KENDİLERİ BAŞARLIYMIŞLAR, YÖNETTİKLERİ ÜNİVERSİTE İSE BAŞARISIZMIŞ!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


Rektörü sıkça eleştirilen Ardahan Üniversitesini Kalkındırma Vakfı tarafından fen bilimleri, sağlık ve mühendislik bilimleri, eğitim, sosyal bilimler ve güzel sanatlar bilimleri olmak üzere üç alanda yapılan ulusal ve uluslararası yayınların Akademik Çalışmaları Teşvik ve Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilmesi ve nihai sonuçları açıklanmasının ardından başarılı oldukları ilan edilen ARÜ akademisyenlerine ödül verildiği gün YKS tarafından yapılan değerlendirmede Ardahan Üniversitesinin EN BAŞARISIZ ÜNİVERSİTE olduğu açıklandı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) geçen yıl verilerine göre, başarı sırası ortalaması en yüksek il Ankara olarak belirlerken Şırnak, Ardahan, Artvin ve Hakkâri’nin ise en düşük ortalamaya sahip iller olduğu hesaplandı.

Âşık Şenlik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül töreninde bir konuşma yapan Ardahan Üniversitesini Kalkındırma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Erzurumlu Rektör törende yaptığı konuşmada, ‘Üniversitemiz, 2020-2021 URAP (University Ranking by Academic Performance) verilerine göre Türkiye’de en hızlı yükselen üniversite kategorisinde 179 üniversite arasında “2.” oldu. Son 6 yılda önemli başarılara imza atan Üniversitemiz bilimden sanata, kültürel faaliyetlerden spora kadar yaptığı çalışmalarla akademi dünyasında dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. İstikrarlı yükselişimizin yansıdığı diğer kategoriler ise; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından yayınlanan üniversite karneleri ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Türkiye Bilim Raporu’nda görülmektedir.’ derken aynı gün bir açıklama yapan Yüksek Öğretim Kurumu (YKS) geçen yıl verilerine göre, başarısız üniversiteler sıralamasın da 616 bin 621 ortalamayla Ardahan’ın sondan 2.olduğunu açıkladı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) geçen yıl verilerine göre, başarı sırası ortalaması en yüksek il Ankara olarak belirlendi, bu şehri sırasıyla Eskişehir, Kırşehir, Denizli ve Bursa takip etti.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) yayımlanan “Yükseköğretime Geçişte Öğrenci Hareketliliği” raporunda, sınava giren adaylar üzerinden illerin başarı sırası ortalamalarına göre dağılımı yapıldı.

AA muhabirinin rapordan derlediği bilgiye göre, sınava giren tüm adaylar üzerinden illerin başarı sırası ortalamasında, Ankara, Eskişehir, Kırşehir, Denizli ve Bursa en başarılı iller oldu, bu şehirlerin ortalama başarı sırasının 520 binlerde olduğu görüldü.

Türkiye genelinde adayların başarı sıralaması ortalamaları 561 bin 146 olarak belirlenirken, Ankara’da sınava giren adayların bu ortalaması 520 bin 637 olarak kayda geçti. Ankara bu ortalama ile tüm illeri geride bırakarak başarı sıralaması ortalaması en yüksek il oldu.

Ankara’yı, 521 bin 734 başarı sıralaması ortalaması ile Eskişehir, 523 bin 417 ortalama ile Kırşehir, 526 bin 941 ortalama ile Denizli, 529 bin 937 ortalama ile Bursa, 531 bin 271 ortalama ile Aksaray, 533 bin 283 ortalama ile Niğde, 533 bin 293 ortalama ile Kayseri, 533 bin 481 ortalama ile Konya, 537 bin 192 ortalama ile Malatya izledi.

