‘GAZETECİLERLE GÜNDEM’
BU PAZAR, SAAT: 16.00’DA TEMPO TV’DE..

.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..


Cumhuriyetin 100. yıl dönümüne bir ay kalınan ülkede başta gazeteler, dergiler, medya kuruluşları olmak üzere resmî kurumlar, belediyeler hatta özel şirketlerin akıl edemediğini elin Paris’lisi yaptı.
**PARİS’İN PLAKASI DA 75, ARDAHAN’IN DA 75!..
Ardahanlı gazeteci Süleyman Tosunoğlu’nun da kadrosunda olduğu ve Eyfel gibi bir kulesi olmasa da Ardahan plakası gibi 75 numaralı plakasıyla tanınan Fransa’nın başkenti Paris merkezli Le_Monde’nin ayda bir çıkan Le Monde Diplomatique isimli, dergisi cumhuriyetin 100. yıl dönümü dolayısıyla 100 sayfalık özel ek çıkardı.
Öte yandan aynı zamanda Cumhuriyet Gazetesi Paris Temsilcisi de olan Le Monde Diplomatique Dış yayınlar Türkiye Koordinatörü Gazeteci Süleyman Tosunoğlu tarafından Türkiye’de yayınlanan Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünde 29 Ekim Özel sayısıyla dergiyi okurlara Türkçe olarak ulaştıracak.
Ardahan plakası ile aynı plakayı taşıyan Paris’in önemli yayın organlarından olan Le Monde’nin bu çalışmasını önümüzdeki ay yani Cumhuriyetin kuruluş günü olan 29 Ekim’de Türkçe olarakta yayınlayacaklarını belirten Ardahanlı Gazeteci Süleyman Tosunoğlu 100. sayılı dergiyle ülkenin 100 yılını anlatmaya çalıştı’ dedi.
Anlatılır mı Gerçekten Özel Hayat..
‘Evet’ diye cevap verebilir imisiniz, ‘Anlatılır mı Gerçekten Özel Hayat?’ sorusunu… Yoksa benim gibi ‘yani ‘Müslümanım diyenlerin, ‘Yok be özel hayat bir insanın mahremidir’ mi dersiniz?..
Belkide, ”Anlatılmaz, Günahtır”, ”Hatta katli vaciptir” cevapları ile karşılanabileceğini baştan belirtmekte fayda var. Çünkü, yazımıza başlık olan soruyu cevaplarken ‘dinden çıktı kafir’ diye suçlanabilirsiniz… Hem de ne kadar sahtekâr varsa bıraktığı sakalla din alimi kesildiği bu zaman da.. Yetmedi bir de ellerine aldıkları Kura’n ı mitinglerde sallayan maaşlı troller varken anlatılır mı ‘Özel’ denen ‘yalnız başınıza kalıp, içinden çıkamadığınız O hayat..
Ve cevaplamaya başlarken bu yönde sorulan soruya vereceğiniz cevabınız başta Diyanet İşleri Başkanınca ve ona olduğu gibi tüm ekibine ve siyasi davası olan sevdası uğruna sakal bırakana kol, kanat geren siyasilere, cemaat lideri diye geçinenlere ya da sana ‘Anlatılır mı Gerçekten Özel Hayat?’ sorusuna verilecek ‘evet’ cevabına kızabileceğini de düşünmedim değil..
Çünkü, ”Anlatılır mı Gerçekten Özel Hayat?” sorusu üzerine başlayan bu yazımın da götürülüp, bir anda siyasetin içine çekilmesinden korkar oldum…
Yani söyleyeceğin, yazacağın her konunun bir anda, ”Bir tarafın dini duygularına hakaret’ ten yargılanıp, mahkemelik olmasından çekinmedim değil… Çünkü ‘Lez’ konusunda yazdığım bir yazıda da hakkımda açılan onca dava arasına ‘Toplumun ahlakını bozuyor…’ iddiasıyla savcı tarafıdan hazırlanan iddianeme mahkemelik olmuş bile..
Ama anlatacaklarımın hiç de öyle olmadığı sadece biz insanların ve onun yaşadıkları, yasakları denen özelin anlatılıp, anlatılmayacağını merak eden okuruma ve ilk fırsatta çıkarmayı düşündüğüm ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitapla değil, ilkini çıkarır çıkarmaz siyasal, sosyal sorunları dile getiren onca günlük yazımın arasında bulunan yazıları bir araya toplayıp, güncelleyip birçok kitap hediye edeceğimi şimdiden bilmenizi isterim.
Yani sahtekâr din düşmanları gibi iki satırı bir araya getiremeyeceğini bildiğimiz halde birilerine birkaç ₺ verip, yazarım diye kitap çıkaranlar gibi olmayacak çıkaracağım kitaplar…
wvet, zaman ve imkân bulduğum anda çıkarmayı düşündüğüm ve kapağı beynimde değil, kalbimde saklı kitabıma isim olacak olan ve yine kanunlarla koruma altına alındığı söylenip, yeri geldiğinde ABD Başkanı Clinton ya da Baykal’a yapıldığı gibi alttan yani havuz medyalarına çekimler, yazışmalar, sızdırmalarla insanları alt, üst eden ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ soruma cevap arıyor bugünkü yazım.
Ve gelelim, ” Gerçekten Anlatılır mı Özel Hayat?” sorusuna..
Evet, Hristiyanlıkta da bizimki gibi önemli bir kurum var.. Ve bizim göz bebeğimiz gibi baktığımız, her gittiğimizde rahatladığımız, dinimizde de olan ve bu dünyada yaşadıklarımızla, yapacaklarımızla ahiret aleminde cennetle ödüllendirileceğimizi belirten, ibadet yeri olan ama Corona’yı duyup, ölüm korkusu ile terk ettiğimiz camilerimiz gibi..
Yani Kilise ve o Kilisenin sessiz bir köşesinde papazın arkasında olduğu söylenen yani güçlü bir genel af bekleyen, başta siyasiler, gazeteciler olmak üzere 400 bine yakın insanın şu an tutuklu olduğu bir hapishane penceresi gibi kafesli küçük bir pencere var..
Ve o köşeye her pazar günü gidip, dualarını yapanlar sonra sessizce o köşeye yaklaşır ve önde olan gözleri arkaya, sağa sola döndürerek, ‘Çevrede acaba kimse var mı?’ diye başlarlar yaşadıklarını anlatıp, içlerini dökerek ‘Bunun dinen suç olup, olmadığını sorup’ günah çıkarmaya…
Karşısında kimin olduğunu görme arzusu ile yani yine Corona korkusu ile düzenlenen son tasarı ile alelacele birçoklarının bırakılıp, toplumun beklediği, halkın oyları ile Demirtaş gibi seçilmişlerin, gazetecilerin, düşünürlerin, siyasilerin kalmaya devam ettiği hapishane ziyaretinde sevdiğine gitmiş birinin mahpushane denen görüş alanının arkasında olana anlatır gibi sessizce başlar anlatmaya…
Çünkü ‘bizden’ olmayan ve duyulduğunda adeta yolunu bilmediği ama senden benden daha çok dinci olanlar minareye çıkmasalar da, havuz medyaya atlar ve avazı çıktığınca sağa, sola yani dedikodu denen anlamda tüm dünyaya anlatılmasından korkulan özel hayatın bir köşesinde kaldığı Kiliseden, ‘Sırlarının o köşede kaldığı’ güveni ile oradan ayrılılar özel hayatlarında yaşadıklarını yani içlerindeki patlamaya hazır volkanı boşaltma rahatlığı ile tatil olan pazar gününün de verdiği rahatlıkla ayrılırlar oradan..
İşte o özel hayattır anlatılanlar…
‘Ve bir gün eğer artık unutmaya başladığımız bir mektup yazmaya karar verirsem senin gibi beyaz bir kağıda dökeceğim satırlarda seni yazacağım, sana olan duygularımı anlatacağım…
Ve, ‘o senin de artık unuttuğun postacı kapına gelip, mektubun içinde olduğu yine senin gibi beyaz zarfı uzattığında seni öpen dudaklarımla ağzını kapattığım ağzını açabilecek misin?..’ diye başlayan ve Zeki Müren’in o güzel sesi eşliğinde devam eden satırlar eşliğinde ele aldığım bugünkü yazımın başlığını bana bir kez daha hatırlatan, edebiyatçı olduğunu söyleyen soran okuruma nasıl bir cevap vereceğimi düşünmeden ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ soru, başlıklı yazımın bittiğini bile anlamadım diyebilirim…
arşiv haber/yorumlar 22.01.2013 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar







Yeni ögretmen atamalarinin yapilmasini isteyen ögretmenin sekerini arttirdigi basbakan yeni bir çikis daha yapti. Ki bu çikisi tamda İmrali ile yapilan görüsmelerin sürdügü bir sirada yapilmasi ilginç, bir o kadar da düsündürücü oldu.. Çünkü kamuoyunun, ‘bu ülkede Kürt sorunu var ve artik, öyle yada böyle çömülmesi gerekir’ dedigi bir sirada basbakanin, ‘Kürt sorunu yoktur’demesiyle sanki oyun bozanlik yapmak için çikis yapti.. Kamuoyunda sok ve saskinlik yapan bu açiklamanin bugünden itibaren yogun bir sekilde tartisilacagini da belirtirken, bu ülkede gerçekten Kürt sorunu var veya yok olup olmadigini da İmrali basta olmak üzere BDP ve diger karsi tarafin açiklamalarinda görecegiz.. Bu ülkede 30 yildan fazladir süren iç çatismalarin Kürtlerin istemleri dolaysiyla degil, birilerinin bu ülke üzerinde ki istemleri oldugunu ima eden basbakanin bu çikisinin sürdügü belirtilen İmrali görüsmelerine nasil yansiyacagini da görecegimiz önümüzdeki günlerin bir hayli gergin geçecegini de simdiden belirtmekte fayda var.. Çünkü tarafin birisinin ‘yan çizdim’ demek istedigini anliyoruz, bu ülkede var olan ama bizzat basbakan tarafindan yok denilen Kürt sorunu ile ilgili son açiklamasina bakildiginda.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

Ardahan ATSO’nun bagli bulundugu TOBB, Ardahan Ziraat Odasi’nin bagli bulundugu TZOB, Ardahan Şöförler Odasi’nin bagli bulundugu TŞOB, Ardahan THK’nin bagli bulundugu THK’nin basinda bulunanlarin kaç yildir orada olduklarini hiç düsündünüz mü? Peki MHP’yi bir türlü iktidar yapamayan Devlet Bahçeli, ya yasi izin verirse halen siyaset yapmak isteyen Demirel?!. Peki bu dönem genel baskanligi birakmasi beklenirken, son anda yapilan tüzük degisikligi ile bir dönem daha AK Parti Genel Baskanligi yapan basbakan.. Yani kisacasi büyügünden küçügüne baktiginizda koltuga oturanin gitmek istemedigi bir ülke karsimiza çikiyor.. Peki o zaman neden babasinin koltuguna oturan Esad’a kiziyoruz?!. Parti il baskanlarina ve genel baskanlarina bakin.. Kamuoyunda görülen veya görülmeyen dernek, vakif, oda baskanlarina bakin ya en az 10 yillik, yada en çok 40 yildir hep ayni isimler baskan veya yönetimdeler.. İste size diger açik bir örnegi, bitme noktasina gelmesine karsin Ardahan Kültür Evi’nin basinda gitmesi istenirken, kendisini kamuoyu gözünden gizleyip, istenmemesine karsin halen orada duran isim.. Ardahan Federasyonunu köy derneklerinden öteye götüremeyen diger isim.. 80 Yasini geçmesine karsin halen Kizilay Ardahan Şube baskanligindan israr eden emekli ögretmen Kazim hocamiz.. Ardahan’in kurulusundan bu yana ne is yaptiklari bilinmeyen, ama gerçek anlamda çalistirilmasi halinde büyük rol oynayacak olan Çiftçi Koruma Derneklerinin basinda bulunan baskanlarimiz.. Ya hayvanciligin gelisip büyüdügü ve çok önemli bir merkez haline geldigi Göle Ziraat Odamizin basinda bulunan Cemil babamiz.. Peki o zorla koltuklarindan söküp, atilanlarin israrla ‘yeniden ben olayim’ istekleri?.. Ve iki dönemdir basinda bulundugu ATSO’yu bir adim öteye götürmemekle elestirilenlere ne demek gerek? Gerçekten insan merak ediyor, neden bir seçim öncesi de biri kalkip, ‘Buraya kadar, yeter, tesekkür ederim’ demez acaba? Baksaniza eski belediye baskanlarindan Güngör ve Kayatürk’ün de yeniden aday olmak istedigini duyuyoruz.. **İstenirse oluyormus.. İçinde yasadigi toplumun sorunlari görmezden gelip, var olan sorunlarin çözümüne yönelik küçükte olsa bir öneride bulunmadan gazeteci, aydin, ilerici, hatta memur geçinenlerin çok oldugu bir kentte halk için verilen mücadelenin er geç sonuç verdigini geçtigimiz gün Ardahan’a gelen ithal kaba yem ile bir kez daha görülmüstür.. Masa baslarinda ayrilmadan yapilan gazetecilikle memlekette gazete çikaranlarin, geçen yilin son aylarindan itibaren bu kentte kuraklik yasanacagina isaret eden yayin grubuzun gazetelerinin felaket tellaligiyla suçlarlarken bizlerin dagda, ovada, çayirda yasananlari gördügünü bilmiyordular.. Ve Gazeteci Fakir Yilmaz’in biraz da, yillardir ithalat/ihracaatin İ harflerinin unutuldugu Posof Türkgözü gümrügünde ithalat/ihracat olur’ düsüncesiyle, ‘Ardahan’in iki gümrük kapisi var. Kurak geçen yazin sonunda kitlik var. Bugünden itibaren sinirin ötesinden ithal ot ve saman getirilisin’ önerisi basta yerel gazeteleri mizde, ardindan ulusal basinda genis yer bulunca siyasiler, yetkililer harekete geçmek zorunda kalmis ve bugün Ardahan’a ithal kaba yem gelmesini saglamistir.. Gerçi sütün, etin bile ithal edildigi bir ülkede ithal ile övünmek ne kadar dogru olur bilmem ama; ‘bu halki ithala mahküm edenler utansin’ diyerek yazima devam edecegim.. Çünkü bu halki samani ve otu bile ithal edecek hale getirenlerin bizler degil, sorun ve sikintilara göz, kulak, dil kapatanlar utanmalidir.. Evet istendiginde ‘olmaz’ denilen vilayet rütbesi 20 yil önce el birligi ile geri alinmis, ardindan Yüksek Okul, sonrasinda Üniversite kazandirilmistir bu kente.. Birilerinin akil edemedigi, olmaz dedigi bu memlekette önce ofset makine, ardindan günlük gazete gibi ‘Dogu Kapisi olmuyorsa Aktas kapisi var’ denilmis, Çin’i Ardahan’a baglayacak olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu’nun yapimi saglanmis, bugün kendisinden isinilanimiyorsa da yarin Ardahan’in genelini sicak edecek dogalgaz boru hatlarinin Ardahan’a da fayda verilmesi istenmistir, istenmektedir.. Kisacasi; Yeter ki istensin, tren’de, dogalgaz’da, müzede, ithalda olsa samanda gelir.



**Asparagasin bu kadari da olur mu?!. Ardahan’da bulunan onca sorun karsisinda gözlerine taktiklari pempe gözlüklerle her seyi toz pembe görmeyi kendilerine ilke edinen sözde gazeteciler onca haberin ve sorunun oldugu Ardahan’da haber bulamayinca donmus kediyi atlattilar.. Kisin kar/buz, yazin ise bir iki iidarecinin haberiyle sözde gazecilik yapanlarin son yaptigi haber, zaten kimsenin gelmekten zorlandigi bir süreçte, kenti yasanmaz, donmus olarak gösterenlerin son haberi söyle; Ardahan’da kar yagisiyla birlikte soguklar da etkili oluyor. Soguk hava özellikle sokak hayvanlarini olumsuz etkiliyor. Yollarin buz pistine döndügü sehirde, disarida kalan bir kedi dondurucu soguk nedeniyle telef oldu. Telef olan kedi, vatandaslar tarafindan yol kenarina birakildi. **Evliya Çelebinin Seyahanemisini mi okudunuz? Haberde, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’de Erzurum soguklarini daha iyi anlatmak için kedinin damdan dama atlarken dondugunu yazdigini ifade eden vatandaslar, bunun Ardahan’da gerçeklestigini ifade etti. Şiddetli soguklar nedeniyle disarida kalan hayvanlarin telef oldugunu kaydeden vatandaslar, özellikle kedilerin belediye tarafindan toplanip hayvan barinaginda koruma altina alinmasini istedi. Ardahan’da sicakliklar ise sifirin altinda 16 dereceye kadar düstü.’ sözlerine yer verilirken, bu haberi yapan Zaman ve CHA Muhabirinin, bu ünlü hikayeyi Evliya Çelebinin Seyatnnamesinin kaçinci sayfasinda okudugu merak konusu olmustur.. Haberi ekleme saati: 20.05-22 Ocak 2013 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Asparagasci muhabir

**İL MÜFTÜSÜ POSOF KAYMAKAMINI MAKAMINDA ZİYARET ETTİ… İl Müftüsü Galip AKIN, İlçe Müftüleri ile birlikte Posof Kaymakami İbrahim Halil ŞİVGAN’i makaminda ziyaret etti. 7 Agustos 2012 tarihli Kaymakamlik Atama Kararnamesi’nde Posof İlçesi Kaymakamligina atanan ŞİVGAN’a yeni görev yerinde basarilar dilegini iletti. Posof Kaymakamimizin halkla diyalogu, projeleri ve İlçe Müftülügümüz personeline gösterdigi manevi destek ve motivasyon hizmetlerinden dolayi tesekkür etti. Ziyarette İl Müftüsü İlçe Müftüleri ile birlikte tanisma ve fikir alis verisinde bulunuldu. Posof Kaymakami İbrahim Halil ŞİVGAN, nezaket ziyaretinde bulunmasindan dolayi İl Müftümüz Galip AKIN ve İlçe Müftülerimize tesekkür etti. **Müftü AKIN Halk Egitim Merkezi Müdür’ünü Ziyaret Etti… İlçe Müftüleri Toplantisi sebebiyle Posof’ta bulunan Müftü AKIN, Posof Halk Egitim Merkezi Müdürü Erkan KAYNAR’i makaminda ziyaret etti. İmam-Hatip Lisesini kendi binalarinda açan, desteklerini esirgemeyen Halk Egitim Merkezi Müdürüne tesekkürlerini iletti. Posof Halk Egitim Merkezi Müdürü Erkan KAYNAR, ziyaretlerinden dolayi İl Müftümüze ve Posof İlçe Müftüsüne tesekkürlerini iletti. **Hastane Genel Sekreteri İl Müftüsüne İade-i Ziyarette Bulundu… Ardahan Devlet Hastanesi Genel Sekreteri Dr. Gökhan DEMİRAL ve Hastane İdari ve Mali İsler Baskani Engin BOZTEPE İl Müftüsü Galip AKIN’i ziyaret ettiler. Görevlerine yeni baslayan Genel Sekreter Dr. Gökhan DEMİRAL ve İdari ve Mali İsler Baskani Engin BOZTEPE İl Müftülügüne iadeyi ziyarette bulundular. Ardahan’daki saglik sorunlari ve Devlet Hastanesinin hizmetleri hakkinda karsilikli görüs alis verisinin geçtigi sohbet dolayisiyla İl Müftüsü Galip AKIN, ziyaretlerinden dolayi misafirlere tesekkür etti. İl Müftüsü Posof İmam Hatip Lisesinde Ögrencilerle Bulustu.. İl Müftüsü Galip AKIN, 2012-2013 Ögretim Yilinda egitim hayatimiza katilan çiçegi burnunda Posof İmam Hatip Lisesini ziyaret etti. Okul Müdürü Züleyha ERBAŞ ile Müdür Yardimcisi Selçuk ÇİÇEK ile görüsen Müftü AKIN, Posof İmam Hatip Lisesinde Orta Okul kisminda 2 sinifta 32 ögrenci, lise kisminda 2 sinifta 33 ögrenci ve 15 ögretmenle hizmeti götürdüklerini beyan ettiler. Müftü AKIN, ögrencileri siniflarinda ayri ayri ziyaret ederek, Siyer Yayinlarindan Muhammed Emin Yildirim’in yazdigi “Risalet Davasinin Annesi Hz. Hatice (RA) ile “Ümmetin Emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (RA)” isimli kitaplardan 80 tane hediye etti. Ögretmenleriyle birlikte ögrencileri motive eden konusmalar yapan Müftü AKIN’a ögrenciler, ögretmenler ve Okul İdaresi ziyaretlerinden dolayi tesekkürlerini sundular. Haberleri ekleme saati: 20.01-22 Ocak 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

İstanbul’da hizmet veren Siyer Arastirmalari Merkezince yapilan “82 İl’de 82 Sahabi” projesinde Ardahan İl Müftülügünün ev sahipligini yaptigi program eksi 25’li soguklara ragmen kadin-erkek üniversiteli ögrencilerimizin yogun katilimiyla Sahabi sicakligi yasatti. Program Kur’an-i Kerim tilavetiyle basladi. İl Müftüsü Galip AKIN’in selamlama konusmasiyla devam etti. Konusmasinda “İnsanlarin en hayirlilari Sahabedir” Onlar ki imanda öncülük ettiler, Hicrette öncülük ettiler Muhacir oldular, Ensar oldular. Mallariyla, canlariyla cihad ettiler. Şehadet serbetini içtiler. Ulasabildikleri her yere Allah adini, Peygamber hatirasini götürdüler. Bir daha dönmediler. Allah’imizin en yüksek rütbesine Efendimizin vesilesiyle nail oldular. Ardahan İlimize de Ermenistan Fetihlerinde Kafkasya da ayak izleri bulunan Rasülullahin sirdasi Huzeyfe b. Yeman (r.a.)’a nasip oldu. Bu programi hasbi bir sekilde yapan konusmaci Muhammet Emin YILDIRIM beye tesekkür eder, camimize Sahabi hatirasina akin akin gelen asr-i saadet sevdalilarina da tesekkür ederim” dedi. Sahabenin misyonunu anlatan Sinevizyon gösterisinden sonra, konusmaci Muhammet Emin YILDIRIM; Hz. Huzeyfe (r.a) hakkinda duygu ve tefekkür yüklü sahneleri cemaate sundu. İlgiyle izlenen programda vatandaslarimiz tekrarini talep ettiler. Kis günlerinde soguk ve rüzgarli havanin tetikledigi yüz felcine karsi alinacak bazi önlemlerle hastaliga yakalanmamak mümkün. Nöroloji Uzmani Dr. Aysun Hatice Akça, yüz sinirinin kulak kanalindan geçerken sogugun etkisiyle hasar görmesi üzerine ortaya çikan yüz felcine karsi basit tedbirler alinabilecegini söyledi. Dr. Akça, hava akimina maruz kalmamanin ilk alinmasi gereken önlem oldugunu belirterek, “Ciddi soguklarin oldugu bu günlerde atki ve bere ile kendinizi koruyun. Yüz felci süphesi duyanlarin doktora erken müracaati çok önemli. Hasta göz kirpmasinin bile farkli oldugunu hisseder. Bize genelde hastalar çok ileri asamada geliyor. Aslinda hasta 5 gün öncesinden fark ediyor bir seylerin yolunda gitmedigini. Geçer, düzelir, hafif bir soguk alginligi gibi degerlendirebiliyor. Erken tani bu hastalikta önemli, çünkü bazi hastalar tamamen düzeliyor, bazi hastalarda belirtiler kalabiliyor. Yüzde 80-90 oraninda hastada belirtiler kalmiyor. Yüz felci her yas grubunda görülebilen bir hastalik, çok küçük çocuklarda da görülebiliyor. Bir yas grubuna sinirlandiramayacagimiz bir hastalik” dedi. Yüz felcine yakalananlarin tedavisinin mümkün ve basit oldugunu anlatan Akça, atki ve bere kullanilmasi uyarisinda da bulundu. Akça, “Hastaliga yakalanmamak için herkesi korumak lazim. Soguk havanin disinda farkli nedenlerle de yüz felci görülebiliyor. Yüzünüzde bir farklilik görürseniz çok hizli doktora basvurulmasi önemli. Bu sogukta tavsiyem kesinlikle atki, bere olmadan disari çikilmasin. Bol bol C vitamini tüketilsin. Çok hasta insanlarin yaninda vücut bünyesi zayif olan kisilerin bulunmamasini öneririm” seklinde konustu. Haberi ekleme saati: 19.56-22 Ocak 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Aras Edas Ardahan İl Müdürlügü, 2013 yili itibariyla Ardahan’i yeniden projelendirmek için harekete geçti. Kent merkezinde var olan yer alti çalismalarini yeniden projelendirecek olan Aras Edas Ardahan İl Müdürlügü, Ardahan’da tüm enerji beslemelerini de yer altina tasimak için proje çalismasina basladi. Ardahan’i enerji sektöründe Türkiye’de örnek bir il yapmak için gece gündüz çalisan Aras Edas Ardahan İl Müdürü Meryem Akpinar, Ardahan’i gelecege hazirliyor. Ardahan’da insaat sektöründe yasanan hizli gelismelerin yani sira, elektrik enerjisine olan ihtiyaç her geçen gün daha da artarken, kent merkezinde var olan enerji baglantilarinin güçlendirilmesi için yeniden projelendirme çalismasi baslatilacak. Haberi ekleme saati: 19.53-22 Ocak 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Belediyesi karla mücadele ekipleri, sehir merkezinde kalinligi 80 santimetreye ulasan karlari temizlemek için araliksiz çalisiyor. Şehir merkezinde mahallere giden yollarin kapanmasinin ardandan harekete geçen ekipler, 3 kepçe bir greyderle kar temizligi yapiyor. Ardahan genelinde, ana arterlerde çalismalar 24 saat devam ediyor. Yogun tipi nedeniyle özellikle hastane mevkii, TOKİ civarlari ve çevre yolunu baglayan büyük Kars Caddesi’nde çalismalari sürüyor. Fen İsleri Müdürü Kemal Odabasi’nin yakindan takip ettigi çalismalarda, yol ve kaldirimlar kardan arindiriliyor. Şehir merkezinde kapali yol olmadigini ifade eden Odabasi, ” Yogun kar yagisiyla beraber hava sartlarinin agirlasmasi ve tipiye dönüsmesinden dolayi Ardahan genelinde, ana arterler de çalismalarimiz 24 saat devam ediyor. Kar yagisinin durmasi ile üç kepçe ve bir greyder ile bütün mahallelere giris yaptik. Şu anda da Karagöl Mahallesi’nde çalisma yapiyoruz. Ana arterlerimiz su an açik; herhangi olumsuz bir durum yok. Caddelerde 80 santim üzerinde bir kar yogunlugu var. Kenar semtlere çiktiginizda bu bir metreyi buluyor. Şu anda bütün ekiplerimiz seferber, bir yandan tuzlama çalismalarimiz da devam ediyor. Ama özellikle agirlik verdigimiz kar temizleme çalismasidir. Çalismalarimiz araliksiz devam ediyor.” dedi. Haberi ekleme saati: 19.51-22 Ocak 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan İl Müftülügüne bagli İlçe Müftüleri, İl Müftümüz Galip AKIN baskanliginda Posof İlçe Müftülügünde gerçeklestirdi. Toplantiya Ardahan İl Müftüsü Galip AKIN, Çildir İlçe Müftüsü Dr. İslam DEMİRCİ, Damal İlçe Müftüsü Ebubekir BAYRAK, Göle İlçe Müftüsü Yavuz YILDIZ, Hanak İlçe Müftüsü Yusuf KAYA ve Posof İlçe Müftüsü Ali ÇETİN katildi. Baskanligimizin “2013 Yili Kutlu Dogum Haftasi Billboard, Raket, Afis, Kokart ve Stikir Talebi” konulu yazisi ayrica 2012 Yili Çalisma Programi ve 2013 yili Eylem Planinin degerlendirilmesi, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyimlik, Kur’an Kursu Ögreticiligi, Rehberlik, Egitim ve İrsat Programi gibi konular ve ülke genelinde Baskanligimizca ilk defa yapilan İlçe Müftüler Toplantisi da degerlendirildi. Toplantida; Cami ve Kur’an Kursu hizmetlerinin kalitesini artirmak ve cami disi din hizmetlerinin artirilmasi için yapilacak çalismalar, Vaaz İrsat Programlarinin planlanmasi gibi konular görüsüldü. Basarili Ögrencilere Kislik Elbise Verildi Ardahan’in Posof İlçesi’nde bir okuma salonunda derslere katilan ögrenciler arasinda yaptigi imtihan sonunda basarili 71 ögrenciye Mont, Bot ve Pantolon dagitti Okuma salonu ögretmenleriyle beraber Posof Belediye Baskan vekili Cahit Ulgar ve İlçe Müftüsü Ali Çetin’in de katildigi dagitimda isim kura çekilerek ögrencilere begendigi kiyafetleri verildi. Haberi ekleme saati: 19.44-22 Ocak 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ama çagin KAZIK’ina DİKKAT!! Ardahan’li isletmeci Bilgisayar Operatörü Mehmet Suat Isikli Ardahan daki tüketicilerin internet alisverisini çok tercih ettigini ve bu konuda çok dikkatli olunmasi gerektigini söyledi. Ardahan’da internet üzerinden alisveris yapanlarin bir çogunun kiyafet ve elektronik malzeme aldigi görülmektedir. İnternet üzerindeki alisveris sitelerindeki satilan ürünler sizce orjinal mi çakma mi? Ürünlerin çakma olani da var orijinal olanida. Bunu fiyatindan ayirt edebiliyorsunuz. Fakat orijinal ürün gibi gösterilip size çakma ürün çok rahat sekilde satilabiliyor. “Distribütör garantili” açiklamasi olan ürünlere ise kendi yetkili servisleri destek vermiyor. Online Alisveris Yapanlari Bekleyen Büyük Tehlike! İnternetten alisveris yapanlari bekleyen büyük tehlike “Replika Ürün.” Büyük indirimlerle internet sitelerinde satilan cep telefonu,bilgisayar, ayakkabi, giysi, saat ve çantalara dikkat edin. Orijinal ürünleri büyük indirimlerle satiyor gibi tüketiciyi aldatan kimi e-ticaret siteleri satistaki ürünün taklit oldugunu okunmayacak kadar küçük yazarak alicinin okumamasini sagliyor. İnternetten alisveris yaparken okuyamadiginiz hatta gözle görülmeyecek kadar küçük yazilan yazilar basiniza çok büyük dert açabilir. Alisveriste interneti kullanan tüketicilerin Şikayet Portali Şikayetvar’a gönderdikleri sikayetler online alisveriste yasanilan bir magduriyeti gözler önüne serdi. Buna göre “Büyük İndirim” sloganlari ile orijinal ve piyasa degerinin çok altinda ürün sattigini belirten internet siteleri ürünün taklit oldugunu çok küçük puntolarla yazarak satis sirasinda replika ürün satildiginin fark edilmemesini saglayarak tüketiciyi yaniltiyor. Asil sikayet ise ürünün gelmesi ile ortaya çikiyor. Paketi açan tüketici orijinal görünümlü fakat taklit olan ürünü görünce adeta sok oluyor. Baslik Büyük Bilgi Küçük “Orijinal telefonu piyasanin çok altinda sattigini kaydeden internet sitesi türlü söylemlerle tüketicileri kandiriyor. “Bugüne özel firsati kaçirmayin” diyerek acil karar vermemize neden olan site yaniltici reklam yapiyor. Basligi kocaman harflerle yazarak ,sanki gerçek ürün satiyorlarmis gibi göstermislerdir. Ancak ürünün taklit oldugunu belirten ‘Replika Ürün’ yazisi asagiya ve küçük harflerle yazmislardir. Ben bu tuzaga düstüm ve arkadaslarimla tam 6 adet akilli cep telefonu almis olduk Ödeme gerçeklestirildikten sonra replika ürün oldugunu fark edebildim.Orijinal ürün satiyorlarmis gibi kocaman yazilarla baslik yazmayi bilen site yetkilileri asagiya küçük bir yazi ile taklit oldugunu yazmistir ve bu durumda tüketici haklarina aykiridir. Sitenin iletisim bilgisinde telefon bilgileri bulunmamakta ve sadece mail yoluyla irtibat mümkün oldugu yaziliyor. Telefon ile destek yok e-posta destegi var ama cevaplamiyorlar.” Tüketici Yaniltiliyor! “İnternetten