MÜDÜR’DEN VEKİLE TEŞEKKÜR EN SONDAN!

PMYO Müdürü Cemallettin Ayvazoğlu yayınladığı teşekkür mesajında Göleli olan ve Göle, Hanak, Damal ve Çıldır’a olduğu gibi tüm Ardahan’a hizmet gelmesi için Ankara nezlinde büyük çaba harcayan iktidar Milletvekilini en sona alması dikkatlerde kaçmadı.


Ardahan Valisi ve Ardahan Belediye Başkanının da katıldığı açılış töreni öncesi Posof Meslek Yüksek Okulu’nun Müdürü Cemallettin Ayvazoğlu’nun kendi facebook sayfasında yayınladığı teşekkür mesajında PMYO’nun oluşumunda, çalışmasında sanki Atalay’ın kendi eşinde daha az emeği olmuş gibi davranıp, mesajının en sonuna iliştirmesi tepkilere neden oldu.


Aynı müdür bu okulun açılmasında emeği olan mevcut valinin yanı sıra daha önceki valileri, kaymakamları, yerel basını da es geçtiği dikkat çeken diğer bir ayrıntı oldu.


İşte vekile en sonda yer verilen o mesaj..


 ‘Ve sonunda o gün geldi… Yaklaşık olarak 1 yıl önce Kurucu Müdürü olarak atandığım Posof Meslek Yüksekokulunun açılışının yapılma vakti gelmiştir. Bu güne gelmek kolay olmadı… Başta 2008 yılında Ardahan Üniversitesini kuran ve bu zamana kadar Üniversitenin her taşında emeği olan Sayın Kurucu Rektörüm Prof. Dr. Ramazan Korkmaz‘a, Ardahan Üniversitesinin kurulduğu günden bu yana Ardahan Üniversitesinin hep bir adım daha ileriye gitmesi için çalışan Ardahan Üniversitesi Rektör V. Prof. Dr. Gürkan DOĞAN’a, Gerçek bir Posoflu gibi Posof’a Yüksekokul kurulması için çalışan Sayın Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu‘na, Zaman kavramı olmadan mesai saatinin en az üçte birini Yüksekokula ayıran ve bir dediğimizi iki etmeyen Sayın Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar‘a, Posof Meslek Yüksekokulunun kuruluşunda her aşamada bize yol gösteren Prof. Dr. Orhan Söylemez,e Her başım sıkıştığında yanımda olan Sayın Ardahan Üniversitesi Genel Sekreteri Ercan Gültürk‘e, Yapı işlerinde her zaman tanımında olan Yapı İşleri Şube Müdürü Ertan SARIÇAM’a, Her zaman arkamda olan Değerli Ardahan Üniversitesi Daire Başkanlarına, Sözümü ikiletmeden mesaisi dışında bile benimle çalışan Ardahan Üniversitesi Personeline, Benimle birlikte işler yetişsin diye okulda sabahlayan Harun TümerKadir Ertas ve Şener Aras’a, Posof’da Meslek Yüksekokulu kurulacak diye kendi aralarında ” Sen ne kadar verirsen, ben iki katını vericem” diyerek katkı sağlayan Posof’lu İş adamlarına, Bana Vatana ve Millete hayırlı evlat olmayı, adil olmayı öğreten Babam Ali Ayvazoğlu’na, Boş oturma çalış diyen Vatana hizmet etmekten mutluluk duy diyen Annem Olcay Ayvazoğlu‘na, En çok derdimi nazımı çeken Sevgili Eşim Ayşe Kurt Ayvazoğlu‘na VE katkılarından dolayı Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan ATALAY’a ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.’


**Atalay Rektörlük Seçiminde Nerede Duruyor?


26 Temmuz’da yapılması beklenirken 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından seçmileri ertelenip, unutulan ve 9 adayın 90’a yakın akademisyenden destek aradığı Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi öncesi başta AK Parti Ardahan Milletvekili olmak üzere siyasilerin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.


