KAZANDIĞINI MEMLEKETİNDE YATIRIMA ÇEVİREN İŞ İNSANI KÖYÜNE ZEM ZEM SUYU TADINDA SU DA GETİRDİ!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:14.00-16.00’da TEMPO TV’de 


Her pazar günleri saat:14.00-16.00 arası ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



Kazandığını sesiz, sedasızca memleketi Ardahan’da yatırıma çeviren, köy halkına sahip çıkan İş insanı köyü Kocaköy’ün yıllardır yaşadığı su sorununu çözme adına yaptığı girişim topraktan fışkıran su ile cevap buldu.

Gazeteci Fakir Yılmaz ile İstanbul/Esenyurt’taki iş yerinde bir araya gelen ve her yıl gittiği memleketi Ardahan’a yönelik gözlemlerini anlatan Ardahanlı iş insanı İlhan Şahin bu yıl yaptığı çalışma ile zem zem suyunu andıran bir su kaynağı bulduklarını ve köylülerinin de katkısı ile bu suyu kendi köylerine getirmenin mutluluğunu yaşadığını belirtti.


KÖYLÜLER KENDİ SU KAYNAĞININ HATTINI YENİLEDİLER..


Ardahanlı İş İnsanı hacı/İlhan Şahin’in Ardahan merkeze bağlı kendi köyü, Kocaköy’e su getirmenin mutluluğunu yaşadığı bir süreçte Ardahan’ın Posof ilçesinin sınır köyü Türkgözü (Badele) köy muhtarlığının önderliği ile köyün yaylasına su taşıyan içme suyu şebekesi yenilendi.

Gürcistan’a da sınır olan ve aynı zamanda köyün adını alan Türkgözü Gümrük kapısının olduğu köy olan Posof Türkgözü (Badele) köyünün yaylasının içme suyu şebekesini 75’lik borularla yenileyen köylüler kendilerine destek verenlere teşekkür ettiler.



Onun bir gözünü çıkar, benimde ikisini!


3 Yıl önce ele aldığım ama güncelliğini kaybetmediği için, bir iki ekleme daha yaparak, yeniden yayınladığım bu “tekrar” gibi yazımı okumadan önce namussuzluk ve alçaklık yapanlara ve bunu kendilerine meslek edinenlere sesleneceğim.

Çünkü dün bana yaptıklarını, bugün yeni yönetime de yapmaya çalışan birkaç alçağın yaptıklarını, yapılanları benimle paylaşıp, aslında kendi alçaklıklarını saklamaya çalışırlarken, hepimiz için değerli olan ve kimsenin babasının olmayan stk’nın ulusalcı bazı faşist beyinli siyasinin etkisinde kalıp, “içinde helva var” misali görevi alan yeni yönetimi de yormaya başladıklarını üzülerek görmekteyim.

Ve diyorum ki; size de hitap eden aşağıdaki yazıyı bir kez daha okuyun ve az olsun yaptıklarınızdan utanın.

Ve belki benimde size benzediğimi düşünmeyin ve benden bu alçaklıklarınıza, “Eden kendine ederr” diyerek dün bana yaptığınız namussuzluklarınıza destek beklemeyin…

Evet; “Çiğ süt emmiş kardeşim” denilerek geçiştirilen onca olayı yaşadığımız hayat denen yolda en çok da, “yeter ki onun bir gözü olmasın da istersen benim iki gözüm olmasın” diyenlerden çok çekenimiz var bu dünyada…

35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda verdiğim mücadelenin bir diğer önemli örneğini de ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul’daki Ardahan Dernekler Federasyonunda 6 yıldan fazla bir süreçte verdiğim mücadelenin vicdan rahatlığı içinde olan biri olarak Ardahan olan iki gözümün, birinin olmaması için iki gözünü feda eden namussuzlarla çok uğraştım.

Gazetecilik mesleğim esnasında ilk ofset makineyi Ardahan’a getiren, ilk günlük gazeteyi çıkaran, ilk renkli gazeteyi çıkaran ve onca kişiye bugün hala ekmek yediği gazeteciliği öğretirken, o gün yaşadıklarımın aynısını stk başkanlığında da yaşadım.

