Kayıp edenler Ankara'ya çağrıldılar..

**Başkan: Bana değil sisteme onay vermediler..


16 Nisan’da yapılan Anayasa Referandumun da Ardahan’da Hayır çıkmasının suçluları olarak gösterilen AKP’li Belediye Başkanlarının başında gelen AKP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bu konuda kendisine getirilen eleştirilere sert tepki gösterdi.


Ardahanlının 2 bin 700 oy almış kendisine değil, Sistem değişikliğine onay vermediğini belirten AKP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bu konuda kendisine suçlama getirenleri karakterlik-sizlikle suçladı.


**Merkezlerde Kayıp Ettiler..


Ardahan Merkez dahil Göle, Posof, Hanak, Damal ve Çıldır Merkezlerinde onay almayan AK Parti Milletvekili, Belediye Başkanları, İl ve İlçe Başkanları bu durum karşısında şok olurlarken Evet kullanan Ardahanlı seçmenin büyük bölümünün köylüler olması dikkatlerden kaçmadı.


Kent merkezlerinde kayıp ettikleri açıkça görünen Ardahanlı AKP’li siyasilerin bu durumun kendileriyle ilgili olmadığını belirtip, basın açıklamaları yapıp, çarşılarda halaylar çekerek, yaşanan durumu görmezden gelip, saklasalar da Ardahan’da ki evetlerin Erdoğan’a, Hayırların ise AKP’li yerel siyasetçilere verildiği gerçeği ortada durmakta.


**Suriye Konusu AKP’nin Yumuşak Karnıdır..


*23/02/2017 Tarihli Haber


CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Suriyelilere vatandaşlık verilmesine ilişkin “Suriye konusu AKP’nin yumuşak karnıdır. Şimdi AKP oportünist bir yaklaşımla vatandaşlık vermek istiyor. Yedirdik, içirdik, bari vatandaş yapalım da oy kullansınlar diyorlar. Bu hayra alamet değildir” dedi.


**Ardahanlı Gebze Belediye Meclis Üyesi


Dilek Tan’dan gzetegebze’ye özel röportaj..


CHP Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve aynı zamanda Gebze Belediyesi Meclis üyesi Ardahlı hemşehrimiz Dilek Tan gazetemize konuk oldu. Gündeme dair önemli açıklamalar yapan Tan, referandumda şu an için hayır oylarının çok daha ağır bastığını kaydetti. CHP olarak referandumu parti meselesi değil ülke meselesi olarak gördüklerini kaydeden Dilek Tan, “Biz parti olarak bunu ülke meselesi olarak görüyoruz, o nedenle elimizde parti bayrakları değil Türk bayrakları olacak. Bu Recep Tayyip Erdoğan ya da Ak Parti meselesi değil, başkanlık sisteminin kendisi sakat, ilerde kötü amaçlı birinin ülkeye başkan olmayacağının garantisini kim verebilir?” dedi.


**HAYIR OYLARI ÖNDE..


Aydınlık gelecek istediklerini kaydeden Dilek Tan, “Mutlu yarınlar için, özgürlükler için hayır diyoruz, dayatılan başkanlık sisteminde yeni bir şey yok. Hiçbir maddede ülkenin refahı için olan bir şey söz konusu değil. Evet diyenlerin çoğu maddeleri bile bilmeden evet diyor. Sistemin ucu açık, bugün Erdoğan başkan olacak, ilerde kötü amaçlı biri ülke başına gelirse bunun hesabını kim verecek? Ya karanlığı ya da aydınlığı oylayacağız. Hayır oyları şu an önde görünüyor, Nisan ayında da sandıktan hayır çıkacak diye düşünüyorum” dedi.


**EVET DEMEYEN DIŞLANIYOR..


Evet ya da hayır diyen diyen herkese saygı duyulması gerektiğini ifade eden Dilek Tan, “Hayır diyenler şudur budur söylemleri ülkeyi kutuplaştırıyor, referandumda iki seçenek var, insanlar gidip oy verecek, iktidar evet vermeyeni kötülüyor bunu kabul etmiyoruz, hayır diyenin fikrine neden saygı yok? Hayır diyen kötü evet diyen mi iyi? Bunu asla kabul etmeyiz, Evet diyene de Hayır diyene de saygı gösterelim, bir arada yaşayan insanlarız, hani birlik olacaktık? Hani bir aradaydık? Hayır diyeni kötülersen birlik beraberlik nerede kaldı? Bu bir referandum, giden isteyen oyu verir” dedi.


**TERÖRÜ ŞİMDİ BİTİRSİNLER..


Sandıktan evet oyu çıkarsa terörün biteceği şeklindeki demeçleri kabullenmediklerini kaydeden Dilek Tan, “Bu iktidar her seçimde terör bitecek diyor, ama terörün bittiği yok aksine artıyor, Nisan ayında referandum var, Nisan ayında evet çıkarsa terör bitecek madem bu ülkeyi yıllardır aynı parti yönetiyor, şimdi terörü bitirsinler, Nisan ayını neden bekliyorlar? Terörü önleyen şimdi önler, referandum sonucuna göre önlemez, madem terör bitecek biz de evet diyelim, ama terör konusunda iktidarın geldiği nokta ve şehit sayısı ortada” ifadesini kullandı.


**HERKESE ANLATACAĞIZ..


Kapı kapı dolaşarak kendilerini anlatacaklarını kaydeden Dilek Tan, “Bizlere büyük iş düşüyor, Hayır dememizin sebeplerini, kimseye hakaret etmeden kutuplaştırmadan sokak sokak dolaşarak anlatacağız, evet çıkması halinde bu ülkenin başına gelecekleri insanlara anlatacağız, evet demenin tek adam rejiminin zararlarını söyleyeceğiz, tüm adaletsizliklere, eşitsizliklere rağmen biz kazanacağız, aydınlık kazanacak, medyada tüm imkanlar onlardan yana ama biz yılmadan, bu ülkenin tek adam rejimiyle yönetilmesine izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.



**Haber/Röportaj: Refik Sıla GÜVENÇ



gazetegebze.com.trhttp://www.gazetegebze.com.tr/siyaset/parti-degil-ulke-meselesi-h7771.html


Mihriban Hanım..








  Selmi Yılmaz Kadınca

selminazo@hotmai.com

 


Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılan kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan bir atama tamda referanduma giden diğer kardeş ülke yani Türkiye’de cuk diye gündeme oturdu.

Çünkü Nisan ayında referanduma gidecek olan Türkiye’de tek adam döneminin yaşanacağı tartışmaları sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirmişti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Mihriban Aliyeva’yı anayasanın ilgili maddeleri gereği “cumhurbaşkanı birinci yardımcısı” görevine atadığı bildirildi.

Seçmenlerin yüzde 86,6’sının “evet” oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

Azerbaycan’da yaşanan bu duruma baktığımız da Nisan ayında yapılacak olan Anayasa Referandumun da ‘Evet’ çıkması halinde nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyduğunu belirten kesimi haklı çıkmakta.

Çünkü adam babasından sonra kendisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıyla yetinmiyor güzel eşinide kendisine vekil olarak atıyor.. 

Yarın bu durumun ülkemizde de yaşanmayacağına kim garanti verebilir ki?

Gerçi yarını beklemeye gerek var mı bilinmez ama 96 yıldır siyasete, kamuda ki memurluğun babadan oğula, kıza kaldığı bir ülkede yaşadığımızı da ununtmadan Azerbaycan’da yaşanan bu duruma çokta kızamıyoruz..

Çünkü kan kardeşliği olan iki ülkenin siyaseti ve kamu yönetiminin çokta farklı olmasını beklemekte doğru değil..

Sonuçta Osmanlı torunlarıyız..