Sarıgül Cezaevi’nde!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, partisinin il kongresi için geldiği Ardahan’da, cezaevi önünden genel af çağrısında bulundu. Sarıgül, “Af çağrımız, siyasi bir çağrı değildir. Çağrımız, vicdanı bir çağrıdır” dedi.

TDP Genel Başkanı Sarıgül, Ardahan Dursun Akçam Kültür Merkezi’nde yapılan partisinin il kongresine katıldı.

Burada partililer tarafından karşılanan Sarıgül, daha sonra Ardahan Kapalı Cezaevi önüne giderek açıklama yaptı. 9 Nisan’da af çağrısında bulunduğunu hatırlatan TDP Sarıgül, “Af talebimiz siyasi bir talep değil, vicdani bir taleptir. Pandemi koşulları nedeniyle online yargılamalar ve gözden kaçan bazı konular oldu. Yine pandemi koşulları nedeniyle esnafımız büyük bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Çeklerini ve senetlerini ödeyemediler. Maalesef bir grup adeta gençlere dokundu ve binlerce gencimiz, uyuşturucu kullandığı için uyuşturucuya bulaştığı için binlerce gencimiz şu anda kader mahkumu durumunda. Vicdanlı devletimiz, merhametli devletimiz, şefkatlidir bizim devletimiz. Şu anda içeride 5 binin üzerinde çocuk var, daha yaşamla tanışamadılar, doğumlarını orada yaptılar. Binlerce çocuk babalarına kavuşamadı. Pandemi nedeniyle cezaevlerinin fiziki koşulları da yeterince uygun bir ortamda değil. Çocuklar için affet Türkiye’m, anneler için affet Türkiye’m, babalar için affet Türkiye’m. Yüce devletimiz 280 binin üzerindeki kader mahkumlarına inşallah kucak açacak, onları toplumla barıştıracağına inanıyorum” diye konuştu. 



YAYLADAN İNDİM DÜZE…


Aşırı sıcakların yaşandığı ve köylünün emeğinin, yeterli itfaiyelerin olmadığı sınır, serhat kent memleketim Ardahan’da çıkan ot yangınları ardından alevlere teslim olduğu haberlerini alıyor, yazıyorum.

Bunun yanında şu an bulunduğum ve bir türlü dönüştürülemeyen metropolde sahnelere erotik kıyafetlerle çıkan şarkıcının bununla yetinmeyip, üzeri gibi açtığı bayrak eşliğinde İmam Hatiplilere yönelik söylediği 3 saniyelik bir sözün ardından tutuklanıp, 300 bin insanın bulunduğu ve acil bir genel affın şart olduğunun tartışılıp, konuşulduğu cezaevlerinden birine konulduğu haberi geliyor.

“Havaalanına gerek yok, önce yollar.’ Diyen iki ülkeye sınır bir kentin milletvekilinin değil yayla yollarını şehirlerarası ve kent içi yolları dahi yaptıramazken merdiven altı gazinolardan bol paralı açık alan sahnelerde gündeme gelme uğruna siyaset yapıyorum derken kendisini hapiste bulan kadın sanatçının, bu ülkede yaşanan onca soruna karşı olumlu-olumsuz bir tiwiti var mı diye baktığınızda bu dünyanın sadece kendi reklamı etrafında döndüğünü anlatan bir kaç kıytırık mesajlarına rastlarız.




Halbuki yaylaların olduğu dağlarda değil, düzde bulunan ovalarda siyaset yapın diyenlerin ovada siyaset yaparken tutuklandığını, yerlerine kayyumlar atandığını insanların kendisi gibi para kazanmak için değil açlıktan çıplak gezdiklerini bilmeyen, beyine, görmeyen göze, duymayan kulağa da sahip olduğunu anlıyoruz.

Bunlar yetmezmiş gibi henüz bir yılını doldurmayan toy bir savcının İstanbul gibi büyük bir kente başsavcı olarak atanması ve bunlara reklam olan davalar açması da adaletin olmadığını söylenen ülkemde acınacak ilginç bir durum olduğu gibi mevcut iktidara yarardan çok derin yaralar vermesidir…

Kısacası hizmet, hak-hukuk arayan vatandaşın, bozuk yolları aşıp, düze indiği yaylalardan bihaber bu ülkede yaşanan gerçek  gündem gibi hemşehrimin başkanı olduğu Esenyurt’u basan sel suları gibi gündemi sulandırmaktan öte bir işe yaramadığı ve bodrum katlarını basan çamurlar gibi gerçek açlık gündemimizi de kirletmektedir…



 arşiv haber/yorum 12.05.2018 tarihli haberler/yorum


AF Genel Af Olsun!


Toplumsal barışı yeniden yeşertecek olan Genel Affın çıkması konusunda gündeme getirilen önerilere Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Baçeli’de katıldı.

