Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..
Her Cumartesi günü saat:16.00’da

Gündemi, Değiştirme Ustası..
Hala inanmadığım ve insanlığın varlığından bu yana olan gribal bir olaydan öte basit bir rahatsızlık olduğuna inandığım covit saçmalığının, birilerinin imdadına nasıl yetiştiğini bir kez daha gördük.
Evet, kutlama telefonunu açmayan ama art arda dosyalar açan ve son olarak Ermeni dosyasını açan okyanus ötesinden gelen kara haberler ardından iyice köşeye sıkışanlar, ülkenin harıl, harıl tartıştığı konuyu ötelemek ve unutturmak için çok kolay bir yola yani yasağa sığındılar, 20 gün hapiste pardon evlerde kalacaksınız diyerek..
Bu yazıyı yazmaya hazırlandığım sırada WhatsAppıma gelen ve ‘Ak Koyunlar’ başlıklı videolu bir klibi izlerken bu videoyu hazırlayanların neyi anlatmak istediğini bir süre düşünürken aynı klibin içindeki bir satır ve müzik her şeyi anlattı bana benim ve benim gibi topluma bir şeyler anlatıpta anlatamadığı gibi..
Ekonomik krizin, bozulan göstergelerin, yoğunlaşan sıkıntılar ve insanların evine ekmek götüremediği bir süreçte içte olduğu gibi dıştan gelen baskılara karşı nasıl bir yol izleneceğini düşünenlerin en kolay yolu bulup, korona korkusuna sığınırlarken bu yöndeki yasaklarının mırıldanan, homurdanan toplumun bağırmasını önlemek adına, yasak üzerine yasak getirmeleri, var olan sorunları daha da büyüteceğinden korkar oldum.
Çünkü her türlü çabaya rağmen bastırılamayan, örtülemeyen rakamlar her köşeden çıkıverirken NATO’da askeri, AB’de de ticari ortağı olan bir ülkenin mallarına boykot çağrısı yapmanın bedelleri ile her geçen gün ağırlaşan açık/gizli ambargolar, zaten zorda olan ülkenin ekonomisini ve gidişatını tıkatırken benim ve toplumun büyük kesiminin karşı olduğuna inandığım, ama bu yasaklardan kendisinin değil, iktidarın zarar gördüğüne ellerini ovuşturarak muhalefet dahil kimse çıkıp, ‘Ya ne oluyor, ülkeyi mi batıracaksınız?’ deme cesaretinde bulunmadığı korona, yasaklarla iç çarkları da durduracak gibi..
Ve bana soracak olursanız benim değil sohbet ettiğim bir okurumun dediğinin altına bende aynı hem de kalınca imzamı atıyor ve diyorum ki; Bu yasaklar korona yasakları değil, Ermeni sorunu denen sıkıntının okyanus ötesinden gelen soykırım iddiasının kabulü karşısında sıkışanların, her zaman yaptıkları gündemi değiştirmekten öte bir şey olmadığıdır.
İnanmıyorsanız, ‘Hep penguen belgeseli izleyecek değiliz ya? Buyurun size koyun belgeseli!.. AK Koyunlar’ koplyalayın izleyin https://www.youtube.com/watch?v=haKF_GD6b90&ab_channel=MustafaSARITA%C5%9E
Yazık ve Nokta..














YAPILIŞI: Dana etini düdüklü tencereye koyun ve az su ile tuz ekleyin. Etler biraz kavrulunca üzerine biber ve domates salçası bırakın. Sıvı yağı gezdirin. Bir gün önceden ıslattığınız nohutları ekleyin. Ardından bol su ekleyip kapağı kapatın ve haşlanmaya bırakın. Daha sonra ince bulgurları geniş bir kaba alın ve tuz, pul biber ve karabiberi içine atın. Kıymayı ekleyip su ile özdeşleşene kadar köfte harcını yoğurun. Köfteleri misket büyüklüğünde yuvarlayın. Daha sonra haşladığınız etleri suyu ile birlikte geniş bir tencereye alın. Suyu kaynayınca yuvarlanan köfteleri içine ekleyin. Haşlanan etler suyu ile birlikte geniş bir tencereye alınır. Köfteleri pişince küçük küçük doğranan yarpuzları içine bırakın bir taşım kaynayınca ocaktan alın.