Şırnak, Ardahan, Artvin ve Hakkâri’nin ise en düşük ortalamaya sahip iller olduğu hesaplandı. Şırnak’tan YKS’ye girenlerin 614 bin 163 başarı sıralaması ortalamasına, Ardahan’dan girenlerin 616 bin 621 ortalamaya, Artvin’den girenlerin 621 bin 877 ortalamaya, Hakkâri’den girenlerin ise 628 bin 217 ortalamaya sahip olduğu tespit edildi.

En yüksek ve en düşük başarı sırasına sahip iller arasında 100 bin sıralama farkı hesaplandı.



Ardahanlı Siyasi Fetocu Var mı?


Hükümetin ortağı MHP’nin bile AKP’li siyasiler içinde hiç mi fetocü siyasi yok?’ diyerek dikkat çektiği bu durum benim dikkatimi benim memleketimde olan Ardahan’daki siyasilere çevirdi.


Gerçi son genel seçimlerde bu yönde birçok kez yorum ve haber yaptığımı da hatırlatan bu duruma bakınca öncelikle Fetonun Ardahan’da kamp kurmasına öncülük eden, Ardahan’da siyaset yapanlar aklıma geliyor.


Evet bir zamanlar Hoca efendi deyip, el eteğini öptükleri feto adına okullar açan, onun adına yurtlar yaptıranlar olmak üzere Ardahan’da hiç mi fetocu siyasiler yok?



Ve bunların yaptırdığı yurt ve okul adındaki binalara fetocuların diye el konulurken bunları yapanlar, yaptıranların kimler olduğuna bakıldı mı, bakılıyor mu?


Sorumu genişleterek şu an bulunduğum İstanbul’da, sık sık gittiğim Ankara’da ve diğer illerde siyaset yapan Ardahanlılar arasına hiç mi fetocu yok?


Bilmem ama benim 30 yıllık gazetecilik hayatımda zaman zaman isimlerini bile verip, fetocu dediklerim şu an her kesten daha çok Reisçi yetmedi, kendi karanlık ceplerinden verdikleri paralarla depolarını doldurdukları ve sıraladıkları konvoylardan inip, halkın, milletin omuzlarına binenler olduğunu da görmekteyim…


Gerçi sadece siyasiler değil, bir zamanlar fetonun gazetesinde çalışan ve hala valiliğin koridorların da tur atan sözde muhabirlerinde içinde bulunduğu çok ama çok fetocu siyasiyi ben değil tüm Ardahan iyi biliyor.


Evet, bin bir sorunla baş başa bulunan ve defalarca seçildikleri halde hala seçilmek isteyenlerin yeniden sahalara çıktığı Ardahan’da siyaset yapıp, Şavşat dağlarında villa dizenlerin yanı sıra kendileri olmazsa da eşleri, kardeşleri, akrabaları ve dostları şu an fetoculuk yapanlarla dolu. Ardahan’da hiç mi fetocu siyasi yok?!..


Umarım yoktur..


**Abdülhamit ve Kozakçıoğlu ölmüş?!


AK Parti’nin Sultan Abdülhamit Han üzerinden tartışma başlatmasına ve son olarak bu konuya bir hayli sert çıkan Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın, “Hurafe, safsata ve menkıbeden ibaret bir tarih okuması olan AKP, tarihi bağlamından kopartarak, çarpıtarak siyasi rekabette de cephane olarak kullanıyor” demesiyle CHP’liler gibi ölmüşler üzerinde siyasetin devam ettiği şu günlerde ele aldığım bir yazımı hatırladım.


Ki o yazımın bir öncekilerini değil ama onları da anlatmaya çalıştığını görünce yeniden yayınlamanın zararı değil, konuyu anlatması bakımından anlamlı olduğunu düşündüm.


Çünkü Devlet Bahçeli’nin de son grup toplantısında yaptığı konuşmasında Erdoğan’ın Abdulhamit’e benzetilmesine onay verdiği ama tarihin tozlu sayfalarını karıştırmanın tozların gelip, üstümüzü, başımızı kirlettiğini en güzel şekilde anlatan bir yazı olduğuna kanaat getirerek 2023’e doğru giderken 2013 yılında ele aldığım ‘ Kozakçıoğlu ölmüş?!’ başlıklı yazımın yorumunu siz sevgili okurlara bırakıyorum.


