SALHARA AÇILDI, SAHARA KALDI!.. BAKAN ARDHANLILARIN AĞZINA ÇAM BALI!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


YAKLAŞAN KIŞ ÖNCESİ YENİDEN GÜNDEME GELEN ve hemen her yıl yapılan çağtı ve protestolara rağmen ahal açılmayan ve son olarak Artvin’in Şavşat ilçesinde minibüs şoförleri, Ardahan-Artvin karayolu üzerinde yapılması planlanan tünelin bir an evvel hayata geçmesi için kardan tünelnden haber alınamazken Rize Salhara Tünei Rizeli olan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanının katılımıyla açıldı.


Adı, Ardahan-Artvin Havaalanı olan ve dönemin valisinin ‘yapılacak’ diye duyurduğu ancak son anda adı ve projesi bir anda adı değiştirilerek Rize-Artvin Havaalanı yapılarak, denizin ortasında yapılan havaalanına kavuşan Rize’de yapılan Salhara tüneli bitirildi.


Rize’nin kent merkezi ile Salarha Vadisi’ni kavuşturan Salarha Tüneli ve bağlantı yollarının yapılmasıyla Rize Güney Çevre Yolu ile Küçükçayır il yolu arasındaki bağlantı sağlanarak 70 yıllık hayal gerçekleşti. 


Rize’nin kuzey ve güneyini en yakın istikamette birleştiren yaklaşık 3 bin metre uzunluğundaki çift tüp Salarha Tüneli ile mevcut güzergâh 8,75 kilometre kısaldı.


Bilindiği gibi Sahara tünelinin devamında olan Posof Ulgar Tünelide hala açılmadı.



FAKİR YILMAZ: BAŞIMIN ÜZERİNDE


TAŞIDIM, TAŞIMA DA DEVAM EDECEĞİM…


arşiv haber 02/09/2020 tarihli haberler


GAZETECİ ARDAFED’E YENİDEN ADAY…Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz başarılı bir dönem yaşattığı Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’in başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı.


Pazar günü TEMPO TV’de yeni konukları ile ekranlarda olacağını belirten, Dernek Başkanları ve delegelerle görüşmeye devam eden ve oluşturulacak birliktelikle yeni bir kadro ile yaptıklarına yapacaklarını eklemek istediğini belirten ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz birilerinin ısmarlama adaylarının hiç bir vaat ve sözlerini yapmadan, Ardahan adını gölgeleyen KAI’lerle oturdukları yerde ‘beni seçin, oyları cebime koyun’ diyerek aday oldukları ve seçildikleri takdirde Ardahanlılar kucaklayacaklarını okudukları şu günlerde yeniden aday olduğunu açıkladı.


Yılmaz 12 Eylül’de Şişli’de bulunan Şişli Nazım Hikmet Kültür merkezinde yapılacak kongrede yeniden aday olduğunu ve başında taşıdığı Ardahanlıları  yine baş tacı edip başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde gündeme taşıyıp, güçlü bir birliktelik sağlayacaklarını belirterek yeniden aday olduğunu ve tüm Ardahanlardan destek beklediğini söyledi.


ORMANLAR KESİLE DURSUN


BAKAN FİDEN DİKECEĞİZ DEDİ!


ORMAN KESİMİNİN DEVAM ETTİĞİ ARDAHAN’DA TEPKİLER ARTINCA BAKAN’DAN DUDAKLARA BAL ÇALMA AÇIKLAMASI..


Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Twitter hesabından paylaştığı Bozkurt temalı görsel ile Ardahan’da yıl sonuna kadar 96 bin fidanın toprakla buluşturulacağını duyurdu.



Bakan Pakdemirli, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Ardahan’da ki çeşitli fidanlıklarda 96 bin fidanın toprakla buluşturulacağını duyurdu. Twitter hesabından orman içerisinde Bozkurt temalı bir görsel paylaşan Pakdemirli, görselin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:



“2021’in sonuna kadar Ardahan’da 96 bin, tüm Türkiye’de ise 252 milyon fidan dikerek Geleceğe Nefes oluyoruz. Sizleri de 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde şehrinizdeki fidan dikim alanlarına davet ediyoruz.”



