Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de



.jpg)

Ardahan Kamuoyu Serhat Ardahan Spor’un Resmi Yöneticilerinden
Bu Soruların Cevabını Acil bekliyor!..





Tezkereyi çıkarmak için günlerdir oluşturulan ortamın son bulup, ‘kaldır, indir’ demekten öte bir vasıfları kalmadıkları ileri sürülen birleştirilmiş halde meclise getirilip, onaylamasının öncesine baktığımızda Amerika’nın da destek verdiği AB Büyükelçiler, Bıden’li Amerika ve İsrail’in hatta Rusya’nın daha önceleri olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesin de ‘BOP’un eş başkanıyım’ diyen Erdoğan’ın yeniden seçilmesine katkı sunacaklarını düşünüyorum.
Sol muhalefetin, seçim isteyip, kazanacağını sandığı seçimlerin ilan edilmesi ile geçici ve anlık çıkarları dışında sol ile asla hareket etmeyeceklerini kendim gibi bildiğim ve bir kez daha acı acı gülümseyip, gördüğüm sağ tarafta bulunan partilerin tezkerede olduğu gibi son anda sağda yer alıp, Erdoğan’lı yada sola hiç bir zaman sıcak bakmayan kapitalistlerin yani ABD, Amerika’nın sağ görüşlü bir hükümete onay vereceğini bir kez daha gördüğümüz 2 yıllık tezkerenin kabulü öncesi yaptığım bir haber ardından bana gelen bir mesaj dikkat çekiciydi.
Seçim olsa kazanacaklarını saf saf düşünen sol cenahın bu rüyasına şahsen inanmadığımı belirtirken Erdoğan’ın adıyla vekil, il, ilçe hatta üye olanların burunlarından kıl aldırmamaları ve vekil olurken, il, ilçe başkanı olurken kimsenin desteği ile değil, tırnakları ile oralarda olduğunu anlatmaya çalışan mesajı okurken bu alışkanlığın sadece sağda değil, Şişli’nin ak saçlı Ardahan’lı Belediye Başkanı gibilerinin geldikleri yeri unuttuklarını bir kez daha anladım.
Evet, İBB’nin çalışmalarını sanal sayfalarında çarşaf çarşaf yayınlayıp, iş yaptıklarını sanan ulusalcı ak saçlılar gibi sanal sayfalarında başkanları ve genel merkezlerinin enformasyonundan başka bir şey görünmeyen AK Partililerden farklı olan ve en azından görüşlerini twittirında paylaşabilen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bana yönelik yazdığı mesajını okurken gazetecilikte bir fotoğrafa bakışın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyordum.
Çünkü gazeteciliği bitiren ve birlikte tv programı yaptığım kızım Özlem Şeyma’ya başta olmak üzere her gazeteciye gözlerin gördüklerinin hepsinin bir haber olduğunu ortaya koyan bir fotoğraf, bir haberin nasıl iki ayrı yorum olduğunu aşağıdaki mesajlardan sizde anlayacaksınız.
‘Mevcut uzakta, eski çok yakında’ başlıklı haberim ardından bana whatsaptan mesaj atan ve adeta dedelerinin de belediye başkanlığı yaptığı ve bu sürede yüklendikleri torbaları ile batıya göç edenler kervanına katılanların başında gelenler arasında da olan ak saçlılar gibi memleketim Ardahan’lı da kim deyip, ‘ben tırnaklarımla buralara geldim’ diyen Orhan Atalay’ın mesajına ve benim ona verdiğim cevaba yer bırakıyor, yorumuda siz okurlarımın yapmasını istiyorum..
Fakir Bey iyi akşamlar
Haberini gördüm
Şunu ifade edeyim benim kimsenin yanında bulunmak, oturmak, poz vermek için çırpındığımı herhalde hiç görmemişsindir.
2- O anda Ahmet Aslan neredeydi?
Muhtemelen koltuğuna oturmak için Aslan’ın kürsüye çıkmasını ‘altın’ fırsata çevirenler fotoğrafın yarısını sana göndermemişlerdir.
Öyle ise ki, yüzlerce tanığı vardır, o zaman bu sahtekaralığı da haber yapmanız gazetecilik etiği açısından göreviniz olmaz gerek. Siz yapmazsanız yapan biri çıkar o zaman sizin üzerinizde bir şaibe kalır.
3- ‘Zaman zaman Ak Parti’nin Orhan Atalay’ı bir daha aday düşünmüyor’ kabilinden maksatlı haberler yapıyorsunuz ama ben de sadece gülümsüyorum.
Hayatımda başvurduğum hiçbir sınavı ikilemiş değilim hamdolsun.
Bilesiniz ki, siyasete kendim geldim kendim giderim. Selamlar
Orhan Atakay AK Parti Ardahan Milletvekili
**Orhan Bey Merhaba..
Sayın Milletvekilim.. Öncelikle şunu hemen söyleyeyim..
Gazeteciliği ve işimi bana öğretmeye kalkma.. Çünkü ben değil tüm toplum biliyor ki ben haklının, haksızın kim olduğunu bilirim. Gazetecilik yaparken şahsi emellerini değil, haberlerimi yazarken, yorumlarımı yaparken hep toplumsal düşünür, halkın yanında olan bir anlayışla alnımın, aklımın katkısıyla ekmeğimi kazandığım işim gazeteciliği yaparım..
Gelelim konumuza..
Sayın Milletvekilim..
İnanmasan da aşağıda yazdıklarımı tüm samimiyetimle ve kalbimle söylediğimi, söyleyeceklerimi ve yazacaklarıma kıldığın namazın hayrına inan ve iyi bil..
O da şudur; Sen ve dayı dediğin danışmanın yani asıl seni toplumdan koparan şahıs dahil etrafın inanmasa da BEN SENİN TIRNAĞINI bin Şavşat’lıya vermem, vermedim de.. Vermediğimi de son seçimde aday olamıyorsun diye İstanbul 3. Bölgeden olur mu diye dolaşırken sen, ben ile Özkan birlikte attığımız manşetle senin epey rahatladığını ve son dakikada yeniden Ardahan’dan aday olduğunu sen de bilirsin bende iyi bilirim..
İnanmazsan Ardahan’daki birçok ihaleleyi alan Gölede’ki yeğenine sor..
Ama sen bu içten samimiyetimi hiç anlamadın ve karşılığını madden sen bile diyemezsin ama manen dahi vermedin.. Feto ile ilgili yaptığın açıklamanın Taraf Gazetesinin manşetinde verilmesi haberi dahil birçok sana yarayan haber, yorumlarımla ilgili bugüne kadar yapmadığın teşekkürü de bize çok gördün..
Ve bunlar olurken bana olduğu gibi çoğuna alo demek için bile açmadığın telefonla ya da şahsen gelip senden şahsi, kişisel bir kürdan dahi isteğimin olmadığını sen de biliyorsun.
Ki önümüzdeki seçim öncesi bile içinde olmaktan onur duyduğum Kürt oluşum dolayısıyla sana dediği gibi bana da terörist diyen Baykal’ın temizlikçisi, servisçisi, kızıyla senden daha çok mücadele ettiğimi hatta telefonda küfürleştiğimizi de bilemezsin..
Neyse hayatları boyunca ‘Bakan olacam’ deyip, hiçbir şey olamayanların o bir anlık boş kalan koltuğa koşarak yanındaymış gibi poz verdikleri haberi yaparken gülümseyerek yaptığımı bilmeni isterim.. Amacım, düştüğü durumu ortaya koymaktı..
Evet, bugün siz vekillerin ve başkanlık sisteminin birer memuru olan ama sizden, meclisten, halkın seçtiklerinden kendilerini daha büyük görenlerin yanına oturanlar bugün istedikleri yerde olamamalarının nedeni de bu tür haber ve yorumlarımızın olduğunu sende bende iyi biliyouz.
Ve bu habere benzer yorum ve haberlerimizin senin önünü açtığını da anlamadığını ve seninde Ak saçlı ulusalcı, Şişli Belediye başkanının dediği gibi ‘Ardahan, Ardahan’ lı kimdir, ben kendi mücadelemle tırnağımla buralara geldim..’ dersin tabi..
Öyle olsun..
Ama başta seni rahatsız eden bizim bu tür haberlerimiz, yorumlarımız gibi onca haber ve yorumlar ardından hakkını yediğin Cengiz Çapan’ın, Nusret Koyuncu hatta deli kotto dediğiniz Zafer Tahiroğulları’nın ve benzerlerinin yani seni Erzurum’dan sade öğretim üyeliğinden alıp, Ardahan’a getirdikleri gün hala gözümün önündedir..
Ve yine de dediğin gibi senin vekil olmanda Ardahan’lıların, dayı dediğin Hoçvanlıların, sağcısı, solcusu ‘hemşehrimiz’ diyerek sahiplendiği Göleli’nin, Kürt olmana karşın partin hatırı için sana değil başkanına 7 bin oy veren Posof’luların, terekeme Çıldır’lıların, sünni, alevi Hanak’lıların, %99’u Alevi kültürü ile yoğrulan Damal’lıların, stk’ların, biz gazetecilerin hatta ‘bu kez son’ deyip, 2. sıraya aldıkların yani hiç kimsenin senin 4 dönem vekil olmanda emeği olmadı diyelim..
Ama etme derim..
Ve yine de ben sana hala dost diyor, Şavşat’ın, dahası, Baykal’ın kızı hatta Amerika Ajanı, servisçiler olacağına yine senin olmanı isteyenlerin başında geleceğimi alenen de, haberimle, yorumlarımla açıkça diyeceğimi bil ve ‘dğer fotoğraf’ dediğin fotoyoda bana da at onuda yayınlayayım’ diyor ve sen yinede onlara karşı gel, tv de konuğum ol da gör dostluğu ve onların çatlamasını derim..
Not: Cevabımı onaylarsan senin bana yazdığın ve benim cevabımı aynen köşem de vermek isterim. İzin istememin nedeni özelimden yazdığın ve cevapladığım içindir…
Selamlar/Fakir Yılmaz/Gazeteci
Okumayı sevmeyen topluma rağmen bugünkü köşem yine uzun olduysada mecburen yazımın anlaşılması için bu yazıya konu olan haberi de buradan yeniden vereyim diyerek selamlar..

.jpg)
Serhat Spor’a Ardahanlılar Sahip Çıktı..
İstifa eden ve soruşturmalık olacak eksik evraklardan başka geriye hiç bir şey bırakmayan Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen olağanüstü kongrede Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor üyelerin çoğunluğunun yanı sıra Ardahanlı futbolseverler hazır bulundu.
YEREL GAZETECİLER KENTİN ÖNEMLİ SORUNU KARŞISINDA SESİz KALMADILAR::
Ardahan’da HES Barajı yaptıktan sonra baraj inşaatı dönemince Serhat Ardahan Spor’un başkanlığını yapan ve geçtiğimiz aylarda istifa eden Serhat Ardahanspor eski başkanının istifa etmesiyle başkan arayışına giren kulübe Ardahanlı esnaflar, taksiciler yanı sıra yerel gazetecilerin sahip çıkması takdir topladı.
Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın oy çokluğu ile Serhat Ardahan Spor’un başkanlığa getirildiği kongrede Ardahanlı Usta Gazeteci Kasım Tırpancı, Özkan Karakaya, Bülent Kılıç ve Barış Bilginin kulübün yönetimde yer alması dikkatlerden kaçmazken, Ardahanlıların da takımlarına kongrede yoğun bir şekilde destek verdiği gözlendi.
TEK ADAY OLARAK KONGREYE GİDİLDİ
Yapılan olağanüstü kongrede tek aday olarak seçime giren ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, delegelerin tüm oyunu alarak kulübün 4. Başkanı oldu.. Ardahan’ın tanıdık simalarının katıldığı olağanüstü kongrede kurucu başkan Sedat Sural’ın yanı sıra bir çok bürokrat ve iş adamı yeni yönetime destek sözü vererek, her zaman yanlarında olduğunu belirtti.
SERHAT KAYMAĞINI YİYENLER NEREDE?
Kongrede söz alan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı (ARDAFED) Gazeteci Fakir Yılmaz, “Ardahan’ın gururu ve Ardahan’ın tanıtımında büyük rol oynayan Serhat Ardahanspora sahip çıkmak büyük bir onurdur” dedi.
Yılmaz, “Ardahan sahipsiz değil, Ardahanlılar taşın altına elini koymalıdır. Barcelona gibi bir takımı getirip 3. Lige çıkaracak takım benden beklemeyin. Ama Serhat Ardahansporun BAL liginde oynaması gerektiğine inanlardan birisiyim. Serhat Ardahanspor’un ana sorunlarından biri Serhat Ardahan spordan faydalananların takıma sahip çıkmamasıdır. Yeni stat yapıldı, çimentocu çimento sattı, demirci demir sattı, lokantacı yemeğini satmış ama sahip çık dediğimizde sahip çıkmamış. Ben bedenimle birlikte başımı ortaya koymaya hazırım” şeklinde konuştu.
*TAKIM DEĞİL, EVRAK TABUTU ALDIK!
Biz bir tabut aldık elimize 3. lige çıkacak bir takım beklemeyin diyen Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu tabuta hep birlikte omuz vererek kaldırmaya çalışacağız. 4 yıldır her sezon dışarıdan 40’ a yakın futbolcunun gelip gittiği ama bir tane Ardahanlı futbolcunun olmadığını görüyoruz. Bizim hemen yanı başımızda bulunan Erzurum’un Yakutiye ilçesinin 19 takımı öz çocuklarıyla sahaya çıkarken bizlerin kendi takımımızda bir Ardahanlı çocuğumuzun oynamaması çok büyük bir kayıptır. Biz bu nedenle dışarıdan değil BAL Liginde mücadele verebilecek kendine güvenen öz Ardahanlı futbolcu kardeşlerimizle sahaya çıkacağız. Bizim iddiamız 3. Lig değil ama 3. Lige çıkma şansı doğduğunda tabi ki de dışarıdan futbolcu da getirteceğiz. Önceliğimiz Ardahanlı çocukların kendilerine olan güvenlerini öne çıkarmak onlarla bir yol almak işitiyoruz. Bu sayede gelecekteki yıllarda dışarıdan getirmek zorunda değil, futbolcu gönderen kulüp haline gelme ilk hedefimiz olacak.
ANALARIMIZ ANTRENÖR OLACAK
Öte yandan takımın antrenörü futbolcuların annesi olacak. Çünkü bizim çocuklarımız bir profesyonel gibi sahaya çıkabilmesi için ilk önce annelerinin oğlum antrenmanın var haydi git kulübüne demesi gerekir. Sigara ve kötü alışkanlıklardan koruması için anneye büyük görev düşüyor. Bizlerde akşam eve yolladığımızda annesinin oğlum eve geldi duşunu aldı dinleniyor demesini bekleyeceğiz.”
İLK İCRAAT 7’Yİ, 19 YAPMAK OLDU
Olağanüstü kongrede yeni Başkan Fakir Yılmaz’ın sunduğu önerge ile 7 kişilik yönetim kurulu 19 kişiye çıkartarak tüzükte değişikliğine gidildi.
SERHAT ARDAHAN SPRO’UN YENİ YÖNETİM KURULU LİSTESİ ŞÖYLE OLDU:
Fakir Yılmaz
Ertan Sarıçam
Barış Gümüş
Vural Badem
Söner Görmüş
Gürbüz Yıldız
Vedat Avşar
Sabahattin Hanoğlu
Onur Balcı
Yüksel Özcan
Muharrem Çapan
Yavuz Morkoç
Zafer Çoban
Murat Morkoç
Ömür Gündüzhev
Candar Yılmaz
Bülent Kılıç
Naif Sural
Erhan Bingöl
Özkan Karakaya
Tibet Özyay
İskender Yılan
Kürşat Pehlivan
İdris Bulutlar
Erdinç Balcı
Kıvanç Oktay
Mustafa Bozkır
Hakan Çelik
Mustafa Gök
Sinan Onay
Galip Bozkurt
Çetin Derin
Kürşat Aktaş
Ümit Sarıkaya
Erdal Güzel
Vargin Yıldız
Bora Tekgül
Levent Deniz
Sırrı Atalay Cantürk
Tamer Yakıcı
Ergin Balcı
Barış Bilgin
Onur Yılmaz
Vedat Sural
Engin Sütçü
Taner Altıparmak
Asim Bulut
r.
REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ
VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..
ki…
arşiv haber/yorum/reklamlar 01/02/2007 tarihlş haber/yorumlar

GSM sıralamasında Türkiye’nin birinci yoksul ilçesi olan Ardahan’ın Damal İlçesi, Atatürk’ün yılın belli tarihlerinde Y. Gündeş Dağlarına yansıyan Silueti ile tanınmasının yanı sıra 1996’da Japonya’daki ‘El emeği, göz nuru yarışması’nda birinci seçilen Damal Bebekleriyle de biliniyor.1995’te dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e hediye edilmesiyle Türkiye çapında tanınan ve bu gelişme ardından açılan kurslarda yöre halkına eğitim verildi ve bebeklerin seri üretimine geçildi. Damal Bebekleri, şimdi yoksul ilçenin umudu durumunda olurken ilçenin CHP’li, Öğretmen Belediye Başkanı Gülcemal Fidan bebeklere oyuncak bebek olarak bakılmasına karşı çıkıyor. “Damal Bebekleri bir oyuncak değildir. Damal Bebekleri bir inanç bebeğidir. Damal Bebekleri bir kültür bebeğidir. 1000 yıl ömrü vardır. Desenleri, burada yaşayan insanların acısını taşımaktadır. Buradaki zor hayat şartlarını ifade etmektedir. Damal Bebekleri, bizim acı çeken yanlarımızdır.” diyor.
