

.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..





‘Köy öğretmenleri sadece okuma yazma öğretmez, sadece ders anlatmaz, öğrencilerle iletişimini sınıfla sınırlamaz tam tersine köyde etkileşimde bulundukları herkese model olurlar.Öğretmenler çalıştıkları köylere günceli, hayata dair bilgiye dayanan yeni bakış açılarını getirirler; köyün sosyal yapısını güçlendirirler. Bu nedenle köylerde öğretmenlerin varlığı, sosyal gelişim açısından vazgeçilmezdir.’ diyen vatandaşlar ‘Göçü tetikleyen, çocukların köy hayatından kopmasına, hayvancılık ve tarımdan koptuğuna dikkat çekilirken köylülere model olan öğretmenlerin olmayışının sosyal bir kayıp olduğuna da dikkat çekmekteler.

Türkiye’de 1989 yılından bu yana köy okulları kapatılıyor ve milyonlarca köy öğrencisi yıllardır uzaklardaki okullara taşınıyor! Bu taşıma öyle zor koşullarda gerçekleşiyor ki bazı çocuklar daha güneş doğmadan evlerinden çıkarken, bazıları saatlerce kendilerini almaya gelecek arabayı beklerken, bazıları aç, yorgun, ürkek yeni sınıflarına uyum sağlamaya çalışırken ‘eğitilmekten’ vazgeçiyorlar. Üstelik yaşananlardan hiçbirimizin haberi olmuyor!
Yıllar önce bazı özel bölgelerde ya da özel koşullarda uygulanmak için hazırlanan bu planın öğrencilere destek olması planlanmıştı. Özellikle dezavantajlı öğrencilerin köylerden alınıp daha büyük eğitim merkezlerine taşınması, okulda yemek yemeleri, öğrencilerin kaynaşması iyi bir hizmet olacaktı.
Taşımalı Sistem Öğrencilerin Eşit Eğitim Olanağını
Ellerinden Alınıyor!
Ancak aradan geçen zamanda taşımalı sistem çocukları daha iyi okullara entegre eden değil, büyük oranda nitelikli ve eşit eğitim olanaklarını ellerinden alan bir uygulama haline geldi. Her sabah güneşle birlikte yola çıkıp kilometrelerce yol giden çocukların hissettiği yorgunluk, taşıma merkezlerindeki sınıfların kalabalıklaşması, öğrencilerin öğretmenleriyle yeterince yakın bir ilişki kuramamaları, sosyal olarak da kendilerini dışlanmış hissetmeleri en temelde çocukların nitelikli ve eşit eğitim olanağını ellerinden almaya başladı.
Ülke olarak eğitimin sadece belirli bir zümreye değil, çocuklarımızın tümüne ulaşmasını istiyorsak taşımalı eğitim sistemini kapsamlı şekilde gözden geçirmeli ve köy okullarını yeniden açmalıyız. Neden mi? İşte size köy okullarının yeniden açılmasının 6 temel gerekçesi:
Taşınan Çocuk Okula Sosyal Olarak Uyum Sağlayamıyor
Çok küçük yaşlardan itibaren, sabah çok erken saatlerde, her türlü iklimde, her türlü araçla ve olumsuz koşullarda ‘taşınan’ çocuklar, gittikleri okullara uyum sağlayamıyorlar. Bu çocuklar taşındıkları sınıflarda arkadaş edinemiyor, kendilerini okuldan dışlanmış, yabancı hissediyorlar. Yabancılık duygusu öğretmenleriyle ilişkilerini de etkiliyor. Çocuklar kendilerini rahatça ifade edemiyor, soru soramıyor, konuları tam olarak anlayamıyorlar.
Taşınan Çocuk Akademik Başarı Gösteremiyor
Köy okulları kapanınca zamanının büyük bölümünü yollarda geçiren, uykusuz, kahvaltısız yollara düşen çocuklar ders çalışmaya, okumaya hatta dinlenmeye zaman bulamıyorlar. Zaten taşımalı eğitim öyle zor ki çocuklar eğitim hayatlarına devam etmek konusunda da çok isteksiz oluyor, küçük yaşlarda eğitim hayatlarını bitiriyorlar.
Kız Çocukları Eğitim Dışı Kalıyor
Taşımalı eğitimin en büyük zararı ise kız çocuklarına. Pek çok aile, ulaşım şartlarının zorluğu, yolun uzunluğu, çocuğunun okulu ile bağlantısının olmaması gibi nedenlerle kız çocuklarını okullara göndermekten vazgeçiyorlar. Kız çocukları sadece birkaç yıl eğitim hayatından sonra eğitim hayatının dışında kalıyor, meslek edinemiyor, sosyal olarak izole ediliyorlar.
Taşıma işi Büyük Bir Maliyet ve Sorun Haline Geliyor
Öğrencilerin ulaşımının sağlanması ise taşımalı eğitimin en önemli zorluklarından biri. Pek çok köyle başka seçenek olmadığı için çok eski taşıtlarla, köyden köye öğrenci toplayarak kucak kucağa yapılan yolculuk kazalara neden oluyor. Çoğu zaman da bu kötü yolculuk için çok yüksek bedelleri ödeniyor, aileler güç durumda kalıyor.
Köylerin Öğretmensiz Bırakılması Sosyal Bir Kayıp
Öte yandan köy okullarının ve öğretmenlerin köydeki varlığını sadece eğitim olarak düşünemeyiz. Köy öğretmenleri sadece okuma yazma öğretmez, sadece ders anlatmaz, öğrencilerle iletişimini sınıfla sınırlamaz tam tersine köyde etkileşimde bulundukları herkese model olurlar.
Öğretmenler çalıştıkları köylere günceli, hayata dair bilgiye dayanan yeni bakış açılarını getirirler; köyün sosyal yapısını güçlendirirler. Bu nedenle köylerde öğretmenlerin varlığı, sosyal gelişim açısından vazgeçilmezdir.
Boşaltılan Okul Binalarında Milli Servet Harcanıyor!
Kapılarına kilit vurulan okul binaları ise kaderlerine terk edilmiş durumda! Bir zamanlar milyarlarca lira ve büyük umutlarla inşa edilmiş okul binaları, Cumhuriyet ruhunun kırgın hayaletleri olarak bize geçmişi hatırlatmaya devam ediyorlar.
Ekonomik ve Demokratik gerileme…
Avrupa Parlamentosu, Türk Hükümeti tarafından köklü bir rota değişikliği yapılmadığı takdirde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecinin devam edemeyeceğini bildirmesi üzerine aynı zamanda iktidarın ortağı AK Parti Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı ABD ziyareti öncesi havaalanında gazetecilerin bu yöndeki gelişmeler üzerine sorduğu soruları cevaplarken, “Avrupa Birliği Türkiye’den kopmanın gayreti içerisinde. Gerekirse Avrupa Birliği ile yolları ayırabiliriz” demiş.
Gerçi rapor açıklandıktan ve AB Üyeleri tarafından kabul edilmesi ardından Türkiye Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye karşıtı çevrelerin dezenformasyonuna dayalı haksız itham ve önyargılarla dolu” olarak nitelendirdiği rapora yazılı bir açıklamayla tepki göstermişti.
AB yani 60 yıldan fazladır kapısında beklediğimiz ama bizden istenen dersleri bir türlü yerine getiremediğimiz Avrupa Birliği Türkiye’nin başta Kürt sorunu denen soruna bakışı, adalet sistemindeki sıkıntılar gibi onca konuda demokratik gerilemeye dikkati çekmiş, parlamento, kadın hakları, cinsiyete dayalı şiddet, kadın cinayetlerinin artması, LGBTİ+ topluluğuna yönelik yaygın nefret söylemi ve ayrımcılık nedeniyle Türkiye’nin verilen dersleri yine yerine getirmediğini rapor etmişti.
