Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasının 6’ncı yıldönümü etkinlikleri bayraklı yürüyüş ile başladı. Milli Egemenlik Meydanındaki tören alanında başlayan programda Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından Şehitler için dua edildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenişi canlı olarak katılımcılara izletildi, ardından Vali Hüseyin Öner tarafından 15 Temmuz Şehitleri Sancak Koşusunun startı verilirken Ardahan’da olmasına rağmen ARÜ Üniversitesi Rektörünün ve ARÜ’yü temsilen kimsenin programa katılmadığı görüldü.
Tatilde olduğu öğrenilen CHP’li Ardahan Belediye Başkanının da katılmadığı programa Vali Hüseyin Öner ve eşi Zehra Mine Öner, Ardahan AK Parti Milletvekili Porf. Dr. Orhan Atalay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Berat Acar, Belediye Başkan Vekili Tahsin Bulut, Ardahan Cumhuriyet Başsavcı Vekili Abdulkadir Bakır, Vali Yardımcıları Şahin Demir, Mehmet Fatih Kılıç, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu ve AK Parti Ardahan İl Başkanı gibi siyasi parti temsilcileri, şehit yakınları, gaziler, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
15 Temmuz Gecesi 17 Dakika Önce ve Sonrası…

.jpg)
15 TEMMUZ’DA ARDAHAN’DA ÖLEN OLMADI!
İYİLEŞEN HASTA SAYISI 198 BİNE YAKLAŞTI
Son 24 saatte tedavisi tamamlanan bin 13 hastanın daha taburcu olmasıyla, toplam iyileşen hasta sayısı 197 bin 733’e yükselmiş oldu. Toplam test sayısı 4 milyon 107 bin 498, entübe (solunum cihazına bağlı) hasta sayısı 401, yoğun bakımdaki hasta sayısı ise bin 206 oldu.
6 İLİMİZE DİKKAT ÇEKTİ
Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “1.000’in altındaki ikinci günümüz. Yeni iyileşen hasta sayımız, yeni vaka sayısından fazla. Malatya, Trabzon, Kilis, Yalova, Bayburt ve Ardahan’da 3 gündür pnömoniye hiç rastlanmadı. Yeni vaka verileri yakın günlerde ciddiyetimizin arttığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
.jpg)
Hiç yaşanmamış, anımsanmaması için sanki hiç yaşanmamış gibi davranılıp, unutulmasını sağlamaktansa adeta özentileştirlen resmi bir törene çevrilip, Atatürk’ü gölgeleyen protokol çadırları ve kahramanlık türküleri eşliğinde anılan, ısrarla gündemde tutulan 15 Temmuz Darbe Girişiminin 4. Yıl dönümü etkinliklerine baktığımızda şu an bir çoğumuzun bilmediği, bilenlerin de unuttuğu bir konu, sözde bir bayram hem de adına hürriyet yetmedi anayasa adı verilen ama adı dışında anlamı ve ilan edilenlerin bile unutulduğu sözde bir bayram akla gelmekte.
Aslında adına bayram denilen ama bana göre dini kendi düşünceleri ve iktidarlarının devamı için toplumu yönlendirmek için fetvalar çıkaranların bir benzeri olan eli kanlı, demokrasi düşmanlarınca adlandırılan bir bayram değil, işkenceleri hatırlatma günüdür adına sözde Hürriyet ve kendilerine göre uygulanan Anayasa Bayramı..
Ama bir gerçek var ki o da toplumların hayatlarında önem verdikleri günleri kutlama, anma ve tören gibi etkinliklerle hatırlamaları çok eski çağlardan beri süregelen bir davranış şeklidir. Devletler açısından bakılırsa da bu günler hem hatırlama hem gelecek nesillere aktarma hem de meşrutiyetlerini sağlama olarak değerlendirilmektedir.
Eski çağlardan itibaren bu etkinlikler zamanın şartlarına göre şekillenmişlerdir. Milli devletlerin kurulmasından itibaren de daha çok yeni devletin meşruiyetini ortaya koyma, devletin kurulması için yapılan mücadelelerin unutulmaması ve gelecek nesillere bu bilincin aktarılması gibi amaçlarla, çok sayıda bayram veya anma günleri tertip edilmiştir. Türkiye’de de II. meşrutiyet Döneminden başlamak üzere, çok sayıda milli gün belirlenmiş ve bu günler çeşitli etkinlikler yapılarak anılmış ve kimileri günümüze kadar gelmiştir.
Bu çalışmanın konusunu, 1963-1980 dönemi arasında 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sonrası kutlanan 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı oluşturmaktadır.
Bir askeri müdahalenin ve ardından yapılan yeni bir anayasanın kutlanması olarak özetlenebilecek bu bayram, her ne kadar halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü olarak lanse edilse de, söz konusu bayram ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halk katılımının olmadığı bir bayram niteliğinde olmuştur.
Peki bugün adına bayram değil anma denilen 15 Temmuz’a nasıl bir anlam ve ad vermek gerekir?!.
