Karslılarda Iğdırlılar Gibi Dernekleşmeye Başladılar..

**Ardahan Vakfı Kurulmalı..


Ardahan Dernekler Federasyonun ret ettiği, Ardahanlıların artık katılmayıp, sadece Ardahan adında kendi derneklerini kurmaya devam ettiği İstanbul’da Iğdırlılardan sonra Karslılarda kendi derneklerini kurmaya başladılar. 


Başta Ardahanlının içinde olmadığı ve Kars kültürü, Kars siyasetinin önde tutulduğu Kars Vakfının da KAI, KAISİAD ve KAIFED gibi oluşumlar gibi dağılmaya devam ettiği şu günlerde Ardahan Vakfının da kurulması için çağrı yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz 24-25-26 Kasım 2017 Günlerinde İstanbul’da gerçekleşecek olan Ardahanı Tanıtma Günlerinde Ardahan’ı İstanbul’da marka yapacak olan Ardahanlıların artık Ardahan ile alakası olmayan ve Ardahan adını gölgeleyen bu tür yani KAI, KAISİAD ve KAIFED denen oluşumlardan uzak durmaları gerektiğinin altını bir kes daha çizdi.


**Ataşehir Ardahan İl Derneği Kuruldu..


İstanbul Ataşehir ilçesinde yaşayan Ardahan’lılar derneklerinin kuruluş çalışmasını bitirip Ataşehir Ardahan İl Derneği resmen kuruluşunu gerçekleştirdiler.


Yeni kurulan Ataşehir Ardahan İl Derneği Başkanığını yapılacak erken kongreye kadar Ertuğrul Bulakbaşı yapacak.


Esenyurt 3 Bölge Ardahan İl Derneği, Beykoz Ardahan İl Derneği, Pendik Ardahan İl Derneği, Kartal Ardahan İl Derneği, Sancaktepe Ardahan İl Derneği, Maltepe Ardahan İl Derneği, Ardahan Kültür Evi Derneği, Sultan Gazi Avrupa Ardahan İl Derneği, Güngören Ardahan İl Derneği, Sarıyer Ardahan İl Derneği ardından kurulan Ataşehir Ardahan İl Derneğinin yönetimi şu isimlerden oluştu.


Başkan Yardımcısı Aşkın Şit, Sekreter Mustafa Bingöl, Sayman Selami Kendir ve diğer yönetim kurulu üyeleri Recep Akçay, Cengiz Havuz, Çetin Çalışkan yer alıyor.


Ataşehir Ardahan İl Derneği, Ataşehir K.Bakkalköy Mahallesi Prestij Caddesi yeni yerinde faliyete başladı.


**KAI ÇATIRIDIYOR..


*20/10/2016 Tarihli Haber


Ardahan Dernekler Federasyonun ‘ KAI, KAISİAD GİBİ DERNEK VAKIFLARA ARDAHAN ADINI YEM YAPTIRMAYIN, KATILMAYIN, RET EDİN’ çağrısıyla Ardahanlıların KAI yada KAISİAD gibi içi boş örgütlemeden ziyade Ardahan adını taşıyan dernek ve bu derneklerin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çektiği şu günlerde İstanbul’da ki KAI’nın dağılmak üzere olduğu ileri sürüldü.


Ardahan Dernekler Federasyonun; ‘ KAI, KAISİAD GİBİ DERNEK VAKIFLARA ARDAHAN ADINI YEM YAPTIRMAYIN, KATILMAYIN, RET EDİN’ çağrısıyla Ardahanlıların KAI yada KAISİAD gibi içi boş örgütlemeden ziyade Ardahan adını taşıyan dernek ve bu derneklerin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çektiği şu günlerde içinde çokta Ardahanlı ve Iğdırlı olmayan ve adeta Karslı siyasi ve de iş adamlarının lobisi konumunda ki Kars-Ardahan-Iğdır Vakfının dağılmak üzere olduğu ileri sürüldü.