Sarı Öküz, Sahte Aslanlar, Asıl Çakallar!


12 Eylül Cuntasının  yıl dönümünde yapılacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu kongresinin neden bugüne getirildiğini düşünürken bugünkü yazımı hep anlatılan ama bir türlü ders alınmayan bir meseleyle gündemle de süsleyip, bir de ben anlatmak istedim.


Anlatmadan önce ARDAFED Kongresi öncesi ve sonrası yaşanacaklar sanki aşağıdakileri  anlatıyor, gösteriyor gibi görünse de Sarı öküzün Aslan’la değil, aslında çakallara karşı bir kez daha direndiğini de görmenizi istiyorum.

Ve asıl Aslanın kim olduğunu ve Öküzün en değerli yerinin ne kadar büyük olduğu ve kimi, kimleri tartacağını görmek için az bir zaman kaldı, hem de darbenin bir kez daha hatırlanacağı bir günde derim…

Çünkü bu kongre öncesi hedefin ve sıranın sadece sarı öküz de değil, asıl sıranın anlamaz öküzlere geldiğini görüyor ve başta dernek başkanları ve delegeleri olmak üzere toplum olarak gerek bu ülkede gerekse ARDAFED Kongresi öncesi yaşananları sarı öküz hikayesine benzetiyorum.

Şimdi her öküze pardon, tek tek sarı öküzü teslim edenlere yani her kes için geçerli olan meseleye gelelim…

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. 

Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

 

“SUÇ HEP O SARI ÖKÜZ”DE…”

 Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

“Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz”de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz”ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

 

“AFERİN SİZİ KUTLARIZ!”

 Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk”u istemişler:

“Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.”

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk”u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

 

“NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?”

 Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, “Verin bize şunu, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.




Evet ey Sayın Sarı, Boz öküzler ve Aslan görünümlü Çakallar!..

Eylül de gel parçasına can veren sözlerini sesli olmazsa da yazılı olarak burada sunarak diyorum ki; Yeter ki sen Eylül’de, 12’sinde yapılacak olan ARDAFED kongresine gellll..

Eylü’de gel …Tatil geldiği zaman, Ağlarım ben inan.. Gidiyorsun işte Arkana bakmadan.. Nasıl geçer bu yaz, Ne olur bana yaz? Sen, sen, sen Sen bir ömre bedel.. Yok, yok, yok Gitme, gitme gel… Eylül’de gel Eylül’de gel Eylül’de gel.. Okul yolu sensiz, Ölüm kadar sessiz.. Geçtim o yoldan dün, İçim doldu hüzün.. Yapraklar solarken, Adını anarken.. Bekletme ne olur, Gelmek zamanı gel.. Yok, yok, yok.. Gitme, gitme gel Eylül’de gel.. Eylül’de gel, Eylül’de gel, Eylül’de gel.. Eylül’de okul yoluna Konuşmadan yürüyelim.. Gireyim koluna, Görenler dönmüş, Hem de mutlu diyecekler.. Ağaçlar sevinçten başımıza Konfet gibi yaprak dökülecekler Yaprak dökecekler Yaprak dökecekler…

Yeter ki sen gel, Eylül’de, 12’sinde ARDAFED kongresine gel..



Fakir Yılmaz’ı Savcılığa Gönderen Valilik


Sınırlara Sahara Çadırları Kurdu! 


ARŞİV HABER 29/02/2020 TARİHLİ HABER


Fakir Yılmaz’ın 25 Şubat’ta aldığı bir bilgiyi haber olarak yapmak üzere attığı,  ‘


CORONA VÎRUSU ARDAHAN.AKTAŞ GÜMRÜK KAPISINA DAYANDI! 2 Virüslü Çinli sınır kapısından içeri alınmadı.’ şeklindeki twiti üzerine Bakan olduğundan bu yana ilk kez Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü adını ağzına alan bakanları bile harekete geçiren ve sınır kapılarımızın olduğunu adeta hatırlatan Fakir Yılmaz’ın twitinin hemen ardından Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı ile Posof Türkgözü Gümrük Kapısına gerekli cihazların konulduktan sonra şimdi de her iki sınıra da Sahara çadırları kuruldu.


Sınır kapılarının içinde kurulan sahra hastanelerinde, sınırdan Türkiye’ye geçen ve koronavirüs şüphesi bulunanlar gözlem altına alınacak. 


Ardahan Valisi yaptığı açıklamada, koronavirüs tehdidine karşı 10 gün önce konteyner ve termal kameralarla sınır kapılarında önlem aldıklarını söyledi.


Sağlık Bakanlığının talimatıyla sınır kapılarına sahra hastanelerinin yerleştirilmeye başlandığını, alınan tedbirlerle Ardahan’dan Gürcistan’a açılan her iki sınır kapısında da hastane kurduklarını ifade eden Vali “Sınır kapılarında 10 gündür tedbir alıyoruz. Daha önce konteyner ve termal kameralarını kurmuştuk. Şükür, bu ana kadar bir sorun yaşamadık, inşallah bundan sonra da yaşamayız. Geceden itibaren de Bakanlığımızın talimatlarıyla UMKE ekiplerimizle kapılarımıza sahra hastanelerimizi kurmaya başladık. Gece başlayan çalışma bugün tamamlandı. Önlemler kapsamında sınır kapılarımızda sağlık noktaları oluşturup ülkeye giriş yapan vatandaşları termal kameralarla tarıyoruz. Sınır kapılarının hassasiyetini de dikkate alarak Bakanlığın talimatıyla tedbirlerimizi artırıyoruz.” diye konuştu.


Masatlı, alınan tedbirlerle riskli vatandaşları, en yakın noktada izole edip onlarla ilgili sağlık işlerini hızlı şekilde sağlık çalışanlarının kontrolünde yaparak ülkeyi bu virüse karşı koruma amacında olduklarını aktardı.


Şu ana kadar her iki kapıda da olumsuz bir durumla karşılaşılmamasının sevincini yaşadıklarını anlatan Masatlı, Ardahan’daki sınır kapılarında giriş ve çıkışların rutin olarak sürdüğünü sözlerine ekledi.



GAZETECİ FAKİR YILMAZ’IN twiti


DOĞRU ÇIKTI! Virüs vakası artınca


Aktaş kapatıldı!


##gazetecifakiryilmaz IN ATTIĞI twit ÇILDIR AKTAŞ ve POSOF TÜRKGÕZÜNÜ DÜNYA GÜNDEMÎNE TAŞIDI!.. Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bir tewiti Coronavirüsü önlemleri en üst seviiyede.. Aktaş ve Türkgözü.Gümrüklerine Cironavirüsü için cihazlar yerleştirildi… Bununla yetinmeyen yetkililer Ardahan’ın Çıldır ilçesinde Gürcistan’da yaşanan koronavirüsü vakasının artması nedeni


TÜRK VATANDAŞLARINA İZİN VERİLMİYOR


Ardahan’da Türkiye’nin Gürcistan ile sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı’nda kimlikle geçiş yapacak olan Türk vatandaşlarına izin verilmiyor. Tır geçişleri ve pasaportla geçiş yapacak olan vatandaşlar, geçiş yaparken son bir ay içerisinde İran’dan Türkiye’ye geçiş yapan araçlar ve kişilerin Gürcistan’a geçişine izin verilmiyor.



KORONAVİRÜSÜ KONTROLÜ YAPILIYOR


Gürcistan’da bulunan Türk vatandaşların ülkeye geçişi sağlanırken Gümrük kapısında bulundurulan cihazlarla korona virüsü kontrolü yapılıyor.