bir çift ayakkabi aldim. Saticinin ilaninda orijinal ürün oldugu yaziliydi. Ürün geldiginde ödeme onayi yapilmasinin son günüydü ve zorunlu olarak onayladim. Daha sonra magazada ürünü kontrol ettirdigimde ürünün gerçek olmadigini ögrendim.Ayni satici su anda baska ayakkabiyi da bana sattigi sekilde orijinal olarak altinda satiyor. Müsteri hizmetlerine sorunumu ilettim kendileri ürünle ilgili belge istediklerini söylediler fakat hangi belgeyi nereden istediklerini bile bilmiyorum. Magdur oldum üstüne üstlük replika ürün almis oldum ki bu yasadisi.” Nelere Dikkat Etmeli “Replika bir ürünün taklidi demektir her ne kadar görünümü tipa tip ayni gibi olsa da bazi özellikleri ondan düsük ürünler için kullanilan kelimedir. Kusursuz denecek kadar iyi kopyalanmistir. Ürün alirken; -Alisveris sitesinin güvenligine dikkat edin, -Ürünü birebir görme sansiniz olmadigi için ürünün fotografinin alinti mi gerçek fotograf mi oldugunu inceleyin, -Dünya çapinda markalarin orijinalliginden emin olunuz; saticiya gerekli gördügünüz sorulari sormaya çekinmeyin, Orijinalliginden süphe duydugunuz ürünleri bildirin.” İnternetten alisveris yapanlar dikkat! İnternet Medya ve Bilisim Federasyonu Baskani Nizamettin Bilici, Türkiye’de e-dolandiriciligin giderek yayginlastigini, hayali sitelerle ticaret yapanlar oldugunu söyledi. Anlik açilan bu sitelerden alisveris yapilmamasi gerektigini vurgulayan Bilici, “Yilbasindan önce açilip, yilbasindan sonra kapanacak birçok hayli site olacak. Bunlarin sayisi çok fazla. Yilbasi gibi alis verisi tetikleyen günlerde özellikle vatandaslarin, bu tür sitelerden alisveris yapmamaya daha önem göstermesi gerekiyor.” dedi. Nizamettin Bilici, elektronik ticaretin çok hizli gelistigine dikkat çekti, Türkiye’de yilda 20 milyar TL ticaretin internetten yapildigini açikladi. Bu rakamin giderek büyüdügünü belirten Bilici, Türkiye’nin internetten yapilan ticarette vergi sorunu yasadigi gibi, bu ortamda yapilan dolandiriciligi önleyemedigini anlatti. Bilici, e-ticaret vasitasi ile bir magduriyet olmamasi için devletin siteleri kayit altina alinmasi gerektigini vurguladi. Bilici, e-ticaretteki dolandiricilik çesitleri hakkinda su bilgileri verdi: “Yapilan alis verislerde mesela söylenen ürünlerin aynisi gelmiyor. Elimize gelen ürünler kopya ürünler oluyor. Ciddi derecede insanlarin dolandirildigi, haksiz rekabetin oldugu bir ürün grubu. İkincisi, ürünlerin kapida teslimlerinde bile kutularinda olmamasi, kutularin bos çikmasi durumu yani. Ödemenizi yaptiktan sonra teslim aldiginiz kutunun bos çikmasi durumunda bir yere basvuramiyorsunuz. Neden? Size teslim edilmis gibi görünen bir mal var. Elektronik ortamda, sonradan ulasamayacaginiz ticaret kurumlari var. Magdur olup döndügünüzde bu sefer hiç adi sani olmayan kisiler ile karsilasiyorsunuz. Bir baska durumda da ortada ürünün bile bulunmadigi dolandiricilik yöntemleri ile vatandaslari kandiriyorlar. İsin garibi vatandaslar geri döndüklerinde veya dava açmaya kalktiklarinda muhatap olacaklari herhangi bir sirket bulamiyor.” “DEVLETİN E-TİCARET SİTELERİNİ KONTROL ALTINA ALMASI GEREKİYOR” Sitelerle ilgili daha önce alisveris yapan insanlarin yorumlarina bakmanin, sitelerle ile ilgili bilgilenmeyi saglayacagini ifade eden Nizamettin Bilici, söyle konustu: “Bir de süreli satis sözlesmelerine dikkat etmek lazim. Alisverisi tamamlamadan önce size mesafeli satis sözlesmesi gelir. Bu geldikten sonra o siteden alisveris yapmaya güvenebilirsiniz. Baska türlü, o siteden alis veris yapmaniz sorunlu olur. Elektronik ortamda kontrol kurmak çok zor. Devletin internetteki e-ticaretlerin gerçeklestigi ortamlari kontrol altina almasi gerekiyor. Henüz bunu kontrol altina almak çok zor. Haberi ekleme saati: 19.40-22 Ocak 2013 Haber/Foto: Baris Bilgin/Ardahan

Kars Kafkas Üniversitesi eski Rektörü, Ardahan/Hanak’li Prof.Dr. Abamüslüm Güven, aramizdan ayrilisinin 1’nci yilinda hasretle anildi. Ardahan’da unutulup, kars’ta anilan Prof. Dr. Güven için dostlari ve sevenleri tarafindan anma programi düzenlendi. Üniversitenin Prof.Dr.Necdet Leloglu Konferans Salonunda düzenlenen anma programina, Merhum Güvenin esi Aysel Güven, Babasi Atilla Güveni annesi Hatun Güven, diger aile bireyleri, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan, dostlari, ögretim elemanlari, ögrencileri, Karslilar ve Ardahanlilar katildi. **ANMA TÖRENİNDE GÖZYAŞLARI SEL OLDU.. Saygi durusunda bulunulmasi ve İstiklal Marsi’nin okunmasin ardindan hazirlanan belgesel filmde yüze yakin dostu, Güven’i anlatti. Güven’in dostu KAÜ Ögretim Görevlisi Prof.Dr.Savas Öztürk’ün yönetmenligini yaptigi belgesel film, anma törenine katilanlar arasinda duygulu anlarin yasanmasina neden oldu. Anma törenine katilan Güven’in esi Aysel Güven, ailesi ve dostlari gözyaslarini tutamadan belgesel filmi izlediler. Tören boyunca anma etkinligine katlan Güven dostlari, Aysel Güven’e sarilarak teselli de bulunarak dualar ettiler. **BAZI İNSANLAR HEM DEGERLİ, HEM DE ÖNEMLİDİR.. Belgesel filmin gösterilmesinin ardindan belgeselin yönetmeni Prof.Dr. Savas Öztürk, söz alarak Güven için “Bazi insanlar degerlidir. Ama bazi insanlar ise hem degerli hem önemlidir.” Dedi. Güven’in yasaminda hem degerli ve hem de önemli olabilmegi basardigini da belirten Öztürk, Güven’in hikayesini anlatan belgeseli, özellikle köy çocuklarini izlemesini istedigini belirterek, Güven’in saygisi önünde egildigini kaydetti. **ADI STADYUMA VERİLECEK.. Daha sonra söz alan Kafkas Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof.Dr. Mithat Şahin de üniversite kampusu içerisinde insasinda sona yaklasilan 5 bin kisi kapasiteli stadyuma üniversite senatosu ve Rektör Prof. Dr. Sami Özcan tarafindan alinan kararla ‘Abamüslüm Güven’ adinin verilecegi söyledi.Belgesel filmden oldukça etkilendigini de belirten Şahin, belgeseli köy ocuklarinin izlemesi gerektiginin de önemine degindi. Merhum Güven’in ‘İnsan beyni ile kalemi arasinda seçim yapmak gerekir.” Sözlerini hatirlatan Şahin, “Bu da hiç de kolay bir tercih degildir. Çünkü kalemi tercih ettiginizde önünüzde çok zorlu bir yasam süreci vardir. Bu da sizi yasamin her yerinde yok etmege çalisan ve ezen güçlerle karsi karsiyasinizdir demektir.” dedi. **ADININ TIP FAKÜLTESİ BÜNYESİNDE BİR BİRİME VERİLMESİNİ İSTEDİ.. Abamüslüm Güven’in esi Aysel Güven de, Güven’in adinin ilk göz agrisi ve görev süresi içerisinde üzerinde çok durdugu Tip Fakültesinin herhangi bir birime verilmesini arzu ettigini söyledi. Bu konuda üniversite senatosu ve ögretim üyesi arkadaslarinin sözleri oldugunu da hatirlatan Güven, “Bu kürsüye çok defalar geldim. Ama bu sekilde çikmayi hiç düsünmemistim. Bugün çok büyük bir üzüntü, çok büyük bir özlem ve gurur içerisindeyim. Çünkü bugün bir kez daha kaliteli bir yasamin yasla alakasi olmadigini gördüm. Demek ki insan kisacik bir sürede insanlik yararina evrensel düsüncelerle insanlara sundugu seylerle sürekli gönüllerde kalabiliyor. Dost ve arkadas, yönetici bilim adami kalabiliyor ve bunu ileriye tasiyabiliyor. Ben sefkatli bir aile babasi ve bir es olarak Abamüslüm Güven’in baska yönlerini de bugün burada gördüm. O’nu yürekten kucaklayan insanlari burada gördüm. Ben burada O’nu tek basima özlemedigimi de gördüm. Ben esimin büyüklügünü arkadaslariyla, dostlariyla sagladigini gördüm. Ama gönül isterdi ki Güven’in hem ilk göz agrisi hem üzerinde çok durdugu, hem de o ugurda hayatini verdigi saglik sektöründe bir yer de adinin yasatilmasini isterdim. Senatonun ve ögretim üyesi arkadaslarini bu yönde bir sözleri vardi” diye konustu. **PROF. DR. ABAMÜSLÜM GÜVEN KİMDİR? 1965 yilinda Ardahan ‘in Hanak İlçesi Koyunpinari Köyü’nde dünyaya geldi. İlk ve Orta ögrenimimi Hanak’ta, Liseyi Posof Lisesi’nde tamamladi. 1983 yilinda Firat Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne girdi ve 1988 yilinda mezun oldu. Bir süre özel sektöre ait bir Et Entegre Tesisinde (İmeks A.Ş – Ankara) muayene veteriner hekim olarak çalisti. Eylül 1988 tarihinde Atatürk Üniversitesi Kars Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalina Arastirma Görevlisi olarak girdi. Ekim 1989 yilinda Kars Veteriner Fakültesi adina Firat Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde doktora egitimime basladi. Askerlik göreviniBurdur’da bedelli olarak yapti. Aralik 1994 tarihinde de doktora çalismalarini tamamlayarak Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalindaki görevine döndü. Eylül 1996 tarihinde Yardimci Doçentlige atandi. 1998 yilinda Doçent, 2004 yilinda Profesör oldu. Bu süre zarfi içerisinde Hastaliklar ve Klinik Bilimleri Bölüm Baskan Yardimciligi ile 6.5 yil Ardahan Meslek Yüksek Okulu Müdürlügü görevlerini yürüttü. Mart 2005 tarihinde Veteriner Fakültesi Dekanligi’na atandi. Güven, evli ve 3 çocuk babasiydi. Haberi ekleme saati: 19.26-22 Ocak 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ardahan’in can damarlarini yok etmek istiyorlar.. Hasim Demir Ardahan’da Kura Nehri tünellerle baska bir havzaya aktarilmak isteniyor. Bu amaçla bölgede baraj yapilmasi gündemde. Kura-Çoruh Enerji Grubu tarafindan hazirlanan Besikkaya Baraji projesi ihale asamasina geldi. Ardahan’da Kura Nehri tünellerle baska bir havzaya aktarilmak isteniyor. Bu amaçla bölgede baraj yapilmasi gündemde. Kura-Çoruh Enerji Grubu tarafindan hazirlanan Besikkaya Baraji projesi ihale asamasina geldi. İlgili bakanliklar yapilan barajin sadece sulama amaçli oldugunu söylese de projenin HES projesi oldugu belirtiliyor. Üstelik barajda toplanan suyun, Çoruh havzasina aktarilmasi gündemde. **KURA NEHRİ’NİN KURUMAMASI İÇİN.. Ardahanlilar ise sadece kendilerini degil, Azarbeycan ve Gürcistan’i da etkileyen projeye karsi mücadele ediyorlar. Projeye karsi hem hukuki, hem de kitlesel eylemler yapilarak bölgenin can damarlarinin kurutulmamasi için mücadele ediyorlar. Kura Nehri’nin kurutulmamasi için Ulgar Tekin Şentürk tarafindan Ankara 15. İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemli olarak açilan dava Ardahan İli Sosyal Kültür ve Yardimlasma Dernegi de müdahil olarak katildi ancak mahkeme islemin idari davaya konu olamayacagina hükmederek davayi reddetti. Basta İstanbul’daki Ardahanlilar dernekleri olmak üzere tüm Kars ve yöresi köy dernekleri ve federasyonlari 16 Ocak’ta büyük miting yaparak ilk tepkilerini ortaya koydular. **AKP HEM İNSANA HEM DOGAYA DÜŞMAN.. Görüstügümüz yöre derneklerini üye ve yöneticileri, AKP iktidarinin yaptiklariyla hem insana hem de dogaya düsman olduklarina dikkat çektiler. Göle Dernegi üyesi Yilmaz Kurun, temiz sularin özel sektörün emrine verildigini söyledi. “Güzelim Sazan baliklarimiz yok ediliyor. Tüm Ardahan ve yöresi göçe zorlaniyor. Çam ormanimiz, meralarimiz, çayirliklarimiz yok ediliyor. Hayvancilik yok ediliyor. Onun için kurbanliklar bile ithal ediliyor” diyen Kurun, “Bu nasil bir politika. Biz AKP’ye de HES lere de izin vermeyecegiz” dedi. **HALK AÇLIK VE SEFALET İÇİNDE.. Çildir Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi üyesi Kazim Sariçam ise HES lerin Dünya Su Forumunun Türkiye ile ilgili bir projesi oldugunu vurgulayarak, “Suyumuz ticarilestirilerek, biz aç ve sefil birakilmak isteniyoruz” diye konustu.Tüm bölgelerde enerji sirketleri ve yandas firmalar zengin olacak diye doga ve çevre katliami yapilmak istendigini dile getiren Sariçam, buna izin vermeyeceklerini, tüm Türkiye’deki Kars ve Ardahanlilar olarak toplanip nehrin yataklarini isgal edeceklerini belirtti. “HES projesi Kura Nehri için bir tuzaktir” diyen Ardahan Kartal Soganlik Dernegi üyesi Şinasi Akmese, asil amacin suyun ticarilestirilmesi oldugunu kaydetti. Bu projenin hayata geçmesi durumunda Türkiye’nin artik dogal sigir eti yiyemeyecegini belirten Akmese, “Disa daha bagimli hale gelecek. İthalat alip basini gidecek” dedi. Akmese, AKP Hükümeti’nin Ardahanlilari hiçe saydigini söyleyerek, “Biz Munzur vadisi için, Firtina deresi için, Kaz Daglari için mücadele edenlerle birlesecegiz ve HES lere geçit vermeyecegiz” diye konustu. **AKP’YE GÜNÜNÜ GÖSTERECEKLER.. Kars Susuzlular Dernegi üyesi Mehmet Yildirim Meral ise AKP’nin havadaki oksijeni bile paraya baglamaya çalistigina dikkat çekerek sunlari söyledi: “Onlar için hayvancilik yok olmus, doga, tarih, sanat yok olmus hiçbir kiymeti yok. Karslilar bir bütün olarak Kura’nin yok edilmesine seyirci kalamazlar. Seçimde AKP’ye gününü gösterecekler.” HES’in kendilerine bir sey kazandirmayacagini belirten Posof Dernegi üyesi Hanifi Sitki Güleç de tüm Kars ve Ardahanlilari birlesmeye ve bu projeye dur demeye çagirdi. **NELERE YOL AÇACAK? *Kura Nehri üzerinde yapimina baslanan Kayabeyi ve Köroglu ( Kotanli) barajlarindan sonra Gürcistan ile Türkiye’nin ortaklasa yapilmasina karar verdigi Gürtürk barajina yeteri kadar su birakilmayacagindan bu barajlarin verimliligi düsecek. *Su aktarimi için ormanlik alanda uzun bir tünel açilacagindan, çok sayida çam agaci kesilerek orman tahrip edilecek. *Çikan kaya ve toprak birikintileri ile doga tahrip edilecek. *Kura Nehrinin suyu israf edilecek. *Tünel güzergahi depreme dayanikli bir bölge degil. *İzlenen yöntemle maliyet asiri miktarda artacak. *Ardahan ilinde sulanmasi gereken binlerce dönüm arazinin çogu yine sulanamayacak. *Havzalar arasi su aktarimi yapilmasi ulusal ve uluslararasi kurallara göre dogru ve yasal olmadigi gibi, dogal dengeyi de bozacak. *Kura Nehri kisin donmakta, yaz aylarinda ise son derece azalmaktadir. Baska havzalara aktarilacak kadar bol suyu yok. *Projede dere yatagina hiç can suyu birakilmadigi anlasilmaktadir. *Ardahan ili Türkiye’nin en iyi çayir ve mera alanlarina sahiptir. Bu alanlara Kura Nehri hayat vermektedir. Hayvanciligin yogun yapildigi bu ilde hayvanlar çayir ve meralardan dogal olarak beslenmektedirler. *Kura’nin kendine has lezzetli sazanlari tehlikeye girecek. *Kura Vadisi’ndeki kalem gibi dümdüz, uzun sariçam ormanlari ve burada barinan yaban hayvanlarinin da sonu gelecek. *Kura suyu baska havzalara aktarilinca aricilik, tarim ve hayvancilik olumsuz etkilenecek, dogadaki ekosistemi tahrip olacak, göçmen kuslar, geçis güzergahini kaybedecek. Haberi ekleme saati: 19.18-22 Ocak 2013 Haber/Foto: Evrensel Gazetesi

Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Derneklerini bir çati altinda toplamaya çalisan Ardahan Dernekler Federasyonu 2012 yilini degerlendirme ve 23 Şubat Ardahan’inin Kurtulusu ile ilgili nasil bir etkinlik yapilacagi ile ilgili İstanbul/ İstinye Sosyal tesislerinde üye dernekler ve yöneticileri ile bir araya geldiler. Federasyona üye derneklerin tümünün katildigi kahvaltili toplantida 2013 yilinda izlenecek programla ilgili bilgi veren Federasyon Baskani Güven Dogruyol, süreci dogru degerlendirmek için daha genis kapsamli bir toplantiya ihtiyaç oldugunu belirterek, daha genis kapsamli bir toplanti yapilmasini istedi ve bu yönde karar alindi. Persembe günü (17-01-2013) yapilacak olan toplantiya üye dernekler ve yönetim birlikte katilacak. Ana gündem maddeleri ise 2012 yilinin degerlendirilmesi ve 23 Şubat Ardahan’in Kurtulusu olacak. **ARDAHAN’IN ÖRGÜTLENMESİNE, TOPARLANMASIN DARBE VURUYORLAR: Ardahanda 20-30 yildir toplumun önünü tikayan sovmenler ve zübükzadeler türemistir. Kartal Ardahan Dernegi’nin Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’le birlikte gelistirdikleri 23 Şubat’la ilgili etkinlik söylentisine büyük bir tepki gösteren Federasyona bagli dernekler, “Kartal Ardahan Derneginin her geçen gün dernek vasfini iyice kayipettigini, tamamiyla birilerinin güdümüne girdigi, etkinlik ve kapsam anlaminda zemin kaybettikçe Ardahan’a zarar vermeye basladigini söylediler. İsi gücü birakip federasyonu bosa çikarma ve zayif düsürme oyunlari, bizleri degil oyun sahiplerini küçük düsürür. Bu anlayislarin sahipleri agizlarinda kus da tutsalar giderek toplumsal anlamda bitmeye mahkumdurlar. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ünde iyice gericilestigini, güçlü bir Ardahan Federasyonunun ortaya çikmamasi için bir fiil çalistigini Ardahan’i ilgilendiren genel konularda federasyonla hareket edecegine federasyonu nasil bosa çikaririm, daha fazla nasil zayif düsürürüz yönünde çalisma yaptigini söylediler. Ardahan Federasyonunun düzenledigi birkaç toplantiya katilan, birlik ve bütünlük lafi agzindan düsmeyen Kartal Ardahan Dernek Baskani Zekeriya Dede ise tam tersi bir istikamette yol almaya basladi. Federasyona üye olmadigi gibi federasyonu zayif düsürmek için kullaniliyor yönünde görüsler agir basti. Perde önünde medyatik çikislar yapan Ögüt’ün eylem ve davranislarinda samimi olmadigini dile getiren federasyona üye dernekler, Ögüt vb. insanlar tamamiyla kendi kisisel çikarlarini düsünerek hareket eden insanlar. Kisisel çikar ve çikislarini saglama almak için uzmanca manevra yapan insanlar. Ardahan’i düsünen yada önemseyen bir vekil Ardahan’in federasyonunu bosa çikarmak için eylem ve etkinlik yapamaz. Tutum ve davranislari ile Ensar Ögüt Ardahan Dernekleri için bitmistir. Medyatik çikislari da gerçek yüzünü saklamaya yetmeyecektir dediler. Ögütün tutumu sovmenliktir dediler… **KRAL TAHTINA OTURACAK BİZDE ETRAFINDA PERVANE OLACAGIZ… Federasyonun toplantisinda kisa bir konusma yapan Sariyer Ardahan Dernegi baskani Orhan Topçu gerek Vekil Ögüt’ün, Kartal Ardahan Derneginin, Ardahan Kültür Evi’nin kendi kisisel çikarlari disinda bir sey düsünmediklerini ifade eden Topçu, Ardahan’da 20-30 yildir toplumun önünü tikayan, Ardahanla oynayan sovmenler, zübükzadeler türemistir. Hazretin biri diyor ki bir binama tasinayim kral olayim ardindan etrafimda pervane olursunuz. Sizi güderim demeye getiriyor. Yani emek yok, çalisma yok, halki ve Ardahanliyi aptal yerine koyarak tepeden inme basimiza geçmek isteyenler var. Biz Ardahanlilar bekleyecegiz, efendiler hazir olduklarinda federasyona üye olacaklar. Bizde etraflarinda saf olacagiz, bizi güdecekler. Baska hiçbir ilde böylesine çirkin bir tutum var mi? Aslinda ana gündem maddemiz Ardahanla oynamayi meslek haline getirmis sovmenleri ve zübükzadeleri çözmek ve teshir etmek olmalidir dediler. Ardahan lafini agzindan düsürmeyen bu zevat Federasyona karsi çok geri, çirkin bir tutumun içine girmislerdir. Bu geri tutum ve davranislarinin da bizim görmeyecegimizi zannediyorlar. Biz Ardahan Dernekleri olarak sovmenlige ve zübükzadelige soyunanlara geçit vermeyecegiz. Ve her zaman her yerde onlari teshir edecegiz dediler… Toplantiya yeni yönetimini seçen Beykoz Ardahanlilar Dernegi Baskani Süleyman Yilidiz ve yönetimi de katildi. Yeni yönetimle tanismanin ardindan kisa bir konusma yapan Yildiz, ‘Biz gösteris yada koltuk için göreve talip olmadik. Federasyonumuz ve Ardahan için üzerimize düsen neyse gücümüz oraninda yerine getirmeye çaliscagiz. Ardahanin sorun ve sikintilarinin federasyon çatisi altinda çözülecegine inaniyoruz. Böyle bir kurumun kurcu üyesi ve üyesi olmaktanda ayrica gurur duyuyoruz.’ dediler. Haberi ekleme saati: 19.15-22 Ocak 2013 Haber/Fotolar: Yusuf Şit/İstanbul

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin Basaksehir’de sivil toplum kuruluslarina ziyarette bulundu. Tekin, vatandaslarla konusup, sikayetlerini dinledi. CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, Basaksehir’de çok sayida sivil toplum kurulusunu gezdi. Bugün ögle saatlerde ziyaretlere baslayan Tekin, bu kapsamda Kars-Ardahan-Igdir, Adiyaman, Malatya, Tokat, Bitlis, Diyarbakir ve Van’a ait derneklere ugradi. Gezdigi yerlerde vatandaslarin sorunlarini dinleyen Tekin, kentsel dönüsüme destek vermemelerini istedi. Tekin, “Sizi kendilerine göre adi sosyal konut olmayan TOKİ konutlarina koyuyorlar. Kentsel dönüsüm adi altinda belediyelerin yetkisini de aldilar. Bütün yetkililer bir kisiye, Çevre ve Şehirlecilik Bakanligina baglandi. Yani bu demek oluyor ki bütün Türkiye’nin tek belediye baskani oluyor. Bütün binalar, alis veris merkezleri dönüsürken sizin evleriniz niye normal dönüsmüyor. Sizleri neden yerlerinizden ediyorlar. Dönüsümde rezidanslar için planlar varken vatandaslar için neden dönüsüm planlari yok. Bu konuda kendi kendiniz kaderinizi belirleyeceksiniz. 2014 seçimlerinde, ya evinize sahip çikacak onlara oy vermeyeceksiniz yada yuvanizin yikilmasini izleyeceksiniz.” seklinde konustu. **’DİNLENME OLAYINDA CİDDİYE ALINMADIM’ Basbakan’in dinlendigi kendisine daha önceden bildirdigini söyleyen Tekin, ciddiye alinmadigi belirtti. Dinlenme olayi ile sundugu önerge sorularinin da cevapsiz birakildigini açiklayan Tekin, “Sayin Basbakan, ‘Biz derinligi falan bilmeyiz’ diyor. En son siz sayin Arinç’la kozmik odaya kadar girdiniz. Ne kadar derinlik varsa girdiniz. Hangi derinlik varsa gerekeni yapin. Olayi derinliklerde degil çevrenizde arayin. Sayin Basbakan daha sonra açiklama yapmis ve dogrulamisti. Ama benim bu konu ile ilgili sorularima, alakasiz bir cevap verdi. Sorularimi cevapsiz birakti. Verdigi cevap da komedi, kara mizah gibi bir sey.” dedi. Haber ve Yorumu ekleme saati: 19.03-22 Ocak 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahanli Mali Müsavirlerimizden Ayhan Aydemir ve Hanakli Togay Çoban geçtigimiz günlerde kutlanan 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayisi ile gazetecilere yemek verdiler. Çoban ve Aydemir Nirvana Cafe’de Esenyurt ve bölgemizin önde gelen tüm gazetecilerini ayni masa etrafinda bulusturdular. Bir araya gelmeyi basaramayan gazetecileri onlar ayni masa etrafinda birkaç yildir bulusturuyorlar. Esenyurtta bu bulusturmayi ve dayanismayi geleneksel hale getirdiler. Onlar Esenyurt bölgesinde toplumumuzun ileri gelen yüzleri. Bölgemizle ilgili her tür toplumsal olayin içinde en zor zamanlarda hep ortaya çiktilar. Her zaman toplumun içinde oldular. Togay Çoban yillarca Mali Müsavirlerin dernek baskanligini yapti. Her zaman Togay Çoban ve Ayhan Aydemir Zora düsen her is adaminin ve esnafin yaninda bitiverdiler. Toplumsal anlamda güçleri oraninda herkesin sorununa çare üretmeye basladilar. Esenyurtta Ardahanlilarin en zayif oldugu dönemlerde ortaya çiktilar. Ardahanlilarin adlarinin bir çok yere ulasmasinda öncü oldular. Çoban ve Aydemir gerek dernekçilik alaninda gerekse is yasamlarinda her zaman örnek birer insan olarak kalmayi basardilar. Ardahan Kültür Evi’nin bir STK olarak bölgemizi, Ardahanlilari ve Esenyurtlulari en iyi sekilde termsil etmesini, kucaklasmasini, Esenyurtta bulunan STK’larin birbirleri ile bulusmasinda, ayni çati altinda yer almasinda perde arkasindaki en büyük mimarlari oldular. Gösteris ve bencilligi sevmedikleri, mütavazi birer kisilige sahip olduklari içinde her zaman perde arkasinda kalmayi yegleyen insanlar oldular. Asla ben ettim, ben yaptim… hafifligine hiçbir zaman düsmeyen, her zaman biz diyen, her zaman toplumsal çikarlari bireysel çikarlari üstünde tutan örnek insanlar. Tarihi yazan insanlar her zaman nasil perde arkasinda kaldiylarsa, bu iki hemserimizde STK alnindaki basarilarini hiçbir zaman benlerini konusturarak öne çikarmadilar. Her zaman perde arkasinda kalmayi yeglediler. İste mali müsavirlerimizden Togay Çoban ve Ayhan Aydemir yukarda pek azini saydigimiz meziyetlere fazlasiyla sahip olan, Ardahanlilar basta olmak üzere tüm Esenyurtlularin sevdigi saydigi insanlar. Biz Gazetecilere bir mesaj atmalari yeterli oldu. 10 Ocak Gazeteciler gününde çogu insan gazetecileri hatirlamazken, onlar hepimizi bir araya getirip basinin sorunlarini bizden dinlediler. Neler yapabileceklerini sordular. Yil içinde yapamadiklarindan dolayi adeta özür dilediler. Çoban ve Aydemir 2013 yilinda Stk’larda, yerelde ve Kamuda bizim adimiza ortaya çikip, STK’lara ve basina karsi duyarsiz kalan, toplumu kullanmayi meslek edinmis, toplumun önünü tikayan, çürüten ve çürüyen tüm anlayislarla mücadele edeceklerini, basin alaninda medyada çalisan arkadaslarin önlerinin açilmasi için her zaman güçleri oraninda referans olacaklarini belirttiler… Haberi ekleme saati: 19.00-22 Ocak 2013 Haber/Foto: Yusuf Şit/Dogu Kültür

Esenyurt Kurucu Belediye Baskani Dr. Gürbüz Çapan, 10 Ocak Çalisan Gazeteciler Günü dolaysiyla Esenyurt’ta bulunan gazetecilere bir yemek verdi. Esenyurt Kurucu Belediye Baskani Dr. Gürbüz Çapan, 10 Ocak Çalisan Gazeteciler Günü yemeginde konustu: “BENİM KAHRAMANLARIMSINIZ” 10 Ocak Çalisan Gazeteciler Günü dolayisiyla ülke ve bölge gazetecileri ile bulusan Esenyurt Kurucu Belediye Baskani Dr. Gürbüz Çapan, gazeteciligin zor ve mesakkatli bir is oldugunun altini çizdi, dogru gazetecilik yapanlari “kahraman” olarak nitelendirdi. **“KOKAN TUZU DEGİŞTİRMELİYİZ” CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün de katildigi yemekte gazetecilere hitap eden Esenyurt Kurucu Belediye Baskani Dr. Gürbüz Çapan, “Bize hayati fotograf halinde veren, resmedensiniz. İyi fotograf çekmeniz gerekmiyor, fotografi iyi görmeniz gerekiyor. Bu yüzden her gazeteciler bayraminda mesaj yayinlar ve deriz ki; bu is dik ve onurlu istir. Birisi Twitter’da canimiza musallat oldu, diyor ki, “Bu gazetecilerin içinde her sey var”… Elbette var. Doktorlarin, avukatlarin, mimarlarin, ögretmenlerin, mühendislerin içinde her sey yok mu? Tuz bu, tuz… Biz kokanina bakip degistirmek zorundayiz” dedi. **“GAZETECİ OLMAK, KİMSENİN ADINI DEGİŞTİRMEMEKTİR” Gazetecilik kistaslarinin büyük medya gruplarinda yazmakla ölçülemeyecegini söyleyen Dr. Çapan, “Bölgemizin yerel gazetecilerinin her birini kahraman olarak görüyorum. Benim kahramanlarimsiniz. Zor sartlara ragmen neler yaptiginizi biliyorum, yakindan izliyorum. Cesursunuz, okuma – yazma bilmeyen birinin gazetecilik yaptigini biliyorum. Bu güzel bir sey, alay etmek için söylemiyorum. Mesela Gorki de okuma – yazma bilmiyordu, tersanede ögrenmisti. Mektepli olmak gerekmiyor, adamin gayreti olursa her seyi çözer. Yerel gazeteciler yüregini ortaya koyuyor, canini koyuyor ve zaman içinde gelisiyorlar. Dolayisiyla büyük gazeteci olmak Hürriyet’te, Milliyet’te, Cumhuriyet’te yazmak degil, dogru haber yapmaktir, dogru resim çekmektir. Gazeteci olmak Hafiz Esad’in ogluna Esed dememektir. Gazeteci olmak Abdullah Öcalan’a İmrali Adasi dememektir. Kimsenin adini – soyadini degistirmeye gerek yok. Biz “Beser Esad’la” görüsüyoruz yada kavga edecegiz. Geçmiste eslerini O’nun 5 çayina gönderenler, simdi adini degistirdiler” diye konustu. **“CHP OLARAK BİR TEK ÇOCUGUN ÖLMESİNE RAZI DEGİLİZ” CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaoglu’nun AKP hükümetine açik çek verdigini ve bu firsatin savasin bitirilmesine adina degerlendirilmesi gerektigini ifade eden Çapan, gazetecilerden barisin sartlarinin olusturulmasina adina da destek istedi. Dr. Çapan sözlerini söyle sonlandirdi; “Bizim kimseyle dövüsmeye takatimiz yok aslinda. “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” lafi “yeter Yarabbi” lafidir biraz, takatimizin kalmadiginin, artik barisi saglamamiz gerektiginin göstergesidir. O lafi gününe götürüp oradan anlayin. 30 yildir kan kaybediyoruz. Bir tek adamin ölmesine degmez hiçbir sey… Biz CHP olarak üstümüze düseni yapiyoruz, yapacagiz. Genel Baskanimiz Kemal Kiliçdaroglu dedi ki, “Siz hükümet olarak her türlü görüsmeyi yapin ama bizden saklamayin. Size açik çek ve destek veriyoruz, bu isi çözün. Bir tek insanin, bir tek çocugun ölmesine razi degiliz”… Bu anlamsiz kavga ve çatismaya son verilmesi gerek. Sizlerden bu anlamda destek istiyoruz; oldugunuz yerden barisin sartlarini hazirlayin. Kavga dakikalik bir seydir ama baris uzun zaman istiyor. Birbirimizi horlamayalim, ötekilestirmeyelim, asagilamayalim. “Onlar” diye konusmayalim… Türkiye’nin önünde uzun bir süreç var. Umarim hep beraber, yeniden, ayni hedefe kosan yeni bir yurt yapariz. Türkiye’yi yüzü Bati’ya, bilime, medeniyete, sanata dönük bir yurt yapma yolunda hep birlikte yürümeye çagiriyorum” Haberi ekleme saati: 19.00-22 Ocak 2013 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com