www.yuksekgumruk.com.tr
BALCI İNŞAAT YENİ LÜKS KONUTLARI SATIŞTA..
ARA DOĞU’DA VE BATI’DA EV SAHİBİ OL
05384084597





.jpg)
BU HABERİMİZ HALK TV’DE
OCAKLAR SÖNMÜŞKEN,
CIRTIK ATMAYA DEVAM ETTİLER!..


Başta, geçtiğimiz günlerde yaşanan çatışmada 12 şehit için bir gün sonra başsağlığı dilemeyi akıl eden CHP’li Ardahan Belediye Başkanı, Ardahan Oda Başkanları, yeniden aday gösterilmeyeceği konuşulan Ağ saçlı İstanbul Şişli Belediye Başkanı, Ardahanlı Kıbrıs Başkanı, olmak üzere Ankara Gölbaşın’nda düzenlenen ve iptal edilmeyen eğleceli etkinliğie birçok kişinin katıldığı öğrenilirken, şehitlere rağmen iptal edilmeyen etkinlik tepkilere neden olurken vatandaşların,
(1).jpg)





CHP Ardahan Milletvekili, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Özgür Erdem İncesu, yaptığı açıklamada; “14 Mayıs 2023’te yapılan seçimlerde bayrağı şahsıma teslim ettiniz. Bunun mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum. Memleketime yakışır olmak adına, kendi gördüğüm, sizlerden aldığım tüm sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu başta olmak üzere her alanda gündeme getirdim, her yerde takipçisi oldum. Bu 6 aylık süreçte; Yüce Meclis’te hemşehrilerimizle, hem memleketimiz Ardahan’ın hem de ülkemizin önde gelen STK temsilcileriyle bir araya geldim. Avrupa Birliği Komisyonunda, ülkemizi temsil ettim. Onlarla iş birliği içinde Ardahan’ın geleceğini konuştuk.

İKUD Başkanı Nihat Atam
Gazetecilerle Gündem Tempo TV’deydi
İstanbul Kuyumcular Derneği (İKUD) Başkanı Nihat Atam pazar günü Gazeteci Fakir Yılmaz ile birlikte Tempo TV’deydi.
Aynı zamanda Merkezi İstanbul Çekmeköy’de bulunan ATA Kuyumuculuk ve Sanfe Sigorta AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Atam altın piyasası başta olmak üzere ülke eknomisi ve siyasiyeti konusunda TEMPO TV izleyicilerine bilgiler verdi.
GARİP, KARİP CEHVERLER..
36 yıla yaklaşan gazetecilik mesleğimin verdiği tecrübemi yoksa ‘Benim olsun tek olsun’ ya da ‘Benim bir gözümü, onun iki gözünü çıkar’ demeyip, ideolojisine, rengine, diline, dinine değil insan oluşuna bakıp, bir insan olarak ‘her insan bir cevherdir’ diyerek o cevherin üzerindeki tozu dumanı alıp, hak ettiği yerde olmasına verdiğim omuzdan mı bilmem ama bir cevher daha bulmanın mutluluğunu yaşadım desem inanın.
‘Allah herkesin kalbine göre versin’ diyerek bugüne kadar ‘Benim varsa onun da olsun, onun varsa benim kazancımdır’ bakışıyla birçok gazeteci yetiştiren, başarılarını ortaya koyan iş insanlarıma, siyasilerime vermeye çalıştığım desteklerden birini daha vermeye çalıştığım ama başta anlamlı, muhteşem haberlik çekim ve fotoğraflarıyla asıl desteği onun bana verdiği yeni bulduğum cevherim olduğunu fark ettiğim Karip Cankan’ın benim ‘kazcı dernekler’ adını koyduğum kendi köy derneğine yazdığı mektuptan anlıyorum.
Evet, cevher olduğunu tanıştığımız günden bu yana hissettiğim ve en önemlisi doğalgazı gibi gazetecisi olmayan Damal, Hanak ve Posof bölgesinde yaşananları saf, temiz duyguları ile kendisine ait sanalda paylaşıp, bölgenin sorunlarını kendince dile getiren ve benim destek isteyip, gazeteciliğe yönlendirmeye çalıştığım ve ‘Leb’ demeden ‘Leblebi’ yi hemen anlaması kabiliyetiyle bölgede çektiği fotoğraf, görüntülere eklediği kısa notuyla kısa sürede birlikte gerek yerelde, gerekse ulusalda kısa sürede güzel haberlere imza attığımız yeni cevherim, Karip Cankan dün gece yazdığı mektubu onun gibi yeni gazeteci adayı cevherim Baran’a atığı, teknolojik kızıma seslendirmesini rica ederken bu cevherlerin nasıl olup bulunabileceğini ve bu yönleriyle de topluma katkı sunacaklarını bir kez daha anlıyor, mutlu oluyorum.
Evet, yeni cevherim Karip Cankan’ın gerçek cevher olduğu ve dahi onca gazeteciyim diye geçinip, bir haber yazamadıkları gibi günlük bir yorum yapamayanlar aşağıdaki yazıyı bir okusun, görsünler cevheri diyerek Karip Cankan’ın kendi köy derneğine yazdığı mektubu aynen yayınlamayı ve okurlarımın da bunu okumasını tercih ettim.
İşte o Mektup;
SILADAN GURBETE MEKTUP
Sevgili kardeşlerim, köylülerim ve değerli başkanım
Satırlarıma başlamadan önce selam eder büyüklerimin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim.
Kıymetli ve genç başkanım Doğukan Sağkal..
Öncelikle dernek başkanlığını ve yönetici arkadaşlarımı kutlar görevinizde başarılar dilerim. Başkanım nasılsınız iyi misiniz ne var ne yok oralarda?
Diyorlar ki İstanbulda her şeye o kadar zam gelmiş ki millet eli koynunda iki büklüm olmuş. İnşallah bütün ailelerin, gençlerin işi gücü vardır ele muhtaç değillerdir.
Köyümüzün çocukları, gençleri, yaşlıları, hanımları nasıllar sağlıkları yerinde mi?
Haberlerde görüyoruz büyükşehirlerde çocuklar gençler bu zamanlarda sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanmaya daha fazla meyil gösteriyormuş.
İnşallah köyümün gençlerini yapacağınız sosyal aktivitelerle, dost meclislerinde ağırlayarak bu belalardan uzak tutarsınız. Geleceğimizi, ümitlerimizi bu zehirlere bırakmayın.
Dernek yönetimi olarak ne yapıyorsunuz sosyal kültürel aktiviteleriniz, darda olana ekonomik destekleriniz var mı?
Yoksa sizin de işiniz gücünüz bizim gibi her gün bir muhtar adayı çıkarmak mı siyasetle uğraşmak mı?
Değerli başkanım bu sene köyümüzde muhtar adayı çok. Geçenlerde adı geçenleri liste halinde paylaştım belki görmüşsündür. Herkes iyi niyeti ile köye bir değer katmak için çalışıyor, çabalıyor. Hayırlısı ile bu süreci de sağ salim atlatıp en iyisini seçmek bize düşecek.
Başkanım köyü soracak olursan Allah geçen yılı götürdü bir daha öyle bir yıl göstermesin çok acılar yaşadık. Sizler orda biz burada acılara tanık olduk.Gözyaşımızı onlara akıttık, gencimizi yaşlımızı kara toprağa verdik.
Şükür ki şimdilik bir yaramazlık yoktur.Kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz ama ne fayda biz de burada sanki İstanbul’daymış gibi yaşamaya başladık. Markete, manava bel bağladık.
Haftadan haftaya Damal’a gidiyoruz pazardan alıp getirip tüketiyoruz, üretmek yok.
Ambarımızda bir avuç zahire bile yok ne tavuğumuz, kazımız ne atımız, itimiz ne de koyunumuz, kuzumuz var. Üç beş ineğin umuduna kaldık onu da hay ediyorlar ki kayıp edeler de göçe yelteneler. Köyün 30 yıllık emektar çobanı Dursun Türkmen bile göç ediyor.
Muhtar adaylarımız bile artık buna göre vaatler üretiyorlar. 117 hanelik köyde 17 muhtar adayımız var. Adayların öyle projeleri öyle vaatleri varmış ki köyden yaylaya atlı gaçkalar ile turlar yapılacakmış gezi turları aynı İstanbul adalar gibi modern yaylacılık yapacaklarmış.
Hayvancılığı bırakacakmışız, hepimiz ağa olacakmışız. Ağa inekleri sağacak Suriyeli Afgan bulacak onlar bulamazsa sen bulacaksın başkan. Köyün nüfusu günden güne azalıyor.
Köydeki çocuklar bile beden olarak burada olsalar da kafaları sanal ortamda, hayalleri büyükşehirlerde. Maalesef durum böyle bu memleketin bu köylerin hali ne olacak?
Dernekler olarak Federasyon olarak bu konuyla ilgili çalışmalar var mı? Yağmasanız da gürleyin, içimize biraz su serpin. Uzun uzun düşünüyorum geleceğin fotoğrafı gözümün önünden geçiyor, ödüm kopuyor felaketi görür gibi oluyorum.
Mahmut Fişenk derdi ki “ola baba beni benim derdim öldürmüyor elin derdi öldürüyor”. Şimdi de beni benim derdim değil köyün geleceği milletin derdi öldürüyor.
Belediye Reisleri bile hizmet ettikleri ilçeden göç ediyorlar ağlayasım geliyor başımı alıp da diyar diyar kaybolasım geliyor. Başkan bu işler şahısların yapabileceği işler değil artık. Sizin gibi kuruluşların sorunu oldu.
Köyler kültürler paradan maldan mülkten önde gelmeli. Bu da sizlere düşüyor. Sizden rica ediyorum yazın köye gelen kışın gidenlerle konuşun ikna edin buraya gelince tarla eksinler hayvancılık yapsınlar yağını peynirini yapsalar etini ununu her şeyini alıp gitseler daha güzel olmaz mı? Bu artık olmazsa olmazlardan biri oldu.
Bu yaz bir uygulama başlattık köyde ne kadar gurbetçi, emekli varsa her akşam 17.45 – 19.00 arası köyden eski köprüye kadar yürüyüş yapıyoruz.
Belki 40 belki 50 kişi katılıyordu çokta güzel oluyordu. Çok güzel tarihe not düşecek fotoğraflar çektik ama bunu üretime dönüştürmemiz lazım.
Gurbette doğan büyüyen çocuklara köyünü Ata dede topraklarını sevdirmenin yolları çalışmaları var mı? Yeni evlenecek gençlerimizden köylüler olarak ricamız var. Evlenen gençlerin en azından yazın nişanlarını köyde, yaylada yapmasını istiyoruz. Köy de ne düğün ne de nişan kaldı.
Köylerimiz sessiz davulsuz zurnasız kaldı. Yani anlayacağın düğünler size cenazeler bize kaldı ağlaya ağlaya iki gözümüz iki kan oldu. Kendimize dipte köşede davul zurna çaldırıyoruz. Bizim günahımız ne bizim de gülmek oynamak hakkımız değil mi? Milletin efendisi köylüydü lafını bize unutturdunuz.
300 haneye varmışsınız İstanbul’ da. Siz orda aileyi büyütürken biz burada ufalıyoruz. Bak bunu derken aklıma geldi.Madem ordaki ailemiz bu kadar büyüdü hep bir aradalar bu seçimde bir muhtar adayı çıkarın birliğinizi gösterin.
Eskiden köyde muhtarlık zamanı çok çekişmeli bazen de kavgalı olurdu artık bunları geride bırakmanın zamanı geldi. Siz gençler bir araya gelin bir muhtar adayı çıkarın bütün köylümüz onun ardında olsun. Birliğinizi dirliğinizi gösterin.
Kazanamazsanız bile orada bu birlik mesajınızı ve gücünüzü gösterin. Birlik oldukça dirlik olur derler benim tek dileğim köyde ve gurbette bütün köylümüzü bir bütün olarak görmektir. Bunu siz genç arkadaşlarımın sağlayacağına eminim.
Bir ağabeyiniz olarak yöneticiliğin zorluğuna karşı size nasihatlarım olacak. Görevinizi yaparken öfkelenene karşı uysal ol, gücenen canların gönlünü almasını bil, aciz olana hoşgörülü ol, anlaşmazlıklarda adil ol, haksızlık edene sabırlı ol bağışlamasını bil. Bu faziletler sizlerde fazlası ile var. Ben bu vesile ile hatırlatmasını yaptım sadece.
Bizim aileyi soracak olursan kardeşim de muhtarlık için köylünün huzuruna çıkmayı düşünüyor eğer köylümüzün desteği olursa 5 yıl daha birlik beraberlik içerisinde ailecek hizmet etmeye devam edeceğiz yoksa da herkes kendi yoluna deyip İbo kirvenin oğulları gibi her birimiz bir tıra çıkarak yollara düşeceğiz.
Satırlarıma Son verirken tekrardan selam eder büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim 27.01.2024 tarihinde gençlik toplantısına manevi desteklerinizi, müsait olan canların da katılımını bekliyoruz. Mektubuma cevaplarınızı acele beklerim.
Eski Başkan mektup yazardı biz de çıkarıp çıkarıp okurduk bizi mektupsuz parasız pulsuz bırakmayın İstanbul’un taşı toprağı altın diyorlar parayı çuvalla taşıyormuşsunuz Mezarlık Duvarlarımız örülecek, çocuk parkımız yapılacak bizi de düşünün kurban olayım
Saygı ve sevgilerimle.. Hoşça kalın.
Karip CANKAN
arşiv 22.11.2011 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar

en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..



Ardahan’in bir ilçesinin tamaminin, bir digerinin yarisinin Alevi insanlarimizla dolu oldugunu söyledigimizde birçok kisi bilmez ve de inanmaz.. Çünkü Ardahan’in Damal ilçesinin tümünün Alevi, Hanak’in yarisinin ise Alevi oldugunu çokta kimse dillendirmemis, seslendirememistir.. Bunu saklamak içinde büyük çabalar harcanmis, mevcut Alevi yöneticileri de sistemin istedigi sekilde davranip, Alevi kültürünü, gelenegini öne çikarmamis, Alevilerin istemlerini dillendirmeye cesaret edememistiler.. ‘Bunun nedeni nedir?’ diye soracak olursaniz, onu gidip kendilerine sormanizi istiyorum. Çünkü Alevilerin kendileri de çogu zaman açikça Aleviyim deme cesaretinde bulunmamistirlar. Hatta korkudan mi, imkansizliktan mi bilmem ama Ardahan merkezde bir is yerleri bile yoktur, su çok savunduklari Cumhuriyet sürecinde.. Ardahan’in Damal ve Hanak ilçesinde onca alevinin oldugunu söylerken Kürt çogunlugunun oldugu Göle ilçesini de unutmamak gerekir. Çünkü Göle’nin 4 köyünün de Alevi oldugunu, diger 5-6 köyünün de Alevi olmasina karsin kendisini ya Türk, ya da Kürt olarak sakladigini da bu ilçeye bagli köylerde yaptigim gezilerde iyi biliyorum. Sikça dile getirir, Ardahan’da ki kültürlerin neden ön plana çikarilmadigini, bir kaç Azeri’nin oyunlarini her bayramda oynatildigini masaya yatirilmasini isterim.. Halbuki Ardahan’da parmakla sayacaginiz kadar Azeri varken, yerli diye bildigimiz Türkler, Kürtler, Azerilerle aralari çokta iyi olmadigini, kültürel olarak bir birine yaklasmadiklarini söyleyebilecegimiz esim gibi Terekemeler, Atalari, akrabalari Gürcistan’dan basta Sibirya’ya olmak üzere Rusya’nin bir çok bölgesine sürgün edilmis Posoflu Ahiska Türkü ve Aleviler var ve onlarin gelenek ve görenekleri çokta öne çikarilmaz.. Hatta Aydin Zeybegi, Trabzon horunu daha etkilidir Ardahan’da ki resmi etkinliklerde.. Geçtigimiz aylarda gittigim Çildir Göl Festivalinde ziyaret ettigim bir köy çadirinda oturan birini bana tanitirlarken, sanatçiya nereli oldugunu sordugumda, Dersimli degil Tunceliliyim diyordu bana.. Bende; ‘Niye Dersimliyim diyemiyorsun, seni burada döverler mi diye korkuyorsun? Bak ben Terekemelerin içinde Kürdüm diyebiliyorum..’ dedigimde sanatçi arkadas çok bozulmus, orada konusamazsa da, Çildir’dan ayrildiktan sonra yememis, içmemis benim facemi bulup, oradan gelip, orada niye Dersimli oldugunu söyleyemedigi yönünde uzun uzun savunma yapmasi savunma yapmisti.. Evet son günlerin tartisma modasi Dersim Katliami oldugunu ve benimde bu tartismaya katildigimi anladiniz sanirim.. Ne olmustu o dönem, İstanbul’da hava limanina ismi verilen o çok övünülen ilk kadin pilot nereye bomba yagdirmisti?.. Kaç insan, kaç çocuk ne oluyor demeden hayata göz yummustu, kaçi Ardahan’a oldugu gibi ülkenin bir çok yerine sürgün edilmisti, yada bugünün nazik adiyla yerlestirilmisti.. Ben buraya girmeyecem. Çünkü Basbakan’in kendisinin basbakan oldugunu unutup, Dersim Dosyasinin emrini verip, açmadigina ve topu Alevilerin büyük oranda oy verdigi CHP’ye attigina göre bu iste Kürt sorunu gibi tehlikeli bir is olmali! Ama benim burada, bu tartismada basbakanin yaninda yer aldigimi söyleyebilirim.. Çünkü CHP’den ziyade Dersim Katliami ile basta Ardahan’da ki Aleviler olmak üzere tüm Aleviler Derisim katliami ile yüzlesmeli ve suçlulari bulmalidirlar.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58
