ORGANLARI İLE BİRLİKTE ÖLDÜ!

BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ,


 


ORGANLARI CAN OLMAYA DİRENİYOR!


*Arşiv haber 25/09/2019 tarihli haber


Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay ardından başına sıktığı silah ile ağır yaralanan ve beyin ölümünün gerçekleştiği öğrenilen Burak Yıldız’ın organlarının organ bekleyen canlara hayat olmasını isteyen doktorlar aileyi aşamıyor. Hala yoğun bakımda olan ve beyin ölümü gerçekleşen Yıldız’ın organlarını hayata bağlanmak isteyenlere verilmek üzere bağışlanmasını istendiği ancak Burak Yıldız’ın anne ve babasının çocuklarının hayata döneceği umuduyla bu isteme karşı çıktıklarım öğrenildi.


 


KENDİSİNİ SİLAHLA


 


VURARAK İNTİHAR ETTİ!


*Arşiv Haber 24/09/2019 Tarihli Haber


İntihar vakaların da ilk sıralarda olan Ardahan’da yine bir intihar yaşandı. Alınan bilgilere göre Ardahan Merkeze bağlı Gölgeli (Sığırpert) köylü Burak Yıldız (22) bilinmeyen bir neden ile başına dayadığı silahı ateşleyerek hayatına son verdi. Ardahan’da telefonculuk yaptığı öğrenilen bir ailenin çocuğu olduğu öğrenilen Burak Yıldız’ın kalbi durmuş halde hastaneye kaldırıldığı ve yoğun bakıma alındığı ancak haya dönüşünde umudun olmadığı alınan bilgiler arasında oldu.


ORGANLARI İLE BİRLİKTE ÖLDÜ!


Ardahan İntihar Vakaları İle Önde..


*Arşiv 22/09/2019 Tarihli Haber


Türkiye verilerine göre ölümle sonuçlanan intihar sayısında artışın başını Kars, Ardahan ve Karaman çekiyor. En düşük illerse Çankırı, Rize ve Kilis. İntihar edenlerin yüzde 72.7’sini erkekler, yüzde 27.3’ünü kadınlar oluşturuyor.


**İntihar rakamlarında dikkat çeken üç il..


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her 40 saniyede bir kişi intihar ediyor. Türkiye verilerine göre de intihar sayısında artışın başını Kars, Ardahan ve Karaman çekiyor. Giderek büyüyen bir sorun olan intiharlara ilişkin uluslararası bir çalıştayla çözüm aranacak.


Hem dünya hem de Türkiye’de giderek büyüyen bir sorun olan intiharları durdurmak için 4-5 Kasım tarihlerinde İstanbul’daki Uluslararası İntiharı Önleme Çalıştayı’nda çözüm yolları aranacak. KÜLT (Kültür Toplum ve Aile Vakfı) Vakfı’nın düzenlediği çalıştayda,  “Hayata Bağlan” adlı projenin ilk adımı atılacak.


KÜLT Vakfı Başkanı çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Gülşen Öztürk, “İntihar yazıp araştırma yapıldığında görülen bir gerçek bizi harekete geçirdi. Aramalar üst sıralarda. İntihar sıklığı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek yükseliyor. Her intihar hazırlık gerektiriyor. Buna dayanarak hazırladığımız eylem planlarından biri de iyi işleyecek telefon destek hattı” diye konuştu.


İntihar edenlerin yüzde 73’ü erkek


Türkiye verilerine göre ölümle sonuçlanan intihar sayısında artışın başını Kars, Ardahan ve Karaman çekiyor. En düşük illerse Çankırı, Rize ve Kilis. İntihar edenlerin yüzde 72.7’sini erkekler, yüzde 27.3’ünü kadınlar oluşturuyor.


