ÖNCELİK HEM MİSAFİR HEM ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ DİYEN SHERLOCK HOMES HOTELS


‘Reklamlarınızla Daha Özgür Gazetecilik’ diyen

Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ülke Gündeminde

Yer Alamaya Devam Ediyor..


TEŞEKKÜRLER HALK TV,, TEŞEKKÜRLER İSMAİL KÜÇÜKKAYA, TEŞEKKÜRLER YENİ BİR SABAH HABER EKİBİ .. @gazetecifakirakiryilmaz


85 Milyonluk ülkede 500 bini spor, magazin, bulmaca, at yarışı olmak üzere 2 miyon günlük ulusal gazetenin satıldığı, kalanın ise iktidarlara yakın yayınları ile doğru dürüst okunmadığı bir zamanda  yerelin sesi, kulağı ve ağzı olan biz, Yerel Gazetelere yönelik yayın ve çağrılarıyla sahiplenen Gazeteci İsmail Küçükkaya’ya açık teşekkür.


KARAGÖZ VE ÇALAR SAAT’E DE AÇIK TEŞEKKÜRLER..

‘Satılık Basın’ deyip, gazete bayisine gidip, ulusal günlük bir gazete almayanların sahiplenmediği gazetelerin yanı sıra yerel basına sahip çıkan diğer bir isim Gazeteci İlker Karagöz ve FOXTV’ye de teşekkürler.



Halk TV’de her sabah sunduğu ve büyük bir seyirci kitlesi olan’Yeni Bir Sabah’ isimli haber programında yaptığı çağrı ile Yerel Gazetelere sahip çıkılmasını isteyen Küçükkya’nın ses getiren bu çağrısı  ülkede gazeteciliğin içler acısı halinide ortaya 

koymakta. 
ARDAHAN GAZETECİLER CEMİYETİ







SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


TEMPO TV’de


canlı olarak sunduğu


‘Gazetecilerle Gündem’


sizde konuksunuz..



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?




Modern mimarisi, şık dekorasyonu ve konforlu odaları ile Ataşehir’in merkezinde yer alan Sherlock Homes Hotels iş ve tatil gezileri için üst düzey bir konaklama deneyimi sunuyor. 


Otelin yatırımcısı başarılı iş adamı Erdem Keleş Sherlock Homes Hotels ve turizm sektörü hakkında önemli bilgiler paylaştı.


Genç ve başarılı iş adamı Erdem Keleş halen 30’un üzerinde ülke ile ticaret yapıyor. 


İş dünyasında multidisipliner yönetim anlayışı, vizyoner bakış açısı ve innovatif kişiliği ile tanınan Erdem bey istihdamın ve Türkiye’nin ihracat gelirlerinin arttırılması noktasında önemli projeler yürütüyor. 


Sherlock Homes Hotels Sayın Keleş’in ülkemiz turizmine kazandırdığı başarılı yatırımlardan biri olarak göze çarpıyor.


İşte Erdem Keleş’in açıklamaları: 


Ataşehir’in merkezinde bulunan Sherlock Homes Hotels ile turizm sektöründe konaklama anlayışına farklı bir bakış açısı getirdiğimize inanıyorum. Konuklarımıza evlerindeki rahatlığı ve konforu yaşatıyor, üst düzey bir konaklama deneyimi sunuyoruz. Tüm odalarımız misafirlerimizin ihtiyaç duyduğu tüm gereksinimleri karşılayacak şekilde eksiksiz olarak dekore edildi.


“Çalışan memnuniyeti 


ve misafir memnuniyeti önemli”


Bununla birlikte misafir memnuniyeti çalışan memnuniyeti ile direk ilgili. Bu nedenle her biri alanında uzman profesyonellerden oluşan tecrübeli bir kadro ile çalışıyor ve çalışan memnuniyetine de aynı oranda önem veriyoruz.


“Ekip arkadaşlarımızın kariyer hedefleri olmalı. 


“Bizim için çalışanlarımızın kariyer hedeflerinin olması çok önemli. Otelciliği benimsemiş, yaşamlarını kalite üzerine bina etmiş, liyakat sahibi, hedefleri olan kişiler ile çalışmak istiyoruz. Ancak bu şekilde hizmet kalitemizi geliştirebileceğimizi düşünüyoruz. Bu şekilde düşünen yılın on iki ayı istikrarlı bir şekilde çalışmak isteyen, özlük haklarına önem veren liyakat sahibi çalışanlar için kapımız açık.


“Turizm sektörünün geleceği çok parlak ” Bunu rakamlardan ve artan turizm yatırımlarından görebiliyoruz. Burada doğru fiyat politikası ve doğru istihdamın önemi ortaya çıkıyor. Yatırımlarımızı bu gelecek perspektifinde yönlendiriyoruz. Mottomuz; “liyakat, güvenirlik ve kalite.” İşte Sherlock Homes Hotels bu anlayışın ve vizyonun bir sonucu olarak ortaya çıktı.”





ELON MUSK KAYIP UYDULARI MI BULACAK?


Şu an Amerika’da olan ve Demirtaş ile Kavala’yı soran karşısındaki Amerikalı gazeteciyi havuzdakilere sanıp, Davos’taki ‘One Minute benzeri  çıkış yapan Erdoğan’ın Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla ve SpaceX şirketleriyle görüşmesi başta havuz medya tarafından olmak üzere Musk’un alıp, X’i eklediği tevitterdaki trollerce yüz yılın görüşmesi olarak servis edilmesinin nedenine baktığımda,”Ay’a yol yapacağız desek inanırlar” diyen damadın bahsettiği uzayda iki adet kayıp uydumuzun olduğunu da öğreniyordum.




Gerçi bu iddiayı daha önce de meslektaşım Yılmaz Özdil’in gazeteci Uğur Dündar ile birlikte sunduğu bir programda dile getirdiğini de hatırlıyor, Elon Musk’ın Birleşmiş Milletler Binasını kıskandırdığı ileri sürülen ve Ensar Vakfına Kızılay’dan aktarılan 8 milyon dolarlık para ile yaptırıldığı iddia edilen Türk Evi’nde Erdoğan ziyareti ile bir araya getirip, bu ziyaretin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyordum.

2017 yılında da Türkiye’ye gelen ve Erdoğan ile görüşen Elon Musk’ın bu ziyaretlerinin altında yatanın Musk’ın ülkemiz üzerinden bölgeye açılma hesapları olduğunu ve bunun için dünya markası olan şirketine ucuz işçi, bol teşvikli, yok denecek vergi şartlarıyla yeni paralar kazandıracak hesaplar içinde olduğunu da anlıyordum.

7 yıl öncede Türkiye’ye gelen ve Erdoğan’ın bugünkü gibi gelip ülkemize yatırım yapan Musk’un kolunun altına aldığı kitaplarla Türk Evi’nden ayrılırken bu görüşmede ne istediğinden çok aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan ve Demirtaş ile Kavala’nın sorulmasına kızan Erdoğan’ın ne dediği kamuoyuna sunuldu.

Kendisini Türk Evi’nde ziyaret eden Musk’a “Dijital Türkiye Vizyonu” ve “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi”ni anlatan ve

Togg’un yollara çıkmasıyla birlikte Tesla’nın da Türkiye pazarına girdiğini hatırlatan Erdoğan, Musk’ı, Tesla’nın 7’nci fabrikasını kurmaya çağırdığını, Türkiye’nin uzay programı kapsamında atılacak adımlarda SpaceX ile iş birliği imkanlarının doğabileceğini belirttiğini, Musk’ı İzmir’de düzenlenecek olan TEKNOFEST’e davet ettiği kamuoyuna sunulurken ne dediği konusunda bir detay verilmeyen Musk’un da Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” kitabının İngilizce versiyonu ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca hazırlanan ve “BM Reformu: Uluslararası İş Birliğine Yeni Bir Yaklaşım” kitaplarını alıp, futbol topu hediye edilen çocuğu olmaksızın oradan ayrıldığı yönünde haberleri okuyor, görüyorduk.




Evet, kucağındaki çocuğuyla Erdoğan’ı Amerika’daki Türk Evinde ziyaret eden Elon Musk sadece elektrikli otomobillere yaptığı yatırımlarla yetinmiyor. İddiaya göre, Güney Afrika doğumlu milyarder, uçak yolculuklarının süresini radikal bir şekilde düşürmeye ve uzaya da hâkim olmaya hazırlandığı bir zamanda bu görüşmede kaybolduğu ileri sürülen bu ülkenin yerli malı denen ama çoğu parçasının ithal edildiği ve milyonlar harcanıp, yapıldığı iddia edilen kayıp 2 uydusunu bulması için mi yoksa damadın dediği yolu yapmak için mi görüştü bilmem ama bu görüşmelerin ileri gidebilmesi ve Yedi yıl öncede 7. fabrikasını Türkiye’ye yapması istenen bu iş insanı ve diğerlerinin de tek tereddütleri ve cevap verilmesi gereken sorular sorduğunu da unutmamak gerekir.

Çünkü, o iş insanlar adına Demirtaş ve Kavala’yı soran PBS kanalı Muhabiri Amna Nawaz’ın Türkiye’de gazeteci Sedef Kabaş, iş insanı Osman Kavala ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gibi üst düzey tutuklamalar bulunduğunu belirtip, “Bu kişileri susturmaya mı çalışıyorsunuz? şeklin de bir soru soran gazeteciye ‘ “Sözümü kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın, yargının verdiği karara saygı duyacaksın. Amerikan yargısı yargı da Türkiye’nin yargısı yargı değil mi? Türkiye’nin yargısına da saygı duymaya mecbursunuz’ diyerek yapılan çıkışların bu ülke için bir çıkmaz olduğunu anlamak yeter ve artar bile..