 MHP lideri Bahçeli, af önerisinde bulunarak “Kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz.” dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımda Bahçeli, Demirtaş’ın cezaevinden çıkarılması için yapılan çalışmalara tepki göstererek “Peki, ülkü ve ülke sevdalısı olan, davalarının gözü kara yiğitleri olarak bilinen mesela Alaattin Çakıcı, mesela Kürşat Yılmaz, 100 bin ülkücünün imzasıyla aday gösterilseydi, bu kahramanlarımız için de cezaevinden çıkarılmaları için bir kampanya yapılacak mıydı? Bu kardeşlerimizi taş duvarların ardında çürümeye terk etmek ne kadar adil ve adaletlidir? PKK’lı alçaklar, FETÖ’cü caniler, vatan ve millet düşmanları demokrasi ve özgürlük adına sahiplenilirken, kaderlerinin kurbanı olmuş mağdurlarla ilgili lehlerinde hukuki ve ahlaki bir düzenleme yapılması, onların aydınlığa kavuşturulmaları tez elden sağlanmalıdır. Kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. Tartışma ve konuşmaya değmez mi?” dedi.


“CUMHUR İTTİFAKI’NIN ADAYI ERDOĞAN’DIR”


Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı herkesin bildiği ve gördüğü gibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ismarlama ve icazetli Cumhurbaşkanı adayları belli olmaya başladı. Muhtemel adayların kesin listesi 13 Mayıs’ta netleşecektir. CHP’nin hem milletvekili pazarı kurup hem de imza kampanyasında aktif rol oynaması uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir çarpıklık olarak anılacaktır.


“KAYIŞ TAM KOPTU, ANA MUHALEFET BİLYE DAĞITTI”


İP’inden Perinçekgillere kadar imzayı toplayan topladı,parsayı kapan kaptı. CHP hışımla, hınçla, hırsla hem vekillerini hem de imzalarını kullanıma açtı. Kayış tam koptu. Ana muhalefet bilye dağıttı. Şemsiyesi altına topladıklarıyla dağılmanın, dağınıklığın markası oldu. Yazık etti!


“CEZAEVİNDEKİ ŞAHSI CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERDİ”


PKK’nın siyasi acentesi de cezaevindeki şahsı Cumhurbaşkanı adayı gösterdi. Vatan hainlerinin, Ülkücü katillerinin Cumhurbaşkanı adayı olması bile demokrasi tarihimize, milli ruh ve ahlaka kategorik bir darbe olarak akıllara kazındı. Millet bu gelişmeleri elbette kaydına aldı. FETÖ ve PKK faaldir! Öyle ki, tescilli ve sabıkalı PKK’lı Demirtaş’ın serbest kalması için yoğun bir kampanya söz konusudur.Yusuf Has Hacib der ki: “Ev almak istersen komşusunu sor, yer almak istersen suyunu sor.” Cumhurbaşkanı adayı çıkarmak için kimlere sorulduğu ise ortadadır. HDP imza toplamaya gerek duymadı, çünkü TBMM’de grubu vardır. Diğerleri ise CHP ve FETÖ’nün çağrı ve çabalarıyla imzalarına kavuştu. Yani 100 bin imzayı toplayan adayım diye sahneye çıktı. Millet ittifakıymış, bunlardan çıksa çıksa ihtilaf ve ihanet çıkacaktır.


“ÇAKICI VE YILMAZ GİBİ KAHRAMANLARIMIZ”


Peki, ülkü ve ülke sevdalısı olan, davalarının gözü kara yiğitleri olarak bilinen mesela Alaattin Çakıcı, mesela Kürşat Yılmaz, 100 bin ülkücünün imzasıyla aday gösterilseydi, bu kahramanlarımız için de cezaevinden çıkarılmaları için bir kampanya yapılacak mıydı? Bu kardeşlerimizi taş duvarların ardında çürümeye terk etmek ne kadar adil ve adaletlidir?


Hain el üstünde, vatan ve millete sadakat duyanlar geri planda! Böyle bir yanlış sürdürülebilir mi? Peki, teröristler için methiye düzenler, PKK/FETÖ müdafaası yapanlar kader kurbanlarına ne diyecekler? Onların yüzlerine nasıl bakacaklar?


AF ÇIKIŞI


Çocuk istismarcıları, tecavüzcüler, kadın katilleri, PKK’lılar, FETÖ’cüler hariç olmak üzere, demir parmaklıkların gerisinde özgürlük düşü kuran,zindanda gün sayan, dama düşüp sevdiklerinin ve sevenlerinin hasretini çeken kader kurbanlarını afla taltif etmek niye akıllara gelmez?


PKK’lı alçaklar, FETÖ’cü caniler, vatan ve millet düşmanları demokrasi ve özgürlük adına sahiplenilirken, kaderlerinin kurbanı olmuş mağdurlarla ilgili lehlerinde hukuki ve ahlaki bir düzenleme yapılması, onların aydınlığa kavuşturulmaları tez elden sağlanmalıdır.