Ardahan’in onca sorununu gerek yerel gazetelerimizde, gerek ise internet sitelerimizde, bunlarin yani sira ulusal basinda anlatir dururuz. Bunlari kime, nereye yazdigimizi basta su an bu yaziyi okuyan okurlarim olmak üzere bu kentin STK’lari olarak bilinen Hoçvan Federasyonu gibi sivil toplum örgüt yöneticileri de bilirler.. Ve bu yazilarimizin adete onlara çagri, onlarin var olan sorunlarin üzerine gitmesi için oldugunu sagindan, solundan hatirlatmaya çalisiriz.. Basta Ardahan merkeze bagli 21 köyü temsil eden Hoçvan köy derneklerini bir çati altinda toplamaya gayret eden Hoçvan Federasyonu, yani Hoç-Fed yöneticileri olmak üzere tüm Sivil Toplum Kuruluslarinin bu kentin var olan sorunlarinin çözümünde rol almasi için sürekli yaptigimiz çagrilari yeniler, durur, ancak siyasiler gibi onlarda da pek hayir geldigine rastlayamayiz.. Ancak her seye karsin umudumuzu yitirmez, her yeni dönemde, her yeni yönetilen ve her yeni yönetici ile yeniden umutlanir, bu kez belki deriz .. İste onlardan bir yenisi daha karsimizda.. Geçtigimiz ay ikinci olagan kongresini yapan ve ayni zaman da bir siyasetçi olan Yakup Mavzer’i baskanliga getiren Hoç-Fed’ten beklentimiz yeniden yeserdi. Kuruldugu ilk günlerde büyük umutlar veren, ancak gerek Osman Avsar döneminde ki kurumsallasmanin bir türlü bitmemesi, gerek ise Güven Yilmaz dostumuzun baskanligi agzina gözüne bulastirmasi yüzünden bugüne kadar bekleneni vermeyen Hoç-Fed’in Yakup Mavzer ile bölge insaninin beklentilerini verip, vermeyecegi merakla beklenmektedir. Bizim gibi çogu insanin tam da ümidini kayip ettigi bir süreçte isimlerinin büyük bölümü degisen ve Yakup Mavzer’in basina getirildigi Hoçvan Federasyonunun basta Kisir Daginin suyunun bölge köylerine verilmesi olmak üzere ülkede ki Kürt sorununa, bir bardak çay parasina satilan süt konusunda, elektriksiz köy yollari hakkinda, Hoçvan Yayla Şenliginin gerçek bir sölene dönmesi için bekleneni verip vermeyecegi benim gibi tüm Hoçvan halkinin bekledigini bilinmesini isterim..
17-20 Kasim tarihleri arasinda Ardahan’da gerçeklestirilen “Ardahan’in Anavatana Katilisinin 90. Yili Sempozyumu” 18 Kasim 2011 Cuma aksami yapilan degerlendirme toplantisi ile sona erdi. Bu Sempozyum esnasinda, Sempozyumun anlami ve önemiyle adeta bütünlesen ve 17-18 Ocak 1919 tarihleri arasinda “Cenub-i Garbi Kafkas Muvakkate-i Milliyesi Hükümeti” kurulmasi toplantilarinin yapildigi Kongre Binasi’nin, insaatindan (1911 yili) tam yüz sene sonra bu
YÖK Baskani Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’in destekleri ve Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in öncülügünde 2009 yilinda kurulan Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin ögrencileri, Nahcivan’da I. Gençlik Kurultayi’nda bir araya gelerek bölgenin gelecegini konustular. Kafkasyali ögrenciler arasinda kültürel iletisimi arttirma, bölgenin gelecegi hakkinda fikir alis verisinde bulunma ve ögrencilerin geleceklerini birlikte planlamalarina firsat verme amacini tasiyan Kafkasya Üniversiteler Birligi I. Gençlik Kurultayi, Ardahan Üniversitesi (ARÜ), Nahcivan Devlet Üniversitesi ve Akhaltsikhe (Ahiska) Devlet Üniversitesi’nin isbirligiyle gerçeklestirildi. “Kafkasya’ya Genç Bakislar Sempozyumu” adini tasiyan kurultaya Nahcivan Devlet Üniversitesi ev sahipligi yapti. 14-16 Kasim 2011 tarihlerinde gerçeklestirilen kurultaya Ardahan Üniversitesi (ARÜ) 12 ögrencisiyle katildi. Kurultaya; Nahcivan Meclis Baskani Vasif Talibov, Yüksek Ögretim Kurulu (YÖK) Baskani Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Nahcivan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsa Habibbeyli, Ardahan Üniversitesi Rektörü ve Kafkasya Üniversiteler Birligi Baskani Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Akhaltsikhe (Ahiska) Devlet Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. Niko Akhalkatsi, Akhalkalaki Devlet Yüksek Egitim Kurulu Rektörü Prof. Dr. Roin Kavrelisvili, Bakü Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Celil Nagiyev, Igdir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakki Yilmaz, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman, Agri İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Kars Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan ve 70’e yakin ögrenci katildi. Kurultayda, Nahcivan Meclis Baskani Vasif Talibov ve Nahcivan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsa Habibbeyli’nin yaptigi açilis konusmalarinin ardindan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Yüksek Ögretim Kurulu Baskani Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan da birer konusma yaptilar. Nahcivan Meclis Baskani Vasif Talibov açilis konusmasinda Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin I. Gençlik Kurultayi’na ev sahipligi yapmanin gururunu yasadiklarini ve bu sempozyumda tartisilacak konularin neticesinde yeni fikirlerin dogacagina ve yeni imkânlarin yaratilacagina inandigini söyleyerek sempozyumun gençler arasindaki iliskileri ve bilgileri saglamlastiracagini, dostluklari ve arkadasliklari güçlendirecegini vurguladi. ‘Nahcivan Türk Kapisidir’ Sempozyuma ev sahipligi yapan Nahcivan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsa Habibbeyli, Kafkasya Üniversiteler Birligi’ne mensup üniversite ögrencilerinin, I. Gençlik Kurultayi’ni Nahcivan’da gerçeklesmesinden dolayi duydugu memnuniyeti dile getirerek sunlari söyledi; “Türk dünyasinin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nahcivan için söyledigi, ‘Nahcivan Türk Kapisidir’ sözü bugün de serefle yerine getirilmektedir. Kafkasya Üniversiteler Birligi I. Gençlik Kurultayi’nin bugün burada gerçeklesiyor olmasi tarihi bir andir ve gelecek için bir isarettir. Bu uluslararasi sempozyumun Türk dünyasina ve bütün dünyaya genis ufuklar açmasini dilerim.” dedi. Haber ekleme saati: 07.26-21 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Geçtigimiz aylarda Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi’nin yeni binasi için baslatilan insaatin kis mevsiminde bile devam etmesi dikkatlerden kaçmadi Yapilan insaatin kis mevsiminde baslatilmasi akillarda soru isareti birakirken yapilan insaatin önümüzde ki aylarda Kis mevsiminin gelmesiyle insaat sezonunu bittigi bir zamanda Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasinin alelacele insaata baslamasi Ardahanlilar tarafindan da saskinlikla karsilandi. Yazdik kaldirdilar! Kis mevsimiyle insaat sezonun kapandigi bir süreçte Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasinin insaatinin demirlerinin yol ortasina gelisi güzel atilmasi ile trafik karisikliligina ve çevreye verdigi olumsuz görüntüyü isledigimiz haberimizin ertesi günü demirlerin kaldirilmasi gözlerden kaçmadi. Konu hakkinda gazetemize açiklama yapan bölge esnafi basta olmak üzere Ardahanlilar, yolun ortasina gelisi güzel atilan bu demirlerin çevreye ve trafige verdigi olumsuzlugu dile getirmislerdi. Gazetemizde islememiz üzerine demirlerin derli toplu dizilmesi ve trafik kesmekesliginin ve çevre görüntüsünün normale döndügü gözlendi. Caddeyi adeta çamur deryasina çeviren insaatin demirlerinin kaldirilmasina sevinen bölge halkinin yani sira cadde üzerinde bulunan Hizmet taksi soförlerinin ise durumdan muzdarip olduklari ve insaatin çamur