Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de
4 Dönemdir AK Parti’den Ardahan Milletvekilliğ yapan Göleli Prof. Dr. Orhan Atalay, geldiği ilçesinde Filizli (Sivin), Dengeli (Abur), Dölekçayır (Pulunur)ve Kızılgedik Gedik (Lağustan) ve Çalıdere (Mıhkerek) köylerinin sıcak asfalt açılışlarına katılırken, Köprülü Beldesindeki yatırımları denetleyerek yakını olan AK Partili Başkan Yücel Akkoç’tan bilgi alıp, bölgede ki çalışmaları inceledikten sonra hakkında öne sürülen ‘yakın kayırma’ iddialarına açıklama yaparken Atalay ailesinden bir fertte ‘Orhan Atalay 3-5 Kız Kardeşinin Çocuklarının Dışında Atalaylara Hiçbir Faydası Olmayan Biri!..’ başlığı ile ilginç bir açıklama yaptı.
Aynı zaman Ardahan Üniversitesine olan Erkan Atalay aynı aileden olan ancak kendisine yakın aile fertlerinden başkasına faydası olmadığını belirttiği Orhan Atalay’ın kız kardeşlerinin yakınlarından başka kimseye faydası olmadığı, kamu kurumlarında bulunan Atalay soy isimli insanlarında gerek diplomaları gerekse girdikleri sınavlarda kendi çabaları ile bulundukları yerleri hak ettikleri için oralarda olduklarını belirtti.
Erkan Atalay’ın aşağıdaki mesajla ile diler getirdiği sıkıntısını ‘Orhan Atalay 3-5 kız kardeşinin çocuklarının dışında Atalaylara hiçbir faydası olmayan biri iken sırf soy isim ve akrabalıkla bizleri niye yan yana getiriyorsunuz?’ diyerek Atalay aile fertlerini zan altında bırakan ve üzen bu yönde ki haber ve yorum yapanlara sitem etmesi dikkat çekti.
İşte, ‘Bu şehirde tüm kilit yelerde aynı soyadı var: Atalay’ başlıklı o haberlerden sonra Erkan Atalay’ın sanal ortamda yaptığı yorum;
‘Kritik kamu kurumlarındaki tüm alımlarda Atalay’ın akrabaları öne çıkıyor. Soru-1 bu listedeki hangi kişi kritik bir görevde?
Soru-2 Orhan Atalay bu kişilerden kaç tanesinin işe girmesine vesile olmuş?
Soru-3 ehliyet ve liyakat nedir ve hangisi bu kriterlere uymuyor? Soru-4 Orhan Atalay mivekili diye Atalaylar kamuda işe girmeyecek mi?
Soru-5 Atalay’ın vekilliği süresince Ardahan da 3-5 bin kişi işe girmişken 3-5 Atalaymı ehliyetsiz-liyakatsız ya da hak etmiyor?
Şeref hasiyetten yoksun insanlar ancak iftira ederler o kişilerden birisi benim 3 tane üniversiteden diplomam var ve ben 1997 Ardahan valiliğinin açmış olduğu sınavda 1 olarak Ardahan İl Sağlık Müdürlğünde işe girdim. 2013 yeni kurulan üniversitemize dönemin rektörünün atamasıyal fakülte sekreteri unvanını aldım ve hala o aynı yerde Şube Müdür Vekili olarak kızak bir görevde görev yapıyorum.
İbrahim Atalay tane diploması olan ve kpss puanıyla Yıldız Teknik Üniversitesine 2010 yılında atanmış ve daha sonra naklen tayin ile kendi iline gelmiş birisi.
Emrah Atalay uzman çavuşluktan 657 sayılı Devlet Memuru Kanununun 97. Maddesine binaen İl Özel idaresine geçiş yapmış biri.
Cansu Güngör Ardahanl,Çevre Mühendisi olarak İl Özel İdaresinde çalışırken Emrah Atalay ile evlenme sonucu Atalay soy ismini almış biri.
Ümit Atalay kpss puanıyla öğretmen olarak atanmış ve çalıştığı Koyunlu (Gündik) ilk öğretim okulunda müdür vekilliği yaparak kendi okulunu başarıya koşturan bir öğretmen ve bir önceki lgs sınavların da bunu gösteren birisi.
İbrahim Alabay Orhan Atalay milletvekil olmadan önce Cengiz Çapan’ın ilçe başkanlığı döneminde hizmetli olarak taşeron kadrodan işe giren ve kanun hükmünde kararname ile kadro alan biri.
Ali Atalay şirket personeli.
Ruhi İslam Atalay İl Özel İdaresinde şirket personeli. Geriye 2 kız kardeşinin çocuğu var onlarda kıytırıktan görevlerdeyken nasıl oluyor da Atalay’lar kritik görevlere atanmış oluyor? İnsan bunları haberleştirirken araştırır-soruşturur, elini vicdanına koyar öyle yazar. Atalay soy ismine mensup bireylerin birçoğu çok iyi fakültelerden mezun olmuş insanlardır, Karalayacağınıza kendinize örnek alın. Ben şimdi hasiyet ve şereften yoksun olan sırf soy isme çamur atmak için yazanlara kendi çocuklarım üzerinden soracağım.
Madem bu Orhan Atalay sadece aile mensuplarını işe yerleştiriyor bir çocuğum Konya Teknik Üni. İnşaat mezunu ve 5 yıldır işsiz… Bir çocuğum Mimar ve işsiz.. Bir çocuğumda okumadı, lise mezunu. O da inşaatlarda 1 ay öncesine kadar elektrik işinde 3-5 kuruşa çalışıyordu, 1 aydır işten çıkarıldı ve evde boş yatıyor.
Sorarım size hasiyet yoksunları konu dediğiniz gibiyse benim 3 çocuğum neden boş ki? Çocuklarımın ehliyet liyakatine kaç kişiniz yetişebiliyorsunuz. Orhan Atalay 3-5 kız kardeşinin çocuklarının dışında Atalaylara hiçbir faydası olmayan biri iken sırf soy isim ve akrabalıkla bizleri niye yan yana getiriyorsunuz. Yasal haklarımı Oda tv ve Mahir Doğu için saklı tutuyorum.’
Erkan Atalay
ORHAN ATALAY: Ne il ne de ilçe
belediyelerine tek bir yakınım alınmamıştır.’
Öte yandan belediye kelimesinin içinde olmadığı ‘Bu şehirde tüm kilit yelerde aynı soyadı var: Atalay’ başlıklı haberlerle kendisi hakkında öne sürülen iddiaları ‘ Ne il ne de ilçe belediyelerine tek bir yakınım alınmamıştır.’ açıklama yapması dikkat çekti.
Hakkında öne sürülen haberler ardından geldiği ilçesi Göle’de konu hakkında açıklamalarda bulunan ve Ardahan’da 4 Dönemdir Ardahan’da AK Parti Milletvekilliği yapan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yerel basına yansıyan açıklaması şöyle;
AK Partili Atalay, ‘Ne il ne de ilçe belediyelerinin hiçbirine soyadımı taşıyan veya sıhriyetten tek bir yakınım alınmamıştır’ dedi.
Hakkında çıkan iddialar ile ilgili “İsimleri verilen kişilerin çalıştıkları birimlerin hiç birisi iddia edildiği gibi ‘kritik görev’ tanımına girmiyor.’ diyen milletvekili Atalay, Kritik Görev’ olsa olsa Ardahan ili ölçeğinde Özel İdare Genel Sekreterliği, yardımcılığı, şube müdürlüğü veya Tarım, Milli Eğitim, Çevre ve Şehircilik, DSİ, SGK ve Karayolları gibi birimler olabilir. Oysa 4 dönemdir ilin iktidar partisinin tek vekili olmama ve bu birimlerde yöneticilik ehliyet ve liyakatine sahip onlarca akrabam olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir yakınım ne ilde ne de ilçelerde yönetici olmamıştır. Buna tüm Ardahanlılar şahit oldukları gibi herkes gibi siz de bu bilgiye erişebilirsiniz. Kamuda adam yerleştirmenin belki de en kolay yolu belediyelerdir. Ne il ne de ilçe belediyelerinin hiçbirine soyadımı taşıyan veya sıhriyetten tek bir yakınım alınmamıştır.
Sadece bir algı inşası için açıklanan isimlerin bir kısmı benim vekilliğimden önce memur idiler. Bir kısmı KPSS ile yerleşmişlerdir. Çok az bir kısmı ise taşeron olarak benim dönemimde alınmışlardır. 10 yılı aşkın vekillik dönemimde bölgemizde yeni açılan çok sayıda kamu kurum kuruluşlarında işe başlamış yüzlerce kişi içinde yakınım olanların oranı ise yüzde üçü-beşi bile geçmez. Takriben 500 yılı aşkın bir zamandır burada yaşayan en geniş birkaç aileden biriyiz. Bu kadar geniş bir aileden birkaç kişinin kendi memleketinde memur olarak çalışması veya ihtiyaç sahibi, yetim, yoksul kişilerin olması kadar doğal ne olabilir? Ya da kamuya eleman alımında benim de yakınlarımdan birkaç kişinin diğerlerinin sahip oldukları hak ve imkanlara sahip olmasında hangi anormallik olabilir? Sadece son bir yılda ilimizde kamuya alınan yaklaşık 100 aşkın personel oldu. Bu yüz kişi içinde tek bir yakınım yoktur.
Hele hele 2018 yılından beri kamuya eleman alımı şekli bellidir. Alınacak eleman sayısı katı kur’a ile belirlenir sonra da mülakat yapılır. Bazı kurumlarda ise KPSS puan sıralaması ile birkaç katı belirlenir sonra mülakat yapılır. Böyle bir durumda yetkililere söylediğim tek şey ‘En yüksek puan sahiplerini veya eşitler içinde en yoksulu, yetim ve öksüzü gözetin’ olmuştur. İlgili tüm yöneticileri bunun birinci derecede şahididir” ifadelerini kullandı.

Sırtını her yıl binlercesi doğranan Göle’nin Yeşil çamlara dayadığı ilçenin sorunlarına olduğu gibi kış gelmesine karşın bu yılda doğalgaza kavuşmayan Posof, Damal ve hastanesi bitmeyen Çıldır ile 3 gümrük kapısı olmasına karşın ithalat, ihracaatın yok denecek kadar az olduğu Ardahan’a ayrılan milli paylaşımda ayrılan bütçenin büyük bölümünü seçmeninin ve köyünün bulunduğu alanlara aktartmakla suçlanan AK Parti’nin İlahayatçı vekili kadrolarıda kendi akrabalarına paylaştırdığı ileri sürüldü.
Türkiye, son yıllarda kamu kurumlarındaki atamaları ve torpil iddialarını konuşuyor. Muhalefet, liyakat olmadığından, AKP’lilerin yakınlarının kadrolara atandığından bahsederken, hükümet ise kadrolarda liyakatli kişilerin olduğunu ileri sürüyor.
ARDAHAN’DAKİ KADROLARDA KİMLER VAR
Kamudaki liyakat tartışmaları devam ederken Ardahan’da, AKP milletvekili Orhan Atalay’ın akrabalarının birçok kamu kurumunda kadrolaştığı ileri sürüldü.
Odatv’nin edindiği bilgilere göre; kritik kamu kurumlarındaki tüm alımlarda Atalay’ın akrabaları öne çıkıyor.
Şehirdeki birçok kurumda Atalay’ın akrabaları varken, özellikle Ardahan Üniversitesi ve Ardahan İl Özel İdaresi’nde akrabalar yoğunlaşıyor.
Bu kişilerin kamu kurumlarına nasıl yerleştiği ise bilinmiyor!