“KADER KURBANLARINI SAHİPSİZ Mİ SANIYORLAR”


PKK’lı Cumhurbaşkanı adayının serbest bırakılmasını canla, başla destekleyen karanlık ittifak tarafları ve holigan taraftarları, sesi çıkmıyor diye kader kurbanlarının sahipsiz olduğunu falan mı düşünüyorlar? Eğer böyleyse halt ediyorlar, kesinlikle yanlışa düşüyorlar.


Kader çizgimiz bellidir. Bunun değiştirmek harcımız değildir. Ancak kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. Tartışma ve konuşmaya değmez mi? Hadi buyurun…


Yusuf Has Hacib isabetle söylemiş: “Sözünü düşünerek söyleyen üzülmez, gününü boşa geçirmeyen pişman olmaz.” Sabahlara kadar düşündük, sonunda söyledik, sabırla duruş gösterip sonuç itibariyle dileğimizi paylaştık…”



Genel Af Ülkeyi ve Başkan’ı Rahatlatır..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


İktidarın gücü ile devletin tüm imkanlarını seferber edip, kirli paralarla oluşturulduğu ileri sürülen medya ve basının havuzun da çıkan manşetlere, ‘2 Milyon toplandı’ başlıkları attıranların yanılttığı Başkan Erdoğan’ın tüm baskılara karşın kendiliğinden ve de gönüllülerin oluşturduğu CHP’nin yürüyüşü ardından iki elini başının arasına alıp, ‘Nerede yanlış yaptım, kimlerin, hangi danışmanların yüzünden neden bu kadar büyük bir kitleyi karşıma aldım’ demesinin tam zamanı..

Ve hemen, bir kılıç gibi elinde tuttuğu OHAL’ı fırsat bilip, elinde bulundurduğu onca gücün yanında Kanun Hükümünde Kararnameyi de devreye sokarak ulusu rahatlatacak bir genel af ilan etmelidir..

Çünkü dün tüm baskılara ve olmayan imkanlara karşın Diyarbakır meydanında toplanan milyonlar gibi bugünde Ankara’dan yürüyüp, İstanbul’da bir araya gelen milyonların tek bir isteği var oda Adalet olmadığına inandığı için tutuklananların olduğunu, demokrasinin önüne bir çok engelin getirildiğine inanmaya, homurdamaya başladı..

Her geçen gün biraz daha daraldığı ileri sürülen ekonomininde katkısıyla nefes almaktan zorlandığını ve 15 yıllık iktidarın metal yorgunluğu vede yıpranmışlığını da gördüğüne inandığım Başkan Erdoğan’ın önünü görmesi ve kendisinin başında bulunduğu yönetime gelen eleştirileri ötelemek için geniş değil tam bir genel af ilan ederek kendisini olduğu gibi 2023 hedeflerini yakalama arzusu içinde ki ülkeyi de rahatlatmalı, bir hayli gerilmiş olan toplumu rahatlatmalıdır..

Bunu yaparsa yani milyonları arkasına takan Kılıçdaroğlu’nın 2019 genel seçimlerinde yerine oturmasını itemiyorsa acil olarak bir karar alıp, Başkanlığını bir kez daha ortaya koyup, dünyayı da şaşırtan bir genel af ilan etmelidir..

Bunu da yapacak olan tek bir isim var onun adı da Başkan Erdoğan’dır..

Haydi Başkan..

Sana yönelen ve her geçen gün biraz daha artan tepkileri kökünden silecek bir karar al ve çıkaracağın bir genel af ile ülkeye rahatlat..

Not: Bu öneri benim CHP’nin Ankara’dan sonra İstanbul’da noktaladığı ve 10 Maddelik istemlerine ek olarak 11. isteğimdir..


İşte 10 maddelik Adalet Çağrısı:

                         Devamı sayfa 5’te

1- Darbe girişimini lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin onurlu duruşu ve halkımızın direnmesi ülkemizin demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. Siyasi ayağın ortaya çıkarılması engellenmektedir. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı.


2- 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. OHAL ilan edilmiş ve TBMM yetkileri gaspedilmiştir. Biz buna sarayın 15 Temmuz’u diyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı.


3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Kollektif suç gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.


4- OHAL ile mağdurların yargıya erişim hakları ellerinden alınmıştır. Tüm uygulamalara son verilmelidir.


5- 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilişkisi bulunmayan ama muhalif göründüğü için haklarından yoksun bırakılan akademisyen ve kamu görevlileri görevlerine iade, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.


6- Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbeset bırakılmalı.


7- OHAL koşullarında serbest tartışmanın yapılmadığı bir ortamda gerçekleştirilen anayasa değişikliği gayri meşrudur. Bu bir mühürsüz seçimdir. Türkiye gayri meşru anayasa ile yönetilemez.


8- Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Liyakat yasası görevde yükselmede esas alınmalıdır.


9- Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, örgütsüzlük, yaygın şiddet, terör gibi geniş yelpazede yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir.


10- Adalet sadece iç politikaya değil, uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır.