Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..
https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV
Her geçen gün artarak devam eden göçü durduracak olan kaynakların olmasına ve 3 gümrük kapısı bulunmasına rağmen yeni şirket kuramayan, var olanları kapatan Ardahan değil, 2 ülkeye sınır olan bir kentin büyüyüp, gelişmesi gerekir diyen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Ömer Yılmaz ‘gümrükler var, demir yolu var ama ne hikmetse istenen düzeyde ithalat, ihracat yok. Bu önemli sorunu kendisine amaç edinecek olan ATSO’ya adayız ve çözüme talibiz’ dedi.
Sağlık Sorunun Had Safa da Olduğu ARDAHAN’DA Askeri Hastane Çürümeye Terk Edildi..
Ardahan Kent Merkezinde bulunan ve yıllar önce kapatılan Askeri hastane gibi kapatılan ama atıl vaziyette oldukları için kullanılmayan hastane ve İlçe Köylerdeki sağlık ocaklarının da açılmasını istiyorlar.
Her geçen gün yeni bir ölümün olduğu ve karantinaya alınan insan sayısının arttığını belirten yetkililerin ne kadar önlem aldığını da merak eden vatandaşlar yaşanabilecek artışa karşı çeşitli nedenler ile kapatılan hastane, sağlık ocaklarının virüse uygun olarak dizayn edilip, kullanıma hazır vaziyete getirilmesini istedikleri görülen Ardahan’da yaklaşık 15 yıl önce kapatılan ama ne yıkılan nede bir kuruma veya özel sektöre devri yapılmayan Askeri Hastane gibi bir çok sağlık merkezinin neden açılmadığı merak edilmekte.
ARDAHAN’DA TOPRAK YARILDI!
Ardahan’da yaşanan yer yarılmaları gün geçtikçe büyümesi dikkatlerden kaçmıyor.
Son olarak İstanbul’da etkili olan yağmurların zamanında görülmediği Ardahan’da kuraklık tehlikesi başladı.
Nüfusunun %55,5’nin tarımla uğraştığı Çayırların biçilmeye başlandığı, otların toplandığı Ardahan’da gizli kuraklık yaşandığını belirten vatandaşlar gün geçtikçe aşırı derecede ısınan havalarla birlikte beklenen yağmurların yağmaması dolaysıyla kuraklık dolaysıyla arazilerinin yarıldığına dikkat çektiler.
**İstanbul’da Sel, Ardahan’da Çatlak..
Son olarak İstanbul’u vuran yağmurların yağması gereken Nisan ve Mayıs aylarında görülmediği belirtilen Ardahan’da son yağan yağmurla birlikte gelen dolu da mevcut ekili alanlara zarar vermesi bölgede yaşandığı ileri sürülen kuraklık dolaysıyla zaten yeterli ürünün alınamadığı Ardahan’da arazilerde ki kuraklık hayvansal yem sıkıntısının şimdiden baş gösterdiği belirtilmekte.
Yağmur yağınca da çamur oluyor!
Günlerdir yaşanan olağanüstü hava sıcaklığının kavurduğu Ardahan doğası zaman zaman yağan yağmurla yeniden can bulurken, yağmurla birlikte düşen dolu başta köylerde olmak üzere ekili alanları vururken, yeşile bürünmüş Ardahan doğasını bir anda beyaza kent merkezindeki bozuk yolları ise çamura çeviriyor.
Ara ara devam eden yağmurların sevindirdiği arıcılar ise bal süzümü yaptıkları şu günlerde az da olsa yağan yağmurun en çok kendilerini sevindirdiğini çünkü balını aldıkları arıların kendilerine yeniden bal depolaması gerektiğini ancak yağmurlar ardından gelen dolunun kendilerine de zarar verdiğini belirttikleri Ardahan’da son yıllarda yaşanan olağanüstü hava değişiminin Kura, Posof çayı ve Ardahan’a komşu Çoruh nehrinin üzerinde yapılan HES barajlarının neden olduğuna da dikkat çekmekteler.
Başkan: Cancur Festivali Diye Bir Şey Yok!
Çıldrı Belediyesi olarak coğrafi işareti almak için çabaladıkları cancur adından hiçbir etkinlik yapmadıklarını ve bu yönde bir çalışma olmadığını belirten Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır ilçesi Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizioğlu bu yönde orata atılan iddiaların Çıldır ve Çıldırlıları tanımayan ve göremeyenlerin kendi kendilerine gelin, güvey olmasından gündeme geldiğini ancak belediye olarak bu tür korsan ve rant hesapları yapanlara izin vermeyeceklerini belirtti.
