Hanak Ortakent (Büyük Nakala) Mahallesinde bulunan okul binalarının depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle kapatılıp, yıkılacağı, öğrencilerinin iste Hanak İmam Hatip Lisesine taşınacağı haberleri ardından Hoçvan Hasköy Lisesinin de kapatıldığı ortaya çıktı.

İMAM HATİP İÇİN 2 OKULU KAPACAKLAR..
Belediyesinden Sonra Sıra Okullarında
-19/07/2017 Tarihli Haber
1992 Yılında yeniden vilayet olduktan sonra 3 Beldesinden biri olan Hanak Ortakent (Büyük Nakala) bulunan ve 320 öğrencisi bulunan 2 okulun kapatılıyor.

ARDAHAN MÜFTÜSÜ, İMAM HATİP LİSESİ MÜDÜRÜ AÇIĞA 18’İ ÜST DÜZEY OLMAK ÜZERE
39 POLİS GÖZALTINDA!..
*30/07/2016 Tarihli Haber
15 Temmuz Darbe kalkışması ardından yurt genelinde olduğu gibi Ardahan’da da devam eden gözaltı, tutuklama ve açığa almalar aralıksız devam ediyor.
Ardahanlı Vali Yardımcısı Salih Altun ile AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demrici’nin hâkim kardeşinin yeniden görevlerine dönecekleri öğrenilirken, Ardahan İl Müftüsü ile İmam Hatip Müdürünün de açığa alınan kamu görevlileri oldular.
Ardahan İl Müftüsü Aytekin Yılmaz’ın da açığa alınıp, lojmanı ve makamının arandığı bilgisi alınırken, Müftü ile birlikte Ardahan İmam Hatip Lisesi Müdürünün de açığa alınan kamu görevlileri arasında yer aldı.
**ASKER’DEN SONRA POLİSLERDE GÖZALTI!..
Öte yandan FETÖ/PDY ile ilgileri olduğu gerekçesiyle 2’si 3’üncü sınıf emniyet müdürü, 3’ü emniyet amiri, 3’ü komiser, 6’sı komiser yardımcısı ve 15 polis memuru olmak üzere toplam 29 emniyet mensubu gözaltına alındığı öğrenilirken, şüphelilerin çalıştıkları emniyet müdürlüğünde ifadelerinin alındığı bilgisi alındı.
Bilindiği gibi 15 Temmuz’un hemen sonrasında Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) başkaldırısına karşılık Ardahan’da yapılan operasyonlarda daha öncede gözaltına alınan (1) Tuğgeneral, (1) Yüzbaşı, (2) Üsteğmen, (4) Ast. Başçavuş, (2) Ast. K. Üstçavuş, (2) Ast. Üstçavuş, (6) Uzman Çavuş ve (1) Uzman Onbaşı olmak üzere toplam (19) askeri personel çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmış, bir İmam, 9 öğretmende açığa alınmıştılar.
**3 ESKİ KAYMAKAM VE VALİ YARDIMCISI DA TUTUKLANDI..
Diğer yandan Ardahan’da görev yapmış birçok idareci, kamu görevlisinin de Ardahan’dan sonra gittikleri yerlerde gözaltına alınıp, tutuklandıkları yada açığa alındıkları haberleri art arda gelmeye devam ediyor.
Ardahan’ın Posof İlçesinde bir dönemler görev yapan 3 Kaymakam ile bir dönem Ardahan Vali Yardımcılığı yapan Bekir Atmaca’nında tutuklananlar arasında olduğu alınan bilgiler arasında oldu.
**ASALIM MI, KESELİM Mİ?..
Ülkeyi karanlık bir süreçte geri çeviren tüm dünyaya örnek olan bir halk direnişi ile son bulan 15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından ‘Demokrasi Nöbetleri’ adı altında yapılan eylemlerinin birisini daha izliyor ve dinliyorum..
Gazetemizin yanı başında bulunan Ardahan Belediyesinin önünde kurulan U masanın etrafındakiler Kur’an dinletisi ardından söz alıp, tek tek konuşuyorlar..
Masanın başında bir hukukçu olan AK Parti Ardahan İl Başkanı, etrafında bazı kurum amirleri ve çoğu belediye çalışanı yada belediyeden, resmi kurumlardan işleri olanlar..
Yaz olmasına karşın hava soğuk, 15 Temmuz’dan bu yana bu nöbetlere önderlik yapan başkan bu gece olmazsa da hazırlattığı çorbası bardaklardan dağıtılıyor, çorba ve sohbetlerle gün geçtikçe sayıları azalanların biraz daha nöbette kalmasını sağlamaya çalışılmakta..