Çünkü, ABD’li gazeteciye “Sözümü kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın’ diyen sayın Erdoğan’ın dikkat çektiği yargının hala tutuklu bulunan TİP Milletvekilinin serbest bırakılmaması gibi Demirtaş ve Kavala için verdiği kararlar ve altına imza attığımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları gün yüzü misali ortada dururken gel ülkeme yatırım yap demenin demekten öteye geçmediğini Elon Musk’a 7 yıl önce yapılan görüşmenin ve diğerlerine beklenen yatırımların hala sonuçlanmamasından anlıyoruz.










    arşiv haber 24/02/2013 tarihli haber/yorum








Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Gazeteci Fakir Yilmaz’in twitter adresi.. twitter.com/fakir_yilmaz

Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin




Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yazarlarimizi okuyor musunuz? **YAZILI HABERLERİMİZİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ..

Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Yaziyorsam Sebebi Var


Fakir Yilmaz Berfo Ana’nin Hatirlattiklari…

Fakir Yilmaz8 Ocak 1996’da Eyüp Spor salonunda polisler tarafindan dövülerek öldürülen gazeteci meslektasim Metin Göktepe adina düzenlenen ödülü almak için gittigim İstanbul’da yakinda tanima firsati bulup, elini öptügüm Fadime Ana gibi yillarca oglunu arayan Göleli Berfo Ana 105 yasina kadar direndigi hayata göz yumdu.. Evet Fadime Ana gibi ogluna doymayan Berfo Ana artik yok. Birilerinin içi rahat etsin.. Ama beni rahatsiz eden bu ölümle ilgili bir animi paylasmak istiyorum. 12 Eylül’ü bana yeniden hatirlatan Berfo Ana’nin ölümü Cemil Kirbayir gibi 12 Eylül mugdurlarindan rahmetli babamin evimizde gözlerimizin önünde dipçiklenerek alinip, önce bugün Ardahan Tugay Komutaninin oturdugu yani basinda ki bir ucube gibi duran Askeri Cezaevine, ardindan Kars’a, buradan Erzurum’a sonrada üç yil sürecek olan Afyon’a sürgün edildigi günlerde Göle’nin Okçu köyündede ayni manzaranin yasandigini nerede bilebilirdim ki o çocuk halimle.. Çünkü babami almak için evimizin etrafi yetmez gibi köyün tümünü çembere alan askerleri görünce kötü seyler olacagini sezmis, babasiz kalacagimi anlamistim, kapimizi kirarcasina içeri giren askerleri aglayarak izlerken.. Ve babamin bir bölük askerin arasina alinip, götürülürken, dönüp arkaya bakislarini su an bile unutamiyorum.. Çünkü o bliyordu, ben bilmiyordum, kendisi gibi evinden alinip, geri dönmeyen mücadele arkadaslarinin çoklugunu.. Ve arada yilar geçtikten sonra babami 12 Eylül fasisit cuntasinin sürgün ettgi Afyon’da bulmus çok sevinmis ve kendisinden bir daha ayrilmamistim.. Ve bugün Fadime Ana’yi, babam gibi hayata göz yumup, aramizdan ayrilan Berfo Ana’yi bir kez daha iyi anliyorum.. **Biri olmadi, kaldi ikisi.. Ankara-İmrali arasinda süren baris görüsmelerinin nereye varacagini her geçen gün biraz daha merak eden kamuoyu CHP ile MHP’yide devrede çikarak, AKP ile BDP’nin bu yönde attiklari adimlari yakindan takip ettigini gözlemliyoruz.. Özelikle AKP’nin bu yönde attigi, atacagi adimlari yakin takibe aldigigini gözlemledigimiz bir süreci yasayan ülke de dün BDP tarafindan meclise sunulan ‘Anadilde Egitim’ yönünde ki önerge AKP’lilerin çogunlukta oldugu TBMM’sinde red edildi.. Ama, ‘Bu ülkeye artik baris gelecek’ denilen bir süreçte gerçekten bir barisin gelmesi için öne sürülen sartlarin birisi de Anadilde egitimin Anayasa güvencesi altina alinmasi degilmiydi?.. Bilmiyorum ama rötalarini Ardahan’a çeviren BDP’li vekillerin Sinop ve Samsun’a sokulmamasi ardindan yasanan gerginligin gölgesinde kalan ve red edilen Anadilde egitim gibi sartlarin konusuldugu görüsmelerin çokta sonuç verecegine inanmamaya basladim.. Ama yine de ümidimi kayip etmeyip, barisin gelecegi yönünde halen devam edilen görüsmelerin iyi bir sonuçla sonuçlanmasi için duaciyim.. Ancak AKP’nin bu önemli sürecide heba edeceginden korkmuyor da degilim.. Çünkü ayni AKP 2008 yilinda Ardahan’a gelen BDP’lilerin taslanmasi konusunda tas atanlardan yana taraf olmus ve İstanbul Tarlabasinda eylemcilere pompali silah ile saldiran kafatasçi zihniyete, ‘Ne yapalim kardesim vatandasin tepkisi’ demisti.. İste dün Ardahan’da bugün Sinop ve Samsun’da yasananlarin ardindan AKP’nin çogunlukta oldugu TBMM’sinde red edilen Anadilde egitim.. Dedigimiz gibi yine de sabir ve umutla izli yoruz, Ankara-İmrali görüsmelerini, ‘baris için, geriye iki önemli sart’ kaldi diyerek.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


KADINCA/Selmi Yilmaz Gözü açik giden Berfo Ana..

Selmi Yilmaz 12 Eylül fasist darbesi ardindan yasananlari gündemde tutmak için verilen mücadelenin önemli aktörlerinden olan Ardahanli Berfo Ana’yi 105 yasinda kayip ettik.. Ardahan’in Göle ilçesinin yani basinda bulunan Okçu köyünde kendi halinde yasayan bir ananin, bir çok insan gibi 12 Eylül cuntasinin darbesiyle sarsildigi ve oglunu kayip ettigi o iskencelerin bir nevi son buldugu bu kaybin agirligi öncelikle kendisine oglunu bulacaklarini söyleyenlerin omuzlarinda ki en büyük agirliktir.. Çünkü Berfo Ana, kayip edilen oglu ‘Cemil Kirbayir’i bulmadan ölmeyecegim’ diyerek, 105 yasina kadar direnmesine ragmen kendisine, ‘oglunu bulacagiz’ diyenler bu ölümün yükü altinda kalmistirlar.. Gözü açik öbür dünyaya giden, belki de oglunu orada bulacak olan Berfo Ana’nin yasami boyunca verdigi mücadelesi kayip edilen insanlarin bulunmasini isterken, bu ülkede gerçeklesen cuntalarin geride biraktigi tahribatinda simgesi konumuna gelmisti.. Bugün Göle’de, oglunun elinden alinip, kayip edildigi o evin önünde toplanacak olan insanlarin bir kez daha soracaklari Cemil Kirbayir ve onun gibi insanlarin akibetinden sorumlu bu devletin ayni Göle’nin sinirlari içinde bulunan toplu mezarlari bile açtiramadigini hatirlarken, Cemil Kirbayir’i Berfo Ana’dan alip, bir daha geri vermeyenlerin su an ne yasadiklarini da çok merak ediyorum.. Çünkü bir ananin 105 yasina kadar ‘Oglumu verin’ diyerek feryat edip, adeta gözü açik öbür dünyaya gittigi sanirim Cemil Kirbayir’i kayip edenlerde hissetmis varsa eger biraz olsun vicdanlari sizlamistir.. Bilmiyorum ama kayip insanlarin bulunmasi için verilen mücadelenin simgesi konumunda ki Berfo Ana’da bu ülkede yapilanlarin, birilerinin yaninda kar kaldigini his ederek aramizda ayrilisina yanarim..



Yazarlarimizi okuyor musunuz?

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Ögüt’ten CHP’ye Dogu Reçetesi..