Damal’ın, unutulmuş ve yoksul halinin, her yılın 15 Haziran ve 15 Temmuz tarihleri arasında görülebilen Atatürk’ün siluetinin ortaya çıktığı günlerde ancak sorulup, tartışıldığını ve kısa bir süre sonra yeniden unutulduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, “Bölge 1876 -1920 tarihlerinde Rusların istilasına uğrayıp, halen halk arasında 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı Rus savaşında 44 yıl istila ve Rus zulmü yaşamasına rağmen Türklük onur ve töresinden taviz vermemiştir. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk Ordusu Rus Ordusunu yenilgiye uğratıp 3 Mart 1921 yılında bölge ile birlikte Damal Türk hâkimiyetine kavuşmuştur. İşte bu acı ve kederlerin biriki ve bugün yaşadığı fakir ve yoksulluğun yansımasıdır Damal bebeklerini ortaya çıkaran. Çünkü, o bebekler oyuncak olarak değil, bölge insanının acısını yansıtır, güzelliğini yansıtır, ağlamasını ve de sahipsizliğini belirten renklerle süslenir. Bu nedenle Damal Bebekleri oyuncak değil, âdete birer inanç bebeğidir’ dedi.
Haber ekleme saati: 05.02/04/02/2007
Haber: Fakir Yılmaz Kaynak: www.siyasalbirikim.com.tr
KAI’de sadece Ardahan’ın adı var ..
Özkan Karakaya Geçtiğimiz günlerde Ardahan’da yayın yapan Kuzey Doğu Anadolu isimli yerel gazetede, ilimizde mevcut olan sorun ve sıkıntıların çözümü adlı haber, bana göre tüm duyarlı Ardahan’lıların tekrar tekrar okuyup irdelemesi gerektiğini düşünüyorum. Ardahan ilinde mevcut sorunların deklare edilmesi konusunda Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin kaleme aldığı yazı dizisi, bölgemiz ve ilimizde son yılların birikmiş sorunların çözümü noktasında objektif bir bakış sergilemektedir. Çetin ele aldığı yazı dizisinde gerek çözüm gerekse çözümsüzlüklerin nedenini en ince ayrıntısına kadar dikkate almış. İlimizin sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırılması gerektiğine değinen Çetin, geri kalmışlığın aslında kaderimizin olmadığı ve yılların vermiş olduğu talihsizlik ve ilgisizlikten kaynaklanan sorunlar olduğunu açıklıyor. İlimizde sorunlarımızı meclise taşıyacak Milletvekilinin olmadığından da yakınan iş adamı Cavit Çetin, “Bizim sorunumuz aslında bir takip sorunudur. Her seçim döneminde meclise gönderdiğimiz değerli vekillerimiz de bu sorunları biliyor ve buraya geldiklerinde bizlerle paylaşıyorlar fakat bu sorunları mecliste hangi sıklıkta dile getirip takibini yapıyorlar. Açıkçası yeterli derecede gayret sarf edip takibini yaptıkları konusunda emin değilim değerli dostlarım. Hükümetimiz, sayın valimiz, değerli kaymakamımız, milli eğitim müdürümüz ve diğer kamu görevlilerimiz elinde gelen çabaları gösterseler de sonuçta bir yere kadar, bundan sonrasını götürebilecek vizyon sahibi memleketi için her şeyini feda edebilecek kadar cesur ve vatanperver siyasetçilere ihtiyaç vardır” derken ilimiz sorun ve sıkıntılarını 5 ana temelde masaya yatırıp çözüm üretmeliyiz diyerek yapmış olduğu çalışma sonucunda ortaya çıkan fikirlerini kendi köşemde okuyucularımla yeniden paylaşmak istiyorum. İşte iş adamı Cavit Çetin’in Ardahan ili için kaleme aldığı 5 ana temel sorun ve çözümü,
***Hayvancılık ve Tarım
“İlimizin en önemli ekonomik faaliyet alanını oluşturan hayvancılık, özellikle son 15-20 yıllık süreç içersinde oldukça geriye gitmiştir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda sanayi önemli bir ekonomik kaynak olmakla birlikte tarım alanlarındaki gelişmelere verdikleri önem ise hiç de az değildir. Batılı ülkeler gelişmişliklerini tarımla ilgili sorunlarını çözdükten sonra yüzlerini sanayi toplumuna dönmeleri sonucuna borçludurlar. Bizde ise politikacılarımızın sorunları yerinde değil de, masa başında işi çözme kabiliyetleri ( ! ) sebebiyle sorunlarımız daha da