Posof'ta Şölen Güzel, Kapı Kötü!..

Posof Çayının yanı başında bulunan Mesire alanında gerçekleşen bu yılki etkinliğe gurbetçilerin yanı sıra Ardahan Dernekler Federasyonu yöneticileri ile bir çok bölge derneklerinin temsilcileri, yurt dışında yaşamlarını idame eden Posoflu ve Ardahanlıların da ilgisi büyüktü.


Posof ilçesinde bu yıl 9 unsu düzenlenen ‘Posof Âşıklar ve Türkü Şöleni’ renkli görüntülere sahne oldu


Posof belediyesi tarafından Bükler Mevkinde gerçekleştirilen Aşıklar ve Türkü Şöleninde birbirinden ünlü isimler sahne aldı.


Saygı duruşu ve okunan İstiklal marşının ardından aşıklar sahne aldılar.


**Başkan Ulgar: Gurbetçilerimiz yatırıma davet ediyoruz..


Posoflu Aşık Zülali ve Müdami’nin memleketi olan Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’ta düzenlenen Aşıklar ve Türkü Şöleni Ardahanlı Sanatçılar Yudum, Burhan Yıldırım, Mehmet Akbulut, Selma Gökdemir’in türküleriyle şenlendi.


Aşık ve Ozan Yener Yılmazoğlu, Halil İbrahim Ataman, Hikmet Ataman, Yahya Bilican ve yöresel aşıkların atışmasıyla renklenen şölende, halat çekme yarışması yapıldı. Deve oyunu, güreş ve halat çekme yarışmaları katılımcılardan tam not aldı.


Açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Cahit Ulgar,”Bu yıl 9.sunu düzenlediğimiz Aşıklar ve Türkü Şölenimize yurt içinden ve yurt dışından gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Her yıl bu tür organizasyonları devam ettirerek, gurbetçilerin memleketlerine gelmesine ve ata/dede yurduna yatırım yapmasına vesile olacağız” dedi.


Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Posof Kaymakamı Enver Yılmaz ise, “Belediye başkanına yaptığı güzel hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.


Davul zurna ile renklenen Posof Aşıklar ve Türkü Şölenine Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, AK Parti Ardahan Milletvekili, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu ve protokol üyeleri, yurt içinden ve yurt dışından yüzlerce vatandaş katıldı.


**Gece Kondu Gümrük Kapısı..


Bu yıl düzenlenen araç park alanı ve diğer hazırlıklar ile katılımcıların rahat bir alanda eğlenmeleri sağlanan 9 uncu Posof Aşıklar ve Türkü Şöleni’ ne katılanların büyük bir bölümünün görmek için gittiği diğer önemli bir alanda yıllar önce açılmasına rağmen halen bir gece kondu görünümün de olan Posof Türk Gözü Gümrük Kapısı olduğu görüldü.


Türkiye’nin Kafkaslara açılan ilk gümrük kapılarından olmasına karşın hala gerekli ilginin gösterilmediği Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısından Gürcistan’a geçenlerin oldukça bakımsız olan kendi gümrük kapılarına inan modern Gürcü Gümrük Kapısı ile karşılaştıkları dikkat çekerken günde 2 ila 3 bin kişinin geçtiği bu gümrük kapısının neden bu kadar bakımsız bırakıldığı merak konusu olurken, bu durum şölene katılıp, gümrük kapısına da gidenlerin de tepkisine de neden oldu.


**Posof’a değil, Erzincan’a Gelmeye Devam..


*15/04/2016 Tarihli Haber


Çoğu Ardahan’ın Posof İlçesinde ve Posof’a komşu Gürcistan’dan zorla göç ettirilen Ahıskalıları Ardahan’a getirileceği yönünde ki açıklama ve umutlar fos çıkmaya devam ediyor.

Başta Fransa ve Almanya’da olmak üzere Ardahan ve İstanbul’da ki Posof stk ve önde gelenlerinin yanı sıra siyasilerin izlemekle yetindiği Ahıskalıların Ardahan’ın Posof İlçesine değil, Erzincan’a yerleştirilmesiyle Erzincan kadar yen bir kent daha ortaya çıkarken, bölgede hareketlenmeye devam ediyor.