İRAN İLE SINIR KAPILARI GEÇİCİ OLARAK KAPATILDI


Öte yandan, Türkiye, İran’da görülen koronavirüs vakaları nedeniyle sınır kapılarını geçici olarak kapatma kararı aldı. Ayrıca, Azerbaycan’a bağlı Nahcıvan Özerk Bölgesi ile olan sınır kapısı da kapatıldı.


NE OLMUŞTU?


Çin’in Vuhan kentinden dünyanın büyük bölümüne yayılan koronavirüs sebebiyle 2810 kişi hayatını kaybetti, virüs 82.549 kişiye bulaştı. İyileşen kişi sayısı ise 33.252 belirlendi. Koronavirüs salgınında Çin’in ardından virüsün en çok etki gösterdiği ülke İran oldu. İran’da şu ana kadar 26 kişi öldü, vaka sayısı ise 245 olarak açıklandı.



Ardahan’da Coronavirusu İçin Toplandılar..


08/02/2020 tarihli haber


Ardahan’da Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında, Toplum Sağlığını Koruma Toplantısı Yapıldı. Toplantıda başta Coronavirus, olmak üzere çeşitli gündem maddeleri değerlendirildi.


Çin’deki Corona virüsü Komplo mu


Çin’deki Corona virüsü insandan insana süratle geçen, yayılma hızı yüksek, uzun süre belirti vermeden kuluçkada bekleyen, benzerleri gibi ancak laboratuvar ortamında üretilebilen kanaatimce tipik bir biyolojik saldırı.


Hedef tahtasındaki Çin için zaman daralıyor ve ÇKP’nin çökertilmesi için nükleer/topyekün savaşa gerek kalmadan biyolojik saldırılar sonucu toplumsal infihal ve devlet aygıtının/bürokrasinin çökmesi deneniyor. Enteresan olan şu ki bu virüsün sızmasından da hükümet suçlanıyor.


Virüsün ortaya çıktığı dönem ciddiyeti anlaşılmış olacak ki sıkı kontroller başlamış, halkın ateşli hastalığını gizleme ve kontrolden kaçma eğilimi üzerine Wuhan karantinaya alındı. Şehirde kontrol kaybediliyor bu sebeple Ordu şehre sağlık ve kontrol hizmeti için müdahale etti.


Halkın Kurtuluşu Ordusu PLA, orijini itibari ile Hitler’in SA’sine benzer. Çok katı ve anlaşılması zor girift bir bürokrasisi vardır. Resmen ÇKP’nin silahlı koludur yani sadakati devletten çok partiye olup düşman olarak dışarıdan çok içeriye yönelik bir niyetle tasarlanmıştır.


Görev tanımı aslında Avrupa kıtasının 2 katından daha büyük bir yüzölçümü ve nüfusa sahip ülkenin içinde rejimi tehlikeye sokacak aktivitelerin cereyan etmesi halinde agresif bir şekilde müdahale ederek parti iktidarının devam ettirilmesidir.


Wuhan’da sağlık personellerinin yetersiz kalması, halkın isyan potansiyeli taşıyan emareler göstermesi ve giriş çıkışın delinebilme ihtimali yüzünden büyük bir sıhhiyeci ve piyade ordusu ile Wuhan’a giriş yapıldı. Bunun Wuhan’daki sorunu ne derece çözebileceği muamma.


Şehir çok kalabalık, zaten yetersiz olan sağlık altyapısı tamamiyle çöktü ve üstü örtülü cesetlerin arasında muayene olmayı bekleyenler var. Salgının Wuhan’da kaç kişiyi öldüreceği ve karantinanın ne zaman kalkacağı meçhul ancak binlerce ölü ve en az 2 ay karantina kaçınılmaz.


Wuhan’ı ziyaret etmiş olanlar taşıyıcı durumunda ve bu virüsün kuluçka dönemini tamamlayıp bulaşıcı nitelik kazanmasını engellemek adına bu kişiler tespit edilerek tecrit ediliyorlar. Ancak buna rağmen virüsün yayılması ile ilgili grafik aşağıda.



VALİLİKTE MERA TOPLANTISI..


TOPLANTI VE GEZİLERE BASIN NEDEN DAVET EDİLMEZ?


arşiv haber 25/01/2019 tarihli haber


GAZETECİLERİN DAVET EDİLMEDİĞİ TOPLANTI VE GEZİLER SADECE VALİLİK SİTESİNE GÖRE YÖNLENDİRİLİYOR.. İŞTE O HABER;Valilik Toplantı Salonunda ki toplantıya, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İlçe Kaymakamları, İlçe Belediye Başkanları, İl ve İlçe Jandarma Komutanları, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yunus Baydar, Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürleri, Siyasi Parti Temsilcileri ve merası bulunan köylerin muhtarları katıldı.


Basının davet edilmediği valilik gezi ve toplantılarının biri daha yapılırken, komşu ülke de yaşanan Domuz Gribib gündeme gelmediği Mera Toplantısına katılanların anelerin söylendiği bilinmezken Ardahan Valiliği internet sitesi sadece Vali Mustafa Masatlı’nın konuşmlarını özetleyerek verdi.


İşte o haber;


İlimiz genelinde ki ihtiyaç fazlası meraların Valilik Genel Emri kapsamında kiralanması ve kullanımına ilişkin Valimiz Mustafa Masatlı Başkanlığında toplantı düzenlendi.


Valilik Toplantı Salonunda ki toplantıya, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İlçe Kaymakamları, İlçe Belediye Başkanları, İl ve İlçe Jandarma Komutanları, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yunus Baydar, Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürleri, Siyasi Parti Temsilcileri ve merası bulunan köylerin muhtarları katıldı.


Toplantıda yaptığı konuşmada, Ardahan’ın geniş doğasıyla birlikte önemli meralara sahip bir il olduğunu söyleyen Valimiz Mustafa Masatlı, şunları söyledi:


“İlimiz genelindeki ihtiyaç fazlası meraların ihaleyle kiralanması hususunu burada ilgili kamu kurumlarımız ve yöneticilerimiz, STK ve Siyasi Parti temsilcileri, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı, Ziraat Odası Başkanı ve muhtarlarımızla birlikte istişare edip, hem meralarımızı korumak hem de ihtiyaç fazlası meraların kullanımında ortak bir görüşe varmak için bu toplantıyı düzenledik. Tarım ve Orman Bakanlığımızın Mera Kanununa ilişkin bir mevzuatı vardır. Biz bu mevzuat çerçevesinde, hem kırsalda ki vatandaşımızın hakkını korumak hem de meralarımızın gelişi güzel veya yasal olmayan yollarla kullanımının önüne geçmek durumundayız. Çobanlar ve göçerler iyi araştırılmalı, gerekirse güvenlik birimlerimizden güvenli olup olmadıkları, herhangi bir terör örgütüne eğilimlerinin olup olmadığı öğrenilmelidir.”


Toplantıda, Tarım ve Orman Müdürü Ertan Ağtürk, Valilik Genel Emrinde yer alan kanun maddeleriyle ilgili bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi.



**VALİ GÖLE VE ÇILDIR’DAN SONRA


POSOF İLÇESİNİ ZİYARET ETTİ..


Vali Mustafa Masatlı, Posof ilçemizi ziyaret etti.


Göle ve Çıldır’dan sonra Domuz gribinin yaşandığı Gürcistan’a komşu ve sınır olan Posof İlçesine giden Ardahan Valisi, ilk olarak Kaymakamlığı, Adliyeyi ve Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Kaymakam Enver Yılmaz ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar’dan ilçede ki çalışmalar, projeler ve yatırımlar hakkında bilgi alan Vali daha sonra ilçe esnafını ziyaret etti.


Esnafa hayırlı işler temennisinde bulunan Vali, karşılaştığı vatandaşlarla da sohbet etti. Girdiği çay ocağı ve kahvehanelerde Posoflu vatandaşlarla sohbetlerini sürdüren Vali Mustafa Masatlı, “Posof bizim serhat ilçemiz, burada sınırımızı bekliyor. Biz millet olarak, bin yıldır bu topraklarda kardeşlik, birlik ve beraberlik hukukumuzu yaşatmışız. Bundan sonra da birliğimizi beraberliğimizi aynı şekilde sürdüreceğiz. Bizim kardeşlikten öte, vatandan, milletten öte hiçbir derdimiz olamaz. Vatanın ne demek olduğunu, bu en uç noktada nöbetini sürdüren Posoflu kardeşlerimiz iyi bilir” dedi.


Vali Mustafa Masatlı esnaf ziyaretinin ardından mahalle ve köy muhtarları ile toplantı da bir araya geldi. Posof İlkokulunda Kaymakam Enver Yılmaz, Belediye Başkanı Cahit Ulgar ve ilgili il ve ilçe kurum müdürlerinin de katılımıyla düzenlenen toplantıda muhtarlara yönelik bir konuşma yapan Vali Masatlı şunları söyledi:


“Bugün Serhat ilçemiz Posof’u tanımak, Posoflu kardeşlerimizle hasbihal etmek, onlarla tanışmak için buradayız. Aynı zamanda Kaymakamlığımızı, Belediyemizi, güvenlik birimlerimizi ve kamu kurumlarımızı da ziyaret ederek çalışmaları yerinde görmek istedik. Tabi sorunları biliyoruz. Yapılması gereken şeyleri öğreniyoruz. Bunlar üzerinde zaman içerisinde inşallah detaylı olarak çalışacağız. Tabi öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle, buraya çalışmak için geldik. Devletler ve kurumlar vatandaşlar için vardır. Eğer vatandaşımız ve insanımız varsa bizler bir anlam ifade ediyoruz. Burada hepimiz devletin bir görevini üstlenmiş durumdayız. Bu nedenle vatandaşa hakkıyla hizmet etmek birinci görevimizdir. Devletimizin en üst kademesinden en alt kademesine yani valisinden, kaymakamına, kurum müdürlerinden muhtarlara kadar hepimiz el birliğiyle Ardahan’ımızın, Posof’umuzun her noktasına, hiçbir ayrım gözetmeden hizmet edeceğiz. Muhtarlarımız, devletin temsilcisidir. Sizler, köylerimizin, vatandaşlarımızın her türlü dertlerini, sıkıntılarını, sorunlarını ve taleplerini bizlere ulaştırmaktan birinci derece sorumlusunuz. Bizim yönetim anlayışımızın temelinde insan vardır. Cumhurbaşkanımızın başında bulunduğu sistem ortaya ana tema olarak insanı koydu.  İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Devleti yaşat ki insanlar huzur ve refah içinde yaşasın ilkesiyle hareket edeceğiz. Bizler bunun savunucuları olarak devletimizin bize verdiği görevleri yapmaktayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu anlayışı, illerde valilerimiz, ilçelerde kaymakamlarımız ve bu halkanın en sonunda yer alan mahalle ve köy muhtarlarımız esas alacak ve herkes üzerine düşeni yapacak.” dedi.


Vali Mustafa Masatlı, konuşmasının ardından muhtarlara tek tek söz hakkı vererek, köylerle ilgili sorun ve talepleri dinledi ve ilgili kurum yetkililerine sorun ve taleplerle ilgili talimatlar verdi.


Vali toplantının ardından Türkgözü Sınır Kapısını ziyaret etti.  Sınır kapısının durumu, yaya ve araç geçiş bilgileri, fiziki durum ve diğer çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan Vali, bir süre önce faaliyete başlayan yeni Devlet Hastanesini ve hastaneden faydalanan vatandaşlarımızı da ziyaret etti. Hastanenin kapasitesi ve verilen hizmetler hakkında bilgi alan Vali, İlçe Emniyet Amirliğini, İlçe Jandarma Komutanlığını ve Birinci Hudut Bölük Komutanlığını ziyaret etti.


Vali Yurtbekler köyüne de giderek, 2004 yılında Hakkari’de Şehit olan Piyade Onbaşı Seçkin Yılmaz’ın ailesini ziyaret etti. Şehidimizin Annesi Songül ve Babası Vezir Yılmaz ile bir süre görüşen Valimiz, ailenin acısına ortak oldu. Vali, “Ne mutlu size ki şehit annesi, şehit babasısınız. Siz bizlere emanetiniz, baş tacısınız. Devletimiz her zaman sizin yanınızdadır. Biz millet olarak, bu bayrağın dalgalanması, bu vatanın ebedi kalması için çok şehit verdik. Seçkin kardeşimiz de bu mertebeye ulaştı. Çok şükür Devletimiz büyük bir kararlılıkla mücadelesini sürdürüyor. Son terörist kalıncaya kadar bu mücadelemiz devam edecektir. Allah Şehidimize rahmet etsin” dedi. 

Ziyaretler kapsamında Vali Mustafa Masatlı’ya Vali Yardımcısı Mehmet Kılıç, İlçe Kaymakamı Enver Yılmaz, İlçe Belediye Başkanı Cahit Ulgar, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, İl Jandarma Komutanı Selçuk Özdem, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Metin Ürgün, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Anıl Aksel, İl İdare ve Denetim Müdürü Mehmet Koç, İl Milli Eğitim Müdür Fikret Çerkezoğlu, İl Sağlık Müdürü Erkan Özdemir, Tarım ve Orman İl Müdürü Ertan Ağtürk ve İlgili kurum yetkilileri de eşlik etti.



**Venezuella’da da, Suriye’de de Atama İle Başkan Olmaz!


ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu ülkenin “geçici devlet başkanı” olarak tanıması saçmalığı ile başlayan gelişmelere baktığımıza da başta biz solcu ailelerin büyük darbeler aldığı ülkemizde ki darbeler aklıma geldi.

Son olarak, 15 Temmuz’da denenmek istenen ancak darbelerden ağzı yanmış olan biz solcuların başını çektiği ‘Darbeye Hayır’ çıkışı ile amacına ulaşamayan Feto kurmalı hain darbenin öncesine baktığımızda ve sağcı, muhafazakar, milliyetçilerden çok biz solcuları ezen darbeler öncesi başta meslektaşımız Uğur Mumcu olmak üzere bir çok aydının yanı sıra Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan gibi kamu görevlilerininde içinde bulunduğu toplum önderi, lideri, aydını insanların ölümüne neden olduğu bilinmelidir.

Ve bu tür alçakça karanlık oyunların darbeler öncesi planların gerçekleşmesine neden olduğu da unutulmamalıdır.

Evet, ülkemizde demokrasiye aykırı yapılan tüm anlayış ve darbelerin arkasında olan ve bunu saklama gereği bile duymayan sözde müttefikimiz Amerika şimdi de halk tarafından iktidara getirilen solcu bir yönetimin idare ettiği Venezuela’da alenen bir darbe girişiminde bulunuyor.

Aynı Amerika’nın diğer bir hesabının da 15 Temmuz’da alt edemediği iktidarı ve askeri Suriye’ye sokup, savaşa itmek ve silah satmak istediği ama buna da başta Putin olmak üzere bölgedeki ülkelerin izin vermemesi ile amacına ulaşamıyor..

Elinde bulundurduğu silah gücü ve dolar ile ülkelerin iç işlerine karışan bundan başarı olmayınca kendi okullarında yetişen ve rütbeler alan generaller kanalıyla darbe girişimlerini destekleyen Amerika’nın bu alçakça gücü nereden aldığına baktığımız da, bugüne kadar kendisine karşı koyan bir anlayışın olmamasından ve ‘Darbeden bende nemalanırım’ diyenlerin anlayışından geldiğini de görmekteyiz.