Yine intihar edenlerin yüzde 50.5’i evli, yüzde 37.7’si hiç evlenmemiş. Yüzde 23.7’si ilkokul mezunu. İntiharlarla ilgili veriler ülkeden ülkeye değişiyor. Mesela Amerika’da 15-24 yaş grubunda artış tespit edilirken, Avrupa’da yalnız yaşayanlarda 11 kat daha sık görülüyor. Yapılan araştırmalar dinin “durdurucu- engelleyici” olduğunu gösteriyor. İntiharı kınayan ve yasaklayan İslam dini ve Katolik mezhebinde intihar oranları daha düşük.  İntiharı (harakiri) “onurlu bir davranış” sayan Japonya’da ise intihar hızı yüksek. Dünya genelinde en yüksek intihar oranı Avrupa’da, en düşük oran ise Doğu Akdeniz’de oluyor.


“Önce zarar görme”


Batman’da Dr. Engin Karakuş, Adana’da Dr. Ece Ceyda Güdemek, İstanbul’da tıp fakültesi öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu’nun yaşamına aynı gün son vermesi hekimlerin kötü eğitim ve çalışma koşullarına bir kez daha dikkati çekti.


İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Dr. İncilay Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre, 10 yılda iş yükü 5 kat artan sağlık çalışanlarında tükenmişlik oranı yüzde 24. Yüzde 69’u mobbinge uğradığını ifade ediyor. Sağlık çalışanlarının yüzde 65’i ‘imkanım olsaydı ben bu mesleği değiştirirdim’ diyor. 33 saati aşan nöbetler, 100 saati aşan haftalık çalışma saatleri, 5 dakikada bir hasta bakma zorunluluğu hekimleri tüketiyor. Son 5 yılda Beyaz Kod’a 46 bini aşan şiddet başvurusu yapıldı. Sadece son 10 yılda 215 sağlık çalışanı iş cinayetleri, uğradıkları şiddet, yaşadıkları baskı ve mobbing, tüketen çalışma koşulları sebepleriyle yaşamdan kopartıldı.


Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye Psikiyatri Derneği de başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri, hekimlerin çığlığını duymaya, hayatlarını sonlandırmaya götüren koşullara ilgisiz kalmamaya çağırdı. TTB ve TPD’den yapılan ortak açıklamada intiharın önlenebilir bir davranış olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri, meslektaşlarımızın çığlığını duymaya, hayatlarını sonlandırmaya götüren koşullara ilgisiz kalmamaya davet ediyoruz. ‘Önce zarar verme’ ilkesi ile başladığımız beyaz önlüklü hayatımıza ‘Önce zarar görme’ ile devam etmek istemiyoruz” denildi.


**BAŞINA SIKTI, İNTİHAR ETTİ!


*13/04/2016 Tarihli Haber


Ardahan’ın önemli sorunlarından bir yenisi daha yaşanırken, bu kez bir kişi başına sıktığı silah ile intihar ederek hayatına son verdi..


Geçtiğimiz ay için yaşanan iki intihar olayı ardından Nisan ayının ikinci haftasında da bir kişi daha intihar etti.


Alınan bilgilere göre Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürlüğünde çalışan Mersin Doğumlu Erdem Yavuz isimli bir görevlinin yakını olduğu öğrenilen Murat Yavuz adlı şahıs girdiği bunalım sonucu kafasına sıktığı silah ile intihar etti.


KENDÄ°SÄ°NÄ° SÄ°LAHLA VURARAK Ä°NTÄ°HAR ETTÄ°!


Ardahanlılar Sizi Kim Yarattı?








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Olağanüstü bir tempo ile Ardahan Günlerinde hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonunun bu çabasının farkına varamayan yada varıpta göz ardı edenlere bir sorum olacak..

Hey beyler, bayanlar!..

Gerçekten merak ediyorum..

Sizi kim yarattı acaba?

Evet, tüm varlığı olduğu gibi bizi de Allah yarattı diyerek bu soruma cevap verip, geçebilirsiniz..