Kendisi de bir profesör olan AK Parti Ardahan Milletvekilinin bu süreçte nerede, kimin yanında yer aldığının merak edildiği şu günlerde bir çoğu Ardahan dışında olmak üzere 9 profesörün yarışıtı Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimlerinin sonucunu büyük bir merakla takip eden Ardahan kamuoyu Ardahan gibi ARÜ’nün de sahipsiz kalmamasını istemekteler.


**Gizli Yarış, Açık Seçim..


Kurucu Rektörünün İstanbul’da bulunan Fatih Üniversitesine kayyum olarak atanan Ardahan Üniversitesinin yeni rektörü olmak için gizli bir yarış içinde oldukları görülen adayların 26 Temmuz’da yapılması beklenen ancak ertelenen ve de unutulan seçim seçim öncesi Ardahan kamuoyunu ve oy kullanacak olan 90’a yakın akademisyeni iknaya çalışırken, birçok soruna duyarsızlıklarıyla tanınan siyasilerin bu konuda da sessizliği ve duyarsızlığı da dikkatlerden kaçmıyor.             


Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


**ARDAHANLI DANIŞMAN: 


Yeni Harita Çiziyorlar, Orada Olacağız..


Ardahanlı Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Ortadoğu’da ve Türkiye’de yaşananları ‘100 yıl önce yarım bıraktıkları projeyi tekrar hayata geçirdiler, çizecekleri o haritanın masasında olacağız’ dedi.


Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “Biz Anadolu’da bir olursak, iri olursak, diri olursak, Ankara ayakta olursa ArakanKosova,BosnaYemenSomali ayakta olur. Ankaravarsa buraların hepsi var olur.” dedi.


Topçu, Gençlik ve Spor Bakanlığının desteğiyle Yerli Düşünce Derneğince hazırlanan ve Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesindeki “Gençlerin Gözünden Ata Yadigarı Topraklar” konulu fotoğraf sergisinin açılışına katıldı.


“YETERLİ GÖRMÜYORUZ”


Topçu, “Neticede nerede biz varsak, nerede var olmuşsak, bugün de bize çizilen bu resmi sınırları tanımadan atalarımız nereye ayak basmışsa, orada hangi kardeşimiz varsa, onunla bir olmak, beraber olmak, aynı havayı teneffüs etmek, bunu da yeterli görmüyoruz, birbirimizle tanışmak, yeniden bilişmek, yeniden birbirimizi anlamak noktasında çaba sarf ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.


“BARİYERLERİ AŞACAĞIZ”


“Birileri ne yaparsa yapsın, isterlerse uzayı yüz binlerce uyduyla bezesinler, biz imanımızın ve inancımızın sayesinde onların bize kurduğu bariyerleri aşacağız ve onlar ne yaparsa yapsın biz medeniyet coğrafyasındaki kardeşlerimizle buluşacağız, görüşeceğiz, bir olacağız, iri olacağız ve onların inadına da diri olacağız.” diye konuşan Topçu, Anadolu milletinin karşısına 77 düvelin hem içeride hem dışarıda dikildiğini ve özel bir harp uygulandığını söyledi.


“100 YIL ÖNCE YARIM BIRAKTIKLARI PROJEYİ TEKRAR HAYATA GEÇİRDİLER”


Topçu, şöyle konuştu:


“Biz şu anda yeniden milleti vahide olarak, Anadolu milleti olarak, medeniyet coğrafyamız olarak, yeniden bir istiklal ve istikbal mücadelesi veriyoruz. Karşımızdakiler, bunu özel harp taktikleriyle yapıyorlar. İçeride bizi bölücü terörle, FETÖ terörüyle, diğer terör örgütleriyle meşgul ederken bir taraftan da medeniyet coğrafyamızda 100 yıl evvel yarım bıraktıkları bir emperyal projeyi tekrar hayata soktular ve bunu tek başına yapmak istiyorlar.