Avrupa Parlamentosu, İspanyol raportör Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan ‘2022 Türkiye Raporu’nu AB parlamentosındaki 434 milletvekili Erdoğan’ı kızdıran bu raporun kabulü yönünde oy kullanırken, 18 milletvekili ret oyu vermiş, 152 üye de çekimser kalmıştı.
Evet, Amerika’ya, sözünü tutmadığıyla suçlanan İsveç’in katılmak istediği Birleşmiş Milletler Toplantısına giden Erdoğan’ı bir hayli geren Avrupa Birliğinin Hak, Hukuk, Adalet diyen raporuna baktığımızda 60 yıldır bizden istenen derslerden yine geçemeyip, karnemizin bir hayli zayıf olduğunu kabul etmediğimizi de görmekteyiz.
Yani eğitim için okullara giden öğrencilerin servis, giyim, kuşam ve yemek sorununu aşmak için çaba göster’ diyenlere ‘Haydi oradan bende okulları kapatırım’ demeye benzer bir durum gibi bir durumun yaşandığı şu günlerde çokta iyi olmayan ekonomimizin de bu raporda istenenlere bağlı olduğunu es geçiyor gibiyiz.
Afet, Bisiklet, Çevre, Çocuk,Covid-19 Krizi, Dini Kimlik – İnanç, Eğitim, Engelli, Etnik Kimlik, Gençlik, Gıda, Göç – Mülteci Hakları, Hayvan Hakları, Hibe, Hukuk, İklim, İnsan Hakları, İnsani Yardım, İşçi Hakları, Kadın, Kalkınma, Kent, Kültür – Sanat, LGBTİ, Basın, Medya, Meslek Hakları, Sağlık, Sivil Toplum Geliştirme, Siyaset, Sosyal Girişimcilik, STK, Teknoloji, Toplumsal Cinsiyet, Toplumsal Hafıza, Uluslararası Af Örgütü, Yaşlılık ve Yerel Yönetimler gibi onca sorunu içinde barındıran demokrasinin demokratik bir anlayışı istemekten öte bir şey istemeyen AB’nin bunları kendisi için değil, bizim için istediğini neden anlamayız?..
Şu an yerlerde olan ekonomiyi de etkileyen derslerimizi yapmaktan kaçınırken ABD’ye giderken O Sisi misali övdüğümüz ve bu gidişle para alacağımızı gördüğümüz Dünya Bankasına övgüler dizmekle var olan sorunların çözülemez olduğunu da anlamak ve gerilediği söylenen demokratik ortamı yaratmak bu ülke için daha hayırlı olmaz mı?
.jpg)



Bin 610 gündür devam eden Ergenekon davasinin hazirlanan mütalaasi ardindan bir süre önce bulundugum Ankara’da ayni anda ard arda patlayan ve AKP ile Hükümeti hedef alan bombalar ülkenin gündemini yeniden salladi. Tamda İmrali’dan gelen baris aracilarinin Diyarbakir’da yapilacak olan ve 3 Milyon kisinin katilmasi beklenen Nevroz’da Ankara-İmrali arasinda süren görüsmelerini halka aktaracagi bir sirada.. Evet, aralarinda eski genelkurmay baskani ve birçok generalin bulundugu davanin sona gelmesi ve mütalaasinin hâkime sunulmasi ardinda aralarinda Adalet Bakanliginin da bulundugu yerlerde ard arda patlayan bombalarin ve yapilan saldirilarin bu önemli süreci gölgelememesini umuyorum. Bunlarin adeta birer leblebi olarak algilamak gerektigini de bilmekte fayda var derken asil bundan sonra gelebilecek daha büyük olay ve saldirilara da dikkat etmekte gerekir. Çünkü bu sürecin barisla bitmesini istemeyenlerin sayisi ve gücünü görmezden gelmek hatanin en büyügü olur.. Bu nedenle dün Aksam saatlerinde Ankara’da yasanan ve kimligi belirsiz kisilerce Adalet Bakanligi ve AK Parti Genel Merkezi’ne bombali saldiri düzenlenmesi karsisinda kimse sasirip, yol haritasinin disina çikmamalidir.. Ve yarin Diyarbakir’da yapilacak olan Nevroz kutlamalari basta olmak üzere her an yasanabilecek olan gelismeler karsisinda her kes ama herkes çok dikkatli olmali ve buna göre adimlarini saglam atmalidir.. Çünkü süreç çok önemli ve girilen bu yol dar, bir o kadar da uzun ve dikenli, sasirilmamasi gereken bir yoldur.. **Adi Demokrat.. Uzun bir süre sonra yeniden geldigim Kocaeli’nde sabahin erken saatinde yaklastigim gazete bayisinin önünde durdugum da, bayii ulusal basinin gazetelerini alacagimi düsünüp, ‘Abi hangi gazete’ diye sordu. Gazete Bayisine bakip, Kocaeli gazetelerini istiyorum, kaç Kocaeli Gazetesi varsa ver’ dedim.. Bir taraftan ne is yaptigimi sorup, nereli oldugumu merak eden gazete bayii, Kocaeli’nde yayinlanan gazeteleri seçmeye baslarken bir, iki, üç derken say ay bitmiyor.. 99 Depreminde terk ettigimde bu kentin yani eski adiyla İzmit’in iki gazetesi vardi. Rahmetli İsadami İsamettin Akkurt’un teklifi üzerine gidip, günlük olarak bu kent’te çikardigim Siyah Beyaz isimli gazetemle birlikte topu topu üç gazetenin oldugu Kocaeli’nde bu kadar gazete çikmasi bir yanda beni sasirtirken, diger yandan gururlandirmisti.. Çünkü ben gidip gazete kurana kadar kimse üçüncü gazeteyi çikarma cesaretinde bulunmamis, hatta o zamanin belediye baskani Sefa Sirmen’den izin almak gerektigi aba altinda sopa gösterilerek bana anlatilmaya çalisilmisti.. Ama ben küçük bir sermaye ile 12 sayfalik, günlük olan Siyah Beyaz Kocaeli isimli gazeteyi çikarmis ve bir zamanlar ofset gazete çikmaz, günlük gazete olmaz denilen Ardahan’da ki gibi Kocaeli’nde de olmaz, olamaz denileni kirmis, Muat Tosunoglu gibi arkadaslarla birlikte birçok yeni gazetenin açilmasina, gazeteci yetistirmeye önderlik etmistim. Benim Kocaeli’nde bulundugum sirada üç olan gazete sayisi önce 5 ardindan yani bugün 7-8’i bulmustu.. 1999 yilinda yasanan, içlerinde bazi muhabirlerimin de bulundugu binlerce insanin bugün halen dogru dürüst kontrol edilmeyen, çarpik kentlesmenin getirdigi son ile beton yiginlari altinda can verdigi Marmara Depremi ardindan Kocaeli’nde ayrilmanin zorunlulugu ile kapatmadan ayrildigim gazetemin aralarinda bulunmamasi dolaysiyla hüzünlendigim, ama o gazetenin tetikledigi, cesaretlendirdigi gazeteleri gururla alip, yan cafe de bir çay ismarlayarak okumaya basladigimda ise üzüldüm. Çünkü ben gitmeden bir gün önce kutlanan Nevroz etkinliklerinde yasan olaylari kafatasçi zihniyetle manset etmisti hemen hepsi.. Hele o adi Demokrat Kocaeli olan ama manseti fasistçe atilan gazete ki insana ‘Ulan sizin demokratliginiz batsin’ dedirtiyordu.. Ve en önemlisi bugün barisin çok kosuldugu bir süreçte bati kentlerinde bulunan sözde aydinlarin Ardahan’dakileri aratmayacak sessizlige büründüklerini, gazetecilerin ise yine Ardahan’dakiler gibi ya bir yorum yazip katki sunmadiklarini veya Kocaeli’nde kiler gibi hemen hepsinin çatismadan, savastan yana oldugunu veya bu önemli süreçte nerede olduklarini belli etmemeye gayreti içinde olduklarini görüyordum.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

Karlarin erimeye basladigi, toprak damlarin aktigi Ardahan’da hayata geçirilmek istenen Kentsel Dönüsüm Projesi artik hayata geçmesi gerekir.. Üç yil önce projesi hazirlanan, hatta bilbordlarda reklami yapilan bu projenin bugüne kadar neden hayata geçirilmedigi konusunda oldugu gibi projenin içeriginin de neler vari bile adeta bir devlet sirri gibi saklayan ama basta bizden olmak üzere herkeste destek isteyen belediye ile TOKİ’nin Yeni Mahalle ve Kayabasinda gerçeklestirmek istedigi Kentsel Dönüsüm artik baslamali.. Baslamali ki bu iki mahalle oldugu gibi diger mahallerde rahat degil ve kent adeta harabe halini almis durumda.. **Diyarbakir ve Nevroz.. Barisin ve Baharin birlikte yasadigi su günlerde ülkemin her yaninda cosku ile halaylar esliginde kutlanan Nevrozun istendiginde olaysiz geçtigine de sahidiz.. Evet gelmez, olmaz denilen barisin devami için çabalarin araliksiz sürdügü ülkemde artik Nevroz denildiginde insanlarin korkmadigi, aglamadigi, ölmedigi, aksine el ele verip halaylar çektigi günleri de görüyoruz.. Yillarca getirilen anlamsiz yasaklarin nice canlara mal oldugu ülkem artik barisi, kardesligi özlemis oldugunu hissettirmiyor. Ve bu topraklarda açan çiçeklerin güzel kokusuna hasret, aglayan degil, gülen gözlerle mutlu berber bir yasam ister Nevroz’u hep birlikte kutlamak isterken. Bugün Diyarbakir’da bir araya gelmeyi, cosmayi ister bugünkü gibi.. **Posof degisiyor.. ‘Kafkaslardan gelenlerin torunlariyiz’ diyerek övünen ama gelmekten öteye gidemeyenler, Türkiye’nin 2. Gümrük Kapisinda, yani Türkgözü (Badele) Sinir Kapisinda neden ülkenin en az ithalat ve ihracatinin yapildigini hiç akil etmezler. ‘Baba can ne ticareti, misirlarumuz kiriliyor’ anlayisini tasiyanlara, yani yillardir altini önemle çizip, dünyada ki diger taraflarinda yapildiginda insanlarin ne kadar zenginlestigini dile getirmeye çalistigimiz sinir ticaretini anlatmak ve bunu yapmalarini istemek kadar zor olan bu durumu yazacagimi düsündeyseniz yanildiniz derim. Çünkü degil sinir ticaretini yapmasi, bunu anlatmasi için bu ilçeye gazete kurdurdugumuz ve bu yönde israr edip ilk üç sayisini çikarttigimiz gazete sahiplerinin bile bizi anlamak istemeyip, ‘Fa kur abi bos ver benim olsun küçük olsun’ anlayisi ile hareket edip, Posof’u umursamadiklari gibi sinir ticaretini degil yapmayi, yazmazlar bile.. Bu nedenle bu yazimda baska önemli bir konuyu isleyecegim. Hep yeni bir gazete çikarmayi hedefledigimiz ve artik alt yapisini hazirlayp, matbaasini almak için yola çiktigimiz sirin ilçemiz Posof’un yazilmasi gereken diger önemli bir konusu da yakalasan yerel seçimler öncesi ne düsündügüdür.. Çünkü birilerinin yillardir yerelde insanlarin oyunu alip, o insanlara degil kendi çevrelerine hizmet ettigi bu sinir ilçesinde önümüzdeki yerel seçimlere nasil hazirlandigini merak ediliyor. En son AK Parti Milletvekili ve İl Baskaninin birlikte ziyaret ettigi, Adeta gözden irak, gönülden de irak olur denilen, ancak hiçte öyle olmayan Posof’un önümüzdeki seçimlerde yine birilerinin çel çocuklarinin Ankara’larda okuyup, keyif yapmasini ve o birilerinin ‘Posof’ta siyasi kimlik, Ankara’da bolca kumar oynayip, göbek büyütmesini mi saglayacak, yoksa Posof’ta da belediyecilik yapilmali diye düsünenlere mi izin verecek? Yok yok, ‘Daha seçimlere çok var, ne gerek simdiden yazip, desmeye’ deyipte hemen de elestiriye baslamayin.. Benim amacim satiri degil hatiri olan çok sevdigim Posof’un degisim istedigini anlatmakti. Çünkü gördügümüz kadariyla Posof degisiyor.. **Baris Nevrozla Gelsin.. Bu yil iyiden iyiye yeseren baris istemlerine sans vermek için yurdunun birçok yerinde erkene alinin ve yarin da Ardahan’da kutlanacak olan Nevroz’un bahari erken getirmesini umuyor, diliyor, istiyorum. Kardelenlerin yeniden açtigi, karlarin yürekleri soguturcasina eriyip sel olup acilari, kanlari, kinleri silip süpürdügü baharin gelisi Nevroz kadar coskulu olsun.. Bu ülkenin topraklari üzerinde ele ele versin tüm insanlar, kardesiz biz desin, birlikte halayla çeksin, neselensin, oynasin, kenetlensin kar sularinin eriyip, bir nehirde bulustugu gibi güçlensin, gür aksin, cossun.. Serhat’tan Dersim’e, Botan’dan Anadolu’ya Göleli, gelin ile, zeybek ile, horun ile Ankara havasiyla çirpisin baris dolu yürekler.. Gelsin Nevroz, çalsin Baris denilsin..

‘Soya soya kuyruguna getirdik’ dedikleri bir dönemece daha giriyoruz hafta sonu yapilacak olan yeni bir sinav öncesi.. Gerçi buna basta İl ve İlçe Milli Egitim’dekiler olmak üzere idarecilerin ve de ‘çocugumun gelecegi ne olacak?’ diyenleri stresi desek daha iyi olacak.. Evet, egitim basarisinda Türkiye’nin 81 Vilayeti içinde son 10 yilda hep sonlarda olan Ardahanli ögrencilerinin de içinde bulundugu binlerin aylardir hazirlandigi sinav önümüzdeki hafta sonu yapilacak. Ve bakalim bu sinavda yine ilerimi, gerimi gidecegiz? Umarim ki geçtigimiz yillarin üzüntüsünü bir daha yasamayiz ve açiklanacak sonuçlarla bir iki sira üste çikarak.. Çikarmiyiz bilmem ama bu kentte ki diger onca sorunu karsisinda oldugu gibi çocuklarimizin geleceginde çok önemli olan egitimi de umursamayip, bir iki egitimcinin üzerine atan, duyarli velinin sirtina yükleyenler (Siyasi, STK’çi, Gazeteci, İlerici, Gerici) bu hafta sonu yapilacak olan sinavda da ortaya çikip memleketi kurtaracaklari kesin de gerisini bilmem..


Tüm dünyada ve Türkiye’de kutlanan 8 Mart Dünya Kadinlar Günü nedeniyle mesaj yayimlayan Kaymakam Abdulkadir OKAY, mesajinda kadinlarin etkisinin hayatin her alaninda görüldügüne dikkat çekti, bunun sevindirici bir gelisme oldugunu söyledi. Kaymakam Abdulkadir OKAY söyle devam etti; ” Kadinlarimiz, toplumun olusmasinda gerekli temel yapi taslarinin en önemlisidir. Nesillerin ve nesilleri gelecege tasiyan liderlerin yetismesinde en önemli görev, kutsal sifat anne sifatina sahip kadinlarimizindir. Bu kutsal sifata sahip kadinlarimiz, annelerimiz bizlerin bas taci konumunda olup, milli mücadele yillarinda da vatan müdafaasinda da önemli görev almislardir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ‘Kadinlarimiz hatta erkeklerden daha çok aydin, daha çok feyizli ve daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.’ sözünde belirttigi gibi, toplum kadinlardan artik daha fazla basari beklemektedir. Kadinlar, kendilerini eksik görmemeli, her isi yapabilecek hakka sahip oldugunu bilmelidir. Hiç kimse kadinlarin hayatimizdaki yerini inkâr edemeyecegi gibi kadinlarimizda kendilerine verilen önemi, degeri iyi gözlemlemelidirler. Bu vesile ile basta annelerimiz olmak üzere tüm kadinlarimizin 8 Mart Dünya Kadinlar Gününü kutlarim’ dedi. Haberi ekleme saati: 01.01-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’da egitim gören Anaokulu ögrencilerine “K.K.K Asisi” yapimina baslandi. Ardahan İl Halk Sagligi Müdürlügü, il genelindeki anaokullarinda rutin asi uygulamalari kapsaminda asilama çalismasi baslatti. Ardahan Tekel 75. Yil İlk Ögretim Okulu Ana sinifinda asi uygulamasi yapildi ve diger okullarinda yapimina baslandigi bilgisi alinirken, il genelinde yapilacak olan asinin yirmi günde bitirilmesi hedeflendigi ögrenildi. Birçok ögrenci asi yaptirmamak için gözyasi dökerken, bazi minikler ise korkmadan asisi yaptirdi. Minik Ögrenciler asi ile tanismanin verdigi heyecanla biraz korkarken, tecrübeli ögretmen ve ebelerin yardimi ile korkularini kisa sürede yenmeyi bildi. Haberi ekleme saati: 00.27-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 98. Yili münasebetiyle Ardahan Halk Egitim Merkezi Müdürlügü’nde Çanakkale Şehitlerini Anma Programi düzenlendi. Düzenlenen Törene Ardahan Valisi Seyfettin AZİZOGLU 25. MKNZ.P.TUG. Komutani Tug. Yüksel DURAK, Ardahan Belediye Baskani Faruk KÖKSOY, Vali Yardimcisi Murat KARASU, İl Jandarma Alay Komutani Şefaattin SERTEN, İl Emniyet Müdürü Oktay BULDUK, Şehit ve Gazi yakinlari katildi. Okunan İstiklal Marsinin ardindan baslayan tören, Ardahan Halkinin ve Milli Egitim kurumlarinin da yogun katilimiyla gerçeklestirildi. Yapilan konusmalarla sehitlik mertebesinin yüceligi üzerinde durularak, sahadet serbetinin Türk Milleti’nin ve Türk Vatani’nin tarihe biraktiklari en büyük amil oldugu vurgulandi. Programda Vali Seyfettin AZİZOGLU Şehit ve Gazi yakinlarini Cumhurbaskanliginca verilmesi uygun görülen “Devlet Övünç Madalyasi”ni takdim etti. Gerek orta ögretim ögrencilerinin okuduklari siirlerle ve sergiledikleri drama gösterileriyle, gerek yapilan konusmalar ve verilen mesajlarla, gerek Vali Seyfettin AZİZOGLU’nun takdim ettigi Devlet Övünç Madalyalari ile salonda hâkim olan tek atmosfer; ’’ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ, ÇANAKKALE GEÇİLMEZ’’ oldu. Program 23 Şubat İlkögretim Ögrencilerinin hazirladigi ‘’Bir Destandir Çanakkale’’ adli oratoryosu ile sona erdi. Gün içinde devam eden programda Şehit Yakinlari ve Gazilerimizle bir araya gelen Vali AZİZOGLU, yaptigi konusmada bizlere bu topraklari binlerce yildir yurt olarak birakan sehitlerimizin varliginin, bizler için çok büyük bir deger oldugunu ve olusturdugumuz medeniyeti bütün dünya milletlerine açmamizi sagladigini vurguladi. Vali AZİZOGLU, ’’Bu cografyada binlerce yildir var olmakla birlikte, yillardir hükümranligimizi sürdürdügümüz bölgemizi, olusturdugumuz kültürümüzle harmanladigimiz topraklarimizin tapusunu sehitlerimiz sayesinde almisiz.’’ dedi. Şehit yakinlarinin yasadigi aciya da deginen AZİZOGLU “Şüphesiz ki ates düstügü yeri yakiyor. O aciyi yasayanlardan baska kimse bilemez ama ne mutlu sizlere ki sehit ailesi ve yakinlarisiniz. Bu vatani, vatan yapmak için sehitlerimizin döktügü kanlar sayesinde bu topraklarda hür ve müstakil yasiyoruz.’’ dedi. Bay ve Bayan AZİZOGLU, Şehit Yakinlarina ve Gazilere çesitli hediyeler takdim ettiler. Haberi ekleme saati: 00.13-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Üniversitesi, Ardahan Valiligi ve Ardahan Belediyesi isbirligiyle; “18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü” nedeniyle, “Hatiralardan Hafizalara Çanakkale” adli bir konferans düzenlendi. 18 Mart 2013 Pazartesi günü, Ardahan Halk Egitim Merkezi’nde gerçeklestirilen konferansa, Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkîlap Tarihi Enstitüsü Müdür Yardimcisi Prof. Dr. Serpil Sürmeli konusmaci olarak katildi. Saat 13.30’da baslayan konferansa; Ardahan Vali Yardimcisi Murat Karasu, Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Ardahan Üniversitesi Rektör Danismani Yrd. Doç. Dr. Alper Karadag, Ardahan İl Müftüsü Galip Akin, Ardahan İl Milli Egitim Müdürü T. Fikret Eteker, Ardahan Üniversitesi akademisyenleri ve ögrencileri katildi. Konferans, saygi durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan basladi. Daha sonra Prof. Dr. Serpil Sürmeli konferansta söz aldi. Çanakkale Savasi’nin 98. Yildönümü sebebiyle Ardahan’da bulunmaktan çok mutlu oldugunu belirterek konusmasina baslayan Sürmeli; Çanakkale cephesinin açilmasindan, Çanakkale Savasi’nin bitimine kadar olan çesitli tarihsel olaylarla ilgili bilgiler verdi. Konferansta öncelikle, Çanakkale Savasi’nin Türk ve dünya tarihi açisindan önemine deginen Sürmeli, “Çanakkale Savasi’nin önemi tamamen mevkisinden kaynaklanmaktadir. Ülkemiz üzerinde emelleri olan Avrupa Devletleri için ayri bir önem tasiyor. Nedir bu? İstanbul’u yani Payitaht’i ele geçirmek. İstanbul’u ele geçirmeniz için ne yapmaniz lazim: Çanakkale’yi zorlamaniz lazim. Çünkü bogazlara hâkim olmak, sicak denizlere hâkim olmaktir. O yüzden Çanakkale cephesi ve savaslari çok önemli. Çanakkale’yi ele geçirirseniz İstanbul’u ele geçirir, Osmanli Devleti’ni saf disi birakir, Anadolu topraklari size açilir, savasi da kisa sürede sonlandirirsiniz.” seklinde tespitler yapti. Konferansta Sürmeli’nin sözlerini tamamlamasinin ardindan, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi tarafindan hazirlanan “Biz Degil miydik” isimli belgesel gösterildi. Konferansin bitiminde Sürmeli’ye, Ardahan Vali Yardimcisi Murat Karasu tarafindan ziyaret anisi plâketi verildi. Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez ise Sürmeli’ye tesekkür belgesi takdim etti. **HANAK’TA 12 MART İSTİKLAL MARŞININ KABUL EDİLİŞİ VE MEHMET AKİF ERSOY’U ANMA PROGRAMI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.. 12 Mart İstiklal Marsi’nin Kabul Edilisi ve Mehmet Akif ERSOY’u Anma Etkinlikleri 12 Mart 2013 Sali günü Atatürk Ortaokulu Çok Amaçli Salonunda gerçeklestirildi. Saat 10:30’da baslayan programa Hanak Kaymakami Abdulkadir OKAY, Garnizon Komutani Ali ASLAN, Belediye Baskani Tasdemir ÇOBAN, Daire Müdürleri, vatandaslar ve ögrenciler katildilar. Saygi durusu ve İstiklal Marsinin okunmasiyla baslayan program İstiklal Marsimizin yazari Mehmet Akif ERSOY’u tanitan sinevizyon gösterisi ile devam etti.Hanak ÇPL Ögretmenlerinin Mehmet Akif ERSOY’un siirlerinden olusturduklari siir dinletisinden sonra İstiklal Marsinin ezbere en güzel okunmasi yarismasinda dereceye giren ögrencilere İstiklal Marsimiz okutuldu. İlçe düzeyinde düzenlenen siir ve kompozisyon yarismalarinda dereceye giren eserlerin okutulmasiyla devam eden programda son olarak İlçe düzeyinde yapilan resim, siir, kompozisyon ve İstiklal Marsini ezbere en güzel okuma yarismalarinda dereceye girenlere ödülleri verildi. **Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu’nun 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü Mesaji.. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 98. yil dönümü dolayisiyla bir mesaj yayimladi. Azizoglu mesajinda: “Aziz Milletimizin yüz binlerce sehit vererek elde ettigi zaferin simgesi olan 18 Mart tarihi, vatan topraklarini koruma ve savunma, vatan ugrunda çekinmeden canlarini ortaya koyan sehitlerimizi anma adina önemli bir gündür. Bu zafer Milletimizin tarih boyunca kazandigi en parlak zaferlerden ve en büyük kahramanliklardan biridir. Türk Milleti bu mücadele sonunda birlik ve beraberlik ruhu içerisinde bagimsizligindan vazgeçmeyecegini bir kez daha dünyaya ilan etmistir. Ülkenin her kösesinden gelerek ayni duygu ve düsünce etrafinda birleserek millet olma bilincine erismek için hep beraber bir direnis gösterilmis, savunmasi yapilan toprak yurt edinilmistir. Bizlere düsen bütün fertleriyle el ele verilerek canimizi kanimizi feda ederek kazandigimiz bu vatani korumak, bu kutsal emanete sahip çikmaktir. Bu duygularla Vatanimizin bölünmez bütünlügü ugruna hayatlarini feda eden aziz sehitlerimizi, ebediyete intikal eden ve hayatta olan kahraman gazilerimizi rahmet ve sükranla aniyorum” dedi. Haberi ekleme saati: 00.08-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Valiligi Basin bürosunda görev yapan Duygu Karabacak, Ardahan il Emniyet Müdürlügü personeli İsmail Dogan ile dünya evine girdi. Çiftin nikâhini Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy kiyarken Nikâh sahitligini ise Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu ve il Emniyet Müdürü Oktay Bulduk yapti. Nikâh törenine genç çiftin yakinlarinin yani sira, Vali Yardimcilari, Sivil Toplum Kuruluslari Temsilcileri, mesai arkadaslari, basin mensuplari da katildi. İmzalarin atilmasindan sonra Belediye Baskani Faruk Köksoy, evlilik cüzdanini Duygu Karabacak’a vererek Dogan çiftine bir ömür boyu mutluluklar dileyerek, hayirli nesiller yetistirmelerini temenni etti. Genç çifte birbirlerine karsi her zaman anlayisli olmalarini tavsiye eden Köksoy, zaman zaman problemleri konusarak ve sabirla çözmelerini diledi. Genç çiftin Nikâh sahitligini yapan Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu ise, Bir ömür boyu mutluluklar diledi. İl Emniyet müdürü Bulduk, Personelinin bu mutlu gününde sahitlik yapmaktan dolayi duydugu memnuniyeti dile getirerek, Dogan çiftine mutluluk diledi. Haberi ekleme saati: 00.00-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahanli is adamlarindan Güven Demir, Ardahanlilarin eski aliskanliklarina son vermesi gerektigini dile getirdi. Demir, yilardir arpa ve bugdayin ekildigi ilde, bu ekimden kim kar ettim diye bilir, sadece kisin hayvanina yetebilecek kadar ürete bilmistir. Halbuki her türlü iklim sartlarina ayak uydura bilen misir ise; 1 koyup 25 almaktir. Yani buda sadece kisin hayvanimiza degil, misir daha fazlasina satip kara geçmektir dedi. Güven Demir, bu aliskanliklara son vermek için öncülügü kendisinin baslatarak, Ardahan il genelinde birkaç yere misir ekip ve alacagim kar oranini da halkla paylasarak ispatlayacagini ve daha sonra herkesin misir ekecegini iddiada bulundu. Ardahanli is adamlarindan Güven Demir, misir hayvansal tarimda bugday ve arpaya nazaran daha verimli oldugunu. Arpa ve bugdayin aksine kümes, küçük ve büyükbas hayvanlarinin beslenmesinde protein, karbonhidrat ve enerji bakimindan daha verimli olmasi ve ayrica en iyi sartlarda arpanin 1×25 vermesi, misirin ne kadar verimli ve kar amaçli bir ürün oldugunu göstermektedir. Ekonomik olarak da hasat zamani arpanin 40 kurus gibi fiyatlardan, misirin ise 2,5 liradan sunuldugu yani az koyup, hem çok alacan ve daha fazlasina satacan anlamina gelmektedir dedi. Haberi ekleme saati: 23.37-25 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Üniversitesi Ardahan Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Bilisim Kulübü tarafindan düzenlenen “Minik Ellere Uzanan Büyük Eller” adli yardim kampanyasi, 14 Mart 2013 Persembe günü gerçeklestirildi. Ardahan çapindaki esnaf, vatandas ve üniversiteli ögrencilerin bagislariyla toplanan yardim malzemeleri, Göle’deki Filizli İlkögretim Okulu’na ulastirildi. Ardahan’in Göle İlçesi’nin Filizli Köyü’ndeki Filizli İlkögretim Okulu’nu ziyaret eden ARÜ’lü ögrenciler, burada ögrencilerle bir araya geldi. ARÜ Bilisim Kulübü Danismanlari Ögr. Gör. Sinan Üst ve Ögr. Gör. Ahmet Yusuf Cevher’in de katildigi ziyarette, Ardahan çapinda toplanan yardim malzemeleri okula teslim edildi. Filizli Köyü sakinlerinin karsiladigi ARÜ’lüler, burada ögrencilerle keyifli saatler geçirdi. Haberi ekleme saati: 23.29-25 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Avrupa üzerinden gelen kar yagisi, Dogu Anadolu Bölgesi’nde yine köy yollarini kapatti. Erzurum’un kuzey ilçelerinde 102 köyün merkezle baglantisi kesildi. Meteoroloji Bölge Müdürlügü’nden alinan bilgiye göre Avrupa üzerinden gelen kar yagisi, dün aksam saatlerinden itabiren bölgede etkili oldu. Sabah saatlerine kadar araliklarla yagan kar, hayati olumsuz yönde etkiledi. Kar