Ancak benim de inandığım ve varlığına inandığım Allah’ın yarattığı biz insanlara birde sen Ardahanlısın, sen Sinoplu, sende Mardinlisin dediğini de unutmamak gerek..

Ve Ardahanlıysan Ardahanlılığını yap, memleketten, toplumuna, insanına, ülkene, ceddine sahipçıkta diyen Allah yarattıklarını yarattığı toplumuna faydalı olmasını da emir eder..

Yani Ardahanlıyım demekle Ardahanlı olunmadığını ve Ardahanlılığı yerine getirmek gerektiğini de bilmemizi ister..

Yani Ardahan adı üzerinden siyaset, ticaret yapanların bugün Ardahan için yapılan en samimi çalışmalarda birinin anında olmakta bir görev olmalıdır..

Peki bunlar kimler diyecek olursak..

Önce sen şu an bu yazıyı okuyan Ardahanlı bay yada bayan Ardahanlı hemşehrim neredesin, neden bu önemli etkinlikte ‘Ben ne yapabilirim’ demezsin?

Sonra;

Saffet Kaya Ardahan’ı çok sevdiğini belirten ama bugün ortada olmayan..

Ensar Öğüt Gebze’de yıllarca politika yapmasına karşın partisinden delege olamayıp, Ardahan’a gelip 3 dönem vekillik yapan,

Faruk Demir Öcalan’ında yakalanmasıyla esen Ecevit iktidarından Kenan Altun gibi vekil fırsatı yakalayan Ardahan sevdalıları değilmiler?

Ya yıllarca Ardahanlıların oyu ile milletvekili olan İsmet Atalay?

Ve nice diğerleri bugün yani 24-25-26 Kasım 2017 Günleri İstanbul Maltepe’de gerçekleştirilmeye çalışılan Ardahan’ı tanıtma Günleri başka kentin, başka memleketin tanıtılma günü mü de bunlar ortada yoklar?

Evet beyler, bayanlar toprağından yaratıldığınız Ardahan Günleri için siz ne yapıyor, neden kenarda izliyor ve niye bu önemli etkinliğe ‘Benim ne gibi bir katkım olur! demezsiniz..

Cumhurbaşkanının baş danışmanlarından olana kadar Ardahan’ı ağzında düşürmeyen, hatta Ardahan’dan milletvekili adayı olup ben,imde oyumu alan Yalçın Topçu sen neredesin ve niye bu önemli günde telefonlara bile çıkmaz, mesajlara niye cevap vermezsiniz?

Bilmem ama yine sorumu sorup konuyu kapatacağım..

He Ardahanlı hemşehrim

Gerçekten sizi kim yarattı?

Ardahanlı olmak bu mu?

Ardahan’ı sevmek bumu?

Yoksa illahki milletvekili, başkan mı olmanız gerek Ardahan sevdasını ortaya koymanız için..

Ne diyem artık bilmem ama sizi sizi yaratan Allah’a havale etmekte öteye..



**Ardahan’ın Düğünü Var..

24-25-25 Tarihleri arasında bir ilk ki daha gerçekleştirecek olan Ardahan Dernekler Federasyonunun organize ettiği Ankara, Bursa, Göle, Çıldır, Damal, Hoçvan ve Ardahan İL, İlçe, Köy Derneklerinin hep birlikte omuz verdiği Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde yani Ardahan’ın düğününe Ardahan’da el atılacak mı?

Evet, Kasım atının 24’ünde başlayıp, 26’sın da bitirilmesi hedeflenen Ardahan’ı Tanıtma Günler Etkinliği kadar en çok merak edilen konuların başında gelen diğer bir konuda bu düğüne Ardahan esnafı, onları temsil eden kurumlar 24-25-26 Kasım Günleri İstanbul Maltepe Sahiline gerçekleşecek olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerine katılıp, katılmayacaklarıdır..