Kozakçıoğlu ölmüş?!


Kim bu, bana göre vicdanı intihar eden Kozakçıoğlu?


Ne iş yapardı?


Bilmeyeniniz olabilir diye birkaç hatırlatma yapacağım..


1 Eylül 1993 tarihli Sabah Gazetesi’nde yer alan bir haberde İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’nun Olağanüstü Hal Bölge Valiliği hesaplarından 2 milyar lirayı (yaklaşık 250.000 dolar) kendi adına açılan hesaplara geçirdiği ileri sürüldü.


Görev yaptığı her alanda adı cinayetler, yargısız infazlar, işkence, gözaltında kayıplar, köy yakmalar ve zulümle anılan Hayri Kozakçıoğlu karanlık bir kişilikti. Var olan mal varlığı ve zenginliğinin kaynağı meçhul olan Hayri Kozakçıoğlu devlet kaynaklarını da dolandırmakla suçlanmış ancak zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından korunmuştu. Kurdukları ileri sürülen suç şebekesi içinde olduğu iddia edilen Mehmet Ağar ve Ünal Erkan’la birlikte anılan Hayri Kozakçıoğlu bu çete içindeki menfaat çatışmasında parasal olarak karlı çıkanlardandı. Oluşturulabilecek bir “hakikatleri araştırma komisyonunda ilk sorgulanacakların başında gelen Hayri Kozakçıoğlu dolandırıcı olarak anılacaktır. Ölümü ardından sakladığı suç dosyalarının yeni çatışmalara ve olaylara da sebebiyet vermesi sürpriz olmayacaktır. Faili meçhul cinayetlerden sorumlu, gözaltında kayıpların ve Kürtlerin çok iyi tanıdığı ve rahmet (!) okuyacağı bir isimdir…



ARŞİV HABER 11.03.2019 TARİHLİ HABER/YORUM


 


Rektörü Tartışılan ARÜ’nün Kurucu


Rektörü Ardahan’da..


Erzurumlu Rektörünü yoğun eleştirilere tutulduğu bir zaman da Ardahan’a gelen Ardahan Üniversitesinin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz memleketinde hasret gideriyor. Şu an İstanbul’da bulunan Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığını yapan Prof Korkmaz son olarak AK Parti Milletvekili Aday Adayı olarak geldiği memleketi Ardahan’da yaptığı ziyaretleri esnasında hasret giderirken vatandaşların kendisini sevgiyle karşılamasından bir hayli memnun oldu.


ARDAHAN KAMUOYU, ARÜ’DE Kİ İDDİALARI TARTIŞIYOR!


Kurucu Rektö Prof. Ramazan Korkmaz’ın Ardahan ziyaretinde yeniden gündeme gelen tartışmaların devam ettiği şu günlerde Erzurumlu mevcut Rektör hakkında ileri sürülen iddialara bugüne kadar bir cevap verilmezken Sevdamız Ardahan Derneği Başkanı Levent Pehlivan ve Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan, Ardahan Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Erdoğan Altınkaynak tarafından dile getirilen iddialarla ilgili, Ardahan kamuoyunun Erzurumlu Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber’den açıklama beklediğini belirtmiştiler.


İşte o haber;


Gazetemizi ziyaret eden Dernek Başkanları, ARÜ’de son yıllarda öğrenci sayısında yaşanan düşüş ve kapanan bölümlerle ilgili Erdoğan Altınkaynak tarafından maddeler halinde ifade edilen sorunlar ve iddialarla ilgili Rektör Mehmet Biber’in çıkıp kamuoyu önünde halka hesap vermesi gerektiğini anlattılar.