Konu hakkına gazetemize bir açıklama yapan adını açıklanmasını istemeyen KAI’nin bir yöneticisi Karslı başkan ve bir çok Karslı işadamının da içinde olmadığı ama adı Kars-Ardahan-Iğdır olan KAI’nın artık bu işlevini tamamladığını, üç ilin ayrı iller olduğu ve bu illerin kendi dernek, vakıf ve derneklerini kurması gerektiğini tartışmaya başladığını belirtti.


KAI’li yönetici KAI’nın çatırdığını ve her an dağılabileceğini belirttiği açıklamada yapılan son toplantıda sık sık gündeme gelen bu konun vakfın mal varlığının nasıl olup, bölüşüleceğine kadar geldiğine de dikkat çekti.


**BAKANA GİDERKENDE ARDAHANLI YOK!


İçinde toplantılara katılmayan bir kaç Ardahanlı dışında kimsenin olmadığı, olanlarında dışlandığı KAI Vakfının yöneticileri kendileri gibi Karslı olan Ulaştırma, Haberlerşme ve Denizcilik Bakanına hayırlı olsunda giderlerken hie nir Ardahanlıyı götürmmeleri de dikkatlerden kaçmadı.



**KARSLILAR KENDİ DERNEKLERİNİ KURMAYA BAŞLADI..


ARDA/FED’in, ‘KAI DERNEKLERİ, VAKIF VE FEDERASYONLARI 

adını taşıyıp, Ardahan adını kullanan sözde KAI’lere sesleniyoruz..

Hanginiz Karslı, hanginiz Ardahanlı, Hanginiz Iğdırlısınız ve KAI dediğiniz bu oluşumda kaç Karslı, Ardahanlı, Iğdırlı var.. Ki; KAI dediğiniz bu anlamsız oluşumda ya Karslı yoktur, ya Ardahanlı, yada Iğdırlı, olsa da bir Karslı, 3 Ardahanlı, hiç Iğdırlı..’ diyerek ret ettiği ve bu üç ilin kendi adları altında dernekleşmeye, federasyonlaşmaya ve de vakıflaşmaya gitmesi gerektiği yönündeki çıkışı üzerine başlayan ve KAI’nın çatırdamasına kadar gelen bir süreçte Karslılar da ARDA/FED’in ortaya attığı ve arkasında durduğu KAI, KAISİAD değil, herkes kendi ilinin stksını kuırsun önerisi üzerine Kars adında derneklerini kurmaya devam ediyorlar.


Esenyurt’tan sonra Kocaeli’nin Darıca ilçesinde de Kars adında dernekleşmeye giden Karslılar da KAI ya da KAISİAD denen içi boş kurumlarda değil, kendi illerinin adıyla kurulu dernek, federasyon ve vakıflarda bir araya gelme karartı aldıklarını belirttiler.


**ARDA/FED Ret Etmişti..


KAI Vakfının çatırdığğı, Karslıların adr arda kendi derneklerini kurduğu bir süreçte ‘ARDAHAN ADINI KULLANDIRTMAYACAĞIZ..’ başlığı ile yoluna devan eden Ardahan Dernekler Federasyonun daha önce yaptığı ve tüm Ardahan camiasının duyarlı olmaya çağırdığı açıklaması şöyle..


Ardahan Dernekler Federasyonu yaptığı açıklama da;


Genel ve yerel seçimlerin tartışıldığı şu son günlerde birilerinin yine harekete geçip, kendi özel siyasi çıkarları doğrultusunda Ardahan adını kullanıp, başka illerin gölgesinden kendisini kurtarmaya çalışan Ardahan’ın adını kullanarak sözde toplantı ve etkinlikler yapmaya başladıkları ancak bunların Ardahan ve Ardahanlılarla alakalı olmayan asıl amaçlarının Ardahan adını kullanıp, kendilerine siyasi çevre yapmak olduğuna dikkat çekerek daha önce yaptığı açıklamasını yenileyerek Ardahanlıları Ardahan’ın adını, Ardahan Derneklerini kullandırılmaması için daha da duyarlı olmasını istedi.