Bilmem ama ‘ülkenin tüm kesimleri tarafından benimsenmemiş, kutlamaları daha çok resmi düzeyde kalmış, halkın katılımının olmadığı’ sade ama birilerinin ısrarla ‘halkın bayramı, özgürlüklerin kutlanması ve ülkenin demokrasiye kavuştuğu bir devrim günü..’ olarak ilan ettiği sade bir gün desek olur mu yoksa birileri kızar mı?
Çalışmada ağırlıklı olarak basın ve medya kullanılmış, konu ile ilgili farklı siyasi görüşleri yansıtmasına dikkat edilmiştir. Buralardan elde edilen bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, 27 Mayıs Bayramı, ilk kutlandığı günden, günümüze kadar hep tartışmalara konu olmuştur. Söz konusu tartışmalar genellikle konuya ideolojik temelli bakılmasından kaynaklanmıştır.
Ayrıca 1963-1980 dönemi ülkenin içinde bulunduğu çalkantılı durum, farklı siyasi görüşlerin çatışmaları, bayram haberlerine yansımış ve diğer bir askeri müdahaleye 80 cuntasına kadar devam eden ama bir gerçek var ki cuntacıların getirdiği, başka cuntacıların kaldırdığı bu bayram üzerine günümüzde dahi, 1963-1980 arası dönemde olduğu türden tartışmalar yapılmaktadır.
Yani bugün birilerinin adına bayram değil, anma dediği ve tartışmaya devam ettiği 15 Temmuz gibi..
KÜLTÜR EVİ CORONA VİRÜSÜ OLDU!

Dün yağan karların hızla eridiği Ardahan’da tüm ev de kal çağrılarına karşın hareketli bir gün yaşandığı dikkatlerden kaçmazken virüse bilimsel yatırımlar yapacağına, seçimler öncesi yapıldığı gibi vatandaşa Bin TL. destek verdiğini açıklaması üzerine bugün Ardahan PTT’sinin önünde yoğun bir kalabalığın olduğu dikkatlerden kaçmadı.





Partisi CHP İl Başkanlığına bir basın toplantısı yaparak partililerinden ve Ardahanlılardan destek isteyen CHP’nin Yeminli Mali Müşavir Milletvekili Aday dayı Sabri Arpaç yaptığı açıklamada, ‘partim izin verir, liste birer girersem AK Partililer de, HDP’liler de bana oy verir.’ dedi.
Yoğun bir katılımla düzenlediği basın açıklamasın da gündemle ilgili açıklamalar da bulunan CHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Yeminli Mali Müşavir Sabri Arpaç, kesinlikle liste sıralamasında 2. sırayı kabul etmeyeceğini böyle bir durumun olması halinde ise, partisi için çalışacağını, ancak seçimlere girmeyeceğini söyledi.
Adaylığını kuvvetlendiren sebepler olduğuna dikkat çeken Arpaç, “Birleştirici ve bütünleştirici bir vizyonla parti içi birlik ve beraberliği sağlamlaştıracağız.
Geçmişte her zaman Ensar Öğüt’e destek verdim. Ancak bu dönemde Ensar Öğüt ve oluşturduğu oluşumun tabanda yarattığı sıkıntı nedeniyle aday oldum. Genel merkeze ön seçim istemediklerini söyleyen Ensar Öğüt ve çevresi Ardahan CHP’deki bu durumun başlıca aktörleridir. 1972’den beri CHP’ye hizmet eden biri olarak krizin çözülmesi için mevcut vekilin ya da aday adaylarının dışında tüm CHP’lilerin kabulleneceği bir isimle seçim sürecini atlattıktan sonra İl Örgütü olarak yeniden seçim yapılabilir” ifadelerini kullandı.
GÖLE FAKTÖRÜ
Mevcut aday adayları içerisinde Göleli birkaç adaydan biri olan Arpaç, CHP’nin seçimlerde başarılı olması için Göle faktörüne dikkat çekerek, “Merkez seçmen sayısı kadar oyu olan Göle’deki oy oranımızı mutlaka artırmalıyız. Göleli olmam ve ikili ilişkilerimle diyaloglarım sayesinde Göle’de AK Parti ve HDP’ye oy verecek seçmenlerin yüzde doksanı beni tercih edecektir. Ayrıca Göleli olup AK Parti mevcut Milletvekili Sayın Orhan Atalay, kişilik olarak çok düzgün bir insandır. Siyasi bakımımdan eksikleri olabilir“ dedi.
ÇÖZÜM SÜRECİ
Çözüm süreciyle ilgili “ Her yurttaş gibi ülkemde kan ve gözyaşı dökülmesini istemiyorum” diyen Arpaç, “ Anneler elbette ağlamasın. Bu söylemim asker annesi içinde dağdakinin annesi için de geçerlidir. İnşallah bu iktidar çözüm sürecinde samimi olur ve nihaiyi hedefe ulaşır. Ancak iktidar partisinin Kürt sorununu tek muhatabı olarak gördüğü HDP ile gizli pazarlıklar neticesinde başarıya ulaşabileceği endişelerini taşıyorum.