**Türkiye Ahıska Türklerine kucak açmaya devam ediyor..


Ukrayna’nın doğusunda, Rusya’nın desteklediği ayrılıkçıların başlattığı iç savaş yüzünden evlerini ve işlerini kaybeden Ahıska Türklerinden oluşan üçüncü kafilenin ilk grubu Türkiye’ye hareket etti.


Ukrayna’nın doğusunda, Rusya’nın desteklediği ayrılıkçıların başlattığı iç savaş yüzünden evlerini ve işlerini kaybedenAhıska Türklerinden oluşan üçüncü kafilenin ilk grubu Türkiye’ye hareket etti.


Ahıska Türklerinin tahliyesi, Başbakanlığın koordinatörlüğünde Dünya Ahıska Türkleri Birliği, Türkiye’nin Kiev Büyükelçiliği, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve Ukrayna makamlarının işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.


Üçüncü kafilenin ilk grubunda Ukrayna’nın doğusundaki Slavyansk şehrinden gelen 53’ü 11 yaşından küçük olmak üzere toplam 171 Ahıska Türkü, Harkov’dan Türk Hava Yollarına (THY) ait uçakla Erzincan’a uğurlandı.


Türkiye’nin kucak açtığı Ahıska Türkleri, Başbakanlık Toplu Konut İdaresine ait eşyalı dubleks evlere yerleştirilecek. 



Posof’un Bu Güzelliklerinden Haberdar mısınız?







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Tarihi ve turistik Ardahan denilince akla ilk gelen zar, zor sivilleştiren ama turizme olduğu gibi ekonomiye kazandırılamayan kentin simgesi konumunda ki Ardahan Kalesi ve Çıldır Gölü olurken başta Posof ilçesinde olmak üzere Damal, Hanak ve Göle’de ki onca güzellik pekte bilinip, görülmez.

Çünkü Ardahan Kalesinin yanında Çıldır Şeytan Kalesi ve Çıldır Gölünün hemen akıllara geldiği Ardahan’da başta yine Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Çıldır ilçesi sınırları içinde bulunan Aktaş Gölü, Türkiye’nin Davosu olarak adlandırılan Posof’ta ki Şavşat Karagölünü gölgede bırakan Karagöl’ü ve Alabalık göllerini içinde saklayan olağanüstü bir yeşilliğe sahip doğayı görmez bilmez.

Halbuki artık her ilçede açılan ama öğrenci bulunmadığı için kapatılmak istenen okullarından ikisinin kapatılacağı belirtilen Hanak’ın Ortakent (Badele) Mahallesinde bulunan peri bacaları, mağaralar gibi Posof’ta ki eriyen (Hıram Kayalıkları) kalyonları benim gibi çoğumuz bilmeyiz..

Evet, Günay Taşlı arkadaşımın sayfasında görüp, sorduğum ve her Posof’a girenin benim gibi fark etmediği o güzelim Al ve Çamyazı köyleri arasında ki yani Posof’ta ki kayalıklar gibi bir çok gezilesi yeri olan Ardahan’dan çoğumuz bi haber olduğumuzda diğer bir gerçek..

Gerçi hep Çıldır Gölü, bir türlü doğru dürüst üretip, pazar bulunamayan Damal Bebeği deyip durduğumuz Ardahan’ın Posof’un da ki göller gibi Göle’de ki yeşil çam ormanlarını, Bağdeşen köyünün yanı başında ki Kinzo Kalesi gibi Göle’nin Alevi köyünün sınırları içinde bulunan Kalecik kalesi gibi her gün yanı başında geçenler gibi Posof Kol Kalesini de çoğumuz ilgi alanımıza almayız.

Peki, Posof’un meyve bahçeleri gibi Çıldır’ın Kurt Kalesin bölgesinde bulunan köylerde ki cevizlerinden, armutlarından, yerlerde çürüyen meyvelerinde ve Karadeniz’e akıtılmak istenen Kura Nehrinin geçtiği vadi gibi muhteşem olan kaç Ardahanlının haberi var?

Kim bilir arasına HES Barajı bıçağı konulacak olan Beşikkaya vadisini gören kaç Ardahanlı var?

Bilemem ama bir zamanlar Malakanların yaşadığı ve Ardahan merkezde bulunan ama gelişi güzel yapılaşmanın kurbanı olup, artık yok denecek kadar azalan tarihi evlerin bulunduğu Alagöz köyünde ki Kilise gibi hazine arayıcıların kurbanı olan onca tarihi Gürcü, Ermeni ve Rus yapısı, Kale ve Kulesinde de kimsenin ilgilendiğine inanmıyorum..

Çünkü yanı başına hayvan meydanı konulan ve bölünmüş yol haline getirilen çevre yolunun yanında ki Kilise gibi Göle’de ki Kömürcü Baba mezarı gibi mezarlıklarda sahipsiz bir Ardahan’ı bilirim ben..

Öyle ki mahalle olması gerekirken ‘Baba tarlalarımıza el koyarlar’ deyip, Ardahan’ın içme suyunu bedavadan içen Sarzep’te ki mezarlığın duvarını örerken yanı başında ki tarihi mezarlığı Gavur mezarlığı deyip duvar dışı bırakan anlayışın hüküm sürdüğü bir Ardahan’da aynı durumun Halilefendi mahallesinde ki mezarlığın üstünde ki eski mezarlıkta ve aynı mezarlığı yanı başında ki tabyalarda görmek mümkün..

Peki, artık alkol verilmeyen Atalay’ın lokantasının bulunduğu göl kenarında ki ağaca dilek bezi asarken Aşıkşenlğin mezarı gibi Göle Dedeşen’de ki tarihi mezarlığı kaçımız ziyaret edip, dualar okuduk?

Tabya dedim de bir türlü yeniden hizmete sokulmayan eski Hanak yolu üzerinde bulunan Yıldızlı dağda ki tarihi tabyayı da bir çok Ardahanlının görmediğini kendimi bildiğim gibi bilen bir Ardahanlı gazeteciyim..

Peki kent merkezinde bulunan ve üniversiteye ile belediyeye verilmesi beklenen Askeri Kışlaların yanın başında ki Demir köprüye 110 yıllık Rus Köprüsü adı verilen Ardahan’da ikinci hem de taş olan Göle ilçesinde ki Taş Rus Köprüsünü bilen var mı?

Yani Posof’ta ki eriyen kayalıklar gibi her geçen gün harabeleşen merkezde ki Akkoş’un binası gibi Tarım Müdürlüğünün ötesinde bulunan ve Ensar Öğüt’ün de ortağı olduğunu bildiğimiz taş ev gibi Ankara Palas gibi yok olmaya yüz tutan bir çok binanın ilgi, alaka ve sahip beklediği Serhat ama yıllardır İl Turizm ve Kültür Müdürünün olmadığı ve müze olsun diye çırpındığımız ama asıl yapısının üzerine sürülen yaldızlı boyalar ile sözde onarıldıktan sonra bürokratların kente gelen konukları misafir etmekten öteye gitmeyen Kongre Binası olan Ardahan’da.. 

Ya onca yolu olmayan yaylası, ovası, deresine ne demek gerek?

Balı gibi onca hayvansal ürünü de markalaşmayı bekler bir Ardahan.. 

Kısacası gün geçtikçe ekonomisi bizden daha hızlı iyileşen ve istenen kriterleri hızla yerine getiren Avrupa Birliğine girmek üzere olan Gurcülerin turist adı altında gelip, kendileri döneminde ki tarihi kilise, sinagog ve mezarlıkları tespit etmeye çalıştığı tanınmaya, tanıtılmaya muhtaç Ardahan’da..

fakiryilmaz323@hotmail.com-05322678015