*İŞTE O AÇIKLAMA;


**TÜM ARDAHANLILARA ÇAĞRIMIZDIR..


KAI, KAISİAD GİBİ DERNEK VAKIFLARA 

ARDAHAN ADINI YEM YAPTIRMAYIN, KATILMAYIN, RET EDİN..


ARDA/FED’DEN KAI’LERE TEPKİ VE ARDAHANLILARA ÇAĞRI!.


KAI DERNEKLERİ, VAKIF VE FEDERASYONLARI 

adını taşıyıp, Ardahan adını kullanan sözde KAI’lere sesleniyoruz..

Hanginiz Karslı, hanginiz Ardahanlı, Hanginiz Iğdırlısınız ve KAI dediğiniz bu oluşumda kaç Karslı, Ardahanlı, Iğdırlı var.. Ki; KAI dediğiniz bu anlamsız oluşumda ya Karslı yoktur, ya Ardahanlı, yada Iğdırlı, olsa da bir Karslı, 3 Ardahanlı, hiç Iğdırlı..

Belki de çoğunuz ya Ardahan’ı, ya Kars’ı yada Iğdır’ı hiç gömemişsiniz..

Bu nedenle diyoruz k; Ardahan ülkenin 75. Vilayetidir.. Ardahan ülkenin Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarıyla Kafkasya’ya, Doğu Anadolu’nun Karadeniz’e açılan, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Serhat açılan kapısıdır..

Cumhuriyet’in kuruluşundan önce ve sonra vilayet olan, ancak siyasi nedenlerle bu hakkı alınmışsa da Ardahanlılarca dikkat edin Ardahanlılarca diyoruz verilen mücadele ile elinde alınmış olan vilayetlik hakkı 64 yıl sonra geri alınarak, 1992 Yılında bir çok yeni vilayet İL olmuştur.(Ki; O vilayetler ayrıldıkları vilayetlerle hiç anılmazken) Ardahan o süreçte 9 köyünü Kars’a kaptırsa da, Erzurumluların sınırını (Ardahan’ın olan ormanlar için) Göle’nin içine kadar getirse de Kars’tan ayrılmış, yeniden vilayet olmuştur..

Yani İstanbul gibi, Kars gibi, Hakkari gibi tek başına bir vilayet olan, Valiliği, Üniversitesi, Yüksek okulları, Kayak Tesisleri, Ticaret ve Sanayi Odası, Birlikleri olan, önemli petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçtiği, İpek yolu olarak adlandırılan demir yolunun yapımının devam ettiği, Göle, Hanak, Posof, Çıldır ve Damal isimli 5 ilçesi, 236 köyü bir beldesi olan Erzurum, Artvin ve Kars’a komşu olan Ardahan Vilayetinin adının, KAI adı altında gölgelenmesinden rahatsız olan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olarak bu duruma artık son verilmeli diyor, Ardahan Dernekleri olarak KAI’leri tanımadığımızı, yani yarında Ardahan, İzmir, Hakkari hatta birde Almanya Derneği anlamına gelecek olan bu saçmalığa son verilmeli diyerek kamuoyuna duyuruyoruz..

Fakir Yılmaz/Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı


**ARDAHAN HAVAALNI İSTİYOR..


ARDAHAN’A DEĞİL, KASTAMONU’NA HİZMET! 


Ziyaret ettiği Ardahan’da havaalanı isteyen Ardahanlılara ‘Bu işler büyük işler, büyük masraflar’ diyerek Ardahanlıların bu yöndeki isteklerini öteleyen Ulaştırma Bakanı gittiği Kastamonu da, “Havalimanının Kastamonu için önemli olduğunu biliyoruz ve bu öneme uygun olarak hizmet vermesini sağlıyoruz.” dedi. 


Ülkenin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan, Kafkaslara açılan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ve Çıldır Aktaş Gümrük kapılarına sahip, BTC/BOTAŞ ve Tanap petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçtiği, kırmızı et deposu Ardahanlıların havaalanı isteklerine kulaklarını tıkayan Karslı hemşerimiz Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Aslan son olarak gittiği Kastamonlulara havaalanı sözü verdi.