Ancak başta askeri ve ekonomik gücü ile her geçen gün Amerika’nın karşında en büyük güç haline gelen Komünist Çin ve SSCB döneminde kalan solculuk anlayışı ile ‘Hişt bende varım’ diyen Rusya ve demokrasiye azda olsun inanmış olan diğer bir çok devletin varlığı, Amerika’nın bu şımarık çıkışlarının önüne geçtiğini görmek demokrasi yanlısı bizlere teselli ve moral olmaktadır.

İşte son olarak Çin ve Rusya başta olmak üzere 20 yıla yakındır demokrasinin nimetlerinden yaralanan ve 15 Temmuz Darbesi ile sarsılıp, darbelerin sadece solculara yapılmadığı anlayan, dost vede müttefik olarak bilinen Amerika’nın kendisine uşak olmayanlara darbe girişimleri yaptığını anlayan AK Parti iktidarının haklı ve olması gereken çıkışı ile V enezuela Devlet Başkanı Maduro’ya da Darbe karşıtı, demokrasi yanlısı bizlere de moral ve destek olmuştur.

Yani dolarına ve teknolojik silahlarına güvenip, bir hayli şımaran ve her an ne yapacağını Amerikalıların bile şaştığı, yataktan kalkar kalkmaz attığı tvitleri ile dünyayı sarsan bir başkanı olan Amerika’nın Venezuela’da açıkça yapmak istediği darbe girişimi tüm dünyada kısa sürede tepki almıştır..




Aynı durum ‘Bir kaç güne Suriye’ye giriyoruz’ dedikten sonra gelen tepkiler üzerine “Bizim Suriye’de işgal derdimiz yok. Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiyedir” dedirtmeye de getirmiştir. Doğrusu da budur, bu açıklama gibi bir bakıştır..

İşin kısacası komşu Suriye’de olduğu gibi bir ülkenin bir başka ülkenin iç işlerine karışması ve yönetimini değiştirmeye kalkması darbe girişiminden öte bir şey değil ve herkesin tepki göstermesi gereken bir durumdur.

Ve ABD’nin V enezuela’ya yönelik çıkışına konulan haklı tepkiler gibi kendimizde, Suriye başta olmak üzere komşularımızda yapılan bu tür çıkışlara, ‘ABD’nin Venezuela’ya devlet başkanı atamasıyla ilgili, “Hiçbir ülke Venezuela’ya ya da başka bir ülkeye devlet başkanı atayamaz. ‘Atama’ yoluyla devlet başkanı seçmeleri tam bir saçmalık ve saldırganlıktır.’ diyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu haklı çıkışı gibi Demokrasi düşmanı darbeleri ret etmeliyiz ki demokrasi olmazsa olmaz demeliyiz.

Bunun içinde önce kendimizin yönettiği ülkede demokrasinin yaşamasına, nefes almasına izin verip, bende olmayanlar, ‘benim gibi düşünmeyenler haindir’ deyip, içeri atmamalı, dememeli sonra da Amerika gibi demokrasi yanlısı görünüp, bu ad ile Irak ve Ortadoğu’da ki bir çok ülkeleri işgal eden, ülkemizde ki darbeleri yapan uşakları aracılığı kendisinin emrinde olan bir ülke anlayışına karşı koymalıyız.

Bunu yaparken de hem ülke içinde ki demokrasiye aykırı çıkışlara son verip, komşu ülkelerin yöneticilerini değiştirme hesapları yapmamalı, iç muhalefeti susturma yollarına gitmemeli ve Venezuela gibi Okyanus ötesinde de olsa darbe girişimi ile karşı karşıya kalan ülkelerin yanında yer almalıyız.


   

 


 


 


.


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













ki…