kalinliklari, Sarikamis Kayak Merkezi’nde 190, Palandöken Kayak Merkezinde 104 santime ulasirken, Agri’da 26, Erzurum’da 17, Mus’ta 7, Kars’ta 4, Ardahan’da 1 santimi buldu. Gecenin en düsük sicakligi, sifirin altinda olmak üzere Erzurum’da 6, Kars ve Ardahan’da 5, Agri’da 4, Erzincan ile Mus’ta 2 dereceye düstü. Kar yagisinin durmasi ile birlikte hava sicakliklari sifirin altinda 8- 10 dereceye kadar düsecek. Öte yandan kar yagisinin ardindan Erzurum’un kuzeyinde bulunan ilçelerine bagli 102 köyün, merkezlerle baglantisi kesildi. Kars, Agri, Ardahan ve Mus’ta da çok sayida köy yolunun ulasima kapandigi bildirildi. Haberi ekleme saati: 23.24-25 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ensar Ögüt bu kez ET’i meclise götürdü.. Bölgesinin sorunlarini yaptigi ilginç eylemlerle gündeme tasiyan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Et ve Balik Kurumu’nun depolarinda bulunan etlerin piyasaya sürülmemesini ve sigir etine at, esek ve domuz eti karistirilmasini Meclis’e getirdigi karkas etle protesto etti. Ögüt, Meclis’te düzenledigi basin toplantisinda sigir etine at, esek ve domuz eti karistirilarak satildigini belirterek, “Çünkü et pahali, vatandas alamiyor. Domuz etinin kilosu 3.5 lira, ete katip satiyor. Tarim Bakanligi at, esek ve domuz eti karistiran firmalari teshir etmis. Bu kadar kaçak ve kalitesiz etin yani sira at, esek, domuz etini vatandasa yediren ve onu denetlemeyen anlayis ne yazik ki Et Balik Kurumu’ndaki depolarda bulunan etleri piyasaya sürmüyor” dedi. AK Parti Erzurum Milletvekili Fazilet Dagci Çiglik’in depolardaki etlerin fakirlere dagitilmasini teklif ettigini belirten Ögüt, “Bizim yerli köylümüzün ürettigi kaliteli eti depolarda tutuyorsunuz, vatandasa pahali et yediriyorsunuz. Çünkü ithal etin fiyati düsmesin istiyorsunuz. Etimizi mundar etmeden, Et Balik Kurumu’ndaki etleri piyasaya sürün” diye konustu. Yaninda getirdigi kancaya asilmis karkas eti gösteren Ögüt, “Bu benim köylümün kaliteli, tertemiz, organik etidir. Bu eti kaçak etlerle, domuz etleriyle mundar ettiler. Sayin Basbakan bu ise el koymanizi istiyorum” dedi. **Ögüt’ün Baskanlik ettigi kongre iptal edildi.. Yüksek seçim Kurulu 17 Şubatta yapilan CHP İl kongresini iptal etti. Seçimler 20 Nisan’da tekrar yapilacak. İptale gerekçe olarak, AK Parti ve CHP’deki üyelerin ‘mükerrer’ yazilmasi gösterildi. Yüksek seçim Kurulu Yargitay Bassavciligi’nin karari üzerine İl Baskani Fehmi Bedir Ankara’ya gitti. Ankara’da Genel Merkez nezdinde temaslarda bulunan Bedir, yasanan sorunun eski yönetimin belirledigi delege listesinden kaynaklandigini belirterek, “20 Nisan’da yeniden seçime gidecegiz. İhtilafli üyeler, delegelikten çikarilarak, geriye kalan delegelerle yeni yönetimimizi belirleyecegiz. Genel Merkez nezdinde veya teskilatimiz içerisinde herhangi bir kriz söz konusu degil. Kamuoyunun malumu üzere, AK Parti’nin tüm Türkiye genelinde yüz binlerce insani bilgileri disinda üye yaptigi söyleniyordu. Bugün yasanan sorun da budur. Burada, delegeleri belirleyen ve Yüksek seçim Kurulu’na gönderen eski yönetimin de dikkatsizlik ve ihmali bu sonucu dogurmustur. Sorunu asip, yolumuza devam edecegiz” Divan Baskanligini CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün yaptigi kongrede, 52 oy alan Fehmi Bedir baskanliga getirilmisti. Haberi ekleme saati: 18.35-25 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**ÖNEMLİ BİRLİKTELİK.. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Ardhan Federasyonua katildi. İstanbul’da bulunan Ardahan Derneklsr Federasyona katilma karari alan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti bu yöndeki dilekçesini federasyon yönetimine teslim etti. Merkezi İstanbul’da bulunan ve Ardahan Derneklerini bir çati altinda toplamayi hedefleyen Ardahan Dernekler Federasyonuna Ardahan Gazeteciler Cemiyeti’nden tam destek. Kuruldugu ilk günden itibaren Ardahan’da bulunan gazetelerin bazi kurumlardan ilan almadiginin nedeninin arastirilmasi için Ardahan İl Genel Meclisine önerge verdirip, bu yönde bir komisyon kurulmasina karar aldiran, hazirladigi iki projesini kisa süre içinde SODES’e sunan, gazetecilerin güçlü bir çati altinda bir araya gelmesini saglayan Ardahan Gazeteciler Cemiyetinde önemli bir adim daha. Ardahanlilarin saglayacaklari birliktelikle var olan sorunlarin çözümünde daha güçlü olacagina inanan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti yasanan birçok sorunlar dolaysiyla nüfusunu büyük bölümünün göç ettigi İstanbul’da bulunan ve bugüne kadar 30 dernegi çatisi altinda bir araya getirme basarisini ortaya koyan Ardahan Federasyona katilama kararida aldi. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, İstanbul’da bulunan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz’in araciligiyla federasyon katilma dilekçesini Ardahan Federasyonu Baskani Güven Dogruyol’a verdi. İstanbul/Şisli’de bulunan Ardahan Federasyonu merkezinde yapilan görüsme sonucu federasyona katilma dilekçesini Fakir Yilmaz’in elinde alan ARDAFED’in Baskani Güven Dogruyol Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin bu örnek davranisinin İstanbul’da bulunan ve bugüne kadar yapilan tüm çagrilara karsin federasyonun birliktelik çagrilarina karsin ortaya koyduklari anlamsiz direnci kirma anlaminda çok büyük önem tasidigini belirtti. Amçlarinin Ardahan’in sivil toplum örgütlerinin güçlü bir çati altinda bir araya gelmesine katki sunmak oldugunu belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz ise aldiklari bu kararin diger tüm dernekler bir örnek olmasini amaçladiklarini belirtti. Haberi ekleme sati: 10.09-25 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Tasimali sistemle egitim gören, ilkögretim ögrencileri; ders saatlerinin servis araçlariyla çakismadigini belirterek saatlerce kapilarda veya kahve köselerinde beklediklerini dile getirdiler. Ardahan ve ilçelerinde tasimali egitim ile egitim/ögretim gören Ardahanli ögrenciler havalarin soguklugundan ve havanin erken kararmasi nedeniyle Ardahan iline köyden gelip, okullarda egitim görmeye çalisan birçok köylü ögrencinin servis sorunu dolaysiyla zor günler yasadiklari görülüyor. Köylere yolcu tasiyan araçlarla ailelerinin verdigi harçliklarla okullarina gelip giden ögrencilerin bir çogunun öglen yemegi bile yiyemedigi görülürken, konuyla ilgili yetkililerin bu soguk havalarda bu önemli konuya el atmalari istenmektedir. Derslerinden erken çikan veya bos ders nedeniyle servis araçlarini bekleyen ögrenciler, hem üsüyorlar, hem de aç kaldiklarini söylediler. Haberi ekleme saati: 25 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

İstanbul Esenyurt merkezde nedeni belli olmayan bir sebeple tutusan seyir halindeki araç itfaiye gelene kadar yanarak kül oldu. Bayram Gümüs’e ait oldugunu ögrenilen 34 NAL 51 plakali araç yanarken hiçbir tedbirin alinmamasi ve trafigin normal akisiyla devam etmesi dikkat çekti. İçinde 5 kisi oldugu sirada Esenyurt kent merkezinde aniden Dogan Arasli Bulvari üzerinde aniden alev alan 34 NAL 51 plakali araç plakali aracin içindekiler son anda kendilerini disari atarak kurtulurken oto gazli oldugu ögrenilen araç yarim saat boyunca yanarken polisin cevrede önlem almamasi itfaiyenin geç gelmesi yanarken sik patlamasi oto gazli aracin infilak etmemesiyle yasana bilecek tatsiz bir olaya neden olmadi. Haberi ekleme saati: 17.37 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Yapilasmanin alip basini gittigi yeni metropollerden Beylikdüzü ve Esenyurt bölgesindeki konut satislarinda kuruldugu ileri sürülen üçlü saç ayagiyla aralrinda büyük ve taninmis emlak firmalarininda bulundugu öne sürülen büyük vurgun yapildigi ileri sürüldü. Son olarak Esenyurt bölgesin de içinde bulundugu imar skandalinin da geçtigi de ileri sürülen bölgede bulunan Büyükçekmece 2.ci bölge tapu sicil müdürlügü, Bankalar ve emlakcilar is birligiyle yaklasik 5 milyon tl vurgun yapildigi öne sürülürken bu vurgun vergi müfettisi tarafindan da tespit edildi. Alinan bilgilere göre İstanbul Büyükçekmece bölgesinde bulunan bazi emlakci’larin sattiklari gayrimenkulleri esnasinda alicidan ve saticidan aldigi harçlari kanunen zorunlu olan devletin bankalarina yatirmasi gerekirken bu bedelleri yatirmadiklari ve hazirladiklari sahte harç dekontlariyla vatandasin konut alirken ödedigi harci zimmetlerine geçirdikleri ortaya çikti. **Bin kisi dolandirildi 1 kisi tutuklandi!.. Büyükçekmece Cumhuriyet Savciliginca açilan kamu dava sonucu Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin istemi üzerine hazirlanan raporda dogrulanan ve karar verilen karar geregince Vergi Denetim Kurul baskanliginin olayla ilgili yapilan sikâyetleri incelemesi ardindan vergi müfettisi Mustafa Çakir’in 29.11.2011 tarihli ön raporunda ortaya çikarilan tapu harci yolsuzlugu sonucunda Büyükçekmece 1. Nci tapu, 2. TAPU ve 3. Tapu sicil müdürlüklerinde yapilan satis islemine ait tapu harci banka alindi makbuzlarinin sahte oldugu ve Mustafa Argani isimli bir kinin tutuklandigi ancak bin kisiden fazla oldugu ileri sürülen bu vurgunun bir kisi tarafinda yapilamayacagi yönünden rapor düzenlenmesi konusunun vergisel boyutunun incelenmesi neticesinde; 5.1- 2006, 2007, ve 2008 yillarinda tapu devir islemlerinin, ödenmedigi halde ödenmis gibi gösterilen sahte harç makbuzlari araciligiyla gerçeklestigi, Tapuda serh konulmus olmasina ragmen devir alan kisilerin isminin yazdigi, incelemeye konu olan olayin tespit edildigi tarihe kadar olan süre içerisinde bu sahislarin bu haktan faydalanmis olduklari, Dolayisiyla VUK md, 19 da belirtilen vergiyi doguran olayin o tarihler itibariyle gerçeklestigi ancak devir islemleri nedeniyle ödemesi ve hazineye intikal etmesi gereken tapu harçlarinin yasal olarak ödenmedigi ve hazineye intikal ettiremedigi, Tapu harcinin mükellefleri olan, alim satima taraf olan kisiler tarafindan vergilendirme ile ödevlerin zamaninda yerine getirilmedigi ve vergi ziyani sebep olduklari, Tespit edildiginden, ilgili vergi dairesince. a- Ekli listede adi geçen, islemlerinin taraflari olan sahislar adina islemlerin gerçeklestigi tarihler esas alinmak üzere, tapu harcinin ekli listede belirten kisiler adina tarih teblig tahakkuk ve tahsil ettirilmesi, b- VUK md 112’ye göre 3/a bendine göre, islemin gerçeklestigi tarihten, tahakkuk ettirildigi tarihe kadar geçen süre için 6183 sayili amme alacaklarinin Tahsil usulü hakkinda Kanun’a göre tespit edilen gecikme zammi oraninda gecikme faizi hesaplanmasi ve tahsil tahsil edilmesi gerektigi, c- Tahakkuk tarihinden tahsil tarihine geçen süre içinde 6183 sayili amme alacaklarinin tahsil usulü hakkinda kanunun 51. Maddesi geregince gecikme zammi hesaplanmasi ve tahsil edilmesi gerektigi, d- VUK md 344 uyarinca ilgili islemlemle den alinmasi gereken tapu harcinin bir kati tutarinda vergi zayi cezasi kesilmesi ve tahsil edilmesi gerektigi kanaat ve sonucuna varilmistir denilen raporda bu durumda olup magdur olanlarin sayisinin Bin kisinin üzerinde oldugu ve tapu müdürlükleri bankalar, emlak’cilar is birligiyle düzenlenen ileri sürülen sahte harç makbuzlariyla yaklasik 5 milyon vurgunun yapildigi tahmin ediliyor. Haberi ekelem saati: 12.00-22 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Gazeteci Fakir Yilmaz gittigi İstanbul’da Ozan Sanatçi Yener Yilmazoglu’nun Vatan TV’de sundugu SARI TEL isimli programina katildi. Ardahan Çildirli hemserimiz Yilmazoglu ile basta Aktas Gümrük Kapisi olmak üzere Ardahan’da yasananlarla ilgili bilgi veren olan Gazeteci Fakir Yilmaz ayni gün YÖN RADYO’ya da canli bir telefon baglantisiyla canli yayina baglanarak ülkede yasanan son siyasi gelismelerle ilgili görüslerini kamuoyu ile paylasti. **Ardahan Kültür Evi ile yemekte bulustu.. Yaklasik 10 gündür Ardahan disinda bulunan ve metropollerde bulunan siyasetçi ve is adamlari ile görüsmelerde bulunan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz Ankara’dan sonra geçtigi İstanbul’da Ardahan Kültür Evi yöneticileriyle de kendisi adina düzenlenen yemekte bir araya geldi. Ardahan Kültür Evi yöneticilerinin büyük bölümünün bulundugu yemekte Kültür Evi basta olmak üzere tüm derneklerin bir çati altinda bir araya gelmesi gerektigine dikkat çeken Fakir Yilmaz Ardahan Derneklerinin güçlü bir çati altinda birlesmesinden yana olduguna bir kez daha gündeme getirdi. Haberi ekelem saati: 12.00-22 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Görüsmelerde son asamaya gelindi.. Ardahan’da yasanan gelisi güze yapilasmanin önüne geçmek için Ardahan Belediyesi ile Toplu Konut Daire Baskanliginca yürütülen Kentsel Dönüsüm Projesinin hayata geçmesi için adeta son viraja girildigi belirtildi. Alinan bilgilere göre Ardahan’in Yenimahalle ve Halilefendi/Kayabasi’nin bir bölümünde hayata geçirilmeye çalisilan projenin bu mahallelerde bulunan halkin büyük bir bölümü tarafindan onaylandigi ve geriye kalanlarin ise Nisan ayinin sonuna kadar zaman istedikleri belirtildi. **Sözlesmeler imzalaniyor.. Yaklasik üç yildir süren çalis ve görüsmeler sonunda önemli bir dönüm noktasina geldigi belirtilen Kentsel Dönüsüm için hazirlanan sözlesmelerin, vatandas ve belediyenin istemlerinde bir noktadan sonra bulusulmasiyla imzalandigi ögrenilen Ardahan Belediyesi-TOKİ Kentsel Dönüsüm Projesi’nin her an Yenimahalle ve Karagöl’e atilacak kazma ile baslanmasi bekleniyor. **Direnisin %85’i Kirildi.. Kentsel Dönüsüm konusunda gerek vatandasin yeteri bilgiye sahip olmamasi, gerek ise bu önemli projeyi hazirlayan belediye ve yapimcisi TOKİ’nin kamuoyunu yeterince bilgilendirmemesi nedeniyle bir hayli geciktigi ve bugüne kadar hayata geçirilemedigi belirtilen Ardahan’da ki Kentsel Dönüsüm projesinde yasanan direnisin %85’ine yakinin bugüne kadar süren çalisma ve görüsmeler sonucu kirildigina dikkat çekilen bu önemli projenin sürecinde yasanan gecikmenin diger bir nedeninin ise bölgedeki arazilerin tek tapu olmamasi ve birçok varislere ulasmak zorunlulugunun olmasi da gösteriliyor. Haber/Foto: 09.44-22 Mart 2013 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu’nun Ardahan’a vali olarak atanmasindan sonra birçok degisiklik yapilan Ardahan Valilik binasinda bu kez giris kapisi yenilendi. Vali Seyfettin Azizoglu, Ardahan iline vali olarak atanmasindan sonra ilk icraatlarindan olan, valilik binasinin istinat duvarini yikip, valilik binasini halka açmak olmustu. Daha sonralar da merdiven ve halkin giris yaptiklari kapilari yenilerken, valilik içerisinde bosluk bulunan birkaç yeride, odalara bagliyarak daha kullanisli hale getirmisti. Bu siralarda ise valinin giris yaptigi eski kapiyi sökerek, daha görkemli tahta oyuklu kapi yaptirdigi görülmekte. **Odasi da sil bastan… Valilik binasinda birçok degisiklik yaptiran vali Azizoglu, kendi valilik makamina girmeden Ardahan Özel kalem Müdürlügünün dizaynini yaptirdiktan sonra, simdi de kendi makamini sil bastan yaptirdigi görüldü. Haberi ekleme saati: 01.59-22 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Milletimizin düsman istilasindan kurtulmasi ve bagimsiz bir devlet olarak varligini sürdürmesi, Kurtulus savasiyla olmustur. Kurtulus Savasi yillarinda da sonrasinda da insanimizin mücadele azmini siir ve yazilariyla güçlendiren sahsiyetlerin basinda M. Akif ERSOY gelmektedir. O dönemlerde milli mücadeleyi destekleyen İstiklal Marsi da, Milli Marsimiz kabul edilmistir. İstiklal Marsimiz, düsman ordularinin Anadolu içlerine kadar yayildigi ve Milli Mücadelenin en heyecanli günlerinin yasandigi bir dönemde M. Akif ERSOY tarafindan kaleme alinmistir. Milli Marsimiz 92 yildir bagimsizligimizin sembolü olarak okunmakta ve her okunusta yüreklerimizi titretmektedir. Milli Marsimizda, Milli Mücadelemiz, bagimsizlik tutkumuz ve bayrak sevgimiz en güzel sekilde ifade edilmistir. En zor zamanlarda Milletin birlik ve beraberligini yazilari, siirleri ve vaazlariyla destekleyen ve güçlendiren İstiklal Marsi Şairimiz Mehmet Akif ERSOY 27 Aralik 1936 Pazar aksami 63 yasinda iken: “Ne mutlu bana, Peygamberimin (S.A.S) yasinda ölecegim” dedikten sonra Hakk’in rahmetine kavusmustur. Bu düsüncelerle İstiklal Marsi’nin Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY’u Anma Günü’nde, basta İstiklal Marsi Şairimiz Mehmet Akif ERSOY olmak üzere, İstiklal Savasi’nin tüm kahramanlarini rahmetle aniyoruz. Galip AKIN/İl Müftüsü Haberi ekleme saati: 01.58-22 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ankara-İmrali görüsmelerinin sürdügü bir süreçte bu yil birçok ilde erkene alinan Nevroz kutlamalari Ardahan’da da bir gün önceden kutlandi. BDP Ardahan İl Baskanliginin organize edecegi ögrenilen ve Ardahan Şehir Stadyumunun yaninda kutlanan Nevroz Bayraminda Ardahan’da Baris ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafindan Nevroz kutlamasi düzenlendi. BDP Ardahan İl Baskanligi önünde toplanan partililer, Şehir Stadyumu önüne kadar yürüdü. Burada toplanan partililer, alana üst aramasindan geçerek girdi. Nevroz atesi yakan partililer, Türkçe ve Kürtçe müzik esliginde halay çekti. BDP Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Ömer Yilmaz, Nevrozun, barisin, kardesligin habercisi oldugunu belirterek, bugünün baris ve kardeslik için degerlendirmesi gerektigini ve herkesin baris ve kardeslik için destek olmasini istediklerini ifade etti. Haberi ekleme saati: 09.15-20 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’in Hanak ilçesine bagli bir köyde ot sepetinde 3 günlük bir bebek bulundu. Alinan bilgilere göre Hanak İlçesine bagli Dilekdere (Horset) isimli köyde Ardahan Üniversitesinde okudugu ögrenilen 17 yasinda oldugu ileri sürülen genç bir kiz ile köy muhtariyla iliskiye girmesi sonucu hamile kaldigi ve bu iliski ardindan dünyaya gelen bebegin önce saklanmak istendigi, ama sonradan konunun jandarmaya ihbar edilmesi ardindan ortaya çiktigi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 09.11-20 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**‘Ardahan benim sevdamdir’ diyen Saffet Kaya Ardahan’da siyaset yapmaya çok kararli.. Ardahan’in eski milletvekillerinden olan Saffet Kaya bulundugu Ankara’da Ardahan siyasetni degerlendirdi. Üç dönem Ardahan Milletvekilligini serefiyle yapmanin gururu ile Ardahanlilarin hizmetinde olmaya devam ettigini belirten Ardahan’in eski milletvekili Saffet Kaya Ankara’da ki bürosunda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz ile görüstü. ‘Bugün milletvekili olmazsam da hemen her gün 50-60 kisinin sorunlarina çare olmasi için bürosunu ziyaret ettigini belirten Kaya, kendisinin de bir çok Ardahanli gibi Ardahan’i seven, Ardahanlilarin sorulari benim sorularim diyen ve 24 saat onlarin hizmetinde olan Milletvekili Saffet Kaya’yi aradigini söyledi. Mevcut milletvekillerin basarisini en çok kendisinin istedigini de belirten Ardahan’in eski milletvekili Saffet Kaya bir çok sorunla basbasa bulunan hemserilerimin bu sorunlarini dinleyen, o sorunlarin çözümü için çabalayan ve büyük bölümünü çözen Saffet Kaya’larin çok olmasindan hiç rahatsiz olmadigini belirttigi açiklamasinda, ‘bugün bu durumin olup olmadigini kadir-sinas Ardahan halkina birakiyorum’ dedi. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz ile bürosunda görüsüp. Ardahanlilara selam söyleyen Saffet Kaya ‘Ben yasadikça Ardahanlilarin hizmetinde, onlarin yaninda olcam. Bunun için vekl olup, olmamak degil. Aslolan halka hizmet, onlara hizmekar olmaktir. Dünde bunu yaptim. bugünde yapmaya devam edecem’ dedi. Haberi ekleme saati: 01.31-20 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com