**Yardımcısı da Bolu’ya demişti..


Gün geçtikçe bölgenin stratejik kenti konumuna gelen ve başta Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesinin Kafkaslara ve Karadeniz’e açılan kapısı konumunda olan ve yapılması halinde Artvin, Kars ve Erzurum İllerinin Ardahan sınırına yakın bölgelerine de hizmet verecek olan Ardahan Havaalanı konusunda duyarsız kalan Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı gibi Bolu’lu yardımcısı da Ardahan’a değil, Bolu’ya havaalanı gerekiyor diyerek biri küçük diğeri büyük iki havaalanın şart olduğunu belirtmişti.


BAŞKAN YARDIMCISI DEDE: 


HAVAALANI ARDAHAN İÇİN ELZEMDİR!..


Yapılması halinde Ardahan’ın yanı sıra Ardahan’a komşu olan Gürcistan ve Ermenistan’a, komşu iller Artvin, Erzurum ve Kars’a hitap edecek olan Ardahan Havaalanı istemine AK partili Ardahan Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Dede’de katıldı.


Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı adlı gümrük kapıları ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan önemli bir kapısı olma konumun da olan ve bölgede geçen BOTAŞ/BTC ile TANAP gibi uluslar arası Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları ile bölgenin stratejik en önemli merkezleri konumunu alan Ardahan’a 



havaalanının elzem olduğunu belirten Ardahan Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Dede’nin bu yönde ki düşüncesini mesaj yolu ile sanal ortamda paylaşması ardından kendisi düşünen birçok kişiden destek mesajları aldı.


Samsun’da kamu görevini yaparken bir süre önce Ardahan Belediye Başkan Yardımcılığına atanan Uğur Dede’nin kendisine ait sanal sayfasında paylaştığı,  ‘Ardahan her sabah 2 otobüs uçak yolcusu taşıyor Kars’a diğer seferde öğlen sonrası olunca Hava Alanı Talebini yersiz görmek haksızlık olur.’ mesajına tam destek veren Ardahanlılar siyasilerin unutturmaya çalıştığı Ardahan’a Havaalanı isteklerini bir kez daha gündeme taşımış oldular.


**PROJESİ RAFA KALDIRILMIŞ,


BÜTÇESİ ARTVİN-RİZE HAVAALANINA AKTARILMIŞTI..


AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’a başkan yardımcılığı yapan Uğur Dede’nin ,  ‘Ardahan her sabah 2 otobüs uçak yolcusu taşıyor Kars’a diğer seferde öğlen sonrası olunca Hava Alanı Talebini yersiz görmek haksızlık olur.’ başlıklı mesajı ile yeniden gündeme taşıdığı Ardahan’a Havalanı istemleri devam ederken, şu an Erzurum Valisi olan Seyfettin Azizoğlu’nun bizzat ilgilenip, yerini bile belirlediği ve kamuoyuna yapılacağı müjdesi verdiği Ardahan Havaalanı projesi bir anda rafa kaldırılmış, bütçesine ayrılan 600 Bin TL.’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi olan ve denizin ortasına yapılan Rize-Artvin Havaalanı projesine akıtılmıştı.


**Halk İstiyor, Siyasiler Kulak Tıkıyor..


Ardahan Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Dede’nin ,  ‘Ardahan her sabah 2 otobüs uçak yolcusu taşıyor Kars’a diğer seferde öğlen sonrası olunca Hava Alanı Talebini yersiz görmek haksızlık olur.’ Başlığı ile gündeme getirdiği ve Ardahanlıların büyük destek verdiği Ardahan’a havaalanı projesi konusunda kulak tıkayan iktidar ve muhalefetteki siyasilerin halkın bu yönde ki taleplerine neden kulak tıkadıkları ise Ardahan’da tartışılan diğer bir konu.



KAR KIŞ ARDAHAN’DA! KAR ARDAHAN’I SARDI..


