Kanun Hükmünde Kararneme ile değiikliğe uğrayan rektörlük seçiminin valilere de sorulacağı yönünde ki haberler tazeliğini korumaya devam ederken, YÖK Başkan Vekili Ardahan Valisini ziyaret etti.
Alınan bilgilere göre Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal’ı ve YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, Vali İbrahim Özefe’yi makamında ziyaret etti.
Vali Özefe, bir dizi çalışmalar da bulunmak üzere Ardahan’a gelen YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal ve Yürütüme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman ile bir süre sohbet ettikleri öğrenildi YÖK Başkan Vekilinin Vali İbrahim Özefe’ye aylardır rektörsüz olan Ardahan Üniversitesine ‘Kimi rektör olarak atalaım’ diye sorup, sormadığı merak edildi.
**ARÜ’ye yeni bir rektör adayı daha..
Aylardır rektörsüz olan ve 9 aday adayın rektör olmak için başvurduğu ARÜ Rektörlüğüne Prof.Dr.Tuncer Demir’in de başvuru yaptığını öğrenildi.
Ardahan Üniversitesi Rektörlüğü için YÖK’ün teklifiyle Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılacak.Bu iş için Rektör adaylarının başvuruları devam ediyor.
Ardahan’da bu iş için başvuran ve çalışma yapan adaylar arasına Göle’de lisede okuduktan sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi Coğrafya Bölümünü kazanıp, bu okulu da bitirdikten sonra girdiği yurtdışı sınavını kazanıp, 7 yıl İngiltere’de Master ve Doktorasını tamamlayan Tuncer Demir’in ARÜ’ye rektörlük başvurusu yaptığı öğrenildi.
Yardımcı Doçent olarak Urfa Harran Üniversitesine dönüp burada Doçentlik ve Profluk çalışmalarını bitirip bölüm Başkanı olarak yıllarca görev yapan Tuncer Demir’in 2 yıl önce Antalya Akdeniz Üniversitesine geçip burada çalışmalarına devam etmektedir. Haber: Zafer Tahiroğlu
**ARÜ’de Cemaatin Adayı da Var..
15 Temmuz Darbesinin gölgesinde kalan Ardahan Üniversitesinin rektörlük seçimi öncesi mevcut adayların geçmişlerinin araştırılmasının gerektiğine dikkat çekilirken, cemaatin bu seçimi çok önemsediği ileri sürülmekte.
Adaylar arasında bulunanların geçmişte Fethullah Gülen’in ekibin de yer alan isimler olduğuna dikkat çekilirken, bunların yaşanan darbe tartışmaları dolaysıyla görülmediği ve dikkat çekmemek için Cumhurbaşkanlığı sarayının önünde fotoğraflar çekip, saray’da bulunan bazı isimler ile çekilen fotoğraflarla kendilerini saklamak istedikleri iddia edilmekte.
Aynı kişilerin ‘Demokrasi Nöbetleri’ adı altında ki toplantı ve yürüyüşlerde de bol bol poz verip, kendilerini saklamak istedikleri de iddia edilen şu günlerde başta 26 Temmuz’da sandık başına gidecek olan Ardahan Üniversitesi Akademisyenleri olmak üzere herkesin dikkat etmesi gerektiği ileri sürüldü.
MİT’in ve gerekli kurumların 26 Temmuz’da yapılacak olan ARÜ’nün Rektörlük seçimi ile yakından ilgilenmesi gerektiğinde dikkat çekilen bir süreçte mevcut adaylarda seçilmek için başta yerelde olmak üzere var olan tüm imkanlarında seferber etmiş durumdalar.
**REKTÖR ADAYI DÜŞÜNCELERİNİ AKTARDI..
26 Temmuz’da seçime gidecek olan ve yen rektörünü belirleyecek olan Ardahan Üniversitesi Rektör Adaylarından Engin Özkan Yerli Düşünce adlı dergide ele aldığı köşe yazısında düşüncelerini aktardı.
‘Yerli Düşünce’ adlı dernek tarafından hazırlanan dergide görüşlerini aktaran Prof. Dr. Engin Özkan ‘12 Mayıs Buluşması ve Milli İrade’ adlı yazısı dergini son sayısının iki sayfasında yer aldı.
**DÜN ÖĞRETİM ÜYESİ OLMAK İSTEMEYENLER ŞİMDİ
REKTÖR OLMAK İSTİYORLAR..
26 Temmuz’da yapılacak olan ve 87 akademisyenin oy kullanarak ilk 3 adayı belirleyip, YÖK ve Cumhurbaşkanının önüne sunacağı Ardaha Üniversitesi Rektörlük seçimi önümüzde ki Salı günü öğleden önce yapılacak.