İŞTE ATALAY’IN KAMUDAKİ AKRABALARI
Odatv’nin edindiği bilgilere göre AKP’li vekil Atalay’ın Ardahan’da kamu kurumlarında görev yapan akrabaları şöyle;
-Erkan Atalay – Ardahan Üniversitesi / Fakülte Sekreteri / Amcasının oğlu
-İbrahim Atalay – Ardahan Üniversitesi / Memur / Amcasının oğlu
-Emrah Atalay – Ardahan İl Özel İdaresi / Memur / Yeğeni
-Cansu Atalay – Ardahan İl Özel İdaresi / Çevre Mühendisi / Emrah Atalay’ın eşi
-Ali Atalay – Ardahan İl Özel İdaresi / Şirket Personeli / Yeğeni
-Ruhi İslam Atalay – Ardahan İl Özel İdaresi / Şoför / Yeğeni
-Emre Atalay – Göle Orman İşletmesi / Yeğeni
-İbrahim Alabay – Ardahan Üniversitesi / Memur / Amcasının oğlu
-Ümit Alabay – Göle Koyunlu Okul Müdürü / Akrabası
-Mehmet Yılmaz – Ardahan İl Özel İdaresi / Şoför / Yeğeni (Ablasının oğlu)
-Yakup Bozbağ – SGK Memur / Aynı zamanda Atalay’ın danışmanı / Yeğeni (Ablasının oğlu)
Haber Kaynak: Odatv.com

Azem Kardeş Bu Bir 28 Şubat Provasıdır!
Planlayıcıları tarafından ‘Bin yıl sürecek’ denilen Türkiye’nin dördüncü, ancak ilk ‘postmodern’ darbesinin üzerinden kaç yıl geçti bilmem ama o günlerin bir benzerinin yani bugünlerde yeni bir 28 Şubat provasının oynanıyor desem acaba ‘haydi oradan sende’ dermisiniz?
Evet, Ardahan , Göleli hemşerim olan Fadimeli Ali Kalkancı gibilerinin sahneye çıkıp, rol oynadığı ve rahmetli Erbakan’ın başbakanlık yaptığı hükümeti bir hayli terleten o filmin yeni bir perdesinin daha açıldığını, bu filmde rol alan aktörler değişsede filmin aynı olduğunu anlamak o kadar da zor değil gibi…
Çünkü o dönemde oynanan ve aktörlerinin görevlerini yapmış olmanın rahatlıkları ile şu an ellerini, kollarını sallayarak gezdiği, bugünlerin asıl baş aktörü olduğu unutulan ve kendisini iyi saklayan Sezer gibi maaş aldıkları filimde şimdide bol kasetli, tweetli, fotoğraflı hatta gizli kameraların makamları üst tavandan çalıştırılıp, kayıt altına alındığına şahit olmaktayız.
Bunun en son belgeleri Belediye-İş Sendikası, Ordu’da Gürgentepe ilçesinin AKP’li Belediye Başkanı Yaşar Şahin’in, sendikadan istifa etmeyen iki çalışana hakaret ettiğini ortaya koyan ilginç makamdaki tavan kaydı ardından MHP’li Aksaray Yeşilova Belediye Başkanı Veyis Baysal’ın müstehcen görüntüleri ve bunlar gibi çirkinliklerle birlikte gece, gündüz Atatürk diyenlerin bu isimle gölgelemek istedikleri ulusalcıların, asıl faşistliklerini ortaya koyup, mevcut iktidarı zayıflatma, terletme ve bu yolla yıkmayı değil kendi çizgilerine getirip, dizayn etmektir.
HDP’nin kapatılması için alttan alta ateş yakan bunlar, aynı oyunu Kürt Sorunu için başlatılan Barış Sürecinde de benzer roller içine girip, süreci bitirmek için oynadıkları oyunları ve Peker’in Soylu başta olmak üzere iktidarın şekerini bozan ‘Azem kardeş’ diye bağıran jet skili görüntülerini de bu iddiama ekleyebilir ‘-Evet sanırım Fakir Yılmaz bir şeyler anlatmak istiyor’ diye bilirsiniz.
Ve 7 Haziran Genel Seçim sonuçlarını beğenmeyip, ülkeyi yeniden seçimlere götüren Erdoğan’lı AK Parti toplumu olduğu gibi seçmeni de kamplara böldüğünü unutup, birilerinin oynadığı yeni oyunu ‘mağdur’ rolüyle kendi lehine çevirmek için uğraşlarını da…
’28 Şubat oyununu hatırlamak için şöyle Ardahan ilçelerini gezmeniz ve seçimlerle ilgili sohbet etmeniz yeterli olacaktır.’ diye başlayan yazımın anlatmak istediklerinin yeniden sergilenmeye başladığını daha iyi anlamak için 2015 yılna gitsek mi?!
Çünkü başta Göle ve Hoçvan’ın olmak üzere halkın 7 Haziran’daki tercihini beğenmeyen ve yeniden seçim isteyen AKP’nin yarattığı ayrışımı görmeniz için benim o yıllarda ele aldığım ‘Göleliler mi, Posof yada Çıldırlılar mı?’ başlılık yazımla Posof’a ya da Çıldır’a gitmeniz yeterli olacaktır..
Ve yıllar önce ele aldığım o yazının sanki bugün yeniden oynanan oyunun başka versiyonunu anlatırcasına olduğunu anlayacaksınız.
O yazım da; Kendisi de Göleli olan, benim gibi Kürt olan Atalay’ın iki dönemdir yaptığı milletvekilliği sırasındaki beceriksizliklerini kapatmak için, Posoflulara, Çıldırlılara, ‘Bize oy vermezseniz, Göle ve Hoçvan’ı geçemeyiz’ diyerek aba altından sopa gösteren AKP’lilerin bu tavrına tepki koyan Posoflular, 30 yıla yakındır bir türlü istendiği gibi çalıştırılmayan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının yanı sıra, 60 yıla yakındır açıldı, açılacak denilen Çıldır Aktaş Gümrük kapısının neden açılmadığını sorması engelleniyor..’ derken bugünde yani her an ilan edilecek bir seçim öncesi aynı oyunun gölgesinde asıl sorunların unutulmak istediğini anlarız.
Ve Posof Ulgar’a vurulacak denilen tünelden bahsedemeyince, yaklaşan kış öncesi iyiden iyiye soğuyan havalara rağmen 7 yıldır bir türlü bitmeyen Posof yolunu yaptıramayan, Göle yolunu, Çıldır yollarının bitirilmemesini saklamak için Posoflulara, Çıldırlılara birilerini öcü gösteren aynı AKP’liler Göle’de, Hoçvan’da da Kürt sorununu bir HDP’liden daha iyi konuşmaları ise işin diğer acı bir yönüdür..’ diye yazarken bugün yeniden oynanan 28 Şubat provası olarak algıladığım oyunda kazançlı çıkacak olanın muhalefet değil, ‘mağdurum’ diyecek olan mevcut iktidarın olacağını ve bu kazanca katkı sunanın muhalefetin ve ona kaset, tweet, görüntü desteği sunanlardır.
Bilmem belki de bunca yaşananları izlerken gülümseyip, ‘sende amma çok bilmişsin’ diyerek saçmaladım..
Ya siz?!
.jpg)


**40 YILDIR EN ÇOK ZORLANDIĞIM DÖNEM..
Turizmcilerin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Alihan Akkoç, “Turizm sektöründe işlerin artık nasıl geçtiğini siz tahmin edin. Çok zorlu bir süreç. Turizm sektöründe otelciler, yüzde 90 kapılarını kapattı.
Sadece Kısa Çalışma Ödeneği’yle devam eden bir süreç. 40 yıldır turizm sektörünün içinde yer alıyorum. En çok zorlandığımız süreç, bu pandemi dönemi oldu” ifadelerini kullandı.
**KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ DEVAM ETMELİ..
Kısa çalışma ödeneğinden faydalandıklarını kaydeden Akkoç, “Sayın Cumhurbaşkanımız da açıkladı; ne yazık ki bugün itibariyle Kısa Çalışma Ödeneği bitiyor. Ancak uluslararası Deloitte şirketinin bir raporu var. 100 bin işletmenin yüzde 35’inin açılamayacağını, hatta açılsa bile kısa sürede tekrar kapanacağını söylüyor. Bu da binlerce genç, yetişmiş, kalifiye personelin işsiz kalması demek. Onun için ağustos ayı sonuna kadar Kısa Çalışma Ödeneği’nin devam etmesi gerekiyor” diye konuştu.
Kısa Çalışma Ödeneği’yle ilgili girişimlerde gergin bir bekleyişe girdiklerini söyleyen Alihan Akkoç, “Belli sektörlerde kesinlikle ağustos sonuna kadar uzatılmalı. Bu talebi biz daha önce de Çalışma Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı’na iletmiştik.
**ŞEHİR OTELLERİNİN İŞİ DAHA DA ZOR..
Pandemi sürecinin şehir otellerine etkisi ne yazık ki yıl sonuna kadar devam edecek gibi gözüküyor. Avrupa’dan ve diğer pazarlarımızdan gelen ilk sinyallere bakıldığında, şehir otellerinin işinin, yıl sonuna kadar çok zor olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden özellikle Kısa Çalışma Ödeneği’nin ağustos sonuna kadar devam etmesi, sektörümüz için hayati önem taşımaktadır.
**Otellerin yarıdan fazlası kapalı..
Turizm sektörü tüm dünyada olduğu gibi tarihinin en zor dönemini yaşıyor. Birçok konaklama tesisi faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. Türkiye genelinde otellerin yarıdan fazlası kapalı bir şekilde. Gergin bir bekleyiş içindeyiz” dedi.
Öte yandan Göleli iş insanı Akkoç’un dikkat çektiği corona sıkıntısı dolaysıyla zor günler yaşayan ve 13 köyü Korona karantinasında olan Ardahan’ın Göle ilçesinde bir köy daha Çalıdere (Mığkerek) köyüde 10 günlük karanitnaya alındığı öğrenilirken günlerdir karantinada olan diğer köylerin Senemoğlu’da 5 gün diğer bazılarında ise karantina kararının yenşden uzatıldığı alınan bilgiler arasında oldu.
Çift Başlı Kartal..
Avrasya bölgesinde pek çok farklı kültür tarafından benimsenmiş tarihsel bir figür olan ve bugün benim de benimsediğim serçe sembolü takımının rakibininde, logosu olan Kartal’ı anlatmak nereden çıktı derseniz, memleketim Ardahan’da sayıları bolca olan kargaların dansını “Kuşların gösterisi…” başlığıyla yapılan bir haberin, uzun süredir bekleyen bir yazım için beynime not ettiğimi hatırlıyorum.
Ve günümüzde Arnavutluk, Karadağ ve Sırbistan devletlerinin resmi bayrağında ve birçok ülkede hala bazı kentlerin ve kimi kuruluşların, armalarında ve amblemlerinde bulunan çift başlı kartalın Türklerin olduğu gibi, Kürtlerin kültüründe de geniş yer aldığını da görürken, Kartalın bana da ne kadar uyduğunuda hesaplamadım da değil.
Çünkü yerel ağızla basma denen, yani hayvan gübresi başta olmak üzere, dere yatakları gibi mahalle içlerinde ki çöplükleri kendilerine yiyecek merkezi seçtikleri için, kentin başından ayrılmayan Kargaların leş bulmuşcasına saldırdıkları gölgenin kanatlarında değil, estirdiği, estireceği rüzgarından bile korktukları, Kartal’ı tez unuttuklarını görüyorum şu birkaç gündür.
Ve gördüklerinin Karga olduklarını düşünüp, hesaplamayanların saf, saf, “Kuşların gösterisi…” başlıklarıyla haberler yaparlarken, kargaların büyük bölümünün değil, Kartal’ın kendisine leşine ve kanadına bile yaklaşamadıkları ve en çok sevdiklerinin de b…klu dereler, çöplükler olduğunu da anlamazlar…
Evet, daha açıkçası Ardahan başta olmak üzere, Ardahan gibi çokta temiz olmayan kent merkezlerine sahip alanlarda, basmaların bol olduğu köylerde ve b…klu derelerde çokça görünen Kargaların da bugünlerde unuttukları Kartal’ın ilginç olan noktalardan birisinin de şu olduğu anlıyordum, çift başlı Kartal’ı araştırıp, anlamaya çalışırken…
Ve KartaI’ı gagalamaya cesaret eden tek kuşun Karga olduğunu da öğreniyordum, küçük araştırmamda..
Bu araştırmamda Karga’nın çok agresif bir kuş olduğunu ve en çokta Kartal’a kızdığını, bu nedenle sıkça Kartalın üstüne konduğunu ve hızla boynunu ısırdığını da öğreniyordum.