Soğuk ve yağışlı havanın etkili olduğu Ardahan yöresinde yağışlar yüksek kesimlerde yerini kara bıraktı. Posof’u dört bir yanını çeviren Ilgar Dağı, deniz seviyesinden 2 bin 750 metre yükseklikteki Ariyan Dağı, Türkiye’ye ile Gürcistan sınırını belirleyen Kafkas Dağları beyaza büründü. Kar yağışı ile birlikte hava sıcaklıklarında önemli düşüşler yaşandı. Vatandaşlar, “Ekim ayı ile birlikte yüksek kesimlere yağan kar her an şehir merkezine de yağabilir” dediler.



YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz/Gazeteci


**Size benzemeyeceğim..


Ardahan’ın ilk günlük gazetesini çıkaran ve bu yönde verdiğimiz bir yıllık mücadele sonucunda almam gereken ilan hakkımın engellenmesi üzerine yeniden haftalığa dönme kararı vermeye hazırlanırken rahmetli babam matbaaya gelip, günlük gazeteyi neden haftalığa çevirdiğimi sordu..

Ben de Hasan Özdemir’in Ardhan’da vali olduğu dönem de yaşadığımız sıkıntıları ve gelen denetleme kurulunun kararını anlatınca babam bana dönüp dedi ki; ‘Oğlum mücadelen boyunca şunu bil ve unutma.. Düşman seni yenemediği an bu kez taktik değiştirip, seninlşe dost gibi görünüp, seni kendisine benzetmeye çalışır.. Bu nedenle alacağın karar ya onlara benzemek yada bildiğin doğruya devam etmektir’

Yani o sıkıntılı anda yanıma gelip, ‘sen doğru bildiğini yap’ diyerek bana cesaret veren ve Ardahan’a günlük gazete kültürünü kazandıran o günkü müacadelimizde önümüze çıkarılan engellemeler bugünde vasıflı olma mücadelesinde görmüyor değiliz.. 

Ama yolumuza devam ediyoruz.. 

Ama benim bugünkü konum Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra yaşadığım onca sorunları anlatmak olacak..

Çünkü gazetecilikte yaşadığımız sıkıntıların diğer bir benzerini gördüğüm bu alanda da birileri beni kendilerine benzetme çabası içinde olduğunu ve ARDA/FED olarak verdiğimiz mücadele de hep engelleme, arkada konuşma, şerefsizce, alçaka iftiralarla karşılaştığımız bir süreci yaşadığımızıda bilmenizi isterim..

Yani beni ve arkadaşlarımı kendilerine benzetmeye çalışanların güçlü bir Ardahan Lobisi korkusu içinde oyun üzerinde oyun içinde olduklarınıda görüyorum..



**Siyasiler kurşun sıkmak..


Yeni bir seçimin olup, olmayacağı yönünde tartışmaların devam ettiği şu günlerde 7 Haziran’ın sonuçlarını beğenmeyip, 1 Kasım’da ülkeyi yeniden seçime götürenlerin kazanamadıkları belediyeler de kayyum ataması ardından şimdi de siyasi cinayetler işlenmeye başlandı..

7 Haziran sonuçlarını beğenmeyen tek tarafın mevcut iktidarın değil, 1 Kasım’a kadar yolları kesip, Türkiye Partisi olma iddiasıyla yola çıkan HDP’yi kamuoyu nezdinde yıpratan ve aldığı 81 vekilin kendilerinin sayesinde alındığını belirtip, şımaran PKK’nın üstlendiği siyasi cinayetlerin bu ülkenin ana dinamiklerine olduğu gibi barış ve demokrasi yanlısı olanların elini de zorda bıraktığını da belirtmekte fayda var..

Çünkü; ‘Ya herro, ya Merro’ denilerek halkın seçilmişlerine saldırıp, onları görevden alıp, içeri atmak kadar insanları olduğu gibi siyasileri de öldürmek o kadar yanlıştır.. 

Çünkü benimde içinde bulunduğum kamuoyunun sert bir dille kınadığı bu cinayetlerin siyaset alanını daralttığı gibi bu ülkede siyaset yapan A yada B veya da C partili tüm siyasileri bunaltıp, şaşırtıp, demokrasiyi yok ettirir..



**RÜYAM’DA KİMİ GÖRDÜM?..


Aslında uğurlu günüm Salı..


Siz okurlarımın büyük b ölümünün de içinde bulunduğu toplumun Pazartesi sendoryumunu bende atlatıp, uğurlu saydığım Salı’ya ve ardından Çarşamba, Perşembe derken hazır mesajlarla kutlanan Cuma’dan sonra en sevdiğim gün olan Cumartesi’ye kendimi atarım..


Ve adına; ‘Cumartesi Yazıları’ dediğim yazımı yazarken gerek hafta içinde gerek geride kalan özellerimide okurlarımla paylaşmak istercesine bilgisayarın tuşlarına hızla değil, sakince, dikkatlice hatta bir sevgiliyi okşarcasına dokunur, içimi siz okurlarla paylaşmaya çalışırım ..


Bu cumartesi de öyle oldu..


Hafta boyunca sabahın ilk saatlerinde başına geçtiğim bilgisayarımın açılmasını beklerken dün gece uykumu bölenin ne olduğunu ve neden gece üçte kalktığımı hatırlayıp, sanal beyinli cep telefonumu elime alarak, önce gelen mesajlara sonra bir çoğumuzun içeriğini okumadan başlığına bakıp, yalandan beğendiği facebook’a ardından ülke de ve dünya da yaşananlara bakmak için twitter’e göz attım..


Ve beni uyandıranın neden olduğu aklıma gelince yeni bir cumartesi yazısı daha beynimden kalbime, ardından parmaklarıma oradan da bilgisayarıma akmaya başladı..


Çünkü beni gece yarısı uyandıranın bir rüya olduğu ve o rüya da hayatımın yol haritasını çizen çok değerli birini görmüş, tam olarak olmazsa da şimdi mum ışığı ile aradığım özlediğimi, sevdiğimi görmüştüm.


Rüyamı hatırladıktan ve gördüklerimi iyice hatıladıktan sonra dinlerken olağanüstü bir haz duyduğum Kur’an dinletisi açarak yazıma devam ettim..


Dinlediğim Kur’an hediye ettiğiminin, dün değerini çokta bilmediğimiz, çekip gittikten sonra da gözyaşları içinde aradığımız olması ise bir başka bir eziklik ve arayıştı..


Sizce rüyamda gördüğüm hangi sevdiğim, hangi beni ardından bırakıp, çekip, giden ve gelmesi mümkün olmayan ve bizi bekleyendi..



**Ekmeğe muhtaç bırakmak..


Kamu kesiminde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde görevden çıkarma cezaları veriliyor. Şu anda on binlerce

ailenin ocağında gözyaşı, hüzün ve “yarın ne yapacağım?” kaygısı var. Resmi Gazete’de isimleri yayımlananların

sayısı 100 bini çoktan geçti, daha da devam edeceğe benziyor. İnanın bazılarına memuriyetten atılmak değil

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmakla suçlanması daha ağır geliyor.

Şunu belirtelim: Kamuda terör örgütü elemanlarının bulunması zaten kabul edilemez. Girenlerin önemli bir

bölümü de AKP döneminde işe alındı. Kamu görevine son verilenlerin tamamının FETÖ’cü olduğuna kimse

inanmaz. Görevden alınanlardan tanıdıklarınıza bir bakın. Atatürkçü, laik, çağdaş isimler de bu furyada

görevden alınıyor.

Sadece bu alandamı oluyor ki bunlar? 

Hayır tam tersi hemen her alanda yaşanan bu durum bizim camiamızda da yaşanıyor..

Son olarak benimde bir dönem gazete çıkardığım Kocaeli’nin en önemli gazetecilerinden olan Güngör Aslan’ın da gazetesine el konulup, ekmeğe muhtaç bırakıldığını öğreniyorum..

‘Kendisini arayıp, yapabileceğim bir şey var mı? diye sorduğum bir anda Ardahan’da beni arayan eşim basın müdürlüğünün ilanımızı iki aylığına askıya aldığını öğreniyorum..

Beni de şok eden bu gelişmenin gerekçesi de gazetemizin bo yalarının kurumadan basına götürüldüğü ve baskı hataları olduğu için olduğunu öğreniyordum..

Eşimin gergin ses tonunu ‘Bir şey olmaz hanım, neye dayanmadı ki buna da dayanmayalım’ diyerek yumuşatmaya çalıştığım bir sıra da bu ülkede birilerinin birilerini ekmeğe muhtaç hale getirmekle meşgüldü..


**Ayrılıklar hep zordur..


Ülkenin komşuları ile olan sorunları, komşuların emperyalist güçlerce işgal edilmeye çalışması, toprak ayrımları ve parçalanmalarını tartışıldığı bir sürecin yaşandığı şu günlerde yeniden ısıtılıp, önümüze getirilen başkanlık sisteminin ayrışıma neden olacağı da konuşulmakta..

Yani önce Başkanlık, ardından bu başkanlığı başında olacağı eyaletler ardından herkesin kendisini yönettiği öz yönetimlerin gündeme gelebileceği korkusu ve travması yaşanıyor ülkemde..

Evet benim de desteklediğim ve istediği başkanlık sistemine geçmeye çalışan ve 10 yıla yakındır bir çok sorun ve sıkıntıya neden olan sistemden ayrılmak istemeyen ülke zorda..

Başkanlık gelsin mi, gelmesin mi?

Sistem yenilenerek kalsın mı, kalmasın mı?

Başkanlık gelirse yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?

Bölünür müyüz, bölünmez miyiz?

Soruları ile tartışılmaya devam eden sistem değişikliği bu ülkeye ne getiri bilmem ama bana sorarsanız kavga etmeden tartışılması en güzeli..

Çünkü Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından bu yana zaten sistem değişmiştir..

denilen bir ülkedeyiz.. 

Ve Reis denilip, üzeri kapatılmak istenen Başkanlığı zaten o günden bugüne kadar Başkan olarak yapan bir Erdoğan bunu resmileştirmek istiyor..

Evet başkanlığı bende ama ülkemin bölünmeden istiyorum..

Bu ülkenin sistem değişikliğine olan ihtiyacın daha çok tartışılmadan, kan, revan bulaşmadan gerçekleşmesinde yanayım..

Zor ama şart olan bu değişikliği bir an gerçekleştirmek bu ülkenin önünü olduğu gibi hepimiz rahatlatacağına inananlardanım..

Kısacası aşklardan, sevdalardan, sevdiklerinizden, alıştıklarınızdan

ayrılırken yaşanan aynı  duygu gibi 100 yıldır yaşadığımız sistemde de ayrılmak zor olsa da şarttır..



**KRİPTO FETOCULAR


**SELMİ YILMAZ/GAZETECİ


 


15 Temmuz’dan bu yana aşağı feto, yukarı feto diye gerçek gündemi toz duman edenler şimdi de kripto fetocu diye bir söylem buldular..


Yıllardır, ‘Fetocular devlete sızıyor’ diyerek ülkeyi yönetenleri uyaranların ‘Komünisttir’ diye suçlandığı ülkemde yeni bir düşman daha yaratmış olduk..


Başta Allah’ı olmak üzere herkesi kandırarak rantlarına rant katanlara göz yumulan ülkemde bir cemaate yönelik suçlamaları yaparken diğerlerine kapıları tam bir şekilde açanların bu tür düşman aramaları da gerek ülke içinde gerekse dünyada da karşılık bulamıyor..


Çünkü ‘Bizi de kandırmışlar’ savunması ile işin içinde kendilerini kurtarmaya çalışmaları da inandırıcı gelmiyor..


Toplumun gerçekleri görmesini, duymasını sağından solun da olsa anlatmaya çalışan tv, radyo, gazete ve kitap evlerini kapatanların sakal bırakıp, tespih, namazlık hatta Kur’an satarak dini pazarlayan fetvazları görmezden gelmesinin altında yatansa Kripto Feto savunmaları ile gerçek gündemi saklamak, milletin beynini sulandırarak din sömürüsü ile sömürmek..


Yani kısacası bir Krpito bulup, toplumun önüne atarken diğer kriptolarla malı götürenlere de yol vermektir..