Bin yıldır Kürt kimliğini yok sayan bölgedeki süreç son yıllarda atılmış adımlarla iyiye doğru gitmekte. Sorunun çözümü gizli kapılar ardında MİT ve bürokratla çözülemez. Çözümün tek yeri meclistir. Çözüm deyip kapalı kapılar ardından hangi pazarlıkların yapıldığını da bilmiyoruz. Partimizin 1989 Kürt raporunun yüzde 30’nu AK Parti şuan gerçekleştirdi. İktidarımız döneminde bu sorun bizimle birlikte tamamen ortadan kalkacaktır“
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİTEMİ
Türkiye Cumhuriyeti yapısı gereğiyle üniter bir sistemle yönetilmesi gerektiğine değinen Arpaç, “CHP var olduğu sürece başkanlık sistemi hayata geçmeyecek. Anayasa eğer değişecekse bu değişim bir kişinin başkan olması için değil, ülkemizin özgürlüklerinin daha da gelişmesi Avrupa birliği standartlarına ulaşması için olacaktır. Laiklik bizim olmazsa olmazımızdır. Demokrasinin özüdür. Laiklik sayesinde demokrasi gelişir. Özgürlüklerin önü açıldığı gibi insanlar arasında da tahammül sınırları belirlenmiş olur “
TARIM VE HAYVANCILIK POLİTİKALARI
AK Parti’nin tarım hayvancılık politikalarının yetersizliğine değinen Arpaç, “TUİK verilerine göre geçmiş yıllarda Türkiye nüfusu 44 milyon iken, büyükbaş hayvan sayımız 16 milyondu. Günümüzde ise 78 milyon Türkiye nüfusuna karşılık 14 milyon büyükbaş hayvanımız bulunmakta. Bu da tarım ve hayvancılık politikalarının doğru yönetilmediğinin göstergesi.
İlimiz genelinde nüfusumuzun büyük oranının geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılıktan sağlaması nedeniyle Ardahan’ımızın da dolaylı olarak etkilemiştir. CHP iktidarı döneminde Türkiye genelinde ve Ardahan bazında tarım ve hayvancılık politikalarına önem vererek sektörde canlılık meydana getirerek, halkın ekonomik gücünü arttıracağız. Üretimin artırılması için modern hayvancılık, çayır ve mera alanlarımızın verimli kullanacağız. Bölgemizde her yıl kuraklık nedeniyle baş gösteren yem sıkıntısı dolayısıyla üreticilerimizin hayvanlarını yok pahasına satmasının önüne geçeceğiz. Devlet teşviklerini ve kalkınma ofislerince yapılacak projeler ile bu sıkıntıları çözeceğimize inanıyoruz. “ dedi.
BÖLGENİN YÜKSELEN DEĞERİ
Bölgenin ve özellikle Ardahan’ın yükselen değerleri arasında tarım-hayvancılık ve doğa turizmi ile sınır kapılarının aktif kullanılması neticesinde çok kısa bir sürede ekonomik gelişmenin ilk ayaklarını oluşturacağını vurgulayan Arpaç, “ Kars ve Ardahan’ı Türkiye’nin üretim üstü haline getirerek, bölgeyi cazibe merkezi yapmayı düşünüyoruz. 2011 ve 2012 yıllarında bölgemizde yaşanan kuraklık sıkıntısı neticesinde ilimizde çok büyük hayvan kayıpları yaşandı. Yetkililerin zamanında tedbir almaması nedeniyle de hayvan sayımızda büyük oranda düşüş yaşandı.
Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için tedbirlerimizi önceden alıp Avrupa tarzı tarım ve hayvancılık modeline geçmemiz gerekiyor. Bu model ilimizde geniş alanlara sahip olan çayır ve meralardaki otların çürümeden toplatılabilmesi için teknolojik alt yapıyı kazandırmamız lazım. Ayrıca ilimizde görünen dişi hayvan satışını engellemeliyiz.
Keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerimizi turizme kazandırmalıyız. Ayrıca 2 sınır kapısı olan ilimizdeki ticareti çeşitlendirip komşu ülkelerle ticaret yapabilme kapasitesine ulaşmalıyız. “ şeklinde konuştu.
YOL SORUNU
Ardahan merkez ve karayollarındaki sıkıntılara da değinen Arpaç, “ Stratejik önemi nedeniyle Ardahan’ın yol sıkıntısı yaşamaması gerekir. Bunun için özellikle ana yollardaki yapım çalışmaları bir an önce bitilerek hizmete açılmalı. Şehir merkezindeki bozuk yollar ise tamamen belediye hizmeti olup belediye tarafından çözüm üretilerek çözülmesi gerekmektedir “ açıklamasında bulundu.
Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir
Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir
INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir
Kubilay ve Burak Oktem
BAYRAMNIZI KUTLAR..
Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir
Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir
INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir
Kubilay ve Burak Oktem
BAYRAMNIZI KUTLAR..
Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir
Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir
INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir
Kubilay ve Burak Oktem
BAYRAMNIZI KUTLAR..
Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir
Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir
INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir
Kubilay ve Burak Oktem
BAYRAMNIZI KUTLAR..
z.
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
