Ardahan Haberleri Erzurum merkezli Pusula Gazetesi CHP Ardahan Milletveki ile bir röportaj yayinladi.. İste o röportaj.. Ensar Ögüt, son dönem siyasetinin en renkli ismi.. Dogu Anadolu’da muhalefetin en basarili siyasetçisi. Kendisine milletvekili olarak tarim ve hayvanciligi seçen Ögüt, TBMM çatisi altinda hep bu konulari gündeme getirdi, tartisti, tartistirdi. İstanbul’da köprüden geçen besicilere sahip çikarken fotograflanan Ögüt, saman sikintisini TBMM çatisi altina saman götürerek dile getirdi. Siyasetin renkli bir simasi olan Ögüt’le geçtigimiz günlerde geldigi Erzurum’da sohbet etme imkani bulduk. Gazetemizi ziyareti sirasinda övgü dolu sözler siralayan Ögüt, kendisinin de bir gazeteci oldugunu söyledi. Kars’ta yayinlanan Serhat Gazetesi’nde usta basi olarak görev yaptigini hatirlatan Ögüt, İstanbul’a göç ettikten sonra Necip Fazil Kisakürek’e de çirakli yaptigini anlatti. İki yil boyunca yaninda çalistigi Kisakürek’ten çok seyler ögredigini belirten Ögüt, klasiklesmis bir solcu gibi degil, ondan övgüyle bahsediyor. Ögüt’le sohbetimiz Türkiye’de baslayan baris süreci ve geçmiste yasanan kardes kavgalari konusuyla basladi. Geçmiste darbelerle sonuçlanan sürece ilginç bir yaklasim gösteren Ögüt’e yasanan kavganin sebebini sorduk. Cevabi ilginçti.. Gençlik bir seylere isyan ediyordu. Çünkü bölgeler arasinda büyük bir dengesizlik vardi. O gençlik Türkiye’de ki yoksullugu, dengesizligi ve esitsizligi protesto etmek için üniversitelerde mitingler düzenlerdi. 1961 anayasasinda bu mitinglere imkan veriyordu. Anadolu’dan giden gençlik itiraz ediyordu. Deniz Gezmis ve arkadaslari gibi bende itiraz ettim. Gezdik gördük ve bizim memleketle İstanbul arasindaki farki gördüm. 150 yil önce yapilan toprak evlerde hayvanlarla yasanan bir yasam diger tarafta apartmanlarda yasanan bir hayat. O zaman isyan etmeye baslandi. Bu yasam tarzi adaletsiz bütçenin dagilimindan, bölgeler arasi arasindaki uçurumlardan, siniflar arasi ayrimdan dolayi köylü ve isçi sinifinin ezildigini gördük. Köylünün çocugunun okumasi çok zor, isçinin çocugu zaten mümkün degil. Devletin kaymagini belirli bir tabaka yiyor. Gençlik onlari izliyor. İzlemedik bizler. O zaman devrimci hareket basladi. Asil dert siniflar arasindaki, bölgeler arasindaki uçurumdu söz konusu idi. Darbelerle sonuçlanan sikintili günlerden bugüne geldik. Terör sorunu ve hükümetin baslattigi baris çalismasiyla ilgili degerlendirmelerde bulunan Ögüt, bu konudaki görüslerini söyle açikladi: Herkes sunu bilsin PKK Türkiye’de ki Kürtlerden olusmuyor. PKK’yi yöneten en basta Ermeni ASALA’sidir. 1983 e kadar Türk diplomatlarini disarida katlettiler. Bütün dünya ASALA örgütüne tepki gösterdi. Dediler ki masa elimizde biz kendimizi atese sokuyoruz. Gelin ayni parayi PKK’ya verelim PKK Türkiye’yi bölsün. O yetmedi MOSSAD, disaridaki bütün güçler. Şimdi Suriye. Şuanda AK Partinin izledigi politikanin yanlis oldugunu kendileri de görüyor millette görüyor. PKK’ya destek veren bir Suriye var. Türkiye’de yasayan Kürt’ler baris istiyor. Hatta Kürtler Türklerden daha çok birlikte yasamak istiyorlar. Neden Kürt’ler Türkiye’nin Bütün cografyasina yayilmis. Geçmiste Kürt’lerin dislanmasi var. Onu da kabul etmek lazim, Ancak PKK’dan olusan Kürt’ler Türkiye’de ki Kürt’ler degil. Suriye’nin, İran’in, Irak’in Kürt’leri var. Ayrica ASALA var ve diger güçler var. Falan karakol basiliyor. Kim lider Suriye uyruklu Bahus kot adli Fehman Hüseyin. Suriye’nin, İran’in PKK’ya destek vermemesi lazim. Şuanda İran bana dokunma ne yapiyorsan yap diyor. Komsularimizla öyle bir durma geldik ki PKK ya destek veriyorlar. Türkiye’nin büyümesini istemeyenler PKK’ya destek verirlerse bu barisa gölge düsürür. Bu ülkede yasayan herkes baris içerisinde yasamak istiyor. Biz CHP olarak Türkiye’nin bölünmez bütünlügü içerisinde Kürt sorunu, Edirne’den Ardahan’a kadar Karadeniz’den Akdeniz’e kadar bütün toplumun mutabakati saglandigi taktirde Kürt sorununun çözülmesinden her zaman yanayiz ve Basbakana açik çek verdik. Bu çerçevede CHP olarak her türlü destegi vermeye haziriz.” **Köydeki erkekler bekar kalma tehlikesi yasiyor.. Bölge milletvekili olmasi hasebiyle sohbetimiz bu kez ister istemez Dogu Anadolu Bölgesi oldu. Özellikle Ardahan ve bölge illerine sik sik ziyaretlerde bulunan Ögüt, Dogu’yla ilgili ilginç tespitlerini su sözlerle açikladi: Bizim bölgemiz denizden 1900 metre yükseklikte olmasi nedeniyle, cografi olarak zor bir cografya. Yani kisi zor. Kisi alti aydan asagi degil. Yazi çok az. Şimdi tabi böyle bir cografyada. Yasamanin sartlari ve kosullari çok önemli. Tamam eskinden yasamislar ama simdi toplum artik dünya küresellesti. İletisim çok hizli bir sekilde gelisti. Dünya küçüldü. Adam gözünü açiyor diyorki ‘hayir ben burda yasamam’ İstanbul, Ankara var diyor. Genç kizlarimiz da diyor ki; ben köydeki gençle evlenmem. Şu anda bizim genç erkeklerimiz evlenmekte sikinti çekiyorlar. Ben köydeki kizin evine gidiyorum soruyorum ‘kizim neden evlenmiyorsun?’. Diyor ki ‘köyde oturan gençle evlenirsem, hayvan pisligi temizleyecegim, inek sagacagim, sikinti çekecegim. Ankara İstanbul’a giden daha farkli yasiyor. Bende onlar gibi yasamak istiyorum. Onun için İstanbul’a giderse evlenirim, gitmezse evlenmem’ diyor. Aslinda burda sosyal devlet bu agir kis kosullarinda bu cografyada yasayip vatandaslik görevini yerine getiren, vergi ödeyen, devletine bayragina sahip çikan, askerlik yapan, sehit olan insanlara devletin bi ayrcalik göstermesi lazim. Ben sunu söylüyorum bu bölgede özellikle gençlerin kalabilmesi için tesvik lazim. Köylede hep yaslilar var. Gençler hep gitmis. 30 sene sonra Erzurum Ardahan gibi küçük bir il olabilir. Ardahan’da köy olabilir. Devletin sosyal devlet olarak tesvik etmesi lazim. Diyecek ki kardesim ben sana modern bir sistem getircem. Bir, toprak evden çikartacagim. Bütün köylerde bir proje baslatacak. Alti ahir üstü ev. Modern bir ahir yapacak. Ev yapacak uzun vadeli. Bir kismini hibe ile alacak bir kismini faizsiz uzun vadeli alacak.buna herkes razi olur. Gençleri burada kalmaya tesvik etmesi gerek gerekirse aylik baglamalidir Dogu Anadolu da bu agir sartlarda yasayan bekçilik görevini yapan insanlara aylik baglanmalidir. Bu olursa insanlar dogup büyüdükleri yerde durur. **Erzurum merkez yapilmali… CHP olarak milletvekili çikarmadiklari Erzurum’la özel olarak ilgilendiklerinin altini çizen Ögüt, kentin bölge merkezi haline getirilmesini isterken hükümetin son olarak açikladigi hayvancilik tesvik paketini de elestirdi. Cografyamizda tarim yapilmiyor. Seracilik için devlet tesvik yapilmali. Ayrica hayvancilik için tesvik yapilmalidir. Hükümet, 50 bas ve üstü damizlik hayvan yetistiricilerine yüzde 40 hibe veriyorum diyor. 50 bas ve üstünü yapmak için köylünün 450 milyara ihtiyaci var. Köylü ne yapacak bankadan kredi almasi gerekecek. Bankada köylünün ahirini evini tarlasini teminat olarak kabul etmiyor. Bizde CHP olarak bu 50 basi 10 basa indirelim diyoruz. 10 bas ve üstü diyelim. 10 bas ve üstü yaparsak köylerde aile isletmeciligi gelisir. Koca Ardahan’da 237 köy var 4 ya da 5 kisi yüzde 40’dan faydalana biliyor. İssizligin panzehiri tarim ve hayvanciliktir. Herkes bir isin ucundan tutunca herkes çalisir. Eger çalismasa göç olur. Bugün İstanbul’a gidin ceza evlerindekilerin çogu güney ve güneydoguludur. Hirsizlik gasp sucundan neden aç kalmis adama imkan tanimamissin. Bölgenin kalkina bilmesi için Erzurum’u merkez yapmak gerekir. Erzurum eskiden merkezdi maalesef merkezi Diyarbakir’a kaydirdilar. Erzurum eski kimligine yeniden kavusmasi gerekiyor. Tarim ve hayvancilikla ilgili imkan ve tesvik verildigi zaman bu bölge Türkiye’yi degil Avrupa ve Ortadogu’yu besler. Sik sik yaptigi eylemlerle gündeme geldigi için yapilan sov suçlamalarini kabul etmeyen Ensar Ögüt, “Ben millet velili olarak kendime bölgenin sorunlarini belirtecek bir konu belirledim, köyleri gezdim insanlar hayvancilikla ugrasiyor bende hayvanciligi konu aldim ve arastirmaya basladim. Ve millet vekili olarak tarim ve hayvancilikla ilgilenmeye basladim köyleri gezince daha iyi sorunlari anladim .sorunlari meclise tasidim. Kaçak et, ithal hayvan Türkiye’ye geldikçe çiftçi perisan oldu. Bende duyarsiz kalamadim protesto etmek için meclise tosun götürdüm. Derdimi görsel olarak gösterdigimde daha etkili oluyor. Samani meclise götürdüm samanin olmagi için götürdüm. Saman yok ondan götürdüm . Şuan gelen saman degil sap geliyor. Sapi samana karistirdilar. Sapi hayvan yemiyor. O nu patosa vuracaksin ki yesin böyle bir zulüm olabilirimi ki. Ben sivil toplum örgütlerinden geliyorum, ben duyarsiz kalamiyorum bir sey varsa geliyorum” açiklamasi yapti. Sohbette elbette partisi CHP’yi de konustuk. Bölge illerinde etkili olamayan CHP’ye de reçete hazirladigini söyleyen Ögüt, Ardahan modelini önerdi. Bölgede aday belirlerken kendisine danisilmadigini ifade eden Ögüt’ün CHP’ye tavsiyeleri de söyle oldu: Ben 3 dönemdir 2 milletvekili olan Ardahan’da seçiliyorum, Ardahan’a minnet borcum var. Ben halka dönük çalisirim ban a oy versin vermesin arkamda ne söylerse söylesin hiç önemli degil ben vatandasin yanina giderim onun sorunun dinlerim ve o sorunu en iyi sekilde mecliste temsil etmeye çalisirim. Ben bir partinin bir milletvekiliyim ama ayni zamanda herkesin milletvekiliyim, benim halkla birebir iliskim var. Benim bir çalisma modelim var benimki bana has. Erzurum’da kimle kazaniriz diye sormadiklari için ben onlara karismiyorum. Kars’ta kimle kazaniriz diye sormadiklari için karismiyorum, bu çalismak bir günlük iki günlük is degil bizler ne yapiyoruz. 2 ay kala adaylar yüksek seçim kuruluna verip açikliyorlar. 2 ay kala kardesim git seçil gel simdi Sivas’in dogusunda kalan bölgede milletvekili sayimiz olmadigi için burada özel bir model çalismamiz lazim, Ben Erzurum’un ilçelerini gezdigimde insanlar yakiniyor. Bunlar AK Parti’ye oy vermisler bunlarin yüzde 50 sini yüzde 60’i CHP ‘ye dönebilir. Ama 2 ay kala aday belirlesek 2 ayda kimseye kendini anlatamaz. Bunun için parti yönetimine Ardahan modelini tavsiye ettim bu Ardahan modelini bütün illere yaydigimizda ben inaniyorum ki kesinlikle bölgeden milletvekili çikartiriz. Erzurum halki duyarlidir. Buradakiler zengin degil ki yoksullukla mücadele veriyor. Cumhuriyetin temelini atmis Erzurum halkinin duyarsiz kalmasi mümkün degil. Ama çok kisa dönemde getirip bunu yapacaksin olmuyor. Uzun zamani olacak köy köy gezecek Erzurum’ a dönük projelerini anlatacak. Ev ev gezecek bütün insanlari kucaklayacak. Bana bazi köyler oy vermez ama ben köylere daha çok gidiyorum sasiriyorlar. Ama bir daha ki dönemde o köyde oyumuz çikiyor. Dogu Anadolu da, Güneydogu Anadolu da, var olmak için bire bir çalisip parti programini anlatmamiz lazim bunlari birlestirdigi zaman vatandasin seni reddetmesi mümkün degil. Sohbetin sonuna dogru Ögüt, kabine degisikligi sonrasi Erzurum Milletvekili Recep Akdag’in görevden alinmasini degerlendirdi. Akdag’in hükümetin basarili isimlerinden biri oldugunu belirten Ögüt, “Bu degisiklige anlam veremedik. Bir muhalefet milletvekili olarak sayin Akdag’in kabine disinda kalmasini çözemedim. Kabinede basarisiz isimler varken böyle bir degisiklik manasiz. Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker, basarisiz politikalariyla tarim ve hayvanciligi iflas ettirdi. Eker’in kabinede birakilip Akdag’in görevden alinmasi yanlis oldu” degerlendirmesinde bulundu. Röportaj: Salih Tekin Haberi ekleme saati: 13.15-24 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Olmayan bir kisi için mezar açamazsiniz!..