MEHMET BİBER’DEN ARDAHAN KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR


Konuyla ilgili açıklamada bulunan Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan, “Ardahan Üniversitesi Rektörü Mehmet Biber, daha önce Ardahan esnafına hakaret eden kirli yüzünü göstermişti. Şimdi de bir kaç gündür üniversitede görevli bir Profesörün üniversitede cereyan eden sorunları madde madde olarak açıklaması bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Biz bunları daha önce söylerken bizim Ardahan’daki STK’lar Rektör Bey’e yaranmak için çiçek takdim ediyordu.


Her geçen gün öğrencisi azalan, fakülteleri kapatılan ARÜ, kapanma noktasına geliyorsa birilerin çıkıp bu duruma el atması lazımdır. Ardahan’da STK’ların üniversitesinin bu sorununu taştırıp bu olayı çözmesi gerekmektedir. Devletin bu kadar masraf yaptığı, bu kadar imkân tanıdığı bir üniversite, 1-2 yöneticinin egosuna kurban edilmemeli. Küçük olsun benim olsun anlayışı ARÜ’de ne yazık ki hâkimdir. ARÜ’nün yöneticileriyle ilgili STK’ların net tavır koyup tepkisini ortaya koymalıdır. Öğrenci sayımız neden azalıyor? Bölümler neden kapatılıyor. Gece eğitimine neden son verildi? Yabancı öğrenci alınması neden zorlaştırıldı? Kent Konseyi olarak yerel yöneticilerle ilgili misyon üstlenen bir kuruluş olarak Rektör Bey’den açıklama bekliyoruz” dedi.


 KENT KONSEYİ DOĞU EKSPRESİNİ DESTEKLİYOR


Kent Konseyi olarak Sevdamız Ardahan Derneğinin başlatmış olduğu ‘Doğu Ekspresi son durağı Ardahan olmalı’ projesini desteklediklerini de ifade eden Taştan, “Ardahan son durak olmayı hak ediyor. Bu konuda hepimiz destek vermeliyiz. 31 Mart yerel seçimlere yaklaştığımız bu dönemde siyasilerde bu işe el atmalıdır. Ayrıca seçim sürecinde dernek olarak kişilerden ziyade projelerin tartışıldığı bir seçim süreci temenni ediyoruz. Tüm adaylara başarılar diliyoruz” diye konuştu.


REKTÖR, MİLLETVEKİLİNİN TELEFONUNA CEVAP VERMİYORMUŞ!


Konuyla ilgili bir açıklamada bulunan Sevdamız Ardahan Derneği Başkanı Levent Pehlivan ise, Ardahan’da dernek olarak yanlış giden her şeyin üstüne gitmeyi kendilerine görev kabul ettiklerine değinerek, “Şuanda en büyük sorunumuz Üniversitede yaşanan keyfiyet düzenidir. ARÜ ilk açıldığında bacasız fabrika diye sevinmiştik. Ama o zaman ki Rektör Ramazan Korkmaz yanlış bir tercih yaparak kampüs alanını şehirden uzak bir yere yaptırdı ve maalesef öğrenciyle şehrin bağını kopardı.  Dolayısıyla Ardahan esnafıyla üniversitenin bağı koparılmış oldu. Bu yanlışlar yüzünden ARÜ öğrencisini, Ardahan sokaklarında görmek neredeyse imkânsızlaştı. Birinci hata buradan kaynaklandı. Şimdi ise ARÜ, bir öğretim üyesinin haklı isyanıyla karşı karşıya.


Kamuoyu olarak merak ettiğimiz bu iddialarla ilgili ARÜ’nün şimdiki Rektörü’nden açıklama bekliyoruz. Erdoğan Altınkaynak tarafından dile getirilen açıklamalara neden cevap verilmiyor? Maalesef bizim Ardahanlıların çoğu susturulmuş? Üniversite Ardahanlılara taşeron işi verilmiş diye vatandaşlar yanlışları dile getirmekten korkuyor. Bakıyorsunuz Ardahanlı çocuklar temizlik, güvenlik işine bakıyor; Erzurumlular okutman, öğretim görevlisi olmuş. Erzurumlu gelmiş burada Rektör olmuş kimseyi takmıyor. Duyduğumuza göre kendisini o makama getiren yetkililerin telefonuna bile cevap vermeyip, Milletvekilinin dediklerini kulak ardı ediyormuş. Mehmet Biber’in çıkıp Ardahan kamuoyunu söz konusu iddialarla ilgili aydınlatması lazımdır. Bu çağrıyı Kent Konseyi ve Sevdamız Ardahan Derneği olarak Ardahanlılara arz ediyoruz. Ardahanlı STK’lara çağrımız oturduğunuz o koltuğun hakkını verin. Pısırık olup, kafanızı kuma gömmeyin. ARÜ’yle ilgili yanlışları dile getirmekten korkmayın. Rektör Bey’e çiçek takdim edin; ama sizi o koltuklara oturtan Ardahanlının bu sorununun çözümü için çabalayın” ifadelerine yer verdi.


DOĞU EKPRESİ HEPİMİZİN SORUNU


‘Doğu Ekspresi trenin son durağı Ardahanlı olmalı’ projesine herkesin destek vermesi gerektiğini ifade eden Pehlivan, “Bu bütün Ardahanlıların sorunu olmalı. Şu ana kadar sadece CHP Belediye Başkan adayı Faruk Demir Bey destek oldu. Diğer siyasi parti belediye başkan adaylarının bu projeye destek olmalarını bekliyoruz. Bu sadece siyasilerin değil tüm Ardahanların el atması gereken bir sorundur. Bir imza kampanyası düzenlemek istiyoruz ama 2 haftadır yetkili mercilerden izin bekliyoruz.


ARDAHAN’DA BİLLBOARDLAR KARSLILARA KİRAYA VERİLMİŞ!


“Diğer tarafta Ardahan Belediyesinin şimdiki Belediye Başkanı Ardahan’daki billboardları Karslı bir şirkete kiraya vermiş. Biz Sevdamız Ardahan Derneği olarak Doğu Ekspresi treni broşürünü Ardahan’daki billboardlara asmak istedik, parasını verdik, 5 gün astılar sonra indirdiler. Bu konuyla ilgili de Karslı bir şirketin Ardahan’da billboardları kiralaması düşündürücüdür. İnşallah yakın bir zamanda bu Belediye yönetiminden tamamen kurtulacağız. Biz sevdamız Ardahan Derneği Ardahan’ın sorunlarına karşı duyarlı olup bu sorunları dile getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.


İŞTE ERDOĞAN ALTINKAYNAK’IN O İDDİALARI 

•2016 yılında öğrenci sayısı 5231, 2018 yılında öğrenci sayısı 5165 kişidir. Yeni açılan bölüm kontenjanlarına göre öğrenci sayısının 2560 kişi artarak 7791 kişi olması gerekirken 66 öğrenci azalmıştır.


• 3 Fakülte kapanma aşamasına gelmiştir.


• 4 MYO kapanma aşamasına gelmiştir.


• 16 program kapanmıştır.


• 12 program kapanmak üzeredir.


• 23 bölümün öğrenci sayısında azalma olmuştur.


• Hiçbir programın öğrenci sayısında orantılı bir artış 

olmamıştır.


• Hiçbir bölümün öğrenci sayısında orantılı bir artış olmamıştır.


• Enstitü bölüm sayısı artmasına rağmen öğrenci sayısında ciddi bir azalma olmuştur.


• Yabancı öğrenci sayısı giderek düşmekte ve yeni öğrenciler neredeyse hiç gelmemektedir.