Güzel sesli Merkez Cami İmamının Kur’an’dan sonra İl Başkanı eline aldığı mikrofonla konuşmaya başlıyor..
Konu 15 Temmuz’dan ve sonrasında yaşananlar..
Ve konu dönüp, dolaşıp, darbeye kalkışan paşalara ve onların destekçilerine geliyor..
Şu an bir çoğu hapiste olan, bir o kadarının da kaçak olduğu belirtilen darbecilere ne yapılması gerektiği konusunda fikrini açıklayan hukukçu AK Parti İl Başkanı Av. Yusuf Demirci bir hukukçu olarak bunların asılmaktansa ömür boyu 4 duvar arasında kalmasının daha iyi bir ceza olacağını belirtiyor..
Çünkü idamın onlar için ödül olacağını belirten Avukat İl Başkanı bir de 13 gündür devam eden bu nöbetler dolaysıyla gece ile gündüzü karıştırdığını bu nedenle; ‘O kadar yoruldum ki, çocuğumun doğum gününe bile katılamadım’ diye de sitem edip, darbecilerin ülkenin olduğu gibi kendisinin de huzurunu alt üst ettiğini elinde tuttuğu yüksek sesli mikrofonda dertlenerek söylüyor..
14 Güne gelen demokrasi nöbeti için nice insanların ömür boyu beklediğini, hatta işkencehanelerden geçtiğini, hatta, 12 Mart, 12 Eylül Cuntasının ezip, geçtiği onca insanın nasıl olup demokrasi için hayatlarını hiçe saydığını unutan İl başkanının hemen ardından eline mikrofon alanlar şu an içeride olanlara ne yapılması konusunda fikirlerini belirtiyorlar..
Hemen hepsinin dün neler yaptıklarını iyi bildiklerim ve 15 Temmuz gecesi ve sonrasında ki birkaç gün içinde nereye kaçtıklarını bilemediğim bunların hemen hepsinin darbecilerin asılıp, kesilmesinden yana olduğunu yüksek sesle bağırdıklarına hem gülerek, hem de üzülerek şahit oluyordum..
Çünkü birde karanlık dönemlerin hukuku olan kısasa kısas deyip daha da ileri gidiyordular..
Bunları dinlerken gözüme Belediye Başkanından sonra 15 Temmuz’dan bu yana ayakta olan Belediyenin Özel Kalem Müdürü Erol Özer gözüme çarpıyor, yanına gidip, ‘Erol bey idam sehpasını getir, yolun ortasına koyup hepsini asalım bunları’ diye gülüyorum.
Çünkü konuşmacıların hemen hepsinin daha şurada birkaç yıl önce badem bıyığı yarışı içinde olduklarını bir ben biliyordum, birde kendileri..
Suçlu olan daha çok bağırır misali devam eden sohbetin dakikalar geçtikçe raydan çıktığını anlayan hukukçu İl Başkanı, ‘Bu iş biraz karıştı’ diyerek, kendisinin açtığı konuyu yine anlattığı ama sadece kendisinin güldüğü bir örnekle yine kendisi kapatıyor.
Evet, dün akşam yaşadığım bu manzara karşısında, ‘darbeciler gelseydi hukuk, insan hakları, demokrasi nöbeti diye bir şey kalmazdı’ diye kendi kendime mırıldarken, benimde içinde bulunduğu halkın direnciyle gelmeyen darbenin yerine, ‘kendilerine demokrasi nöbetçisi’ adını koyanların insan hakları, hukuku unutup, ‘Asalım, keselim. Kısasa kısas yapalım’ diyerek nöbeti beklerlerken, bizlerinde 15 Temmuz’dan bu yana iki arada bir derede kalanlar gibi hangisine şükür edeceğimizi şaşırdığını bir kez daha anlıyordum..
Sonuç mu?
Benimle demokrasiyi bekleyenleri dinleyen kızım Nazlıcan’a, ‘Haydi kızım, evimize gidelim demokrasimiz emin ellerde’ diyerek, demokrasi kelimesinin içinde geçmediği bu eylemlerin bir şeyi daha ortaya koyduğunu, bununda hayırlı olduğunu düşünüp, evin yolunu tutuyordum..
Çünkü demokrasiyi yok etmek isteyenlere karşı verilen mücadele beyinciklerin altında ki asıl düşünceyi de ortaya koyuyor, bizlerin bir şeylerin garkına varmamızı sağlıyordu..
Ne diyelim..
15 Temmuz gecesi, cep telefonu ekranında ‘Bundan da bir hayır var’ diyen Başkan Erdoğan’dan öte..