Resmi ilan almamam için başıma getirmediklerini bırakmayanlar, dilimden, görüşümden dolayı beni jurnalleyen aynı namussuzların daha çoğunun metropolde olduğunu gördüğüm ARDAFED Başkanlığım sırasında, bana kalmadı ise de onlara da birçok alanda diz çöktürüp, taviz vermediğime tüm Ardahan şahit oldu.

Gazetecilikte tüm engellere karşın her ilçede gazete çıkarmayı başardım, yerelde olduğu gibi, ulusalda birçok önemli habere imza atıp, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülünü, Metin Göktepe Gazetecilik ödülü gibi birçok önemli ödüller alırken, aynı namussuzların beni kesmek, engellemek için bir gözümün kör olması için iki gözlerini feda etmeye çalışıp, alçakça iftira ve “çamur at izi kalsın” yollarını hep denediler.

Haksızlık, alçaklık, hukuksuzluk, adaletsizlik neredeyse ona karşı koyduğum, koymaya devam etiğim 34 yıllık gazetecilik hayatım boyunca hiçbir siyasi partiye resmi üye olmama karşın hepsinin doğrusunu savundum. Yanlışını görünce de “benim görüşüm” demeden acımasızca hepsini eleştirip, yol gösterdim.

Barıştan, kardeşlikten yana olmamı götürüp, terörize etseler de, ben düşüncelerimden taviz vermedim, alçaklıklara karşı dik durdum, haksızlıkları deşifre edip, kamuoyunun gözleri önüne serdim.

Başörtüsünün yanında olurken onun siyasi amblem olarak kullanılmasına karşı koydum, bugün bir partinin genel başkanı ve cumhurbaşkanı olan Erdoğan dâhil kimsenin bir şiir, bir yazı, bir şarkı yazdığı için tutuklanmamasını savunurken, onların iktidar olduğunda unuttukları demokrasiyi, insan haklarını, eşitliği hep savundum, savunmaya da devam ettim.

Vali, kaymakam demeden işini yapmayan, görevini savsaklayan, aldığı maaşı hak edemeyen onca beceriksizle savaştım, resmi ve hakkım olan ilanların kesilmesi, onca tazminat dahil, ağır bedeller ödesem bile çoğunu Ardahan’dan yolcu ettim.




Darbelere karşı çıkan ilkler arasında yer aldım, dikta yönetimlere hep direndim.

Ve bunu 4 yıl önce aktif şekilde yer aldığım sivil toplum örgütlerimizin üst tabakası olan Ardahan Dernekler Federasyonunda da yaptım.

Göreve ilk geldiğimde yerel gazetelerin üzerinde kahve ve köhne dernek köşelerinde verilen kahvaltılara, yapılan toplantılara karşı çıkıp, Ardahan’lıları lüks otellerle tanıştırıp, onların öz güvenlerini hatırlatmaya çalıştım.

Yetmedi, gidilemez denilen yerlere dernekçiliği taşıdım, çok önemli ziyaretler gerçekleştirip, Ardahan’ı Ardahan’lıları hiçbir siyasi ayrım yapmadan ülkenin yöneticilerine ve dinamiklerine anlatmaya çalıştım.

13 Dernekle kurulan federasyonu bugün 64 üyeli federasyon haline getirdim. Yeni derneklerin, federasyonların kurulmasını teşvik ederek, Ardahan’ın tüm İstanbul’da olmasını sağlamaya çalıştım.

Ülkenin kuzey sınırındaki 3 gümrük kapısına sahip olmasına karşın hala Kars’ın KAI’nin, KAISİAD’ların gölgesinde kalması için çaba gösterilen Ardahan’dan göçün devam ettiğini, yoksulluğun diz boyu olduğunu ve değerlerinin varlığını anlatmak için o kenti, “tanıtım günleri” adı ile düzenlediğimiz dev organizasyonlarla adını İstanbul’un her yerine yazdırdım. Yetinmedim İstanbul’un sıcağında bu büyük kentte bal festivali düzenledim, futbol turnuvaları yaptım.

Bunları ve sayamadığım onca önemli ve etkili işi birkaç samimi, bana inanan, beni anlayan gönüllü arkadaşın, iş adamının bana omuz vermesiyle yaptım.