MALZEMELER

SOSU İÇİN:






İÇ PİLAV İÇİN:







YAPILIŞI: İlk olarak kazı sıcak suda bolca yıkıyoruz ve iki saat kadar sıcak su içerisinde bekletiyoruz. Sonrasında suyu süzüp tekrar bir tencere kaynar suyun içine kazı koyup on dakika kadar haşlıyoruz ve tekrar kazın suyunu süzüp sıcak sudan geçiriyoruz. Köpüklü ve kanlı suyundan arınan kazı kaynar su ile düdüklüde haşlıyoruz. Daha sonra sosunu hazırlayıp kazın her tarafına sürüyoruz. Sosu hazırlarken salçayı sıcak su ile seyreltip sıvı yağ ve karabiber, pul biberi ekleyip karıştırıyoruz. Karışımı her tarafına sürdüğümüz kazı öncelikle fırın poşeti içinde 200 derece’de önceden ısıttığımız fırında pişiriyoruz. Sonra poşeti çıkarıp fanlı bir şekilde pişiriyoruz. Minik minik doğradığımız tavuk ciğerini soteliyoruz. Ciğer önce sulanıp sonra tekrar suyunu çekince doğradığımız soğanları ilave ediyoruz. Soğanlarda kavrulunca sıvı yağ ve tereyağı ekliyoruz. Sonrasında yıkanmış pirinçlerimizi ekleyip kavuruyoruz, karabiber, tuz ve kaynar suyu ekleyip kısık ateşte pişiriyoruz Pilav pişince servis tabağına iç pilavı alıyoruz üzerine nar gibi kızarmış kazı koyup servis ediyoruz.
HELLE AŞI

MALZEMELER





YAPILIŞI: Pirinci yıkayın, bir tencereye koyup, bol suda haşlayın. Haşlarken üzerine 1 su bardağı suda ezilmiş unu yavaş yavaş karıştırarak ekleyin. Bozadan daha cıvık kıvamda bir çorba olması gerekmektedir. Pirinçler iyice piştikten sonra içine peynirleri katarak, 1-2 taşım daha kaynatıp, altını söndürün. Çorbanın üzerine kırmızı biberli kızgın tereyağı dökerek servis edin.

FESELLİ

MALZEMELER




YAPILIŞI: Malzemeler birleştirilir. Yoğurularak hamur haline getirilir. Kulak memesi yumuşaklığında yoğurulur. Biraz bekletilir. Hamurdan bezeler koparılır. Oklava ile yufka halinde açılır. Yufkanın içi yağlanarak rulo halinde bükülür. Tekrar yuvarlak hale getirilir. Yeniden açılır. Sacda kısık ateşte pişirilir.
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
.jpg)
Bodrum Uçak Bileti Kampanyaları ve
Bodrum’a Nasıl Gidilir?
Bodrum’a seyahat etmek isteyenler İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Milas-Bodrum Havalimanı’na aktarmasız olarak ulaşabilirler. Milas-Bodrum Havalimanı’na Ankara, İstanbul ve Adana’dan direkt uçuşlar düzenlenmektedir. Aktarmalı uçuşlar aracılığıyla Adana’dan 1, Ankara’dan 4, İstanbul’dan ise 96 güzergah üzerinden şehre ulaşmak mümkün. Sen de tatil planını yap, ucuz uçak bileti al, güneşin ve denizin keyfini çıkarmaya hazır ol! Güncel uçak biletleri hakkında detaylı bilgiye Pegasus’un internet sitesinden ya da mobil uygulaması üzerinden ulaşabilirsiniz.