Ardahan Haberleri **Cumartesi Anneleri’nden 105 yasindaki Berfo Ana’nin cenazesi topraga verildi.. *BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Ömrünün son 32 yilini oglu Cemil Kirbayir’in kemiklerini arayarak geçiren Berfo Ana, İstanbul’da 21 Şubat’ta hayata veda etmisti. Berfo Kirbayir’in cenazesi karayoluyla bugün Göle ilçesine getirildi. Berfo Ana’yi, çok sayida kisi karsiladi. Merkez Camii’de kilinan cenaze namazinin ardindan, Berfo Ana’nin cenazesi Okçu Köyü’ndeki evinin önüne getirildi. Evine Berfo Ana ile Cemil Kirbayir’in büyük posterleri asildi. Burada hellalik alindiktan sonra cenaze omuzlarda köy mezarliga tasindi. Yürüyüs boyunca “Katil devlet hesap verecek”, “Berfo Ana sana söz, Cemil’i bulacagiz”, “Analarin öfkesi katilleri bogacak” sloganlari atildi. Berfo Ana’nin kapi komsusu olan 90 yasindaki Cevahir Çelik, Milletvekili Ensar Ögüt’e, “Berfo Ana’i çok seviyordum. Evladinin mezarini göremeden gittigi için üzüldüm. Öldügü haberini alinca sabahlara kadar dua ettim” dedi. ‘Berfo Ana’nin cenazesi Okçu Köyündeki evi ve oglu için yaptirilan Cemil Kirbayir Kültür ve Dayanisma Dernegi önüne getirilince yakinlari tabuta sarilip uzun süre gözyasi döktü. Yogun kar yagisi altinda yapilan cenaze töreninde burada ilk konusmayi oglu Mikail Kirbayir yapti. Cenaze törenine katilanlara tesekkür eden Kirbayir, sunlari söyledi: “Her zaman oldugu gibi bugün de bizi yalniz birakmadiniz. Degerli dostlar Berfo Ana ilerleyen yasina karsin yollara düstü. Oglunun mezarini ve adaleti aradi. Çünkü oglunu götürenler yargisiz infaz sonucu evladini katlettiler. Devletin resmi görevlilerinde vicdan yok mu? Onlarin vicdan yoklugunu aradi. Çünkü evladinin hayatina son verdikleri yetmiyormus gibi cesetini de hapsettiler. Berfo Ana eline torbasini aldi ‘oglumun kemigin verin yoksa yakanizi birakmayacagim’ dedi. Çok direndi oglunun cenazesini bulmak ve ona bunu yapanlara hesap sormak için. Ne acidir ki onun hesabi mahsere kalmis durumda. Ona sözümüz var. Onun ölümü ile bu olay noktalanmamistir.” İHD İstanbul Şube Baskani Ümit Efe de Berfo Kirbayir’in gözünün açik fittigini belirterek sunlari söyledi: “17 bin 509 faili meçhul cinayet, 800’e yakin kayip mezarlar yüzünden annelerin gözü açik gitti. 17 yildir kapi kapi dolasip, karda kista çocuklarinin kemiklerini arayan Cumartesi analarinin öfkeleri ile geldik. Cemil Kirbayir’in iskence edilerek öldürüldügü kabul edildi ancak 105 yasindaki Berfo Ana’ya evladinin kemikleri verilmedi. Berfo Ana ‘Çocugumun kemikleri bulundugunda DNA testi yapilip yanina konulmasini istedi. Bu yüzden Kirbayir ailesi bundan böylede onurlu, dik durusunu sürdürmektedir. Cemil Kirbayir gibi tüm kayiplarin hesabini soracagiz.” **”CEMİL’İN KEMİKLERİNİ BİZ BULACAGIZ” Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Baskani Sibel Uzun, ‘Berfo Ana’nin Türk tarihine geçmis önemli bir isim oldugunu belirtti. Onun, Cemil Kirbayir gibi yardimsever bir evlat dünyaya getirdigini ancak bunu 12 Eylül darbecilerin elinden aldigini vurgulayan Uzun, sözlerini söyle sürdürdü: “26 yasindaki Cemil, Göle ve bölge halki için elinden gelen her iyiligi yapmistir. Ama 12 Eylül darbecileri ona her kötülügü yapti. AKP hükümeti ‘kemiklerini bulacagiz bunu yapanlari yargilayacagiz’ diye söz verdi. Ama hala sorusturmada ilerleme yok. Soruyoruz hükümete Berfo Ana’yi ugurluyoruz simdi ne yapacagiz? Ama merak etmeyin giderken ne dedi biliyor musunuz? ‘Ben kazandim’ dedi. Evet Berfo Ana Türkiye’yi kazandi, yoldaslarini kazandi. Cumartesi annelerini kazandi. 12 Eylül darbecilerini mahkemelik etti. Biz de onun evladi olacagiz. Kendisine arkadaslari ‘kültür evini yapti’ dedim o bana ‘hayir burasi herkesin evi’ dedi. Cemil Kirbayir’in her yaptigini bu kültür evinde anlatacagiz. Berfo Ana’ya söz veriyoruz kararli, öfkeli ve inatçi direnis mücadelesini asla terk etmeyecegiz.” **Bulamadilar, mezarina da engel olmak istediler!.. Köy mezarliginda Berfo Ana için açilan mezarin yanina, vasiyeti üzerine 12 Eylül darbecileri tarafindan katledilen oglu Cemil Kirbayir için mezar açildi. Ancak Göle Kaymakami, “olmayan bir kisi için mezar açilamayacagini” söyleyerek, kazi islemini durdurttu. Bunun üzerine Kaymakam ile görüsen Befro Ana’nin oglu Mikail Kirbayir, “Anamin çenesini ben bagladim, vasiyetini ben aldim. Ona sözüm var, ikinci mezar açilmayacaksa anami da defnetmeyecegim” dedi. Mikail Kirbayir, ikinci mezara izin verilmemesi durumunda, evlerinin önüne iki mezar açacaklarini söyledi. Haberi ekleme saati: 15.51-23 Şubat 2013 Haber/Foto: M. Hanif Budak/Mazlum Irmag/Göle