1. Giden ve gitmek isteyen öğretim üye ve memur sayısı oldukça fazladır. Yerlerine alınan öğretim üyesi sayısı son derece sınırlı, memur kadrosu ise genellikle görevden el çektirilenlerin yerine bilgi, deneyim ve tecrübeden yoksun hemşehrileridir.


2. Geçmişten günümüze kadar yıllara yayılmış iş ve binalar tamamlanamamış veya bitirilememiştir. İhaleler üzerinde oldukça ciddi şaibe söylentileri dolaşmaktadır. Mesela rektörlük konutunun sadece tadilatına 600.000 (altıyüzbin) liradan fazla para harcanmış ve bu ihale pazarlık usulüyle 22/B maddesine(Afet – savaş – sağlık, güvenlik nedenleri ile yapılması gereken durumlar) göre verilmiştir.


3. İş ve personel alımı ve bunların atamaları Erzurumlu olmalarına göre yapılmaktadır. Üniversitede Ardahanlı çalışanlar tasfiye edilmektedir. Ardahan’da kalmış ve buranın her türlü cefasını çeken insanlar, Üniversite yönetiminin gözünde, bizzat rektör tarafından ifade edilişiyle “İşe yaramaz, geri zekalı, aptal”dır.


4. Rektörlük tarafından akademik ünvanlar itibarsızlaştırılmakta, bir profesör ile bir Dr. Öğretim üyesi eşit tutulmaktadır. Yapılması planlanan akademik toplantıları alakasız veya ehliyeti yetersiz kişiler eline ve yönetimine verilerek itibarsızlaştırılmaktadır.


5. Akademik izin talepleri hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmekte, bu nedenle pek çok akademisyen uluslararası bilimsel toplantılara katılamamakta, akademik teşvik kriterlerini sağlayamamakta ve akademisyenler mağdur edilmektedir.


6. Akademisyenlere geçmişte yaptıkları bilimsel çalışmalar ve yürüttükleri projeler kapsamında hiçbir delil ve gerekçe göstermeden soruşturma açılmakta, iftira ve yalan – yanlış bilgilerle töhmet altına sokulmakta, bir korku imparatorluğu yaratılmaktadır.


7. Bir önceki yönetim ve bir önceki yönetimde görev yapan her kişiye potansiyel suçlu muamelesi yapılmakta, atamaları ve yükselmeleri gerçekleştirilmemektedir.


Ardahan Üniversitesinin öğrenci sayılarındaki değişim aşağıdaki gibidir.


İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ:


-2018 yılında kayıtlı öğrenci sayısı 1197 kişidir. 

Arkeoloji bölümü 4 yıl önce kurulmuştur ve ilk yıl 52 öğrenci almıştır. Sonraki 3 yıldaki toplam öğrenci kaydı sadece 30 kişidir.


-Gürcü Dili ve Edebiyatı 4 yıl önce kurulmuştur ve ilk yıl 16 öğrenci almıştır. Sonraki 3 yıldaki toplam öğrenci kaydı sadece 6 kişidir.


-Sanat Tarihi bölümü 2018 yılında açılmış ve 38 öğrenci almıştır.


-Sosyoloji bölümü 2017 yılında açılmış ve ilk yıl 38, ikinci yıl ise 7 öğrenci alabilmiştir.


-Coğrafya bölümü 4 yıl önce kurulmuş ve her yıl ortalama 51 öğrenci almıştır.


-2015 yılına göre öğrenci artışının kontenjana göre 1050 kişi olması gerekirdi. Açılan yeni bölümlere ve mezun verilmemesine karşın öğrenci sayısı sadece 371 kişi artmıştır.


MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ:


2015 yılında öğrenci sayısı 178 kişidir. 2018 yılında öğrenci sayısı ise sadece 68 kişidir. Son yılda öğrenci alınamamıştır. Azalan öğrenci sayısı 110 kişidir. Fakülte kapanmak üzeredir.


İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ:


2018 yılı mevcut öğrenci sayısı 749 kişidir. 2016 yılında öğrenci sayısı 1009 kişidir. Yeni bölüm açılmamıştır. Öğrenci sayısı 260 kişi azalmıştır. Fakülte kapanmak üzeredir.


GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ:


2015 yılında açılan fakültede 2016 yılında 2. Bölüm eklenmiştir. Henüz öğrenci mezun edilmemiştir. Kontenjana göre artması gereken öğrenci sayısı 240 kişi iken sadece 163 öğrenci bulunmaktadır.


İLAHİYAT FAKÜLTESİ:


2017 yılında açılan fakülteye 84 öğrenci kayıt yaptırmıştır. 2018 yılında öğrenci kaydı bulunmamaktadır ve 14 öğrenci ise bölümü terk etmiştir. Fakülte kapanmak üzeredir.


BEDEN EĞİTİMİ VE SAĞLIK YÜKSEKOKULU:


Son iki yılda mezun veren bir birimdir. 2015 yılına göre artması gereken öğrenci sayısı 120 kişidir.


TURİZM YÜKSEK OKULU:


Henüz mezun verememiştir. Artması gereken öğrenci sayısı kontenjana göre 120 kişidir. Mevcut öğrenci sayısı 84 kişidir.


SAĞLIK YÜKSEKOKULU:


Henüz mezun verilmemiştir. 2016 yılında açılmıştır. Kontenjana göre artması gereken öğrenci sayısı 150 kişidir. 

Mevcut öğrenci sayısı 132 kişidir.


ARDAHAN MYO:


2015 yılında öğrenci sayısı 63 kişidir. 2018 yılında öğrenci sayısı ise 23 kişidir. Öğrenci alamadığı için 3 program kapanmıştır. Öğrenci sayısında 40 kişilik bir azalma olmuştur.


ARDAHAN SAĞLIK MYO:


2015 yılında açılmıştır. Kontenjana göre artması gereken öğrenci sayısı 240 kişidir. Mevcut öğrenci sayısı 228 kişidir.


ARDAHAN SOSYAL BİLİMLER MYO:


Yeni açılan programlarla birlikte öğrenci sayısının 120kişi artması gerekirken 2015 yılındaki öğrenci sayısı değişmemiştir.


ARDAHAN TEKNİK MYO:


Yeni açılan bölümlerle birlikte öğrenci sayısının 60 kişi artması gerekirken 24 öğrenci azalmıştır.


ÇILDIR MYO:


2015 yılındaki öğrenci sayısı 92 kişidir. 2018 yılındaki öğrenci sayısı ise 1 kişidir. Kapanmak üzeredir.


GÖLE MYO:


2015 yılı öğrenci sayısı 129 iken, 2018 yılında sadece 76 öğrenci kalmıştır. 63 öğrencilik bir azalma olmuştur. Bazı programlar kapanmak üzeredir.


POSOF MYO:


2016 yılında öğrenci almaya başlamıştır. Kontenjana göre öğrenci sayısının 200 kişi artması gerekirken, mevcut öğrenci sayısı 136 kişidir.


SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ:


2016 yılında mevcut öğrenci sayısı 266 kişidir. 2017 yılında ise iki yeni bölüme öğrenci kabulü başlamıştır. 60 kişi artması gerekirken, 17 kişilik bir azalma olmuştur.



**3-5 Oy 2-3 Oy olursa Ne Olacak?


 


31 Mart Mahalli Seçimlerine kısa bir süre kalırken Başkan Erdoğan Adana’da ve yine sert bir o kadar da geren bir dil ile konuşuyor.



İşte gerçeği ortaya koyan anketleri bile hain ilan eden Başkan Erdoğan’ın en son Adana’da yaptığı  konuşmasının satır aralarında ki konuşması;


Millet, bayrak, ezan, vatan düşmanı kim varsa karşısında olmak namus borcumuz. Bu mesele onur meselesidir. 3-5 oy için onlara göz yumarsak evlatlarımızın yüzüne bakamayız. 31 Mart’ta milletimiz bunlara hak ettikleri dersi verecektir. Milletimizle birlikte, ister PKK olsun ister FETÖ isterse şu veya bu güç hiç fark etmez, özgürlüğümüzün sembolü bayrağımıza göz dikenlere karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz.”‘ diyor..