deryasina çevirdigi cadde de çok zor hareket ettiklerini ifade ettiler. Haber ekleme saati: 06.44-21 kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**Kayip Kentimi kayipettim. Hükümsüzdür./Ali Kaya Ardahan sehirlerarasi otobüs terminalinin yillardir ayni levhayla hizmet verdigi bir zaman da Ardahan’a gelen misafirlerin bu kareyi gördüklerin de ki hissi sizlerin de bir nebze ve bir an yasamanizi tavsiye ediyoruz. Belki ise yarar! Haber ekleme saati: 06.38-21 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Çin’den Avrupa’ya uzanan tarihi “İpek Yolu”nun canlandirilmasi ve yolun geçtigi ülkeler arasindaki ticari ve kültürel isbirliginin artirilmasi amaciyla 2007 yilinda baslatilan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattinin Türkiye’deki bölümünde açilan tüneller, Gürcistan sinirina ulasti. Alinan bilgiye göre, İpek Yolu’nun canlandirilmasi düsüncesine paralel olarak 1993’te Azerbaycan ile Ermenistan arasinda çikan savas nedeniyle 15 yil önce kesintiye ugrayan Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasindaki demiryolu baglantisinin yeniden saglanmasi amaciyla 2007’nin eylül ayinda temelleri atilan Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun insasi, hava kosullarinin olumsuzluguna ragmen hizla sürdürülüyor. “Demir İpek Yolu” diye nitelenen proje, Azerbaycan’in baskenti Bakü’den Gürcistan’in Tiflis ve Ahilkelek kentlerinden geçerek Kars’a ulasacak. Azerbaycan ile Türkiye’yi birlestirmeyi amaçlayan projenin toplam uzunlugu 185 kilometre olarak hesaplandi. Demiryolunun 76 kilometresi Türkiye’den, 29 kilometresi Gürcistan’dan, 80 kilometresi ise Azerbaycan’dan geçecek. İstanbul Bogazi’nda sürdürülen Marmaray Projesi’nin tamamlanmasina paralel olarak Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi hayata geçirildiginde, Avrupa’dan Çin’e demiryoluyla kesintisiz yük tasinmasi mümkün hale gelecek. Böylece Avrupa ile Orta Asya arasindaki yük tasimalarinin tamaminin demiryoluna kaydirilmasi planlaniyor. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hizmete girdiginde, orta vadede yillik 3 milyon ton yük tasinmasi, 2034 yilina gelindiginde ise 16 milyon 500 bin ton yük ile 1 milyon 500 bin yolcu tasinmasi hedefleniyor. Hattin Gürcistan bölümünün temeli, 2007’nin kasim ayinda Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan cumhurbaskanlarinin katilimiyla atildi. Hattin 2012’nin eylül ayinda tamamlanmasi öngörülüyor. Türkiye tarafinda kalan bölümünün yapilmasi için 2008’de temel atma islemi gerçeklestirildi. -Türkiye’deki tünellerin iki yilda tamamlanmasi hedefleniyor- Projenin Türkiye’deki bölümünün yapimini üstlenen yüklenici firmanin genel koordinatörü Özcan Şatiroglu, Aa muhabirine yaptigi açiklamada, çalismalari günün 24 saati son teknolojiyle sürdürdüklerini söyledi. Tünelin kazma islemlerini tamamlayarak kemer ve beton çalismalarina basladiklarini belirten Şatiroglu, söyle devam etti: “Büyük mutluluk duydugumuz tarihi İpek Yolu’nun canlandirilmasi projesi kapsaminda açtigimiz tüneller, Gürcistan sinirina dayandi. Yaklasik 400 çalisanimizla zor sartlara ragmen durmaksizin ilerliyoruz. Çok büyük bir projenin bir bölümünü yapiyoruz. Şu anda çalismalarimiz demiryolu hattinin Türkiye’Gürcistan siniri altindaki 4,5 kilometrelik tünelde sürüyor. Bu hattimiz demiryolu ulasiminda kullanilacak ve Azerbaycan’a kadar devam edecek. Tünelin Gürcistan bölümü, ülkeler arasi anlasmalara göre ilerleyecek. 5-10 günde Gürcistan’da çalismalara baslanmasi planlaniyor. Proje sadece tünellerden ibaret degil. Türkiye bölümünde yeryüzüne çikislar da var.” Şatiroglu, yapimini üstlendikleri isin 5 tünelden olustugunu anlatarak, Karakale-Karzaki arasindaki ilk tünelin 4 bin 936 metre uzunluga sahip oldugunu, bunun 2 bin 400 metrelik bölümünün Ardahan’in Çildir ilçesine bagli Karakale köyünde, kalaninin ise Gürcistan topraklarinda bulundugunu kaydetti. İkinci tünelin Yukari Cambaz köyünde 1050 metre, üçüncü tünelin Asagi Cambaz ve Akçakale köyleri arasinda 2 bin 900 metre, dördüncü ve besinci tünellerin ise Tasbasi mevkisinde 500 ve 750 metre uzunluklarda oldugunu dile getiren Şatiroglu, “Tünellerdeki kazi, beton kemer islerinin iki yilda bitirilmesini hedefliyoruz” dedi. Şatiroglu, zor kis kosullarina ragmen Kars’i Pekin ve Londra’ya baglayacak Demir İpek Yolu’nun insasini azimle devam ettirerek Gürcistan sinirina ulastiklarini ve buraya Türkiye ile Gürcistan bayraklarini astiklarini anlatti. Zaman zaman zorluklarla karsilastiklarina isaret eden Şatiroglu, gece gündüz demeden çalismalarinin sürecegini sözlerine ekledi. -Yüzyillarca dogu ve bati medeniyetlerini birlestirdi- Tarihi İpek Yolu, “Çin’den baslayarak Anadolu ve Akdeniz araciligiyla Avrupa’ya uzanan dünyaca ünlü ticaret yolu” diye biliniyor. İpek Yolu sadece tüccarlarin degil, ayni zamanda dogudan batiya ve batidan doguya bilgeler, ordular, fikirler, dinler ve kültürlerin de yolu oldu. Eski çaglarda Misirlilar, daha sonra ise Romalilar, Çinliler’den ipek satin alirdi. Ulasim ise daha sonra İpek Yolu adi verilen güzergahi izleyen kervanlarla saglanirdi. İpek endüstrisi, eski çaglardan beri birçok milletin hayatinda çok önemli bir yer tuttu. Uzak Dogu’dan gelen ipek ve baharat, bati dünyasi için uluslararasi iliskilerde önemli bir rol oynadi. İpek ayrica dogu kültürünün bati tarafindan taninmasini da sagladi. Dogunun ipegi ve baharatinin kervanlarla batiya tasinmasi, Çin’den Avrupa’ya ulasan ticaret yollarini olusturdu. Dogudan batiya dogru gelisen bu ticari harekette daha önceki çaglardan beri kullanilan bir yol sebekesinden yararlanildi. Yogun sekilde ipek, porselen, kagit, baharat ve degerli taslarin tasinmasi yaninda kitalar arasindaki kültür alisverisine de imkan saglayan binlerce kilometre uzunlugundaki kervan yollari, zamanla İpek Yolu diye adlandirildi. İpek Yolu, Asya’yi Avrupa’ya baglayan bir ticaret yolu olmasinin ötesinde, 2 bin yildan bu yana bölgede yasayan kültürler, dinler ve irklarin izlerini tasiyarak olaganüstü bir tarihsel ve kültürel zenginlik sundu. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin bagimsizliklarini kazanmalarindan sonra İpek Yolu’nun hem ticaret yolu hem de tarihsel ve kültürel deger olarak yeniden canlandirilmasi gündeme geldi. Yol boyunca insa edilen ve kullanilmayan yapilarin yeni islevler kazandirilarak korunmalari ve yasatilmalari için çalismalar basladi. Haber ekleme saati: 03.40-21 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**BİNGÖLÜ EVİNDE 4-0 YENEN GÖLE MORAL BULDU Ardahan’i Bölgesel Amatör liginde Temsil eden Göle Belediye Spor çiktigi 6. karsilasmasinda Bingölspor’u 4-0 yenmeyi basardi. Yok, imkânlara karsin olaganüstü büyük bir mücadele veren ve Ardahan’i 3. Ligde temsil etmek için çabalayan Göle Belediye Spor Ardahan Şehir Stadyumunda yapilan karsilasmada rakibi Bingöl Spor’u 4-0 yenerek seytanin bacagini kirdi. Bölgesel Amatör Lig temsilcimiz Göle Spor rakibi Bingöl İl Özel İdare Spor Karsisinda aldigi 4-0’lik ilk galibiyetle seytanin bacagini kirdi. Oynadigi maçla göz dolduran Göle Spor sahadan 4–0 galip ayrildi. Göle Spor 7 hafta sonunda BAL ligindeki mücadelesinde ilk galibiyetini Bilngöl İl Özel İdare Spor karsisinda alarak puanini 5’e çikarmayi basardi.Zorlu geçen maçta iki takim kiran kirana