Kürdistan'a gitmiyor, Ardahan'a geliyor!

**Erdoğan Gitti, HDP ve CHP Genel Başkanları Geliyor!


 


‘Kendisi küçük, Cürmü büyük’ sözünün yeniden hatırlandığı Ardahan yaklaşan yerel seçimler öncesi yeniden siyasilerin gözdesi olmaya başladı.


Başkan Erdoğan’ın gelip, partisince düzenlenen mitingde bir konuşma yaptıktan sonra gittiği Ardahan’a şimdi de HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geliyor.


Bugün Ardahan’a gelerek partisinin aday gösterdiği Göle’de seçim bürosunu açacak olan ve düzenlenecek mitingde Gölelilere seslenecek olan HDP Eş Başkanı Sezai Temelli’nin ardından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ardahan’a gelecek.


23 Mart’ta Ardahan’da olacağı öğrenilen CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun partisince düzenlenecek olan mitingde bir konuşma yapacağı alınan bilgiler arasında oldu.


Öte yandan Ardahan’a gelerek partisinin düzenlediği mitingde yumuşak bir dil kullanan ancak Ardahan’dan sonra Artvin’e geçip, burada ki mitingde dilini yeniden sertleştiren Başkan Erdoğan’ın, ‘“Kürdistan’da kazanacağız, batıda da AKP ve MHP‘ye kaybettireceğiz.”  diyen HDP Eş Başkanına, ‘

“Bizim ülkemizde ‘Kürdistan’ diye bir bölge yok. İstiyorsanız Kuzey ırak’ta Kürdistan var. Defolun oraya gidindiyerek tepki koyduğu HDP Eş Başkanı Sezai Temelli bugün Ardahan’ın Göle ilçesine geliyor.



**Oy İçin Müjde Üzerine Müjde!


65 Yaşına giren Başkan Erdoğan’ın başında bulunduğu bakanların şu günler de yaptıkları açıklamaları müjdelerle dolu açıklamalar olması dikkatlerden kaçmıyor.

31 Mart seçimleri sonrasına bırakılan onca önemli işin başını çeken ekonomik krizi aşmak ve artık hep aynı partiyi ve yöneticilerini görmekten gına getiren seçmene his ettirmemek ve oy almak için çabalayan mevcut hükumetin sol orijinli olan tanzim satış merkezleri açarak domates, salata gibi gıdaların fiyatını düşürmeye çalışa dursun diğer taraftan da başta Bağ-Kur olmak üzere Kredi kartlarının ödemelerinin uzatılması, borçların ertelenmesi gibi bir çok önlemi de aldığını da müjdelemeye devam ediyor.

Söylemlere ve haberler baktığımız da yalancı cennetin yaratılmaya çalışıldığı ama gerçekte durumun hiçte öyle olmadığını ve tam aksine başta ekonomi olmak üzere bir çok sorunun seçim sonrasına ötelendiğini de görmekteyiz.

Ve Başkan Erdoğan’ın bakan yaptığı enişte ile diğer bakanların bu yönde yoğun çaba içinde olduklarını da havuz denen medya aracılığı ile izlemekteyiz.

1 Mart’ta Ardahan’da olacak olan ve Kürt seçmenin oy verdiği partiyi ve onunla iş birliği yapanları terörist ilan eden Başkan Erdoğan’ın yüz hatlarına baktığımız da atamalarını yaptığı bakanların kamuoyuna pompaladığı onca müjdeli haberin kendisini de memnun etmediğini ve bu müjdelerin seçim öncesi yapılan çıkışlar olduğunun anlaşıldığını anlaması da işi diğer bir yönü.

Bir taraftan başta ekonomik krizi hissettirmeme adına müjdeli haberler vererek 17 yıllık hükumete karşı oluşan tepkiyi en aza indirmeye çalışılan diğer taraftan hükumete karşı oluşabilecek bir çıkışı önleme adına başta Feto olmak üzere onca operasyonların da devam ettiği ve son bir ay için de 500’ün üzerinde asker ve polisin gözaltına alındığı ülkenin 31 Mart’a doğru gittikçe daha çok müjdeli haberler alacağı da görülmekte.

Bunların başında, DSP-ANAP-MHP Hükumetinin İthal Bakanı Kemal Derviş döneminde kalan ve hala üzerinde gidilen ekonomik paketin Mazot, Gübre destekleri gibi desteklerde müjdelenmeye devam etse de seçmenin bu müjdelere bakıp, yön değiştirmediğini ve hükumete karşı 31 Mart’ta başına gideceği sandıkta bir cevap vereceği de görülmekte.

Çünkü seçmenin olduğu gibi kamuoyunun çok kararlı olduğunu yapılan ama Başkan Erdoğan’ın ‘Ben onlara artık inanmıyorum’ diyerek görmezden gelemeye çalıştığı anket sonuçları da bir şeyler anlatır gibi.

Erbakan’ın gemisinde kimin indiğini unutup, kendi gemisinde inenlere kıza Erdoğan’ın ilerleyen yaşına karşın hala ve onca bakan, vekil, partili, TRT’nin başını çektiği havuz medyası olmasına rağmen tek başına büyük bir dirençle ikna etmeye çalıştığı seçmenin bu kez kararlı ama karşı safta CHP gibi bir parti olduğunu görmenin sıkıntısı ile karşı karşıya kaldığını da görmekteyiz.

Yani AK Parti’ye dur demeyi düşünen ama kime yürü diyeceğini bilemeyen bir durumda olan seçmeni müjdelerle ve ne olacaksa Beka sözleri ile iknaya çalışan Başkan Erdoğan ve onun bakanlarını müjdelerinin 31 Mart’a nasıl yansıyacağını bilmesekte, iki arada, bir derede kalan bir seçmenin varlığını his ediyor gibiyiz..