Ve ARDAFED’i de marka yapmak için çok ama çok uğraşırken, gidip kentin lige katılamaz halde olan ve bugün başkan bulmayan kulübünü, Serhat Ardahan Spor’un yükünü alıp, 3 ay içinde bir kaşe ile aldığımız takımı derleyip, toplayıp, sahaya, lige kattım.

Bu alçakların arasında olan bazı Hoçvan’lıların yaptıklarımızı görmek istemeyip, “Gure Fezo bu ye başkan” kıskançlığı ile “O yapıyorsa bizde yaparız” diyerek sözde sahiplendikleri Hoçvanspor’u bugün lige katamadılar, Hoç-Fed’e üye olan başka federasyona üye olamaz diyenlerin hemen hepsi çöp olup gitti ama hala adam diye piyasada gezerler…

Ve koltuk sevdası, reklam demeden “buyurun, gelin sıra sizde” diyerek bir kaşe ile aldığımız hazır takımı, anlımın akıyla görevi teslim ettim.

Ama bu ve onca saydığım, sayamadıklarımı yaparken nice “Onun gözünü çıkar, benimde ikisini!” diyenlerle olağanüstü bir mücadele verdim.

Teslim olmadım, canımdan, ekonomimden, zamanımdan çok değerli şeyler kaybetsemde, saçlarım olmasa da sakallarım beyazlansa da birilerini tarihin tozlu sayfalarına gömdüm…. Ve ben hala burada, sahadayım…

Bir diğerlerinin geri çekilmesini sağlarken, hala direnenler ise ellerinde bulundurdukları ekonomik ve siyasi güçle hala fırsat arayıp, Ardahan dediğimiz yolumuzdan beni geri çevirmek için fırsat kollamaya, imkânları kesmeye  çalıştılar ve hala çalışıyorlar. 

Yalnızlaştırmaya çalışıp, onca derneğin bulunduğu İstanbul’da “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”!çabamızı anlamadılar, anlamak istemediler.

Direncimi kırıp, şevkimi alıp, enerjimi tüketerek, aslında onların da içinde bulunduğu yolu açmak istememi engellediler.

Çünkü dertleri üzüm yemek değil, bağcıyı, develeri ürkütmekti.

Ve Hep, “Onun bir gözünü çıkar, benimde ikisini!” diyerek Ardahan’lıların nasıl birbirlerini yediklerini ortaya koyma çabası içinde olup, bunu başarmaya çalıştılar.

Ama başaramadılar..

Ve ben vicdanen rahat olduğum önemli işler yaptığıma inanarak, Ardahan sevdasıyla, aşkıyla bir tarih yazdığıma inandığım 51 yıllık hayatımın geriye kalanı varsa onu da Ardahan ve Ardahan’lılar için harcamaya karar kılarak, bu görevi de laikiyle yeni bir ekibe teslim etmek, onlarla çalışmak için karar alıp, “Hodri meydan” diyerek ARDAFED’in erken kongreye gitmesi için çağrı da bulundum.

Şimdi gelin onca uğraşa karşın bir türlü çıkaramadığınız gözüme gözüm deyil de ya bayrağı alın, ya da namussuzluk yapmayın. Çeper diplerinde konuşmayarak, fesatlığı bırakın, sonsuzluğa kadar susun dedim ve ulusal faşistlerin aldık diyerek davul-zurna çalarlarken aslında benim kendi isteğimle bıraktığım stk’yı bir iki kişinin cebine koydular.

Ama şunu bilin ve unutmayın ki; O sizin ne namussuzluklar yaptığını gören gözlerimin ikisini değil, birini bir türlü çıkaramadığınız gibi o gözler hem o stk ve diğerlerinin hem de sizin üzerinizde olacak…
ARŞİV HABER 14/05/2015 TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR**İçme suyu lağımın içinde gelir..


İKTİDARA OY VER HİZMET GELSİN!


Yeni bir seçim için yeniden köylere giden siyasilar alt yapıları olmayan köylerden oy istemeye devam ediyorlar.

Başta Ardahan merkeze bağlı köylerin olmak üzere bir çok köy yolunun, alt yapısının olmadığı Ardahan’ın köylerinden olan Kazlıköyliler lağım çukuru içinde köylerine gelen suyu içiyorlar.