Ve aynı konuşmanın içinde sanki seçime değil, savaşa gidiyormuşuz gibi, ‘Bizim derdimiz 3-4 oy değil, kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz’  diyor..


Başkan Erdoğan’ın bu konuşması öncesi bana göre Başkan Erdoğan’ı da geren ve gereksiz ve gergin bir dil dil kullanmasına neden olan İçişleri Bakanı Soylu’nun dikkat çeken yetmedi Almana ile Türkiye’yi yenden geren açıklamalarıyla şok oluyoruz..


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Mart’ta Ankara‘nın Polatlı ilçesinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya‘da, Bodrum‘da, Muğla‘da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım hava limanlarından içerisi girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil. Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil.”


Ve Almanya’da bir açıklama yapıyor..


Alman Dişişlerinin İnternet sitesinde yayımlanan uyarıda, “Türkiye hükumetinin Alman medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine karşı daha fazla adım atacağı gözardı edilemez. Alman hukuk anlayışında ifade özgürlüğü olarak değerlendirilen ifadeler, Türkiye’de mesleki anlamda kısıtlamalara ve cezai kovuşturmalara yol açabilir” denildi. Yeni uyarıda, aralarında Alman vatandaşlarının da bulunduğu bazı Avrupalı gazetecilerin Türkiye’deki çalışma izinlerinin açıklama yapılmaksızın yenilenmediği ve ‘son iki yılda giderek daha fazla Alman vatandaşının keyfi biçimde gözaltına alındığı’ belirtildi.


Yani Son Başbakan, Meclis Başkanı ve bugünün AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım’ın bile onaylamadığı ve ‘Ya ne oluyor kardeşim, altı, üstü bir yerel seçim’ diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştığı bir süreçte kendisine oy vermeyi düşünenleri bile geren bir atmosferle alanlarda oy isteyen Başkan Erdoğan ve ona yaranma yarışı içinde olanlar 3-4 oyu da 2-3 oy yapmayaçalışıyorlar gibi..


Çünkü daha önceki gibi bu kezde ezan yuhaladılar dediği feminist kadınların normal bir yürüyüşlü eylemeni bile seçim atmosferi içine alıp neredeyse orada olanların hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden aynı Başkan Erdoğan daha bir kaç gün önce yani 8 Mart Dünya Kadınları için güzel ve anlamlı şeyler demişti..


Binali Yıldırım’ın dediği gibi benim de, ‘Ya kardeşim yapmayın, altı, üstü bir mahalli seçim var. Ama bu seçimler öncesi lütfen bu milleti bir iki oy için gerip, karşı, karşıya getirmeyin’ derken başta Başkan Erdoğan olmak üzere AK Partililerin bu lütfenleri kulak ardı ederek yaklaşan yerel seçimlere gideceği alenen açık ve belli.


Ama Ardahanlı adayı olan partisi AK Parti’nin başta Dilovası, İzmit ve Gölcük’te hatta Ardahan’da bir hayli zorlandığını Başkan’ın da bakanı ve partilileri de artık görüp, anlamalı ve oy götüren bir dilin değil, barış ve kardeşiliği işaret edecek bir dilin oy aldığını da anamak ve görmek gerekir.


Bunu ilk gören de AK Parti ile ittifak içinde olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’liler olup, sesizleştikleri şu günlerde birileri de Başkan’a ve AK Parti’nin kulağına, ‘Dilimiz biraz yumuşatsak mı?’ diye fısıldamalı.


Aksine mi bu gidişler 3-4 değil, 2-3 oyu alamayacak hale gelecekler gibi..