Ancak Kartal’ın Karga veya Kargalara hiç yanıt vermediğini, savaşmadığını, boşuna zaman veya enerji israf etmediğini ve karganın sırtına binip, kendisini ısırmaya başladığında, sadece kanatlarını daha da çok açar, çırpar ve göklerde yükselmeye başlar. Uçuş ne kadar yüksekse, Karganın nefes alması o kadar zorlaşır ve Karga oksijen eksikliği yaşadığında geberip, yemlendiği çöplüğe leş gibi düşüyormuş..
Yani kısacası; B…klu alanları çok seven ve oralarda doyduklarını zanneden Kargalarla vakit kayıp etmeyi bırakınız. Sadece onları yükseklerinize götürün ve yolunuza devam edin diyen akıl adamları birde, “Kartallar hep yüksek uçar…”derler…
Ha bu arada yazımın asıl konusuna gelecek olursak eğer, çift başlı Kartal olmakta ayrı ve zor bir dünya olduğunu daha iyi anlıyorum, Kartalın Kargalarla uğraşmayıp, yükseldikçe yaklaştığı güneşin sarılarında kendisine yeni bir dünya kurma hesabını yaptığını anlıyordum, “acaba Kartal’ın özellikleri bende de var mı?’”diye düşünmek için yazımı bitirmeye, çöplüğe konan Kargalarla uğraşmaktan vazgeçmeye karar verirken…


Toplantıda İstanbul’daki emeklilerin ikametgâhlarını Köprülü Beldesi’ne taşımaları için çağrı yapıldı.
Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç’un sosyal medya sayfasından yaptığı açıklama şöyle:
Köprülü Belediyesi Nüfus sorununu çözmek için ve bilgi paylaşımı amaçlı merkez dernek başkanımızın girişimiyle 4 Dernek Başkanımızla ve yönetimiyle çok güzel verimli bir toplantı oldu. Toplantıda Erol Özkurt, Ercan Bingöl, Ersin Aras, İdris Yıldırımcı, Erbay Söğüt, Eren Karakılıç, Hakan Çakmakcı, Kenan Karademir, Zakir Candemir birbirinden değerli arkadaşlarımızla Köprülü Merkez Derneğimizde toplandık.

1- Beldesini Köyünü seven herkesin Nüfus kaydını bekliyoruz.
2- Bağlı bulunduğunuz Nüfus Müdürlüğüne gitmeniz Göle Nüfus müdürlüğüne bir tanıdık adına göndermeniz yeterli akrabanız olmak zorunda değil.
3 – Beldemiz 2000 bin nüfus altında kalırsa Belediye olmaktan çıkar. Seçime giremez.
4- Tek gelirimiz İL Bank Katkı payı o da Nüfus sayısına göre geliyor.Nüfusumuz ne kadar artarsa o kadar çok hizmet almış oluruz.
5- Nüfusumuz 5.000 olursa ilçe oluruz ciddi anlamda iş istihdamı sağlanmış olacak, işsiz sayımız azalacak.
Pandemide dolayı muhtarlarımız ve meclis üyelerimiz gelemediler.
Aralık ayında nüfus naklini yapan herkes ihtiyaç duyduğunda 15 ocakta geri alabilir.
BELDESİNİ SEVEN HERKESİN DESTEĞİNİ RİCA EDİYORUM. Toplantıya katılan mahalle muhtarlarımız, meclis üyelerimiz adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.


Ardahan İl Özel İdaresinde çalışan 57 işçinin işten çıkarılmasına tepkiler çığ gibi büyüyor. Ardahan’da tüm siyasi partiler, işten çıkarılan işçiler için birleşerek destek açıklamalarında bulundular.
Pandemi döneminde işten çıkartılan, 57 işçi için Ardahan’da bulunan partililer birleşti. Ardahan İl Özel İdaresi’nde 4 yıldır görev yaparken kış günü işlerinden olan Ardahan İl Özel İdare çalışanları için İktidar partisi temsilcileri başta olmak üzere, CHP, HDP, DEVA, GELECEK Partisi ve Yeniden Refah Partisi emekçi işçilerin yanlarında olduklarını belirtip, sürecin takipçisi olacaklarını ve ellerlinden gelen her türlü desteği vereceklerini açıklayıp kendilerini yalnız bırakmadılar.
Ardahan’da sivil toplum kuruluşları ile birlikte Yol İş Sendikası üyeleri bir araya gelerek Özel İdarede çalışan 57 taşeron işçinin işten çıkarılmasına tepki gösterdiler.
Milli Egemenlik Parkı’nda toplanan grup adına konuşan Yol-İş Sendikası Erzurum 2 Nolu Şube Başkanı Ahmet Karabulutlu, “Kış günü 57 işçinin sokağa atılarak aileleri ile birlikte mağdur edilmesi doğru değildir. Bu pandemi döneminde ağır kış şartlarının yaşandığı Ardahan’da 57 işçimiz kış günü sokağa atılarak aileleri ile birlikte perişan edilmişlerdir. Ardahan’da iklim şartları çok ağır ve uzun kış aylarının yaşandığı kentte iş yok, aş yok, fabrika yok. Bu soğuk kış günlerinde bu aileler nasıl geçinecek, vicdanlarınız rahat mı? Yıllarca taşeron işçisi olarak asgari ücrete mahkum edilen emekçiler ne iş verildiyse onu yaptılar. Ama mükâfatları kapının önüne konulmak oldu. Bir yanlışlık var idiyse 3-4 yıldır neden çalıştırıyordunuz. Pandemi sürecinde işten çıkarma yasağı getirilmesine rağmen 57 işçi işten çıkartıldı. Bu devlet 6 milyon Suriyeliyi çalıştırıyor da 57 işçimizi mi çalıştıramıyor” dedi.
Karabulutlu, şöyle devam etti:
“Pandemi sürecinde Cumhurbaşkanlığı genelgesinde hiçbir işçi işten çıkartılmaz denilmekte ve işten çıkartılmalar yasaklanmıştır. Buradan Cumhurbaşkanımız, İçişleri Bakanımız ve Valimize sesleniyorum? Devletimiz çok büyüktür, 57 işçiyi çalıştırmakla yıkılmaz. 6 milyon Suriyeliyi çalıştıran ülkemiz yıkılmadı da 57 işçiyle mi yıkılacak. İşçilerimiz yaz-kış demeden çalışan emektar işçilerimizdir ve onları yok sayamayız. İşsizliğe çare bulmak yerine yeni işçiler eklenmekte. Bizler işçi sınıfı olarak devletimizin ve milletimizin emrindeyiz. Türkiye YOL-İŞ Sendikası olarak arkadaşlarımızın daha fazla mağdur edilmeden görevlerine iade edilmelerini bekliyoruz. Aksi takdirde sendika olarak yasal süreci başlatacağız.”

İl Genel Meclis Başkanı Murat Dalanbay Başkanlığında bir araya gelen İl Genel Meclis Üyeleri, pandemi ve kış günü işten çıkarılıp mağdur edilen işçilerin durumu hakkında açıklama yaptılar. CHP Gurubu adına Vahit Atasoy, AK Parti Gurubu adına ise Nihat Ülven Meclis’te açıklama yaptılar.
AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Levent Bilgili ve Doğan Yıldırım ise, emekçi işçilerin her zaman yanında yer aldıklarını ve işten çıkarılmalarını doğru bulmadıklarını söylediler.
ÜLVAN: CUMHURBAŞKANIMIZIN EMRİ UYGULANMALIDIR
Cumhurbaşkanımızın pandemi sürecinde hiç kimse işten çıkarılamaz şeklinde uygulaması var ilken, işçilerin bu şeklinde işten çıkarılmalarının doğru olmadığını açıklayan AK Parti Gurup sözcüsü Nihat Ülvan: “375 sayılı KHK ile kadroya geçirilen yani idare adına kurulan personel A.Ş. de çalıştırılmaya başlanan taş ören işçilerin müfettiş raporu ile işçilerimizin iş akdi feshedilmiştir. Bu müfettiş raporunu istinaden yapılan uygulamadan meclisimiz ve Ak Parti grubumuzun bilgisi bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanımızın pandemi sürecinde hiç kimse işten çıkarılamaz şeklinde uygulaması var ilken, işçilerin bu şeklinde işten ayrılmalarının sağlanması hukuksal bir zorunluluk olsa bile vicdanları yaralayan bir durumdur. Bu gün Meclis’imizin, ilimizin ve memleketin tüm cefasını çeken vatandaşlarımızın yürekleri yaralayıcı bir uygulama ile gündem de olması ayrı bir üzüntü sebebidir. Meclisimiz ve hatta gerekirse konunun tüm tarafları ile istişare ve çözüm arayışı ile insana ve ilimize yakışır şekilde çalışılmasını beklemekteyiz. Bu hem makamları yücelttiği gibi hem de toplumsal birliği ve huzuru koruyacak ülkemizin bu zor süreçlerinden daha rahat geçmesine yardım edecektir” dedi.
CHP’Lİ ATASOY: İNFİAL YARATAN KARARI ALANLARI KINIYORUZ
Meclis’te CHP Gurubu adına açıklama yapan, Göle İl Genel meclis Üyesi Vahit Atasoy, ”Ardahan İl Özel İdaresi bünyesinde çalışan işçiler 01.01.2018 tarihli ve 30288 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan karar ile Ardahan İl Özel İdaresi Personel Anonim Şirketi Müdürlüğü’nde 375 sayılı KHK ile işçi statüsüne geçirilmiş olup, çalışmakta olan bu işçilerden 57 çalışan işçilerimizin şirket tarafından 03.12.2020 tarih ve 12 sayılı kararı ile iş akitlerinin sonlandırılmasına karar verilmiştir. Şahsım ve CHP gurubu adına bu olayı tasvip etmiyoruz.
İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişi tarafından, İl Özel İdaresinde 19.08.2019-06.09.2019 tarihleri arasında yapılan Özel teftiş sonucu 167/37 sayılı özel teftiş raporu düzenlenmiş ve Ardahan Merkez İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliğinde çalışmakta olan kişilerin 375 sayılı KHK’nın geçici 24. Maddesi kapsamında olmadığını ve yine aynı KHK’nın geçici 23 ve 24. Maddelerinin uygulanmasına dair Usul ve Esasların İşçi statüsüne geçirilme başlıklı 41. Maddesinin 3 numaralı alt bendi gereğince tazminatsız olarak işten çıkarılmalarına karar verilmiştir.
Söz konusu bu karar ile aynı statüde olan toplamda 57 kişi hakkında alınmış ve aynı anda işten çıkarılmışlardır. İşten çıkarılmalarına gerekçe olarak gösterilen maddede “şartları taşımayan kişiler” ibaresi bulunmakta ve buna atıf yapılmaktadır ancak bu 57 kişinin hangi şartları sağlamadığı bilinmemektedir.
İktidar gücü elinde bulunan siyasi yetkililer tarafından oy potansiyellerini artırmak amacıyla Özel İdare bünyesine alınan emekçi işçi arkadaşlarımızın sebepsiz olarak iş akitlerinin tek taraflı fesih edilmesi düşündürücü olup, anlaşılan o ki “Filler tepişince papatyalar ayakaltında ezilir.” İlimizde de siyaset ve bürokrasi arasındaki bitip tükenmek bilmeyen güç savaşında tüm hesap gariban işçilerimize kesilmiştir.
Özel İdarede siyasî rant doğrultusunda yapılan harcamalar sonucu tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek işten çıkarılmalarına sebebiyet verilen 57 işçinin iş akitlerinin usulsüz olarak ellerinden alınması hem kanuna hem de insanlık adına üzücü bir durumdur.
İl Özel İdaresi tarafından işçilere ödenen ücret ve sosyal haklar, İl Genel Meclisi’nin almış olduğu yatırım programlarında belirtilen işleri yerine getirmekte borçları nedeniyle zorlanan kurum bu işçilere tanınan hakların bütçe için küflet arz ettiğini düşünerek mi işlerine son verilmiş olduğu bilinmemektedir.
İş akitleri fesih edilen bu işçiler işe alındıklarında, evlenerek yuvalarını kurdukları, çocuk sahibi oldukları, ailelerinin geçimlerini sağlaya bilmek için bankalardan ve benzeri yerlerde kredi kullanıp borçlanmak sureti ile hayatlarını idame ettirip bu zorlu süreçte geçinmek için çalıştıkları aşikar bir durumdur. Kaldı ki bu işçilerin işten çıkarılmaları, Anayasamızın 49.maddesi “Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” düzenlemesi karşısında bir Devlet kuruluşu olan Özel İdaresinde bu Anayasal hakkın yerine getirilmesinde katkı sunması gerekir.