Yazarlarimizi okuyor musunuz? A


RDAHAN PROTOKOLÜ 94 Yil Önceyi Canlandirdi…

Ardahan Haberleri ** BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Ardahan Kongrelerinin 94. yil dönümü ve Ardahan’in vatan topraklarina katilisinin 92. yil dönümü dolaysiyla bu yil düzenlenen törenlerde bir ilk yasandi. Geçen yillar da oldugu gibi Ardahan Kongre caddesinde yapilan kurtulus etkinlikleri öncesi, Bir Milyon 200 bin lira harcanarak yeniden onarilan tarihi binada temsili kongre ile kutlanan Ardahan’in vatan topraklarina katilisinin 92. yil dönümü törenlerine Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Tugüy Komutani ve Ardahan Milletvekillerinin yani sira bürokratlar ve halk katildi. **Bassavci Çete Reisligi Yapti.. Kurtulus savasi öncesi olusturulan direnis çetelerinin liderlerinin bir araya gelip, kurtulus savasina verdikleri destegin temsi kongresini gerçeklestiren Ardahan Belediye Baskani giydigi askeri elbiselerle Halit Pasa olurken, Ardahan Cumhuriyet Bassavcisi ise basina taktigi fes ile o dönemde bölgede bulunan çetelerden birinin reisi olarak kongreye katilan çete reislerinden birini temsil etti. Yeni onarilan kongre binasinda yapilan temsili kongre ardindan alinan kararlar topluca disari çikilarak halka okundu. Ardahan’in vatan topraklarina katilisinin yil dönümü dolaysiyla düzenlenen etkinlikler yapilan konusmalar ve okunan siirler ardindan Askeri Bando esligin de yapilan geçit töreni ve halk oyunlari ile son buldu. ** Bu topraklarin ilk Cumhuriyeti : Güneybati Kafkas Cumhuriyeti 94 Yil sonra yeniden canlandirilan ve AKP’li Ardahan Belediye Baskani’nin baskanlik ettigi Güneybati Kafkas Cumhuriyeti Kongresinin temsili etkinliklerinin tarihi söyle; 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanli devleti İtilaf devletleri ile Mondros Ateskes antlasmasini imzalamisti. Ateskes antlasmasi sonrasinda Osmanli ordularinin terhis edilmesi ülke topraklarini isgale açik hale getirince halk kendi örgütlenmelerini kurmustu. Yerel ölçekteki kongreler yoluyla örgütlenen halk Trakya ve Anadolu’da birçok yerel iktidar olusturmustu. Bu iktidarlardan biri de Evliye-i Selase adiyla bilinen Kars, Ardahan ve Batum’da kurulmustu. Haberi ekleme saati: 13.47-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


BERFO ANA İÇİN 2 MEZAR BİRDEN AÇILDI!..

Ardahan Haberleri Biri anaya, biri ogula.. Geçtigimiz gün 105 yasinda hayatini kayip eden ve bugün Göle’ye getirilip Okça köyünde topraga verilmesi beklenen Berfo Ana için Ardahan’in Göle ilçesine bagli Okçu köyünde iki mezar kazildi. Alinan bilgilere göre bugün Göle’ye getirilecek olan 12 Eylül Cuntasinin ortadan kayip ettigi Cemil Kirbayir’in annesi Berfo Ana’nin cenazesinin topraga verilecegi Okçu köyü mezarliginda iki mezar kazindigi bunlarin birisinin Berfo ana için digeri yillardir kayip olan oglu Cemil Kirbayir için oldugu ögrenildi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Cemil Kirbayir’in davasinin Avukatlarindan Yasar Kaya Berfo Ana’nin oglum bulunmadan beni topraga vermeyin vasiyetini, yani basinda açtiklari mezar ile bugün 30 yildir kemikleri bile bulunup, kendisine verilmeyen Cemil Kirbayir için açtiklari Sembolik mezarla yerine getirmeye çalistiklarini ve bu ikinci mezarin insanlari ortadan alip, ortadan kayip eden ve kemiklerini b ile analarina vermeyen devletin utanci için açildigini söyledi. **İstanbul’dan Göle’ye, oglunun topraklarina gönderildi.. 105 yasinda hayatini kaybeden Berfo Kirbayir için Üsküdar Şakirin Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine katilan CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, “Berfo Ananin çok insani bir talebi vardi. Böyle bir ayip olabilir mi? Bu parlamentonun milletvekili olmaktan gerçekten utaniyorum” dedi. Galatasaray Meydani’nda düzenlenen törenin ardindan Berfo Kirbayir’in cenazesi, Üsküdar Şakirin Camii’ne getirildi. Alkislarla cenaze arabasindan alinan tabut, musalla tasina konuldu. Berfo Kirbayir için düzenlenen cenaze törenine oglu Mikail Kirbayir, kizlari Fatma Gülmez, Yildiz Kirçam ve Filiz Dogan’in yani sira, CHP Genel Baskan Yardimcilari Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrikulu, eski TBMM İnsan Haklari Komisyonu Baskani Zafer Üskül, Mehmet Sevigen ile kayip yakinlari katildi. Karanfillerle süslenen Kirbayir’in tabutunun üzerine 33 yil önce 12 Eylül döneminde kaybolan oglu Cemil Kirbayir’in da resmi konuldu. Tabutun yanindaki “Unutmadin, Unutulmayacaksin. Cumartesi Anneleri” yazan döviz de dikkat çekti. Ardahan Haberleri Kirbayir’in kizlari bir an olsun annelerinin tabutunun basindan ayrilmazken, zaman zaman gözyasi döktükleri görüldü. Berfo Kirbayir’in oglu Mikail Kirbayir da taziyeleri kabul etti. Mikail Kirbayir, gazetecilere yaptigi açiklamada, annesinin adalet arayisinin simgesi haline geldigini ifade ederek, “Berfo Ana, ilerleyen yasina ragmen çalmadik kapi birakmadi. İstedigi tek sey vardi: ‘Çocugumun kemigini bana verin’. Baska bir istegi yoktu. Ne aci sey ki ona, devletin resmi güçleri tarafindan yasamina son verilen çocugunun kemigini kendisine vermedikleri gibi, bir ana yüregi ile gözyaslarini akitacak bir mezari da çok gördüler” dedi. Faillerin belli oldugunu ve ellerini kollarini sallayarak dolastiklarini ileri süren Kirbayir, “Keske yargilama erken baslasaydi da Berfo Ana onlara ne diyecekti, duysaydik. Aci veren, bu hesaplasma mahsere kaldi. O, mahserde yine mücadelesini yapacaktir. Sagligi boyunca ‘Çocugumun kemiklerini, mezarini bulmadan ölmeyecegim’ diyordu. Ölümü hissettikten sonra da üzerimize agir bir sorumluluk yükledi. Bize ‘Ben ölüyorum. Cemil’in kemiklerini bulmadan beni mezara gömmeyin’ dedi. Gelin de çikin isin içinden” diye konustu. Göleli CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin de, parti olarak çok insani olan bu davayi sonuna kadar takip edeceklerini ifade ederek, “Sadece bizim taleplerimizle bundan bir sonuç almak biraz zor. Berfo Ananin çok insani bir talebi vardi. Böyle bir ayip olabilir mi? Bu parlamentonun milletvekili olmaktan gerçekten utaniyorum. Bir annenin, son derece insani bir talebini yerine getiremeyen devlet anlayisi ve o devletin parlamentosunun bir milletvekili olarak, bu utançla karsi karsiya oldugumu ifade etmek istiyorum. Ne talep etmisti Berfo Ana? Berfo Ana ‘Bedenini almis oldugunuz evladimin sadece kemiklerini istiyorum’ demisti. Kemiklerini bile Berfo Anaya çok gördük. Bu devlet Berfo Ananin bu feryadi ile karsi karsiya kalacak. Umut ediyorum ki bu bir baslangiç olur ve Türkiye Cumhuriyeti kendisiyle yüzlesir. Türkiye Cumhuriyeti parlamentosu ivedilikle Berfo Ananin talebini yerine getiremedi ama Berfo ana gibi binlerce, milyonlarca insanin taleplerini yerine getirir” seklinde konustu. Cuma namazinin ardindan Berfo Kirbayir için önce yakinlarindan helallik alindi. Ardindan da cenaze namazi kilindi. Cenaze namazindan sonra Berfo Kirbayir’in tabutu omuzlara alinarak alkislar ve sloganlar esliginde cenaze arabasina tasindi. Slogan atan kalabalik bir süre cenaze arabasiyla ilerledikten sonra, Berfo Kirbayir’in tabutu cenaze arabasindan alinarak, memleketi Ardahan’a götürecek olan otobüsün bagajina konuldu. Otobüs daha sonra Karacaahmet Mezarligi’ndan ayrildi. Berfo Kirbayir’in cenazesi, yarin memleketi Ardahan’da topraga verilecek.



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Ardahan Milletvekili Ögüt, Erzurum’a Divanlik Yapti…

Ardahan Haberleri CHP Erzurum İl Olagan Kongresi Tufan Restoranda yapildi. Divan Baskanligini CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün yaptigi kongrede, 52 oy alan Fehmi Bedir baskanliga seçilirken, mevcut baskan Tacettin Kiziloglu ise 48 oyda alabildi. Bedir, seçimlerin ardindan partililere yaptigi tesekkür konusmasinda, kendisine oy verenlere de vermeyenlere de tesekkür ederek, görevini en iyi sekilde yapmaya çalisacagini belirtti. Bedir, “Partimizde kimseye ayrim yapilmaz. İl baskanligi seçiminde sahsima oy veren de vermeyen de bu partinin mensubudur. Biz bu partiye üye olan herkesle sirt sirta verip çalisacagiz. Bir kez daha bizlere oy veren veya vermeyen herkese tesekkür ediyorum” dedi. Haberi ekleme saati: 00.57-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Ardahan’da, 2 Ayda 42 Bin 272 Paket Kaçak Sigara Ele Geçirildi!..

Ardahan Haberleri Ardahan İl Emniyet Müdürlügü Kaçakçilik ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlügü’nün 2013 yilinda düzenledigi operasyonlarda 42 bin 272 paket kaçak sigara ele geçirildi. Ardahan İl Emniyet Müdürü Oktay Bulduk, 2013 yilinin ilk iki ayinda 42 bin 272 paket sigara ele geçirildigini, bunun 2012 yilina göre bir buçuk kat fazla oldugunu ifade etti. Bulduk, “2012 yilinda 30 bin paket kaçak sigara ele geçirildi. Bu sayi 2013 yilinin ilk iki ayinda ise, yani son 50 gün içinde 42 bin 272 oldu. Bu da gösteriyor ki, sigara kaçakçiliginda çok ciddi bir artis var” dedi. Haberi ekleme saati: 00.55-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Saman yoksa Makarna O da yoksa Patates var!