mücadele etti. Maçin bütününde daha kontrollü oynayarak sahada üstünlük kuran Göle Spor atak üstüne atak gerçeklestirdi. Göle Spor oynadigi 7 maçta 1 maç bay geçerken, 1 galibiyet, 2 beraberlik, 3 maglubiyet, ile 5 puan toplayarak ligde 10. sirada yer aliyor. Haber ekleme saati: 16.14-20 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Geçtigimiz yazin Kars Garaji içinde yikik ve kötü durumda bulunan dükkânlari yikan Ardahan Belediyesi, yeni yaptirdigi isyerlerine tasinan garaj içi esnaflarinin sikintilari bitmiyor. Bir taraftan alt yapisi tamamlanmayan isyerlerinin hemen yani basinda insaat halindeki diger dükkanlar ve yanmayan kaloriferlerle baslari beladan kurtulmuyor. Yeni isyerlerine geçtigimiz aylarda tasinan garaj içindeki esnaflar, yeni yapilan isyerlerinin kaloriferli olmasi nedeniyle, Proje geregi baca deligi birakilmadigini, kaloriferde yanmayinca esnaflar ve gelen müsterilerinin zor durumda kaldiklari görüldü. Kars Garaji içi esnaflari havalarin -10’lara gelmesi nedeniyle zor anlar yasadiklarini ve kaloriferlerin yanmadigindan dert yanarlarken, Baca delikleri bulunmayan dükkanlara soba koyamadiklarini söylediler. Bu nedenle İsyeri sahipleri; elektrikli isiticilar kullandiklari görüldü. Kis ayinin olmasi nedeniyle islerinin kesik oldugu, kimi zaman siftah bile yapmadan günü bitirdiklerini, buna ragmen her ay elektrikli isiticilari kullandiklari için, aylik en az 600 TL elektrige ödediklerini söylediler. Ardahan Belediyesinin biran önce kaloriferi faaliyete geçirmesini istediler. Haber ekleme saati: 13.52-20 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**Ardahan Çeyizi Teknolojiyle Bulustu .. Ardahanli genç kizlarin göz emegi teknolojiyle bulustu. 10 yildir isletmecilik yapan Birsen Morkoç (39) Çeyiz ve ev tekstili teknolojiyle bulusturdugunu söyledi. Bu isi nenesinden görüp ögrendigini ve 10 yildir açtigi isyeriyle Ardahan’a hizmet sundugunu belirten Birsen Hanim, kendisinin el becerisinin nenesinden geldigini, desenlerin çogunun nenesine ait oldugunu ve her seferinde nenesine dua ettigini belirten Birsen Morkoç, nenesinin desenlerini teknolojiyle bulusturdugu dile getirdi. Morkoç, kendi isyerine hiçbir yerden destek almadan, ev tipi nakis makinesiyle basladigini, bugün ise en gelismis bilgisayarli sanayi makineleriyle devam ettigini söyleyip; Büyük sehirlerdeki çeyizli ve tekstili ile ayni isi yaptigini söyledi. Aylarca genç kizlarin göz emegiyle hazirladigi çeyizleri, yeni getirdigi bilgisayarli sanayi makinesiyle bir gün gibi kisa bir zaman da hazirlayip teslim ettigini söyledi. Birsen Morkoç kendisine yardimci olan esiyle birlikte 2 çocuklarini da bu isle büyüttügünü ve 3 Ardahanliyi da istihdam ettigini dile getirdi. Haber ekleme saati: 13.35-20 Kasim 2011 HABER/FOTO: Baris Bilgin-Ardahan
Ardahan’in anavatana katilisinin 90. yil dönümü kutlama etkinlikleri çerçevesinde, 17 – 20 Kasim tarihleri arasinda, uluslararasi bir sempozyum gerçeklestirilecek. Ardahan Üniversitesi, Ardahan Valiligi, Ardahan Belediyesi ve Atatürk Arastirma Merkezi isbirliginde düzenlenecek olan sempozyum, ‘Moskova ve Kars Anlasmalari Uluslararasi Sempozyumu’ adini tasiyor. Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in da açilis konusmasi yapacagi sempozyum, Ardahan Halk Egitim Merkezi Müdürlügü Salonu’nda, 17 Kasim Persembe günü saat 14.00’te baslayacak. Sempozyuma, altisi yurtdisindan olmak üzere toplam 14 tarihçi katilacak. Açilista, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in yani sira Atatürk Arastirma Merkezi Baskani Prof. Dr. Cezmi Eraslan, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy ve Ardahan Valisi Mustafa Tekmen de birer konusma yapacaklar. Tarihi öneme sahip Moskova ve Kars Anlasmalari neticesinde Ardahan’in anavatana katilisinin ayrintili bir sekilde tartisilacagi sempozyumda; Türk, Rus, Gürcü, Ermeni, İngiliz, Amerikan, Fransiz ve Alman arsivlerindeki belgeler gün isigina çikarilarak tarihi gerçekler ortaya konulacak. Bilindigi üzere, 16 Mart 1921 tarihinde, TBMM Hükümeti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birligi arasinda imzalanan Moskova Anlasmasi, TBMM Hükümeti’nin dis politikada kazandigi ilk zafer olarak kabul edilmektedir. Bu anlasma ile dogu sinirimiz çizilerek, Kars ve Ardahan’in Türk topragi oldugu kabul edilmistir.13 Ekim 1921’de imzalanan Kars Anlasmasi ise Moskova Anlasmasi’nda belirlenen sinirlarin onaylandigi bir anlasma olmustur. 2008 yilindaki kurulusunun ardindan “Isiga Karisin” sloganiyla belirlemis oldugu hedeflere emin adimlarla ilerleyen, ulusal ve uluslararasi alanlarda önemli çalismalara imza atan Ardahan Üniversitesi, Türk tarihi açisindan büyük öneme sahip bu anlasmalardaki bilgilerin gündeme getirilerek yasatilmasini saglayarak, tarihi bir misyon üstlenmektedir. Haber ekleme saati: 13.09-20 Kasim 2011 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com
**SAGLIKSIZ SAGLIK OCAGI! Van depremi ile bir kez daha gündeme gelen bölgemizdeki binalarin ne kadar saglam ve saglikli oldugu yönündeki sorulara cevap aranirken Çildir’da 8 Yil önce yapilmasina karsin dogru dürüst kullanilmayan Saglik Ocagi dikkat çekiyor. Ardahan’in 1992 yilinda yeniden vilayet olmasiyla birlikte devlet tarafindan yaptirilan 30 resmi binanin 28’inin depreme dayanikli olmadigi gerekçesiyle ya bosaltildigi, yada güçlendirilerek oturulmaya devam edildigi bilinirken Çildir’da yaptirilan yeni Saglik Ocagi binasinin neden kullanilmadigi ve çürümeye terk edildigi merak konusu olmaktadir. Yeni saglik ocaginin olmasina karsin kent merkezinde ki saglik ocaginda hizmet vermeye devam eden Saglik Ocagi çalisanlarinin da burada kalmasi ‘Bu binada mi depreme dayanikli degil?’ sorusunu gündeme getirmistir. **ÇILDIR’DA TELEFONDA MUAYENE DÖNEMİ! Ardahan İl Genelinde yasanan saglik sorunu Çildir’da da devam ediyor. Yeni saglik ocagi yapilmasina karsin anlasilmayan bir nedenle halen eski saglik ocaginda hizmet veren Çildir Saglik Ocaginda doktorlar ocaga gelen hastalari telefonla muayene ettikleri ileri sürülüyor. Alinin bilgilere göre gece yarisi ateslenen çocugunu Çildir Saglik Ocagina götüren Sezgin Coskun isimli vatandas çocugunun ocaga gelmeyen doktor tarafindan telefonla muayene edildigini iddia etti. Çoskun yaptigi açiklamada atesler içinde olan çocugu ile gittigi Çildir Saglik Ocaginda yaklasik 1 saat doktor bekledigini ve nöbetçi olan hemsirenin doktoru telefonla arayarak hasta olan çocugun durumunu söylemesi üzerine doktorun evinde çikip gelmeyerek çocugunu telefonda muayene etmeye basladigini kendisinin de bu duruma tepki gösterince saglikçilarin suçlarini kapatmak için kendisini polise sikâyet ettigini belirtti. Bu duruma tepki gösteren ve saglikçilarla tartisan Sezgin Coskun yasadigi magduriyeti dile getirdigi için hemsire tarafindan polise sikâyet edildigini belirtirken, yetkililerin Çildir Saglikta yasanan rezaleti görmesini istedi. **Soymak için girdiler, kirip, döküp çiktilar! Çildir gölü kenarinda bulunan balik lokantasi geçtigimiz gece geç saatte hirsizlar tarafindan soyuldu. Alinan bilgilere göre Atalay Uzunkaya’ya ait olan balik lokantasina giren hirsizlar baliklardan baska bir sey bulamadiklari, bunun üzerine içeride ki masa, sandalyeyi kirip içeriden elleri bos çiktiklari ögrenildi. **Eski Lise