Bu nedenle, siyasi görüş ve vasıfları ne olursa olsun KHK ile işe alınan 57 Emekçi işçinin hukuksuz olarak işten çıkarılmalarına grubumuz olarak karşıyız. Ülkemizin Sağlık ve Ekonomik süreci düzelinceye kadar mağdur edilen bu işçi kardeşlerimizin çalıştırılmaları yani işlerine devam etmeleri yönünde Meclisimizde bir karar alınmasını, işçilerimizin iş akitlerinin feshine ilişkin haklarını kazanmalarındaki mücadele ve gelişmeleri dikkate alarak gurubumuz adına destekliyoruz.
İl özel idaresi bünyesinde, bütçe yetersizliği, tasarruf tedbirleri, pandemi süreçleri, ödenek borç gibi benzeri gerekçeler ileri sürülmek kaydı ile Meclisimiz tarafından alınan performans planı yatırım programı kararlarında yapılması gereken işler yerine getirilmeyerek meclisin itibarsız duruma düşürülmesini ve kış şartlarının ağır ve bir hayli uzun geçtiği ilimizde bunca insanın işten çıkarılması kamuoyu nezdinde kabul görmediği gibi ilimizde infiale sebebiyet verdiğinden bende şahsım ve CHP gurubu adına yapılan bu işçi kıyımını kınıyoruz olayı meclisimizin takdirine arz ederim.”
Daha önce her yıl yayla şenliklerinin yapıldığı Ardahan-Ardanuç arasında bulunan ve üzerinden geçen yıllardır bitirilemeyen Ardahan-Ardanuç yolunun geçtiği 1581 rakımlı Bülbilan Yaylasının önüne yapılması düşünülen Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bir bölümünün Karadeniz Çoruh’a akıtılması hedeflenen Kura Nehri Beşikkaya Ziyaret Tepesini, Hanak ilçesinin çöpleri altında kalan ve bir çok köy de olduğu gibi yolu geçit vermez bozuklukta olan Koyunpınar (Saskara) köyü bölgesini ve yıllardır raflarda bekletilen ‘Sütlüceler Su Projesi’ nin ana kaynağı olan Ardahan’ın en yüksek dağı 3197 rakımlı Kısır Dağı’nın tepesine ve Kura Nehrinin doğduğu 2120 rakımlı Allahüekber Dağlarına çıkan buradaki su kaynağının boşa aktığını görüntüleyen Gazeteci Fakir Yılmaz bu kez HES Barajları ile doğası katledilen Kura Nehrinin Çıldır ve Hanak arasındaki kanyondaydı.
Ardahanlı Müteahhit Necati Ünal’ın başında bulunduğu Ünal Şirketler Grubu tarafından yapılan Kotanlı- ve Kotanlı-2 HES Barajları ve Sevimli Kalesi’nin bulunduğu alanı görüntüleyen Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret ettiği kanyonda bulunan köylerin diğer birçok köy yolu gibi olağanüstü bozuk yollarını da görüntüledi.
YouTube ArdahanTV Kanalımıza abone olmayı unutmayın..
DENİZ KANERINDA KÖFTE!
Evet, sıkıyönetim uygulamalarına rağmen düşmeyip, arttığı belirtilen ve bana göre gripal bir vakadan öte bir şey olmayan ama abartılarak ekonomiyi başta olmak üzere insanlar öldüren pandemiden daha ağır bir olay olan 99 Marmara depremi öncesi eski adı İzmit yeni adı Kocaeli olan kentin ilk 3. günlük gazetesini hazırlayıp, İstanbul Avcılar’da bulunan Uzanlara ait matbaada baskıya götürüp, getirirken yanı başında geçip, kokusundan burnumuzun direği kırılsa da ekmeğimizi kazandığımız gazetemizin ham maddesi olan kâğıdı kendi ülkemizde, ayağımızın dibindeki SEKA’dan almanın ucuzluğunu yaşıyorduk.
Büromun denize bakan yönündeki pencereleri açamasak da ‘Orda da bir köy, pardon bir kâğıt fabrikası var. Oda devletin, bizim fabrikamız’ diyorduk. Ve ülkenin her yerinde olduğu gibi bu kentte de birçok devlet fabrikasının bulunduğu o dönemlerde ‘özelleştirme’ adı altında satılıp, yok edilen birçok devlet fabrikası ya da tesisi arasında bulunan SEKA’yı anlatan başkanı dinlerken aklıma başkanın işaret ettiği alanda ortadan yok edilen SEKA’nın yerine ne yapıldığını anlatırken bir arkadaşın hala bana gülmesini hatırlıyordum bende bir kez daha gülüyordum.

Ve Avrupa’yı olduğu gibi oradaki tesisleri görüp, yapılanların nasıl doğru olduğunu uzun uzun bana anlatan bu arkadaşın kendiside Fransa’da bir süre lokantacılık yaptığını ama oradaki birçok iş gibi lokantaların da buradaki gibi olmadığını anlatırken bunun nedenini sorduğumda bana gülümseyerek dönen arkadaşımın cevabı yediğimiz yemeği ve misafir ettiğim tesisin yanı başındaki körfez deki balık tutmaya çalışan gemi ve kayıkları gösteriyordu.
Çünkü başkanın nasıl ortadan kaldırıp, yok ettiklerini anlattığı alanda yapılan ve bir haylide lüks ve fiyatları uygun olan belediyenin işlettiği restoranın adının ve verdiği yemeklerin hiçte bu manzaraya, alana uygun olmadığını anlıyordum, arkadaşımın bana anlattıkları ile..
Adı, Antikköfte olan deniz kenarındaki Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait köftesi bol restoranın ‘köfte değil, balık satması gerekmez mi?’ diyen arkadaşımın beni Fransız eden gülümsemesi karşısında dona kalmış ve ülkedeki yatırım diyen anlayışın bu ülkeyi iyi yönetiyoruz var olan demokrasiye, insan haklarına, adalete, hukuka yapılan yanlışlarından dönülmeye çalışıldığı belirtilen şu günlerde onca yanlışın sadece birisinin de bu olduğunu da anlamıyor değildim.
Kısacası sahil kenarında genellikle balıkçı restorantları, yeşillikler içinde çay bahçelerinin, dinlenme alanlarının olduğu dünyanın tam tersi bizdeki demokrasi anlayışına benzer bir durumun yaşandığını anlatan Fransa’dan ülkeme gelip, ‘lüks, deniz manzaralı’ denerek yapılan konutlardan birinin kendisine köftelenen daireyi alan konuğumun anlattıkları ile ülkemdeki özelleştirmelerin de SEKA Kağıt Fabrikasının Sekapark yapıldığı gibi İzmit/Kocaeli’yle komşu olan Adapazarı/Sakarya tank fabrikasını Katarlara bir kuruş almadan devretmeye ve 4 yıl önce işe alınıp, bugün ‘pardon siz işçi olma şartlarına uygun değilsiniz’ denip, kış ve pandemi dönemin de işten atılarak işsiz bırakılan 57 Köydes işçinin akıbetine benziyor..

.jpg)
.jpg)
Eski Adı-Yeni Adı
2.Altunbulak – Altunbulak
3.Arpaşen – Arpaşen
4.Boğatepe – Boğatepe
5.Cicor – Budaklı
6.Çardaklı – Çardaklı
7.Çobanköy – Çobanköy
8.Çölpenek – Serinçayır
9.Çullu – Çullu
10.Dedeşen – Dedeşen
11.Dörtkilise – Uğurtaşı
12.Gırdımal – Durucasu
13.Eski Demirkapı – Eski Demirkapı
14.Gundik – Koyunlu
15.Gülistan – Gülistan
16.Heve – Sürügüden
17.Hımıskar – Durançam
18.Hokam – Çayırbaşı
19.Hoştülbent – Hoştülbent
20.Kalecik – Kalecik
21.Karatavuk – Esenyayla
22.Kelpikor – Esenboğaz
23.Keşer – Dedekılıç
24.Kızılkilise – Günorta
25. Kirziyan – Karlıyazı
26. Konk – Kuzupınar
27. Gorevenk – Köprülü
|
Eski Adı – Yeni Adı
28.Lavustan – Gedik
29.Lelevarginis – Balçeşme
30.Mıhgerek – Çalıdere
31.Mizarat – Çakırüzüm
32.Mollahasan – Mollahasan
33.Okçu – Okçu
34.Orakilise – Çakıldere
35.Poladik – Kayaaltı
36.Pülümor – Dölekçayır
37.Salut – Dereyolu
38.Samzerek – Yeleçli
39.Sasadel – Damlasu
40.Senemoğlu – Senemoğlu
41.Sinot – Samandöken
42.Sivin – Filizli
43.Şeki – Kuytuca
44.Tahtakıran – Tahtakıran
45.Tellioğlu – Tellioğlu
46.Toptaş – Toptaş
47.Türkeşen – Yiğitkonağı
48.Urut – Bellitepe
49.Üçkilise – Yavuzlar
50.Varginis – Yanatlı
51.Yağmuroğlu – Yağmuroğlu
52.Yeni Demirkapı – Yeni Demirkapı
53.Yeniköy – Yeniköy
|
REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ
VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..
.jpg)

color=”#003162″>

28/27/02/2007 Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın

Küresel ısınmaya dikkat çekmek için Ağrı dağına çıkmışlar!..
25 Şubat Pazar 2007’de Iğdır’da Ağrı dağına tırmanan 3’ü Çinli 10 Türk Dağcı zirve yapıp, bugün dağdan indiler. Bugün saat 14.00 sularında IAğdır’a gelen dağcılar, tırmanışı küresel ısınmaya dikkat çekmek için gerçekleştirdiklerini belirttiler.
Tırmanışta 5 bin 200 metre ele kampına varmayı başaran grup elamanları tırmanışın zor ama zevkli geçtiğini açıkladılar.
Çinlilerle birlikte geçtiğimiz Pazar günü Ağrı dağına tırmanan Akut Başkanı Nasuh Mahruki ; Ağrı dağına şimdiye kadar çok tırmanış yaptım ama en zorlusu bu oldu.zorlu olduğu kadar da eğlenceli geçti.Zirvede ağrı dağında hayatını kaybeden dağcı İskender Iğdır’ın anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunduk Bu tırmanışı hem İskender Iğdır hem küresel ısınma hem de Çin’den gelen dağcılar için gerçekleştirdik dedi.
Haber ekleme saati: 17.22-28/02/2007
Haber/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
Hırsızlığın böylesi de görüldü!..
‘ÇEVRECİYİZ’ diyerek Ardahan, Artvin Kars, Ağrı ve Iğdır’da
RESMİ DAİRELERİN KALORİFER KAZANLARININ YAKITINI ÇALDILAR!
Kendilerini çevreci tanıtıp, AB’de den aldıkları destekle başta resmi kurumlar olmak üzere tüm konutlarda ücretsiz kalorifer kazanı ve bacası bakımları yaptıklarını belirtip, işe başlarken kalorifer kazanlarının sıvı yakıtlarını çalan kişiler polisin konuyu araştırmasıyla ortaya çıktı.
Alınan bilgilere göre, 9 kişi oldukları öğrenilen şahıslar Iğdır’a gelerek, önce İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne başvuran hırsızlık ekibi yetkililere parasız kalorifer temizliği yapacaklarını belirtip, bu konu da temizlik yaptıklarına dair belge aldılar. Burada istedikleri belge ve logoları alan şahıslar daha sonra Iğdır Kadın Doğum Hastanesi ve bazı resmi kurumlara giderek bu kurumların kalorifer yakıtlarını çaldılar.
Aynı çete daha sonra Iğdır Köy Hizmetlerine giderek, ‘biz çevreci ekibiz ücretsiz kalorifer kazanınızın bakım ve temizliğini yapacağız.’ dediler. Polis’in kendilerini takip ettiğini bilmeden burada da yakıt çalmaya başlayan çete suçüstü yakalandı.
Şebeke elemanlarının 2 tankerle işe başladıklarını da tespit eden polis, çetenin çaldıkları kalorifer yakıtlarını bu tankerlere doldurduklarını da tespit etti. Temizlik yaptıkları yerler de hortumla kazan dairesine bulunan akaryakıt depolarını soyan çete elamanlarının kurumlarda çalışan kaloriferciler de rüşvet önerdikleri de belirlendi. Çete’nin kalorifer görevlilerinin, ‘Akaryakıt deposunu neden boşaltıyorsunuz?’ sorusuna, ‘Kazanın dibin de tortu falan olup olmadığını kontrol edeceğiz. Sen merak etme, sana tulum, çizme ve eldiven vereceğiz bu yaptığımız işlerin karşılığında Avrupa Birliğinden aldığımız paradan her ay sana 189 Ytl aktaracağız:’ şeklinde vaatlerde verdiği tespit edilirken çetenin Iğdır Köy Hizmetleri kalorifer kazanından 6 ton ve diğer kurumlardan ayrıca diğer illerden ne kadar yakıt çaldıkları tespit edildiği de öğrenildi.
***Hırsız Çevreciler Ardahan’da iş görmüşler!
Kendilerini çevreci ilan edip, resmi kurumlara ait sıvı yakıtlı kalorifer tanklarını boşaltan çetenin Ardahan’da da aynı işi yaptıkları ortaya çıktı.
Bilindiği gibi kendilerini çevreci olarak tanıtıp, resmi kurumların kalorifer bacalarını ve de kazanlarını temizleme bahanesiyle kurumlara ait sıvı yakacağı çalan 9 kişi Iğdır’da ele geçirilmiş savcılığa çıkarıldılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Iğdır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçük Iğdır polisinin ele geçirdiği 9 kişilik çetenin,
daha önce de Artvin, Ardahan, Kars, Ağrı illerinde aynı işi yaptıklarının ortaya çıktığını belirtti.
Çete’nin ele başı olduğu öne sürülen Ali Fuat Kılıç, Mehmet Kozan ekipte bulunan Serkan Taştan, İsrafil Taş, Serdar Aslan, Fazlı Ergin, Arif Öztürk, Nevzat İnce haklarında yasal işlem başlatıldı.
Hırsızlarla birlikte 17 ton fueloile el konulduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.
Haber ekleme saati: 17.06-28/02/2007
Haber/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
MEDZAMOR NÜKLEER SANTRALİ SİVİL SAVUNMA GÜNDEMİNDEYDİ ..
Sivil Savunma Teşkilatının kuruluşunun 48.Yıl Dönümü dolaysıyla yurt genelinde düzenlenen etkinliklerin biride Iğdır’da yapıldı.
Iğdır’da düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan Iğdır Sivil Savunma İl Müdürü Müslüm Çelik Iğdır’a da komşu olan Ermenistan’da çalıştırılan Medzamor Nükleer Santrali’nin her iki ülke içinde nükleer risk taşıdığına dikkat çekti.
Sivil Savunma Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle Iğdır Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda düzenlenen konferansta konuşan Iğdır Sivil Savunma Iğdır İl Müdürü Müslüm Çelik, ‘Ermenistan’da faaliyet gösteren Medzamor Nükleer Santralin kapatılması için uluslararası platforma taşınmalıdır.’ Diyerek şöyle devam etti. ‘Çünkü bu santral 2. bir Çernobili çevre illerimizle birlikte büyük bir tehlike arz etmektedir, Şu anda Iğdır ili ve ilçelerinde sınır karakollarında atom enerjisi tarafından kurulan radyasyon ölçüm cihazları 6 noktada her gün ölçümler yapılmakta ve tehlike arz eden bir konum olmadığı tespit edilmiştir. Ama Iğdır ve Ermenistan deprem kuşağı üzerinde olduğu için koruma bandı olmayan eski Rus teknolojisiyle yapılmış santral en ufak bir sarsıntıda bölgede yaşayan tüm canlıları yok edecek derecede tehlikelidir. dedi.
Haber ekleme saati: 16.50/28/02/2007
Haber: Suat Deniz/Iğdır
Sivil Savunma ekiplerinden nefesleri kesen tatbikat ..
1 Mart Sivil Savunma Haftası dolaysıyla Ardahan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri ve resmi kurumlarda çalışan gönüllü Sivil Savunma elemanlarının sunduğu tatbikat gösterisi, heyecanlı dakikalara sahne oldu.
Ardahan Fen Lisesin de yapılan tatbikat saat 14.00 da sarı, kırmızı ve radyoaktif sızıntı ikaz sirenlerinin çalması ile başladı. Ardahan Valisi Murat Yıldırım, Ardahan Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım ve Sivil Savunma Müdürü İsmail Dilaver’in hazır bulunduğu tatbikatta, bazı öğrencilerin rol alması dikkatlerden kaçmadı.
Doğal afet tatbikatı olarak yapılan gösteri süresince, İlk olarak öğrencilerin okuldan hızlı ve düzenli bir şeklide çıkmasını sağlandı. Daha sonra binada yaralı rolüne giren öğrenciler, omuzlarda taşınarak ambulansa getirildi. Son olarak binanın 3.katında mahsur kalan ağır bir hasta rolündeki vatandaş, teknik usullerce ipler üzerine bağlanan sedye üzerinde binadan aşağı indirildi. Oldukça zor olan tatbikatın bu kısmı izleyicilere heyecanlı anlar yaşattı.
Haber ekleme saati: 16.28-28/02/2007
Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan
Belediyeden Kızılay’a kan
İstanbul’da bulunan Ardahan Derneklerinin, Ardahan Kurtuluşu dolaysıysa İstabul Bakırköy’de düzenledikleri KAN KAMPANYASI ardından Ardahan Belediyesi ile Erzurum Kan Merkezi de ortaklaşa bir kan kampanyası düzenlendi.
Bugün Ardahan’da düzenlenen kapmaya ile kan bağışı yapmayı sevenlerden toplanacak kanlarla hasta ve hastanelerin ihtiyaç duyduğu taze kan sağlanacağı bildirildi. Düzenlenen kampanya çerçevesinde ilk olarak Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk ve Belediye Meclisi ile belediye çalışanlarından kan alındı.
Belediyenin toplantı salonun da başlayan kan kampanyası ardından yapılan yazılı açıklama da kampanyanın tüm il geneline yayılması için çaba gösterileceği belirtildi.
Haber ekleme saati: 16.21-28/02/2007
Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan
Altan Altun’un babası vefat etti..
Geçtiğimiz yerel seçimlerde AKP’den Posof Belediye Başkanlığına aday olan Posoflu İşadamı Altan Altun’un babası Arslan Altun vefat etti.
Ayın zaman da Kahraman İli Milli Eğitim Müdürü olan Sebahattin Altun’da babası olan dost ve ailesinin katıldığı cenaze töreni ile Posof İlçe Mezarlığında toprağa verildi.
Posof’ta hayırsever ve iyilik seven biri olarak tanınan olan ve geçtiğimiz gün ebediyete yürüyen Arslan Altun(75)’u sevenleri yanlız bırakmadı.
Posof’un ileri gelen eşraflarından olan ve çevrede yapmış olduğu hayır ve hasenatları ile ön plana çıkmış 75 yaşındaki Arslan Altun, içinde bulunduğu rahatsızlıktan dolayı hayata gözlerini yumdu. Uzun süredir rahatsızlığının devam ettiği bilinen Altun’un ,bir ay önce Erzurum Şifa Hastanesinde yapılan bir operasyonla bir bacağı diz üstünden kesilmişti.Çekmiş olduğu ağrılara ve acılara daha fazla dayanamayan Arslan amca, önceki günün sabahı ,saat 05.00 da ruhunu hakka teslim etti.
Dört erkek ve iki kız babası olan Altun, Posofta ticaretle uğraşıyordu. Altun’un oğullarından biri olan Karaman Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Altun, babasının hayırla ilgili ne kadar vakıf ve dernek varsa oralara üye olduğunu söyledi. Bir yerde eğer bir camiye yardım yapılacaksa babasının muhakkak o yardıma iştirak etmeye çalıştığını belirten Sebehattin Altun :” Biz onu hep öyle tanıdık, dileriz Rabbimde ona en iyi şekilde muamele eder” dedi.
Arslan Amcayı son yolculuğunda yanlız bırakmamak için Posof’a akın eden sevenleri, ana cadde üzerinde yoğun bir kalabalık oluşturdu.
Haber ekleme saati: 16.14-28/02/2007
Haber/Foto: Ercan Yentek/Posof
Hakimi bıktıran dava
Ardahan eski Belediye Başkanı Teoman Güngör ile yeni Belediye Başkanı Mikail Kayatürk arasında devam eden siyasi rekabet, mahkeme salonlarında da devam ediyor.
Ayın mahalleli olan Güngör ve Kayatürk’ün kendi belediye başkanlıkları dönemlerinde yaptıkları ile değil davalarıyla gündemde olduğu şu günlerde Güngör’ün Kayatürk hakkında açtığı bir davaya daha devam edildi.
Mikail Kayatürk’ün belediye başkanlığını kazandıktan sonra eski belediye başkanı Teoman Güngör hakkında çeşitli iddilar öne sürüp, önce Milli Eğitim Bakanlığına şikayeti ardından yerel ve ulusal basına yaptığı açıklamalar sonrasında Güngör tarafından Kayatürk hakkında açılan tazminat ve ceza davaları hakimleri de bıktırmış durumda.
Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl belediye başkanlığını kayıp ettikten sonra mesleği olan öğretmenliğe dönen eski belediye başkanı Teoman Güngör’ün alkollü olarak derslere girdiğini, belediye meclis üyelerini yönlendirdiğini, kendi alehinde kamuoyunda konuştuğunu öne sürüp, bu konuda önce milli eğitim bakanlığına şikayette bulunan yeni belediye Başkanı Mikail Kayatük ardından da basına açıklamalar yapmıştı.
Kayatürk’ün şikayeti önce bakanlık tarafından gönderilen müfettişler tarafından gerçek olmadığı tespit edilmiş, ardından Teoman Güngör, Kayatürk hakkında 50 bin YTL. maddi ve manevi tazminat davaları açmıştı.
Av. Osman Nuri Yıldız’ın Mikail Kayatürk’ü, Av. Taner Erdoğan’ın Teoman Güngör’e avukatlık yaptığı davada bir çok kişi ve gazetecide şahit olarak dinleniliyor.
Ardahan Adliyesinde devam eden ve yaklaşık bir yıldır devam eden davanın nasıl sonuçlanacağı merak edilirken, davaya bakan hakimin, başkanların avukatlarının sunduğu yeni belge, bilgiler dolaysıyla her geçen gün kabaran dava dosyasının bakmaktan adeta bıktıkları görülmektedir.
Haber ekleme saati: 14.29-28/02/2007
Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
LEYLEK VALİLİĞE SIĞINDI
Havalar ısınmadan gelen leylek Iğdır Valiliğinin bacasına sığındı.
Iğdır’ın sembolü haline gelen ve şehir merkezi girişine belediye tarafından heykeli yaptırılan leylekler ikisi havalar ısınmadan bölgeye gelince yaşanan aşırı soğuklarla karşılaştı.
Her bahar’da Iğdır’a bolca gelen ve değişik yerlerine kurdukları yuvalarda kış gelene kadar kalan leylekler bu yıl süren ağır kış şartları dolaysıyla gecikirlerken, havaların sıcaklığını tahmin edemeyen bir leylek şehre erken gelince, donmamak için Iğdır Valiliğinin kalorifer 24 saat yanan bacasına sığındı.
Zamanından erken bölgeye gelen 2 leyleğin soğuktan üşüdüklerini ve birbirlerine yaklaşarak ısınmaya çalıştıkları gören Iğdır valisi Saim Saffet Karahisarlı, gazetecilere dönerek, ‘bakın arkadaşlar çekin leylek gelmiş. Iğdır’a leylek geldi, ama niye sıcak günler neden gelmedi?’ diye espri yaptı.
Haber ekleme saati: 14.23-28/02/2007
Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
VALİ’DEN SAĞLIKÇI VE TARIM ÇALIŞANLARINA TAKDİR!
Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı, yaptıkları çalışmalardan dolayı Iğdır İl Sağlık ve Tarım Müdürlüğün çalışanlarını takdir etti.
Vali kendisinin talimatları doğrultusunda, sağlık ve tarım hizmetlerinin Iğdır’ın en uç noktalarına ulaştırılması amacıyla kurulan mobil ekipte görev yapan İl Sağlık ve Tarım çalışanlarını çalışmaları dolaysıyla takdir ettiği Sağlık Müdürlüğünün 17 personeli ile Tarım ve Hayvancılık alanında daha fazla ve kaliteli ürün alınabilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda görev alan İl Tarım Müdürlüğünün 32 personeline çeşitli hediyeler verdi.
Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı tarafından takdirname ile ödüllendirildiği sağlık ve tarım çalışanlarının ödül töreninde yaptığı açıklama da, ‘Büyük bir fedakarlık ve özveri gösteren personeller için bu tür ödüllendirmeler devam edecektir.’ dedi.
Haber ekleme saati: 12.58-28/02/2007
Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
AZO Çiftçileri eğitecek
Ardahan Ziraat Odası, AB’de den aldığı kredi ile Ardahanlı çiftçilere eğitim verecek. Aynı zaman da çiftçilere danışmanlık hizmeti de verecek olan Ziraat Odası bu konuda Cuma günü bir toplantı yapacak.
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, Ziraat Odası olarak Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin finanse edilen, Devlet Planlama Teşkilatının Koordinatörlüğünce yürütülen, ‘ Ardahan İli Çiftçi Eğitimi ve Danışmanlık Merkezi’ isimli proje ile daha bilinçli bir çiftçi yetiştireceklerini belirtti.
Ziraat Odasına kayıtlı 7 bin 490 üyesinin eğitimi ve de danışmanlık hizmetini sunacak olan projenin başarıya ulaşması için tüm alt yapı çalışmalarını bitirdiklerini belirten Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah sural, bu proje ile bölgede çiftçilik yapan insanların Avrupa standartlarında çiftçilik yapmalarının sağlanacağını dile getirdi.
Cuma günü Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda saat: 10.00’da bir tanıtım toplantısıyla başlayacak olan ‘Ardahan İli ve Köyleri Çiftçi Eğitimi ve Danışmanlık Merkezi’ projesi’nin tanıtımına Ardahan Valisi Murat Yıldırım’da katılacak.
Haber ekleme saati: 11.16-02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
İGEME, Ardahan’da ihracaat dersi verecek
İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME), 2007 yılında aralarında İstanbul, Ankara, Erzincan ve Ardahan’ının da bulunduğu illerde, eğitim programları düzenleyecek.
Program kapsamında, Dış Ticaret Eğitim Programları, Özel Konularda Eğitim Programları, Ülke Sohbet Toplantıları ve İş Yönetim Sistemi Seminerleri gerçekleştirilecek. İGEME dış ticaretin hedeflenen düzeye ulaştırılmasında ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasında ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkıda bulunmak ve bu konudaki eğitimi yaymak amacı ile eğitim programları düzenliyor.
Eğitim programlarının organizasyonunda ihracatçı birlikleri ve ticaret ve sanayi odaları işbirliğine gidiliyor ve alınan talepler doğrultusunda eğitim konuları çeşitlendiriliyor.
Özellikle 2000 yılından itibaren düzenlenen eğitim programlarının sayısında artış kaydedilirken, 2000-2006 döneminde Türkiye’de toplam 490 organizasyon gerçekleştirildi ve bu programlara 35 bin kişi katıldı.
Bu yıl içerisinde İstanbul, Ankara, Erzurum, Bursa, Eskişehir, Urfa, İzmir, Aydın, Erzincan, Adana, Trabzon, Adapazarı, Çorlu, Hatay, Antalya, Rize, Konya, Mardin, Burdur, Mersin, Trabzon, Ardahan, Kahramanmaraş, Kayseri gibi illerde eğitim programları düzenlenecek.
Eğitim programlarında; Dış Ticaret Eğitim Programı, Elektronik Ticaret, İhracat ve İthalatta Gümrük İşlemleri ve Kambiyo Mevzuatı, İhracatta Kullanılan Belgeler, İhracatta Fiyatlandırma, AB Mali Yardımları ve 7. Çerçeve Programı, Uluslararası Pazar Araştırması, İhracatta Katma Değer Vergisi ve İade Esasları gibi konular ele alınacak.
Haber ekleme saati: 10.44/28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Kızılay’da Öztürk dönemi sürüyor
Ardahan’ın Göle İlçesinde bulunan Kızılay Şubesi kongreye gitti.
Gökhan Öztürk’ün yeniden seçildiği 50 delegeli Göle Kızılay Şubesinin başkanlığına yeniden getirilen Gökhan Öztürk bu görevi babası Reis öztürk’ten devir almıştı.
KAN MERKEZİ KURULACAK
Kızılay Göle Şubesi’nin kongresinde Ardahan’da bir kan bankası kurulması için çalışmaların yürütüldüğü bilgiside alınırken, Ardahanlı Derneklerin İstanbul’da başlattıkları, kan kampanyasının çok önemli bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğide belirtildi.
Haber ekleme saati: 10.27-28/02/2007
Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle
KAÜ’YÜ YÖK’E ŞİKAYET ETTİ
Güz ve bahar dönemlerinde açılmış olan yüksek lisans programına başvuruda bulunan Sevinç Arzu Uluoğlu adlı bayan, çifte standart uygulandığını, “monarşik” bir anlayışın hüküm sürdüğünü ve asker-sivil ayrımı yapıldığını ileri sürerek, Kafkas Üniversitesi’ni YÖK’e şikayet etti.
Uluoğlu, YÖK’e gönderdiği “sitem ve isyan ile başlayan yazıma kafamda bir türlü cevap bulamadığım için sizlerin yardımı ile aydınlanacak sorularıma cevap aramaktayım” diye başlayan şikâyet dilekçesinde, Kafküs Üniversitesi’ndeki lisans programlarına başvurularda YÖK’ün yok sayıldığını belirterek, şu iddialarda bulundu:
“Kafkas Üniversitesi hesaplanmanın; 50 Les, %40 diploma notu,%10 mülakat olduğunu ilan etmişti.Basit bir hesapla ile en yüksek Les’in 66 olduğu diploma notunun 75 olduğu ortalaması 63 ise ben 60 ortalama ile neden(10.)sırada 2.yedekte yer aldım. (Üstelik 4’lük sistemdeki diploma notumun 91 iken 87 alınması itirazlarımda dikkate alınmaması ilginç bir durum). Ayrıca mülakat esansında bizler puanlamaya göre karar verdik zaten bölümünüz uluslararası ilişkiler olduğu için işletmeye uzak denilmesiyle şu soruyu sormak istiyorum. Ben iktisadi ve idari bilimler mezunuyum. Bahar döneminde işletmeye 3 kişilik askeri kontenjan tanındı. Bu kişiler harp okulu mühendislik mezunu.Mühendislik işletme ve iktisat daha mı yakın? Dahası ne zamandan beri üniversiteler asker sivil ayrımı yaparak öğrenci kabul etmekte.Bunun yasal bir dayanağı var mı? Bir bireyin mezun olduğu üniversite dışında eğitim hayatına devam etme şansı olamaz mı? Kafkas Üniversitesi’ne göre hayır olamaz. İddialarımı yüksek lisansı kazanan kişilerin çoğunlukla bu üniversite mezunu olması yada üniversite personeli ile akademisyeni olması kanıtlar durumda.(iktisattan bu dönem yüksek lisans yapacak 4 kişiden 2si personel biri üniversitenin öğrencisi)Yoksa mevcut olan kanun yada prosedür üniversiteler öğrencilerini korumak, personel barındırma ve akademisyenlerinin ilerlemesine yardımla yükümlüdür demektedir.Demokratik bir ülke de hala monarşinin hüküm sürdürülmesi kabul edilebilir değil. Babadan oğula geçer gibi ya da aile şirketiymiş aynı aileden pek çok kişi bu üniversite de çalışmakta kızlık soyadlarını eklersek sayı iyice kabarır.Belki ben yanılıyorum bu tamamen genetiksel bir zekadır. Daha ilginç olan üniversite de yapılan yabancı dil sınavını geçen kişiler bu sınavı gramer bilgisi yeterli olmadan,tercüme kural ve pratiğinde yeterli olmadan sadece sözlük yardım ile bunu yapıyor olabileceklerine inandırılmak istemem.Mezun olanların eğitim süresince almadıklar İngilizce eğitimi ve aradan geçen yılları bir sözlükle kapatmak ne kadar mümkün bu belirsiz işte. Bu azim işi ise bölümüm ile iktisat arasındaki iddia edilen bilgi eksikliğini ben de buna benzer bir yöntem ile kapabilirim değil mi? Ayrıca özel statü de öğrenci hakkına sahip iken konu ve kayıta ilişkin bilginin ciddi içerisinde verilmemesi dolayısıyla bu hakkından da mahrum bırakıldım. Ama yaklaşık 19 kişiye bu hak tanınmış: Onlar nereye göre ve ne zaman seçildi bilmek isterdim doğrusu. Sonuç olarak üniversite puan hesaplamasını; Les, diploma notuna göre yaptıysa eylül de neden kazanamadım. Değilse nereye göre ve nasıl hesaplandı neden şeffaf davranılıp not ortalamaları belirtilmedi. İlkbahar döneminde aynı yöntemle puan hesaplandıysa ilk sıra olacak bir olarak neden elendi m. Mülakat bu yasal belge ve değerlendirmelerin önündeyse neden bu sınavlar yapılıyor? Mülakatta objektif olunduğu, adil davranıldığı soruları nasıl cevap bulabilir?”
Haber ekleme saati: 0959-28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan yarın karantinadan çıkıyor!
Ardahan İl Tarım Müdürü Fevzi Karakoç, üç köyde şap hastalığının tespit edilmesinin ardından, il genelinde uygulanan karantinanın 1 Mart’ta kaldırılacağını söyledi.
Karakoç, yaptığı açıklamada, hayvanlara erken ve etkili müdahalede bulunarak şap hastalığının yayılmasını engellediklerini söyledi.
Vatandaşları hayvanlarına şap aşısı yaptırmaları konusunda uyaran Karakoç, şöyle devam etti: “Ardahan’da üç köyde tespit edilen şap vakası nedeniyle 13 gündür il genelinde devam eden karantina 1 Mart’ta kaldırılacak. İl genelinde başlattığımız dezenfekte ve aşılama çalışması sonucu virüsün yayılmasını kısa sürede önledik. Bundan sonra da hayvan sağlığı konusundaki çalışmalarımız aralıksız devam edecek.”
Haber ekleme saati: 09.14-28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Desteklemelerin verilmemesi eyleme götürüyor!
AKP Hükümetinin, Dünya Bankası ile Avrupa Birliğinin Fonlarından finanse edilen ve karşılıksız olarak çiftçilere verilen Yem Bitkileri Desteklerinin bir türlü ödenmemesi bölge köylüsünü çileden çıkarıyor.
Destekleme paralarının bir türlü ödenmemesi üzerine çeşitli yollarda tepkilerini dile getirmeye başlayan köylüler, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt önderliğinde önümüzde ki Perşembe günü Ardahan’da bir araya gelerek konu hakkında bir basın açıklaması yapacakları öğrenildi.
AKP Hükümeti’nin destekleme kayıtları sırasında bazı şikâyetlerin olduğunu öne sürerek, aylardır ödemesini yapmadığı yem bitkilerinin paralarının bütçenin kapanmasında kullanıldığını öne süren CHP Ardahan milletvekili Ensar Öğüt, köylünün olduğu gibi köylüye borç veren esnafın da dört gözle beklediği Yem bitkilerinin ödemelerinin ödemeyen hükümeti protesto etmek için Perşembe günü Ardahan’da tüm köy muhtarlarının davet edildiği geniş çaplı bir basın toplantısı yapacağını belirtti.
Haber ekleme sati: 0846-28/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Ardahan donmaya devam ediyor!
Bu yıl geçen yıllara nazaran, ‘Az kar, çok soğuk’ bir yılı yaşayan Ardahan’da son üç gündür yaşanan dondurucu soğuklar hayatı adeta felç etmiş durumda.
Geceleri -26 lara bulan şiddetli soğuklar, gündüzleri de -10 ila -15 arasında kaldığı gözleniyor. Aşırı soğuklar ve tipi dolaysıyla kapanan köy yolları dolaysıyla kent merkezlerinin öğle saatlerinin hemen ardından adeta hayalet şehirlere döndüğü Ardahan’da birçok köyün su şebekelerinin donması dolaysıyla susuz kaldığı da alınan bilgiler arasında.
Haber ekleme saati: 23.38/20.02.2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Yol açma çalışmaları başladı ..
Ardahan ve çevresinde etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan yolları açma çalışmaları devam ediyor.
Ardahan’ın yüksek kesimlerindeki kapalı karayolları ve köy yollarının açılması için ekipler gece gündüz çalışmalarını sürdürüyor.
Ardahan’ın Posof ilçesinde 2540 rakımlı Ilgar Geçidi yeniden ulaşıma açılırken, ilçede 10 köy yolunun kapalı olduğu bildirildi. Köy Hizmetleri ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü Günbatan yolunda ise kar kalınlığının yer yer 5 metreyi bulması nedeniyle çalışmaların zorlukla yapıldığı, yolun ulaşıma açılması için bir gün daha çalışma yapılacağı belirtildi.
Haber ekleme saati: 23.27-27/02/2007
Haber/Foto: Alper Turgut/Posof
Çıldır’da Minibüs Takla Attı
Dün Sabah 07.30 Civarı, Sabaholdu (Godas) Köyü’nden Çıldır İstikametine Doğru Giden Transit Yolcu Minibüsü Aşırı Buzlanma Yüzünden Karaarhaç Denilen Mevkide Yoldan Çıkarak Takla Attı…
Kazada Can Kaybı veya Yaralanma Olmazken, Araç Büyük Hasar Gördü… Saat 12 Civarı Çekicinin Gelmesiyle Araç Takla Attığı Yerden Çıkarıldı.
Haber ekleme saati: 15.08/27/02/2007
Haber/Foto: Volkan Özkan/Çıldır
KARS DEVLET HASTANESİ ACİL SERVİSİ’NİN KAPISI ÇALINDI .. “ACİL”EN HIRSIZLIK!
Dün Kars’ta tarihin en ilginç hırsızlık olayı gerçekleşti. Öğlen üzeri Kars Devlet Hastanesi’ne giden kimliği belirsiz iki kişi, “teknik servisten geliyoruz” diyerek, acil servisinin otomotik kapısını çaldılar. Bu ilginç hırsızlık olayı karşısında şaşırdığını belirten Başhekim Hüseyin Çeğilli, “Ne yapacaklar, anlamadım.” dedi.
Edinilen bilgilere göre, dün öğlen üzeri Kars Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne giden kimliği belirsiz iki kişi, o andaki yoğunluktan yararlanarak, önce otomotik kapının panjorunu söktüler. Daha sonra, başta güvenlik olmak üzere, hastane personelinin gözü önünde otomotik kapının motorunu söken hırsızlar, “ne yapıyorsunuz?” diye soranlara, soğukkanlı bir biçimde, “Teknik servisteniz, bakım yapıyoruz” diyerek, işlerini sürdürdüler. Uyanık hırsızlar, daha sonra piyasa değeri 1 milyar lira olduğu belirtilen acil servisin otomotik kapısının motorunu sökmek için acele eden hırsızlar, daha sonra motoru söküp çaldıktan sonra kayıplara karıştılar. Personel ise, gözleri önünde yaşanan hırsızlık olayını, daha sonra kapının zincirleri ve kabloları yerde sallandıktan sonra farkederek, polise haber verdiler.
**BAŞHEKİM 1 NİSAN ŞAKASI SANDI
Durumdan haberdar edilen Kars Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hüseyin Çeğilli, bunun şaka olabileceğini sanıp, “yoksa bugün 1 Nisan mı?” diye sordu. “Hayır” yanıtını alan Çeğilli, acil servisine gelince gözlerine inanamadı. Kapının otomotik açılıp kapanmasını sağlayan motorun çalındığını kendi gözleriyle gören Başhekim Çeğilli, “Valla ne diyeceğimi şaşırdım. Motoru ne yapacaklar? Hem motor çalacak başka kapı bulamadılar mı ki, hastanenin en önemli yeri olan acil servisi buldular?” dedi.
Çeğilli, olayın çok yönlü olarak incelendiğini vurgulayarak, sabotaj üzerinde de durduklarını kaydetti.
***KAYIT YOK
Kars Devlet Hastanesi Müdürü Ünsal Rıfkı Öztürk de, ilginç hırsızlık olayını şöyle anlattı:
“Öğlen üzeri, acildeki yoğunluktan yararlanan iki kişi gelip, önce kapının pancurunu sökmüşler. Kendilerine, ne yaptıklarını soran görevlilerimize ise gayet soğukkanlı bir biçimde teknik servisten geldiklerini ve bakım yaptıklarını söylemişler.
Üzerlerinde, iş elbisesini andıran teknik eleman tulumu bulunduğu için kimse şüphelenmemiş. Bunların hırsız olduğu, kapının motorunu çaldıktan sonra farkedilmiş.”
Müdür Öztürk, hastanenin ve özellikle de acil servisinin izleme kameralarının 24 saat çalışarak kayıt yaptığını da vurgulayarak, “Ancak ne ilginçtir ki, hırsızlık olayının gerçekleştiği 11.00-12.00 saatleri arasında kayıt yapılmamış. Hırsızlık olayı gibi, bu olay da detaylı olarak araştırılmaktadır.” diye konuştu.
Haber ekleme saati: 13.58-27/02/2007
Haber/Foot: Gümüşpala Kortağ/Kars
90 dolar için kapatılan valilik sitesi haberimiz üzerine açıldı!
Ardahan Valiliğinin Web sitesi olan Hosting firmasına olan borcu dolaysıyla yayını durdurulması olayı gazetelerimizce haber olunca açıldı.
Bilindiği gibi İnternet üzerinde yayımlanan www.ardahan.gov.tr adlı resmi internet sitesi, sitenin internet üzerinde yayımını sağlayan hosting firması olan SADECE HOSTİNG adlı şirket tarafından 90 dolar borcu olduğu gerekçesiyle sitenin yayınını durdurulmuş, konu dün gazetemizce gündeme getirilmişti.
www.ardahan.gov.tr adlı Ardahan Valiliğine ait siteyi tıklayanların karşısına, ‘Alan adınıza ait hosting hizmeti durdurulmuştur.’ metni çıkmış, konuyu sorduğumuz şirket yetkilileri valiliğin şirkete 90 dolar borcunun olduğunu, bu nedenle sitenin yayınının durdurulduğunu belirtmişti.
Haber ekleme saati: 13.52-27/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Muhtarlar eyleme hazırlanıyor!
Geçtiğimiz yıllarda yaptıkları süt eylemleri ile gündeme gelen Göleli köy muhtarları yeni bir eylemin hazırlığında.
Uzun süredir ödemeleri beklenen yem bitkileri destekleme ödemelerinin yapılmaması dolaysıyla dün bir araya gelen Göleli köy muhtarları ilk etapta imza kampanyası düzenleyerek, kaymakamlık ve valiliğe vereceklerini, bunun başarılı olmaması halinde Ankara’ya giderek topladıkları imzaları bizzat başbakan Recep tayyip Erdoğan’a ulaştırma kararı aldılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Göle Muhtarlar derneği Başkanı Yunus Yılmaz, köylünün ve çiftçinin aylardır ödemesini dört gözle beklediği destekleme ödeneklerinin ödenmemesi dolaysıyla mağdur olduklarını, bu nedenle sorunlarını demokratik yollarla gündeme getirmek için karar aldıklarını belirtti.
Haber ekleme saati: 13.48-27/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Şap hastalığı, bu gün toplanacak komisyon kararı ile netleşecek
Bazı köylerde görülen Şap hastalığı dolaysıyla alınan karantına kararının bugün toplanacak olan, “Ardahan İli Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu” tarafından kaldırılıp, kaldırılmayacağı yönünde karar verileceği duyuruldu.
Bilindiği gibi Ardahan Tarım İl Müdürlüğü Hayvan Sağlık Şube Müdürlüğünün uyarısı üzerine geçtiğimiz günlerde alınan karar doğrultusunda, şehirde bulunan tüm hayvan hareketleri, ikinci bir emre kadar durdurulmuştu. Hayvan pazarının ikinci bir emre kadar durdurulmasına tepki veren hayvan tüccarları karar üzerine İl Tarım Müdürlüğününü basarak, alınan karantina kararının bir an önce kaldırılmasını” istemişti. Alınan bilgilere göre bugün toplanacak olan Ardahan İli Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu karantinanın devamı, yada bitirilmesi yönün de karar alacağı bildirilirken, kurul tarafından verilecek olan karar doğrultusunda il genelinde uygulanmak üzere geçici bir süre için kordon ve karantina kararının kaldırılması için bir araya gelerek kararını açıklayacak.
Haber Ekleme saati: 13.45-27/02/2006
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
IĞDIR’DAN HABERLER
27 Şubat 2007 Iğdır’da askeri araç devrildi: 6 yaralı
IĞDIR’ın Tuzluca İlçesi’nde askeri araç devrildi, 6 asker yaralandı. Yaralı erlerden durumu ağır olan Feyzi Kurt, helikopterle Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Askeri Hastanesi’ne sevk edildi. Kaza dün saat 16.15 sıralarında Tuzluca İlçesi’ne baglı Halıkışla Mevkiinde meydana geldi. Sorguçkavak Jandarma Karakolu’na gitmekte olan askerleri taşıyan araç, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlandı. Kazada, erler Coşkun Gezer, Şeref Gürlek, Mehmet Akıncı, Serkan Esmer, Fazıl Yılmaz ve Feyzi Kurt yaralandı. Iğdır’daki 5’inci Hudut Alay Komutanlığı’nda tedavi altına alınan erlerden durumu ağır olan Feyzi Kurt, helikopterle Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Askeri Hastanesi’ne sevk edildi.
AŞIRI TİPİ VE HORTUM 25 KÖYÜ KARANLIĞA GÖMDÜ.
2 gün önce yağan kar yağışı ile birlikte tipi ve hortum kırsal alanda 25 köyün elektrik direklerini devirerek elektrik kesintisine sebep oldu. Iğdır Elektrik Kurumu Müdürü Zafer Türüt’ün verdiği bilgiye göre Iğdır merkez Kervansaray köy gurubuna bağlı alibeyköy,mezra,karaçomak, küçek,nişankaya,harmandöven,asma ve kervansaray köyleri olmak üzere 8 köy .Tuzluca ilçesinde kırsal alandaki güllüce köy gurubuna bağlı 9 köy Gaziler köy gurubuna bağlı 8 köy elektriksiz kaldı. Köy Hizmetleri ile birlikte oluşturulan ekipler yıkılan direkleri kopan şebeke tellerini onarmak için çalışma başlattı dedi.elektriği kopan köylerden tuzluca ilçesi aliköse köyü muhtarı Tacettin Akgün 2 gün önce gece sulu kar yağışı başladı ardından şiddetli tipi ile birlikte gelen hortum köyümüzün elektrik direklerini yıktı kabloları kopardı 3 günden beri karanlıktayız dedi. Yine aynı güzergahta bulunan tuzluca ilçesine bağlı Karakoyun köy muhtarı Famil Çelik’ten ise 2 gün önce gece yarısı kar yağışının ardından büyük bir gürültü ile kopan fırtına ile hortum köyümüzün elektrik şebekesini ve tellerinin kopmasına elektrik direklerinin kırılmasına sebep oldu köyümüzün elektriğinin bir an evvel verilmesini beklemekteyiz dedi. İl Genel sekreteri Ferhat Akkuş kapanan köy yollarının özellikle taşımalı eğitim üzerinde bulunan köy yolları ile güvenlik açısından kırsal alandaki karakollarında yolunun açılmasına önem vermekteyiz ama doğal bir afet sonucu kapanan köy yolları ile birlikte tipi ve hortumdan elektriksiz kalan köylere hizmet gitmesi için yolların kardan temizlenerek ulaşıma açılması için gereken çalışmaları sürdürmekteyiz dedi.
TUZLUCA KAYMAKAMI ALİ İPEK KIRSAL ALANDA İNCELEMELERDE BULUNDU
Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK, beraberinde Yol Şube Sorumlusu Yılmaz DEMİR’i de alarak köy yollarının durumunu yerinde görmek ve 2007 yılı KÖYDES çalışmaları için değerlendirmeler yapmak üzere Güllüce-Mollakamer-Abbasgöl-Aliköse-Ünlendi-Üçkaya köyü güzergahında incelemelerde bulundu.Ayrıca köy okullarındaki çocukların eğitim durumları hakkında bilgi almak için Abbasgöl ve Aliköse İlköğretim Okullarında da incelemelerde bulunan Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK,okullarda yaptığı incelemelerde çocukların eğitim seviyeleri ile öğrenciler ve öğretmenlerin sorunları hakkında da bilgi aldı.
Ayrıca Kaymakam Ali İPEK’in 22.02.2007 tarihinde yapmış olduğu Gülüce- Mollakamer köylerindeki incelemelerde okula devam etmediklerini tespit ettiği 1995 doğumlu 5.sınıftan terk Elev BAKTEMUR, 1993 doğumlu 6.sınıftan terk Şabap BAKTEMUR ve 8. sınıftan terk Ömer YERLİKAYA isimli çocukların ailelerini de ziyaret ederek çocukların okula gitmeme sebepleri hakkında bilgi aldıktan sonra çocukların eğitimi için Kaymakamlık olarak gerekli yardımların yapılacağını belirtip, ailelerinin de rızasıyla bu 3 çocuğu evlerinden aldırarak Tuzluca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Turkay OTAY’a da çocukların eğitimlerine devam etmesi için gerekli talimatları verdi. Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK ‘in talimatıyla ailelerinin yanındayken eğitimlerine devam edemeyeceğini tespit ettiği Şabap BAKTEMUR 6.sınıftan, Ömer YERLİKAYA ise 8.sınıftan eğitimlerine kaldığı yerden devam etmek üzere Tuzluca Y.İ.B.O’ya yerleştirildi. Yine Elev BAKTEMUR’da 5. sınıfta eğitimine kaldığı yerden devam etmesi için Güllüce İlköğretim Okuluna gönderildi.
Konuyla ilgili bir de açıklama yapan Tuzluca Kaymakamı Ali İPEK;
“Okumak isteyen ancak imkansızlıklar sebebiyle okuyamayan tüm çocuklarımıza devletimiz sahip çıkmaktadır. Yeter ki bizlere bu konularda ulaşın, Bizler devletimizin temsilcileri olarak yardıma hazırız”dedi.
Haberleri ekleme saati: 12.37-27/02/2007
Haberler/Fotolar: Suat Deniz/Iğdır
Öğüt’ten Derneklere çağrı:
‘Bir tuvalette mi yaptıramıyorsunuz?!.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve CHP İstanbul Milletvekili Ersin Arıoğlu, Ardahanlıları illerine tuvalet, abdesthane ve banyo yapmaya davet ettiler.
Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde Ardahanlı iş adamları ve dernek temsilcileriyle buluşan CHP Milletvekili Öğüt, “Bu utanç tablosundan köylünüzü kurtarın. Dernek gecelerinde eğleneceğinize bir tuvalet banyo da siz yapın” çağrısında bulundu. Ardahan’ın dört ayrı ilçesine paket banyo ve tuvalet kurduklarını söyleyen Ensar Öğüt, projenin köylüler tarafından ilgiyle karşılandığını anlattı. Öğüt, Doğu Anadolu’nun 16 ilinde yaşayan 6.5 milyon kişiden 2.5 milyonunun banyosu ve tuvaleti olmadığını belirterek, “Hani temizlik imandan geliyordu? İnsanlar Doğu Anadolu’da tuvalet ihtiyacını kışın ahırda yazın da tarlada gideriyor. Türkiye’nin bu durumunu götürüp AB fonlarından yardım almak istemiyoruz. AB uyarmadan bunları yapmamız lazım” dedi.
Haber ekleme saati: 02.35-27/02/2007
Hürriyet Yeliz ÖZ / İSTANBUL
Ardahan’ın köylerine tuvalet kampanyası
Geçtiğimiz hafta sonu CHP Ardahan Miletvekili Ensar Öğüt, İstanbul Milletvekili Ersin Arıoğlu ve Parti Meclisi üyesi Prof. Esfender Korkmaz, Ardahanlı işadamlarını ve sivil toplum örgütleri yöneticilerini Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde bir araya getirdiler.
İllerinin kalkınması için çeşitli projelerinin olduğunu belirten milletvekilleri, haklı olarak ‘Köylerinize tuvalet, banyo, abdesthane yaptırın’ çağrısında bulundular.
Ensar Öğüt, ‘Oralar sizlerin yurdu. Oradan göç edip gelmiş olmanıza karşın, yazları oraya gidiyorsunuz. Bu sıkıntıları çekmiyor musunuz?
Akşam Gazetesi’nin köşe yazarı Mustafa Dolu’nun le aldığı yorumunu ve diğer yorumcularımızın yazılarını, sitemizin solunda bulunan ‘EN YENİ MAKALELER” adlı köşemizin linkini tıklarak okuyabilirsiniz..
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/
Ardahan’ın kurtuluşu ..
Savaşların askeri birlikler arasında yapıldığını bilerek, Ardahan’da böyle bir savaşın yaşanmadığını yaptığımız araştırmada görüyoruz.
Yani savaş meydanında ordular karşı karşıya gelmeden Ardahan kurtulmuş. Aslında kurtulmuş demektense tazminat olarak verilen topraklar uzun yıllar sonra geri alınmış.
Yani buralarda kardeşçe iç içe yaşayan Gürcüler, Ermeniler ve Malakan denen Ruslar, gelen bir telgrafla bir anda bir birlerinin düşmanı kesilip, kimine göre Ermeniler, kimine göre Gürcüler, kimine göre ise de Ruslar bizimkilerini doğramaya başlamış, hatta camilere toplayıp yakmışlar..
Burasının çok karışık olduğunu ve de başımıza yeni bir dava açmadan geçerken benim tespitlerimde buralarda, öyle sanıldığı gibi harp meydanı kurulmadan birileri çekip gitmiş, giderken de kızıp yakmış, belki de önleri kesilmek istenmiş ..
Büyüklerimizin dediği gibi burayı geçip, işi tarihçilere bırakalım diyerek, burayı sukutçe ve yumuşaktan bir geçiş yapıyoruz..
Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu Ardahan’ın bugün kü kurtuluşudur..
Bu kurtuluş adı da fakirlikten, yoksulluktan, siyasi boşluktan, göçten kurtuluştur ..
Bu nasıl olacak diye her gün kafa yoran bizler gibi birçoğumuzun gayretleri bazen Çamlıçatak’ın ormanlarında, bazen de Karonun suyunda, ya da Çıldır gölünün yanında ki kulübe mi, lokanta mı bilinmez Atalay’ın Yeri denilen yerlerde tartışılır. Damal’da ise bir elma ile dikilen kadehlerle dükkan ardiyelerinde ..
Bu gayretlerin ve de emeklerin, bol alkolü ve de kırmızı etli sohbetler yüzünden kafaları çakır keyif ettiği için o an konuşulanlar, rakının şişede durmadığı gibi konuşulanlarında beyinlerde durmadığına şahit olur, dururuz .. Bir daha ki 35’liği kim ısmarlayacak diyerek bitirdiğimiz o güzelim kurtuluş tartışmalarını..
Bunun yanı sıra bazılarımız da başta İstanbul’da olmak üzere, Ankara’da, İzmir’de ve de diğer kentlerde, Ardahan’ın nasıl olur bu halde kurtuluru tartışırız .
Bunun içinde o yol kenarlarında bulunan, falan ET LOKANTASI, filan KENDİN PİŞİR isimli yerlerde tez tez bir araya gelir, burada bir gram et alamadığı için bir yaz boyunca kaz çobanlığı yapan ninemizden aldığımız kazları da pişirerek, büyük şehirli olduğu için normal rakıyla değil Tekirdağ rakısıyla Ardahan’ı kurtarmaya çalışırız ..
Bazılarımız yukarıda saydığımız şıkları da içine alarak işi daha da büyütür, bulduğu dost akraba ile kurduğu bir Ardahan isimli dernekle, kendisine başkan dedirtir ve bu yol ile kendi öz çıkarlarını değil, toplumun sorunlarını çözmek için kendisine, FALAN DERNEĞİN BAŞKANI dedirterek kapıları aralar ..
Makamları ziyaret eder, bunu yaparken de müteahhit, işadamı yada bürokrat olduğunu da söz arasında belirtir ve halkının yararına bir çok işi de gelmişken alırız ..
Peki ya ÇANTACI DERNEKLER denilen yerleri, yurtları belli olmayan, 40 yıl aynı isimlerin başkan olduğu dernek ve de vakıfların çabasını göz ardımı edeceğiz?!.
Yok canım, onları ihmal etmek memlekete ihanet sayılır, hatta 301’den olmazsa da Ardahan’ın plakası da olan 75’ten yargılanırız bile..
Çünkü onlar ÇANTA lafını ileriye götürüp, omuzladıkları kara çantalı, bol paralıları seçimden seçime alır Ardahan’a gelir ve oylarımızı alarak memleketi kurtaramazsalar da, ya Şavşat’lı yı, ya Erzurum’lu yu, yada doğduğundan beri Ardahan’ı görmeyen saygın ve de büyüksbir hemşerimizi kurtarırlar ..
Hatta bu yetmez, hiçte utanmadan Ardahan’a gelip, çeperlerin dibinde tuvalet ihtiyaçlarını karşılayan akrabalarını yönlendirip, birilerine BAŞBAKAN diye bağırtırlar ..
Peki ya o buradan tortuyu bile bırakmadan, kazandığını sırtlayıp götüren ve buradayken ağa ismini alan, büyük kentler de iş adamı olanlara ne demek gerek?!.
Ya sonradan görmenin çıktığı yeri beğenmemesi ..
Onlar, gurbette sığınacak bir yer arayan burada ki insanları hemşeri adı altında toplayıp, kimisine güvenlikçi, kimisine taşeron adını taktırıp ele sömürtmeden kendilerine çalıştırdıktan sonra altlarına 4×4’ler alarak, köylerinde değil Yalova!da, Kandıra’da, Avşa’da ve adını sayamayacağımız bir çok yerde aldıkları yazlıklara çekilip, “Ardahan’ı nasıl kurtaracağız?” diye düşünerek, bir yaz boyunca kafa yorarlar, arada birde o buradan kalma kara vücutlarıyla da denizlere girip, çimerler ..
Evet Ardahan’ı kurtarmaya talip olanları sıraladığımız bu çok önemli ve de satır satır okunduğu takdirde konuya muhatap olanları azda olsa utandırmayacak yazımızı bitirirken, bizlerin ne yaptığına da bakmak gerek..
Tabi bizler burada kaldığımız için önce sınır bekçisi, sonra da, ‘karını, kışını, buzunu çekeniz’ diyerek, kendimize ad takar, kulüplerden çıkmayıp kapalı olan yolu dolaysıyla şehre gelmeyen köylünün derdine çare bulmak için Hoşgün, Okey, Tavla oynar akşamları da bir kadeh içer, masalar kurarız ..
Kimimiz ise gerek yazılarıyla, kimisi ise davranışlarıyla başlarını okşatıp, mutlu olurlar ..
Böylece akşam ya çakır keyifli yada abdestli olarak gittiğimiz evlerimizde karımıza hava atarız, “Vali beyleydim, Kaymakam’ın memleketi kurtarmak babında çok güzel projeleri var, falan müdür yaman adam’ diyer, aile için de çok önemli adam olarak kendimizi yutturur ve sabah siftah yapmayan dükkanda gün boyu sinek avladığımızı saklarız..
Evet, bazen de benim gibi oturur sabaha kadar memleketi kurtarma babında yazar, çizeriz.. Yazıp, çizdikçe de birileri tarafından çok sevilir, ya adliye misafir ediliriz, yada ekmek yemeyi, uykuyu unutup, bir paket sigarının ikiye çıktığını sabahın ilk ışıklarının camdan içeriye süzüldüğünü anlamayız ..
Ne edelim baba ya, kimi ele kimi bele bu memleketi elbet kurtaracak birileri bir gün çıkar, işte o zaman ikinci kurtuluşu hep birlikte kutlarız..
Ele değil mi yanı?!.
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58