“ÇİZECEKLERİ O HARİTANIN MASASINDA OLACAĞIZ”


Başkomutanın dediği gibi, bir kere medeniyet coğrafyamızda, Baklanlardan Çin Seddi‘ne, yapacakları, çizecekleri o haritanın masasında öyle de olacağız, böyle de olacağız. Bunu bir kere unutmasınlar. O sahada da öyle de olacağız, böyle de olacağız.


“BİZ BAŞKOMUTAN’IN YANINDA OLACAĞIZ”


Bu hesapları 100 yıl evvel, 1909’da yapmışlar. O gün bizim entellektüelimiz, bizim dedelerimiz, gençlerimiz 7 düvelin tezgahını anlayamamışlar. İnşallah bizler, bizden sonra gelenler 1909’da yaptığımız hatayı yapmayız, safımızı iyi belirleriz. Saf neresi olacak? Devletin, milletin, bayrağın yanı olacak. Bu safta kim duruyor? Başkomutan, seçilmişCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan duruyor. O zaman hep beraber onunla aynı safta olacağız.


Biz Anadolu’da bir olursak, iri olursak, diri olursak, Ankara ayakta olursa ArakanKosova,BosnaYemenSomali ayakta olur. Ankara varsa buraların hepsi varolur. Ankara eğer çökertilirse buraların hepsi çöker.”


**Kazan Kazıyacakmış!..


**Fakir Yılmaz/Gazeteci


Daha seçilmeden daha dün tanıdığı Ardahan Üniversitesi Akademisyenleri ile kavga ettiği öne sürülen Halim Kazan’ın dünkü basın toplantısında yaptığı ileri sürülen bir açıklamasın da, ‘eğer seçilirsem ve Cumhurbaşkanının onayını alırsam ARÜ’nün yönetimi kadrosunun yanı sıra Akademisyen ekibini baştan aşağı değiştirip, işe başlayacağız’ demiş..


Haklı mı bilmem ama Kazan’ın bu işe bir hayli kilitlendiği ve seçilmesi halinde ARÜ’yü baştan aşağıya kazıyacağını tahmin ediyoruz..


Çünkü kendisinin mevcut kadrodan ve akademisyenlerden memnun olmadığını aday olmadan önce ‘Gel hocam sende yeni kurulan ARÜ’de öğretim üyesi ol, burası senin memleketin’ denildiği zaman da duymuştuk..


Yani mevcut kadroyu beğenmeyen hoca o dönem dediğini dünkü basın toplantısında bir kez daha teyit etmişe benziyor..


Umarız Kazan seçilir de o hayal ettiği kadroyu kurmak için kazımaya, pardon kolları sıvar..


**SUSURLUK KAMYONU FRANSA’DA..


Bir dönem ülkemiz sarsan Susurluk kamyonu tamda unutulmuştu ki; Bu kez Fransa’yı kamyon ezdiğini öğreniyoruz.


Birilerinin iktidarlarını sağlama almak, ömrünü uzatmak ve ülke içinde yaşananları kimsenin görmemesi için ikide bir ‘Bizi vuran bir gün de sizi de vurur’ diye dünyaya tehditler savurduğu bir sırada, Fransa’nın tatil şehri Nice şehrinde bir kamyon onlarca insanı ezerek, katlediyor..


Ortadoğu’yu kana bulayanların, Afrika’yı sömürenlerin, ‘özgürlük gelecek’ adı altında Irak’ı, Tunus’u, Cezayir’i, Mısır’ı ve Suriye’yi ‘diktatörlerden kurtaracağız’ diyerek yeni diktatörler yaratanları kamyon ezmiş.. Afrika’da, Ortadoğu’da ki kendi yarattıkları diktatörleri ‘günü geldi’ diyerek yolcu etmeye kalkanların, binler değil, milyonlarca insanın ölümüne, o kadar çocuğun babasız, anasız kalmasına neden olan, 4 milyonu Türkiye’de olmak üzere milyonları topraklarından sürenlerin topraklarını kana bulayan kamyonun lastikleri altında kalması ne kadar acı bir durum değil mi?