ARDAHAN’IN DENİZİ ÇILDIR GÖLÜ SERİNLETİYOR
Ardahan’ın en güzel yerlerinin başında gelen Çıldır Göü havaların iyiden iyiye ısındığı şu günlerde vatandaşın büyük ilgisini çekiyor.
Xoçwan bölgesinin Paniq Yaylasının da üzerinde bulunduğu Kısır dağından doğan sular ile oluşan Çıldır Gölü kışları doğal buz pateni, yazları ise bölgenin denizi olmakta.
Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Ardahan ve Ermenistan’a sınır olan Kars il sınırları içerisinde kalan Çıldır gölü, Van Gölünden sonr 123 km2 alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük tatlı su ve en büyük ikinci göldür.
Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte bulunan gölün en derin noktası 42 metredir.
Çıldır Gölü, bir lâv akıntısı ile bir moloz mahrutu tarafından müştereken meydana getirilmiş bir doğal set gölüdür.
Birçok dere ve pınarlarla beslenmekte olan gölün tek çıktısı kuzey batısında yer alan Ermenistan sınırında bulunan Arpaçay kolu olan Telek Çayı’dır. En büyük olanı Akçakale harabelerinin yanında yer alan adadır. Göl etrafında çok az bitki örtüsü gelişmiştir ancak gölü çevreleyen otlaklarda yoğun hayvancılık yapılmaktadır.
SAVAŞ ve BARIŞ!
Daha dün 30 Ağustos’ta yaşanan savaşın barışla sonuçlanmasını kutlayan ülke bugünde barışı anıyor, hatırlıyor. “Barış, toplumsal çöküşü ve savaştan beslenen siyaseti durdurmanın tek anahtarıdır. Barış, tutunacak dalımız, varılacak yolumuzdur. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde dört bir yanda ellerimizi birleştirelim” ifadelerine yer veren siyasiler aslında savaşı başlatanlar olduğunu unutmadan savaşın en kısa sürede barışla sonuçlanmasını umut ediyoruz her günün 1 Eylül olması umuduyla..
Atalay Ardahan’a değil, Afyon’a dedesine gitti..
30 Ağustos Zafer Bayramı Ardahan ve Yurt genelinde düzenlenen çeşitli törenlerle kutlanırken AK Partili Ardahan Milletvekili Ardahan’da değil, Afyon’da idi.
Ardahan Valiliğinin organizesinde Ardahan’da yapılan 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri Ardahan’ın ilçelerinde gerçekleşti.
Hükümet konağı önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan törene Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Belediye Başkanı Faruk Demir, Garnizon Komutanı Kurmay Albay Veli Altınay, iktidar ve muhalefet partilerinin il başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri, şehit yakınları, gaziler ve diğer vatandaşlar katıldı.
Anıta çelenklerin koyulmasının ardından Vali Öner, protokol üyeleri ve vatandaşların tebriklerini makamında kabul etti. Ardından Kongre Caddesine geçerek, askerlerin ve vatandaşların bayramını kutladı. Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’ndan sonra günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Piyade Yarbay Mesut Demiray yaptı.
Genişletilemeyen Şeytan Yolu!
Ardahan’ın tarihi simgelerinin başında gelen Çıldır Şeytan Kalesi’nin turizm ekonominse katkı sağlaması için başlatılan çalışma da Ardahan ve İlçelerinde ki yollar gibi bir türlü sonuçlamnamadı.
DSP’den seçildikten sonra AK Parti’ye geçen Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nın eski köyü yeni mahallesi Yıldırım Tepe (Rabat) sınırları içinde bulunan Şeytan Kalesine giden yolu gibi çevresi ve ışıklandırılmasıda yapılamadı.
**KENDİ KÖYÜ SINIRLARI İÇİN DE..
Geçtiğimiz yıllarda milyonlarca para harcandığı söylenen SERKA projesinin işe yaramadığı için kolları sıvayan Çıldır Belediyesi kendi imkânları ile olağan üstü güzelliğiyle sahip kaleye giden yolu genişletme çalışmalarının bugüne kadar sonuç vermemesi dolaysıyla kaleyi görmek için bölgeye gelen turistler dar yıldan geçemeyince kaleyi görmeden geri dödükleri görülmekte
TEK GÖZLE BAKILAN ERMENİSTAN SORUNU
Gece geç yatıp, hala uyuyanlar gibi olmamak için direnip erken uyananlardan biri olarak gece yazdığım, yayınladıklarımı paylaşıp, paketi boşalan sigaraların kül olduğu esnada, bir yandan yazılarımı yazıp diğer taraftan YouTube de dinlediğim belgesellerin sonuncusu Celali İsyanları ve Alevi katliamı yaptırmakla suçlanan ama adı tüm itirazlara rağmen köprülere verilen padişahın hayat hikayesiydi.
Yolda aracını durduran polise etmedik hakareti bırakmayan, karakolları basıp, polise hakaretler yağdıran hatta tokat attığı öne sürülen gençlik kolları, temizlik işçisi Türkmen kadının vekil evinde ölü bulunmasını ve daha nicelerini es geçip kendileri gibi demokrasi denen yoldan yürüyüp, halkın oyu ile seçilen ama ‘dağda biriyle fotoğrafı var’ denerek CHP başta olmak üzere ‘dostlarımız’ diyen muhalefetin oy katkıları ile Zana’lar gibi meclisten atılan kadın milletvekilinin yine kadın olan polislerce başını eğdirme çabalarının Celali isyanları başta olmak üzere onca başkaldırışta olduğu gibi bir türlü sonuç vermemesinin hırsıyla atılan twitlere verilen cevapları okuyup, not ederken sabah WhatsAppıma gelen bir haber linkini tıklıyorum.
Çok sevdiğim, hala yaraları sarılamayan ve yaşanacak yeni bir deprem öncesi ayrılan ‘toplanma alanlarının bile betonlaştığı şu an bulunduğum İstanbul’a sınır Kocaeli’nin ilk 3. günlük gazetesi KOCAELİ SİYAH BEYAZ isimli gazetemin köşe yazarı Bilal Dündar’dan gelen haber linkini tıklayıp, okurken sorunlara tek taraflı bakışın bu haberde de olduğunu anlayıp, aşağıdaki cevabı direk WhatsApp a yazıp, düzeltmeden karşıya attım.
Bugün yazısına da kaynak olan o cevabı yeniden düzeltip, bugünkü yorumum diye size sunarken kahvaltı yapmadan yaktığım sigara sayısının üç olduğunu görüp, merdiven çıkmakta, yaya yürümekte zorlanan kendime kızıyor ama yaşananlara, yazılanlara ve sorunlara en önemlisi tek yönde bakışlı anlayışa olan isyanımın tek yolunun düşündüklerimi yazmaktan, anlatmaktan, söylemekten başka bir şey olmaması gerektiğini bilen bir anlayış içinde olan bir insan, bir gazeteci olarak sabahın erken saatinde bana bölgenin ana sorunlarından birini hatırlatan Dündar’a verdiğim cevabı sizinle de paylaşmak istedim.
Evet, açıldı, açılacak denip, yıllardır açılmayan Kars Doğu Kapısı gibi sınırlarımızda yaşanan sorunun niye çözüm bulmadığını sorgulatan o haber linki ve o habere kaynak olan Kocaeli Azerbaycan Haydar Aliyev Kültür Evi Derneği Başkanı Bilal Dündar hocama verdiğim cevabı size bırakarak güzel, barış ve kardeşliğin gerçek anlamını taşıyan bir gün, bir ülke, bir anlayış diliyorum.
İşte o https://www.mynet.com/turkiye-azerbaycan-ve-ermenistan-dostluk-projesi-ile-baris-ortamina-katki-saglanacak-180105527253 linkinde bulunan habere verdiğim cevap şöyle;
Bilal abi günaydınlar…
Öncelikle seni tanıdığımdan bu yana gerek ülkenin gerek görev icabı gelip oralı olduğun kent için ve gerekse sivil toplum çabaların için bir kez daha teşekkür ediyor, o öğretmen ellerinden öpüyorum.
Abi sabahın erken saatlerinde paylaştığın ve bende ilk okuyanlardan biri olarak o https://www.mynet.com/turkiye-azerbaycan-ve-ermenistan-dostluk-projesi-ile-baris-ortamina-katki-saglanacak-180105527253 linkinde bulunan haberi okuyup, ne anlatmak istediğini anlamaya çalışırken gerek senin gerekse haberi yapan meslektaşımın sorunu, bölgeyi çokta algılayamadığı gibi olaya tek taraflı bakışınızı bir kez daha anladım.
Bilal abi öncelikle senin bir Karslı oluşun o haberde Kars’ın K’sını bile geçirmemen, ilgin gibi o kadar düşündürücüdür. Çünkü bahsi geçen bu sorun ülkemizi, dünyayı ilgilendirdiği kadar Kars’tan devam eden göçün başlıca nedenidir. Hatta birinci sebebidir.
Bilal hocam Ermenistan’ın Ardahan ve Kars’a sınır olduğunu diyebilir ve başta bu iki kent olmak üzere ülkemizin Kuzeyi olarak bilinen bölgenin yıllardır uygulanan yanlış politikalar yüzünden en çok mağdur olan bölge olduğunu bir satırda olsa anlatabilir, ekletebilirdin.
Çokta anlamı olmayan ve yıllardır kapalı tutulan Doğu kapısı sadece Ermenileri zorda bırakmadığı gibi yoksullaşan, iki ilçesini kaybeden Ardahan ve Iğdır’ın hala adıyla anıldığını ama her ikisinin de bu kentten ayrılıp, daha da fakir hale getirdiği Kars’ı, Züğürt ağa filmindeki Haraptar köyü gibi 50 milyona satılık levhası astırdığını söyleyebilirdin.
Ve bu kapının kapalı tutulmasını sağlayan zihniyetin diğer yandan havayoluyla Ermenistan’a mal sevkiyatına devam ettiğini bu yetmeyince Ardahan’ı sevindiren ama bugüne kadar Ardahan’a çokta hayrı olmayan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı üzerinden girip, oradan 27 km sonra Ermenistan’a mal götürdüklerini de diyebilirdin.
Yani bölge halkına çok görülen kapıları kapatan anlayışın Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı ile aslında ülkeyi, bölge insanını düşünmektense rantlarına rant katmak için yıllardır bu oyunu oynadıklarını satır aralarına sıkıştırabilirdin.
Ve en önemlisi hala Kuzey Kıbırıs’ı devlet olarak tanımayan kardaşımız (!) Azerbaycan’ın ‘2 Devlet Bir Millet’ naralarını bizlere attırırken %50 daha zamlanan doğalgazı, petrolü yani bölge tabiri ile bir kilo Nefti bize parasız vermediği gibi kardaş diye hitap ettiğine neden pahalı gaz sattığını da sorabilirdin Bilal Hocam..
Sadece Ermenistan’ı suçlayarak, aşağılayarak baktığın bu kapı, yanlış kapıdır. Çünkü güneyde olduğu gibi kuzeyde de ülkenin kalbine giden kan damarları misali olan gümrüklerin kapalı oluşunun karşı tarafı öldürmediği gibi bizim gibi komaya soktuğunu artık anlamalıyız.
Ve Irak, İran, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan gibi Ermenistan’ın da komşumuz olduğunu ve kazlarımızın, tavuklarımızın aynı harmanda (bahçede) gezdiklerini bir anlasak başta her 24 Nisan’da ‘Ermeni İddialarını Kabul Edeceğiz’ diyerek tehdit edip sonrasında ambargo koyduğu iş yapmaz askeri malzemeleri, silahları ülkemize satan Fransa, Amerika olmak üzere dış güçler denenleri ters köşe yapmaz mı?
Başta bu ve buna bezer adımlar atarsak ülkemiz ve bölgemiz üzerinde oynanan oyunları da bozabileceğimizi anlatabilirdik.
Neyse hocam.. Başta dediğim gibi çaban, çalışmalarını yakından takip eden bir gazeteci olarak diğer gördüğüm önemli bir sorunda gerek sen Karslı Bilal Dündar olarak gerekse gazeteci meslektaşım olarak bölgeden çok kopuk olduğunuzu ve bölge insanının derdini, tasasını anlayamadığınız gibi olaya dar bir pencereden bakmanızdır.
O da gayet normaldir.
Çünkü insan, düşündüğü gibi olmasını istediği bu dünyanın aslında tek taraflı dönmediğini ve yanlız bizim değil, karşının isteklerinin de kardeşçe bir bakışla dikkate alınması ve sorunun masaya getirilip, düşmanca değil, barış içinde tartışılmasından geçtiğini de unutur hep..
Neyse yine de sonrasından toparlayacağım, ekleyeceğim bu yazımın yazılmasına sebep olduğun için teşekkür ediyor, ellerinden öperek saygılar sunuyorum.
Ha unutmadan ben 54 yaşına geldim ve bölge insanı olarak hala Doğu Kapısından geçemedim bilesin..
Çünkü yıllardır kapalı olan kapıyı aralamamakla, ilişkilere dostça, gerçek kardeşlik anlayışı ile barış içinde bakmamakla açılacağını düşünemeyiz derim..
Saygılarımla..
Fakir Yılmaz/Gazeteci
.jpg)

Geçtiğimiz günlerde yapılan ve mevcut başkan Çetin Demirci’nin başkanlığında ki listenin yeniden kazandığı Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ardından seçilen yönetim arasında sert tartışmaların yaşandığı ve başkanlık dahil yönetim kurulunun tehlikeye düştüğü öğrenildi.
**Demirci Az Daha Başkanlığı Kayıp Edecekti..

**ARDAFED: Ardahanlı İşadamları da Örgütlenmeli..
4-8 Temmuz Günlerinde İstanbulun Avrupa yakasında bulunan Bakırköy Botanikpark’ta düzenleyeceği festivalle yeni bir dev etkinliğe hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu başkanından önemli açıklamalar geldi.
Aynı zaman da Gazeteci olan ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığınıda yürüten Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Ardahan dernekler Federasyonu son çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Kısa adı ARDAFED olan ve çatısı alırında 56 Ardahan İl İlçe ve Köy Derneğinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Fakir Yılmaz Çalışmalarını anlattığı açıklamasında bir kez daha Ardahanlılara mutlak örgütlenmenin faydalarını da dile getirdi.
Başarının en önemli yollarından olan örgütlenmenin diğer bir adı olan lobiciliğin her geçen gün daha çok önem kazandığı dünyanın önemli kentlerinden olan İstanbul’da ki Ardahanlıların bir araya gelmesi için verdiğimiz çabanın en son çalışması bugün üye sayısı 38’i bulan Ardahanlı Sanayici ve İşadamları Derneği oldu.
Bugüne kadar bir çok derneğin ARDAFED çatısı altında bir araya gelmesi için mücadele eden ve bir çok derneğin yeniden kurulmasını teşvik eden Ardahan Dernekler Federasyonu şimdide kuruluşuna öndelik ettiği Ardahanlı Sanayici ve İşadamları Derneğinin oluşumuna katkı sunuyor.
Her geçen gün sayıları artan ve güçlü bir çatı altında el ele vermenin gereğine inanan sanayici ve iş adamlarımızın oluşturduğu ve kısa adı ARSİAD olan Ardahanlı Sanayici ve İşadamları Derneğinin başta bu hafta seçimleri yapılacak olan İstanbul Ticaret Odasında olmak üzere İstanbul Sanayi Odasında ve diğer iş alanlarında, ‘Bizde varız’ demesi için ortaya konulan bir çaba olarak değerlendirilmeli ve sahiplenilmelidir.
Bunu içinde Ardahan Dernekler Federasyonun önderliğin de resmi kuruluşu gerçekleştirlen ve önümüzde ki günlerde kurucu üyelerinin bir araya gelerek kamuoyuna tanıtımını yapılacak olan ARSİAD siz Ardahanlı sanayici ve iş adamlarını da kendi bünyesinde bir araya gelmeye davet etmekte.
**Ardahan’ı Avrupa’ya Taşımak, Tanıtmak..
Ülkemin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın bir çok kurum amirliğinde olduğu gibi vekilin vekili ile temsil vede tanıtılmaya gayret edilmeye devam ettiği bir dönemde o kentin önemli stk’larından olan ve İstanbul’da ki derneklerin en üst çatısı olan ARDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu olarak önemli bir tanıtım etkinliğine daha imza atmaya hazırlanıyoruz.
Geçtiğimiz yıl ilkini hemde yapamaz denileni yok imkanlara rağmen yaparak 4 günde 1,5 Milyon insanın ziyaret ettiği 1. Ardahan’ı Tanıtma Günleri ardından bu kez İstanbul’un önemli kentlerinden olan ve yanı başında günlük milyonlarca aracın aktığı, Avrupa yakası Adliye ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin dev ek binası, bir çok AVM, semt pazarı, metro, tramvayın bulunduğu Bakırköy Botanikparkta gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz, ‘Ülkemin Tüm Çiçekleri Birer Bal Damlasıdır’ temalı bu önemli etkinlik için start verdik.
7 nci ayın ikince haftasın da gerçekleşecek olan bu önemli etkinlik aracılığı ile Ardahan’ı Avrupa’ya taşımak ve tanıtmak için başta bölge dernekleri, iş adamları olmak üzere herkesi paydaş olmaya davet etmeyi unutmayacağız..
Ve hep birlikte güzel bir etkinlik daha gerçekleştireceğimize olan inancımızla il adımı atarak, yeniden İstanbul’un her yerine Ardahan’ı yazmak için kolları sıvadık.
**İstanbul Ardahan Spor..
Ardahan Dernekler Federasyonu olarak İstanbul başta olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabalarını sürdürmeye devam ettiğimiz bir süreçte bu yıl 3 üncüsünü gerçekleitirdiğimiz ‘ARDAFED Futbol Turnuvası’ da devam ediyor.
Ardahlı Dernekleri, Ardahanlı İşadamı/İşkadınlarını, Ardahanlı Aydınları bir araya getiren ve bununla yetinmeyip bu ilkini gerçekleştirdiği ’15 Yaş Altı Futbol Turnuvası’nı gerçekleştiren Ardahan dernekler Federasyonu şimdi de ‘İstanbul Ardahan Spor’ adlı resmi bir spor kulübünün kurulmasına ön adım oldu.
Ardahanlı gençlerin Ardahan adıyla İstanbul futbol liglerinde top koşturması için oluşturulan resmi spor kulübünün tanıtıma ihtiyaç duyan bir kentin ana dinamiği olacağına olan inançla yol almaya devam edecek.
Fakir Yılmaz
Ardahan Dernekler Federasyonu
Başkanı/Gazeteci
Esenyurt’ta Kimler Aday?
Başkanlık, Milletvekili, Belediye Başkanlığı, Belediye Meclis Üyelikleri ve Muhtarlıklar için 2019’da seçim olduğu ülkemde kimin nerede, hangi partide aday olacağı da yoğun şekilde tartışılmaya başlandı.
Siyaset arenasının da bir hayli hareketlendiği şu günlerde başta birçok hemşerimin yaşamlarını idame ettiği Esenyurt’ta olmak üzere başta İstanbul’un 39 İlçesinde olmak üzere yurt genelinde ‘Kimler aday olacak?’ sorusuna da her alanda cevap arandığını da görmekte, izlemekte hatta zaman zaman bu tür tartışmaların içinde kendimizi buluveriyoruz.
Herkesin kendi çöplüğünü sadece kendi dünyası sanıp, geldiği köyde ki muhtarlık seçimlerine benzettiği ve her seçim sonrası yanıldığını bir türlü anlamadığı görülen metropollerde seçilmek kadar zor olan adaylık içinde bir çok isimin öne çıkmaya çalıştığını da izlemekteyiz..
Gerçi her seçim dönemi değişmez vitrin olarak adlandırılan bazılarının yanı sıra hemşirecilik üzerinden giderek, ‘Biz daha çoğuz, bizde biri seçilmeli’ edebiyatlarının geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de en revaçta siyaset tartışmaları arasında ilk sıralarda ki yerini almaya devam ediyor.
Kısaca şimdilik durum böyle..
Benim bugünkü yazma konu başlığı olan Esenyurt’ta kimin başkan olacağı yönünde ki tartışmaların bir hayli yoğunlaştığı hatta birilerinin ‘Ya üzerimde çok baskı var, sen aday olmalısın’ şekline sanal ortamlarda kendilerini gündeme taşıma çabası içinde olduklarını da görmekteyiz.
Ve buna benze bir çok lobi ve dernek, kişi, kurumda, hatta gazeteci arkadaşlarımın da içinde bulunduğu tarafların aynı iddia ile kendisine yakın gördüğünü şimdiden Esenyurt Belediye Başkanı seçmiş gibi.
Ancak unutulan tek şey Esenyurt’un artık bir metropol ve dünyanın gözünde önemli bir şehir olduğudur..
Yani o yükselen gökdelen binaların sahipleri, en büyük bütçeye sahip bir kentin asıl sahipleri ve karar vericileri olduğunu, bunların yanı sıra o ranttan rantlarına rant katanların artık nalburcu, doktorlarla değil, kendi ekipleri vede şirketleri ile kentleri yönettiğini de görmekte fayda var.
Çünkü bu ülkede kimin belediye meclis üyesi olacağına karar veren bir sarayların olduğunu unutanlar sanırlar ki; ‘köyde muhtar seçilecek, oda bizim emmi oğlu başkan olsun’ derler..
Halbuki başta Esenyurt’a olmak üzere İstanbul’un diğer ilçelerinde kimlerin başkan adayı olacağına yine biz halk değil, biz halkın önüne sunulacak olanlar aday olacak..
Bir daha ki yazım İstanbul’a kim başkan olacak?’ sorusuna cevap arayacak..