**Kafkaslar’ın Yaşar Kemal’i Kenan Karabağ
*02/11/2016 Tarihli Haber
Ardahanlı Kenan Karabağ, ‘Kura Çözüldü’ bittiğinde yüreğimin derinliklerinde büyük bir rahatlama oldu ve ben 12 Eylül 1980 darbesinde hayatta kalmış olmaktan bir kez daha kıvanç duydum” diyor
HAYDAR ŞENGÜL
ADANA (GÜNAYDIN) – Ünlü yazar Kenan Karabağ, ‘Kura çözüldü’ adlı kitabıyla dikkat çekiyor. 1956 yılında romanın geçtiği topraklarda doğduğunu belirten Karabağ, “Çok sonra öğrendim doğduğum köyün bir Malakan köyü olduğunu. Onların öyküleri ile büyüdüm. Rumların, Ermenilerin ve Kara kapakların birlikte yaşadıkları zamanları derledim. Başlarına gelenleri öğrendim. Sırlarına nail oldum. Gün geldi doğduğum topraklarda onların hayatlarını yazmak için kaleme ve kağıda sarıldım. Çocukluğun düşleri gerçekleşti. Dokuz yaşında ayrıldığım diyarları anlatmak için yeniden yollara düştüm. Adım adım gezdim. Öğrendiğim her hikayeyi yüreğime yerleştirdim. Rüyalarıma girdiler” diyor
BÜYÜK TAŞI GÖRDÜM
Gezip gördüğü her yerde, “Artık sırlarımızı öğrendin bizi yazmayacak mısın” diye sitem edildiğini anlatan yazar Kenan Karabağ, “Kitapları yazdım tam dört cilt oldu. Oradan gidenlerin izlerini buldum. El yazmalarına ulaştım. Aziz Petrus ve Pavlus’u andıkları Kura boyundaki büyük taşı gördüm. İçtikleri şifalı sudan tattım. Düğünlerine derneklerine konuk oldum. Yaşadıkları yerlerde hep onları aradım. Yüzlerce sayfalık kitaplarla onlara hayat verdim. 1965 yılında ayrıldığım diyarlara armağan olsun” diye konuşuyor.
DAHA YAZACAKLARIM VAR
12 Eylül 1980’de darbenin cezaevlerini gördüğünü dile getiren Karabağ, “Ölümle iç içe yaşadım. Yazmak bir tutku oldu. Şiirle başladığım yazın hayatım romana çevrildi. “Kura Çözüldü” bittiğinde yüreğimin derinliklerinde büyük bir rahatlama oldu ve ben 12 Eylül 1980 darbesinde hayatta kalmış olmaktan bir kez daha kıvanç duydum. Çünkü daha yazacaklarım var… İkinci kitabı sunarak üstümdeki bir yükten daha kurtuldum. Şimdi sıra üçüncü kitapta o kadar çok kahraman bekliyor ki beni onları yalnız bırakmak olmaz, kalem elimde yürek yine coşkuyla atıyor… Ve ilk satırlar ruhuma düşüyor. Yazmak ve yazdıklarımla birbirlerine hayat vermek şu evrende tattığım en güzel duygu” şeklinde düşüncelerini dile getiriyor.
**KURA MAVİLEŞTİ…
Bu yıl önüne çekilecek olan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümünün Karadeniz’a akıtılacak olan Ardahan’ın simgesi konumunda ki Kura Nehrinin suları mavileşti.
Baharın gelmesiyle iyiden iyiye ısınan havaların eşliğinde erimeye devam eden kar sularının oluşturduğu suların eşliğinde Göle ovasından doğup, Göle ve Ardahan ovasına can verdikten sonra Hanak’ta Sevimli köyü yakınlarında Köroğlu ve Kotanlı HES, Çıldır’da Kayabeyi HES Barajlarında elektrik enerjisine döndükten sonra Çıldır Kurtkale sınırlarından Türkiye sınırlarını aşıp, Gürcistan üzerinden Azerbaycan’da ki Hazar Denizine ulaşan Ardahan’ın simgesi Kura Nehri, iyiden iyiye yeşillenen Ardahan doğası için de maviye bürünen temiz suları ile başta fotoğrafçıların olmak üzere kenti ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor. 01/05/2016 Tarihli Haber
**Bir şeyi başardık gibi..
**YAZIYORSAM SEBEİ VAR
Fakir Yılmaz/Gazeteci
Ardahan’ı başta bir çok ülkeden daha büyük İstanbul’a olmak üzere tüm dünyaya tanıtmak, anlatmak için verdiğimiz çabaların her geçen gün daha etkili olmaya başladığı görmenin hazzı içindeyim.
Çünkü gerek yılladır gazetecilik alanında gerekse başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, gerekse artık İstanbul’un etkin bir kurumu olmaya başlayan Ardahan Dernekler Federasyonu yani kısa adı ARDA/FED’in çabaları Ardahan’ı tanıtma çabası içinde diğer bir çok kurum ve kişiyi de harekete geçirmiş durumda.
Ülkemin serhat, sınır kenti, Kafkasya’nın gelecekte ki Davosu olmaya aday Ardahan’ın ve Ardahanlıları güçlü bir lobi kanalıyla adından bahsedilmesi en çok beni mutlu eder ve bu yönde bizi tetikler..
Ardahanlıların tüm ülkede güçlü bir isimle anılmasının önemini bilen bir gazeteci, federasyon başkanı olarak bu yönde verdiğimiz mücadelenin başkalarını da tetiklemesi ve Ardahan adına onlarında ‘Bizde varız’ demesi beni rahatsız etmediği gibi hem mutlu eder, hemde bu yönde ki çabamıza katkı sunar diye düşünürüm..
Çünkü özellikle ARDA/FED Genel Başkanı olmamdan sonra bu yönde ki çabalarımızın artması birilerini de tetiklemiş, kaz gecelerinden uzak ciddi anlamda işlerin yapılmasını sağlamıştır..
Bunun en son örneği de ARDA/FED’e karşı görünüp, onun yaptıklarını kopyalamaya, kopyalarken de Ardahan’a, Ardahanlılara hizmet etmeye çalışanlar olması da bizlerin bir şeyleri başardığının göstergesidir.
Evet sanki bir şeyi başardık gibi..
**Diaspora Panikte..
**Selmi Yılmaz/Gazeteci
Ardahan Dernekler Federasyonun son aylarda ortaya koyduğu çalışmaları görüp bugüne kadar ne yaptıkları ortaya çıkan İstanbul’da ki Ardahan Diasporası son bir çırpınışla Düşmedik, Ayaktayız’ demeye çalıştığını görmekteyiz..
Kökü Esenyurt’ta olan bu diasporanın diğer bir ayağı da merkezi şişlide görünen yerinin nerede olduğu bilinmeyen Kartal’da ki çetedir..
Bu diaspora ile çetenin İstanbul’da Ardahan adını kullanıp, ticarette olduğu gibi siyasette var olma çabalarının sözde etkinlikleri ile bugüne kadar sonuç vermediğinin anlaşılması ve Ardahanlıların ARDA/FED’e yönelmesi üzerine yeni yeni ve de ARDA/FED’in etkin olan çalışmalarını kopyalamaya kalkışması dikkat çekerken, panik içinde yine şaşırıp, KAI ve KAISİAD’lara sığınmaktalar..