Ne Olacak? Yeni binasina tasinmaya hazirlanan Çildir Lisesinin eski binasinin durumunun ne olacagi merak ediliyor. Kent merkezinde ve genis bir alanda bulunan eski okul binalarinin ne olacagi ve nasil kullanilacagini soran Çildirlilar bu binalarin yeniden degerlendirilip, Yüksek Okul’a tahsis edilmesini istedikleri görülürken, bazi binalarin depreme dayanikli olmadigi ve güçlendirilmesi gerektigini de dikkat çekildi. **Müsteriyi Soyan Hirsizlarin Üçü Çildirli! Geçtigimiz günlerde İstanbul’da çalistiklari petrol istasyonuna glen araçlarin benzinlerini çalarken polis kamerasina yakalanan 6 pompacidan üçünün Çildirli olduklari ileri sürüldü. Alinan bilgilere göre İstanbul Maltepe’de ki benzin istasyonunda yapilan hirssizlik olayi ni gerçeklestirenlerin pompacilarin üçünün Çildirli oldugu belirlendi. **MB’in Bilgisayarlari Muhtarlari İcralik Etti! Ardahan Valisinin, Merkez bankasindan getirtip, mahalle ve köy muhtarlarina dagittigi bilgisayarlar muhtarlari icralik etti. Alinan bilgilere göre basta Çildir Merkez Mahalle Muhtarlari olmak üzere birçok muhtarin Valiligin dagittigi MB’nin bilgisayarlari bagladiklari internet hatti dolaysiyla borçlandiklari ve bu borçlarin ödenmemesi dolaysiyla birçok muhtarin icralik olup, mahkemelere düstükleri ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 15.20-19 Kasim 2011 Haber/Foto: Çildir Gazetesi
**SEN ÖNCE GEL BİR ARDAHAN’I GÖR, BİRDE DAMAL’A GİT eFENDİ!.. Sabah Gazetesi’nin iktidar partisine yakin isimlerin eline geçmesiyle yelkenleri AK Partiye yönelik çeviren eski devrimci, pala biyikli gazeteci abimiz Engin Ardis Gazeteci Fakir Yilmaz’in gündeme getirdigi, Atatürk Üniversitesi’nin verdigi raporla Atatürk Silueti oldugu kesinlesen Ardahan’in Damal İlçesi sinirlari içinde bulunan ve 15 Haziran ile 15 Temmuz günleri arasinda çikan Atatürk silueti ile dalga geçti. Gazeteci Fakir Yilmaz’in sürekli üzerinde durdugu ve Ardahan basta olmak üzere Dogu ile Güneydoguyu hayatlarinda görmeyip, basta Kürt sorunu olmak üzere sirça kösklerde oturup, her konuda akil danismanligi yapan lümpen gazetecilerden olan Engin Ardiç kendisinin de hayatta görmedigini itiraf ettigi Ardahanv e Damal ile ilgili yaptigi yorum söyle; **Atatürk Siluetini Koruma ve Yasatma Dernegi Ardahan’in Damal derler bir ilçesi var, orada Yukarigündes köyü diye de bir köy var. Bu köyün karsisinda da Karadag diye bir dag var. Varmis, ben gidip görmedim. Fakat beni kinamayiniz, gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür. (Kiz çocuklugundan ergenlige geçmek üzere olan çatlamis mezzo soprano sesiyle yanik yanik okunacak: Ordaa… Bir köy var uzaaktaa…) Her yil, 15 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasinda o dagda bir “epifani” gerçeklesiyor! Hiristiyan tanidiklariniza sorunuz, epifani, Tanri’nin yeryüzünde görünmesidir. Eski Yunan’da rahipler, tanri heykelciklerini tapinagin giris kapisinin üstündeki pencereden halka gösterirler, buna da epifani denirdi. Halk da zevke gelirdi. Hiristiyanlar bunu benimsediler, Baba Tanri’nin kendisi de Tanri olan oglu İsa’nin dogumunu, yani ete kemige bürünmesini bir epifani olarak kabul ettiler. (Enteller için not: James Joyce ayni kelimeyi baska bir anlamda kullanir ama konumuz bu degil.) İste Ardahan’in Damal ilçesinin Yukarigündes köyünde de, her yil 15 Haziran-15 Temmuz arasi epifani kutlaniyor. Bu “laik” bir epifani… Turkish epiphany… Hani uçan adam Sabri Bey var ya, Turkish Flying Man, onun gibi… Çünkü efendim, her yil o günlerde yüce önder Atatürk’ün gölgesi Karadag sirtlarina vuruyor. Ete kemige bürünmüyor da gölge seklinde… Bu bir bulut oyunu olamaz, çünkü istatistik bilimi, her yil ayni biçimdeki bulutun gölgesinin ayni tarihlerde ayni yere vuramayacagini söylüyor. Karsi tepelerden birinin gölgesi olmali… Fakat gazeteci geçinen hiçbir uyanik poposunu çevirip de karsi tepenin resmini çekmedigi için karsilastiramiyoruz… Lakin, Erzurum Atatürk Üniversitesi tarih bölümü, gölgenin gerçekten Atatürk’e benzedigine dair fetva vermis. Yani, bilimsel arastirmaya gerek kalmamis. Bir kere daha baktik, vallahi kaslari da benziyor ama gözlerinin çakmak çakmak olup olmadigi anlasilamiyor. Bir de, gölge “resmi dairelerdeki standart Atatürk büstü” havasina fazla girmis, sözgelimi Damal Kaymakamligi ya da Yukarigündes İlkokulu tadinda…) Bu gazla, simdi bir Atatürk Siluetini Koruma ve Yasatma Dernegi kurmak için çalismalara da baslanmis. Siluetin nasil korunacagini ve nasil yasatilacagini da herhalde üniversitenin meteoroloji kürsüsü belirler… Siluete kalkacak hain ellerin kirilmasi için de bir Atatürk’ün Siluetini Koruma Kanunu mutlaka çikarilmalidir. Fakat gölgeye meczup gibi çekiçle saldirmak da pek mümkün olamayacagina göre… Biz asil, büyük önderin niçin Çankaya gibi daha bildik, daha ayakalti, daha “makul” bir tepeye degil de gidip Ardahan’in ücra bir köyüne vurdugunu merak ederiz. Acaba Nutuk’ta bununla ilgili bir isaret, bir ipucu, bir öngörü var midir? Atatürk’ün, Konya’daki Hazret-i Mevlana Türbesi’nden göge yükselecegi söylenen lazer isinina tutunup asagi inmesinin geçici bir provasi olabilir mi bu? Atatürkçü Düsünce Dernegi bizi aydinlatsin, ama açiklama doyurucu olsun lütfen. Haber ekleme saati: 13.47-19 Kasim 2011 Haber/Foto: Selahattin Sakinoglu
Her geçen gün biraz daha yatirimlarin artigi Ardahan’da gözle görülür adimlarin atilmasi dikkatlerden kaçmiyor. Ardahanli girisimcilerin kendi topraklarina yaptiklari yatirimlarin modern tesislerle batili tarzda ki yatirimlarin hemen her geçen gün arttigi görülüyor. Sebahattin Gündogdu adindaki is adaminin yaptirdigi AYTEMİZ adli Petrol İstasyonu-500 kisilik modern dügün ve konferans salonu ile oto galeri bölümlerinden olusan ve 2,5 milyon TL’ye mal olan tesis Valimiz Sayin Mustafa TEKMEN tarafindan hizmete sokuldu. Açilis törenine katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen yaptigi açilis konusmasinda açilis konusmasinda yapti. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen: “Son bir ayda Ardahan’da özel sektör tarafindan yaptirilan 3 tesisi hizmete açmis olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ardahan’da son yillarda kamu yatirimlari ile özel sektör yatirimlarinin adeta yaristigini görmek ise Ardahan’in yeniden dogup gözle görülür adimlarin atildigini görmekte bizleri sevindiriyor.” dedi. Konusmasina devam eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen: “Her zaman ve her vesile ile söyledigim gibi bu sefer de söylüyorum: Ey Ardahanli is adamlari veya Ardahan’a gönül veren is adamlari gelin siz de bu güzel ilimizin kalkinmasina katkida bulunun, böyle güzel tesisler için yaris yapin.” diyen Valimiz hayirli olmasi dilegiyle Çevre Yolu üzerinde ki AYTEMİZ adli akaryakit istasyonunu hizmete açti. 1 ay içinde 3 modern tesis açmak mutluluk vericidir.. Geçtigimiz günlerde AYTEMİZ petrol istasyonunun açilisinda konusma yapan Ardahan Valisi Tekmen “Bu yatirimlar herkesi oldugu gibi bizi de mutlu ediyor. Her vesile söyledigim gibi Ardahanli is adamlarinin yaptiklari yatirimlar Ardahan’in her yerine olumlu yönde yansimaktadir. Bu güzel ilimizin kalkinmasi için herkesin elini tasin altina koymasi gerekmektedir. “Gerek Ardahanlilar gerekse Ardahan’a gönül vermis insanlarin yatirimlarini Ardahan’a yapmalari