Havalimanından Bodrum Şehir Merkezine Ulaşım
Milas-Bodrum Havalimanı, Bodrum merkezden yaklaşık 35 km uzaklıktadır. Havalimanından şehir merkezine ulaşmak isteyenler otobüs ve taksi seçeneklerini kullanabilmektedir. İstanbul’dan yaklaşık olarak 1 saat 15 dakika kadar süren Bodrum yolculuğunuzun ardından, Havaş ya da Muttaş otobüslerini kullanarak Bodrum Otogar’a geçiş yapmak mümkün. İç hatlar çıkışında bulunan Havaş otobüsleri havalimanı, Güvercinlik, Torba Yolu ve Bodrum Otogarı arasında ulaşım sağlamaktadır. Otobüs saatleri, uçuş saatleri göz önünde bulundurularak düzenlenmektedir. Trafik durumuna bağlı olarak, havalimanından Otogar’a ulaşım yaklaşık olarak 35-40 dakika sürmektedir. Buradan sahil şeridine ulaşım ise 3-5 dakikadır.
Havalimanından şehir merkezine daha hızlı ulaşmak isteyenler terminal çıkışında 7/24 bulunan taksileri tercih edebilirler. Terminal çıkışındaki taksilerle Bodrum merkeze yaklaşık 25 dakikada ulaşmak mümkündür. Konforlu ve daha hızlı bir ulaşım tercih edenler de Pegasus’un araç kiralama hizmetinden faydalanabilirler.
Bodrum’da Şehir İçi Ulaşım İmkânları
Bodrum’un en çok tercih edilen ulaşım seçeneği minibüslerdir ve ana ulaşım hattını minibüsler oluşturur. İlçenin hemen her yerine ulaşım imkânı sunan minibüsler; Türkbükü, Gümüşlük, Turgutreis, Akyarlar ve Bitez gibi Bodrum’un en popüler adreslerine de gitmektedir. Bodrum Otogar’ından şehir merkezine ulaşım için de minibüsler tercih edilmektedir. Yaklaşık olarak 10-15 dakika içinde sahil şeridine ulaşmak mümkün. Minibüsler için belirlenen fiyatlandırmalar, gidilecek lokasyona göre değişiklik göstermektedir. Minibüslerden sonra en çok tercih edilen bir diğer ulaşım aracı ise halk otobüsleridir. Halk otobüsleriyle daha ekonomik olarak yolculuk yapmak isteyenler Kent Kart satın alabilirler.
Bodrum’da Mutlaka Gezilmesi Gereken Yerler
Bodrum’un “Bodrum’a gelmişken görmeden dönmek olmaz” denilecek kadar muhteşem birçok lokasyonu bulunmaktadır. İşte, mutlaka Bodrum gezinizin bir parçası olması gereken adresler;
-Bodrum Antik Tiyatro: Bodrum’un tarihi dokusunu yakından keşfetmek isteyenler için Bodrum Antik Tiyatro mutlaka görülmesi gereken adreslerin başında yer almaktadır. Zengin bir kültüre sahip olan Bodrum, tarih meraklıları için de hazine niteliği taşıyor. Anadolu’nun en eski tiyatrolarından biri olan Bodrum Antik Tiyatro, Roma İmparatorluk Çağı öncesine ait tiyatroların özelliklerini barındırıyor.
-Tekne Turu: Bodrum’a gelenlerin, mutlaka masmavi Bodrum deniziyle tanışması gerekir. Denizin ve güneşin tadını doyasıya çıkarmak isteyenler için tekne turları biçilmez kaftan. Farklı koylarda deniz girmek ve her yeni günde farklı bir sahili keşfetmek isteyenler için tekne turları eşsiz bir deneyim. Bodrum’un; Akvaryum Koyu, Sedir Adası, Poyraz Koyu, Karaada, Meteor, Tavşan Burnu gibi doğa harikası noktalarında benzersiz bir yüzme deneyimi yaşayabilirsiniz.