Evet, sıcak savaşların bittiği, soğuk savaşların ‘terör’ . ‘örgüt’ adı altında devam ettiği dünya yine şokta..


Hem de Türkiye’nin Susurluk’ta ki kamyonu tam unutulmuşken, bu kez Fransa’nın Nice kentinde ortaya çıkan kamyonla..


Ve öyle görünüyor ki; Bu vahşet devam edecek, durmayacak..


Ama bir gün gelecek ki; Barış kazanacak, insanlık direnecek ve O lastiklerin altında kalanların, Ankara garında ki bağıranların, Suruç’ta oyuncakları etrafa saçılanların feryadı, ‘insanlık suçu’ denilerek, kendi iktidarlarını sağlama almak için birilerinin, ‘örgüt, terör’ adı altında oluşturdukları çeteleriyle birlikte dar ağacında, giyotinlerin ucunda, Saddam’ın bulunduğu lağım çukurunda sona erecek..


Geçmiş olsun insanlık..


**İstihbarat Dolandırıldı mı?


 


Havuz medyasının her gün attığı manşetlerle bitti, bitiyor dediği PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Bahos Erdal’ın Suriye’de aracına yapılan bir saldırı sonucu öldürüldüğü yönünde ki haberlerin yine boşa çıktığı şu günlerde yaşanan tartışmaların gölgesinde kalan önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek isterim..


Son olarak gazeteci meslektaşım Celal Karaali’yi dolandıran dolandırıcıların işi büyütüp, uluslararası çalıştığını bilen biri olarak Bahos Erdal’ın başına konulan 4 Milyonun da birilerinin iştahını kabarttığını ve bu parayı veren istihbaratın dolandırıldığını düşünenlerdenim..


Çünkü PKK’yi bitirip, terörü ülkenin gündeminin sonlarına iteceğini ilan yenden Binali Yıldırım’ın heyecanını fırsat bilip, ‘Bahos’u öldürdük, verin 4 Milyonu’ demiş olmasınlar mı?


Bilmem ama Anadolu Ajansının geçip, sonra da ortaya çıkan ses kaydıyla rezil olup, tamamlayamadığı haberin ardından benim aklıma, ‘bu iş dolandırıcıların işi’ diye bir fikir geldi..


Çünkü baktığımız kadarıyla bu iş dolandırıcılığın ötesine geçmiyor..


Ve Sarayın harcadığı örtülü ödenek gibi başbakanın da bu kaynaktan harcadığı hesaba bakmak gerekir diye bir önerim olacak..


Bakıldığında benim bu düşüncemin ne kadar haklı olduğu da ortaya çıkacak gibi..


Yani, ‘Bahos’u öldürdük, verin 4 milyonu’ deyip, AA’yı da kullanıp, ortada kayıp olan bir dolandırıcı ekibi istihbaratı dolandırıp, dolandırmadığı ortaya çıkacak..


Evet, ülkenin iç barışa ihtiyacı varken komşu ülkeler ile barışma telaşına düşen başbakanın heyecanının birilerince suistimal edilip, edilmediğini Binali Yıldırım’ın göreve geldiği günden bugüne kadar örtülü ödenekten harcadığı paraların hesabıyla görülecektir derim..


Bu yönde ki ısrarımın nedeni ‘Bahos’u öldürdük’ diye Anadolu Ajansına haber yaptıran sözde örgütün adınında ilk kez duyulması ve bu haberlerden sonra ortadan kayıp, olmasıdır..


 


**BEN Mİ SİZ Mİ SİYASET YAPIYORSUNUZ?


 


Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığına gelmem ile birlikte yanımda dik duran ARDA/FED yönetici arkadaşlarımla birlikte ortaya koyduğumuz performansımıza kuyruk takma telaşı içinde olanlara ve ‘iyisin iyisi de, keşke.. ‘ diye devam edip, dudak bükenler bir soru soracağım ..


Ben mi, siz mi siyaset yapıyorsunuz?


Birincisi; ARDA/FED Genel Başkanı olduğumdan bu yana tek partim ve davamın adı Ardahan olurken, sizin davanız neydi?