gerekmektedir” diye konusan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, böyle güzel tesisler için mütesebbislerin kiyasiya bir yarisa girmesi Ardahan’in yararina olacaktir, dedi. Ve yine geçtigimiz günlerde Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in açilisina katildigi Kafkas Ari Otelinin de Ardahan’in lüks yatirimlar içinde yerini aldigi görülüyor. Bir ay içinde açilan 3 lüks ve modern yatirimin içinde yer alan MARKA alisveris merkezine talep beklenenin üzerinde oldu. Servis hizmetinden baslayip kaliteli personeliyle hizmet veren MARKA alisveris merkezi Ardahan’in en gözde mekânlari arasinda yerini aldigi dikkatlerden kaçmadi. Her geçen gün biraz daha yatirimlarin artigi Ardahan’da gözle görülür adimlarin atilmasi dikkatlerden kaçmiyor. Ardahanli girisimcilerin kendi topraklarina yaptiklari yatirimlarin modern tesislerle batili tarzda ki yatirimlarin hemen her geçen gün arttigi görülüyor. Sebahattin Gündogdu adindaki is adaminin yaptirdigi AYTEMİZ adli Petrol İstasyonu-500 kisilik modern dügün ve konferans salonu ile oto galeri bölümlerinden olusan ve 2,5 milyon TL’ye mal olan tesis Valimiz Sayin Mustafa TEKMEN tarafindan hizmete sokuldu. Açilis törenine katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen yaptigi açilis konusmasinda açilis konusmasinda yapti. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen: “Son bir ayda Ardahan’da özel sektör tarafindan yaptirilan 3 tesisi hizmete açmis olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ardahan’da son yillarda kamu yatirimlari ile özel sektör yatirimlarinin adeta yaristigini görmek ise Ardahan’in yeniden dogup gözle görülür adimlarin atildigini görmekte bizleri sevindiriyor.” dedi. Konusmasina devam eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen: “Her zaman ve her vesile ile söyledigim gibi bu sefer de söylüyorum: Ey Ardahanli is adamlari veya Ardahan’a gönül veren is adamlari gelin siz de bu güzel ilimizin kalkinmasina katkida bulunun, böyle güzel tesisler için yaris yapin.” diyen Valimiz hayirli olmasi dilegiyle Çevre Yolu üzerinde ki AYTEMİZ adli akaryakit istasyonunu hizmete açti. 1 ay içinde 3 modern tesis açmak mutluluk vericidir.. Geçtigimiz günlerde AYTEMİZ petrol istasyonunun açilisinda konusma yapan Ardahan Valisi Tekmen “Bu yatirimlar herkesi oldugu gibi bizi de mutlu ediyor. Her vesile söyledigim gibi Ardahanli is adamlarinin yaptiklari yatirimlar Ardahan’in her yerine olumlu yönde yansimaktadir. Bu güzel ilimizin kalkinmasi için herkesin elini tasin altina koymasi gerekmektedir. “Gerek Ardahanlilar gerekse Ardahan’a gönül vermis insanlarin yatirimlarini Ardahan’a yapmalari gerekmektedir” diye konusan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, böyle güzel tesisler için mütesebbislerin kiyasiya bir yarisa girmesi Ardahan’in yararina olacaktir, dedi. Haber ekleme saati: 13.32-19Kasim 2011 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan’i Göle ilçesine bagli Senemoglu ve Kuytuca (Şekke) köylüleri İstanbul’da yaptiklari kavgada birbirlerini öldürdüler. Alinan bilgilere göre Göle Senemoglu köylü Mikail Güler (37) ile kardesi Mustafa Güler (34) iki kardes İstanbul Bayrampasa’da bir parkta sohbet ederlerken yanlarina gelen ve yine Göle ilçesine bagli Kuytuca (Şekke) köylü olduklari ögrenilen 5 kisi tarafindan saldiriya ugradilar. Gölelerin kavgasinda Güler soy isimli iki kardes, basta Fevzi Şeker ve kardeslerinin saldirisinda aldiklari biçak darbeleriyle agir yaralanan iki kardes hayatini kaybetti. İddiaya göre, dün saat 23.00 siralarinda 60. Yil Caddesi üzerindeki Terazidere Parki’na gelen Mikail Güler ile kardesi Mustafa Güler, bir süre sohbet etti. Henüz bilinmeyen bir sebepten dolayi Güler kardesler, biçakli ve sopali saldiriya ugradi. Aldigi darbeler sonrasi Mikail Güler, saglik ekiplerinin tüm müdahalelerine ragmen ambulansta hayatini kaybetti. Gögsüne aldigi biçak darbesiyle agir yaralanan Mustafa Güler ise Bezmialem Vakif Gureba Üniversitesi Tip Fakültesi Hastanesi’ne kaldirildi. Ameliyata alinan Güler yasamini yitirdi. Olay yerinde genis güvenlik önlemi alan polis ekipleri yaptigi incelemede iki biçak buldu. Görgü taniklarinin ifadelerine basvuran polis, saldirganlarin yakalanmasi için çalismalara basladi. Polis ekiplerinin olayla ilgili arastirmasi sürüyor. Haber ekleme saati:12.41-19 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**ARDAHAN KÜLTÜR EVİ, HOÇ-FED’DEN DAHA YÜREKLİ!.. Merkezi İstaübul Esenyurt’ta bulunan Ardahan Kültür Evi yaptigi açiklamada yasanan Kürt sorununun çözümü için önerilerde bulundu. Kültür Evi yönetiminin birlikte imzaladiklari, ‘Akan Kan Dursun’ baslikli metin söyle; **AKAN KAN DURSUN Türkiye’de, her gün ölümün aci yüzüyle tanisan insanlarin feryadi dinmiyor. Sorun Dogu, Güneydogu sorunu olmaktan çikmis, Türkiye’nin dört bir yanini ates topu gibi sarmistir. Yoksulluk, yoksunluk, ekonomik az gelismislik ve issizlik gibi degiskenler kendi ürünü olarak sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-politik çatisma ve rahatsizliklar yasatirlar. **AKAN KAN DURDURULSUN ANALAR AGLAMASIN .. Türkiye’de, her gün ölümün aci yüzüyle tanisan insanlarin feryadi dinmiyor. Ölen babasini, oglunu abisini, kardesini, esini, nisanlisini, mezarliga tasiyan yüzlerce binlerce kisi; Yüz binlerce asker ve sayilari on binlere ulasan köy koruculariyla yürütülen bir “mücadele”; defalarca gerçeklestirilen sinir ötesi harekât ya da sicak takip. Terörle mücadele adina harcanan yüz milyarlar. Henüz adi üzerinde bile uzlasamadigimiz bir sorun: “Kürt Sorunu”, “Güneydogu Sorunu, “Düsük Yogunluklu Savas”, “Bölücü Terör” ya da “PKK Sorunu”. Ülke olarak canimiza ve bütçemize kasteden bu sorunu tanimlamak için kullanilan nice nice isimler.. Sorun Dogu, Güneydogu sorunu olmaktan çikmis, Türkiye’nin dört bir yanini ates topu gibi sarmistir. Dogu ve Güneydogu Bölgesi, sosyo-ekonomik ve kültürel yapisiyla, Türkiye’nin feodal baglari ile yasam tarzinin en fazla hissedildigi bir cografi alandir. Diger bir deyisle, asiret yapilanmasi ve iliskilerinin en fazla yasandigi bölgelerimiz olarak varliklarini sürdürmektedirler. Gerek din temelli olsun ve gerekse de etnik temelli olsun ülkemizde olaylar en fazla bu bölgelerde yasanmakta olup, pek çok sorun ve problem bu bölge kaynakli olarak onlarca yildir, tüm toplumun gündelik yasamini oldukça yakindan ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Güvenlik duygusu ve gereksiniminin bu yolculugu, günümüz toplumlarinda da en önemli gereksinim olarak yerini korumakta ve her ülke, bütçesinden en büyük payi güvenlik harcamalarina ayirmaktadir. İç ve dis güvenlik olarak temelde ikiye ayirabilecegimiz güvenlik gereksinimi, bir ülke için her kosulda kendi sinirlari içindeki halkinin güvenligini saglamaya yöneliktir. Bununla birlikte, vatandaslari yasamin her alani açisindan tam olarak tatmin etmektir. Özellikle yoksulluk, yoksunluk, ekonomik az gelismislik ve issizlik gibi degiskenler kendi ürünü olarak sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve sosyo-politik çatisma ve rahatsizliklar yasatirlar. Bunun sonucunda giderek sinirlanan bireysel özgürlükler ve ihlal edilen insan haklari, bir süre sonra toplumsal yasamda yeni tür problemlerin ortaya çikmasina yol açarlar. Eger