Alt yapıları sıfır olan Ardahan’ın köylerinin sorunlarını çözeceklerinin belirten siyasilerin her seçimde aynı sözleri söyleyip, oyları aldıktan sonra kendilerini unuttuğunu belirten Ardahanlı köylüler ise gelen her siyasiye ‘Ağam sen, Paiam’ sen demeleri ise yaşanan acı durumın diğer bir ilginç yönü.


**OY İSTEYENLERE SİZ NE DİYORSUNUZ?


Köylerinin olduğu gibi Ardahan’ın merkezinin de çamur içinde olduğu şu günlerde çamur içinde ki yollardan alt yapısı olmayan köylerine kendilerinden oy istemeye gelen siyasilere hiç bir şey dememesi ise seçimin dikkat çeken diğer bir gerçeği.


**Çekil önümde ben değil, hizmet etmeyenler özürlü!..



Seçim çalışmalarını Göle sokaklarında devam ettiren AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay oy istediği vatandaşdan ‘4 yıl boyunca ne yaptın ki?’ cevabı alması dikkatlerden kaçmıyor.

Seçim öncesi bir hayli zor durum da olduğu ileri sürülen Orhan Atalay’ın son olarak Göle merkezde karşılaştığı özürlü bir vatandaştanda sitem duydu.

Yolları bozuk Göle’de Özürlü aracı ile gezmekten zorlandığını belirten Göleli Özürlü Vatandaş, ana yollar gibi ara yollar ve kurum girişlerinin özürlü olduğunu belirterek vatandaşa hizmet edilmediğinden yakındı.


**Vatandaş sırtını dönüyor..


Bir daha seçilmek için Göle’de kamp kurduğu görülen Orhan Atalay’ın danışmanlığını devlet memuru olan yakınlarının yaptığı görülürken, Atalay’ın seçim çalışmaları sırasında gittiği cenaze ve düğünlerde de vatandaşın ilgisizliği ile karşılaştığı da ileri sürülmekte.


**Saadet Partisi Startı Göle’de Verdi..


Saadet Partisi, seçim startını Göle’de vererek daha sonra uzun konvoyla Ardahan’a geldi. Ardahan’da şehir turu atan Saadet Partisi milletvekili adayları vatandaşları selamladıktan sonra parti binasında gazetecilere Saadet Partisi’nin çalışmaları hakkında bilgilendirmelerde bulundular. Burada partinin seçim beyannamesi hakkında önemli açıklamalarda bulunan Milletvekili adayı Çapan, gerçek mutluluğun Saadette olduğunu söyledi.

Saadet Partisi Ardahan Milletvekili Adayı Hakan Çapan Karagöl Mahallesinde bulunan Haber Merkezini ziyaret etti. Seçim çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Çapan, Ardahan’da 12 miting düzenleyeceklerini ifade ederek, AK Parti’nin iktidarına son vereceklerini söyledi. AK Parti iktidarının Türkiye’ye zarar verdiğini, varlığının ülkeyi istikrarsızlığa sürüklediğini ileri süren Çapan, “Ülkenin huzura gelmesi için AK Parti bir an evvel gitmeli “dedi. Çapan açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye’de eğitim sistemi çökmüş durumda. Tarım politikaları iflas etmiş durumda. Ekonomik bu çöküş Saadet Partisi’nin iktidarıyla son bulacak. Ardahan’da stajyer öğretmenlerle 30 yıldır eğitim veriliyor. Neslimiz istikbalimiz köreldi. Saadet Partisi olarak bu durma el koyacağız. Eğitimi düzlüğe çıkaracağız. Saadet Partisi geçmişte başarısını ispatlamış bir parti. Saadet olarak seçim vaatlerimizi arasında asgari ücretlinin maaşı 1.500 Bin TL olacak. Saadet Partisi olarak iktidara gelir gelmez, emekliye yüzde yüz zam vereceğiz. Tüm kamu çalışanlarına yüzde elli zam verip, asgari ücretlinin maaşından vergi alınmayacak. Beşikten mezara kadar her kese sağlık güvencesi hizmeti vereceğiz. Vatandaşlarımıza Doktor ve ilaç zulmünü ortadan kaldıracağız. Bunun kaynağı nerede bulacaksınız diye soranlara sadece yolsuzluğun israfın önüne geçerek bunu gerçekleştirecek. Geçmişte herhangi bir şaibeye karışmamış geçmişimiz temiz pırıl pırıl bir partidir.