Ardahan Haberleri **BU HABERİ ARDAHAN TV DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Türkiye’nin hayvancilik merkezi olan Erzurum’da yasanan yem sikintisina çiftçiler degisik çözümler buluyor. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt ile Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker arasinda yasanan ‘makarna polemigi’ devam ederken, hayvanlarina yem bulamayan besiciler son çözüm olarak patatesi buldu. Samanin tonunun 1000- 1200 TL arasinda degistigi Dogu Anadolu Bölgesi’nde tonunu 120 TL’ye alan besiciler özel yaptirdiklari biçaklar ile dogradiklari patatesleri yem olarak hayvanlarina yediriyor. Hem daha verimli hem de daha ucuz olan patates, ithal ot ve samandan sonra bölge çiftçisinin adeta umudu oldu. Pasinler Ovasi’nda yetistirilen yüz binlerce ton patatesi satamadiklarini belirten üreticiler, saman sikintisi ile birlikte ucuzda olsu ürünlerini satmanin, besicilerde kaliteli ve ucuz yem bulmanin keyfini çikariyor. Dogu Anadolu Bölgesi’nde yasanan ot ve saman sorununu TBMM gündemine tasiyan ve Gida Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker ile ‘makarna’ polemigine giren CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Pasinler ilçesinde birlikte hayvanlara patates yediren çiftçileri ziyaret ederek ahirlari gezdi, büyükbas hayvanlara nasil patates yedirildigini cep telefonu ile görüntüleyerek , “Bakalim sayin bakan patatesle hayvanlarini beslemek zorunda kalan bu çiftçilerimiz için ne diyecek.” dedi. Öte yandan, ilçede birçok is yeri ve kahvehanelerin camlarina “Hayvanlar için patates bulunur” seklindeki asilan ilanlarda dikkat çekiyor. Bu sene yasanan kuraklik nedeniyle ot ve saman fiyatlarinin asiri arttigi ve bu nedenle hayvanlara kilosu daha ucuz olan, satamadiklari patatesleri yedirdiklerini belirten çiftçiler,”Saman bulamiyoruz. İthal edilen samanlar kalitesiz çikti ve çok pahali biz de mecburen hayvanlarimiza patates yedirmeye basladik. Hem daha ucuz hem de daha kaliteli. Bu arada ilçemizdeki patates üreticileri de satamadiklari ürünlerini ilçe disindan gelen besicilere bile satiyor. Patates bu kis hayvan yemi oldu” diye konustu. Haberi ekleme saati: 00.49-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Satranç İl Birinciligi Turnuvasi Bitti

Ardahan Haberleri Ardahan İl Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügü Ardahan’in kurtulusunun 92. yil dönümü anisina 16-17 Şubat 2013 tarihleri arasinda saat: 10:00′ da Ardahan Valiligi tarafindan yaptirilan yüzme havuzunun üst katindaki Gençlik Merkezinde Satranç turnuvasi yapilmistir. Yapilan faaliyete yaklasik 95 ögrenci katilim saglamis olup, yapilan bu faaliyete Türkiye Satranç Federasyonu Onur Kurulu Üyesi olan Vali Yardimcisi Deniz PİŞKİN, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECi, okul müdürlerive ögrenci velileri izledi. Satranç İl Temsilcisi Murat Sedat IŞIKLI amacimiz satranç bransini Ardahan’ da satranç faaliyetlerini yayginlastirmakdir dedi. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECi; amacimiz ögrencilerin her bransta faaliyetlere katilmasina olanak saglamaktir. ?Satranç Turnuvasinda Derecege Giren Ögrenciler ve Okullari *Minikler: 1. Muhammet Sariçam: Ölçek İlk Ögretim Okulu 2. Mehti Çimen : Çimliçayir İlk Ögretim Okulu 3. Sezer Tasçi : Ölçek İlk Ögretim Okulu *Yildizlar: 1. Özgün Devrim Yilmaz: 23 Şubat İlk Ögretim Okulu 2. Emir Özceylan : 23 Şubat İlk Ögretim Okulu 3. Batuhan Demir : YİBO Gençler : 1. Ahmet Hikmet Aktürk : Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi 2. İdris Çagin : Anadolu Lisesi 3. Murat Dursun : İmamhatip Lisesi Haberi ekleme saati: 00.13-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


YATIRIMCI BEKLERKEN, BAKKALLARLA BULUŞTU!

Ardahan Haberleri **Bakkallarla TKDK yatirim için bulustu!.. İl Tarim ve Kirsal Kalkinmayi Destekleme Kurumu (TKDK) Ardahan’da yatirimcilari beklerken bakkallarla bulustu. Halk Egitim Merkezi Salonunda düzenlenen bilgilendirme toplantisina çiftçiler yogun ilgi gösterdi. Çiftçiler IPARD kirsal kalkinma programlari hakkinda bilgilendirildi. TKDK Ardahan İl Koordinatörü Levent Demirel; Tarim bakanligina bagli bir kurulus olarak 9.basvuru çagri dönemine geldiklerini belirtti. Demirel; Ardahanli yatirimcilarinda AB hibelerinden faydalanmasini arzu ettiklerini ifade ederek sunlari kaydetti; “Bilindigi üzere AB Komisyon denetimi sonrasinda yetki devrini alan Tarim ve Kirsal Kalkinmayi Destekleme Kurumu Ardahan İl Koordinatörlügü 15 Şubat – 15 Mart tarihleri arasinda proje kabulüne basladi. Koordinatörlük bu kapsamda uygulayacagi program ve projelerle; Yerel potansiyel ve kaynaklara dayali olarak kirsal ekonominin rekabet gücünün yükseltilmesi, Gelir ve istihdam imkanlarinin artirilmasi ve çesitlendirilmesi, insan kaynaklarinin ve örgütlenme düzeyinin gelistirilmesi, Fiziki ve sosyal altyapi hizmetlerinin yayginlastirilmasi, etkinlestirilmesi ve yasam kalitesinin iyilestirilmesi, Kirsal çevrenin, dogal ve kültürel varliklarin korunarak gelistirilmesi suretiyle kirsal toplumun refahinin artirilmasi konulari hedeflenmektedir” Proje Basvuru Yönetimi Birimi Kidemli Uzmani, Esra Karan ise, destek verilecek faaliyet alanlari ve bu alanlarda basvuru paketini olusturan proje kalemlerinin neler oldugu, basvuru sartlari, genel uygunluk kriterleri, uygun yatirimlar ve miktarlari, yapim isleri ve makine-ekipman alimi ve sikça sorulan sorulari da içerisine alan konular hakkinda bildi verdi. Proje Basvuru Yönetimi Birimi Kidemli Uzmani, Esra Karan, Tarim ve Kirsal Kalkinmayi Destekleme Kurumunun, Süt ve Et üreten tarimsal isletmeler, Kanatli dahil Süt toplama tesislerinin kurulmasi, Et ve et ürünlerinin islenmesi ve pazarlanmasi, Kanatli Eti Kesimhane, Kanatli Eti İsleme Tesisi, Kirmizi Et Kesimhane, Kirmizi Et İsleme Tesisi, Süt ve süt ürünlerinin islenmesi ve pazarlanmasi, Meyve ve sebzelerin islenmesi ve pazarlanmasi, Su ürünlerinin islenmesi ve pazarlanmasi, Çiftlik faaliyetlerinin çesitlendirilmesi ve gelistirilmesi (Aricilik ve bal üretimi, tibbi ve aromatik bitkiler ve süs bitkileri yetistiriciligi), Yerel ürünler ve mikro isletmelerin gelistirilmesi, Kirsal Turizm, Kültür balikçiliginin gelistirilmesi alanlarinda yapilacak yatirimlara destek verecegini anlatti. Karan ayrica, Destek konulari yapilacak yatirimin yapim isleri, makine-ekipman ve bilgi sistemleri alimi, hizmet alimi ve proje görünürlügünü Kapsadigini söyledi. Hibe orani Et ve Süt Üreten Tarimsal İsletmelere yatirim kapsaminda, yatirimcinin 40 yasin altinda olmasi durumunda % 65’e kadar çikabildigini ifade eden Karan, Diger faaliyet alanlarinda hibe orani % 50 olup uygun harcama kalemlerinde KDV muafiyetine tabi olacaklardir dedi. Haberi ekleme saati: 22.15-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Müftülük muhtarlarla bir araya geldi!..

Ardahan Haberleri Ardahan’in Hanak ilçesinde müftülük köy ve mahalle muhtarlari ile kaynasma toplantisi düzenledi. İlçe Kaymakami Abdulkadir Okay’in da katildigi etkinlige muhtarlarin büyük çogunlugu katildi. İlçe Müftüsü Yusuf Kaya, Diyanet İsleri Baskanligi bünyesinde müftülükler olarak halka din hizmeti götürme noktasinda bir misyon üstlendiklerini ifade ederek, kurumun toplumda ayristirici degil birlestirici rol oynamasiyla adeta çimento vazifesi görevini üstlendigini vurguladi. Bu misyonun geregi olarak toplumun her katmanina ulasabilme gayesiyle ve azmiyle hareket etme gerekliliginin bir neticesi olarak bugün muhtarlarla bir araya geldiklerini ifade eden Kaya, ” Bu programla, beraberce fikir alisverisinde bulunmayi, ibadethanelerimizle ilgili problemleri tespit ederek çözümüne iliskin müzakerelerde bulunmayi ve bu arada da muhtarlarimizin müftülügümüzle ilgili taleplerini alarak degerlendirebilmeyi amaçliyoruz. Bu vesileyle katilimlarindan dolayi basta Kaymakamimiza ve siz degerli muhtarlarima tekrar en kalbi sükranlarimi ifade ediyor ve hos geldiniz diyorum” dedi. Hanak İlçe Kaymakami Abdulkadir Okay ise program vesilesiyle muhtarlarla bir araya gelmesinden dolayi memnuniyetini dile getirdi. Organizeyi gerçeklestiren İlçe Müftülügü’ne tesekkür eden Kaymakam Okay sunlari ifade etti; “Camilerimiz olsun, cemevlerimiz olsun abdesthaneleri ve tuvaletleri düzgün, temiz ve estetik bir mimari tarzda olmalidir. Sizler, ibadethanelerimizde mevcut noksanliklari, mahalli imkanlarla asmaya çalisirken bu konuda Kaymakamlik olarak da üzerimize düseni yapmaya haziriz. Ayrica köy ve mahallelerimizde cami görevlileri ile muhtarlar, kamu hizmetlisi vasfiyla koordineli çalismalari gerekir. Bu tür birlikte faaliyetlerle kamu hizmetleri daha verimli ve daha güzel icra edilir. Arzumuz budur ve bu konuda muhtarlarimiz ve din görevlilerimizin üzerine düsenleri yapacaklarina da inaniyorum. ” Programa katilan muhtarlar, bu tür faaliyetlerin belirli zaman araliklarinda gerçeklesmesinin olumlu sonuçlar meydana getirecegini ifade ettiler. Haberi ekleme saati: 22.10-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Göle’de Lodos, kar, soguk; hepsi bir arada

Ardahan Haberleri Göle her güne farkli bir hava kosuluyla merhaba diyor fakat günü basladigi gibi bitiremiyor. Sabahin erken saatlerinde etkisini hissettiren soguk hava ilerleyen saatlerde yerini günese teslim ediyor. Sicak havayla birlikte eriyen kar ve buzlar sehir merkezinde hemen her noktada su gölcükleri olustururken, aksam saatlerinde yeniden yüzünü gösteren dondurucu soguk ve rüzgar gündüzün günesine aldanan insanlari ve hayvanlari hazirliksiz yakaliyor. Şiddetli lodosun etkili oldugu aksam saatlerinde kuslarin da uçarken zorlandiklari göze çarparken, gökyüzünde yüzlerce kusun hep birlikte hareket etmeleri de güzel görüntüler olusturdu. Bazi vatandaslar ise yalanci bahara aldiris etmeyerek araçlarini mevsim basinda yagan kardan çikarmadi. Daha karin ve soguk havalarin devam edecegi görüsünde olan vatandaslar, karla kapli araçlarini çikarmak için yaz mevsimini beklediklerini ifade ettiler.Lodosun siddetiyle birlikte evlerine gitmek için yola koyulan vatandaslar da lodos sayesinde karin eriyecegini söyleyerek, gündüz saatlerinde etkili olan günesin kimseyi aldatmamasi gerektiginin altini çizdiler. Vatandaslara göre sahte baharin ömrü fazla degil ve eski hesaplara göre belirli günler tüm sogukluguyla Göle’lileri bekliyor. Haberi ekleme saati: 22.09-23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


GOREVENG İÇİN YENİ BİR UMUT MU?!.

Ardahan Haberleri Göle İlçesi Köprülü Beledesi, Büyüksehirler Yasa Tasarisi ile nüfusu 2 Bin altinda oldugu için Köprülü Belediyesi için kapatilma süreci baslamisti.Köprülü Beldesi Büyüksehirler Yasa Tasarisi TBMM görüsüldügü dönemde, komsu köyü Kuzupinari (Komk) köyü, Köprülü Beldesi’ne mahalle olmasi için refarandum yapilmisti.Fakat Cumhurbaskani Yasa Tasarisini Persembe günü onaylamisti.Kuzupinari Köyü Köprülü Beldesi’ne mahalle olmasi için, refarandum Pazar günü yapilmisti. Köprülü Beldesi 3 gün gecikmeyle Belediye kapatilmisti.Ayrica Köprülü Beldesi’nde yasayan vatandaslar Köprülü Belediyesi’nin kapatilmasina karsi, Avukat Aydogan Karakiliç’a vekalet vererek mahkeme süreci baslatti. 19 Şubat sali günü Ankara’da Köprülü Belediyesi gibi refarandum süreciyle birkaç gün gecikmeyle Belediyesi kapatilan, aralarinda Köprülü Belediye Baskani Yildirim Sarikaya’ninda bulundugu 79 Belediye Baskani, Belediyeler Birligi Baskani İBB Baskani Kadir Topbas baskanliginda girisimlerde bulunacaklar. Alinan bilgilere göre Belediye Baskanlari İçisleri Bakani Muammer Güler ve birçok Milletvekili ile beraber diger bakanlarida ziyaret edecekler. Haberi ekleme saati: 23 Şubat 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


SERHAT ŞEHRİM ARDAHAN

Osman Kamaci Eger zamanda yolculuk mümkün olmus olsaydi, kirk yil öncesine, yani bütün degerleriyle yogruldugumuz, vatanin son kalesi ata, dede topragimiz Ardahan için butona basmak için fazla tereddüt geçirmezdim. Geçirmezdim, çünkü hayallerime sekil vermeye basladigim o yillari tekrar yasayarak, havasini solumayi çok ama çok isterdim dogrusu. Ardahan çocukluk ve gençlik yillarimizi keyif alarak yasadigimiz bir degerler sehri… Bu degerler sehrini anlamak için bütün sehir merkezini bir arada görmenin mümkün oldugu muhtesem kalesinin burçlarina çikarak, oradan bir ceylan gibi sessiz ve sakin salinan Kura nehrinin ihtisamina ve Ardahan’in simgesi haline gelen heybetli Rus demir köprüsünün doyumsuz siluetine kusbakisi bakmak yeterlidir. Yillarca askeri birligin koruma ve kullaniminda olan Ardahan kalesi yakin tarihte askerlerin çekilmesiyle halkin ziyaretine açilmis. Bu her ne kadar olumlu bir gelisme olarak kabul görse de, Rus köprüsü için ayni seyleri söylemek mümkün degil. İçerisinden sehrin sebeke suyunu tasiyan borular geçirilerek, simgesel ve tarihsel dokusuna çok büyük zarar verilmis durumda. Bunu hangi mimari zekâ neden yapti, nasil basardi anlamak mümkün degil. Birçok alternatif varken tarihi ve manevi degeri tartisilmaz olan bu yapinin dokusuna böylesine bir kötülük yapmanin mimari zekâyla bir alakasi var mi, onu da anlamis degilim. Bu İnönü Caddesi üzerinde bulunan ve bugün halen sehir kulübü olarak kullanilan tarihi tas yapinin yikilarak yerine betondan saçma sapan bir bina dikmek gibi bir sey. Bu tür tarihi yapilarin Ardahan için büyük önem tasidigini ve Ardahan denince akla gelen simgesel degerler oldugunu neden göremeyiz. Modern mimari çizgileri tasiyan binalarin ardi ardina yükselmeye baslamasiyla sehrimizin yenilendigini görmek elbette sevindiricidir. Ancak sehrin kentsel dönüsümle birlikte yenilenmeye baslandigi bir dönemde, eski tas yapilarin restorasyonu için de gerekli çalismalar baslatilmis olsaydi, yillarca devlet hastanesi olarak kullanilan bina ile Kongre, Maresal Fevzi Çakmak, İnönü ve Atatürk caddeleri üzerinde bulunan birçok tas yapinin içinde bulundugu içler acisi görüntü kirliligi de olmamis olacakti. Ardahan’a mal olmus bu yapilarin adeta kaderlerine terk edilerek, gerekli ilginin gösterilmemesi görsel ve kültürel anlamda önemli bir kayiptir. Bu tarihi yapilara hayat kazandirmak için ilgili mercilerin biraz olsun duyarlilik göstermeleri bu zenginliklerimizin korunmasi adina önemli bir kazanim olacaktir. Ardahan sehir merkezinde saydigimiz bunca olumsuzluga ragmen, elle tutulur güzel seyler de olmuyor degil. Mesela Kura nehri boyunca uzanan ve eski mal meydanindan baslayarak, Rus köprüsü yakinlarina kadar devam eden noktada düzenlenen park alani ile eski mal meydaninin oldugu alana yapilan kapali halk pazari yeri ve çevre düzenlemesi kayda deger önemde çalismalar olarak göze çarpiyor. Bu çalismalarin önemini, özellikle Kura nehrinin kenarina yapilan park ve yürüyüs alaninda daha net görmek mümkün. Millet bahçesinden baska gezi alani olmayan sehrimizde böyle bir parkin ve yürüyüs bandinin olusturulmasi önemli bir kazançtir. Yeni kurulan Üniversitesinden dolayi büyük bir ögrenci kitlesine ev sahipligi yapan Ardahan’in bu tür sosyal alanlara çok ihtiyaci oldugu elbette su götürmez bir gerçektir. Ardahan Belediyesinin bu alandaki çalismalar için göstermis oldugu hassasiyeti, nedense senelerdir insaat sahasina çevirdigi Millet bahçesinin düzenlenmesi için gösteremedi. Uzun çalismalardan sonra ancak 2012 yilinin son diliminde bitirilebildi. Aldigimiz duyumlara göre taseron firmalarin keyfi hareket etmesinden kaynakli bir gecikme neticesinde bitirilemedigi yönündeydi. Eger böyle bir nedenle geciktirildiyse ihale sartnamesindeki yaptirimlar uygulandi mi çok merak ediyorum? Çünkü Ardahanlilarin dinlenmek için bir araya gelebildigi tek yer olmasi itibariyla hayati bir sahip olan bu park, adeta çarsinin oksijen çadiridir. Diger bir konu ise Kura nehrinin kenarinda bulunan eski mal meydanin sehir disina tasinmasi meselesidir. Bu sehir merkezinde yasayan insanlarin sosyal yasam kalitesini artirmasi açisinda önemli bir projedir. Ancak üstünkörü ve alt yapisi hazirlanmadan hizmet vermeye baslamasiyla birlikte birçok sikintiyi da beraberinde getirmis durumdadir. Çünkü çevre yolunun çok yakinina kurulmasindan dolayi büyük bir trafik karmasasina neden olmaktadir. Pazar yerine hayvanlarini getiren insanlar mecburen çevre yolunu veya civarlarini kullanmak zorunda. Durum böyle olunca, çevre yolunu kullanan araç sürücüleri için kaza geliyorum diye bagiriyor. Acilen buraya bir çözüm bulunmasi gerekiyor. Örnegin çevreyolu ile mal meydani arasinda bir alt geçit yapilarak bu sorun ortadan kaldirilabilir. Böylece çevre yolu sürücüler için korku yolu olmaktan çikar. Aksi halde bu yolda daha çok kazalar görürüz, ah vahlar çekerek. İki gün sonra 23 Şubat Ardahan’in düsmandan kurtulusunun 92. yili… İste bunun için zamanda yolculuk mümkün olmus olsaydi, kirk yil önce elimize geçirdigimiz bayraklari askerlerin geçit töreninde nasil coskuyla salladigimizi görmek ve duyumsadigimiz sevinci tekrar yasamak hissiyle butona basmak için tereddüt geçirmezdim diyorum. O zaman Her sey ne kadar yerli yerindeydi ve yine her sey ne kadar sorunsuzdu, ortaklastirarak paylastigimiz tertemiz duygular gibi… Güzel Ardahan’imizin düsmandan kurtulusunun 92. yili kutlu olsun…