zaman içerisinde uygun çözümler üretilmez ise sorun giderek kangrenlesir ve sonuç kaçinilmaz olaylara yol açan bir hal alir. Dogu ve Güneydogu ile ilgili sosyal ve ekonomik verilere göz attigimizda da parlak bir tabloyla karsilasmamaktayiz. Sosyal durum, İs ve çalisma yasami ile ilgili olarak içerisinde bulunduklari sorunlari, onlarin egitim ile ilgili olarak yasadiklari sorunlarin bir uzantisi olarak degerlendirmek de mümkündür. Bölgede ki İssizlik orani, neredeyse Türkiye ortalamasinin iki katina yakindir. Emeklilik hakkini kullananlarin sayisi da Türkiye ortalamasinin çok altinda bulunmaktadir. Bölgede tarim sektöründe çalisan nüfus da Türkiye ortalamasinin üzerindedir. Sadece bir iste çalisma açisindan degil, çalisanlarin elde ettikleri gelirler (hane halki geliri) açisindan da, Türkiye ortalamasinin oldukça altinda bir gelir elde ettikleri bilinmektedir. Türkiye’nin fakli bölgelerindeki cari fiyatlarla kisi basina düsen gayri safi yurtiçi hâsila oranlarina bakildiginda da, Dogu ve Güneydogu Anadolu bölgelerinin diger bölgelere göre, göreceli dezavantajli konumu açikça görülebilmektedir. Dogu ve Güneydogu Anadolu sorunu da, Kürt sorunu da Türkiye’nin demokratiklesme ve demokratik haklar sorunu ile iç içedir. Sorunlarin yogunlasarak arttigi dönem, demokrasinin askiya alindigi dönemdir. Terörle mücadele ileri sürülerek halka yapilan baski hakli gösterilmemelidir. Ülkemizin birçok bölgesinden demokrasi yok düzeydedir. Halkin devlete duydugu güven boslugu giderilmelidir. Etnik ve dini duyarliliklara demokratik çözüm, çok kültürlü toplumlarin, çogulcu demokrasinin vazgeçilemez kosuludur. Feodal yapi asilmadan, esitsizlikler giderilmeden, sosyal devlet yapilanmasi köklestirilmeden sorunlara kalici çözüm saglanamaz. Terör iç ve dis bölgesel boyutlari olan bir sorundur. Etnik ve dini manadaki sorun ise ülkemizin çok kültürlü toplum olmasindan kaynaklanan bir “ülke içi demokrasi” sorunudur. Çogulcu demokrasi içinde, kilik kiyafet serbestligi, etnik ve dini konulardaki duyarliliklara demokratik çözüm anlayisiyla asilmasi gereken temel sorunlardir. Demokratik ve insan haklari çerçevesinde sorunlara kalici çözüm üretilmedigi sürece asiri milliyetçi guruplar bundan nemalanarak önlenmesi mümkün olmayan dolaylara sebebiyet verebilmektedirler. TALEPLERİMİZ ” Demokratiklesme düzenlemesi içerisinde anayasadan baslayarak bütün ilgili yasal düzenlemeler demokratik hukuk ilkelerine uygun hale getirilmelidir. ” Yurttaslar hayatin her alaninda istedikleri gibi ve özgürce kendilerini ifade etme hakkina sahip olmalari olanagi saglanmalidir. ” Toplumdaki degisik kültür ve dillerin topluma, tarihe ve kültürlere saygi anlayisi içerisinde akademik bir çalisma olarak arastirilmasi, bu amaçla arastirma birimleri, enstitüler kurulmalidir ” Temel anlayis olarak yurttaslarin suçsuzlugu esas alinarak, yurttaslarin her türlü temel hak ve özgürlüklerine sonuna kadar saygi gösterilmelidir. ” Zora dayali istihbarat elemani görevlendirmelerine son verilmelidir. ” Türkiye’nin demokratiklesme sürecinin basariya ulasabilmesi için tabu sayilan konular bir bir ele alinip açikliga kavusturulmalidir. ” Türkiye, insanlarin dil, etnik köken, gelenek, kültür farklilasmasini toplumun bütünlügü içinde ortaya koymaktan korkmamalidir. Devletin bu farklilasmalari yasaklar koyarak engellemesi de özendirmesi de yanlislik olarak degerlendirilmelidir. ” Asimilasyona, var olan bir etnik yapiyi inkâra dönük yaklasimlarla bu sorunun çözülemeyecegi artik anlasilmalidir. ” Kürt sorunu kapali kapilar ardinda konusulan ve sözün belirsizligine dayanan bulanikligindan kurtulmalidir. ” Türkiye olagan hukuka geçmelidir: Hukuk ve adalet reformlari gerçeklestirilmelidir. ” Bazi güçlerin Sivil otorite üzerindeki demokrasi ile bagdasmayan üstün konumuna son verilmelidir. ” Köy koruculugu tasfiye edilmelidir. ” Tüm siyasi görüsler özgürce örgütlenebilmelidir. ” Düsünce suç olmaktan çikmalidir. ” Düsünceyi ifade, toplanti ve gösteri yürüyüsü gibi olusumlarda bulunup, eylemler veya düsünceleri nedenleri ile tutuklu ve hükümlü konumda olanlar için, genel af çikarilarak ülkede hosgörü ve iç baris ortamina geçisin zemini yaratilmalidir. ” Hangi alanda olursa olsun milliyetçiligin özendirilmesinden ve akan kan üzerinde siyaset üretmeye çalisan akimlara karsi caydirici önlemler alinmalidir. ” Türkiye’de illegal yapilar tasfiye edilmelidir. ” Kontrgerilla yapilanmasindan günümüze kalan tüm yapilanmalar tasfiye edilmelidir. ” Tüm güvenlik güçleri haber almada ihbarcilik, özel hayati gözleme, izleme ve gizlice dinleme gibi ilkel ve demokratik olmayan yöntemlere itibar etmemeli, ulusal güvenlik ve çetelerin çökertilmesi amaçlari disinda bu uygulamalar toplumsal gündemimizden çikarilmalidir. ” Her gün ülkemizin degisik kesimlerinde can veren insanlari ve bizlere yasatmis oldugu toplumsal travmayi yasamak istemiyoruz. ***YÖNETİM KURULU 1 TUNCER DAG Mali Müsavir Baskan 2 Togay Çoban Mali Müsavir Bsk Vekili 3 Gürhan Şimsek İs Adami Bsk Vekili 4 Gürbüz Selçuk Mimar Bsk Vekili 5 Ayhan Aydemir Mali Müsavir G.Sekr 6 Mustafa Şimsir Muhasebeci Muhasip 7 Cansever Korkmaz Avukat Bsk.Yrd 8 Kenan Terekeme İs Adami Bsk.Yrd 9 Hülya Şimsek Emekli Memur Bsk.Yrd 10 Ramazan Tan Yönetici Bsk.Yrd 11 Güven Avsar İs Adami Bsk.Yrd 12 Sema Atak Ev Hanimi Bsk.Yrd 13 Volkan Coskun Esnaf Bsk.Yrd 14 Murat Aydin Sanatçi Bsk.Yrd 15 Bengül Karabacak Egitimci Bsk.Yrd 16 Zeynep Karatay Sanatçi Bsk.Yrd 17 Şafak Avsar Emekli Ögretmen Bsk.Yrd 18 Caner Yildirim Muhendis Bsk.Yrd 19 Hakan Kiliç Sanatçi Bsk.Yrd 20 Mihrican Deniz Gazeteci Bsk.Yrd Haber ekleme saati: 12.25-19 Kasim 2011 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
Geçtigimiz günlerde gazetemizin Yazi İsleri Müdürü Fakir Yilmaz bir köse yazisi yazdi. “Egri oturalim, düz konusalim.” Diye. Bu yazim da egri oturup düz konusacaz… Dobra dobra! Baslik ilgi çekici olmaliydi, gazetecilik… Durun, bir öne bakip sonra arkaya baktiktan sonra o an ki isinizle ugrasmayin… Burnunuzu karistirmayin, wc’ye de gitmenin zamani degil… Bu yazi çok önemli okuyun; okuyun ki anlayin, anlatin, anlamlandirin… Yazimin konusu gazeteciyim diye geçinen arkadaslari alabora etmek degil elbet ama lütfen rica ediyorum herkes yerini bilsin… Tamam, sizde gazetecisiniz baba, bakmayin öyle bed bed… Ama yerinizi bileceksiniz, patronumuzun 25 yillik gazetecilik hayatina saygi duyacaksiniz… Haftada bir degistirdigimiz yazmaktan harfleri silinen f1 f10’u görünmeyen ama 10 parmak yazdigimiz için bunun da bir önemi olmayan o klavyelere saygi duymalisiniz! Saygi duymalisiniz, ulusal gazetelere çikardigimiz haberlere… Sayin Valinin bir mekâni açtiginda illa Valiligin sitesinden aksam haberleri girince almak ne kadar gazetecilige sigar… Herkes yerini bilecek… Sayin Valinin yüzünde 15 tane birden flas patlatip kafayi gözü egmenin gazetecilik olmadigini bilmiyorum nasil anlatmaliyim size! Şak sak sak sak sak sak… Sayin Vali günün birinde çakacak bir tane… “Evet, evet baskanim heee ne oldu sonra o is” diye abisinin, üstadinin arkasindan atip tutan daha dün piyasaya çikmis gazeteciklerin harci degil bu is… **Bu yazinin devamini ve diger yazarlarimizin yorumlarini okumak için sitemizin saginda bulunan EN YENİ MAKALEYİ TIKLAYINIZ
Ardahan Çıldır köyleri