Yani Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi, Ardahan STK’larının yanında Ardahan’da ki esnafın bu etkinliğe katılıp, katılmayacakları konusunda sorular sorulmakta..

Benim saçma gördüğüm ve bu tanıtım günlerinin asıl malın sahibinin, muhatabının, Ardahan ve Ardahandakiler olduğunu yani bu tanıtımın İstanbul’da ki Ardahanlılardan çok hala Kars’ın gölgesinde kalmaya devam eden Ardahan’ın olduğunu belirttiğim bu günlerin tüm Ardahanlıların olduğunu defalarca dile getirmiş, yazmıştım.

Ve öyledir de..

Milletin,

Vekilin,

Valilinin,

Belediye Başkanlarının,

Muhtarların,

Gazetecilerin, 

Hatta Ardahan sevdalıların sevdasını kıskanıp, onları engellemeye çalışan Ardahanlıların günü de olan 24-25-26 Kasım 2017 Tarihinde ki Ardahan Günleri yani Ardahan Düğününe hep beraber, kol kola gideceğiz,

yapacağız ve anlımızın teri ile bu dev organizasyondan çıkacağız..



**Ardahan’ın Adını Öne Çıkarmak Gerek..


Cumhuriyet’in 94 nci yıl dönümü kutlanan ülkemde ilk cumhuriyet devlet fikrinin Ardahan’dan çıkıp daha sonra bu ülkenin kurucusu tarafından da benimsenip, ulusun yönetim şekli olarak ilan edildiğini biliyor musunuz?

Bilmem ama birileri hala Ardahan’ı görmezden gelip, Ardahan Dernekler Federasyonun ve Ardahanlıların ret ettiği KAI; KAISİAD; KAIFED adı altında ki saçma sapan oluşumlar ile Ardahan’ın adını gölgelemeye devam eder durur.

Karslıların kutlaması gereken ve başta biz Ardahanlılar başta olmak üzere 80 vilayetin de kutlaması gereken 30 Ekim Kars’ın kurtuluşunu Ardahanlı olan sözde dernek başkanları tarafından kutlanmaya çalışılması da Ardahan adını gölgeleyen bir durumdur..

İlk olarak Ardahan’da geçmesine karşın Ardahan’ın adının anılmadığı tren yolu da birileri gibi Ardahan’ı ötelediğini görmekteyiz..

Çünkü adı Kars-Tiflis-Bakü konulan ama ilk olarak Ardahan sınırlarında temeli atılan bu tren yolu ile ilgili haberlerde de Ardahan’ın adını göremezsiniz..

Halbuki aynı tren yolu üzerinde bulunan tünel, en önemli güzergah Ardahan sınırları içinde geçerek Gürcistan’a buradan Azerbaycan’a ulaşmakta..

İşte bu nedenledir ki ; Ardahan’ın bu memleketin 75 plakalı Gürcistan ve Ermenistan’a komşu bir vilayet olduğunu anlatmaya çalışır, Ardahan diye bir İL’in olduğunu başta KAI, KAISİAD; KAIFİAD denen saçmalıklar içinde kendilerine başkan dedirtmeye çalışan Ardahanlılara olmak üzere herkese anlatmaya çalışır ve Ardahan’ın adını gölgelemeyin diye avazımızın çıktığı kadar bağırırız..

Ve yine bu nedenledir ki 24-25-26 Kasım 2017 Günlerinde ülkenin en büyük kenti ve metropolü olan İstanbul’un dağına, taşına Ardahan’ın adını yazdırmak için kendimiz paralar ve bu yönde attığımız adımları tüm Ardahanlıların desteği ile sonuçlandırmaya çalışırız..

Yani kısacası başta Ardahanlıyım deyip, sadece öne çıkmak, bana başkan desinler diye başkaları için kendilerini paralayanlara diyeceğizimiz tek şey artık bırakın şu KAI, KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkların eteklerine yapışmayı da kendi memleketiniz, tanınmaya, tanıtılmaya muhtaç Ardahan’ın adını öne çıkarmak için verilen m

mücadeleye destek olun..

Ardahan’ın adını öne çıkarın..



**Cumhuriyet nedir?


Cumhuriyet ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir..

Peki bugün bu anlamı taşıyan bir devlet biçimi var mı?

Tabi ki var ve bunun başında Türkiye çekiyor diyeceksiniz hemen demi?..

Yani bir ulusun egemenliğini kendi elinde tuttuğu, ama dolar, silah, petrol ve diğer bir çok konuda başkalarının eli olmadan bir devlet..

Ve bu devleti halkın kendi içinde, kendisi delege olup, önerdiği ardından seçtiği milletvekilleri aracılığıyla yönetiği bir devlet biçim var derken bunun genel başkan, genel merkez yada hatırı geçenlerin adamları olarak algılamaya neden olmamak gerek..

Yani cumhuriyet barışık olmayan bir ülke ve dünya bizar zor sanki..

Ama sözlük anlamı;

Cumhuriyet ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir.. diyor..

Sizce öyle bir ülke var mı yoksa İran’ın da cumhuriyetle idare edildiğini belirtip, cumhuriyeti istediğin gibi kullanan güçlere göre mi cumhuriyet..

Halbuki bu ülkeyi kuranlar ve yönetim biçimi cumhuriyetti diyenler bile cumhuriyetin sözlük anlamına yakında olsa bir anlayış sergilemediğini görür ve yaşarız..

Peki cumhuriyetin tam anlamı ile yaşatılması için verilen mücadeleyi yok sayıp, yerine başka yönetim yada İran mollasının aklına uymakta cumhuriyet mi sebeb oluyor?..

Bilmem ama benim bugün yaşadığım ülkemde cumhuriyeti gerçek anlamda hayata yansıması için çokta çaba sarf edilmediği yönünde ciddi kaygılarım var..

Sizi bilmem..



**AK Parti, Yeni Parti, Eski Parti..


Kürtlerin olmadığı siyasi oluşumların ne kadar başarılı olduğunu eski parti olarak bilinen Cumhuriyet Halk Partisi’ne baktığımızda gördüğümüz şu günlerde yeni bir parti daha kuruldu..

Fetoya küfür ederek işe başlayan partinin adı da İyi Parti..

Yani partinın adı İyi ise;

Peki bunların en güçlü rakibi olan ve tüm karşıt çıkış, yıpratılma, 15 Temmuz Darbe girişimi gibi engelleme teşebüslerine karşın hala iktidar olan AK Parti ve başta genel başkanları olmak üzere binlerce siyasetçisinin tutuklanıp, aylar, hatta yıllara gelinmesine karşın hala dimdik duran ve oylarını korumaya devam eden HDP ne oluyor?

CHP gibi eski partimi oluyorlar?.

Vallahi bilmem ama iyi deyip yola çıkan partinin şimdiden eskidiğini söyleyebilirim..

Çünkü adı iyi de olsa eskilerden hem de başta Kürtlere olmak üzere tüm ülkede ki seçmene çokta eskilerden oluşan ve en önemlisi MHP ve BBP uyumlu kişilerden oluşan bir kadro..

Yani ilk seçimde alacağı oyu hemen diyeyim..

%2.3

Belkide daha az..

Çünkü Akşener hanım başta olmak üzere hemen hepsinin yüzü benim yüzüm gibi eskimiş, belkide gına getirmiş olan siyasilerden oluşan bir kadrodan..

Yani adı Yeni Parti olan bu yeni parti 24-25-26 Kasım Günlerin de ilkini gerçekleştireceğimiz Ardahan’ı Tanıtma Günleri heyecanı kadar bir seçmen olan beni dahil çevremdekilerini de heyecanlandırmadığını gördüğüm bu partiye diyeceğim tek şey hayırlı olsun..