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Çildir’in Kurtulusu../Hilal Demirkaya

Hilal Demirkaya 24 Şubat 2013 günü vatan topraklarina katilisinin 92. yil dönümünü kutlayacagimiz sirin ilçemiz Çildir’in ekonomik kurtulusunun nasil olacagini düsünürken, halen açilmayan Aktas Gümrük kapisi gözlerimin önüne geliyor.. Evet 50 yildan fazladir açildi, açilacak denilip, bir türlü açilmayan Aktas Gümrük kapisi gibi bugün üzeri buzlarla kapli olan ve altinda yüzüp, dünya rekoru kirilmasi hedeflenen Çildir Gölünün etrafi da tarizime açilmadi bir türlü.. Bugün askida olan ve indirilmesine kisa bir süre kalan çildir Gölü Kiyi Çizgisinin halen genisletilmedigi ve turizm yatirimina açilmadigini düsünürken, Çildir’in ekonomik olarak nasil kurtulacagini bir türlü çözemiyorum.. Yani basinda geçen Kars-Tiflis Bakü Demiryolunun Çildir’a ne katacagini da düsünürken üzerinde yapilacagi söylenen lojistik merkezinin Kars sinirlarina kaptirildigini hatirliyordum.. Gürcistan ve Ermenistan’a komsu bir ilçenin Gürcistan’la olan sinirini çizen Aktas Gölü gibi diger onca dogal ve tarihi hazineye sahip Çildir’in ekonomik olarak nasil olup kurtulacagini düsünüp, dururken, Çildir’in düsmandan kurtulmasi için mücadele eden en önemli isimin, Asiksenlik’in ismini tasiyan Sugara Beldesinin belediyesinin kapatildigini hatirliyordum, üzülerek.. **Ne yazmistik, Ne oldu?!. Çildir.. Gürcistan ve Ermenistan’a komsu, Ankara’nin gözünden irak.. Çildir Gölü gibi üzeri kislari donan Aktas Gölüne ve yolu yapilsa da, halen isiklandirilmayan Şeytan Kalesi isimli tarihi bir esere sahip.. Yetmedi, İpekdemiryolunun yerini alacak olan Kars-Tflis-Bakü Demiryolu geçmek üzere olan bir sinir ilçesi.. Tanitilmasi için iki önemli yaz festivalinin yani sira birde kis etkinlikleri yapilir.. Ve 24 Şubat’ta vatan topraklarina katilisinin 92 yil dönümünü kutlayacak Aktas Gümlrük Kapisi gibi önemli bir kapiya sahip Çildir.. Evet yetmez bunlar birde degisik yönde tanitalim Çildir’i dedik, donmus gölün buzlari altinda yüzerek.. Ama malesef yüzecem diye gelip, yüzemediler.. Biliyorduk ve geçen sayida yazmistik. İste o dedigimiz de oldu..
























 




Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin











SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


TEMPO TV’de


canlı olarak sunduğu


‘Gazetecilerle Gündem’


sizde konuksunuz..



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?


KONGRESİNE KİMSENİN KATILMADIĞI SERHAT ARDAHAN SPOR ORTADA ve BAŞKAN ADAYI ÇIKMADI, BAŞSIZ KALDI!..

 Delege gelmedi, Aday çıkmadı, seçim yapılamadı!.. SERHAT SAHİPSİZ.. Başkanı olmayan yönetimin tümünün istifa ettiği Serhat Ardahan Spor gittiği kongresine  delege gitmedi,istifa eden yönetim gitmedi, başkan adayı çıkmayınca da sahipsiz ortada kaldı. Bölgesel Amatör Liginin başlamasına kısa bir zaman kalan şu günlerde ne başkanı, ne yönetimi ne de futbolcuları olmayan Ardahan’ın BAL Ligi temsilcisi Serhat Ardahan Spor’un kongresine de kimse gitmeyince, başkanda seçilemedi yönetimde. Dün beklenen çoğunluğu sağlayamayınca bugüne ertelenen Serhat Ardahan Kongresinin yapılacağı söylenen salona delegenin yanı sıra spor sevenlerinde katılmadığı ve kimsenin başkanlığa, yönetime talip olmadığı öğrenilirken adeta ortada kalan Serhat Ardahan Spor’un yapamadığı kongresi yüzünden kayyuma devri gündeme geldi. Dernekler masasının yanı sıra İl Spor Müdürlüğü, Ardahan Valiliğin, Belediyesinin nasıl bir adım atacağı bilinmezken kimsenin kongresine katılmadığı başkan ve yönetimine aday çıkmadığı, başkanı ve yönetimi seçilemeyen takımın bu içler acısı haliyle ilgilenilmesi beklenilmektedir.







MİLYONLUK KONSERLERLE


KUTLANAN ZAFER..


Gündemi takip etmekte zorlanıp, yorulduğumuzdan mı yoksa artık gına getiren sıcaklardan mı belki de onca ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi üniversite adayı son beşiğim Nazo’nun da aralarında olduğu öğrenci yükünü omuzlarımıza yükleyen açılmak üzere olan okullar mı bilmem ama herkeste olduğu gibi bende de bir metal yorgunluk duraklaması var.

Evet, yazılmayı, görüntülemeyi bekleyen onca haberlik gündemi takip etmekten, bu kadar ağır siyasi ve sosyal baskılar yetmezmiş gibi tüm ülkeyi bunaltan ekonomik sıkıntıları aşma çabası içinde haberlerimizi özgürce yayınlamak için reklam çalışmaları dahil birçok çalışma, çabalar içindeyken resmi bayram ve törenleri de takip ediyor, buralarda yaşananları bir de gazetecilik gözüyle kamuoyuna aktarma stresi içinde koştururken 101. yıl dönümü kutlanan Zafer Bayramı nedeniyle kendimi konser meydanlarında bulup, bir hayli yorulduğumu ancak anlıyorum.

Çünkü sabah saatlerinde gerçekleşen resmi çelenk koyma töreni ardından konulduğu gibi kaldırılan çelenkleri getirenlerin o çelenkleri sırtlayıp, geldikleri gibi gittikleri Zafer Bayramı Kutlamaları akşamı rastladığım bir kutlamada müziklerden çok şamatayı ve o şamataya gaz veren belediye başkanlarının selfi çekimlerini izlemeye dalıyor, kulakları mahveden seslere rağmen adeta kalkan olan bir düşünce aklıma takılıyor.




Çünkü gerçek adı ‘Büyük Taarruz’ olan zaferin nasıl, hangi yok imkanlarla kazanıldığına bakıp, bugün yapılan kutlamalarla karşılaştırınca birilerinin derdinin zafer falan değil, kendi siyasi görüşlerine yakın sanatçı tayfası aracılığıyla büyük oranda ‘Gider’ faturaları kestiğini hissediyor ve bal olmadan gerçekleşen memleketimdeki bal festivalinde 5 türkü karşılığında 500 bin lirayı almanın sarhoşluğuyla yerinden kalkamayan O sanatçı ve geride kalan ayın son gününde o kalabalıklarda ne söyledikleri çokta anlaşılmayan ünlü, ünsüz sanatçıların bu zaferi kaç TL’ye kutladıklarının sorulması gerekmez mi diyordum.

Bilmem ama Erdoğan’ın Saray’da, muhalefetin yoksul ve gelişi güzel yapılaşma içinde boğulan kent meydanlarında 101. Yıl Dönümünü kutladığı ve adına Zafer Bayramı denen gerçek adı ‘Büyük Taarruz’ olan yıldönümünde başta sanatçılara olmak üzere o konserlere, kutlamalara harcanan faturaları birileri kamuoyuna açıklar mı bilmem ama bu ve buna benzer bayramların millikten çok maddiyeti öne alanlar eşliğinde kutlandığı bir gerçektir.

Yalansa gidin sorun şu 7 ay sonra seçilip, seçilmeyecekleri ama aday edilip, edilmeyecekleri çokta belli olmayan İmamoğlu’ndan sonra Yavaş’ında yeniden aday olacaklarını açıkladıkları o belediyelere ve başkanlarınıza..





    arşiv haber 15/04/2013 tarihli haber/yorum








Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Gazeteci Fakir Yilmaz’in twitter adresi.. twitter.com/fakir_yilmaz

Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin