ARÜ’DE
REKTÖRLÜK DEVİR TESLİM TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Mehmet Biber, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda 25.01.2017 tarihi Çarşamba günü gerçekleştirilen rektörlük devir teslim töreniyle resmen ARÜ rektörlüğü görevine başladı. Törene, ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Ardahan Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, Ardahan Belediyesi Başkan Vekili Levent Yıldırım, Ardahan İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, Ardahan Üniversitesi Genel Sekreteri Ercan Gültürk, ARÜ idari ve akademik personelinin yanı sıra çevre illerden gelen akademisyenlerle çok sayıda davetli katıldı.
Multivizyon gösterimi ile başlayan tören, ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan’ın gerçekleştirdiği veda konuşmasıyla devam etti. Konuşmasına konuklara teşekkürlerini sunarak, başlayan Prof. Dr. Doğan, Ardahan Üniversitesine altı sene önce katıldığını ifade ederek, o yıllarda dağ çileği ve birazda dağ kekiğinin kokusundan başka hiçbir şeyin bulunmadığı üniversite yerleşkesinin o günlerden bu günlere nasıl geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Doğan konuşmasına devam ederek, ‘‘ İnsanın bir şekilde kendisinin de parçası olduğu yolculuk hakkında olumlu bir şeyler söylemesi kolay değil. Yakışıkta almaz. O yüzden biz aklımız yettiğince, gücümüz olduğunca, omuz omuza, yan yana bir mücadele verdik. Bir üniversite kurarak, bu günlere getirmeye çalıştık. Değerli Kurucu Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın, 2008 yılında bu topraklara tekrar dönüp, içinde bulunduğumuz üniversite ile ilgili hayallerini, yoldaşlarıyla birlikte hayata geçirmiş olmasının büyük bir anlamı var. Bu vesileyle, müsaadelerinizle kendisine şahsım ve yol arkadaşları adına bir kez daha şükranlarımızı ve en içten teşekkürlerimizi arz etmek istiyorum.’’ dedi. Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan, iklimin çok zorladığı bir coğrafya da, bir yandan alt yapı ve inşaat sorunlarını çözmeye çalışırken diğer yandan da ulusal ve uluslararası alanda nitelikli çalışmalarıyla kendisinden söz ettiren, bir üniversiteyi hayata geçirebilmenin onuru içinde olduklarını ifade ederek, bu çalışmaların ARÜ’nün yeni yönetiminin, değerli akademik ve idari personellerinin katkılarıyla çok daha ileri düzeyde ve daha aydınlık olacağını ifade etti. Kısa bir süre sonra devlet üniversitesinden emekli olacağı belirten Prof. Dr. Doğan, helallik isteyerek, konuşmasını sonlandırdı. ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in özgeçmişinin okunmasının ardından kürsüye davet edilen Rektör Prof. Dr. Biber’e, ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan tarafından üniversite rozeti ve üniversitenin bayrağı takdim edildi. ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ise Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan’a plaket ve çiçek takdim etti.
Daha sonra konuşmasını gerçekleştiren ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, konuklara, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’nden gelen misafirlerine teşekkürlerini sunarak, konuşmasına ‘‘Öncelikle ülkemizin geçtiği bu zor dönemde, canlarını ortaya koyarak, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin bağımsızlığı ve selameti için canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Şehit ve gazilerimizin çabaları, bu toprakların daima vatan olarak kalması için gayrettir ve her zaman bu gayretin farkında, bilincinde, şuurunda olarak görevimizi ifa etmeye çalışacağız. Burada özellikle bu göreve atanmam hususunda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı ve saygılarımı sunmak istiyorum. Üniversitemizin kuruluşundan itibaren, Kurucu Rektör olarak görev yapan Sayın Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Beyefendiye huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Buradan üniversitemizin almış olduğu bir kararı da açıklamak istiyorum. Hali hazırda inşaat halinde olan kültür ve kongre merkezimizin adını, Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Kongre ve Kültür Merkezi olarak, adlandırılacağını da sizlere bir vefa borcu olarak ifade etmek istiyorum. 25 yılı aşkın süredir akademik hayatıma devam ediyorum. Yurt içi ve yurtdışında farklı üniversitelerde buraya kadar geldik. Ama ben bunlardan başka bir şey söylemek istiyorum. Bunu özellikle Ardahanlıların bilmesi gerekir. Aslında ben de bu toprakların çocuğuyum. Biz küçük yaşlardan itibaren Ardahanlı Aşık Şenlik ile Erzurum Narmanlı olmamdan dolayı Narmanlı Aşık Sümmani’nin atışmalarını dinleyerek büyüdük. Bu toprakların insanıyım. Bu anlamda da Ardahanlılar ile aramızda birliktelik, aşinalık var. Bunun özellikle bilinmesini arzu ediyor, istiyorum.’’ Şeklinde devam etti. Üniversitelerde işlerin emir komuta zincirinde yürüyemeyeceğine ve bilimsel çalışmanın tamamen gönüllülük esasına dayalı bir aşk olduğunu vurgulayan ARÜ Rektörü Prof. Dr. Biber, üniversitenin bir emanet olduğunu belirterek, bu güne kadar başlatılan güzel işlerin kesintisiz bir şekilde, hiç bir önyargının içine girilmeden, akademik liyakatin, adaletin ve hoşgörünün öncelenerek devam ettirileceğini ifade ederek, konuşmasını sonlandırdı.

YENİ REKTÖRE AÇIK MEKTUP..
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
Sayın Rektörüm öncelikle yeni göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun..
Memleketin Erzurum’un sınırlarının içine kadar uzandığı Kürt, Terekeme ve Türklerin kardeşçe yaşadığı Göle’nin yanı sıra Alevi kültürü ile yoğrulan Damal, Sünni ve Alevilerin barış içinde yaşadığı Hanak, Kafkasların özü Terekeme Çıldır ve Türk kavimi Ahıskalı Posof’un ilçeleri olduğu Ardahan görevin hayırlı olsun..
Sayın Rektör;
Yıllardır ilçe olmak isteyen, eski nahiye Kürt Hoçvan gibi Düz Ardahan denen ve ovasına dağılan Yerli ve Kürt, Terekeme ve de Alevi köyleri ile süslenmiş merkezli, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan gerçek Serhat’a hoş geldin.
Sayın Rektör..
Baştan söyleyeyim..
Profesyonelce faşist bir düşüncenin tohumlarının atılmaya çalışıldığı ancak başta ben ve Güneydoğu’da gelen solcu öğrencilerin direnci ile kafatasçı bir üniversite olamayan ama yine de başta Elağız’dan getirilen bazılarınca olmak üzere sağ değil, sağın ötesinde bir düşüncenin ve halktan kopuk bir idarenin idare ettiği üniversiteye rektör atandığınızı bilin..
Sayın Rektörüm;
Milyonların harcandığı ve yapımı iki yıl geciken Ardahan Üniversitesinin şu an bulunduğu bölgeye yapılmaması için direnen bir siyasi güç ve üniversiteye sızmak isteyen müteahhit grubunun da içinde bulunduğu çeteye dikkat etmelisin..
Çünkü, ‘Yiğidi öldür, Hakkını Ver’ diyeceğimiz kurucu Rektörün direnci ile bugüne kadar bunu başaramayanlar sizin döneminizde de ‘Üniversite yanlış yere yapıldı. Çocuklarımız, akrabalarımız işe alınmadı, iş alamadık’ diye yakınanların asıl hesabının rant olduğu ve bu rantçıların diğer bir hesabının da üniversite üzerinde hüküm sürmek olduğunu bilmelisin..
Sayın Rektörüm;
2008 yılında kurulduğunda bu yana üniversiteye harcanan paraların kent merkezine yansıtılmadığı, bir çok eşyasının dışarıda getirildiği ve bütçe harcamalarının Ardahan dışında yapıldığı bir üniversiteye rektör oldunuz..
Ha unutmadan birde ilk kurulduğu yıllarda o dönemin sekreterince dolandırıldığı ve parasının büyük bölümünün kayıp olduğu ileri sürülen ve o al acele kapatılan defterin açılması gereken bir kurumun koltuğuna oturduğunuzu bilin..
Ve bu üniversitenin bütçesinin başta doğal şartlar olmak üzere onca eksiğe rağmen hala orada kalmaya direnen esnafa katkı sunmadığı gibi parasının uçuk ve milyonlarca paraların heba edildiği macera ve milliyetçilik kokan projelere harcandığını da bilmelisin..
Evet sayın rektörüm, sevgili Erzurumlu hemşehrim;
Sana da çok yabancı olmayan yoksul bölgenin yeni ama Kars’ın gölgesinde bir türlü kendisini kurtaramayan vilayet Ardahan’ın Üniversitesini kalıp olarak yani binalarını değil, beynini, toplantılarını çarşı içinde yapar, senden çok beklentileri olan halkla bütünleşen bir üniversite yaparsan Ardahanlıyı yanında bulur, onlarla birlikte güzel işler yaparsın derken daha sen gelmeden senin altını oymaya çalışanların kimler olduğunu bilenlerin de ‘eğer istersen’ sana yardımcı olacağını da bilmeni isterim..
Ve başta ben ve Ardahan’ın %87’sinin senden şahsi menfaat değil, gerçek hizmet istediğini, bunlar olursa o zaman gerçek bir üniversite, halkla iç içe bir eğitim yuvası, vatandaşa, bölgeye bir şeyler katmaya çalışan bir kurum yaparız hep birlikte Ardahan Üniversitemizi..
İkinci mektubuma kadar yeniden hoş geldin der, çok önemli bir görev olan rektörlüğünüz hayırlı uğurlu olsun..
**Donald Trump’ı Benden Farklı mı Konuştu?..
Bugünden itibaren ne yapacağı büyük bir merak ile beklenen Amerika’nın 45. Başkanı Donald Trump’un devir, teslim töreninde yaptığı konuşmayı dinlediniz mi bilmem ama ben kendisini dinlerken dünyanın artık mikro milliyetçilik politikaları ile yön alacağını anladım..
Çünkü Donald Trump bizim ARDA/FED aracılığı ile oluşturmaya çabaladığımız toplantılarda yüksek sesle seslendirdiğimiz ‘Önce Ardahan, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ şiarımızı başına geçtiği ABD adına seslendiriyordu..
Yani dünyanın jandarması bir önce can sonra canan deyip, bizlerin KAI denen saçmalıkları elimizin tersiyle ittiğimiz gibi Donald Trump’da önce ABD diyordu..
Evet, dünyadan kopmadan, dünya ile hareket ederken önce Ardahanlı olma bilinci, sonra da güçlü bir Ardahan Lobis gibi önce ABD diyordur Donald Trump..
Yani dernekçiliği küçümseyip, dernek, federasyon, vakıfları küçümseyenler dünya artık yerel bilinçlenme, yerele sahiplenmekle yön alacağını anlattı dünkü başkanlık konuşmasında Donald Trump..
Her satır başında; ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, aslında kendisinden bir şey olmadığını saklamak isteyenlerin kendilerinde olmayan öz güveni tüm topluma yayanları da işaret eden Donald Trump’ın bu çıkışını getirip, inandığı düşüncesinden taviz vermeyen ve başkanlık yolunda epey yol alan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a da yakıştırabilirsiniz..
Çünkü Erdoğan’la başlayan ‘liderim ben, kendi doğrumla varım’ diyerek ABD’nin 45. başkanı olmadı mı Donald Trump?
Şimdi soruyorum çanta, facebokk, tabela yada birilerinin emrinde ki dernek başkanlarına ve de ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, bir şeyler anlatmaya, yapmaya çalışanlara beş kuruş faydası olmayıp, memleketin, Ardahan adının önünde ki takoslara..
Ve;
‘Ya onca toplantı yaptınız da ne oldu, memleket mi kurtuldu?’ diyenlere; Biz dik durarak Ardahan’ın, Ardahanlının önünün açılacağına inananlardanız..
Bizi kendilerin benzetmeye çalışmak için, imkansızlıklarımızı bilip, bu yolla bizi terbiye etmek isteyenler siz hele şu Donald Trump’ın konuşmasını bir dinleyin..
Dinleyin ki; Donald Trump’un benden farklı bir şey demediğiniz anlarsınız ..
Tabi anlamak isterseniz..