Kiminiz iktidara yaranmak için AK Parti’de kuyrukçuluk yarışı içinde olduğunu unutup, benim siyasi görüşüm olan partiye dahil tüm partilere eşit ve dik duruşumu görmezden geldiniz..


Benden öncekiler ve sizler gibi ARDA/FED’in içine, etkinliklerine hiç bir partiyi koymadığım gibi yerelde CHP’li, MHP’li, AK Partili ve HDP’li tüm siyasilere eşit davranırken yakama hiç bir partinin rozetini takmayıp, hiç birisinin etkinliğine katılmazken, siz ise başta CHP’li olduğunuzu, AKP’ye yaranmak için bin bir takla attığınızı MHP’liler de, HDP’liler de görüp, helal olsun diyemediler..


Çünkü onlara da AKP’ye, CHP’ye olduğu gibi ARDA/FED Genel Başkanı olarak hiç bir partiye yüz vermeyeceğimi, ama aralarında ayrım yapmayarak, bir stk olarak tüm siyasilere eşit durulması gerektiğini MHP’de HDP’liler de iyi bilmelerine karşın yinede beni bir yere yapıştırmaya kalktınız..


İnanmıyorsanız, şu an Ardahan’a gelip, İstanbul’da ki gibi Ardahan’da da CHP’ye militan gibi çalışan merkezi Şişli’de etkinlikleri Kartal’da olanlara bakabilirsiniz..


İktidar olmalarına karşın bana diz çöktüremeyenlerin önümü kesme yarışı içinde olduğunu göremeyenler şunu bilmeliler ki; ARDA/FED son 8 aydır başta TBMM’sin de grubu bulunan 4 partiye eşit davrandığı gibi zengine yalakalık yapmamış, yoksulu dışlamamış, Ardahanlıysa sular durur demiştir..


Evet, vicdanınıza bir soru daha sorup, yazımı bitirirken benim ve arkadaşlarımın yaptıklarını görmezden gelip, ‘İyisiniz, iyide ah keşke..’ diyerek önümüzü kesmeye kalkan herkese bura da bir kez daha seslenmek istiyorum..


Kısacası gelin, ‘Çamur at izi kalsın’ politikasından vazgeçin, bizimle el ele verin de kazanan sizin de içinde bulunduğunuz Ardahan kazansın.


Güçlü bir lobisi ile sizin adınıza söz sahibi olsun..


Ha unutmadan, sanmayın ki bu yazı ile size yalvarıyorum, çünkü er geç toplumun o çok istediği güçlü bir Ardahan Lobisi olacak ve bu olurken siz olmasanız da, biz yorulsak ta olacak..


 


**Cenaze Birlikteliği Gibi..


 


Ardahan Belediye Başkanımızın babasını kayıp etmesi haber ardından başsağlığı için gittiğim Hanak’ın Baştoklu (Y. Dikkan) köyünde gördüğüm manzara bu toplumun ne kadar birlikteliğe ihtiyaç duyduğu oldu..


Gerçi sadece başkanın bu acı gününde değil, gerek Ardahan’da gerekse İstanbul gibi büyük metropolerde bu manzaralara sıkça rastlarken, Ardahan’ın gelişimi için bu birlikteliğin tüm alanlarda hissedilmesi için neler yapılabileceğini de masaya yatırmak gerekir diye düşünüyorum.


Evet yüzlerce insanın katıldığı Faruk Köksoy’un babasının cenazesinde gördüğüm biz Ardahanlıların en güzel yönünün acı günde, güzel günde el ele verirken sorunlar ile ilgili bir araya gelmemesidir..


Bunun için cenazelerde ki birlikteliğin tüm tabana yayılması için hepimize görev düşmektedir..


Bu nedenle dünkü cenazede ki o güzel birlikteliği her yönde değerlendirip, bir arada olup, birlikte hareketin işareti olan cenaze birlikteliği gibi başta sorunların çözümünde her kese büyük bir görev düşüyor.