmir’e 249 bin 330, Ağrı’ya 208 bin 827, Aydın’a 154 bin 686, Ankara‘ya 131 bin 464, Kırklareli’ne 120 bin 509, Van‘a 107 bin 457, Iğdır’a 81 bin 688 yabancı ziyaretçi giriş yaptı.
Havayoluyla en fazla İstanbul ve Antalya’dan, karayoluyla Edirne ve Artvin’den, demiryoluyla Edirne’den, denizyoluyla da Aydın ve Muğla’dan giriş yapıldı.
Ocak-haziran döneminde, sınır kapılarından Bingöl ve Denizli’ye 3’er, Kars’a 9, Rize’ye 10, Malatya‘ya 11, Sivas’a 13, Kastamonu’ya 25, Bartın’a 33, Erzurum’a 34, Nevşehir’e 35, Ordu’ya 43, Sinop’a 45 ve Amasya’ya da sadece 48 yabancı ziyaretçi geldi.
2016 yılının ocak-haziran döneminde Türkiye’ye gelen yabancıların, giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu illere göre dağılımı şöyle:
İl Toplam (yabancı ziyaretçi)
Adana 46.714 , Ağrı 208.827 , Amasya 48 , Ankara 131.464 , Antalya 2.104.258 , Artvin 1.073.290 , Aydın 154.686 , Balıkesir 3.863 , Bingöl 3 , Bursa 605 , Çanakkale 6.597, Denizli 3 , Diyarbakır 2.214 , Edirne 1.167.836 , Elazığ 628 , Erzincan 694 , Erzurum 34 , Eskişehir 4.704 , Gaziantep 5.767, Giresun, 158, Hakkari, 22.263, Hatay 36.439 , Isparta 40.246 , Mersin 10.481 , İstanbul 4.448.448 , İzmir 249.330 , Kars 9 , Kastamonu 25 , Kayseri 9.475 , Kırklareli 120.509 , Kocaeli 4.113, Konya 5.600, Kütahya 165, Malatya 11, Muğla 573.500, Muş 137, Nevşehir 35, Ordu 43, Rize 10, Samsun 10.802, Sinop 45, Sivas 13, Tekirdağ, 14.360, Trabzon 10.887, Şanlıurfa 481, Van 107.457, Zonguldak 2.411, Şırnak 34.174, Bartın 33, Ardahan 20.048, Iğdır 81.688, Kilis 24.595
Toplam 10.740.226
**CANLI YAYIN DA DARBE SIKTI..
Demokrasinin D’sinin uygulamaya geçirilmediği tam aksine her gün çıkarılan yeni bir kanun hükmünde kararnameler ile iyiden iyiye rafa kaldırılan demokrasinin unutulduğu şu günlerde ekranlar darbeye karıştıkları ileri sürülen asker ve sivillerin görüntüleri ile dolup taşıyor.
En son dün su altında en az bir hafta yaşayabildikleri ve önüne gelen orduyu kısa sürede temizleyecekleri belirtilen ama 14 gün içinde saç, sakal içinde hemen yakalanan komando timinin yakalandığını canlı canlı anlatan tv ekranlarını izlerken Karadeniz’de günlerdir bir PKK grubunun olduğunu ve ne hikmetse tüm Karadeniz’de korkuya neden olduklarını da haber alıyoruz.
Ve ülkenin gerçek gündeminin hükümet yanlısı medyanın canlı yayınları arasında kayıp, gittiğini görmekteyiz..
15 Günde 15 yılda yapılmayacak kanunları çıkaran ve bir o kadar da kendisine karşı gördüklerini devlet kadrolarında atarak işi adeta cadı avına çeviren hükümetin başkan Erdoğan’ın iki dudağı arasında çıkan her kelimeyi yasa haline getirip, meclisi, hukuku devre dışı bıraktığı şu 15 günde içinde demokrasiyi geliştiren, önünü açan ne yapıldı?
Evet, onca basın ve tv’ni kapatıldığı, ağzını açanın içeri tıkatıldığı şu 15 günde düzenlenen Demokrasi adlı nöbetlerin dışında Demokrasi adına ne yapıldı?
Bekleyin sabırlı olun denilip, 3 yıl boyunca huzur içinde devam eden barış sürecinde olduğu gibi bu süreçte de atılması beklenen adımların atılmadığını görürken, en son canlı yayında komandoları yakalamakla demokrasinin gelmeyeceği biline..