Ardahan’da seçim programı olarak 12 miting yapacaklarını anlatan Çapan, “İl ve bütün ilçelerde mitingler gerçekleştire­ceğiz. Ardahan’da en çok miting yapacak parti olacağız. Ayrıca hep sahada olacağız. Bizim stratejimiz bu. Ne kadar çok insana ulaşırsak o kadar patimiz açısından iyi. Saadet partisiyle bu ülkeyi huzura kavuşturacağız. Türkiye şuan bir kaos var. Kutuplaşma had safhada. Parti olarak bunları halka anlatıp, saadetin iktidarında bunları bitireceğiz. Bize göre AK Parti’nin artık gönderilmesi gerekiyor. Varlığı bu ülkeye istikrarsızlık getiriyor. Konuştukça dolar yükseliyor. Konuştukça ekonomi bozuluyor. Ülkenin huzura gelmesi için AK Parti’nin bir an evvel gitmesi lazım. Saadet Partisi’yle inşallah Türkiye’nin başına geleceğiz” diye konuştu.

Türkiye’de yüzde 60 mütedeyyin muhafazakar bir seçmen olduğunu kaydeden Çapan, “Yüzde 40 diğer sol seçmen var. Şuan seçmenler Ak Parti’den kopuyor. Olup biten her şey ortada. Hırsızlığını yolsuzluğunu talanını artık herkes biliyor. Halk her şeyin farkında. Yaptığımız anketlerde milli ittifak olarak oyumuz yüzde 13 civarında. Herkes görecek ki bu seçimlerde sürpriz parti Saadet olacak. Bunun böyle hep beraber göreceğiz. Yani insanlar bu parti barajı aşamıyor, boşuna oy vermeyelim gibi bir düşünceye kapılmamalı. Ak Parti’ye oy veren insanlar partiden koptuğunda CHP’ye oy vermiyor, HDP’ye oy vermiyor, MHP’ye oy vermiyor. Geleceği güvenli liman olarak Saadet Partisi olarak görüyor. Saadet iktidarında Ardahan tarım ve hayvancılıkta organik merkez olacak“ açıklamasında bulundu


**Saffet Kaya ya Damal da Yoğun İlgi..


Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya ya Damal İlçesinde Yoğun ilgi..Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya Beraberindekilerle birlikte Geldiği Damal İlçesinde Yoğun ilgiyile karşılandı Buradaki sevgi selini gören kaya Miting havasında halka hitap etti ,


 Kaya sevgili Damallılar Ben siyaset hayatımda hiç bir zaman ayrım yapmadım öteki demedim benim için sadece Ardahan ve Ardahanlı olduğunu hepiniz bilirsiniz biz memleket sevdalısıyız bizim memleketimizi nasıl kalkındırırız bunu hedefledik bizim anlayışımız hizmet anlayışı olmuştur biz siyasi hayatımızda din dil ırk mezhep ayrımını herzaman elimizin tersiyle iterek siyaset yaptık.

 Bizim için Ardahan ın bütünlüğü birliği kardeşliği ve Türkiyenin kardeşliği her şeyin önünde dir bu anlayışla siyaset yapmaktayız bu gün bu sevgili dostlarımın tarafımıza göstermiş olduğu bu sıcak ilgi bizleri çok memnun etmiştir.

 Benim sizlerden beklediğim 7 Haziranda sandık başına gittiğinizde halka rağmen siyaset yapanlara haddini sandıkta bildirmektır Halka rağmen siyaset yapmaya kalkanların bu Ardahan halkından eminim ki dersini alacaktır dedi daha sonra halkla sohbet eden kaya Hanak İlçesinde Taziye ziyaretine gitmek için ilçeden ayrıldı. Gün içinde ise Ardahan esnafını ziyeret eden kaya burada da yoğun ilgiyile karşılandığı gözden kaçmadı.


  • REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…