KÖYE DÖN 5 İNEK AL!

Bölge Milletvekilleri ile Bakan Çelik arsında yapılan görüşmede; Bölgenin hayvancılığı ele alınarak Bölge hayvancılığı; ”Besicilik Bölgesi olarak işlem görecek” açıklaması yapan Atalay;Bakanımız Çelik;köye dönmek isteyenler de müjdeli haber verdi.


Buna göre, ”Köye dönmek isteyene 5 inek ve isteyene 50 bin lira faizsiz kredi. Her üreticiye, buzağısı 4 ayını doldurunca 450 lira verilecek” açıklaması yapıldı.


**Hayvancılık Desteklemelerinde Belirsizlik Devam Ediyor Mu?


Bir önceki yazımızda değindiğimiz bakanlığın, destekleme ücretlerinin birlikler yerine üreticiye ödenmesi konusundaki belirsizlik sürüyor. Bilindiği üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, geçtiğimiz hafta makamında Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Cemalettin Özden ve Merkez Birliği Yönetim Kurulu üyeleri ile görüştü. Toplantının ardından konunun akıbeti hakkında herhangi bir açıklama yapılmazken iddiaların ardı arkası kesilmiyor.

Bu konuyu biraz daha irdelemek istedik. Bu belirsizlik ve destekleme ücretlerinin üreticilere ödenecek olmasıyla ilgili iddialar şimdiden üretici ile birlikleri karşı karşıya getirmiş durumda. Her ne kadar üretici bu durumdan memnun görünse de ileride doğuracağı sonuçlar her kesimi olumsuz etkileyecek diyebiliriz. Neden daha sonra üretici de bu durumdan olumsuz etkilenecek? Bu sorunun yanıtını hemen şöyle verelim: Desteklemelerin birliklere ödenmemesi halinde birliklerin çoğu kapanacak. Birlikler eğer devreden çıkarsa üretici, üretim yapması için gerekli olan girdileri daha pahalıya mal edecek ve daha pahalı hizmet alacak. Bu da beraberinde hayvancılık sektörünün çöküşünü hazırlayacaktır. Bu kararın bir başka olumsuz tarafı da Türkiye genelinde birliklerde çalışan binlerce kişinin işsiz kalacak olması. Çıkacak bu olumsuz karar birden fazla kurumu etkileyecek. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerinin yanı sıra Damızlık Koyun Keçi Birlikleri, Süt Üreticileri Birlikleri ve Arı Üreticileri Birlikleri gibi kurumlar da bu karardan negatif etkilenecek. Küçük birliklerin bu olumsuz tablo karşısında hemen kapanacağını tahmin etmek çok da zor değil. Büyük birliklerin de dayanma gücü azalacak ve kapanmaları küçük birlikler kadar kısa sürede olmasa da onlar da 1-2 yıl içinde kapılarına kilit vuracaklar. İşin en üzücü yanı 20 yıllık mazisi olan birliklerin emekleri de böylece heba olacak.

Uzun lafın kısası hayvancılık sektörü zor günler geçiriyor. 2016 yılı ne üreticinin ne de birliklerin yüzünü güldürdü. Taraflar oldukça mutsuz ve huzursuz. Güneşli günler görmeyi herkes istiyor. Bu sebeple şimdi doğru adımların atılma zamanı. Temennimiz her kesimin mutlu olacağı aydınlık ve mutlu yarınlara birlikte adım atılmasıdır.


**Hayvancılığın Çıkmazı Bu Kez Desteklemeler Mi Oluyor?


Hayvancılık sektörünün başında kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor. 2016 yılına süt ve et sorunuyla giren sektörde bu kez destekleme ücretlerinin ödenmesi konusunda kriz yaşanıyor. Bakanlık tarafından yılda 1 kez Damızlık Birliklerine ödenen destekleme ücretlerinin birliklere ödenmesi yerine üreticiye direkt ödenmesi konusunda bir düzenleme yapılacağı öne sürülüyor. Kasım-Aralık aylarına ait süt teşviklerinin üreticilere ödenmesinin ardından bu iddianın da gerçeğe dönüşmesi an meselesi diyebiliriz. Destekleme ücretlerinin üreticiye yatması durumunda birlikleri neler bekliyor? Aslında bu sorunun cevabı apaçık ortada; çünkü bahsedilen konunun uygulamaya geçmesi durumunda damızlık birlikleri kapılarına kilit vurma noktasına gelecek ve üreticiye hizmet üretemeyecek. Bu da yeni bir krizin başlangıcı anlamına gelecektir. Peki, birlikler bu gelişmeler için neler düşünüyor? 81 ildeki damızlık birlikleri harekete geçti. Bakanlık ile görüşerek bu düzenlemenin devreye girmemesini ve eski uygulamanın devam etmesini isteyecekler. Aksi kararda küçük birlikler tek tek kapılarına kilit vuracak, büyük birlikler de en fazla 1-2 yıl daha idare edip sonra kapanma noktasına gelecekler. Hayvanların bakım ve beslenmesi, küpelenmesi ve sperma gibi ana konularda hizmet veren birliklerin bazıları aynı zamanda Süt Toplama ve Süt Analiz Laboratuarları gibi çok önemli tesisler kurarak hizmetlerine devam ederken her yıl aldıkları bu desteklerin kesilmesiyle hizmet veremeyecek noktaya da gelmiş olacaktır.


Sonuç olarak tablo şunu gösteriyor ki, tüm birliklerin birlik olma zamanıdır. Bu sorunu el ele vererek aşabilecekleri aşikârdır. Aynı gemi içinde olan birlikler ya bu dalgaları aşacaklar ya da aynı gemi içinde batacaklar. Gönlümüz bu krizden en az hasarla çıkılması ve aydınlık günlere doğru adımlar atılmasıdır.