Ardahan’dan baktığınızda bu iş biraz zor..
Çünkü Başkan Erdoğan’da, bende biliyorum ki AK Parti 2019 seçimleri öncesi mevcut kadrolarla %51’i alması bir hayli zor..
Neden mi?
ATSO Başkanı AK Partili Değil,
ESOB Başkanı AK Partili Değil,
Ziraat Odaları Başkanları AK Partili Değil,
Kızılay Başkanı AK Partili değil,
Şoförler Başkanı AK Partili değil,
Kent Konseyi, Dernek ve STK’ların %70’i AK Partili değil,
Muhtarların %30’u HDP’li, diğer yarısı Saffet!’çi, DYP’li, CHP’li,
Kamu’da bulunan idarecilerin çoğu ‘bugünlük’ AK Partili,
Göle rüzgara göre AK Partili yada HDP’li, Hanak, Damal hatta Çıldır ruhen CHP’li, yani konjektöre ve Erdoğan’a göre yön değiştiren,
Posof Ulgar’da bu yana etkisiz,
Yerel basının %99’u AK Partili değil,
Ulusal basın temsilcileri keskin AK Partili değil,
Feto ve açık/gizli hücrelerini de unutmamak gerek,
Mevcut AK Partili Belediye Başkanları AK Parti’nin 15 yıllık hizmetini AK Parti’ye oy olarak çevirememişlerle işgal edilmiş,
Kısacası 2019 seçimleri öncesi işi bir hayli zor olan AK Parti’nin bankamatik kartıyla maaş alan gençlik kolları ile, bol bol poz verip, çel çocuklarını hatta kendilerini İş-Kur ve diğer imkanlarla maaşa, oturum parasına bağlayan kadın kolları ile, ‘AKP’nin açılımını söyle’ desen bilmezlerle dolu İlçe teşkilatlarıyla, Kars, Erzurum’dan gelen idarecilerle AK Parti’nin Ardahan’da olduğu gibi Türkiye’de %51’i alması çok zor..
Bunlara birde CHP-HDP hatta Anayasa Referandumunda olduğu gibi Hayır bloku içinde yer alan MHP’yi de eklediğiniz de üç seçimin birden yapılacağı 2019 seçimlerinde parlamenter sistemsiz bir AK Parti iktidarı görmek bana göre değil, partisinin her toplantısında bunu açık açık dillendiren Başkan Erdoğan’da çok iyi biliyor..
Peki sence ne yapılmalı denilecek olursa bana kalırsa AK Parti önümüzde ki aydan itibaren seçim atmosferine girecek olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının seçiminde müdahil olmalı ve aynı aylar içinde yapılacak olan AK Parti Kongrelerinde Atalay, Köksoy ve Baydar üçlüsü başkanlığında yeni bir samimi kadro arayışına girmeli..
Yada başta bu üçü olmak üzere hepsi bir kenara konulup, yeni isimlerle ‘Durmak yok, yola devam’ denmeli..
Kolay mı?
Vallahi bana sorarsanız bu işleri yapacak isimler ve kadrolar var..
Yeter ki Başkan Erdoğan ve AK Parti Genel Merkezi devreye girsin..
Ha bu arada benim bu yönde ki yazılarım ve amacım AK Parti’yi dizayn etmek, ettirmek değil, diğer partilere yönelik yazılarım da olduğu gibi iktidar olan bir parti de gördüklerimi, düşündüklerimi yazmaktan öte bir şey değil..
Çünkü okurlarım ve beni tanıyanlar iyi bilirler ki; CHP’ye, HDP’ye yönelik buna benzer, bu yönde ki diğer yazılarımı ve bu yazımı birde tersten okunduğunda CHP’nin de, HDP’nin de hatta ortalıkta görünmeyen MHP’nin de kendilerine olumlu yönde pay çıkaracağını ve bu boşlukları fırsat bilip, parti içi ince hesapları kenara bırakıp, AK Partinin bu alenen görünen zayıf taraflarından faydalanılabilinir..
Yoksa; ‘Fakir yine AKP’ye yol göstermiş’ deyip, her zaman yaptığınız ama bir türlü tutmayan ucuz politikalarlara Fakir Yılmaz’ı değil, kendinizi yıpratmaktan öteye gidemezsiniz..
Haydi o zaman üç seçimin birden yapılacağı 2019 seçimleri önce gözler önüne sergilediğim bu tabloda ders çıkarıp, ona göre bir yol haritası çizmeye..
**Kış Geliyor, Okullar Açılıyor…
Milli Eğitim Müdürü yok..
İl Tarım Müdürü yok..
Kültür Müdürü yok..
PTT Müdürü yok..
Valilikte ki müdürlükler başta olmak üzere bir çok müdürlük vekilin vekili ile idare ediliyor..
Bahçelerini ot ve çöp basan bir çok okul bakım bekliyor..
Akıbeti belli olmayan kaz ölümleri ardından toplanan kanatlı hayvan paraları hala ödenmedi..
Bu yılda bir türlü sonuçlanmayan yollar yine kazalara neden olur..
Kuraklık dolaysıyla zor günler yaşayan hayvan yetiştiricileri geri gelmeyen kurban paralarını bekliyor..
Havaalanı gündemde yine düştü, ‘Kılçık’ denen tren yolundan haber alınamıyor..
600 Bin ton balı çıktı deniyor ama 6 gram bal zar zor alınan coğrafi işaretle bir türlü paketlenemiyor..
Evet;
Kış geliyor, Okullar açılıyor..
Yurt sorunu başta olmak üzere bir çok nedenle Genel sekreteri bile olmayan Ardahan Üniversitesinin öğrenci sayısı artmıyor, devam eden göç ile Ardahan’ın İl Geneli Nüfusu her gün biraz daha azalıyor..
Bölgesel Amatör Ligi ve Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi başlamak üzere Şehir Stadyumu gibi diğer sentetik standarda yarım yamalak, bitirilmeyi bekliyor..
Göle’nin içme su sorunu gibi bölünmüş yollar bir türlü bitmiyor..
Yaz bitti, kış geliyor..
Okullar açılıyor..
Haberiniz var mı?
Yoksa biz haber verelim dedik..
**Anıl Hanım Yangın Var!
*Fakir Yılmaz/Gazeteci
Başta SODES ve Serka olmak üzere bir çok kurumun projelerini yapmakla uzman olduğunu bildiğimiz ve bu uzmanlığını iyi kullanıp, Vekil Atalay’ı da ikna edip beklenmedik bir anda çok önemli bir kurum olan Ardahan Valiliği Genel Sekreteri de olan Anıl hanımın hizmet alanında bulunan köylerden ot ve orman yangınları devam ede dursun, ben defalarca dile getirdiğim İL ÖZEL İDARE YANGIN ŞANTİYESİ konusunu bir kez daha dile getireceğim.
Sayın Anıl hanım ve onun en büyük destekçisi AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay,
Milyonların döndüğü ama her yıl yeniden başa döndüğümüz bu kurumun adına bir İTFAİYE ŞANTİYESİ kuramaz mıyız?..
Yani belediyelerin mücavir alanları dışında bulunan ve siz, İl Özel İdarenin sınırları içinde ki köy, kasaba ve yaylaların sorunlarının hala devam ettiğini bir Ardahan’da yol, su, kanalizasyon gibi zorunlu insanı hizmetleri bir türlü yerine getirmediğiniz şu kent, İlçe ve köylerinde çıkan yangınlara müdahale edecek, yeri geldiğinde bir türlü suya kavuşturamadığınız yaylalarına su taşıyacak bir İl Özel İdare İtfaiye Şantiyesi projesi yapamaz ve haya geçiremez miyiz?
Çöpleri toplamaktan aciz belediyelerin merdivenleri bile olmayan kırık, dökük itfaiyelerinin alanına giremeyen yangınlara müdahale etme zorunda olmadıkları halde kent merkezlerini bırakıp, kilo metrelerce uzaklıkta bulunan köylere yangın söndürmeye giderken yapılan masraf ve bu süre içinde yanıp, kül olan değerler şimdiye kadar kaç İtfaiye Şantiyesi kurardı?
Bilmem ama proje yapmakta uzman Ardahan Genel Sekreteri Anıl Hanım’a, Milletvekili Orhan Atalay’a, dönem toplantılarına başlayan İl Genel Meclisine bu yönde ki teklifimi sunuyor, yeniden çıktığı öğrendiğimiz Hoşuret köyü yakınlarında ki orman yangınına doğru yol alıyoruz..
Tabi yol varsa..
.jpg)
**Suat İncedere Üzerinden Rodi Baz’a Mektup..
Ardahan’ın kendisinden ayrılıp, tek başına bir vilayet olmasını hala içine sindiremeyen Kars’ın bizde çaldığı 9 köyün arasında bulunan Doğruyol (Calalı) Gazeteci Suat İncedere son yaptığı haber ulusalda geniş yankı buldu.
Başta rahmetli Ümit Kılıç olmak üzere her Ardahanlının tanıtımında büyük katkısı olan Çıldır Gölünün artık bir turistik merkez konuma geldiğini haberleştiren Suat İnceder’nin o haberinde olduğu gibi diğer haberlerinde de önemi bir ayrıntıyı kaçırmıyor ve Karslıları da bir hayli kızdırıyor.
Çünkü bir çok Ardahanlının görmediği, umursamadığı o önemli ayrıntı Çıldır Gölü ile ilgili yapılan haberlerin Ardahan/Çıldır olarak hemde bir Karslı gazetecinin kalemin de çıkan ve haberler değerlendirilmesi çok önemlidir.
Bu nedenle Ardahanlı bir gazeteci olarak kendisine buradan teşekkür ediyorum…
Bu arada bir ara aktif gazeteciliği soyunan ancak burunlarından kıl aldırmayan İstanbul’da ki Hoçvan Diaspoarsının yanı sıra yaşadıkları kendi kararıyla bu meslekten vazgeçip, uzun süre çekildiği köşesinde dinledikten sonra içinde kalan gazetecilik güdüsüyle ‘Mir Ezdin’ adlı facebookta sayfasında muhteşem yorumlar yapmaya başlayan Rodi Abi’ye dönmek istiyorum.
Gerçi belki de ülke de bir ilk olan muhteşem bir Kürtçe Dergi de çıkaran Rodi Abi bu meslekte yıllardır ter döküp, mücadele veren biz gazeteciler varken kendisinin gazeteci olmadığını, düşüncelerini aktaran sade bir vatandaş olduğunu söyleme nezaketinde bulunsa da ben onun yazı ve yorumlarını bir gazeteci olarak hep değerlendirdim.
Evet son olarak bana yönelik ele aldığı mektupla 26 yıl sonra geldiği Ardahan’da edindiği izlenimleri anlatan Rodi abiye de bir teşekkür etmek isterim..
Çünkü Adahan denilince akıllara gelen simge isimleri tek tek yeniden bizlere hatırlatan ‘Gazeteci’ye Mektup’ başlıklı o güzelim son mektup ve yazısını okuyunca bu kentin tarihinin kayıp olduğunu ve birilerinin Rodi Baz’ın bizlere hatırlattığı isimleri ve diğer yaşananları mutlaka kitaplaştırılmalı diyordu adeta..
Suat’a ve Rodi abiye yeniden teşekkür ederken Kasın Tırpancı’ya da bir teşekkür gerekir..
Çünkü oda bugün 23 Şubat isimli gazetemizde ele aldığı yazısında Suatlar, Rodiler gibileri dururken festivalden festivale Ardahanlı olup, belediyelere kestikleri faturalarla bilinenlerle ilgili çok yerinde bir yazı ele almış ve Ardahan’ın ve Ardahanlıların bir derdinin de bu tip keneler olduğuna dikkat çekmişti.