çıkılmaz hale gelmiştir. Açık açık belirtiyorum arkadaşılar; Başlangıçta biz tarım toplumuyduk. Doğa bize bu hakkı vermişti. Demişti ki: Size ben tarım ve hayvancılıktan ekmek yemenizi nasip edeceğim. İlk önce bu konuda uzmanlaşın, bu konuyla ilgili sorunlarınızı çözün. Daha sonra sanayi toplumu olmanız için alt yapınız kuvvetli olur demiştir. Biz ne yaptık tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlarımızı çözmeden, sanayi toplumu olma sevdasına düştük. Geldiğimiz nokta ise belli; Ne tarım toplumu olabildik, ne de sanayi toplumu olmayı becerebildik. Ama hiç bir şey geç değildir. Gerekli alt yapı çalışmasıyla özellikle hayvancılık konusunda gerekli gelişmeleri gösterebilir, yeni iş alanları yaratabiliriz. İlimizin ekonomisini canlandırmada öncelikli sektör olan hayvancılığın, hayvansal üretime dayalı sanayi ile desteklenmesi gerekmektedir. Böylece hem hayvansal üretimde zamanın şartlarına uygun üretim yöntem ve teknikleriyle üründe verim, kalite artırılacak hem de sanayi alanında gelişmemiş olan yörede sanayi canlanacaktır.Türkiye büyükbaş hayvan varlığının % 2.56’sının Ardahan’da bulunduğu düşünülürse, yörenin et, süt ve deri işleme gibi hayvansal üretime dayalı sanayi tesislerine hammadde sağlayacak potansiyele sahip olduğu görülecektir”
***Sanayi
“Bir bölgenin kalkınmasında en önemli faktörlerden birisi de sanayileşmedir. işletmenin verimli ve kârlı olabilmesi için kuruluş yerinin önemi büyüktür. Her şeyden önce mal üretebilmek için gereken hammaddeyi ucuz ve kolaylıkla sağlayabilecekleri bölgeleri tercih ederler. Üretilen malın kolaylıkla pazarlanabilmesi için kuruluş yerinin pazar merkezlerine yakın ve ulaşımın kolay olması gerekmektedir. Çalışacak insan gücünün de bol ve ucuz olması, özellikle kalifiye elemanın kolaylıkla sağlanabilmesi önemlidir. İşletmelerin kuruluş yeri seçiminde dikkat ettikleri bir diğer husus da Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi altyapı yatırımları götürülmüş özel sanayi alanlarının bulunmasıdır. Bütün bu koşullar göz önüne alındığında memleketimizin bir işletme olarak gerek ekonomik gerekse doğal faktörler açısından çekici bir merkez olmadığını görmekteyiz. Bu nedenle Ardahan, bugüne kadar sanayi alanında yeterli gelişimi gösterememiştir. Ülke genelinde belli avantajlara sahip bölgelerin sanayileşme açısından hızla gelişmesi, bu bölgelerle diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını açmaktadır. Bu durum, ülke içerisinde sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunların doğmasına yol açmaktadır. Ardahan gibi sanayileşme konusunda birtakım dezavantajlara sahip bölgeler için özel projeler geliştirilerek uygulamaya konulması, hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak hem de bahsedilen sosyo-ekonomik sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Ardahan’daki üretim potansiyeli dikkate alındığında, özellikle tarımsal üretime dayalı sanayi tesislerini besleyebilecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. İlde sanayinin gelişmesi için tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin iptidai usullerden kurtarılarak modern ve verimli işletmecilik yöntemleriyle üretimde miktar ve verimin artırılması, Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin kurularak ildeki sanayi altyapısının tamamlanması gerekmektedir”
***Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş sınır kapısı
“Bir serhat şehri olan Ardahan, doğu komşularımızdan Gürcistan ve Ermenistan ile sınırdır. 1990’lı yıllarda bu ülkelerde meydana gelen rejim değişiklikleri ilimiz için yeni bir imkan doğurmuş, bu dönemde Gürcistan ile Ardahan arasında ticari ve sosyal ilişkiler gelişmiştir. Ardahan ile Gürcistan arasında biri Posof Türkgözü diğeri Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmaktadır. Posof ilçemiz sınırında bulunan Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılında faaliyete geçmiştir. Çıldır İlçemiz sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı ise Gürcistan tarafında bulunan eksiklikler nedeni ile henüz faaliyete geçmemiştir. Gürcistan sınırında bulunan bu kapılar bu ülke ile sınır ticaretini gündeme getirmiştir. Sınır ticareti sınır illeri ile bunlara komşu olan illerin ihtiyaçlarını karşılanması amacıyla karşılıklı olarak yapılan ticari işlemlerdir. Bu ticaretin amacı; bölge halkının ihtiyaçlarını sınır bölgelerinde kısa sürede ve daha ucuza temin etmesi, istihdamın arttırılması, bölge halkının refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölge ekonomisine canlılık getirilmesidir. Özellikle 1997yılından sonra ilimizin ticari hayatında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. Özellikle ilimize sınırsız miktarda motorin ithal etme izninin verilmesi esnafımızın büyük çoğunluğunu bu işle uğraşmasını sağlamıştır. 1998 yılının ortalarına kadar yoğun şekilde devam eden ve ilimizin ekonomisine önemli miktarda para girişi sağlayan motorin ithalatı il genelinde diğer sektörlerde de canlılık getirmiştir. Özellikle inşaat sektöründe gözle görülür bir kıpırdanma olmuştur. Ancak önceleri vergiden muaf olarak yapılan motorin ithalatına Bakanlar Kurulu’nun kararı ile vergi ve fonların % 80’e çıkarılması, ayrıca ithal edilen motorinin il ihtiyacı fazlasının il dışına çıkarılmasının yasaklanması ile motorin ticareti durmuş ve ilimizde meydana gelen canlılık azalmıştır”
***Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu
“Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir”
***Avrupa Birliği ve Hükümetin başarılı icraatları
“Bilindiği gibi ülkemiz Avrupa Birliğine girebilmek için bir çok alanda önemli adımlar atmaktadır. Hükümetimizin azimli ve kararlı politikası neticesinde gerek günlük yaşamda, gerek kamusal alanda ve özellikle üretim kademelerinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Avrupa Birliği uyum sürecinde tanına bir çok krediler mevcuttur. Ama çoğumuz bilmediği için kullanılmamaktadır. Çoğu hibe ve uzun vadeli düşük faizli kredi olan bu kaynaklar özellikle tarım sektöründe büyük yatırımlara olanak verecek düzeydedir. İlimizin bu kaynaklardan faydalanmasını sağlayacak her türlü olanakları seferber edip bize tanınan bu hakkı halkımıza sunmayı bir görev bilmekteyim. Böylece uyum sürecine katkıda sadece hükümetimizden değil kendi çabamızla da bir şeyler yapmış olacağız”
balcesme75@hotmail.com-karakayaardahan@mynet.com
Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Yayınlanan raporlarda en huzurlu il olarak ilan edilen Ardahan’a Çevik Kuvvet müdürlüğü kurulacak!..
Av. Mahmut Alınak Demokratik Toplum Partisi Kars İl Başkanı Av. Mahmut Alınak yaptığı açıklamada İstanbul/Esenyurt Beldesi Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın kendisiyle uğraşmak için Kars’a gelip aday olduğunu öne sürdü.
Çapan’ın Kars’ta ortaya koymak istediği politikayı kendisini eleştirme üzerine kurduğuna da dikkat çeken Kars DTP İl Başkanı Av. Mahmut Alınak Ardahan’da yaptığı açıklamada, Dr. Gürbüz Çapan’ın Esenyurt’ta kendisiyle çok uğraştığını, buna doymamış ki Kars’a gelip isminin üzerinde siyaset yaparak buna devam etmek istediğini ileri sürdü.
Kendisinin partisinin politik çalışmaları çerçevesinde Kars’ta politika yaptığını ve halkının sorunlarıyla birebir ilgilenmeye çalıştığını da belirten Av. Alınak benim Çapan’la işim olmadığı gibi kimseyle işim olmaz. Ben hukukçu ve siyasetçiyim. Biz Kars ve bölgenin sorunlarıyla ilgilenir, halkımızın sıkıntılarının çözümüne uğraş veriyoruz’ diye sözlerini tamamladı.
Haber ekleme saati: 22.46-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Çapan’ı Ardahan ve Kars’a pazarlıyorlar, ama kazanamaz!”
Aynı zamanda İşadamı olan Göleli siyasetçi hemşerimiz çapan’ın adaylığı konusunda görüşlerine şöyle devam etti. ”Bence Gürbüz Çapan’ın siyasi misyonu bitmiştir. Gürbüz Çapan 15 yıl Esenyurt’ta Belediye Başkanlığı yapmış fakat kendinden sonrası için bir siyasi kadro yetiştirmemiştir. Arkasında siyaset yapabilecek 3-4 kişi de olsa kimseyi bırakmamıştır. Şimdi bizim toplum onun cezasını çekiyor, başarılı olacağına inanmıyorum.”
Haber ekleme saati: 21.25-02/02/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
BANKALARIN YÜZDE ELLİSİ SATILDIĞI TAKTİRDE EKONOMİYİ YABANCILAR YÖNETİR
Fakir Yılmaz Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bugün Amerika’ya gidiyor.
Nedeni ise her yıl ısıtılıp, ısıtılıp Türkiye’nin önüne getirilen bayat filimin vizyon’a girmesini engellemek.
Yani bir gün Fransa’nın, bir gün İngiltere’nin, bir gün ise İtalya’nın ısıtıp ısıtıp Türkiye’nin önüne getirdiği Ermeni filminin şimdi de Amerika’nın senatosunda ısıttığını görmekteyiz. Dikkat edilirse isimlerini verdiğimiz ülkelerin tümü dünyaya silah satan ülkeler..
Ve Gül daha yola çıkmadan, bir açıklama geliyor, ‘Türkiye 100 bilmem ne özellikli tanksavar almak için ihale açacak!’
Ne tesadüf değil mi?
Fransa Helikopter ve radar satmak istediğinde, İngiltere gemi satmak istediğinde, Norveç, İspanya, Danimarka, İtalya ve de diğerlerinin silah satmak istediklerinden oynadıkları filimin bir versiyonunu da Amerika oynuyor..
Işın kısacası Türkiye’ye silah satmak isteyen her ülkenin oynadığı bir oyundur, Ermeni Tasarısı konusu..
Ki; Biz bunu kaç defa yazdıysak ta anlatamadık.
Peki çözüm nedir sizce diye soranlarda oldu bizim bu tür yazılarımız ardından ve bizde hemen cevabını verdik, emekli Koramiral Attilah Kıyak’ın dediği gibi.
Türkiye bu Ermeni sopasını silah tüccarı ülkelerinin elinde almak için hareket etmeli ve başta Ermenistan olmak üzere komşularıyla barışık bir politika izlemelidir diye.
Bu tezimizin doğruluğu da ortaya koyan görüşlerimizi nedeni ise aşağıda yazdıklarımızdır.
Bakın İngiltere’nin Kıbrıs adası hassasiyetinin nedenini öğreniyoruz, Rum kesiminin Lübnan’la birlikte Akdeniz’de petrol aramak için kolları sıvadığı bir sırada.
Ki; Bu bilinmeyen bir durum değildir. Akdeniz’in altının Ortadoğu’da bulunan petrol kaynaklarının ana tabakasını oluşturduğunu ..
‘Vay efendim gemileri sürün’ demektense, çağırıp Lübnan’ı, hatta Rumları.. Varsa bir kaymak birlikte yiyelim, birlikte yapmak varken, Ermenistan kapısını açarak komşum aç iken ben tok yatmam denmelidir.
Yoksa! yoksa her yıl birileri çıkıp, tehdit eder, milyon dolarlık silah ihalelerinin kendilerine verilmesi için..
Tezimizi yeniliyor ve diyoruz ki; Düşmansa en büyük düşman dost görünüp en büyük düşmanlığı yapanlardır.
80 yıldır aynı filimi başımıza oynayanlardır.
Bu nedenle bundan sonra ki politik çıkışları yeniden değerlendirip, işin tam tersine gidip, pastanın paylaşılması gerekirse komşularımızla yaparız denilmelidir.
Aksine, daha çok seyrederiz Ermeni Tasarısı, Kerkük Meselesi ve daha nice isimli bayatlanan filimler…
Olanda bütçemizin belini kıran milyon dolarlarımızın, dost görünüp, düşman olanların kasasına gider. Biz yine diyelim dedik, sayın Gül’ün Amerika gezisi sırasında..
fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58