9 Adayın yarıştığı ARÜ’nün Rektörlük seçimi öncesi en çok tartışılan konuların başında gelenin mevcut adaylar arasında bulunan isimlerin 2008 yılında kurulan ve yıllarca öğretim üyesi bulmaktan zorlanan ARÜ’ye ‘Ardahanlısın, gel üniversitene öğretim üyesi ol’ denilerek öğretim üyesi olması için teklif götürülen ancak ‘Hayır.. Ardahan ve Ardahanlılar için ben keyfimi bozamam’ deyip, o dönem öğretim üyesi olmayan Ardahanlı rektör adayları oldukları dikkat çekmekte.
**İMF’nin Kapısı Çalınacak mı?
Her geçen gün daralan ekonomiyi düze çıkarmak için yoğun bir tempo ile mesai yapan Başkan Erdoğan ile emrinde ki hükumet adeta dağa, taşa düşmüş bir dolar arıyor..
Gerçi daha bir kaç ay önce 1 doları olanın fetocu diye yakasından alınıp, içeri atıldığını da unutmadık ya neyse..
Evet Başkan konuşmaları ile emrindeki hükumet girişimleri ile bugünlerde harıl harıl 1 doları aradığı şu günlerde kimsenin dillendiremediği şu İMF’nin ne iş yaptığını ve nerede olduğuna da bakmak gerekmez mi?
Çünkü Başkan ve hükumette biliyor ki; doların bir büyük kısmını da aidatını öderken, ‘Borcunu ödedik’ diyerek hava attığımız İMF’nin verdiği akıl ve de paralar ile dünyanın bir çok ülkesinin ekonomisini ayakta tutmakta.
Valla bende ne ayakkabı doları dolduracak dolar, nede fetonun diye sağa sola atılan 1 dolar yok..
Sadece bugünlerde harıl harıl aradığımız yeşilim dolarların kimde olduğunu ve bizim ülkemizin de bur
aya üye olduğunu, aidat ödediğini hatırlatmak istedim..
Çünkü Başkan Erdoğan’ın da bugün yarın dün borcumuzu ödedik dediği İMF’yi nasıl dillendireceğini sizde göreceksiniz..
Evet, ülkenin şu geçtiği dar boğazı geçmek için sağa, sola düşmeden, artık ekonomisiyle, siyasetiyle iç içe olunan ülkeler ile ilişkileri bozmadan ve en önemlisi kendilerine hayrı olmayan Şengay, mengaylarla zaman kayıp etmektense üyesi olduğumuz dünyanın dolar bankası olan bir kaç milyon doları borç almak en doğrusu bence..
Nasılsa güçlü bir başkan ve hükümet var..
Nasılsa borcumuzu yine öderiz demi?..
**HEPİNİZİ TANIYORUZ, TANIYORLAR..
Rahmetli babamın siyasi hayatta mücadele verdiği yılları yeniden bizlere anımsatan son günlerde ki gelişmeleri izlerken gülmüyor değilim..
Çünkü o dönemler de yaşananlar bugünlerde adeta tekrarlanıyor..
Evet, 15 Temmuz’da yapılan ve adına ‘Darbe Kalkışması’ konulan gelişmeler ardından yaşananlara baktığımızda dün Fethullahçı olarak geçinenlerin bugün hepsinin ‘Reis emir et ucu paslı balta ile herkesi keselim’ dediğini görmekteyiz..
Ya kardeşim sen değil miydin dün Fethullah düşman ilan edilene kadar onlar yeyip, içen, gezen, tozan dedirtenler bugünde yine 90 derece dönüp, Fethullah’ı satıp, kendini saklamak için en çok bağıran..
Evet, 1960 İhtilal’i gibi 74-80 Cuntalarında da aynı manzaraların yaşandığı şu günlerde bir bakıyoruz ki bugünkü torunları da dedelerini aratmıyor..
Babamlara, ‘Aha bu komünisttir’ deyip, ihbar edenler, güçlü kimse onun yanında yer alıp, kapı ve bacalarına astıkları bayraklarla devletçi geçinenlerin asıl hesaplarının kendilerin saklamak, dün yaptıklarını gizlemek olduğunu görürken insanın gülmesi geliyor..
Çünkü bugün kü gibi dünde aynı filimlerle kendilerin saklayanlar ve en önde yürüyenlerin dün cemaatçi olduklarını bilenlerin başında bir ben değil, şöyle 30-40 yaşında olan herkes çok iyi biliyor ki; 15 Temmuz’dan bu yana bağırıp, çağıranları tanıyoruz, tanıyorlar..