**Hayır’a Evet İnadı..
Yarından itibaren ikinci tur görüşmeleri gerçekleşecek olan Anaysa değişikliğinin referanduma doğru gittiği ülkemde halkım hayatını etkileyecek olan gelişmelerden bi habersiz Reina katilinin yakalanmasını alkışlıyor..
Birilerinin koyduğunu bulduğu adli bir gelişmeyi hayatının ve bundan sonra ki yaşamının yönünü belirleyecek olan gelişmeden daha çok önemseyip, arkasında Fenerbahçe, Galatasaray yada Beşiktaş Spor’un durumunu kendi halinden daha çok düşünen halkım büyük ihtimalle Nisan ayının ilk haftasında önüne gelecek olan referandum sandığının başına da içeriğini bilmediği, okumadığı anayasaya evet diyecek gibi.. Çünkü bunu bilinçli yapmaktansa beni de alerji eden ‘Hayır’ cıların başını çeken CHP’nin ve de neden ‘Hayır’ dediği bir türlü anlaşılmayan HDP’nin tutumundan dolay yapacak gibi..
HDP’nin ‘Hayır’ deyip, AKP’nin kendisiyle birlikte yapmayı düşündüğü Anayasa değişikliğini MHP’ye kaptırması, CHP’nin ise bir taraftan kaçak dediği diğer taraftan koşa koşa gittiği saray politikasını görüp, izleyenler ‘Hayır’ diyen CHP’ye inat içeriğini çokta bilmediği anayasa değişikliğine CHP ve HDP’nin inadına ‘Evet’ diyecek gibi..
Çünkü her iki partide anayasa değişikliğine ne diyeceğini tabanına sormadan politika ürettiğini düşünen halkım bunlara inat ‘Evet’ diyeceğim diyor..
Maalesef benim gördüğüm bu..
**AK Parti İl Başkanlığı Bana Verilirse..
Aslında CHP, MHP ve HDP İl Başkanlığı kadar normal bir başkanlık olan AK Parti İl Başkanlığına baktığınızda yaşanan değişimlerin toplumca çokta önemsenmediği görülmekte..
Çünkü Ankara merkezli politikaların esiri olan İl ve İlçe Başkanlarının yerelden kopuk, sorunlardan uzak, dernek başkanlarımız gibi Bana başkan desinler’ gibi bir duruma dönüşmüş gibi..
Yani yerel de ‘ha var, ‘hay yoklar’ denecek bir halde olan partiler arasında bulunan Ardahan İl Başkanının değiştirilmek istenmesi ve yerine yeni atanması çokta ilgi çekmiyor..
Buna neden olan ise muhalefet partileri il ve ilçe başkanları olmalarına karşın yerel de iktidarla ilgili bir satır bile söylemeyen, bu yönde bir açıklama yapmayan CHP, MHP ve HDP İl ve İlçe Başkanları gibi toplumun iktidarlarından beklediklerini veremeyen, anlatamayan iktidarın il başkanı, ilçe başkanı olmuş yada olmamış fark etmiyor..
Bu durum bir Ardahan için mi geçerli..
Tabiki hayır..
Çünkü sorsanız topluma Manisa’nın il başkanı, İzmir Torbalı’nın ilçe başkanı, Tekirdağ’ın il veya ilçe yöneticileri kimdir diye kimse bilmez..
Çünkü Ardahan’da kiler gibi ülkenin 81 il ve onca ilçesinin il ve ilçe başkanları da Ardahan’da kilerinden farklı değil..
Muhalefeti konuşmaz, iktidarı iş yapmaz, sus, pus olup, Ankara’nın belirlediği gündemle kendilerine başkan dedirtmekten öteye geçememekteler..
Şimdi yazımızın başlığına gelecek olursak ve olur ya rüya da olsa AK Parti Ardahan İl Başkanlığı bana verilirse Ardahan’da işler değişir mi sizce?
Ve benim yapacağım bir il başkanlığının tüm ülke genelinde tartışma yaratacağına inanıyor musunuz?
Bilmem ama böyle bir durum olursa var ya başta bozuk yollardan sorumlu Karayolları şefi olmak üzere Ardahan’da görev yapan bürokratlar çok ama çok sevinirler demi?..
|
fakiryilmaz323@hotmail.com
|
|