-Bodrum Deniz Müzesi: Denizcilik tarihine ilgi duyanların vazgeçilmez adreslerinden birisi de hiç şüphesiz Bodrum Deniz Müzesi’dir. Denizciliğe dair geçmişten günümüze kadar ulaşan birçok belge ve objenin sergilendiği bu müzede denizcilik temalı belli etkinlikler de düzenlenmektedir.
-Bodrum Kalesi: Bodrum Kalesi’nin 1406-1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri tarafından inşa edildiği bilinmektedir. Bodrum Kalesi içerisinde, Bodrum Sualtı Arkeolojisi de bulunmaktadır. Bodrum’un tarihini içine çekmek isteyen gezginler için eşsiz bir adres.
Bodrum’a seyahat edeceklerin mutlaka gezmesi gereken diğer lokasyonlar da Pedesa Antik Kenti ve Leleg Yolu ile Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’dir.
Don lastiği
Okulu bitirdikten sonra gelip, benimle birlikte televizyon yayıncılığı yapan gazeteci meslektaşım Özlem Şeyma Yılmaz’ın gece yarısı bana gönderdiği ve mevcut iktidarın 20 yıla yaklaşan hikayesini ve bu hikâyeye konu olan ülkenin gidişatını anlatan youtube videosunu, güzel bir sofraya serilen sabah kahvaltısında izlerken, bir diğer taraftan da bol korona haberli TV’lerde sabah haberlerini izliyordum.
Bana son 20 yılı özetleyen videoyu izlerken, ülkenin nereden nereye geldiğini düşünüp, bir taraftan bir an önce sigaramı yakmak için kahvaltı lokmalarıma hız veriyor, diğer taraftan moral bozan TV’lerdeki haberleri kaçırmamaya çalışıyordum.
Çünkü Özlem Şeyma’nın mutlaka sonuna kadar izlememi istediği videoyu, diğer taraftan da bol koronalı TV haberlerini izlerken, haftanın ilk günün de gerilmeyip, güne iyi başlamak istiyordum.
Evet, bu ülkede darbeye kalkıştığı ileri sürülen fetönün, aslında darbeye Ecevit dönemin de başladığı ve bunu gerçekleştirmek için çabalarken daha iyi bir demokrasi ve Avrupa uyumlu bir ülke özlemi engeline takıldığını anladığım o videoya bakarken, bugün gelinen nokta da yeniden bir şeyler olduğunu ve bu yeni şeyin aslında 100 yıldır aynı olduğunu da anlıyordum.
Çünkü izlediğim videonun sonunda bu ülkede yaşananların bir don ve lastiği meselesinden öte bir şey olmadığını görüyor, görürken de üzülüyordum.
Ve Çetin Altan’ın “Türkiye bir don lastiğidir” sözleri ile biten videoyu da anlatılanlara bakınca birçok parti ve siyasiyi, tarihin sayfalarına gömen, büyük umutlarla iktidara gelen mevcut iktidarın da tüm çabalarına karşın başa döndürüldüğü ve bu ülkeyi başa, yani geriye döndürenlerin, bu ülkenin ileriye gitmesini, uzamasını istemeyenler, yani ülkenin kendilerinin dediğinden öteye geçemeyeceğine inanan bürokrasi iktidarı olduğunu anlıyor, algılıyordum…
Ve bana videoyu göndereceğine yorumlayarak yazıya dökmesi gerektiğini düşündüğüm Özlem Şeyma Yılmaz’a bir taraftan teşekkür ederken, diğer taratan da ne anlatırsam, anlatayayım onun da ileriye değil aynı yerde durduğuna üzülüyordum…
Çünkü gazeteciliğin gördüğünü, izlediğini düşüncesini “bana sonuna kadar izle” demeden yazıya, habere dökmesi, gerektiğini anlamadığına, yani kısacası bu ülke misali dönüp, dolaşıp, başa geldiğine, kopan donumun lastiğine kızsam da, çevirip, çeksem de, elimdekinin don lastiği olduğunu anlamadığımı anlıyordum yeniden başa dönen Erdoğan misali benim çabalarımın boşa gittiğine de yanarken…
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
.jpg)
İSTANBUL’DAN ARDAHAN’A KALKAN
Aynı durumun Ankara ve diğer baı kentlerinden bölgeye kalkan uçak yolculuklarında da yaşandığına dikkat çeken vatandaşlar bu durumun bölgeden ziyade Ermenistan’ın ve başkenti Erivan’ın reklamına yaradığı gibi sanki Ardahan ve Kars’ın da Ermenistan’daylar mı gibi bir durum yarattığına da işaret ederlerken başta Kars Doğu kapısı olmak üzere sınırları dünyaya kapalı olan Ermenistan’ı sanaldan gündeme taşıdığını da belirtmekteler.
Fakir Yılmaz/Özel Haber
Ermenistan sınırı kapalı, keşke kapalı olmasaydı..
Arslan, kentin Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda, sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Burada bir konuşma yapan Arslan, bölgenin kalkınmasının önemine işaret ederek, “Sadece Kars’ın değil Kars’ın etrafından Ardahan, Iğdır, Ağrı hatta Erzurum, Artvin birlikte bölge olarak kalkınırsak biz hem bölgemize hem ülkemize fayda sağlamış oluruz.” şeklinde konuştu.
Arslan, Kars’ın yanı sıra bölgedeki diğer iller için de proje ve yatırımlar yaptıklarını anlatarak, bölgedeki birçok kültürün, mezhep temsilcisinin bin yıldır bir arada yaşayarak birlik ve beraberliğin ne olduğunu ortaya koyarak Türkiye’ye ve dünyaya örnek olduğunu vurguladı.
“YIL ORTASINDA PROJENİN AÇILMASI ÖNEMLİ”
Türkiye’de birçok projeye imza attıklarını ve projeler yapmaya da devam etiklerini söyleyen Arslan, şu ifadeleri kullandı:
“Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ilimiz, bölgemiz için çok önemli, biraz da gecikmiş bir proje. Mahkeme süreçleri nedeniyle proje gecikti ancak bu kış özellikle biraz daha yoğun çalışırız derken kış Allah’a şükür bereketli geçiyor, kar bereketli geliyor ama bir yandan da işleri engelliyor. İnşallah mart – nisan aylarında yoğun bir çalışmayla test aşamasına getireceğiz ve yıl ortasında da inşallah bu projenin açılması bizim ve bölgemiz için elzem ve önemli.”
Bakan Arslan, bölgede yapılması planlanan lojistik merkeze de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hepinizin bildiği lojistik merkez, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun tamamlayıcısı. Lojistik merkezin de 4 – 4,5 aydır ihale süreci devam ediyordu. Artık bu hafta nihai kararı verip yükleniciyi belirleyeceğiz ve inşallah bir itiraz olmasa da martta kazmayı vuracağız. Bu da Bakü-Tiflis-Kars’ın da tamamlayıcısı bir proje. Ve ülkemizde artık son yıllarda gelişen hızlı trenin Kars’ımıza kadar gelmesinin öneminin bilincinde olarak etap etap Kars’a geliyoruz. Bunun bir başka tamamlayıcısı Iğdır üzerinden Nahçıvan’a, İran’a, Pakistan’a hatta Hindistan’a kadar gidecek ikinci bir demiryolu projesinin öneminin bilincinde olarak onun da çalışmasını sürdürüyoruz.”
SAHARA VE ILGAR TÜNELLERİNİN YAPIMI
Arslan, bölgede sıcak asfalt çalışmalarının yapıldığını da ifade ederek, “Kars’ı Ardahan’dan sonra Artvin üzerinden Karadeniz’e bağlamayı çok önemsiyoruz, orada eksik olan kısmı Türkgözü Sınır Kapısı’na kadar eksik olan Ilgar Tüneli’nin ihalesini yaptık, ciddi bir paraya 300 milyon liraya, eski parayla 300 trilyona ihalesini yaptık. İnşallah ilkbaharla birlikte yapımına başlayacağız. Ama onunla yetinmiyoruz. Ardahan’dan sonra Artvin Sahara Tüneli var ki Türkiye’nin üçüncü en büyük tüneli olacak inşallah onu gerçekleştirerek, Kars’ı Karadeniz’e bölünmüş yol ile sıcak asfalt ile bağlamış olacağız.” diye konuştu.
Söz konusu projelerin ülkenin gelişmesi açısından çok önemli olduğunu anlatan Arslan, şunları kaydetti:
“Ne yazık ki Ermenistan sınırı kapalı, keşke kapalı olmasaydı ancak onun bir şartı var, Ermenistan Karabağ’daki işgalini sonlandırır Azerbaycan ile olan ilişkilerini düzeltirse eyvallah. O zaman orayı da açarız. Ancak bu problemi çözmediği sürece orayı kullanamadığımıza göre Aktaş Sınır Kapısı o zaman bizim için çok önemli. Gürcistan’a giden güzergah olarak, orada da bir tünelimiz var hemen Çıldır’dan sonra onun inşaatı başladı. Bu sene ortalarında tüneli bitireceğiz. İnşallah önümüzdeki sene de yolu bitireceğiz. Biz Kars’ı bölünmüş yollarla etraftaki coğrafyasıyla buluşturacağız.”
**Bakan Olurlar mı? Aday Olurlar mı?
**24/08/2015 Tarihli Haber
Cumhurbaşkanının bugün yeniden görevlendirmesini beklediği Davutoğlu’nun kuracağı seçim hükümetinin bakanları arasında Ardahan’ın iki milletvekillerinin olup olmayacağı merakla beklenmektedir.
Biri Profesör, diğeri Doktor olan Ardahan milletvekillerinin seçim hükümetinde yer almaları haline en az 3 ay bakan olarak hizmet verecekler.
AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş’ın Davutoğlu tarafından göreve davet edilip, edilmeyecekleri büyük bir merakla beklenmektedir.
**SEÇİM OLURSA KİMLER ADAY OLABİLİR?..
Öte yandan yapılması muhtemel bir erken seçimde partilerin mevcut isimlerle mi yoksa yeni simler ile mi seçime gidip, gitmeyecekleri merak edilen diğer önemli bir konu.
Aday kabulü yapılması halinde Ardahan’da kimlerin aday aday olabileceği tartışılan partilerin başın da gelen AKP’nin şu anki milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yanı sıra geçtiğimiz seçimde aday olanların büyük bölümünün yenide adaylık yarışına katılmaları beklenmektedir.
Ardahan’da ilk kez milletvekili çıkaran HDP’nin mevcut milletvekili ile mi yoksa yeni bir isimle mi erken seçime gidip, gitmeyeceği merak edilen partiler arasında geçerken yeni aday adayı kabulü halinde şu an milletvekili olan e HDP ile kan uyuşmazlığıyla yaşadığı ileri sürülen Dr. Aktaş’ın işinin zor olduğu ve yeniden aday gösterilmeyebileceği ileri sürülürken yerine Av. A. Yauz Yılmaz, Av. Yaşar Kaya, Ecz. Pamuk Avşar, Gazeteci Fakir Yılmaz, eski İl Genel Meclis Üyesi Ömer Yılmaz, İşadamı Ertan Hamitoğulları ve Mahir Sural’ın yerelde, Dr. Gürbüz Çapan, Av Alpay Hoş yada Pınar Aydınlar ve Aktaş’ın seçilmesinde payı olduğu ileri sürülen 2. sıra Arzu Muco gibi isimlerinde HDP Genel Merkezinin tercihleri olabilecekleri de ileri sürülmektedir.
**Çöp Kamyonu Başkanı CHP’de Nabız Yokluyor..
AK Parti’de mevcut milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın en güçlü adayı olduğu görülen olası bir erken seçimde CHP’de de hareketli günlerin yaşandığı görülmektedir.
Ensar Öğüt’ün genel merkezin, Ecz. Yunus Dündar ve Mutlu Kerimoğlu’nun ise hem yerel de hemde genelde yapılan tercihleri arasında yine ilk sıralarda olduğu dikkat çeken CHP’de aday olmak için birilerinin de şimdiden nabız yoklamaya başladıkları görülmekte.
Bunların başında Damal’ı Türkiye’nin en yoksul ilçesi yaptıktan sonra ithal edilip, İstanbul’da bilmediği bir semtinde belediye meclis üyesi olan ve burada da aldığı belediye araçlarının bakım yetkisiyle Çöp Kamyonu Başkanı olabilenlerin de içinde bulunduğu bir çok kişi ‘CHP’de 1. Sıra Adayı Olabilir miyim’ diyerek nabız yokladığı dikkatlerden kaçmıyor.
**HDP MHP’nin Şansını Arttır mı?
Şu an MHP İstanbul İl başkan Yardımcısı olan Kurtuluş Bozkır’ın adının yanı sıra Ardahan’ın sevilen Avukatlarından olan Av Osman Nuri Yıldız, Mali Müşavir Ömer Türkoğlu, Petrol Mühendisi Murat Yılmaz ve Maii Müşavir Rıfat Çuha’nın adlarının geçtiği MHP Ardahan’da, HDP’nin Ardahan’da bir milletvekili çıkarmasının getireceği kutuplaşma ile büyük bir çıkış bekleniyor.
.jpg)
**Avcılar Belediye Başkanı
Sivas Platformunun Genel Başkanıyken..
Ardahan Damallı İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı ‘Ardahanlılarla işim yok’ deyip, tesadüfen başına geçtiği belediyenin kapısını Ardahanlılara kapatığı şu günlerde Ardahan Dernekler Federasyonuna gelen bir davetiye dikkatimi çekti.
İstanbul’da ki Sivaslıları bir arada tutup, onların güçlü bir lobi olarak her yerde etkili olmasına çaba gösteren Sivaslılar Platformu adı altında ki sivil toplum kuruluşu tarafından ARDA/FED’e gönderilen davet kartını açtığımda Sivaslılar platformu başkanının bırakın Ardahanlıları, Damallı hemşehrilerini bile takmayan Kerimoğlu gibi doktor olan ve yine Kerimoğlu gibi CHP’li olan İstanbul Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli’miş..
Beni güldüren ve içimi acıtan bu durumu merak edip, İnternette Sivaslılar Platformu diye yazdığımda ise Sivaslı ne kadar ileri gelen varsa bu platform altında bir araya geldikleri ve Toprak gibi İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Sancaktepe İlçesinin AK Patili Belediye Başkanı İsmail Erdem’in de bu platformda olduğunu görüyordum.
Ve bizimkilerinin burunlarında kıl aldırmayıp, ortalıkta nasılda Ardahanlıyım deyip gezdiğini ve her birinin kendi başına nasılda büyük adam olduğunu düşündüm Ardahanlı bir belediye başkanı, iki belediye başkan yardımcısı, onca belediye meclis üyesinin olduğu İstanbul’un ortasında bulunan ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ kurma çabası içinde olan ARDA/FED’in Genel Merkezinde..
Ne diyelim Arpa Derneğini ziyaret edip, ARDA/FED’e olduğu gibi diğer Ardahan Deneklerine randevu bile vermekten korkanların tesadüfen belediye başkanı olduğu bir İstanbul’da..
.jpg)