KAYADAN KAÇTI, OĞLUNU ÖLDÜRDÜ!

Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Akçil (Colit) köyünde yaşanan traktör kazasında bir kişi hayatını kaybederken bir kişi ise yaralandı. 

Akçil köyü mevkisinde bulunan bahçe yoluna düşen kayalar yüzünden duran traktör geri kaçınca feci kaza meydana geldi. Traktörde bulunan baba Zeynullah Tanrıverdi yaralanırken, oğlu İsmail Tanverdi ise olay yerinde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. 

Kolunda kırık ve vücudunun çeşitli yerlerinde yaralar olan baba Zeynullah Tanrıverdi tedavisinin ardından taburcu edilirken, feci kazada can veren İsmail Tanrıverdi ise köyü de toprağa verildi.


**Muhtardan Yetkililere Sitem..


Yaşanan traktör kazasında genç bir çocuğunun yaşamını yitirmesinin çok üzücü olduğu belirten Akçil köyü muhtarı Ali Altındaş ” yaşanan bu elim kaza köyümüzü çok üzmüştür. Bahçemize giden yolda dağdan düşen çok fazla kaya mevcut. Gerek İlçe Kaymakamımıza, gerekse İlçe Özel İdare Müdürüne defalarca sözlü olarak söylememe rağmen günden güne atıldı ve yol temizlenmedi. Nihayetinde de bu kayaların bulunduğu yoldan geçemeyip duran traktör geri kaçınca bu feci kaza meydana geldi. Traktör uçurumun en dibine inmiş, hala daha parçalarına ulaşamadık. Ölüm kaderde var ama tedbirde takdiri bozar demişler. Bahçe yoluna dağdan düşen kayalar temizlenmiş olsaydı belki de bu elim kaza yaşanmayacak, gencecik bir çocuğun ateşi bir evi kül etmeyecekti. Ben herkesi vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum” dedi.



**DARBE Mİ? ‘ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET’ Mİ?


Biz solcuların nerede duracağına karar veremediği bir süreçte adına darbe denilen ama hiçte darbeye benzemediği ileri sürülen olayların gölgesinde kalan Kürt sorunu, bozuk ekonomi gibi onca sorunlarda bir anda unutuldu gibi..


Halbuki; Bu sorunların başında gelenlerin, komutanı ve 12 üst düzey askerinin tutuklandığı , ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da onca hakim ve savcının gözaltına alındığı şu günlerde Ardahan Tugay Komutanlığının önünde ki yol gibi Ardahan’ın kent içi yollar gibi köy ve yayla yollarıdır’ desem ‘Yolların ve de sorunların zamanımı kardeşim’ diyenler olacak..


Olmayan demokrasiye bile razı olduğumuz bir süreçte ‘ihtilal oluyor?’ korkusuyla askerin başını kesenlerle birlikte sokaklara fırlayıp, askeri, tankı ve panzerleri geri püskürtmek için bağırtılmak zorunda bizlerin darbedense yolları yapmayan, onca haksızlık, hırsızlık, usulsüzlüklere rağmen hala iktidar da bulunanlara razı olmamız acaba neden?


Bilemiyorum ama kör, topal da olsa yine bir darbe Anayasası olan Anayasanın sözde demokrasisine razı edildiğimiz bir süreci yaşamanın sıkıntısı içinde o çok beklediğimiz gerçek demokrasi için mi, yoksa ‘Her şeye rağmen 15 yıla yakındır iktidarda olan ama ‘Çalıyorsak, yol yapıyoruz’ diyenlerin bu yönetimi darbeciden iyidir’ diyerek mi kendimizi mi kandırıyoruz anlamış değilim..


Ekonomiyi kredi kartlarına, bankalara teslim etmiş, mevcuda şükür ettiğimiz, ‘aman şu anki halimiz yine iyi’ dediğimiz, dedirtildiğimiz, güneydeki devam eden iç çatışmaları görmek istemediğimiz, 7 Haziran’ın halk iradesi sayılmadığını, zorla yaptırılan 1 Kasım’la iktidarlarını sağlamlaştıranların ‘darbe oyunu mu?’ dediğimiz şu süreçte gerçek gündemi unutturan, sorunları gölgeleyen, sınır içinde ki gibi sınır dışında ki moral bozukluğunu öteleten şu günlerde itiraf etmek gerekirse bizler de nerede duracağımızı şaşırmış durumdayız..


Kafaların karşık, yapılanın darbe mi, oyunumu olduğunun tartışıldığı şu günlerde şehir içi yolları olduğu gibi köy ve yayla yollarını yazmak daha mı iyi bilemiyorum ama sanki darbe denilen şu bir kaç günkü olayın perde arkasında birilerinin başkanlığın önünde ki engelleri temizlemek için iyi bir fırsat yakalamış gibi..


Ve Gezi olaylarında olduğu gibi bizlerin nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz şu günlerde atı alanın başkanlığıda kaparak, onarımı bir türlü bitmeyen yollar gibi onca iş gibi Ardahan’ın eski, Rus köprüsünü geçti gibi..


Çünkü şu iki günde iki tank, bir helikopterle darbe kalkıştıkları ileri sürülenler 24 saat içinde 6 bin kişinin göz altına alınıp, tutuklanmasının yolunu açmış, yani birilerinin 7 Haziran’dan sonra eksik kalan darbeyi tamamlamaya çalıştığını  sanki göremiyor, anlayamıyoruz gibi..


Kısacası sanki bu iş; ‘Ölümü göster, Sıtmaya razı et’ gibi bir şey mi oldu?..